Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 10)

Başarı Yazıları

Başarı yazıları ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Sıra Dışı Öğretmen Olmak

Kıdemli ekip arkadaşım Esra Nur Erbil’in tavsiye ettiği “3 Idiots-3 Budala” filmini bu yaz kahkahalar ve gözyaşları içinde seyrettik. Üniversite eğitiminin nasıl olması gerektiğini, üniversitede nasıl bir profesör olmamız gerektiğini, nasıl öğrenciler olmamız gerektiğini anlatan müthiş bir film. Hangi çalışmaların ve hangi tip öğrenme anlayışının (eğitim demiyorum) bizi liderliğe taşıyacağına ilişkin muhteşem bir sorgulama. Başta tüm üniversite hocalarına, öğrencilerine ve mesleği öğretmenlik olanlara ve eğitim konularına ilgi duyanlarına hararetle tavsiye ediyorum. Filmin öyküsü bir öğrencinin mühendislik okuluna başlaması, okulda geçirdiği dört yıl ve aradan 10 yıl geçtikten sonra neler olduğuyla ilgili. Dolayısıyla harika bir inceleme; çünkü hem üniversite hayatını hem de okulun insan hayatındaki sonuçları analiz ediyor. Devamını Oku »

Kendi Kendinizin Savunucusu Olun

Deneyimli yöneticilerin birçoğu iş yerindeki resmi müzakereleri nasıl idare edeceklerini bilir. Müşteriler ile anlaşmaları, yöneticileri ile bütçeleri, çalışanlar ile ücretleri müzakere etmek gibi… Peki ya fırsat olarak ortaya çıkan gayri resmi müzakerelere ne demeli? Daha iyi bir pozisyona geçmeye yönelik fırsatları fark etmek ve değerlendirmek, zorlu bir durumu tersine çevirmek veya yaptığınız ekstra işler için takdir kazanmak konusunda ne kadar başarılısınız?

Müzakere ve koçluk alanında 35 yılı aşan çalışmalarım sonucunda birçok kişinin bu alanlarda başarılı olamadığını gördüm. Gelin şu örneklere bakalım: Devamını Oku »

Kendi Önyargılarınızın Hakkından Gelin

FARKLI BİR ÜLKEDE açılacak yeni ofisinizin başına geçecek bir adayı değerlendirdiğinizi düşünelim. Bu aday, kağıt üzerinde bugüne dek gördüğünüz en mükemmel profile sahip. İş görüşmesinde sorularınıza verdiği cevaplar da hatasız. Ayrıca sosyal becerileri de kusursuz. Ama hala bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyorsunuz. Ne olduğunu tanımlayamadığınız bir his sizi rahatsız ediyor. O kişiyi işe alıp alma kararını nasıl vereceksiniz?

Sizi geçmişte gayet başarıyla yönlendiren içgüdülerinize güvenir ve adayı seçmeyebilirsiniz. Yönetimsel karar verme dersimizin sınıfında bu örneği sorduğumuz birçok yönetici de bu şekilde hareket edeceğini söyledi. Ancak sorun şu ki zaman zaman iç sesinizin tersine işler yapmazsanız iç sesinizi test etme şansınız da olmaz. Eğer onu görmezden geldiğinizde neler olacağını deneyimlemezseniz bu sesin iyi seçimler yapmanıza yardımcı olup olmadığını da anlayamazsınız. Devamını Oku »

Zekayı Övmenin Verdiği Hasar

“Çok zeki kız.”

“Çocuğun aklı çalışıyor.”

“Zehir gibi!”

Birisinin zekasını övmek ilk bakışta zararsız gibi. Övülen kişi hakikaten başarılı bir sonuç almış, bir iltifatı haketmiş olabilir. Ayrıca bu sözler ona kendisini iyi hissettiriyor. Bunun neresi sorun?

Ne yazık ki işin içyüzü böyle değil. Kısa süreli olumlu etkileri olan bu tarz bir iltifat, uzun dönemde olumsuz etkiler yaratabiliyor. Geri alınması, düzeltilmesi çok zor etkiler… Devamını Oku »

Güç Bazen Liderleri Aptallaştırır

İlerlemek bazen geri çekilmektir. Bazen en iyi adım hiçbir şey yapmamak ya da sessiz kalmaktır.

Çoğu yönetici hayatta elde ettiği başarılar nedeniyle genellikle daha iyi bildiğini ya da olduğunu düşünme eğilimindedir. Kendilerine gelen itirazları dinlermiş gibi görünürken aslında dinlemeden burun kıvırmaktadırlar.

Eğer karşı tez sahibinin ısrarı artarsa bu durum sinirlenmelerine ya da ortamın gerginleşmesine sebep olabilir. Bahsettiğim sadece iş ortamları için değil özel hayatımız için de geçerlidir. Dürüst olmak gerekirse ben de biri beni aşağıladığında, yaptığım işin kalitesini küçümsediğinde ya da düşüncelerimin işe yaramaz olduğunu ifade ederek karşı çıktığında rahatsız olurum. Ancak gençken aynı durumlarda yumruklarımı sıkar, hiddetlenir ve onlara sert bir şekilde karşılık verirdim. Devamını Oku »

Siz mi koltuğunuzu, koltuğunuz mu sizi taşıyor?

