Anasayfa / Başarı Yazıları

Başarı Yazıları

Başarı yazıları ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Şansınıza küsmeyin; koşullarınızı iyileştirin!

Şans, kariyerinde istediği noktaya gelememiş kişilerin, çevresindeki başarılı insanları eleştirmek için kullandığı temel argümanlardan biri. Oysaki iş hayatındaki başarılı kişilerin yaşamlarını incelediğimizde başarılı olmak için yıllarını verdiklerini, maddi ve manevi birçok zorlukla karşılaştıklarını ve tüm bu engelleri aşarak şu anda bulundukları noktaya ulaştıklarını görüyoruz. Bu nedenle şansınıza küsmek yerine koşullarınızı iyileştirerek ve bakış açınızı değiştirerek başarılı olabilirsiniz. Kariyer Koçu Tamer Akın, şans faktörünün başarıya olan etkisini ve şansız olduğunu düşünen kişilerin bakış açılarını nasıl değiştirebileceklerini anlatıyor.

İnsanlar genellikle iş hayatında başarının sadece yapılan işi çok iyi yapmaktan ve bunu aynı şekilde sürdürmekten ibaret olduğunu düşünür. Hâlbuki dünya sürekli bir değişim içerisindedir ve dün sahip olduğumuz ve işimizi en iyi şekilde yapmak için yeterli olan bilgi, bugünkü koşullarda yetersiz kalabilmektedir Devamını Oku »

Hayatı Güzel Yaşamak için 4 Anlaşma

Hayatı daha iyi, güzel yaşamak için bu 4 maddeyi hayatımıza geçirelim. Kendimizle 4 anlaşma yapalım.

1- Söz büyüdür.
2- Hiçbir şeyi kişisel alma.
3- Varsayımda bulunma.
4- Yapabildiğinin en iyisini yap.

Kitabımızın adı Dört Anlaşma, Toltek Bilgelik Kitabı Don Miguel Ruiz.

Kitabı Türkçeye pek çok kitabını çok şey öğrenerek okuduğum hocam, yazar Nil Gün çevirmiş. Sunuş kısmında Toltek Bilgeliği’ni şöyle tarif etmiş Devamını Oku »

Üniversite Tercihi Yapacak Adaylara Açık Mektup – 2017

Her sene üniversite tercih zamanı eş dost akraba tercihlerle ilgili fikrimi soruyor. Son dört yıldır bana gelen sorulara tek tek yanıt vermek yerine, tercih yapacak arkadaşlara bir mektup yazıyorum. Aşağıdaki mektubumu tercih yapan genç arkadaşlara ulaştırırsanız sevinirim.

Sevgili genç arkadaşım,

Öncelikle seni tebrik ederim. Zor olanı başardın ve tercih yapacak sayılı öğrenciler arasına girdin. Şimdi herkes tepene üşüşüyor, sana bu tercihin ne kadar hayati olduğunu anlatıyor. Bence hepsi yanılıyor. Rahat ol… Bu tercih hayati bir seçim değil! Çünkü hayat çoktan seçmeli bir sınav değil. Hayatta yaptığımız tercihlerde doğru seçimin ne olduğunu çoğu zaman kimse bilmiyor. Bilenler de zaman içinde yanılıyor. Devamını Oku »

Başarının Sırrı : Azim, Tutku ve İnanmak

Başarının sırrı birçok defa sitemiz üzerinde anlattık. Başka bir bakış açısıyla azim, tutku ve inanmak başarıya nasıl etki ediyor? Neyi değiştiriyor?

Heyecanlanmayın, bunlar hepimizde var, yok olduğunu düşünüyorsak, kendimize dönüp bir bakmamız ve içimizde arayıp bulmamız, keşfetmemiz gerekiyor.

Konuya devam etmeden önce, kullandığımız kelimelerin anlamında birleşmemiz gerekiyor. Her birimizin sözlüğünde her sözcüğün farklı bir anlamı vardır, çünkü her birimiz konuşulan sözcükle ilgili farklı bir yaşam deneyimine sahibiz. Birlikte yaşadığımız kişilerle ortak sözlüğümüzü oluşturmak ve kullanmakta yarar var, daha huzurlu bir yaşam için Devamını Oku »

Değer mi Değmez mi?

