Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 20)

Başarı Yazıları

Başarı yazıları ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Pencereni değiştir

“Pencereni Değiştir” kampanyasına hoş geldiniz!

Kampanyanın amacı algımızın, davranış ve duygularımıza olan yansımasını görmek… Bugün en az bir olaya, duruma ya da kişiye baktığımız noktayı değiştireceğiz. Nasıl mı?

Algılarımız inançlardan, tecrübelerden, travmalardan ve daha birçok farklı nedenlerden beynimize yerleşiveriyorlar. Artık dünyayı onlardan öteye göremez hale geliyoruz. Peki yıllarımızı vererek edindiğimiz, canımız, bir tanemiz bakış açımızı nasıl değiştireceğiz dersiniz? Devamını Oku »

Ekip yönetmek denge kurmayı bilmekten geçer

Bir ekip yöneticisi iseniz hem patronunuz hem de ekip üyeleri tarafından yargılanırsınız. Hedeflere ulaşıp ulaşmadığınız ve ne kadar başarı kazandığınız hem bireylerin hem de bir bütün olarak ekibin yöneticisi olarak değerlendirilir. Bu nedenle ekip yöneticisi olmak muazzam bir iştir. Aynı zamanda muazzam getirileri de olan bir kariyerdir! Devamını Oku »

Söz konusu pazarlama ise “renkler” tartışılır

Kapalı bir yerde otururken sıkıldığınız ya da niçin biriyle konuşmaya çalıştığınız zaman size kaçamak cevaplar verdiğinizi hiç merak ettiniz mi? Yolda yürürken niçin birden acıktığınızı veya girdiğiniz bir mekandan neden hemen kalkmak istediğinizi?

Günlük hayatımızda farkında olmasak da, renkler bilinçaltımızı etkiler ve bize bazı mesajlar verir. Biz bu mesajları beynimizde yorumlar ve bir algı oluştururuz. Bu algı da pazarlama tarafında bizim satın alma tercihlerimizi, marka hakkındaki düşüncelerimizi ve nasıl konumlandıracağımızı belirler. Devamını Oku »

İşinizden mi sıkıldınız?

Konfüçyus tam olarak şöyle diyor : “Sevdiğin işte çalışırken, hiçbir zaman çalışıyormuşsun gibi hissetmezsin.” Sanırım ben Konfüçyus’un anlattığı gibi yaşayan mutlu azınlıktayım. Bir zamanlar hobi olarak başlayan, son 11 senedir profesyonel olarak devam ettiğim eğitmenlik ve koçluk şapkam sayesinde her gün büyük bir motivasyonla uyanıyorum. O nedenledir ki 7/24 işimle ilgili bir faaliyet içinde olabilirim. Asıl güzel olan bunun zihinsel ve bedensel yorgunluğunu hissetmemek, aynı zamanda ruhumun hep dinamik ve üretken kalması.

Şimdi de yaptığım iş, işinden haz almaya çalışan ve takımlarının iş motivasyonunu artırmaya çalışan yöneticilere yol arkadaşlığı yapmak. Peki, işinizde yaşadığınız sıkıntıların sizin veya takımınız için artık kronik bir sıkıntı olmaya başladığını nasıl fark edersiniz?

Bunun çok bariz davranış göstergeleri var aslında. Devamını Oku »

Seçmeli derslerinizin farkında mısınız?

Evet, kabul ediyorum ki hayat derslerle dolu, bazıları boş geçiyor bazıları blok oluyor yani soluk bile aldırmıyor. Bizlerde ne öğrensek kardır umuduyla kafamızı bile kaldırmıyoruz, çalışıyoruz.

Benim kabul edemediğim şey ise seçmeli derslerle zorunlu derslerin karıştırılması, yani bir seçmeli dersi birden fazla kez seçmek ve seçtikçe acı çekmek…

Uzun süredir evli olan bir arkadaşım (yaklaşık 8 yıl ki 1,5 yıllık evli olan ben için bu süre oldukça uzun) evliliğin ona yüklemiş olduğu ağır sorumlulukları taşımaya çalışırken diğer yandan hemen her gün ona acı veren bir eşle de baş etmenin kestirme yollarını keşfediyor.

Aslına bakarsanız benim kabul edemediğim yerin başlangıç noktası burası! Tam da burada bir soru takılıyor aklıma Devamını Oku »

Sen olsan seni alır mıydın?

