Özür dileme becerisi, müfredata konulmalı
Ankara Koleji’nde okuduÄŸum yılların bir kısmını, okulun voleybol takımının yedek kulübesinde geçirdim. Lise birinci sınıfta olduÄŸum için asıl kadroda bulunan son sınıftaki ablaların oyunlarına alkış tutmak, maçlarda heyecandan karın aÄŸrılarına uÄŸramak gibi görevleri üstelenen bölümündeydim takımın. Voleybol hayatım kısa sürdü, ama takım ruhunu yaÅŸayacak, birkaç turnuva görecek, Türkiye ikincisi bir takımla kupa kaldırma sevinci yaÅŸayacak kadar takıldım bu iÅŸlere. O dönemden aklımda çok yer eden bir nokta var. Hem maçlar hem de antrenmanlar esnasında top oynarken bir hata yaptığınızda, karşı taraf sizin sayenizde sayı aldığında ya da takımınıza puan kaybettirdiÄŸinizde elinizi kaldırır ve suçu üstlenirdiniz. Bu hareketin iki anlamı vardı: Birincisi “ey millet hatayı BEN yaptım” demek, ikincisi de takım arkadaÅŸlarınızdan, antrenörünüzden ve seyircilerden bir anlamda özür dilemek!
Hata yaptığınız halde elinizi kaldırmamak, hayatınızı epey zorlaÅŸtıran bir ÅŸeydi. ÖrneÄŸin hakem en ufak yanlışınızı tolere etmez hemen faul çalar, karşı takım oyuncuları üstünüze üstünüze oynar, takım arkadaÅŸlarınızsa maçın tatsızlıklarının faturasını size çıkarır. Bir de iyi seyircili bir maçsa eÄŸer rakip taraftarlarının maskarası haline gelirsiniz. Yani bu durumda özür dilememe maliyetiniz çok yükselir, ”kurtarmaz” hale gelir. Bu yüzden aklı başında hiçbir oyuncu, bu sportmenlik jestine ilgisiz kalmaz, girdiÄŸi mücadelede kaybetmenin öfkesine yenik düşüp özür dilemeyi ihmal etmezdi.
Yıllar sonra iş hayatına girdiğimde yöneticilerin ve patronların ikiye ayrıldığını fark ettim: Ölse özür dileyemeyenler ve bunu kolayca yapanlar. İş hayatı bana birinci gruptakilerin kabız yaradılışlı, kişilik problemli, psikolojisi çok sağlam olmayan ve iş hayatında er ya da geç bir kayaya toslayıp erken inişe geçenler olduğunu gösterdi. Oysa ki öteki grup, ilişkilerini yönetmede başarılı, ders çıkartmak konusunda yetenekli, lider özellikleri yüksek ve problem çözmede yetkin oluyor.
BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan da, geçtiÄŸimiz hafta “askerlik yan gelip yatma yeri deÄŸildir” ÅŸeklindeki açıklaması için özür diledi. Ama kan ÅŸekerinin düşmesi sonucu geçirdiÄŸi rahatsızlık balyozlu bir komedi filmine dönüşünce bu açıklama gölgede kaldı. Oysa BaÅŸbakan”ın, geç de olsa özür dilemesinin etkisi derhal gözüktü ve kendisini mahkemeye veren bir ÅŸehit babası davasını derhal geri çekti. BaÅŸbakanın özrü, genel olarak tüm toplumda ciddi bir rahatlama yarattı. Peki özür dilemek erkek adama yakışır mı ya da bu özür BaÅŸbakan”ın karizmasını çizdi mi? Evet, özür dilemek esas erkek adama yakışır ve hayır, bu özür karizmayı hiç çizmediÄŸi gibi kendisine çok ciddi puan kazandırdı.
Zira ancak olgun insanlar özür diler ve ancak ölüler hata yapmaz. Bu yüzden önemli olan hata yapmak deÄŸil, hatadan sonra ne yaptığınızdır. Özür dileyebilme kapasitesi iÅŸe alımlarda, yerleÅŸtirme ve terfilerde kullanılması gereken bir özelliktir. Çünkü bu kapasite geliÅŸtirilebilmesine raÄŸmen kiÅŸinin eÄŸitim seviyesiyle de alakalı deÄŸildir. ÖrneÄŸin İş”te İnsan ekibinden, Türkiye standartlarının çok üzerinde tahsilli, bol yabancı dil bilir ve çok baÅŸarılı bir gazeteci arkadaşımızda yaÅŸadığım bir anekdotu -kendisinin affına sığınarakama kiÅŸilerin isimlerini gizli tutarak aktarmak istiyorum.
