Asalet | KendiniGelistir.Com
MOTIVASYON MESAJINIZ:
"İyi ağaç kolay yetişmez; rüzgar ne kadar kuvvetli eserse, ağaçlarda o kadar sağlam olur." - J.Willard Marriot

Asalet

20 Ekim 2006 | Özgür ÅžAHİN | Kategori: GeliÅŸtiren Hikayeler | Yazdır Yazdır

AsaletŞirket, Koray müdür olunca ona uçak seyahati için Business Class?tan bir uçak bileti almıştı. Business Class?taki koltuğuna kurulan Koray, yanında Türkiye?nin en saygın ailelerinden birinin tanınmış ve yaşlı bir üyesinin oturduğunu fark etti. İyi yolculuklar dileyerek kendini tanıttı ve çok merak ettiği birkaç şeyi sormak istediğini söyledi. Yaşlı adam, bu genç iş adamının sorularını elinden geldiğince yanıtlayacağını söyledi. Koray biraz sıkılgan bir şekilde ?Siz aristokrat bir aile kabul ediliyorsunuz. Aristokrat olmanın bir formülü var mı?? diye sordu.

Yaşlı adam ?Nasıl aristokrat olunacağı hakkında değil ama nasıl asil bir insan olunacağı hakkında babam bize bir şeyler öğretmişti. Ancak yeni tanıştığım bir insana bunları anlatmak çok doğru olur mu bilmiyorum.? Koray, ?Efendim ben çok merak ediyorum. Ama bu sorunun cevabını şimdi öğrenmem uygun değilse başka fırsat olacaktır. Sizi zorlamak istemem.? Dedi Koray?ın teslimiyetçi tavrını gören yaşlı adam, ?Peki, peki anlatacağım? ?Birçoklarını bildiği gibi biz zengin bir aileyiz. Ancak hiçbirimiz zengin çocuklar olmadık. Diğer bir deyişle babalarımız hiçbir zaman bize ailenin zenginliğini belirli bir döneme kadar açmadılar. Örneğin, benim babam otuz yaşına gelinceye kadar, ne ekonomik anlamda, ne de ilişkiler anlamında bana destek olmadı. Bana ?Kendi ayaklarının üstünde durmayı öğrenmelisin.? derdi. Birçokları bizim özel okullara gittiğimizi zanneder; hâlbuki bizim ailede herkes devlet okullarına gitmiştir. Çünkü aile de hiç kimsenin özel okulu finanse edilmez. Herkes kendi gittiği okulun ücretini kazanmak ve ödemek durumundadır. Size şaşırtıcı gelebilir; ama her birimiz üniversiteyi bile kendi bireysel imkânlarımızla okuduk. Üniversite döneminde harçlığımızı çıkarmak için çalışmak zorundaydık. Bir malikânemiz vardı; ama sanki biz bu malikânenin sahibi değil de, hizmetlisiydik. Okul bittiğinde bizim için, aile şirketlerinde çalışma imkânı diye bir şey yoktu. Şirketler biz otuz yaşına gelinceye kadar bizim çalışmamıza kapalıydı. Her birimiz dışarıda çalışmalı ve pişmeliydik. Bu süreçte aile büyükleri hiçbir kararımıza da karışmadı. Kendi kararlarımızı alıyor ve uyguluyorduk. Elbette bir sürü yanlış karar da aldım ben. Ama sonunda doğru karar almayı öğrendim. Kendi yüreğimi, zihnimi sevgi ve şefkatle yönetmeyi öğrendim. Sabretmesini, ukala olmamayı, hatalarımı sahiplenmeyi öğrendim. Kendimle ve dünyayla barışık olmayı öğrendim.

Babam bana ?Bu dünyada bir bambu gibi olmalısı, sıradan bir ağaç değil.? derdi. Bambu, dünyada inşaatlar da da kullanılabilen çok güçlü bir bitki ve ağaç türü. Başkasından destek almadan ayakta dimdik durabiliyor, ayrıca son derece işlevsel. Fidanları gıda olabiliyor. Bulunduğu bahçelere güzellik katıyor ve bir anlamda bahçenin en uzun en gösterişli üyesi olduğu için bahçenin lideri. Kışları soğukta başka ağaçların donmasını önlemek için bambu kaplarlar. Bambudan mızrak ve ok hortumları yapılabiliyor. Babam bize bambu gibi sağlam, dik ve işe yarar olmamızı söylerdi. Bambu gücünü kendinden alırmış; başkasından değil. Kimseden fazla bir şey talep etmeden ayakta dururmuş. Ben de iş ve aile hayatım boyunca kimseden bir şey istemeden ayakta durmaya odaklandım. Tıpkı bambular gibi başkalarına destek oldum; onları korumaya çalıştım onlara cesaret verdim. Başkalarının şirketlerinde çalışırken birilerini eleştirerek, zayıf yönlerini ortaya çıkararak yükselmek gibi bir çabam hiç olmadı. Yani babamın başlıca öğütlerinden biri, ?muhalefet partileri gibi eleştiren değil, iş yapanlardan ol? sözüdür. Biz hep iş yapmaya çalıştık, eleştirmeye değil.

