Anasayfa / Yazar Arşivi: Özgür ŞAHİN (sayfa 20)

Yazar Arşivi: Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Patron Olmak ve Lider Olmak Arasındaki Farkın 7 Çizimde Harika Özeti

Bir çok araştırma gösteriyor ki yöneticisinden memnun olmayan insan sayısı oldukça fazla. Kötü yönetici sadece iş hayatınızı etkilemiyor. İş hayatı özel hayatın içine geçmiş olduğu içine maalesef birçok kötü tecrübenin temelinde kötü yöneticiler mevcut. Her patron olmak istiyorum diyebilen belki bir şey olabiliyor ama lider olmak farklı bi’şey. Yöneticilerin liderlik vasıflarından yoksun olmaları çalışanlar ve iş dünyası için büyük problemler oluşturuyor. Bu yazımızda ve çizimlerde patronlarla gerçek liderler arasındaki farklılıkları basit ama oldukça etkili çizimlerle özetlemeye çalıştık Devamını Oku »

Düşünceleri Değiştirmek, Davranışları Değiştirmekten Daha Zordur!

Pek çoğumuz, bir insanın davranışını değiştirmek için önce onun düşüncesini değiştirmek gerektiğine inanırız; onu ikna edebilirsek davranışının da değişeceğini varsayarız. Bu yol elbette mümkündür ama çok uzun ve zahmetli bir yoldur. Çünkü bir insanın düşüncesini değiştirmek hiç de kolay değildir. Çocuklar bile kendi aklını beğenir ve kimse kendi düşüncesini değiştirmeye gönüllü olmaz.

Markalar da genelde, insanların düşüncelerini etkilemek isterler; insanları reklam yaparak ikna etmeye çalışırlar. Eğer kendi ürünlerinin rakip ürünlerden daha üstün olduğuna ikna ederlerse, tüketicilerin söz konusu markayı satın alacaklarını (davranış) varsayarlar. Marka iletişimi genellikle, markaya ilişkin olumlu düşünceler yaratma ve bu yolla insanların satın alma davranışını etkilemeye yöneliktir. Devamını Oku »

Mindfulness : Liderliğe Giden Yolda Yeni Bir Kavram

Özellikle son yıllarda birçok lider hayatlarındaki en büyük stresin iş stresi olduğunu ve bunun ikiye katlandığını söylüyor. Yapılan bir araştırmaya göre iş ile alakalı fiziksel ve mental şikayetlerin %70’i stresten kaynaklanmakta. Bugünün değişen iş dünyasını düşündüğümüzde yani sürekli ulaşılabilir olma, süreyle yarışan şirket atmosferinde koşuşturma, bilgi kirliliği ile mücadele etme ve az imkanla çok iş başarma olgularını dikkate aldığımızda bu stres ile başa çıkmak oldukça zorlaşmakta.

Bunun yanında güçlü bir liderin yüksek üretkenlikte, vizyoner ve aynı zamanda yaratıcı, yenilikçi, özgün ve dengeli olması beklenmekte. Birçok Liderlik Geliştirme Programı ve Eğitimi birçok yeteneği (örneğin stratejik düşünme, sunum teknikleri, problem çözme, yönetim becerisi, takım kurma…v.b.) geliştirebilmekte ancak bu programlar gerçek anlamda iyi bir liderin sahip olması gereken nitelikleri öğretemez. Devamını Oku »

Kendiniz Olma cesaretine sahip misiniz?

Lokantada otururken yada toplu taşıma araçlarında yolculuk ederken insanların hareketlerini yüz mimiklerini devamlı incelerim. Bundan dolayı “diktin gene şu gözünü bakıyorsun?” diye kardeşim beni sıkça ikaz eder. İnsanlar ne kadarda huzursuz ve gergin görünüyorlar değil mi? Çoğu insan toplum tarafından kabullenmek adına hiçte kendileri gibi olmayan davranışlar sergiliyorlar ve kendi hayatlarını yaşamak yerine sırf kendileri olabilme cesaretini gösteremedikleri için başkalarının onlara biçtiği hayatı çaresizce beklide bunun farkına varmadan yaşıyorlar.