Türkiye”deki bir ÅŸirketin yabancı genel müdürüyle röportaj yapmak üzere anlaşılmış. Ancak aradaki halkla iliÅŸkiler firmasıyla yaÅŸanan eksik anlaÅŸmalar yüzünden arkadaşımız bu randevuya gitmemiÅŸ. Oysa yabancı genel müdür, bu söyleÅŸi için seyahat tarihini deÄŸiÅŸtirdiÄŸi için randevunun gerçekleÅŸmemesi ciddi sorun yaratmış. Konu aktarılınca ekip arkadaşımdan detayları dinledikten sonra ortadaki yanlış anlamalar yüzünden genel müdürü bekletmiÅŸ olduÄŸumuzu fark ederek -hata tamamen bizde olmamasına raÄŸmen- bir özür mektubu kaleme almasını rica ettim. Arkadaşımdan gelen mektup karşısında büyük ÅŸaÅŸkınlığa uÄŸradım. Hiçbir biçimde sorumluluÄŸu üzerine almıyor ve kerhen özür dileyip mektubu da “kusura bakmayın” ifadesiyle bitiriyordu. Çünkü özür dilemek gururunu incitiyor, yüzde yüz hatalı olmadığı için ağır geliyordu. Evet belki genel müdürün bekletilmesinin tek sorumlusu deÄŸildi ama sonuçta beklenilen kiÅŸi durumuna düşerek bu süreci iyi yönetmemiÅŸ ve “eken” konumunda kalmıştı.
Hiç deÄŸilse bunun sorumluluÄŸunu bile almak konusunda isteksizdi. Beni en çok ÅŸaşırtan, onun gibi çok iyi eÄŸitimli ve birlikte çalışılması bu kadar hoÅŸ birinin bile bu konuda bu kadar zorlanmasıydı. Oysa basit bir “sizi beklettiÄŸim için özür dilerim, randevunun kesinleÅŸtiÄŸi bilgisi bana verilmedi ama ben de takip etmek konusunda zaaf gösterdim” deseydi tatsızlıklar sona erecek, gönüller alınacaktı. Peki ne oldu?
Yayın koordinatörü sıfatıyla benim yazdığım özür mektubu gönderildi ve kırdığı cam için annesi özür dileyen çocuk durumuna düşmüş oldu. Böyle bir pozisyonu tercih etmeyecek kadar gururlu ve kaliteli biri olduÄŸunu çok iyi biliyorum ama bazen özür dilemenin insanı nelerden kurtaracağını görmek açısından iyi bir tecrübe olduÄŸunu düşünüyorum. Yaklaşık 15 yıllık iÅŸ hayatıma dönüp baktığımda okuldaki takım sporlarının önemini daha iyi anlıyorum. Ankara Koleji”nin beden hocalarından biri olan Osman Hoca”nın tüm takımı sıraya dizip ”fair play” konulu konuÅŸmalarını, “amma tıraÅŸ yaptı” hissiyle dinlediÄŸim günleri hatırlıyorum.
“Önce sportmen, sonra sporcu olacaksınız” diyen antrenörlerimi düşündükçe bu çabalarının deÄŸerini ÅŸimdi anlıyorum. Okulumun beden eÄŸitimi hocalarının arasındaki ”birkaç çürük elmayı” (ki onlar inÅŸallah baÅŸka bir yazının konusu olacaklar) söyleyeceklerimin dışında tutarak bana hayatta sportmen olmayı öğretmeye çalışan herkese çok teÅŸekkür ediyorum. İyi öğrenip öğrenmediÄŸime karar vermek beni aÅŸar ama onların çabalarını taktir etmemek -en basit deyimiyle- ayıp olur. Bu ülkenin yönetimine soyunan kadrolara da özür dilemenin, sorumluk almanın gücünü ve etkisini öğreten eÄŸitimciler diliyorum.Â
Â
Yazan: Burçak Güven G.
Kaynak : www.isteinsan.com.tr
Uyurken dinlenebilen, ücretsiz kişisel gelişim, kilo verme, sigara bırakma, hipnoz mp3leri. Deneyenlerin yorumları oldukça ilginç! hayatimdegisti.com'da...





Bu yazıyı okuyanlar, bunları da okumalı :



02 Kasım 2006, 22:47
Ben orta son öğrencisiyim. Oks’ye hazırlanıyorum. Zaman zaman arkadaÅŸlar arası tartışmalar oluyor. Tabi bende de suç var. Bir onlarda deÄŸil ki… Olmasa da suçun karşı da olduÄŸunu düşünüyorsun. Ancak onlar “sende” olduÄŸunu düşünür. Bu yüzden hep “ÖZÜR DİLE!”
06 Aralık 2007, 4:58
özür diletmek içinde özür dilenebilir…
24 Åžubat 2008, 22:00
bir eğitimci olarak özür dilemeyi öğrencilerimize kazandırmaktan yanayım.