Gücün ve pozisyonun peşinden koşmadık hiç. Özellikle yakın çevremizdekiler, bizim nasıl yetiştirildiğimizi bilenler bize saygı duydular. Her birimiz kendi yaşamlarımızı kurduğumuz için bize güvendiler. Biz kimseden itaat etmesini ya da bizi lider kabul etmesini beklemedik. Ancak sorumluluk aldığımız, bizimle birlikte çalışan insanların içinden geldiğimiz ve soyadımızın sağladığı zenginlik ve ilişkilere dayanmadan yükseldiğimiz için insanları bizi doğal olarak izlediler. Asaletin insanın yaptıkları, içinden geçtiği tecrübeler ve tutumlarıyla ilgili sanırım; damarlarında dolaşan kanla ilgili değil.
Yazar : Melih ARAT

Etiket(ler) :

Bu yazı en son 3 July 2009 tarihinde; bugün "2", toplamda ise "3,453." defa okunmuştur.
OOOOO
12 oy - Sonucları görmek icin oylayin!

Bu yazıyı okuyanlar, bunları da okumalı :
  • Erkekler de kendine bakmalı…
  • TRT’de BiliÅŸim Rüzgarı’nda “kendinigelistir.com”
  • “Asalet” için 8 yorum
    • 1 Ayfer
      26 Ekim 2006, 9:20

      Herkese örnek olacak bir yaşam mücadelesi.
      KeÅŸke herkes “bambu” gibi olabilse…

    • 2 Süleyman
      19 Aralık 2006, 15:45

      yaÅŸlı adam anlatırken bile bizimle dalga geçmiÅŸ…koç’un oÄŸlunu düşünün haftalık ne kadar harçlık verdiÄŸini bir düşünün..eminim sadece 2 haftalık harçlığıyla bir aile 1 yıl geçinir….onun için böyle polyana hikayeleri pek inandırıcı gelmiyor..

    • 3 Gökçen Önal Bilecik
      26 AÄŸustos 2007, 20:49

      görmediÄŸim,tanımadığım bir insanın söylentilerine yorum yapamam bunun terbiyesizlik olduÄŸu görüşündeyim ancak düşüncelerim,yaÅŸlı amcanın anlattıkları doÄŸru olabilir neden olmayan ÅŸeyleri o gençle paylaÅŸmak istesin ki……

    • 4 kamuran
      04 Åžubat 2008, 11:55

      Pek emin deÄŸilim ama bu hikaye bana inandırıcı gelmedi .Çünkü hepimiz biliyoruz ki çok zengin ailelerin çocukları kolejlerde okur lüks arabalara biner soyadları sayesinde her iÅŸlerini kolayca hallederler.Tabi istisnalar olabilir ama ben günümüz koÅŸullarında bu ÅŸekilde yaÅŸayan ailelerin olduÄŸuna inanmıyorum………..

    • 5 G.Sabiha
      04 Nisan 2008, 10:49

      Saygıdeğer arkadaşlar,
      O amcanın söylediklerinın doÄŸru olduÄŸuna inanıyorum, Ben kendimden ve ailemden yola çıkarak yorum yapıyorum ve sizlerle paylaşıyorum. Bir arkadaşımız bugünün koÅŸullarında böyle yaÅŸayan ailelerin olmadığını düşünüyor ama var, ben ve kardeÅŸlerim varız, üçümüzde gençiz ve biz amcanın anlattıkları doÄŸrultuda yürüdük ve ÅŸimdi kariyer sahibi insanlarız çok şükür. Ama amcanın anlattığından biraz farklıydı bizim hayatımız çünki biz ne zengin aileden geliyorduk nede bizi yönlendirebilecek bir babamız vardı yanımızda. Fakat biz bugünün koÅŸullarında bizim çocuklarımıza amcanın anlattığı gibi davranıyoruz ve isterdikki onlarda bizler gibi anlamalı asaletin kandan deÄŸil yaptıklarınla ve tutumla alakalı olduÄŸunu…. Saygı ve Sevgilerimle…

    • 6 Misal Can
      09 Ekim 2008, 23:48

      Aile en güzel mirası bırakmış “Kendi Ayakları Üzerinde Durmak” bu herkezi baÅŸaracağı birÅŸey deyil..yaÅŸlı adamın mesajını iyi anlamak lazım!

    • 7 €D@
      27 Ocak 2009, 11:03

      Verilen mesajlar çok güzel teÅŸekkürler …

    • 8 Cengaver
      10 Åžubat 2009, 15:27

      liseyi florya tevfik ercan lisesinde okuyordum. devlet okulu. beyazlar ve gül inşaatın çocukları da bizle okuyorlardı. hiç fark edilmeden. hatta gül inşaatın kızına aşık olmuştum. bu durumu da hiç bilmeden. beni sonradan uyardılar ama vaz geçmedim. amcanın anlatıklarına katılıyorum.

    Yorum Yapın