KendiniGelistir.Com » AÅžKTA baÅŸarı için de KENDİNİ GELİŞTİRMEK gerekiyor!
MOTIVASYON MESAJINIZ:
"En değerli kitaplar, her zaman tozlu raflardadır." - Özgür ŞAHİN

AŞKTA başarı için de KENDİNİ GELİŞTİRMEK gerekiyor!

18 Eylül 2008 | Özgür ÅžAHİN | Kategori: İnsan İliÅŸkileri | Yazdır Yazdır

Sonsuz aşkUzmanlara göre; biten bir aşkın ardından yeni bir ilişkiye başlamadan önce; gelişmek gerekiyor. Ancak bu sayede ilk hataları tekrarlamamak mümkün oluyor. Mükemmel ilişkinin varlığına inananlar ise yanılıyor; o sadece filmlerde yaşanıyor. Biten bir ilişkinin ardından yeni bir ilişkiyi risk olarak görenlerin sayısı bir hayli fazla. Ama bu endişe, yine de çoğu zaman teselliyi bir başka insanda aramaya engel olamıyor. Peki, böyle bir ilişki ne kadar doğru?

Çağlayan Florence Nightingale Hastanesi Psikiyatri Bölümü Başkanı Doç. Dr. Tarık Yılmaz ile biten bir ilişkinin ardından, kadın ve erkeğin ne tür bir iç hesaplaşma yapmaları gerektiğini konuştuk.

Doç. Dr. Yılmaz, insanların yeni bir iliÅŸkiye baÅŸlamadan önce mutlaka içlerinde özeleÅŸtirilerini yapmaları gerektiÄŸini belirtiyor. Psikiyatrist Doç. Dr. Yılmaz”a göre, mutluluÄŸun yolu, ”deÄŸiÅŸmek” ve ”geliÅŸmek” ten geçiyor.

İnsanlar biten bir ilişkinin ardından yeni bir ilişki için endişe duyuyorlar. Bu gibi durumlarda nasıl düşünülmeli?

İnsanlar ya terk ediyorlar ya da terk ediliyorlar. EÄŸer terk edilirlerse, o partner ile ilgili bir hayal kırıklığı, acı, öfke yaÅŸanıyor. Partnerden yola çıkılarak, ”erkekler böyledir” ya da ”kadınlar böyledir” diye genelleme yapılabiliyor. Bu da tabii bir sonraki iliÅŸkiyi olumsuz etkiliyor. Genel olarak, karşı cinsle ilgili bir tür güvensizlik, öfke ya da uzak durma eÄŸilimi olabiliyor. Bir baÅŸka yaklaşım ise, yalnızlık korkusu olabiliyor. Bu insanların kendilerine güvenleri azalıyor ya da endiÅŸeli, kaygılı olabiliyorlar.

Bu gruptaki risk; çok çabuk, bir şekilde önlerine gelen ilk kişiyle bir ilişkiye başlamak. Kendilerine hiç de uygun olmayan ama ruhlarını okşayacak bir partner tercih edebiliyorlar. Partnerin sevecen, güvenilir, dengeli olması lazım. Ama ayrılan insanlar çok çabuk bir ilişkiye başladıklarında, eski ilişkilerinin kriterlerini baz alıyorlar. Yani eski partner, güvenilmezse, güvenilir olduğunu düşündükleri ilk kişi ile birlikte oluyorlar. Oysa biz bunu önermiyoruz. Bir insan çok güvenilir olabiliyor ama sevecen olamayabiliyor.

İkinci ilişkide ilk ilişkideki hataları tekrarlamamak mümkün mü?

Genellikle ilişkide ortaya çıkan sorunlar, her iki tarafın da çeşitli oranlarda katkılarıyla ortaya çıkıyor. Kişinin o ilişkinin iyi gitmemesine, kötü gidişine kendi katkısını fark etmesi çok önemli. İlişkinin gidişatıyla ilgili sorunlar ortaya çıktığı zaman nasıl çözmeye çalıştıkları, kaçma eğiliminde olup olmadıkları da çok önemli. Kişi eğer bu sorunlara kendi katkısını görmezse, o zaman aynı sorunlu davranışları bir sonraki ilişkiye taşıyor. Genellikle erkeklerdeki sorun, kendilerini partnerlerinin yerine koymuyor, empati kuramıyorlar. Kadın olduğunu çoğunlukla unutup, erkek arkadaşlarıyla kavga eder gibi ediyorlar. Kadının dünyasını duygularını ve bakış açısını kafalarında canlandıramıyorlar.

