Anasayfa / Motive Olmak / Başarıya Giden Yol ve Yöntemler

Başarıya Giden Yol ve Yöntemler

Şansa Güvenmeyin

Birçoğumuz için eğitim yıllarında başlayan başarmak arzusu, iş yaşamında da peşimizi bırakmaz. Gerek okul çağlarında, gerek iş yaşamında, gerekse hayatta başarılı olmak hepimizin öncelikli amacı.

Herkesin hayattan beklentisi farklı olabilir. Bulunduğu ortam, arkadaş çevresi veya kişiliği de… Önemli olan tüm bu farklılıklar içinde kendimize ait bir dünya kurabilmek ve bu dünyada başarılı olabilmektir.

Başarı da şansın payına güvenmemek gerek. Şans herkes için vardır. Ama başarmak isteyenler kendi şanslarını kendileri yaratır.

Dr. Haluk Alan, eğitimde başarmanın yollarını araştırırken, duyduklarını, gördüklerini, okuduklarını ve yaşadıklarını başkalarına da yol göstersin diye bir kitap hazırlamış. Yakında Zirveye Doğru ismiyle piyasaya çıkacak kitabın ilk bölümünde yer alan eğitimde başarı konusunu sizler için derledi.

Yeni dizimiz üniversite sınavlarına hazırlanan gençlerin ve okul çağında çocukları olan ailelerin kütüphanelerinde kesip saklayabilecekleri bir nitelik taşıyor.

Ayakları Yere Basan Hedefler Seçin

Okul hayatında başarısız olmak dünyanızı karartmasın. Başarı, okul yıllarıyla sınırlı değil. Einstein´ın bile başarısız okul deneyimleri olduğunu unutmayın. Ve tabi okul dışı başarılarını da…

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, bu çalışma masa başında boşa geçirilen zaman değil, verimliliğin gerekleri üzerine kuruludur. Ne yazık ki, ülkemizde ve dünyada en yoğun eğitim öğretim programlarını bitirmiş kişilerin bile bu işin bilincine vakti geçince ulaşabilmiş olmaları bizleri böyle bir çalışma yapmaya sevk etti. Bu itibarla yerli yabancı çeşitli kitap, dergi, broşür, gazete, TV programı gibi eğitim araçlarından yararlanarak hazırlanan bu çalışma sınavlara hazırlanan öğrencilerin yanı sıra, okuduğunu, dinlediğini anlamak, bunu gerektiği yer ve zamanda kullanmak isteyen, kısacası başarılı olmak isteyen herkese yöneliktir. Genel anlamda bir öneriler paketi olan bu çalışmanın yaşanan hayata uyarlanabilmesi kişinin iradesini kullanabilirliği ölçüsünde mümkündür.

İradesini olumlu yönde kullanan, geleceğini düşünen, hayatında belli bir amacı olan ve bunun için kullanacağı araçları iyi tayin eden bir kişi bu programı harfiyen uygulayabilir. Netice itibariyle de bu hedefine ulaşmış olur.

Kimi zaman çeşitli gazete ve dergilerde günlük hayattan örneklerle, değişik alanlarda başarılı olmuş mutlu insanların nasıl başardılar? temasıyla işlenmiş hayat hikayeleri yer alır. Bir çoğumuz bunları okur ve derin bir iç geçiririz. Ben bu yolu denemek istemedim. Ancak o kişilerin yaptıkları iyi şeyleri uygulanabilirliği ölçüsünde aktarmaya çalıştım. Şüphesiz herkesin ortamı, zeka yapısı ve kendisi dışındaki çevresel faktörleri eş değildir.