Kendi kendimizi kabullenmiyoruz. Bunun gerginliği de yüzlerimizden okunuyor. Neden mi? Çünkü kendimizin ve yapabileceklerimizin farkında değiliz. Oysa insan inandığı her şeyi yapabilecek güce sahip. Evren bize bir sınır koymuyor biz kendi inançlarımızla kendi kendimize sınırlar koyuyoruz. Çoğumuzun kendisi ile yüzleşme cesareti yok. Peki neden? Gerçek benle karşılaşmaktan korktuğumuz ve bazı olumsuz duyguları düzeltebilme cesaretimiz olmadığı için. Devamını Oku »

Dış Görünüşünüz Kariyerinizi Ne Kadar Etkiliyor?

İş hayatındaki başarının büyük oranda yeteneklere ve zekaya bağlı olduğunu düşünürüz. Ancak yapılan araştırmalar gösteriyor ki işe giriş aşamasında ve terfilerde dış görünüşün etkisi azımsanmayacak seviyede.

Newsweek’in Princeton Uluslararası Tarama ve Araştırma Merkezi ile ortaklaşa yaptığı çalışmada 202 işe alım yöneticisine anket yapıldı. Yöneticilerin %57’si nitelikli ancak alımlı olmayan adayların işe alınma aşamasında zorluk çekeceğini düşünüyor. Ayrıca aynı grubun %52’si adayların iyi bir özgeçmişe sahip olmak için gösterdikleri özenin daha fazlasını iyi bir görünüşe sahip olmak için harcamaları gerektiğini söylüyor. Devamını Oku »

96 Yaşındaki Kadından Hayatınız için Efsane Tavsiyeler

Hayatta deneyimler satın alınamaz ve tecrübe dediğimiz şey çok değerli. Özellikle 96 yılını devirmiş bir insanın hayat tecrübelerini alıp önümüze serdiğimizde neler neler çıkmaz ki?

1. Hayat her zaman adil gözükmeyebilir gözüne ama yine de çok güzeldir.
2. Hayat o kadar kısa ki, birisinden nefret ederek vaktini harcama 3. Mucizeleri göremiyorum deme, dışarı çık, mucizeler her yerde.
4. Her tartışmayı kazanmak zorunda değilsin.
5. Hayatı çok fazla sorgulama, harekete geç ve gerekeni şimdi yap.
6. İlk maaşından itibaren, emeklilik için para biriktirmeye başla.
7. Konu çikolata olunca direnmek gereksizdir.
8. Geçmişinle barış ki, geleceğini zehir etmesin.
10. Çocuklarının seni ağlarken görmesinde sorun yok 9. Hayatını, başkalarının hayatı ile kıyaslama. Hangi koşullardan geçerek buraya geldiklerini bilemezsin. Devamını Oku »

Nesilden Nesile Tüketim Davranışları Farklı Mıdır?

Kuşak ve/veya nesiller içinde yetiştiği dönemin izlerini taşır. Taşıması kadar da doğal bir şey yok. Bugün 50-70 yaş civarında olan, İkinci Dünya Savaşı sonrası doğmuş olan kuşakla (Baby Boomer), yaşları 13-20 arasında olan Z kuşağını birbirinden ayıran özellikler elbette vardır. Her şeyin hemen istediği gibi olmasını isteyen yeni nesille, bütün zorluklara rağmen azmini kaybetmeyen eski kuşaklar, birbirlerinden farklıdır.

Her dönemin kendine has özellikleri, o zamanın ruhunu yansıtır. Teknolojinin içine doğmanın sağladığı imkanlarla Y kuşağı, bilişime, iletişime ve aynı anda birden fazla konuyla ilgilenmeye daha yatkındır. Ama bu kuşağın bütün bireylerinin aynı davranış kalıbında olduğu anlamına gelmez. Devamını Oku »

Farklı Nesillerle Anlaşma En Etkili Yolu Nedir?