Satışçılar çok iyi bilirler ki,  eğer bir ürünü kolayca satmak isterseniz ilk koşul o ürüne kalpten inanmanız gerekir. Mülakatlarda adaylarla ya da satış alanında çalışan kişilerle yaptığımız sohbetler esnasında onlardan genellikle “ürününe önce inan, sonra onu iyi tanı” cümlesine benzer ifadeler duyuyorum.

“Sen inanırsan, müşteri de inanır. Sen ürününe güvenirsen, müşteri de güvenir” diye devam ediyorlar.

Ama ben satışçı değilim ki, demeyin.

Size hepimizin birer satış ve pazarlamacı olduğunu söylesem ve daha da açıklayarak hepimiz sahip olduğumuz en iyi ürün olan “kendimizi” her gün topluma kabul ettirmeye çalışıyoruz desem? Devamını Oku »

Zaman verip “yapacağım” dediğiniz şeyleri yok edin!

Ah zaman ah…. Kimine göre dar kimine göre geniş, kimine göre uzun kimine göre çok geçmiş… Zaman, oyuncak gibidir. Ona ne yapmak istediğin tamamen senin yaratıcılığına kalmıştır. Bazen “zaman” kavramını düşünürken dehşete kapılmıyor değilim. Sanki acımasızca koşuyor, ancak öyle sessiz koşuyor ki nerede olduğunu göremiyoruz ya da biz onun neresindeyiz fark edemiyoruz.

Ve bir gün geliyor “yıllar öylece yitip gitti” diye ah’lanıp vah’lanıyoruz.

Sümerlerle birlikte yıllara ve aylara bölünen “zaman”, günümüz insanının yakalamaya çalıştığı en büyük rakibi haline geldi.

Kim bu “zaman”? Neyin nesidir? Denildiği kadar gaddar mıdır? Çok acıtır mı sahi? Devamını Oku »

Ekibinizi nasıl birleştirir ve mucize yaratırsınız?

“Öncelikle size meydan okuyarak başlayayım: Olduğunuzdan daha iyi olun. Erişilmez görünen bir hedef belirleyin. Bu hedefe ulaştığınızda, daha da yükseğini belirleyin.”

Spor, iş dünyasında yaygın kullanılan bir analoji. Ekipler, kaptanlar, kazananlar ve kaybedenler var. İlginç olan şu ki iş liderliğiyle ilgili en etkili derslerden birini adını hiç duymadığım bir adamdan, hiç izlemediğim bir spordan öğrendim.

Herb Brooks, 1980 yılında Amerikan buz hokeyi takımına koçluk yaptı. Bu takım Soğuk Savaş sonrası Sovyetler takımını yenerek, “buzda mucize” yarattı ve altın madalya kazandı. Sovyet takımı, geçmiş dört Olimpik altın madalyayı kazanmış ve bu sporu yapan tartışmasız en muhteşem takımdı. Devamını Oku »

İlk izlenimi doğru okumak gerekir

Bir zamanlar oldukça popüler olan Scrubs komedi TV dizisi, yeni mezun bir doktor olan ana karakter John Dorian’ın (JD) hastanedeki ilk günüyle başlar. JD, o gün dizi boyunca izlenecek tüm karakterlerle tanışır, onlar hakkındaki ilk izlenimlerini seyredenlerle paylaşır. Hastanede işler zor olsa da etraftaki birçok çalışan JD’ye yardımcı olur, onu destekler. JD de ilk günün sonunda tüm bu kişilere karşı sempati duyar, onlara güvenir. Gözü bir tek Dr. Cox’u pek tutmaz.

Diziyi izlemediyseniz, izlemeyi denemenizi öneririm. İlk beş sezonu çok seveceğinizden, ilk dördünü geri dönüp tekrar izleyeceğinizden eminim. İzlemeyenler için çok da detaya girmeden söyleyeyim, JD’nin ilk gün edindiği çoğu izlenim hatalı çıkar. Dostu zannettikleri düşmanı, beğenmediği adam kurtarıcısı olur. Daha da önemlisi, hem kendisi hem de tüm ilişkileri zaman içerisinde evrilir, değişir. Devamını Oku »

Kariyerinizi havalandırın!

Uzun suredir aynı pozisyonda mı çalışıyorsunuz? Günleriniz işten-eve ve evden-işe hattı üzerinde geçip gidiyor mu? İşiniz için yeni fikirler üretememeye mi başladınız? En son ne zaman sizi heyecanlandıran bir uğraşız vardı hatırlamıyor musunuz?

Yukarıdaki soruların hepsine birden “evet” diyorsanız kariyeriniz havasız kalmış demektir.

Havasız kalmış kariyer Devamını Oku »