Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 10)

Başarı Yazıları

Başarı Yazıları

Şimdiki Aklımla Gençliğime Sevgilerimle

Zaman makinesi olsaydı ve kendi gençliğime, mesela 17 yaşıma, dönseydim, kendime şunları söylerdim:
En önemli şey aşk. Onu doya doya yaşa bu bir. Ne yapmayı sevdiğini bul ve sonra o sevdiğin şeyi yapabiliyor musun ona bak. Yapamıyorsan, boşuna enerjini tüketme, yapabilenler yapsın. Yapıyorsan, dünyanın en şanslı insanlarından birisin, dilini ısır, kimseye söyleme.

Sevdiğin insanlar bul. İşlerini onlarla yapmanın yollarına bak. Hayat “yap, et, çalış, başar” ile geçiyor ve bu maraton çok sevdiklerinle geçerse, iş yapmamış, sürekli aşk yapmış olursun. Devamını Oku »

Kendini Hayal Etmek

Kendini hayal etmek bir nevi bir iç mimarlık. Dış kabuğun içini yeniden tasarlamak. Gerçekten de kişi ancak kendini bir sanat eseri gibi yeniden şekillendirdiğinde varoluyor. Varoluşçular bu durumu kendinde varolandan ( sadece maddesel özelliklerle tanımlanan) çıkıp kendi için varolan insan diye nitelemekteler. Yani sadece bir beden olarak yaşayan bir organizma olmaktan çıkmak ve kendini yeniden şekillendiren birey olmak.

Yine varoluşçulara göre bu sadece bir gelişim aracı değil kişinin, insanın asli görevi. Beşer ancak kendini keşfedip, yaşamının sorumluluğunu kabul edince birey olabiliyor. Aslında belki bu farklı bir yazının konusu. Devamını Oku »

Yaşam Sürücüsünün 7 Dersi

Yaşamda ne yapacağımızı bulma konusundaki muhteşem örneklerden biri otomobil metaforudur.

Bir otomobil şoförü olduğunuzu düşünün. Otomobilin nereye gideceği, sizin vizyonunuza ve hedefinize bağlıdır. Dolayısıyla hedefi olmayan birinin otomobili ya bir yere gidemez ya da serseri mayın gibi dolaşır.

Otomobilin bir yere gidebilmesi için en önemli koşul yakıtının olmasıdır. Otomobil bir Mercedes ya da Ferrari de olsa yakıtı olmazsa bir yere gidemez. Yakıt insan yaşamında motivasyon ve umuttur. Otomobilin de zamanla yakıtı bittiği gibi, insanın da umudu ve motivasyonu zamanla azalır. Otomobili benzinliğe sokup yakıt aldığımız gibi, umudumuzu ve motivasyonumuzu yenilemek için vizyon tazelemeliyiz. Devamını Oku »

İçerik Kral’sa, Bağlam Kraliçe’dir

Yeni Nesil Öğrenme temasıyla “Öğrenmenin Geleceği” konulu bir oturumda bana da kısa bir sunum yapma fırsatı düşünce, bir süre hangi geleceğe dair bir şeyler söylemem gerektiğini kestiremedim. Kurumsal öğrenme işinin içindeki biri olarak, futuristik bir şeyleri tahminlemeye çalışmaktansa (tam da o günlerde Geleceğe Dönüş filmindeki tarih gelip çatmış ve bizim halen uçan kay kaylarımız yokken), yine aradığımı evde buldum!

Elbette Mira! 3,5 yaşında ve Mindcraft diyemezken, orada kendisine bir dünya kurmuş durumda.. İlginç olan ise, kendi dünyasını geliştirmek için iyi oyuncuların videolarını izliyor. Devamını Oku »

Mutlu son için, bahanelerinizden vazgeçin!

İstediği oyuncağa daha hızlı ulaşmak için ayağa kalkan bebek “yürürsem düşerim” diye aklından geçirirse, oyuncağına nasıl ulaşabilir?

Peki daha da önemlisi yürümeyi nasıl öğrenebilir?

Boyumuzun ortalama 85 cm olduğu o dönemlerde dev işlere imza atarken, koca koca insanlar olunca, kafamızı camdan dışarı uzatmamızı engelleyen bu büyük yapıştırıcı ne olabilir sizce? Bunun adına yapıştırıcı diyorum; çünkü bu “şey” her ne ise, bizi olduğumuz yere yapıştırıp hapsediyor. Devamını Oku »

Başarılı Takım = Başarılı Lider

Liderliğin önemli sınavlarından biri başarılı takımlar kurmak ve bu takımları paylaşılan vizyona doğru harekete geçirebilmek. Çünkü başarı çok bireysel görünse de takım işidir. Bireyin tek başına ulaşabileceği başarı noktası ile takım olarak ulaşılabilecek başarı noktası arasında ciddi farklar olur. Tabi bunun için başarılı bireylerin takım içinde de başarıyı yakalayabilmeleri gerekir.

