KendiniGelistir.Com » Batmak üzere olan bir gemideyseniz mutlaka okuyun!
MOTIVASYON MESAJINIZ:
"Mutlu ya da mutsuz olmanız küçük bir şeye bağlıdır; Düşünce biçiminize..." - Marcus Aurelius

Batmak üzere olan bir gemideyseniz mutlaka okuyun!

13 Nisan 2008 | Özgür ŞAHİN | Kategori: Başarı Öyküleri |

Batan GemiKafatasında veya omurgadaki tümörle ortaya çıkan bu hastalığa yakalananlar ortalama 7 yıl yaÅŸayabiliyordu. Ama Sommer buna aldırmadı “Yedi yıl az zaman deÄŸil” diyerek iÅŸe koyuldu. Önce annesiyle bilimsel araÅŸtırmaları destekleyen Kordoma Vakfı’nı kurdu: chordomafoundation.org. Bu konuda araÅŸtırma yapan önemli bilim adamlarından biri de Duke Üniversitesi’ndeydi, onunla birlikte laboratuvar çalışmalarına baÅŸladı. Hatta bu araÅŸtırmaya yoÄŸunlaÅŸmak için okuldaki bölümünü deÄŸiÅŸtirdi. O artık zamana karşı yarışıp kendi hastalığına çare arayan bir biyoloji öğrencisi.

20 yaşındasınız ama hastalığa yakalanmadan önce de daha lisedeyken araştırmacı bir geçmişiniz var. Bilime ilginiz nasıl başladı?

- Doktor annem Simone ile Kuzey Carolina’da Greensboro şehrinde büyüdüm. Kendimi bildim bileli Amerikan futbolunu severdim, matematik ve fen dersleriyle çok ilgiliydim, mühendis olmak istiyordum. Üniversite başvuruları sırasında MIT, Stanford gibi üniversitelerin arasından Duke’un Çevre Mühendisliği Bölümü’nü seçtim. Bunun bir nedeni de vardı: Dokuzuncu sınıftayken annem ve ben rahatsızlandık. Sonra bunun nedeninin evdeki küf olduğunu anladık. Evin bodrumunda, duvardaki bir sızıntıyla küf oluşmuş ve hatalı bir tadilatla açığa çıkıp evin havasına karışmıştı. Sonunda evimizi kaybettik.

Durum o kadar ciddi miydi?

- Evet, hatta annem hálá fibromiyalji (bağ ve kas dokularında görülen ağrı) hastası. Annemin nasıl hastalandığını gördükten sonra küflerin yol açtığı havada gezinen mikro toksinleri önleme konusunda bir sınıf arkadaşımla birlikte, yerel üniversiteden bir kimya mühendisiyle çalışmaya başladık. Üniversitede de bu projeme devam etmek istedim. O yüzden kendime okul ararken bazı öğretim üyeleriyle temasa geçip bu proje üzerinde çalışıp çalışamayacağımı sordum. Bu proje hakkında çok heyecanlandıkları için Duke’ü seçtim.

Yani üniversite yaÅŸamınız bir araÅŸtırmayla baÅŸladı…

- Evet, okuldaki ilk dönemimi küf projesi üzerine büyük bir zevkle çalışarak geçirdim. Ama 2006’da yarıyıl tatilinde aniden baÅŸ aÄŸrılarım baÅŸladı. MR çekildi ve başımda çıkarılması çok zor bir noktada bir tümör bulunduÄŸu söylendi. O zaman ne tip bir tümör olduÄŸunu bilmiyordum. Annem ülkede bunu yapabilecek uzmanlıkta bir cerrah aradı. Sonunda Pittsburgh’da ameliyat oldum. Ameliyattan sonra bana “kordoma” teÅŸhisi kondu. Cerrah, bunun kötü huylu bir tümör olduÄŸunu, kordomanın tekrarlama yaptığını ve önümüzde zor bir yol olduÄŸunu söyledi.

Hastalığın mutlaka tekrarlayacağını mı söylediler?

