KendiniGelistir.Com » Beynin sırrını çözen TÜRK!
MOTIVASYON MESAJINIZ:
"Bazı insanlar hayatta hiçbir gayeye sahip olmadan yaşarlar. Böyle insanlar bir nehir üzerinde akıp giden saman çöplerine benzerler. Onlar gitmezler; ancak suyun akışına kapılarak akarlar." - SENECA

Beynin sırrını çözen TÜRK!

10 Ekim 2007 | Özgür ŞAHİN | Kategori: Başarı Öyküleri |

Beynin sırrını çözen türk!Onur Güntürkün´e bilim çevreleri Türk Hawking diyor. O da Hawking gibi tekerlekli sandalyeye mahkum ve o da bir dahi… Prof. Güntürkün, beynin iki yarısının farklı çalıştığını kanıtlayıp, Almanya´nın en büyük tıp ödülünü kazandı. Onur Güntürkün, 4 yaşında çocuk felci geçirip tekerlekli sandalyeye mahkum oldu. Yılmadı. Türkiye´de liseyi bitirip Almanya´ya gitti, beyin alanında uzmanlaÅŸtı. 35 yaşında profesör, 4 yıl sonra ordinaryüs profesör oldu. Åžimdi 44 yaşında ve RUB Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dekanı. Prof. Güntürkün beyinle ilgili birçok buluÅŸa imzasını attı. En önemlisi, beynin iki yarısının farklı çalıştığını kanıtlaması. Bu buluÅŸu 1 milyon marklık Krupp Bilim Ödülü´nü kazandırdı, Nobel adayları arasına soktu.

Beynin sırrını çözen dahi Türk
Prof. Onur Güntürkün beynin iki yarısının farklı çalıştığını kanıtlayıp, Almanya´nın en büyük tıp ödülünü kazandı. İşte Prof. Güntürkün´ün bilim çevrelerindeki adı: Türk Hawking

ÖMÜRLERİNİ BİLİME ADAYANLAR
Onlar, Türkiye´deki bilimsel koşulların yetersizliği yüzünden yurtdışına giden ´süper beyinlerimiz.´ Yeteneklerini ve bilgilerini yurtdışında konuşturan Türk bilimadamları, vatan özlemlerini yüreklerine gömüp, ömürlerini bilime adıyorlar. Onların yıldızlarının parladığını gördükçe hem göğsümüz kabarıyor, hem de içimiz burkuluyor. Çünkü bu örnekler Türkiye´nin acı bir gerçeğini gözler önüne seriyor: Beyin göçü!

Fırsatlar ülkesi Amerika´dan tutun da Avrupa´nın çeşitli ülkelerine kadar, dünyanın her yerine adlarını altın harflerle yazdırmış başarılı bilim adamımızla görüştük. Alanları farklı da olsa hepsi bir konuda hemfikir: Gerekli imkanlar sağlandığında, Türk beyni inanılmaz dehalar yaratıyor!

Bir yandan bilim yolunda emin adımlarla zirveye tırmandı, bir yandan da saÄŸlık sorunlarıyla mücadele etti Prof. Dr. Onur Güntürkün… Dört yaşında çocuk felci geçirdi, tekerlekli sandalyeye mahkum oldu. Tedavi için Almanya´ya dayısının yanına gitti; Hamburg´ta bir kliniÄŸe yerleÅŸtirildi. Alman doktorlar Güntürkün Ailesi´ne, “EÄŸer oÄŸlunuzun iyileÅŸmesini istiyorsanız, tedavi bitene kadar kliniÄŸe gelmeyin. Hiçbir ÅŸeyden etkilenmemesi ve Türkçe konuÅŸmaması gerekir” dediler. Güntürkün Ailesi, oÄŸullarının saÄŸlığı için bunu kabul ettiler. Ama ne ailesi de ne de Onur dayanabilmiÅŸti ayrılığa; 8 ay sonra klinikten ayrıldı ve tekerlekli sandalye ile yaÅŸamayı öğrendi. Ama bu Onur´un bilime olan tutkusuna hiç engel olmadı…

NOBEL´E ADAY GÖSTERİLİYOR
Beyin ve sinir sistemi üzerine önemli çalışmalara adını yazdıran Onur Güntürkün, 35 yaşında profesör, 39 yaşında da ordinaryüs profesör oldu. Åžu anda 44 yaşında ve Almanya´da RUB Üniversitesi Psikoloji bölümü dekanı. 2000 yılında İstanbul Üniversitesi´nden “Fahri Doktora” unvanı alan dünyaca ünlü bilim adamımız Prof. Dr. Onur Güntürkün´ün adı, Nobel almaya aday isimler arasında anılıyor…

Prof. Güntürkün´ün yaşamı, aslında gerçek bir azim ve kararlılık öyküsü adeta. Hayatını ise şöyle özetliyor Prof. Güntürkün:

“Kendimi bildim bileli merak ettiÄŸim tek konu insan beyninin nasıl çalıştığı oldu. Bu konuda ne kadar kitap varsa hepsini okudum. Hatta annem bana mikroskop alsın diye aylarca bulaşık yıkadım. Aldığım mikroskobumla bütün bitki ve böcekleri inceledim. En büyük desteÄŸi de doktor olan babamdan aldım. Hastaneden mikroskop camına sürülmüş kan örnekleri getiriyordu. Onları inceliyor, rapor tutuyordum. Artık kararımı vermiÅŸtim. Ya tıp okuyacaktım, ya da psikoloji. Aslında zaman zaman kendime soruyorum. ´Benim bilime olan merakımı hastalığım mı körükledi?´ diye. Ama bunu yine yapardım… Liseyi Türkiye´de okuduktan sonra, Almanya´ya tekrar gittim. Ama bu kez üniversite için. Bochum Psikoloji Fakültesi´ne girdim. Aslında biraz hayal kırıklığı oldu. Psikolojinin beyin araÅŸtırmasına yatkın bir bilim olmadığını okulda öğrendim. Ama daha sonra doktoramı anatomi üzerinde yaptım.”

