KendiniGelistir.Com » BaÅŸarı erkekleri neden “çekici” yapar?
MOTIVASYON MESAJINIZ:
Yaşamak, kendi kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe

BaÅŸarı erkekleri neden “çekici” yapar?

10 Ekim 2007 | Özgür ŞAHİN | Kategori: Kişisel İmaj |

Cekici ErkekTayyip Erdoğan yakışıklı mı?

Bilmiyorum. Beni de ilgilendirmiyor. Bilinen o ki, iktidar, erkekleri kadınlar gözünde yakışıklı kılıyor. Peki ya iktidardaki erkek? O bu koca yalana nasıl inanıyor?

Arthur Miller kendisine dünya çapında şöhret getiren oyunu “Satıcının Ölümü”nü yazdığında Mary ile evliydi. Oyun ilk kez Philadelphia’da sahnelendi.
Salon alkıştan yıkıldı.

Seyirciler bu deha karşısında hayranlıkla eğilmişlerdi.
O büyülü gecenin sonunda eve dönerken eşi Mary arabada yanında oturuyordu.
Radyoda bir eleÅŸtirmen oyunu methediyordu.
Onu dinlediler.
Miller daha sonra “Dönenceler” adını verdiÄŸi anılarında, hayatının bu gerçek sahnesini şöyle anlatacaktı:
“O akÅŸamki zafere eriÅŸmek için tüm yaÅŸamım boyunca mücadele etmiÅŸtim. İşte eriÅŸmiÅŸtim ona… Kutlanan adam bendim ve hayret, onun benimle, benim onunla pek az alakamız vardı.”
Gücün, yabancılaÅŸtırıcı etkisi…
Daha ilk akÅŸamdan hissettirmiÅŸti kendini…
Bu etkiyi daha da yoğun hissedecek kadın, hemen yanında susuyordu.
Başarının yaratacağı iktidar, onu etkiliyor ama aynı zamanda da ürkütüyordu.
SevdiÄŸi adamı hem daha çok insanla hem de içinde ÅŸiÅŸecek “ego” adlı bir virüsle paylaÅŸmak zorunda kalacaktı.
Şöyle yazdı Miller:
“BaÅŸarmış olmanın o anlatılmaz afrodizyak etkisi ortaya çıkmış ve arabada eÅŸimle aramıza girmiÅŸti bile…”

Sermayenin hayranlığı
Türkiye’de yatırıma hazırlanan küresel medya devi Rupert Murdoch, New York’ta buluÅŸtuÄŸu BaÅŸbakan ErdoÄŸan’ı “Karizmatik olduÄŸu kadar yakışıklı da” diye tarif edince açıldı tartışma…
Murdoch’un Başbakan’ı yakışıklı bulmasında şaşacak bir şey yok; dünyanın her yerinde iktidar, sermayedara albenili görünür.
Ama mesele orada kalmadı.
Murdoch’un teşhisi farklı kesimden kadınlara soruldu ve çoğundan neredeyse ağız birliği etmişçesine aynı yorum duyuldu:
“Evet… Çok yakışıklı… Korkunç etkileyici… MüthiÅŸ karizmatik!”
İçlerinde en samimisi Pakize Suda idi.
“BulunduÄŸu konum insanı yakışıklı ve çekici yapıyor” dedi Suda: “Yoksa Turgut Özal’la Ahmet Mete Işıkara en seksi erkek seçilirler miydi?”

Konum durumundan seksi
Yaşı tutmayanlar için hatırlatalım:
Kadınca dergisinin bir anketinde, o dönem BaÅŸbakan olan Özal, “Türkiye’nin en seksi 10 erkeÄŸi”arasına girmiÅŸti.
İktidar büyüsünün kadınların gözünü nasıl kamaştırıp bağlayabildiği, ilkin o zaman fark edilmişti.
Suda “Onların da sadece konumlarından dolayı gözümüze seksi göründüklerinin farkındaydık” itirafını yapıyordu.
Anlaşılan o ki iktidar, şifalı bir kaplıca suyu gibi, içeni çirkinliklerden arındırıyor; şekilsiz vücutlara şekil, sevimsiz çehrelere şirinlik katıyordu.