Tesadüflere Kanmayın

Şu bir gerçek ki, hiçbir başarının temelinde şans yatmaz. Başarıyı tesadüflerle arayanlar büyük bir yanılgı içine düşmüşler demektir. Başarı mücadeleyi, mücadele de özveriyi gerektirir. İnsanlar bir yerlere gelirken mutlaka arkalarına bakmalıdırlar. Baktıklarında da bir şeylere tanık olmalıdırlar. Hedefe ulaşırken arkalarında bıraktıkları izler onların iftihar nedenleri olmalıdır. Çoğu zaman insanlar hayatta karşılaştıkları birtakım zorluklar karşısında yeterince mücadele etmeden pes etmektedirler. Bu yapılabilecek en büyük hatadır. Şöyle bir çevrenize bakarsanız, hayatta başarılı olmuş, takdir görmüş kişilerin tamamının mücadele insanı olduklarını görürsünüz. Çözüm bekleyen sorunlar karşısında onları dev aynasında görüp pes edeyim demeyin. Sizinkinden daha büyük sorunlarla karşılaşmış ama inançla sorunun üstüne gidip çözüme ulaştırmış insanlar olduğunu unutmayın. Zorlukla mücadele etme zevkini tatmayan insanlar pişmemiş aşa benzerler. O nedenle sorunların ve zorlukların kıymetini bilin. Yoksa mücadele edemezsiniz. İşte bu yazı diziyle okurlarımıza bu bilinci vermeyi amaçladık. Zafere ulaşmayı ve bunu belli bir bilincin ışığı altında gerçekleştirmeyi hedefledik. Eğer buna varım diyorsanız, işte önerilerimiz:

Amaç Belirleyin!

Evet, bu belki de başarının ve dolayısıyla önerilerimizin can damarıdır. Hayatta belli ve başarabileceğimiz bir amacınız olmalıdır. Ancak amaç belirlenirken kesinlikle abartılı olunmamalıdır. Yapılabilir, üstesinden gelinebilir bir amaç olmalıdır. Her zaman kendinizin üstündekileri değil, biraz da sizden geride olanları gözleyin. Konumunuzun o kadar da kötü olmadığına inanarak yaşantınıza yön verin. Siz sadece kendiniz olarak bir hedef belirleyin. Kişilerin hedeflerinden, amaçlarından kopya çekmeyin. Çünkü siz onlarla muhtemelen aynı şartlara sahip değilsinizdir. Bu durumda mutluluğa ulaşmanız için seçtiğiniz hedef mutsuzluk kaynağı olabilir. Kaş yapayım derken göz çıkartmayın. Bu bağlamak denilebilir ki, hedef belirlenirken en büyük zaman dilimi bu kısma ayrılmalı aceleci olunmamalı şartlar göz önüne alınarak akıllı ve mantıklı bir hedef seçilmelidir.

Sakin bir kafayla düşündüğünüzde neyi yapıp neyi yapamayacağınızı en iyi kendiniz bilirsiniz. Yeteneklerinizi düşünün, gerekirse bir rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmeti alın. Ama mutlaka abartılmamış ve ayakları yere basan bir hedef seçin.

Sosyal Hayatın Önemi

Yeri gelmişken bu yazı dizisini hazırlamaktaki amacımızdan da kısaca bahsetmek isterim. Yazı dizimiz, sadece lise veya yüksekokul sıralarında ders çalışmaya yönelik bazı öğütleri sunmakla sınırlı değildir. Söz konusu çerçevenin dışında sizleri sosyal hayata hazırlamak da var. Doğaldır ki okulda okuyan bir kişi elbette başarıları nispetinde bu hayatın merdivenlerini tırmanacaktır. Ne var ki uğraşılar bu noktada son bulmamakta her yeni adım biraz daha dikkat ve çalışmayı gerektirmektedir. Okulda başarısız olunduğunda hayat bitmiş demek değildir. Einstein´ın başarısız okul deneyimi hep örnek olarak verilir. Ve tabi ki okul dışı başarıları da… Amaç hayatta başarılı olmaktır.