Önce nesil ayrımlarını iyi öğrenin, sonra bildiklerinizin tümünü unutun.

Asıl sorumuz şu: İşyerinde farklı nesiller arası “her iki tarafı geliştiren” İletişim nasıl kurulur? Ama öncesinde, bir kaç konuyu netleştirelim…

Kendi kimliğimizin mimarı olduğumuzu düşünürüz. Düşüncelerimizi, inançlarımızı, değerlerimizi kendi kendimize belirlediğimizi sanırız.

Aşağıda görmüş olduğunuz heykel, bir elinde çekici bir elinde çivisiyle kendi kendisini yaratan insanı anlatır.

Bu kuvvetli görsel mesajın arkasında yalın ama önemli bir düşünce var.

İnsan kendi kendinin mimarıdır.

Doğru.

Ancak Yarı-Doğru. Devamını Oku »

Her Pazarlamacının Bilmesi Gereken 5 Bilimkurgu

İcatların toplumsal etkilerini yaşam döngülerinde ilerledikçe keşfediyoruz. Elektriğin kandili ortadan kaldıracak bir aydınlatma yönteminden ibaret kalacağı düşüncesine bugün gülümseyerek yaklaşıyoruz. Seri üretim hatlarının sosyoekonomik sınıflar yaratacağını ve yönetim şekillerini belirleyeceğini tahmin edemediği için kimseyi suçlayamıyoruz. Yakın geçmişe kadar sıklıkla ifade edilen, Facebook’un ‘’gençlerin severek kullandığı yeni bir mecra’’dan ibaret kalacağı düşüncesini artık gerçekçi bulmuyoruz.

Bugün Facebook’un iki insanın birbirine kaç node’la bağlantılı olduğunu ilan edebildiğini, eş aramak için yeni içerik, bağlam ve platformlar yaratabildiğini, romantik ilişkilerin nasıl sonlandığını anlamlandırabildiğini biliyoruz. 140 karakter formatı ve mikro-blogging tanımıyla yetineceği düşünülen Twitter’ın sansürden muzdarip, gelişmekte olan ülkelerde sosyal devinimler tetiklediğine, alt kültürlerin ana akımda varlık gösterebilmesini sağladığına, gündem tüketim hızını değiştirdiğine şahit oluyoruz. Arama motoru diye isimlendirdiğimiz Google’ın hafızamıza güvenilir bir alternatif oluşturmasını, insanlığın entelektüel birikimini sürekli erişilebilir kılmasını ve zamanın ruhunu somutlaştırmasını deneyimliyoruz. Devamını Oku »

Takdir Edememek

Lisede öğrenciyken birkaç büyük tenis turnuvasında çizgi hakemliği yaptım. Çok garip bir iş. Kortun bir kenarında, güneşin altında, genelde ayakta duruyorsunuz. Gözünüzü sizin sorumluluğunuza verilen bir çizgiden ayırmıyorsunuz. En önemli göreviniz, eğer top çizginin dışına düşerse “OUT!” diye avazınız çıktığı kadar bağırıp elinizi o yönde kaldırmak. Tam o anda herkesin (hakem, oyuncu, izleyici) sizi duyması lazım. Tenis maçı izlerken dikkat ederseniz, bunu gözlemleyebilirsiniz.

İşin gözlemleyemediğiniz bir yanı daha var. Oyuncular arada dinlenirken, yüksek sandalyesinde oturan orta hakem tüm çizgi hakemlerine tek tek bakar. Onlara geri bildirim verir. Eğer zor ama doğru bir karar vermişseniz, sizi başıyla onaylar ve çeşitli yüz hareketleriyle takdir eder. Hiç kaçmaz! Devamını Oku »