Koltuk ve Yönetici ilişkisi değişkenlik gösterir. Çünkü bazı koltuklar yöneticileri, bazı yöneticilerin de koltukları taşıdığını düşünüyorum. Sizin fikriniz nedir? Çalıştığım gazetede yeniden yapılanma adı altında yapılan ağır operasyondan birçok kişinin ciddi ölçüde etkileneceğine emindim. Bela geliyorum demişti çünkü büyük resmi görebilen birileri için. Artık bizim bir üst basamağımızda koltuk savaşları başlamıştı. Ne pazarlıklar, ne alışverişler döndü kim bilir? Biz bir alt basamakta fırtınadan nasıl etkileniriz diye bekliyorduk adeta. Bu dönemde en çok aklımdan geçen; bu değişim rüzgârından ben ve ekibimin yara almadan hatta fayda sağlayarak nasıl çıkabileceğimizi planlamaktı. Ben değişimleri çok severim ve değişimde bir silkelenme ve büyük fırsatlar olduğuna inanırım. Bu yüzden de değişimi reddetmem. Son ana kadar bekledim ve değişime destek vermek için elimden geleni yaptım. O ana kadar sakin ve akılcı bir bekleyiş içerisindeydim. Ama kulağıma gelen söylentiler, birçok yöneticinin yeniden yapılanma adı altında gönderileceğini neredeyse teyit eder durumdaydı. Devamını Oku »

Sizin Hikayenizi Kim Yazıyor?

Bundan yaklaşık 2,5 yıl önce dinlediğim bir sunum beni çok etkilemişti. O sunumdan sonra kendime aldığım 3 not var 2014 yılından itibaren uygulamak üzere kendime hedef koyduğum.

• Sosyal sorumluluk faaliyetlerinin içinde yer almak
Blog yazmak
• Daha fazla sosyal medyada olmak

Sosyal sorumluluk için ilk adımım TEGV gönüllü eğitmenlik oldu. Sonra farklı süreçler gelişti, yeni bir dernek kurduk-BUÇAD. Halen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığını yaptığım dernekte çeşitliliği destekleyerek herkese fırsat eşitliğini savunuyoruz. Bunu destekleyen projelerle yapıyı güçlendiriyoruz. Bu da benim başkalarına yardım edebilme, bilgi ya da sahip olduğum farklı konuları paylaşabilme isteklerimi karşılıyor. Devamını Oku »

İş Hayatında Kısa Mesafe Koşucusu Olmak

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Obama’nın ünlü İngiliz Çevre Elçisi Bear ile global ısınmaya dikkat çekmek için yaptığı doğa yürüyüşünü izlerken, Obama’nın içsel direnç ve dayanıklılık ile başarının ilişkisi hakkındaki sözlerine katılmadan edemedim. Obama diyor ki çok yetenekli olabilirsiniz, ancak duygusal direnciniz zayıfsa başarılı olamazsınız. 20 yılı aşkın bir zamandır, önce yönetici sonra girişimci olmuş, bir terapist ve koç olarak bu görüşün altına kalın çizgiler atmak istiyorum. Çocukluğunda nice yetenekli olan koşucular gördüm, ancak bu kişiler iş hayatına atıldıklarında, duygusal hassasiyetleri yüzünden kısa mesafe koşucusu olarak kaldılar. Ya da yeteneği ortalama ancak hedefleri olan çocuklarla çalıştım, ısrarla kendilerini geliştirmeye, çocukluktan yetişkinliğe geçişte yıllar sonra koşacakları mesafe için kendilerine yeni yeni beceriler katma yolunda ısrarcı davrandılar, vazgeçmediler ve nihayetinde hem manevi, hem de maddi mükafatlarına erdiler. Devamını Oku »

Pazarlama Kadrosuna İşe Alım için Aday Nasıl Seçilmeli?

Mühendisliklerin en zor doldurulan pozisyon olduğu söylenir. Ancak günümüzde pazarlama ve marka yönetimi gibi pozisyonların uygun aday bulma noktasında en az mühendislikler kadar zorlu olduğu kaçınılmaz. Düşünün bir kere eğer şirketinize bir yazılım mühendisi arıyorsanız gelen adayları bir kodlama testinden geçirerek performanslarını değerlendirme konusunda fikir edinebilirsiniz. Ama pazarlama pozisyonu için gelen bir adayı değerlendirmek görünenden bir tık daha zorlu olabilir.

Sadece eğitim insanları pazarlama ile ilgili pozisyonlara hazırlamıyor

Durum aslında tam olarak böyle, iyi bir okuldan muhteşem bir pazarlama ya da marka yönetimi eğitimi almış olabilirsiniz ama bu gerçek hayatta karşınıza çıkacak problemleri nasıl çözeceğiniz konusunda tek başına yeterli bir kriter değil. Devamını Oku »

İkna Etmenin Gizli Yolları

Hayatta mutlu ve başarılı olmak için, insanları ikna etmeyi başarabilmeliyiz. İkna etmenin yollarını öğrenmek, insanların nelerden ve nasıl etkilendiklerini, insan zihninin nasıl çalıştığını bilmek zorundayız.

İnsanları, bizim yapmak istediklerimize katkıda bulunmaya, bizimle işbirliğine girmeye, önerdiklerimizi kabul etmeye, pazarladığımız ürünleri, hizmetleri satın almaya, kararlarımızda bizim yanımızda olmaya ikna edebildiğimiz sürece hayat da bizden yana olur.

İnsanların yaptıkları hatalar, çoğunlukla onların zihinlerinde oluşan yanlış bir zihin modelinden kaynaklanır. Eğitimsiz anne-babalar, bebekleri ishal olunca, bebeklerine daha az su içirmeyi tercih ederler. Bu anne-babaların zihin modeli: “Eğer bebeğime az su verirsem, dışkısının da sulu olmasını önlerim.” şeklindedir. Oysa bu yanlış bir zihin modelidir; doğrusu, tam tersini yapmaktır. İshal olunca, insan vücudu su ve mineral kaybeder. İshal olan hastalara su vermek (mümkünse mineralli su vermek) gerekir. Devamını Oku »