Anasayfa / Kadınlar / Aldım, verdim, ben seni yendim! (2. Bölüm)

Aldım, verdim, ben seni yendim! (2. Bölüm)

Bir şeyleri, karşılık bekleyerek yaptığımızda, aslında kendimizden veriyoruz. Aslında bir şey almak istiyoruz. Sevilmek uğruna.. Anne babamız bizi sevsin diye onların istediği okula gidiyoruz, kendi hayallerimizin peşinden koşmak yerine.. Sevgilimiz bizi sevsin diye, onun istediği kadın oluyoruz. Karşılıksız vermek değil ki bu.. Ayıp olmasın diye, iade-i ziyarete gidiyoruz, bize ziyarete gelmiş olan sözde dostlarımızın evine.. Tam tersi durumda da, bizim doğum gününe gittiğimiz arkadaşımız, bizi kendi doğum günümüzde aramayınca ayıplıyoruz.. Yani ne kendimizi, ne de karşımızdakini koşulsuz seviyoruz.. Belki adını bile yanlış koyuyoruz duygumuzun, koşul olduğunda gerçek sevgiden bahsedecebileceğimizi düşünüyoruz.

İyi günde ve kötü günde, sahiplenmeden, koşulsuz, bedelsiz, beklentisiz, değiştirmeden, ehlileştirmeden, hatta kendine rağmen, insan sevebilir mi birini?

Oysaki, başkasını, karşılığında ne aldığımıza bakmaksızın koşulsuzca sevmeyi bir öğrenebilsek, orada büyük mucize gerçekleşiyor işte.. Aslında işte o zaman, sadece almak istediğimizi değil,  her şeyi, alıyoruz.. Koşulsuz sevgi karşılığında, koşulsuz sevgi alıyoruz..

kosulsuz-sevmek

Gerçekten bir şeyi sadece vermek için verdiğimizde, bu vermek duygusu zaten bize koşulsuz sevgi duygusunu yaşattırıyor, işte o, her şey oluyor.. Sadece vermek için vermek.. Beklentisiz.. Koşulsuz.. Sorgusuz.. Çünkü, bir karşılık elde etmek amacıyla verdiğimizde, o karşılığı bile hiçbir zaman elde edemiyoruz ki.. Karşılık bekleyerek sevdiğimiz insanlardan aldığımız sevgi, sizce ne kadar gerçek sevgi ki? Biz karşılık almadığımızda o sevgiyi geri çekiyorsak, sizce karşınızdaki de aynısını yapmıyor mudur? Yani gerçek olmayan sevgi verip, gerçek olmayan bir sevgi bekliyoruz. Siz karşılığını vermediğinizde bile, sizi ancak karşılık aldığında seven biri, sizin siz olduğunuza bakan, sizi olduğunuz gibi gören biri değil ki.. Bana her gün çiçek getirdiğine göre beni seviyordur. Bana aldığı yüzüğün karatı bana olan sevgisinin boyutunu gösteriyordur, uslu durursan seni severim, zor günümde yanımda olan dostum gerçek dosttur..

İlgili Yazı :   Başarılı İnsanlarda "Kurum Sadakati" Nasıl Gelişiyor?

“Senin için” yapabileceğim bir şey var mı cümlesini, gerçekten sadece karşınızdaki için bir şey yapmak adına kullandınız mı hiç? Gerçekten karşılık beklemeden yaptığınız şeyler var mı? Karşılık vermese bile, hala sevmeye devam ettiğiniz birileri var mı? Olduğu gibi sevdiğiniz, sadece sevdiğiniz için, o insan için bir şeyler yapmak isteği geliyor mu hiç içinizden? Benim için fark etmez, sen mutlu ol ne olur diyebildiniz mi hiç bu hayatta? Eğer bu sorulara cevabınız evetse, tebrikler, koşulsuz sevenlerdensiniz.. Gerçek anlamdan vermeyi tadan, bunu yapmanın içinize doldurduğu muazzam doyum duygusuyla, her şeyi alanlardansınız.. Bu evrende fark yaratansınız.

Yazan : Esra Paça / Mobius Danışmanlık

Hakkında Esra PAÇA

Esra Paça, herşeyden önce bir kadın olarak, İstanbul’da doğdu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası Finans bölümününden birincilikle mezun oldu, daha sonra İngiltere’de Essex Üniversitesi’nden Uluslararası Yönetim dalında yüksek lisans diplomasını alıp Türkiye’ye döndü. Aldığı Bireysel Gelişim eğitimlerinden sonra Mobius Danışmanlık isimli kendi şirketini kurdu. Halen “önce kadın” Eğitimleri’yle, ataerkil dünyada, kadın gücünü, kadınlara hatırlatmayı hedeflediği eğitimler vermektedir.

2 yorum

  1. Esra Paça, eline, yüreğine ve düşüncelerine sağlık.

  2. Müge Hanım, çok teşekkür ederim, desteğiniz için.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

mutsuz calisan

Mutsuz bir çalışan mısınız?

Bankacılık, hukuk, danışmanlık ve muhasebe gibi kurumsal alanlarda kariyerinizin başlangıcındayken sizden daha ...