- Durumum belirsizdi, ama kordoma genellikle tekrarlayan bir hastalık. Çok şükür ki şu ana kadar tekrarlamadı. Önümde bir fırsatlar penceresi olduğunu hissettim. Hiçbir şey yapmamaktansa tedaviye hazırlanmak daha iyi bir fikirdi. Hiçbir kemoterapi ya da ilaç bu kanser türüne etki etmiyor. Bu yüzden de yeni bir ilaç geliştirmeye çalışıyoruz.

KORDOMA VAKFI’NDA AMACIMIZ DOKU DEPOSU OLUŞTURMAK

Uzmanlar 7 yıl ömrünüzün kaldığını söyledi. Bu tahmin nasıl yapılıyor?

- Bu önemli bir nokta. Yedi yıl bu hastalığa yakalananların ortalama yaşama süresi. Ama ne kadar yaşayacağınızı asla kesin olarak bilemezsiniz. Ölüm daha erken de gelebilir, daha geç de, ya da hiç gelmeyebilir de. Ama şimdiye kadarki hastalarda teşhisle ölüm arasındaki ortalama süre 7 yıl. Bazen tümör tekrar tekrar geri geliyor. Kordomada hastalar birçok ameliyat geçiriyor. Bazı hastalar 10 yılda 10-15 kez ameliyat oluyor.

Sen derece zor ve iddialı bir işe giriştiniz. Neyi amaçlıyorsunuz?

- Evet iddialı, ama en önemlisi çok karmaşık bir iÅŸ! AraÅŸtırma birçok deÄŸiÅŸik yöne gidebilir. Çok disiplinli bir projeyi koordine etmek, araÅŸtırmacıları çalışmak üzere biraraya getirmek, bilgi ve veri paylaşımı saÄŸlamak çok önemli. Bir baÅŸka önemli nokta da araÅŸtırmacıların hastalıklı tümörlere ulaÅŸabilmesi. Bu yüzden Kordoma Vakfı’nı kurduk. Vakfın en büyük projelerinden biri de araÅŸtırma için bir “doku deposu” oluÅŸturmak. Vakıf, Greensboro’da bağımsız çalışıyor. Çok büyük bir tesadüf ki ABD’nin önde gelen kordoma araÅŸtırmacılarından biri Duke Üniversitesi’nde. Duke, kordoma araÅŸtırması yapılan tek yer deÄŸil. Harvard’da, Boston’da çok sayıda araÅŸtırma sürüyor. Stratejim kordoma konusunda çalışan araÅŸtırmacıları bir araya toplamak, araÅŸtırmacıları birbiriyle baÄŸlantıya geçirmek. Ayrıca cerrahları da onlarla baÄŸlantıya geçirirsek, araÅŸtırmacılar ihtiyaç duydukları dokuları cerrahlardan saÄŸlayabilir.

Sizin bu araştırmadaki göreviniz ne?

- Kişisel araştırmamda, laboratuvarda birçok değişik tekniği birden kullanıyorum. Mutasyona uğramış ya da değişmiş ve bu yolla hastalığa yol açabilecek genleri bulmaya çalışıyorum. Kanser genellikle genlerin mutasyona uğraması veya değişmesiyle ortaya çıkıyor. Aynı zamanda mutasyona uğramış olsun veya olmasın kordomayı başka doku tipleriyle karşılaştırarak geliştireceğimiz ilaç için hedefi belirlemeye çalışıyoruz.

Mühendislik okuyan birisi bu araştırmada görev alabilir mi?

- Kordoma üzerine çalışan Doktor Michael Kelley’nin üniversitemde olması büyük şanstı. Muhteşem bir öğretmen! Altı ay gibi bir sürede tüm derslerde öğrendiğimden fazlasını ondan öğrendim. Laboratuvarda çalışmaya başlamadan önce biyoloji dersi almamıştım. Onunla çalışmaya başlayınca kordoma ve moleküler biyoloji konusunda çok şey okudum. Okula çevre mühendisliği okumak üzere başlamıştım, ama bölümümü değiştirdim, şu anda biyoloji bölümünde okuyorum.