YENİ BULUŞLAR YOLDA
Gece gündüz demeden bilim yolunda hızla ilerleyen ve çalışmalarıyla önemli ödüller alan Prof. Dr. Onur Güntürkün, beynin iki yarımküresinin fark şekilde çalıştığını buldu. Buna tıp literatüründe, ´lateralizasyon´ deniyor. Güntürkün çalışma arkadaşları ise güvercinler. Zira üniversitesinde yetiştirdiği güvercinlerle yaptığı deneylerle, otistik ve parkinson gibi nörolojik hastalıkların tedavisinde önemli gelişmeler kaydediyor. Beynin sırrını çözen Prof. Güntürkün, bu çalışmalarıyla Bochum Üniversitesi Üstün araştırmalar Ödülü, Alman Araştırma Fonu Bursu ve Gerhard Hess Bilim Ödülü´nü kazandı. 1995 yılında da Almanya´nın en büyük bilim ödülü olan ve yaklaşık 1 milyon mark değerindeki Krupp Bilim Ödülü´nün sahibi oldu. Prof. Güntürkün şimdi 11 asistanıyla birlikte bilgisayar ortamında yapay beyinler yaratarak, çalışmalarını sürdürüyor.

Prof. Güntürkün´ün bilimden sonra en büyük tutkusu ailesi. İşi dışındaki vaktinin tamamını eÅŸi Monica ve çocukları Pascal ile Levent´e ayıran Güntürkün, en çok müzelere gitmekten hoÅŸlandıklarını söylüyor. 15 ve 18 yaşında iki oÄŸlu için “Onların bilim adına bir planı yok henüz. Daha çok araba ve kızlarla ilgilenmeyi tercih ediyorlar” diyor.

BİLİMSEL VERİ DÜŞÜYOR
Prof. Güntürkün: Aylık kazancım 8 bin 500 mark yani 4 bin 300 euro. Türkiye´deki meslektaşlarım az kazanıyor. Yeterli kazanca sahip olamadıkları için üniversite dışında çalışmaya zorlanıyorlar ve bilimsel verim düşüyor..

Unutkanlık tarih olacak
Prof. Onur Güntürkün, araÅŸtırmasını şöyle anlatıyor: “Åžu anda beynin ön kısmının kısa vadeli bellek mekanizmalarını nasıl gerçekleÅŸtirdiÄŸini araÅŸtırıyorum. Önemli bir kısmını keÅŸfettik. Uygulamaya geçmesi uzun vadede olacak. ÖrneÄŸin bir telefon numarasına bakar, numarayı görür ve çevirirsiniz. Numara düştüğü an da unutursunuz. Bu arada gözlerinizi rehberden ayırıp telefona baktığınızda ise o numara kısa bir süre için beyinde kalır. İşte bu araÅŸtırma, bu mekanizmanın nasıl olduÄŸuna yönelik. AraÅŸtırmalarda ÅŸimdiye dek elde ettiÄŸimiz sonuç ÅŸu: Korteksteki hücrelerin küçük bir kısmı, algılanan bir uyarı hala devam ediyormuÅŸ gibi davranır. Yani uyarıyı gözünüzün önünden aldığınızda hala varmış gibi reaksiyon göstermeye devam ediyor beyin. BaÅŸka bir uyarının gelmesiyle bu hücrelerin reaksiyonu sona eriyor. Bunun olmaması için ikinci bir unsura ihtiyacımız var. Bu da ´dopamin´ denen kimyasal bir madde. Bu hücrelerin bulunduÄŸu merkeze dopaminin aynı anda salgılanmasıyla, hücrelerin tepkisi korunuyor. Sonraki uyarılar bu ilk uyarının yol açtığı reaksiyonu bitirmiyor. Bu araÅŸtırmamız, uzun vadede unutkanlığı en aza indirecek. YaÅŸlandığımızda dopamin sistemi sayısal olarak azalıyor. Bazı bunama türleri için tedavi çeÅŸitleri geliÅŸtirilebilir.”

Kaynak : Sabah

KendiniGelistir.Com tavsiyesi
Uyurken dinlenebilen, ücretsiz kişisel gelişim, kilo verme, sigara bırakma, hipnoz mp3leri. Deneyenlerin yorumları oldukça ilginç! hayatimdegisti.com'da...
Bu yazı en son 16 May 2008 tarihinde; bugün "6", toplamda ise "3,822." defa okunmuştur.
OOOOO
14 oy - Sonucları görmek icin oylayin!

Bu yazıyı okuyanlar, bunları da okumalı :
  • İşte beynin 11 ilacı!
  • Beyin çalıştırmak için hayal kurmak ÅŸart!
  • Hafızanızı güçlendirin! Unutkanlığı yenin!
  • Beyninizi zinde tutmak elinizde!
  • Bana yaptırılan iÅŸleri ben, bana yaptırmazdım!
  • “Beynin sırrını çözen TÜRK!” için 3 yorum
    • 1 jasmin
      13 Ekim 2007, 22:46

      GURUR DUYULACAK BİRŞEY NEGATİFİ POZİTİFE ÇEVİRMENİN GÖSTERGESİ

    • 2 güneÅŸim
      17 Kasım 2007, 0:50

      mükemmel

    • 3 tasty
      03 Ocak 2008, 22:33

      çok süper

    Yorum Yapın