Değmez…

Beni tanıyanlar bilir, ne ahkam kesmeyi severim ne de kesilmesini. Ancak uzun zamandır yaptığım “Koçluk” tecrübemi paylaşmak isterim.

Son zamanlarda en çok çalıştığımız konu PİŞMANLIK. Bize gelen danışanlarımızın pişmanlığı/üzüntüsü kendine has kendine özel; hatta kimileri için pişmanlık bile olmayabilir. Zira bu görecelik DEĞERlerle alakalı, kişinin DEĞERleri yani olmazsa olmazları. Ona zeval gelincedir pişmanlığı, üzüntüsü. Yüzleşmeden de geçmez kolay kolay…

Hepimizin bir de zeminleri var tecrübeyle, yaşanmışlıklarla oluşmuş Devamını Oku »

Hayatımızdaki Maskeler ve Etkileri

 

Birkaç yıldır sanat ve onun sihirli çözüm süreçleri hakkında yaptığım yolculukta hocam Avi sayesinde tanıştığım Jung ve arketiplerden bahsetmek istedim bu yazımda.

Jung insan kişiliğini incelediğinde bilincin yanı sıra bilinçdışına da önemli vurgular yapmıştır. Ona göre kişilik birbiriyle etkileşim içinde bulunan bilinç, kişisel bilinçdışı ve kolektif bilinçdışından oluşmaktadır. Kendi deyimine göre bilinç okyanusun ortasında bulunan bir adadır. Bilincin merkezi egodur. Adanın su altında kalan, gözle görülmeyen kısmı ise bilinçdışını temsil eder. Adanın su altında kalan kısmı da dahil edildiğinde, bütününün merkezi öz’dür.

Bilinçdışı kendi içinde ikiye ayrılır. Biri kendi özgün yaşantılarımızdan oluşan kişisel bilinçdışı, diğeri ise atalarımızın çağlar boyu deneyimlerinden kaynaklanan mirasımız olan kolektif bilinçdışıdır. Kişiliğin yapıları öyle güzel bir etkileşim halindedir ki kolektif bilinçdışının imgelemleri kişisel yaşantılarımızla aktive edilip, güncellenebilir. Kolektif bilinçdışının öğeleri ise arketiplerdir Devamını Oku »

İşten Ayrılan Personeli Geri Alır mısınız?

Şirketler yıllarca işten kendi isteğiyle ayrılan personeli, özellikle de rakibe geçenleri işe geri almamayı seçtiler. Şimdi ise pek çok şirket, sektör tecrübesi edinmiş eski bir çalışanı tekrar işe almanın hem şirkete bilgi birikim getireceğini, hem de motivasyonu ve bağlılığı arttıracağını düşünüyor. Tabii, tam tersi bunun bağlılığı azaltacağını ve içeride adaletsizlik yaratacağını düşünen şirketler de çok.

Yaklaşık 3 hafta önce deneyimli bir insan kaynakları yöneticisiyle işten ayrılmış çalışanı tekrar işe almanın avantajları üzerine sohbet etmişken, hemen bir gün sonrasında ilaç şirketi GSK Türkiye Genel Müdürü ve Başkan Yardımcısı Dr. Emin Fadıllıoğlu, yaptığı bir konuşmada satır arasında “Ayrılan çalışanlar da bizim yetenek havuzumuzda olmaya devam ediyor” dedi. Bu konuyu GSK Türkiye İK Lideri Gözde Turan Çeşli’ye sorduğumda yetenek havuzundaki kişilerin yüzde 1-2’sini işten ayrılmış kişilerin oluşturduğu bilgisini verdi. Anlaşılan o ki artık şirketler işten ayrıları geri almakla kalmıyor, yetenek havuzlarında da takip ediyorlar Devamını Oku »

Şansa Hazır mısınız?

