Anasayfa / Başarı Öyküleri / Amerikalı Siyahların Mücadelesi, Rosa Parks ve Montgomery Otobüsü

Amerikalı Siyahların Mücadelesi, Rosa Parks ve Montgomery Otobüsü

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz günlerde tarihi bir olay yaşandı ve bir siyahi siyasetçi ilk kez ABD başkanı oldu. Daha 50 yıl öncesinde otobüste beyazlar varken oturma hakkı bile olmayan siyahların bugün Amerika başkanlığına kadar ulaşabilmesinin temelinde büyük kahramanlar ve yılmak bilmeyen bir mücadele yatıyor. Bu isimlerden en bilinenlerden biri de Rosa Parks.

Rosa Parks 4 şubat 1913’de Alabama Tuskegee’ de doğdu.Babası James McCauley marangoz annesi Leona ise öğretmendi. Anne ve babasının ayrılmasından sonra annesiyle Montgomery yakınlarındaki Pine Level bölgesine taşındı. Annesi, büyükbabası, büyük annesi ve ağabeyi Sylvester’la beraber bir çiftlikte büyüdü. Ölümüne kadar devam eden Afrika Metodist Episkopal Klisesi üyeliğine de böylece başladı. Annesi Leona, 11 yaşına kadar Rosa’ ya evde eğitim verdi, daha sonra teyzesinin yaşadığı Montgomery’deki Endüstri Kız Okuluna kaydoldu. Burada akademik ve bazı mesleki dersler aldı. İkinci öğretimine Alabama Eyalet Zenci Öğretmen okulunda başladı ; ancak büyükannesi ve daha sonra hastalanan annesine bakmak için okulu bırakmak zorunda kaldı. Rosa eğitim hayatını ve çektiği zorlukları şöyle anlatmıştır :

“Kölelikten 50 yıl sonra 1913 te doğdum. Okumama izin veriliyordu, öğretmen olan annem çok küçük yaşta bana okumayı öğretti. İlk okulum küçük bir binaydı ve tüm çocuklar için tek bir öğretmenimiz vardı. Çoğu zaman ailelerin maddi gücü yetmediği takdirde kitap, kalem gibi ihtiyaçlarınız karşılanmazdı ama çocuklar paylaşmayı bilirlerdi.” (Albin) 1932’ de Rosa ve Raymond Parks Montgomery’ de evlendi. Rosa hastane hizmetlisi ve hizmetçilik gibi çeşitli birçok işte çalıştı.1933’ de, Afro- Amerikalıların % 7 sinden daha
azının lise diplomasına sahip olduğu bir dönemde, kocasının desteğiyle eğitimini tamamladı. Siyahların politikaya katılımını zorlaştıran yasalara rağmen otuz yaşında oy verme hakkını kazandı. 1940’ lı yıllarda Raymond ve Rosa oy verenler platformuna da üyeydiler. Aralık 1943’ de insan hakları hareketinin aktif bir üyesi oldu ve NAACP Montgomery şubesine katıldı. Daha sonra şube başkanı Edgar Nixon’ un gönüllü sekreterliğine seçildi. Ayrıca ırk ayrımcılığının yasak olduğu devlete ait Maxwell Hava Kuvvetleri üssünde çalıştı.

Otobus
Jim Crow yasaları uyarınca güneyde siyah ve beyazlar arasında halk otobüsleri de dahil olmak üzere hayatın her alanında ırk ayrımcılığı yapılmaktaydı.Otobüs ve tren şirketleri farklı ırklar için ayrı araçlar tahsis etmiyorlardı ; ancak siyahların uyması gereken oturma planları uyguluyorlardı. Montgomery’ de otobüslerin ilk sıraları beyazlara aitti. Yolcuların % 75 ini oluşturan siyahlar için otobüsün arka tarafında renklerle belirlenmiş koltuklar bulunuyordu. Siyahların orta koltuklarda oturması yasaktı. Beyaz yolcular için belirlenen yerler dolduğunda ise zenciler yer vermek, gerekirse otobüsten inmek zorundaydılar. Şoförün isteğine göre siyahların oturma izleri olan arka koltukları kimi zaman kaldırılıyordu. Siyahlar ön kapıdan
otobüs ücretlerini ödedikten sonra inip otobüse arka kapıdan biniyorlardı, çoğu zaman şoförlerin gazabına uğrayıp daha arka kapıdan otobüse binemeden otobüs hareket ediyordu. Yıllar boyunca siyah halk kendilerine yapılan haksızlıktan yakındı. 1 aralık 1955’ de Rosa Parks’ ın yaşadığı, binlerce zencinin her gün yaşadığı sıradan bir olaydı, ortada istisnai bir durum yoktu ta ki Rosa’nın direnişine kadar.

