Atlanmayacak Yazı (Atlamadan Yaşamak)
Bazen öyle geliyor ki, bir kitabı atlaya atlaya okur gibi yaşıyoruz. Kitabın başından sonuna doğru ilerliyoruz; ama kitabın söylediklerinin farkına varamıyoruz. Bazen paragrafları atlıyoruz; bazen sayfaları? bazen okuduğumuzu düşündüğümüz cümleleri, satırları bile anlamadan geçiyoruz.
Ne yediğimizin tadının farkındayız, ne de ?nasılsın?? diye sorduğumuzda ne sorduğumuzun? Bazen herhangi bir kurumun gişesindeki memurla tartışıyoruz; onu suçluyoruz ama yine ne olduğunu anlamadan başka bir sayfaya geçiyoruz; sadece olumsuz enerjisi kalıyor üstümüzde. Geçtiğimiz yollarda ne ayrıcalıklı bir manzara sunan bir ağacın farkındayız; ne de Caferağa Medresesi?ndeki minyatür, cam boyama, ney kurslarının yaşamımıza katabileceği umut, zorluk ve heyecanların?Atlaya atlaya yaşıyoruz. Ne annemizi, ne eşimizi, ne arkadaşımızı, ne de çocuğumuzu kırdığımızın farkına varmadan? bir sonraki sayfaya atlıyoruz.
İki Cuma günü üst üste gazetelerde intihar haberleri var. Bir tanesi yeni mezun, çok başarılı olmaya aday genç ve nur yüzlü bir avukat? Bir tanesi yeni hakim olmuş bir anne? İkisi bizden uzakta buluşmuşlar; bağlayamıyoruz; anlayamıyoruz? Haberleri okuyor; üstüne ince belli bardakta bir çay daha içiyoruz. Atlaya atlaya yaşıyoruz.
Yaşadığımız şehre 500 yaşında bir büyüğümüz (Leonardo da Vinci) gelmiş; bizimle sohbet etmeye; paylaşmaya; yapabileceklerimizi; yapılabilecekleri hatırlatmaya? Onun bir kitabı çıkmış; ama bazılarının kapakların da bir bozukluk var. Kitap da tükenmiş; kitabı almak istiyoruz; bakıyoruz ki kitabın kapağında bir hata var; kitabı almayıp bırakıyoruz. Kitabın kapağını değil, içindekileri okuyacağımızı unutuyoruz. Oradan çıkıyor ve arabamıza atlayıp gidiyoruz. Atlaya atlaya yaşıyoruz.
Soğukçeşme Sokağında İstanbul Kitaplığı sessiz ve mütevazi bir dostluk sunuyor; Sirkeci?den Beyazıt?a doğru hızlı adımlarla yürüyoruz. Hemen yanından geçtiğimiz İstanbul Kitaplığı?ndaki kitapların satırlarının yanı başından geçiyoruz; ama fark etmiyoruz. Atlaya atlaya yaşıyoruz.
Bir terziye beş YTL borcumuz var. Küçük bir para ama bir ara üstümüzde nakit kalmadığı için ödeyememişiz. Birkaç gün sonra yakınlarından geçiyoruz. Üstümüzde para da var. Güzel bir restoran görüyoruz. Hoşumuza gidiyor içeri giriyoruz. Yemek yerken zaman geçiyor ve bir telefon gelince oradan uzaklaşmak zorunda kalıyoruz. İçimizden terziye olan borcumuzu sonra öderiz diyoruz. Bu küçük terzi için, bayrama ve yeni yıla girerken bizim için önemsiz olan bir beş YTL?nin onun için önemli olacağını düşünemiyoruz. Hızla yeni randevumuza doğru ilerliyoruz. Atlaya atlaya yaşıyoruz.
Koca bir yılı geride bırakmış; nasıl geçtiÄŸini anlamamışız; ne olduÄŸunu anlamamışız; tıpkı bir kitabın sayfalarını, paragraflarını atlaya atlaya okur gibi geçirmiÅŸiz zamanı. HissedememiÅŸiz yaÅŸamı? Özel anları ve aslında her anın çok özel olduÄŸunuz. Ne uykumuzun tadına varabilmiÅŸiz; ne dinlediklerimizin, ne izlediklerimizin anlamını keÅŸfedebilmiÅŸiz. TuÄŸla üstüne tuÄŸla koyar gibi, özelleÅŸtiremeden hiç tanımadığımızın insanların arabaları gibi geçip gitmiÅŸ yaÅŸamımız. Gerçek bir ikinci ÅŸansımız da yok yaÅŸanmışı yeniden yaÅŸamaya; hissetmeye, anlamaya, durmaya ve düşünmeye… Yeni yılda kitaplarınızı atlamadan okumanız ve yaÅŸamınızı atlamadan yaÅŸamanız dileÄŸiyle?
Â
Melih ARAT
Uyurken dinlenebilen, ücretsiz kişisel gelişim, kilo verme, sigara bırakma, hipnoz mp3leri. Deneyenlerin yorumları oldukça ilginç! hayatimdegisti.com'da...
Bu yazıyı okuyanlar, bunları da okumalı :



04 Ocak 2007, 18:06
Bunu çoğu zaman hepimiz yaparız..
AtLayarak yaÅŸamak..
AnLık kararLarı vermekte zorLanırız..
Çünkü düşünmeden veriLen her karar bize geri dönebiLir..
Ancak biz ne kadar fazLa kendimizi geLiÅŸtirirsek o kadar
hızLı düşünebiLir ve vereceğimiz karar süresini o kadar azaLtabiLiriz..
Hayatta atLayarak yaşamak bize çok şey kaybettirmez gibi görünse de karşımızdakiLere çok şey kaybettirebiLir..
Ve karşımızdakinin her kaybedişi asLında bizim kaybedişimizdir..
Ve en sonunda da insan kendini kaybeder..
Bu yazı için teşekkür ederim..
GüzeL bir saptama…
04 Ocak 2007, 21:43
çok doğru bir yazı.nasıl geçtiğini bilmiyorum 2006 nın ama hayat devam etmekte.herkesin yenı yılı kutlu olsun ve atlaya atlaya yaşamamak dileğiyle.