Zaman insanoğlunun elindeki en önemli ve değerli hazinedir. Bu değerli varlığı çok iyi kullanmamız gerekir. Üstelik telafisi de mümkün değildir. Boş geçen her bir zaman dilimi bilin ki geri getirilemeyecek büyük bir kayıp demektir. Zamanı verimli kullanabilmek, düzenli ve programlı bir yaşantıyla mümkündür. Zaten başarılı ve mutlu olmanın temelinde de bu yatmıyor mu?

Adet Yerini Bulsun Diye

Hayatta hiçbir şeyi adet yerini bulsun kabilinden yapmayın. Düşünün bir kez, siz o her ne iş ise, ona zaten belli bir zaman ayırıyorsunuz. İsteseniz de istemeseniz de aklınızı o şey ile meşgul ediyorsunuz. Belki de icraat aşamasında yoruluyorsunuz. Tüm bu efor ortada herhangi bir amaç olmadığında boşa gidiyor demektir. Balı kaşık kaşık yemek varken niçin keçiboynuzuyla uğraşıyorsunuz? Madem aklınızı yoruyorsunuz, o iş için zaman ayırıyorsunuz öyleyse işe yarar bir şeyler üretin. Bu benimdir, deyin. Bu benim eserim. Bunlar benim uğraşılarımın, mücadelemin ürünü. Bunun huzur ve gururunu yaşayın. Boş değil, dolu dolu geçen size huzur veren zamanlara imza atın. Bunu yapın ki geçen zamana hayıflanmayasınız. Bu o kadar da uzak değil, sizin elinizde. Yapacağınız tek şey, amacınızı belirlemek ve belli bir program çerçevesinde buna ulaşmaktır.

Kararsızlık Mücadeleden Kaçmak Demektir

Hedef belirlerken bir ana amacınız, bir de ona ulaşmada kullanacağınız ara amaçlar olmalıdır. Ana amaçla anlatılmak istenen genel anlamda olup, ne ya da nelere sahip olmak istediğinize bağlıdır. Örneğin tıp fakültesini bitirip yaşamınızı doktor olarak kazanmak ana amacınız olabilir. Ana amacınız buysa ara amaçlarınız okulu başarıyla bitirmek, iyi bir hazırlık dönemi geçirmek, üniversite tercihleriniz arasında tıp fakültelerine öncelik vermek, fen ve biyoloji ağırlıklı öğrenim görmek ve bunlarda başarılı olmak gibi unsurlardır.

Hobi hedeflere gelince…

Kişi doktordur, fakat Alaattin Yavaşça gibi çok başarılı Türk Sanat Musikisi sanatçısı olabilir. Veya Prof. Dr. Deniz Gökçe gibi uzmanı olduğu ekonomi dışında tıpkı yine bir uzman gibi spor yazıları yazabilir. Tüm bunlar ne bir amaç ne de amaca ulaşmada gerekli ara amaçlardır. Bu ikisinden çok farklı ancak ana amaç gibi kişinin vitrinini süsleyen ulaşılmış arzular, yani hobi hedeflerdir.

Ara amaçların sürekliliği kısadır. Günlük, haftalık, aylık ve en fazla birkaç yıllık programa dahil edilebilirler. Öncelik sırası önemlidir. Ana amaca ulaşmada size en çok yardımı dokunacak ara amaçtan başlayıp aza doğru numaralandırırsanız herhangi bir karışıklığa sebebiyet vermemiş olursunuz.

Hedefle inanç arasında sıkı bir bağlantı söz konusudur. İnsan gerçekten inandığı hedefe ulaşır. Ayakları yere basan hedeften söz etmemizin bir nedeni de hedefle inanç arasında baki olan bu sıkı ilişkidir.