İlgili Yazı :   Merinos / Her şey iki tezgah ve bir hayal ile başladı...

Rosa Parks için herhangi bir gündü o gün, işinden çıkıp sürekli kullandığı hat otobüsüne bindi, ücretini ön kapıdan ödedi ve arka kapıdan otobüse girdi. Otobüsün ortalarına doğru olan kendisinin oturabileceğine dair renklendirilmiş koltuğa oturdu ancak üç durak sonra şoför yeni binen beyazlara yer vermeleri için Rosanın da içlerinde olduğu dört zenciyi işaret etti ve koltukları bir an önce boşaltmalarını istedi.zenciler isteksizce şoförün dediğini yaptılar ancak rosa sadece cam kenarına çekilmekle yetindi.
“İnsanlar sürekli o gün yerimi yorgun olduğum için vermediğimi söylüyorlar, ama bu doğru değil.fiziksel olarak yorgun değildim, ya da genelde bir iş günü sonunda olduğumdan daha yorgun değildim.yaşlı da değildim bazıları o zamanlar yaşlıymışım gibi bir figür yaratıyorlar kırkiki yaşımdaydım. hayır, tek bir yorgunluğum vardı ; pes etmekten yorulmuştum.” Şoför bu tutumu üzerine rosanın yanına geldi ve kalkmadığı takdirde polis çağıracağını ve kendisini tutuklatacağını söyledi.rosa nın tavrı kesindi : “İstediğinizi yapabilirsiniz”. Böylelikle Rosa Parks Mongomery yasaları gereğince tutuklandı ancak bu tutuklama bir ırkın süregelen sessizliğinin sonu oldu ve Rosa Parks’ ın direnişi yüzlerce insanı, günler aylar sonra binlerce insanı ayaklandırdı.

“Rosa Parks’ ın tutuklanması haberi kentin zencileri arasında derhal yayıldı. Bir takım görüşmelrden sonra topluluğun ileri gelenlerinden birkaç kadın otobüs boykotu yapılabileceğini düşünerek bu düşüncelerini Nixon’a açtılar” (Bleiweiss ve Harris 79). Siyah örgüt liderleri boykot hazırlıklarını başlattı ve Rosa Parks’ın başlattığı eşitlik kavgası yakın tarihin en önemli kahramanlarından birinin doğuşana vesile oldu : Martin Luther King Montgomery otobüs boykotunun başkanlığına seçildi. King’ e göre Rosa Parks davası yapılan
haksızlığın gösterilmesi için çok uygun bir davaydı. Rosa sadece siyahi topluluğun değil Montgomery’ nin de saygın bir üyesiydi. Son yıllarda Montgomery’de ırk ayırmına karşı sesini yükselten sayılı kişilerden biriydi (Bleiweiss ve Harris 79). Umulduğu gibi Rosa’nın uğradığı haksızlık tüm siyahların tepkilerini göstermelerine bir araç oldu. Montgomery otobüs boykotu umulmadık bir başarı getirdi, siyahlar sabahları işlerine yürüyerek bisikletlerle kimi zaman topluca taksi kullanarak gidiyorlardı. Otobüsler sadece beyaz yolcu taşıyordu, önceleri boykota aldırış etmeyen otobüs şirketleri sonraları zarar etmeye başladıklarında şiddet olayları da başgöstermişti. Boykot, terörist eylem olarak nitelendiriliyordu ; ancak yolcularının % 75 ini kaybetmiş olan şirketler daha fazla direnemedi ve 382 gün sonra otobüslerin ırkçı uygulamaları kaldırıldı.

King, Özgürlüğe Uzun Adımlar adlı eserinde Parks’ın davasıyla ilgili şöyle söylemiştir : “Sebep benzer adaletsizliklerin kayıtlarında yatmaktadır. Aslında Rosa Parks’ ın tavrı şu farkedilmediği sürece anlaşılamaz : sonunda insanların dayanma gücünün kalmaz ve insanın kişiliği haykırır, ‘Daha fazla dayanamıyacağım’”.  Montgomery otobüs boykotuyla başalayan siyahi eylem ve boykotlar yıllar içinde daha da hızlandı ve etkisini arttırdı. Rosa Parks başlattığı ve vesile olduğu bu eşitlik haraketlerinin en önemli sembolü ve “sivil haklarının
annesi” olarak tarihteki yerini aldı.

İlgili Yazı :   Yosundan korkuyordu, "dünya rekoru" kırdı!

