Anasayfa / Motive Olmak / Bana göre “yaşamak” demek…

Bana göre “yaşamak” demek…

Her sabah uyandığımda yaşayacak 24 yepyeni saatim olduğunu düşünmek, küçük şeyleri şenliğe dönüştürebilmek, ‘hayır’ demeyi istediğimde ‘hayır’ diyebilmek, iyi olan yaşantım için müteşekkir olmak, hayatımda beni mutlu eden insanların olması, herkese gülümseyerek bakmaktan keyif almak, kin duygusundan uzak durma gayretinde olmak, harcadığım tüm çabalar için kendimle iftihar etmek, evde kendi kendime bağırarak şarkı söyleyip dans etmek, tek başımayken bile en sevdiğim en güzel kıyafetlerimi giymek, her şeye çözüm bulunabilme ihtimalini hep akılda tutmak, ölümü kabul edip korkmamak, korku duygusunun bana yapamayacağımı düşündürdüğü şeyleri yapabileceğime inanmayı seçmek, zor anlarımda yardım istemeyi güçsüzlük görmemek, hayatıma girmek üzere olan insanların farkında olup heyecan duymak, istediğim bir şeyi herhangi birine zarar vermeden elde etme yolunu seçmek, hayır kurumlarına zaman ayırmak, kendime güven duymak, fotoğraf çekmek, dileklerimin gerçekleşmesi için zamana ve benim gayretime ihtiyaçları olduğunu bilmek, düşünmediğim hiç birşeyin duyguya dönmeyeceğini çok iyi bilmek ve ne düşündüğümün! farkında olmak, her şeyin göründüğü gibi ya da benim zannettiğim gibi olmama ihtimalini hep aklımın bir köşesinde tutmak, gösterişten uzak durmak, çevremdekileri alçaltarak değil “çalışarak” büyüyebileceğimin farkında olmak, iyi niyetli ve iyi eylemli olmayı seçmek, bazen bir çözüm bulmanın gerekmediğini engeli geride bırakıp ilerlemenin yeterli olduğuna inanmak, hayatta hiç birşeyden emin olamayacağımı bilmek, ıslık çalmak ya da gülmek istediğimde kendimi tutmamak, varlığından ya da yokluğundan endişe ettiğim şeylerden vazgeçmeyi seçmek, fikrimi sormayan insanlara zorla fikrimi söylemeye çalışmamak, yolu açmak için başkalarının dürtüklemesini beklememek, gözümü açtığım an gülümsemek, gerekmedikçe telefonla uzun konuşmamak, insanları taktir etmeyi veya övgü dolu sözler söylemeyi gurur meselesi yapmamak, her şeyi çözmek için uğraşmamak, Yüce ruh Mevlana’nın bir söyleminde dediği gibi

“Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki, ağlar perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir, ya kıymet bilmeyiz.  Aşırılıklardan uzak dur.”

aşırılıktan uzak durmayı seçmek, başkalarıyla işbirliği yapmak, bir dağ olmak yerine evrenin vadisi olmayı seçersem her şeyin bana geleceğinin farkında olmak, aramak istediğim birisi varsa o beni arasın diye beklememek, saygı ve ahlaki yaşam ve ölümsınırlarımı aşmadan ‘ne derler’e takılmamak, düş’lerin gücüne inanmak, kurban rolünü oynamayı kabul etmemek, ilham veren ve nasıl yapılacağı konusunda yol gösteren eylemlerde bulunmak, tip-2 diyabet ve parkinson hastalığına yakalanma riskini yüzde 35 azalttığı bilinen kahve kadar alzheimer, kalp krizi ve bilhassa göğüs ve rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azalttığı söylenen yeşil çay içmeyi sevmek, huzurun en büyük düşmanının kontrol edilemeyen ego olduğunu unutmamak, hayatı olması gerektiği gibi değilde olduğu gibi kabul etmeyi ‘deneyimlerle’ öğrenmek, sevginin sadece bir his olmadığını sözler ve eylemlerde ifade edildiğinin farkında olmak, az’ın aslında çok olduğunu bilmek, güneşi sevmek, zorla huzur veremeyeceğimi fakat huzur dolu olabileceğimi ve huzurlu bir çevre yaratabileceğimin farkında olmak, sessizliğin kalbimi ve zihnimi sakinleştirdiğini bilmek, yoga bilinciyle yaşlanmak, deniz otobüsünde seyahat halindeyken uçsuz bucaksız denize bakarak meditasyon halinde olmak, zihnimin oyunlarına gelmemek, gün doğarken kalkarak sessizlikte oturma alışkanlığı geliştirmek, az konuşup dikkatle dinlemek, ne düşünürsem ‘o’ olduğumun farkında olmak, mesleğimi çok ama çok sevmek, kendime inanmaya cüret etmek, eli kalbinde olmayanlardan uzak durmak…

“Burjuvalar kocaman duvarlarla çevirmişler avlularını ama bir kiraz ağacı gördüm geçen gün, dışarı uzatmıştı en çiçekli dalını!”

İşte Ataol Behramoğlu’nun bu dizelerindeki gibi bende böyle bir kiraz ağacının en güneş ışığı alan noktasındaki en çiçekli dallarından biri olmayı seçiyorum kendi yaşantımda. Bu yazıyı okuyan o ağacın diğer dallarına ve çiçeklerine yürekten selam olsun.

Yazan : Hülya Konar / Hülyaca

İlgili Yazı :   Dünya, ben böyle olduğum için böyle!

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

4 yorum

  1. elinize sağlık, baya etkileyici oldu. her cümlede kendimi buldum…

  2. yüksek egolarla dolu çalışma ortamımda kötü bi iş gününe başlamışken yazınızla hayat buldum tekrar, ellerinize yüreğinize sağlık..sizlerin varlığını bilmek güç veriyor.. ağacın diğer dalından, en yakınızdan selam olsun..

  3. elinize sağlı gerçekten okuması gereken bir yazı…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

nereye gittiginizin farkinda misiniz

​Nereye Gittiğinizin Farkında mısınız?

Gözlerinizi kapatın, derin bir nefes alın ve kendinize şu soruları sorun : ...