Erk ve erkek
Kadınların erkekle iliÅŸkisini, “erk”le iliÅŸkisinden bağımsız düşünmek zor…
Hatta kimi durumlarda kendilerini aÅŸağılayan bir dünya görüşüne sahip olanlara hayranlıklarına bakıp “ÇaresizliÄŸin son kertesinde cellatlarına aşık olduklarını” söylemek de mümkün…
ErdoÄŸan için “Karizması var ama bıyıkları çirkin” diyenler de oldu; sanki bir tutam kıl, koca bir karizmayı gölgeleyebilirmiÅŸ gibi…
ÇekiciliÄŸin kaynağı elinde tuttuÄŸu kudret deÄŸil de, dudağına astığı bıyıkmış gibi…
BaÅŸbakan bıyığını kesse daha yakışıklı olur mu bilmem; bildiÄŸim o ki, iktidar, her türden defoyu gizleyen, parlak bir örtüdür aynı zamanda…
Çirkin sayılan bıyıklara bile hayran bırakabilecek kadar göz kamaÅŸtırıcı bir örtü…

ERKEKTE İKTİDAR

EÅŸim bana eÅŸ mi?

BaÅŸbakan bıyığını kesse daha yakışıklı olur mu bilmem; bildiÄŸim o ki, iktidar, her türden defoyu gizleyen, parlak bir örtüdür aynı zamanda… Çirkin sayılan bıyıklara bile hayran bırakabilecek kadar göz kamaÅŸtırıcı bir örtü…

“İktidarın kadınları etkileme gücü” tartışıldı; ama yazının giriÅŸinde örneklediÄŸim konu ihmal edildi.
O konu, baÅŸarının, zaferin, iktidarın, baÅŸ döndüren, kiÅŸilik öldüren yan etkisi…
Pek az iktidar sahibi Miller gibi “Alkışlanan adamla benim aramda hayli mesafe var” itirafını göze alabilir.
Çünkü alkışlar, zaafları kapamaya bire birdir.
Birbirine hızla çarpan, kendisine gıptayla uzanan ellerin şehvetiyle muktedir, kısa zamanda körleşir.
Kendini fazlaca ciddiye almak, kalıcı bir iktidar sorunudur.
İktidar kasılması, acıdan ziyade haz veren bir kramp gibi, gerer adamın bedenini… Yürüyüşünü deÄŸiÅŸtirir.
Zamanla aynalara sığmazsınız; konuşmanıza bir bilmişlik gelir. Bindiğiniz arabalar, yaşadığınız odalar, doğup büyüdüğünüz coğrafyalar dar gelir.
Eşinizi kendinize eşdeğer bulmamaya başlarsınız.
İktidar hapının yan etkilerinden biri şımarma ise, diğeri boşanmadır.
Nitekim Miller, alkışların baÅŸ döndürücü etkisiyle çok kısa zamanda eÅŸinden ayrılıp “Amerika’nın yarısının arzuladığı ÅŸey”e, yani Marilyn Monroe’ya koÅŸmuÅŸtur.

Ego balonu patlatılmazsa
İşin acıklı yanı, alkışların gürültüsü, sağduyulu uyarıların duyulmasını da engeller.
Eleştirileri çekememezlikten sanırsınız.
İltifatları gereğinden fazla ciddiye alırsınız.
Methiyelerin kürkünüze, koltuğunuza, cüzdanınıza değil, kendinize yapıldığı zannına kapılır, aldanırsınız.
Şişmiş egonuz, yanınızda inat ve cesaretle onu patlatacak aklı başında birisi yoksa, yavaş yavaş ayağınızı yerden kesmeye başlar.
Uçarsınız.
Onca “ego parlatıcı”nın yanında, “ego patlatıcı”nın da iÅŸi zordur.
Herkes hayranlıkla gaz verirken, umursamazca gazını alan biri, bir süre sonra iktidar sahibine katlanılmaz gelir.
Kontrolden çıktığı an, o andır.
KoltuÄŸumu mu seviyor, beni mi?
Aslında muktedir de bir bakıma iktidarının kurbanıdır.
Zamanla samimi sevgiyi, yalakalıktan ayırmakta zorlanacaktır.
Acaba kim koltuğuna, kim kendisine aşıktır?
Kutlanan adamla kendisi aynı insan mıdır?
Aynada gördüğü adam gerçekten yakışıklı mıdır; yoksa bu yalanlar iktidarının ömrüyle mi sınırlıdır?
Bunu, devrilmeden anlayamayacaktır.
O halde fazla kafa yormanın anlamı yoktur.
Pohpohlanmanın konforunda bu yakıcı sorunun stresinden derhal kurtulur ve bu türden “önemsiz ayrıntı”larla ilgilenmez olur.
İlginin kendisine değil, unvanına olduğunu, ancak unvanını yitirdiğinde anlayacaktır.