Tutuklanmasından sonra Rosa Parks birçok zorluk yaşadı. Sebepsiz yere işinden çıkarıldı ayrıca kocası da işinden ayrılmak zorunda kaldı. Parks çifti Rosanın Montgomery’ de iş bulamamsı üzerine Hampston’a taşındılar. Daha sonra Detroit, Michigan’a yerleştiler. 1988’ e kadar Amerikan Temsilcisi Meclisi üyesi John Conyers’ in sekreterliğini yaptı. Rosa ve Elaine Eason Steele 1987’ de Rosa ve Raymond Parks Kişisel Gelişim Enstitüsü’nü kurdular. Enstitü gençlerİ sivil haklar hakkında bilgilendirmek için otobüs turları düzenleyerek
Amerikayı dolaştı. 1992’de Rosa Parks, Rosa Parks : Benim Hikayem adlı otobiyografisini daha sonra da Sessiz Güç adlı anı kitabını yayınladı. 1979’ da Rosa Parks NAACP’ nin Spingarn Madalyasıyla ödüllerndirildi, bir sonraki yılsa Martin Luther King Jr ödülüne layık görüldü.1990 yılında Nelson Mandela’ yı karşılayacak gruba davet edildi. Resepsiyon sırasında Mandela kendisine sarılarak : “Hapiste olduğum yıllar boyunca benim desteğim oldun” dedi. 1994’ de İsveç Stockholm’de Rosa Parks Barış ödülünü aldı. 1996 yılında Cumhurbaşkanlığı Hürriyet madalyasına lâyık görülmüştü. 1999 yılının başında da, Kongre’nin altın madalyasına hak kazandı ve bu ödülü Bill Clinton’un elinden aldı. 1999’da Rosa Parks, Time dergisince 20. yüzyılın insan hakları savunucusu seçildi ve 20. yüzyılın en önemli ilk 20 figürü arasında gösterildi. Rosa Parks adına müzeler, kütüphaneler açıldı.

Rosa Parks 24 ekim 2005 tarihinde doksaniki yaşında öldü. Alabama, Montgomery başta olmak üzere Detroit ve Washington’da cenaze törenleri düzenlendi. 27 ekim de Senato Parks’ın naaşının Rotunda’da onurlandırılmasını karalaştırdı ve böylece Parks 1852’ de başlayan Rotunda geleneğine layık görülen otuzbirinci kişi, ilk kadın ve devlet yöneticisi olmadığı halde bu hakkı kazanan ilk Amerikalı oldu. Rosa Parks’ın ölüm haberiyle Amerika Devlet Başkanı tüm devlet dairelerinin bayraklarının yarıya indirilmesini emretti. Montgomery’ de Parksın ölümü üzerine tüm otobüslerin ön koltuklarına siyah kurdaleler bağlandı. Rosa Parks ellibin kişinin katıldığı cenazesinde, Montgomery otobüsünün arka sırasında başlattığı eşitlik yolculuğu, binlerce insanın duaları ve teşekkürleriyle bitti.

Rosa Parks tutuklandığı gün kırkiki yaşında, zenci, ikinci sınıf vatandaş olarak görülen bir kadındı, ırkının yıllardır yaşadığı aşağılamaya daha fazla dayanamayacaktı ve o tarihten sonra Montgomery’ de hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Rosa Parks öldüğü gün doksan iki yaşında, Afro-Amerikalı, artık birinci sınıf bir vatandaş olan bir kadındı. Rosa Parksın ön koltuğunda yer aldığı otobüs insanın kendi türüne yaptığı en büyük haksızlığı tüm dünyaya anlatmak için yola koyuldu.

Büyük ölçüde aslına sadık kalarak Sinem Demirci’nin yazısından uyarlanmıştır.

Hakkında Dr. Mustafa KURT

İzmir'de doğdu. Dumlupınar Üniversitesi İktisat bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Aynı üniversitede başladığı yüksek lisans programını 2000 yılında tamamlayıp İstanbul Üniversitesi İşletme Yönetimi ve Organizasyon ABD dalında doktora programına devam etti. Daha sonra Kocatepe Üniversitesi'nde göreve başlayarak doktora derecesini bu üniversiteden aldı. 2008-2009 yıllarında post doktora programı kapsamında University of Bradford, School of Management'ta çalışmalarını sürdürdü. 2009 yılında Türkiye’ye dönerek doçent oldu. Halen The University of York, The York Management School’da misafir araştırmacı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Bilgi yönetimi, kurumsal teori, işletmecilik tarihi ve yönetim danışmanlığı konularında çalışmalar yapmaktadır.

3 yorum

  1. eeeeeee bunca kölelikten sonra haklarıydı siyahların başkan olması…..

  2. Sonuç ne olduğun değil ne olcağın önemli.. Yazı için teşekürler. Çok güzeldi.

  3. Amerikalı Siyahların Mücadelesi, Rosa Parks ve Montgomery Otobüsü | aracılığıyla

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

TAVSİYE

degisim sorularla nasil baslar

Değişim Sorularla Nasıl Başlar?

Nasreddin Hoca karısıyla bir yaz gecesi damda yatarken, artık ne olduysa olmuş, ...