Olgunlaştıkça bilgi ve görgüsü arttıkça düşünce bütünlüğü ve gelecek planlarında da aynı yönde değişimler söz konusu olabilir. Bu değişimler kararsızlık ifadesi değildir. Karasızlık mücadeleden kaçmakla eşdeğerdir. Hedefiniz yoksa ortada bir belirsizlik vardır ve zaten bu durumda da herhangi bir şey için karar veremezsiniz. Oysa bizim sözünü ettiğimiz değişim, olgunlaşmanın bir neticesidir. Şimdi ana amacınızı büyükçe bir yazıyla çalışma odanıza asın, bilin ki bu yazıyı her gördüğünüzde beyninizde birtakım uyarılar oluşacak ve bu durum zamanla sizi çalışmaya sevk eden önemli bir unsur haline gelecektir. Ara amaçlarda, yani gündelik çalışmalarda da buna benzer bir uygulama yapabilirsiniz. Örneğin masanızın üstünde çalışmayı teşvik eden ve ileri paketlerde size sunacağımız bazı uyarıları küçük kartonlara yazıp koyun. Bu durum zaman zaman içine düşeceğiniz dalgınlıkları önleyecek, hedefinize ulaşırken dikkatinizi belli bir noktada toplamanıza yardımcı olacaktır.

Kaynak: kendinigelistir.com

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

19 yorum

  1. güzel ama biraz daha bilgi gerekli

  2. ya biraz daha açık olabilirdi

  3. okurken çok sıkıldım uzundu ama içi boştu

  4. GÜZEL AMA KÖTÜ..

  5. bence çok güzel ellerine kalemine saglık

  6. Evet kalemnze sağlık ama birack daha bilgi konulsaydı fenada olmazdı hani :) ama genede siteniz çok güzel kötü die yazanlarda bencilce davranmşlar bence…

  7. Güzel teşke bu yazıları kaybetmeden okuyup anlaya bilseydim yinede geç kalmış değilim teşekkürler

  8. Kalemine saygı duyuyorum çok teşşkr ediyorum .. insanlar doğruya gitmek istiyorlar ama yolunu doğru bulmalılar bn yeterli bilgiyi aldım elleriniz dert görmesin :)ellerinize sağlık :)

  9. Içinde gerçekten hayati önem tasıyan bilgiler var ama anlayana ben zaten bunları biliyorum diyip basite almayalım lütfen bilmek kadar uygulamakta önemlidir ki uygulamassan asla basaramassın tesekürler

  10. Sözler çok güzel daha nice başarılara

  11. anlatılanlar cidden çok güzel fakat şu da bir gerçek ki başarı herkesi bulmuyor.bütün azminle çalıştığın halde hiç beklenmedik bir olay hayatını, başarını alt üst edebiliyor.yani şunu söylemek istiyorum herşey bizim elimizde değil.başarı mağduru olarak emeklerimin karşılığı beni bulmadı.peki bu durumda nasıl bir yorum yapılabilir.artık birşeyler değişsin istiyorum.bilgileriniz için teşekkürler saygılarımı sunuyorum

  12. bu yazıya kötü diyen insan hedefinin amacının doğrultusuyla yüzleşemeyenlerdir. Başarı disiplin ve kararlılık getirir.Yazanin ellerine sağlık ama ne yazıkki yazılan cümleleri hazine niyetinde görenlerin sayısı çok az.Atatürk geleceği boyle genclere emanet etmis ne yazıkki

  13. Söylenenler güzel güzelde hayata geçirmek zor.Bunun için ne yapmalıyız.

  14. çook iyi

  15. geliştirilebilir

  16. ÇOK UZUNDU OKUYAMADIM…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*


sekiz × = 48

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:


Zeki Triko

Sabah işyerine giren ilk siz olun!

"Büyüme başladı mı, sizi kimseler tutamaz" Zeki Triko’nun sahibi Zeki Başeskioğlu’nun hayat hikâyesi dolu dizgin. Yarım yüzyıllık ticari başarının ardından bugün yavaşlamayı bir an bile...

Körler ülkesindeki kral!

Dünya üzerinde yaptığımız işi aynı değerde yapabilecek ve bizim yerimizi alabilecek kaç kişi bulunuyor? Ya da yaptığımız işi ne kadar benzersiz bir biçimde yapabiliyoruz? Eğer...

Kapat