TAHTAYA VURUN ÇOK İYİ HİSSEDİYORUM

Gündelik hayatta kendinizi nasıl hissediyorsunuz, sağlıklı mısınız?

- Tahtaya vurun, çok iyi hissediyorum. Ama çözüm bulmak için müthiş bir aciliyet hissediyorum. Bu aynı zamanda bizi çok da motive ediyor.

Sizi motive eden başka örnekler var mı?

- Eğer batmak üzere olan bir gemideyseniz dışarı çıkmanın bir yolunu ararsınız. Sanırım benim yaptığım da bu. En başta annem benim için çok büyük motivasyon kaynağı. Bir yandan da diğer kordoma hastalarıyla da tanıştım. Bunlardan biri üniversitemden 20 dakika uzakta yaşayan 12 yaşındaki Justin Straus. O benden çok daha fazlasını yaşadı, yine de hastalığıyla mücadelesi inanılmaz. Çok sayıda ameliyat geçirmesine, radyoterapi ve kemoterapiye maruz kalmasına rağmen tümör tekrarlıyor. Ayrıca, bana ilham veren üç benzer vakıf var: Multipl Miyelom Araştırma Vakfı (The Multiple Myeloma Research Foundation), Karsinoid Araştırmasına Destek Vakfı (The Caring For Carcinoid Research Foundation) ve Adenoid Kistik Karsinoma Vakfı (Adenoid Cystic Carcinoma Research Foundation). Bunların ikisi bu hastalıklara yakalanmış kişiler tarafından yürütülüyor, biri de eşi bu hastalığa yakalanmış bir kişi tarafından. Yani hepimiz aynı gemideyiz.

Kordomadan sorumlu geni bulursak tüm kanser araştırmaları için büyük bir buluş yapmış oluruz

Araştırmanız diğer kanser türlerinin tedavisi için de bir umut olabilir mi?

- Kesinlikle! Kanserin çok değişik tipleri var. Meme ve akciğer kanserleri çok yaygın ama hepsinin nedeni de aynı değil. Birçok farklı moleküler sebeple ortaya çıkıyorlar. Kordomayı çok iyi anlamak sinir yapılarını anlamaktan geçiyor. Bunu tanımladığımızda ve kordoma için bir tedavi bulduğumuzda belki tesadüfen aynı biyolojik yapıdaki başka bir kanser türünü de tedavi edebileceğiz. Bazı kanser türleri de farklı organları etkilemelerine rağmen benzer şekillerde oluşuyor. Yani kordomadan sorumlu geni veya genleri bulmak, tüm kanser araştırmaları için büyük bir buluş olur.
Yazan : Hürriyet
Kaynak : Ayten Serin

Bu yazı en son 12 May 2008 tarihinde; bugün "4", toplamda ise "2,344." defa okunmuştur.
OOOOO
6 oy - Sonucları görmek icin oylayin!

Bu yazıyı okuyanlar, bunları da okumalı :
  • Hatırlamak/Hatırlatmak Lazım!
  • TEST : Sosyal Fobi
  • Hangi Kitapları Okuyalım?
  • Mülakattan önce…
  • TEST : Yüzünüzden karakterinizi okuyun!
  • “Batmak üzere olan bir gemideyseniz mutlaka okuyun!” için 1 yorum
    • 1 yesil_yol
      16 Nisan 2008, 20:47

      önemli olan bir dalda okul bitirmek deÄŸildir…

      önemli olan bir dalda profesör olup böbürlenip tafralık taslamak deÄŸildir…

      önemli olan o dalda en yükseÄŸe çıkıp alttakilere sinsi gülücükler atmak deÄŸildir…

      önemli olan sorunun varlığını sorunu olduÄŸuna inanmak ve onun üstesinden gelmek için o konuyla pek içli dışlı olmasa dahi sorunu derinlemesine inceleyip tahrip edecek gücü kendisinde bulmak,imkansızı yenmek için bulunması imkansız bir enerji harcamaktır onun için…

      inÅŸallah hastalığı yenersin adamım,ve aynı durumundaki bir sürü insanın da hayırduasını alırsın…

    Yorum Yapın