Yoksa erteleme hastası mısınız?
“Ertelemek”. Hemen hemen her gün etrafımızda gördüğümüz, rastgeldiğimiz bir şey olabilir. Hatta biraz ileri gidelim. Yaşıyor olabilirsiniz… Doğru zaman gelemediğinden, çıkacak iş yeterince mükemmel olamadığından, şartlar olgunlaşamadığından falan filan… Yapacağınız işlere başlamayı ya da başladığınızı bitirmeyi sürekli erteliyorsanız, siz de bir “erteleme hastası” olabilirsiniz. Günümüz insanının üretim kapasitesini düşüren bu sorunla baş etmek için basit 



Annemi aradım dün. Telefonla. Vefatından sonra kapatmadık, sesini son kez oradan duyduğum hattını… Koparmıyorum bağlantıyı. Arıyorum aklıma düştüğünde. Uzuuun uzun çaldırıyorum. Açmıyorsa, komşudadır mutlaka. Veya markete filan gitmiştir. Alışamadı çünkü şu cep telefonu denilen alete, sabit telefonun yanına koyuyor, dışarı çıkarken çantasına almıyor iyi mi… Hadi bi ara gene ararım diyorum, kapatıyorum
Savaşçı sevdiği şeyi yarım bırakmaz. Savaşçı yaptığı şeyde sevgiyi bulur. Savaşçı olmak mükemmellikle ilgili değildir ya da zaferle veya incitilemez olmakla! O incinmeye açık olmakla ilgilidir. Gerçek cesaret budur. Eksiklikler senin eğitimdir. Hayat bir seçimdir. Ya kurban olmayı seçersin ya da istediğin olmayı seçersin. Savaşçı harekete geçer, aptallar tepki verir. Peki ya beceremezsem diye düşünme. Bu “gelecek”. Unut onu… “Nereden başlayacağım?” diye sorgulama. Çünkü başlamak veya durmak yok!
“Muhakeme etmek” akılcıl düşünce ya da mantıklı düşünme kapasitesi anlamına gelir. Diğer taraftan “eleştirel düşünme” değerlendirmenin zihinsel sürecini veya bilgiyi analiz etmeyi ifade eder. Bunun için sağlam bir temel ya da sağlıklı bir kendini algılamayı bir kez oluşturduğunuzda, eleştirel düşünmeniz ya da muhakeme edebilmeniz önem kazanır. Etrafınızdaki herkes düşünür; bununla birlikte düşüncelerimizin çoğu tepkisel, yanlı, bihaber ve çoğunlukla önyargılıdır. En çok da gelişigüzel ve disiplinsizdir
Yani öğretmen seçme. Düşündüğünüzden daha önemli bir konu. Hatta en önemlisi. Çünkü dolaylı, dolaysız dil öğrenimi esnasında sizi her yönden etkileyecektir. Dil öğrenimi sırasında, kaynak seçmeden yönlendirmeye ve bu dili zevkli halde size sunmaya kadar birçok görevi öğretmen üstlenecektir. Bir yerde sizin için bu dilin anahtarıdır. Dil öğretiminde kullanacağı tarz sizin bu dile olan ilginizi arttıracak yada olumsuz yönde etkileyecektir. Bazen sizi tamamen karamsar, bazen de bir gol makinesi haline getirecektir. Bu yüzden öğretmen çok önemlidir
Baba işten yorgun argın eve geç gelmişti..
Sanayi döneminde işçiyle ustanın arasındaki hiyerarşinin iki dayanağı vardı: Birincisi ustanın işi daha iyi bilmesi, ikincisi de ustanın-doğal olarak- daha kıdemli olmasıydı. Bugün Türkiye’de sanayi üretimi, toplam üretim içinde %20’lerin altına, tarım sektörü ise %10’un altına geriledi. Hizmet sektörünün payı ise %70’lerin üzerinde. Artık iş yeri “hizmet üretilen” bir yer. Burada birçok farklı alanda uzmanlaşmış insanlar bir arada çalışıyor. Doğal olarak kimse kendi uzmanlık alanının dışında derin bir bilgiye sahip değil. Bir hukukçuyla, bir bilgisayar uzmanıyla, bir sosyal medyacıyla konuşurken insan
Türk iş dünyasının ezeli sorunudur. Yeni fikirlerin varsa, kendine saklaman doğru olur. Düzeni bozman istenmez. Genelde yeni fikirleri ortaya atan kişiler yenilikçidir—yani değişikliğe diğerlerinden daha açıktırlar. Hani iş dünyasında moda olan kişilik envanterleri var ya, MBTI, NEO P-R gibi… İşte bu envanterlerin ölçtükleri boyutlardan biri de “yeniliklere açıklıktır”. Günümüzde geleneksel şirketlerin bağnaz tutumları, yeniliklere ve yenilikçi insanlara kapalı olmaları, artık yetenekli kesimi elinde tutmakta çok ama çok zorlanmalarına neden oluyor. (Bu durumun artısı da girişimciliği körükleyerek, beyaz yakalı girişimcilerin
Yoğun yaşam tarzlarımız yüzünden çoğunlukla ne yapacağımızı bilmez halde bir çemberin içinde koşturup dururuz. Bunun sebebi mevcut bir programımızın olmaması değil; mesele bu programın ortasında çıkıveren bir zorluk yüzünden kendimizi dağılmış ve raydan çıkmış hissetmemizdir. Akıl sağlığınızı tehdit edebilecek şey her ne olursa olsun, işte güne enerjik başlamak için 7 faydalı idman! Bunların bazılarını, birini ya da herhangi bir kombinasyonunu günlük rutininize dahil edebilirsiniz. Her şekilde size büyük destek
Bir kişi, yaptığınız işi sevmelisiniz, demişti; ama bu, doğru olmak zorunda değil. Doğru olan, fırsatı sevmeniz gerektiğidir. Yaşam, gelecek, sağlık, başarı ve servet yaratma fırsatı. Birinin kapısını çalmak, yapmayı sevdiğiniz bir iş olmayabilir; ama o kapının arkasında neler olabileceğini öğrenme fırsatını seversiniz. Örneğin, adamın biri, “Hendek kazıyorum. Hendek kazmayı sevmeli miyim?” diyor. Yanıt şudur: “Hendek kazmayı sevmeniz gerekmiyor; ama bu, başarı merdivenindeki ilk adımınızsa, ‘Birinin bana hendek kazma fırsatı verdiğine seviniyorum; bu işi öyle iyi yapacağım ki buralarda fazla uzun 

Kibritli Bulmaca
Küpleri Yerleştir
Kareleri Doğru Yerleştir
Kedi Yakalama