Anasayfa / İnsan İlişkileri / Abrakadabra : Konuşurken yaratırım!

Abrakadabra : Konuşurken yaratırım!

Abrakadra kelimesinin anlamının konuşurken yaratırım olduğunu biliyor musunuz? Aslında hepimiz konuşarak bazen mucizeler, bazen de felaketler yaratıyoruz. Kelimelerimiz bazen kalpleri kazanıyor, bazen de kalpleri kırıyor… Kalpten gelip, kalbe giden her sözde yaratılanlar sevgiyle, aşkla olur. Sözlerimiz kalpten çıkar, konuşurken yaratmaya başlarız. Bu sefer büyücülerin ünlü sözü ve çok eski bir dil olan Aramaic dilinden bir alıntı ile söze başlamak istiyorum.

“Abra kadabra”

Türkçe karşılığı; “Konuşurken yaratırım”

Bir süredir, kelimelere takılmış durumdayım. Ne dedim, ne oldu?

O ne dedi, şimdi ne olacak? diye takip etmekten pek konuşamaz, yazamaz oldum.

Bu aralar sürekli ağzımdan çıkan sözlerimi düşünüyorum. Ya her dediğimle yaratıyorsam? Her dediğim evrende bir karşılık buluyorsa…

Eyvahh yandım o zaman ben. Trafikte kızarken, evde günlük bir olaya söylenirken, bazen de olan bir şeyi kabullenememiş gereksiz yere olanı sorgularken buluyorum kendimi.

Tabii her seferinde ben kendimi fark edene kadar kör kurşunlar çıkmış oluyor ağzımdan.

Farkındalıksızda ağzımdan ne çok şey çıkıyor bir bilseniz. Konuşurken yarattığımı unutarak açıyorum ağzımı,yumuyorum gözümü .

Eskiler boşuna dememiş ‘bir şey söylemeden önce kırk kere yutkun öyle söyle’ diye. Ben bu aralar bir taraftan da sık sık yutkunmaya çalışıyorum.

İlgili Yazı :   Efsane CEO'dan 19 altın öğüt!

İçimde konuşmak için can atan bir yargıcım, bir de pek konuşmayı sevmeyen gözlemci farkındalığım var. Bu ikisi arasında tenis topu gibi gidip geliyorum. İlginç deneyimler yaşıyorum.

abra kadabra

Artık sözlerimin farkında olunca olan bir olayı yargıç tarafından incelemek, sorgulamak, olana kızmak farkında olan bana pek bir şey ifade etmemeye başladı. Olan bir şey hakkında olumsuz düşüncelerimi beyan etmek, söze dökmek, sadece yeni istemediğim deneyimler yaşamama sebep oluyor.

Ama o zamanda içimdeki kızgın olan tarafı susturmak pek kolay olmuyor. Sürekli söylenen ‘ben sana söylemiştim, daha dikkatli olacaktın, …..vs’ diyen birini dinlemekten başıma ağrılar giriyor.

Farkındalığım biliyor ki, asıl konuşma özü söze katan konuşmadır.
Gözlemci olup olanı fark edip, deneyimin içinde mikro boyutta kalmamak, makro olarak olanı incelemektir, asıl yapılması gerekendir.
Bu şekilde her yaşanan tecrübeden bir şey almak, yeni bir şeyler öğrenmek mümkün olur.

Farkında olan ben de ara sıra konuşmak istiyor. Ama onun sözleri gürültücü yargıcın aksine bir mırıltı gibi çıkıyor, derinlerden geliyor. Onu duymak için sakin, konuşturmak içinse öze inmek onu dillendirmek gerekiyor. Farkındalığımda konuşmak dudaklarla değil, kalben konuşmak oluyor.

İlgili Yazı :   Öğrenci ve yeni mezunlar nasıl özgeçmiş hazırlamalı?

Aslında bu durum duygularımız coşunca, içimiz kıpır kıpır olunca yaşadığımız bir durumdur. Aşkta olunca içimizden konuşan, şiirler yazan, farkında olan yanımızdır. O yanımız ortaya çıkınca bir süre yargıcın sesi duyulmaz olur. Aşkın gözü kör ifadesinde aslında kör olan yargıçtır. Bir süre aşkın parlaklığından bir şey göremez, sadece anda olan aşıkların çoşkusundan ileri, geri bakamaz. Zaten aşığın kulakları da anda kala kala yargıcı duyamaz, sağır olur. İşte o zaman bütün sözler kalpten gelir, kalbe gider.

Kalpten gelip, kalbe giden her sözde yaratılanlar sevgiyle, aşkla olur.

Olan her şey o zaman evrenin ve bütünün hayrına olur. Olması gerektiği gibi olur.

Konuşurken yarattığınızın farkında olmanız ve sözlerinizin kalpten çıkması dileğiyle,

Yazan : Saba Deniz
Kaynak : pudra.com

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Bir yorum

  1. Bir şey söylemeden önce kırk kere yutkunmak gerekiyorsa,birkonu hakkında,düşünce belirtmek içinde,çok iyi öğrenmek,araştırmak gerekir.beden dili olarak,kalp dilini önermek,sevmeyi,aşkı,duyguları,kalple yorumlamak,çok büyük bir yanlıştır.kalp bir kan pompasıdır,beynin istediği ve vücudun ihtiyacı olan kanı pompalar,düşünmek,sevmek,duygulanmak,cesur ve iyi,kötü olmak gibi özelliği,yapısı yoktur.beden dilini,beş duyu organlarının yardımı ile beyin oluşturur.ülkemizin değerli kadınları,bu ülkenin gelimesi,çocuklarımızın geleceği,aydınlık yarınlar,sizlerin,gelişmesine,bigilenmesine,bilgi üretmesine bağlıdır.saygılarımla

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

alcakgonullu liderlik

Karizmatik Değil, Alçakgönüllü Liderlere İhtiyacımız Var

Liderlik kavramını saplantılı bir şekilde abartıyoruz. Liderlik elbette çok değerli ama birlikte ...