26 yıl önce iş hayatına başladığım ilk dönemlerde amaçlarımdan biri hayatımın kontrolünü elime alabilmekti. 50 yaşımı devirdiğim bu dönemde, hayatın akışı üzerindeki kontrolümüzün ne kadar az olduğunu artık kavramış durumdayım. Pek çok şeyde olduğu gibi, bakış açınıza bağlı olarak, bu durum tedirgin edici veya barındırdığı fırsatlarla heyecan verici olabilir. Benim hikayeme gelince, 6 farklı işte profesyonel olarak çalıştıktan sonra 11 yıl önce kendi danışmanlık şirketimi kurdum. Bu süreçte acaba farklı şekilde karar vermis olsaydım hayat beni alıp da nereye götürürdü dediğim çok fazla durum ve olay var. Sadece iş hayatım değil özel hayatım için de aynı durum geçerli. Tıpkı Gywneth Paltrow un meşhur ‘Sliding Doors’ filminde olduğu gibi acaba trene yetişseydim veya binemeseydim hayatım nasıl olurdu dediğiniz çok farklı alternatif ve sayısız kombinasyon çıkıyor insanın karşısına. Her an ve her durumda rasyonel kararlar almak mümkün olmayabiliyor veya çokça düşünüp doğru olduğuna büsbütün inandığınız bir karar daha sonra sizi çok farklı durumlara sokabiliyor. Dolayısı ile hayatın bizi nereye götüreceğine dair işin içinde bir ‘Şans’ ya da ‘Kader/Kismet’ faktörü de var demek doğru olacaktır. Devamını Oku »

Performans Yönetim Sistemleri’ni Çöpe Atma Zamanı Gelmedi mi?

CEB tarafından 1358 kurumda yapılan araştırma sonuçlarına göre yöneticilerin yüzde 95’i Performans Sistemlerinden memnun değil. Sistemleri üretmede başrol oynayan İnsan Kaynaklarının yüzde 90’ı da değerlendirmelerin doğru bilgiyi vermediklerini söylüyor. Sizce haksızlar mı?

1980’li yıllarda General Electric’in Ceo’su Jack Welch tarafından ortaya koyulan sistemde performanslar 1 ila 5 arasında kademelendiriliyor ve ücret artışları, prim ve benzeri bonuslar buna göre veriliyordu -ki bu bile tartışılabilirdi- zira rakamlarla ifade edemeyeceğiz birçok rol ve görevle baş etmeye çalıştığımız bir iş dünyasında yaşıyoruz. Değerlendirmelerin ne denli bilinçli, özenli ve adil olduğu da birçok kurumda hâlâ tartışma konusu… Sistemlerin birçoğu uygulanabilirliği açısından yöneticiler tarafından karmaşık, zahmetli de bulunabiliyor. Ve çoğunlukla bir karne havası yaratmaktan öteye de geçmiyor. Üstelik bu karnede notları veren hocaların bazıları bol notlu, bazıları kıt notlu ise… Ya da neye göre notları verdiklerine ya da vereceklerine dair yeterli donanıma Devamını Oku »

İnsan Kaymağını Yönetmek

Patronun en önemli sermayesidir, insan kaynağı. Etkin işyeri olmak, marka olmak, entelektüel sermaye sahibi olmak, uzun yıllar kurum olarak var olmak, sürdürülebilir başarıyı sağlamak insan kaynağını iyi yönetebilmekle doğru orantılıdır. Hayal, fikir, sermaye, cesaret ve girişimcilik ruhunun kaymağıdır insan gücüne sahip olmak”

İyi iş yapacağına inandığınız çok iyi bir fikriniz veya iyi bir sermayeniz vardır, işinizi kurarsınız.
Patron olmak kolaydır, Patron olarak devam edebilmek zordur. Fikri yazık etmeden, parayı da batırmadan işletme için iyi bir organizasyon yapısı kurmak lazım ki, tekne yol alsın. İşte burada insan kaynağından doğru yararlanabilmek önem Devamını Oku »