İktidar yüzüğünü ateşe atmak

Ondan sonrası, iktidarsızlaşma dönemidir.
Bu bunalım döneminde, mevkisiz de bir değerinin olup olmadığı sorusuna cevap arayacaktır.

Varsa, yani kadınlar hâlâ kendisini yakışıklı buluyor, fırça bıyıklarının yüzüne uyup uymadığını tartışıyor, insanlar iltifatlarını esirgemiyorsa, yaşamak kolaylaşacaktır.
Yok, devrilir devrilmez “yakışıksız” bir ÅŸekilde yalnızlığa terk edildiyse, iktidar döneminin anılarıyla düşmüş halini kıyaslayıp çileden çıkacaktır.

En iyisi, Frodo gibi iktidar yüzüğü aklınızı başınızdan almadan, adamı yoldan çıkarmadan, onun cazibesini kontrol altına alabilmek ve şakşakçıların itirazına kulak asmaksızın onu zamanlıca bir yanardağın lavları arasına atabilmektir.
Bunu yapabilenlerin o kalender yakışıklılığını kimse tartışamaz bile…

Yazan : Can Dündar
Kaynak : Milliyet

KendiniGelistir.Com tavsiyesi
Uyurken dinlenebilen, ücretsiz kişisel gelişim, kilo verme, sigara bırakma, hipnoz mp3leri. Deneyenlerin yorumları oldukça ilginç! hayatimdegisti.com'da...
Bu yazı en son 16 May 2008 tarihinde; bugün "4", toplamda ise "1,617." defa okunmuştur.
OOOOO
4 oy - Sonucları görmek icin oylayin!

Bu yazıyı okuyanlar, bunları da okumalı :
  • Kadınları mutlu etmek istiyorsanız bunları mutlaka yapın
  • Karizma nasıl çalışır?
  • YaÅŸam amacınıza ulaÅŸmada dayanılmaz çekiciliÄŸin 28 ilkesi!
  • Kadınları anlıyor musunuz?
  • Bir adım kala! (Video)
  • “BaÅŸarı erkekleri neden “çekici” yapar?” için 2 yorum
    • 1 Sarı Cadı
      11 Ekim 2007, 15:13

      Bugün bir televizyon kanalında da buna benzer bir konu işlendi.. Ama bahsi geçen, konudaki gibi iktidara gelmiş bir şahsiyet değil, medyatik kişilerdi..

      Bana göre de, bu sadece iktidarla ilgili birÅŸey deÄŸil.. GeçmiÅŸinde paradan ve şöhretten uzak kiÅŸilerin, bugün birdenbire paraya ve şöhrete kavuÅŸması; o kiÅŸilerin kendisini dev aynasında görmeleri için bir sebep teÅŸkil ediyor.. Hemen hayat standartlarını yükseltiyorlar.. Aykut ışıklar’ ın dediÄŸi gibi, önce arabalarını, sonra eÅŸlerini deÄŸiÅŸtiriyorlar.. Özellikle eÅŸlerine baktıkları zaman eski gariban, şöhretsiz, parasız hallerini hatırlıyorlar.. EÅŸlerini yanlarına yakıştıramıyorlar.. Yeni bir hayat, o hayata uygun bir eÅŸ, bir araba ve yeni yaÅŸam ortamları..

      Bu büyüye kapılan erkek, elbette bir süre sonra silkelenecektir.. Eski haliyle şimdiki hali arasında kıyaslamalara girecektir.. Güvensiz bir ortamda bulunmanın şikayetleri birgün ortaya çıkacaktır.. Mütevazi yaşamına devam eden, toplum değerlerini kaybetmeyen ve en önemlisi karakteri oturmuş kişilerin, çekicilikleri daim olacaktır sanırım..

      Başarılı olmak erkeği çekici yapabilir.. Ancak başarının getirdiği maddi kazançların şımarıklığı, çekiciliğini bir süre sonra siler götürür bana göre de..

    • 2 rabbit...
      11 Kasım 2007, 18:52

      basari mutlulugu getirir,mutlu olan insan guzel insandir…

    Yorum Yapın