İş hayatı da takım sporlarında olduğu gibi bireysel başarının takım başarısı ile dengelenmesini ve toplamda ulaşılacak sonucu değerli görür, onurlandırır. Yanındaki arkadaşlarını hiçe sayarak, onların oyuna katılmasının önünü kesen, top kendisine geçtiğinde çevresindeki herkesi unutarak tek adamlığa oynayan kişi sonunda takım dışı kalmaya mahkumdur. Devamını Oku »

Başarılı Kişilerin Ortak Aile Özellikleri (Onların Farkı Ne?)

Hepimiz çocuklarımızın başarılı ve iyi bir işe sahip olarak büyümesini istiyoruz. Keşke böyle bir reçete olsa ama maalesef yok. Yine de psikoloji araştırmaları çocuk yetiştirme de bazı metotların işe yaradığını gösteriyor. Bu yöntemler aileler tarafından uygulandığında sonuç veriyor.

Sevgili Drake Baer ve Rachel Gillett çalışması elime geçtiğinde çok heyecanlandım. Çünkü ben de çocuklarımı mutlu ve başarılı yetiştirmeyi arzu ediyorum. Hem iş dünyasının hem de üniversite kabul direktörlerinin çocuklarımızda görmeyi bekledikleri önemli becerileri saptamak üzere yola çıktık. Devamını Oku »

Takım Olmak Neden Bu Kadar Zor?

İçinizden değil diyorsanız, takım olduğunu hisseden mutlu azınlıktan olduğunuzu söyleyebilirim. Zira yarım asırı bulan iş hayatım bana, takım olmanın aslında ne denli zor olduğunu öğretti. İşim gereği profesyonellerle yaptığım saha çalışmaları ve eğitim ortamlarında söz hakkı verdiğimde kişilerin dile getirdikleri söylemler de bu deneyimimi pekiştirdi.

Takım çalışmasının engellerinden biraz bahsetmek isterim.

Kurum kültürü ve liderlik anlayışı. Kurumunuzun yönetim ve insan kaynakları politikalarının takım çalışmasını destekleyen niteliklere sahip olması, işbirliğini ve paylaşımı ödüllendiren bir zihniyeti olması gerekiyor. Devamını Oku »

Duygusal Olmak

Size bir şans verilse ve kendinizle ilgili bir şeyi değiştirme fırsatınız olsa, o şey ne olurdu?

-Hımmm.. Bir düşüneyim… Evet, söylüyorum, başımın belası duygusallığım!

Çoğu insan “duygusal olma” halini bir zayıflık olarak görüyor ve eline geçen ilk fırsatta bu çirkin özellikten kurtulmayı istiyor. Çünkü herkes onlara aynı aklı veriyor:

Duygularını işin içine katma!

Duygusallığın sırası değil!

Burada duygusallığa yer yok! Devamını Oku »

John Wayne, Dürbün ve İnovasyon

X ve Y kuşağını ayıran şeylerden birisi kovboy filmleri olabilir mi? Her pazar sabahı tek kanalda kovboy filmi olurdu. John Wayne inanılmazdı! Hemen hemen hepsinin bir dürbün sahnesi olur; iki daire içinde kovboy uzakları yakın ederdi! Biz de kovboyculuk oynarken, ellerimizi dürbün yapardık; dürbünsüz kovboy olunmazdı. Bir gün babam eve dürbün aldı. Baktım; tek daire var. Tuhaflık vardı ama çocuk aklımla herkesin tek dairesi olsa gerek diye düşündüğümü hatırlıyorum. Yıllar sonra göz doktoruna gidip, bir gözüm ileri düzeyde göz tembelliğinden  geride olduğu için, “oğlum, anlamadın mı farkı?” diye sorduklarında, sadece kovboy filmlerini ve benim dürbünümü anlatabilmiştim. Öğrenilmiş çaresizlik bu olsa gerek!!

Çocukken tuhaf, yanlış giden şeyleri açıklamak belki daha zor ama büyüyüp iş hayatına girince de bazen yanlış giden şeyleri söylemiyoruz. Hele biz, X Kuşağı.. Veri kabul ediyoruz. Devamını Oku »