Erkek sert konuÅŸtuÄŸunda, kadına onu sevmediÄŸi mesajları gidiyor. Ve bu da kadını çok yaralıyor. Kadın ise, kendi isteklerinin onu ifade etmeden karşılanmasını istiyor. ”Söylendikten sonra kıymeti yok” anlayışı iliÅŸkileri tehdit eder. Kadın erkekten zihnini okumasını bekliyor ama erkek bunu yapamayabilir, kadının ifade etmesi gerek. İnsanlar, iyi bir iliÅŸkide karşılıklı olarak isteklerini dile getirebilmeli. Bir de partnerlerinin istek ve ihtiyaçlarını yerine getirirken, bunu partnerlerinin istediÄŸi tarzda yapmayı baÅŸarmalılar.

Sağlıklı bir ilişki nasıldır?

SaÄŸlıklı bir iliÅŸkinin ilk prensibi, bizim düşündüğümüz tarzda saÄŸlıklı bir iliÅŸkinin olmadığını kabul etmekle baÅŸlıyor. Sorunsuz iliÅŸkiler sadece filmlerde var. Ortaya çıkan sorunları birlikte baÅŸarmaya hazır olmak, bunun için fedakârlık yapmak gerek. DeÄŸiÅŸimin olmadığı bir iliÅŸki düşünmek mümkün deÄŸil. ”Ben böyleyim, buna uyacaksın” demek aslında bir iliÅŸkiyi yetersiz olmaya mahkum etmekten baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir.

İlişkide dürüstlüğün dozu ne olmalı?

İnsanların yaÅŸamlarında ”mutlak dürüstlük” zaten yok. Böyle bir dünya yok. Belki ÅŸunu ayırmak lazım: Karşısındaki insanı kandırmaya, aldatmaya yönelik olarak, aslında söylenebilecek bir ÅŸeyi, kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılayarak, söylememek. Yani kendisine bir avantaj yaratmak… Dürüst olmamak ile aldatmayı birbirinden ayırmamız gerekir. Arkasındaki niyete bakmak gerekir. ”Ona asla güvenemem” yaklaşımında, nasıl ÅŸartlarda, nasıl yalan söylenmiÅŸ, test etmek lazım karar vermeden önce. Bir de karşımızdaki insan dürüst olamadıysa, bunda bizim payımız ne, ona da bakmalıyız. Bazı partnerlerin hiç toleransları yoktur.

Sınırların çok dar olduÄŸu bir noktada karşınızdaki insanın dürüst olmamasını, aslında siz planlamış olursunuz. Aldatma ile dürüstlüğü, birbirinden ayırmak gerekiyor. EÄŸer partnerinizi aldatıyorsanız, ya da o sizi aldatıyorsa, hiç ÅŸansınız yok demektir. Kendinizi, karşınızdaki insanı ve iliÅŸkiyi gözden geçirmelisiniz. İyi gitmeyen bir iliÅŸkiden sonra, ”neden iyi gitmedi” diye de bakmak gerekir. 
 

Kaynak : Sabah Gazetesi

“AÅžKTA baÅŸarı için de KENDİNİ GELİŞTİRMEK gerekiyor!” için 1 yorum
  • 1 booluth
    27 Ekim 2008, 16:12

    Bu konu yorumsuz kalırmı arkadaşlar. Bırakın sorunları ilaçları bi kenara herşeye devadır aşk.
    Acısıyla tatlısıyla yüreğimizi saran,yaşanmışı yaşanmamışıyla benliğe kazınan,fareyi kükreten kaplanı dize getiren,destanlara dağları deldiren aşk değilmidir.Ona sahip çıkın yaşamak ve yaşatmak dileğiyle.

Yorum Yapın