Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 20)

Başarı Yazıları

Başarı Yazıları

İş dünyasının “erkenci” CEO’ları!

Son yıllarda CEO’ların güne başlama saatleri oldukça merak ediliyor. Giderek fazlalaşan iş temposu, artan rekabet, kendini iş insanlarının uyku alışkanlıklarında da gösteriyor… CEO’ların önemli bölümü güne çok erken, bazıları ise 7-8 gibi makul sayılabilecek saatlerde başlıyor…

Çok az da olsa 8’den sonra başlayanlar da var… Ancak saat ne olursa olsun, her iş insanının kendini verimli kılmayı hedefleyen bir uyuma, bir de uyanma saati var… Hepsinin uyanma tercihinde günü verimli kullanma hesabı öne çıkıyor.

İş dünyasının dahi isimlerinden biri olarak kabul edilen Virgin’in kurucusu Richard Branson, her sabah saat 5:30’da kalkıyor. Günün bu saatinde kalkmanın kendisi için yaptığı en büyük iyilik olduğunu düşünüyor. “Günün doğuşuna tanıklık etmek hayatın en değerli anlarına tanıklık” etmek gibi… Devamını Oku »

“Dikkat!” dediğin şey o kadar önemli ki..

Karşımda 40 kişilik bir dinleyici kitlesi var. İş adamları, kadınları… Kimi telefonuna bakıyor, bazıları aralarında konuşuyor. Daha kendimi onlara tanıtmadım. Elimi kaldırıp, 5-10 saniye boyunca sessizce duruyorum. Elim havada bekliyorum… Bekliyorum… Bekliyorum… Herkes ister istemez yaptığı işi bırakmaya, gözlerini bana doğru kaydırmaya başlıyor. Sesler kesiliyor. Sonra soruyorum:

Bir tüketicinin en önemli kaynağı nedir? Bir ürün, servis ya da fikri satanlar neyin peşinde?

Önce herkes bir şaşırıyor. Düşünmeden atlayanlar oluyor. İlk etapta “para” öne çıkıyor. Ben itiraz ediyorum. Biraz daha düşünüp “zaman” diyenler oluyor. “Bilgi”, “güven”, “sevgi”, “sadakat” ve en son illa ve yine “para.” Bunların hepsi iyi, güzel, doğru ama tüketicinin elinde öyle bir şey var ki, satıcılar onu elde etmezlerse bu sayılanların hiçbir anlamı kalmıyor… Hiçbirini alamıyorlar. Devamını Oku »

İnisiyatif alın, aldırın..

Tanıdığımız ve tanımadığımız herkese ne yapması gerektiğini en ince detayına kadar anlatsaydık ve onlar da ne dediysek birebir yapıyor olsalardı, ne güzel olurdu değil mi?

Hayır, olmazdı. O zaman insan olmazdık; insan olmanın temelinde yatan kaos, seçimler, bireylerin kattığı perspektif, zeka, açılımlar kaybolurdu. Bir robotlar ordusuna dönerdi toplum.

Konu iş dünyası açısından da farklı değil, tabii ki beraber çalıştığımız insanların hata yapmamasını istiyoruz. Zaten yarattığımız bunca farklı sistemin, şablonun, listesinin, aldığımız onlarca toplantı notunun, attığımız sayısız e-postanın sebebi de bu. Ama tüm bunlar içinde aslında her lider yöneticinin başarmaya çalıştığı, içten içe istediği bir şey var Devamını Oku »

Değerlerle “performansı” yönetmek

Bir şirkette performansı doğru tanımlamanın iş sonuçlarına etkisi kaçınılmaz. Bu konuda Balanced Score Card, 6 Sigma, toplam kalite yönetimi gibi çeşitli yöntemler var. Bu yazının konusuysa, hizmet sektöründe uygulanan sıra dışı bir performans yönetim sistemi. Performansı tanımlarken rakamlarla ifade edilen hedefleri belirlemek işin belki de en kolay kısmı. Zira hedefler, somut ve ölçülebilir hale getirilebiliyor. Oysa yetkinlik dediğimiz ve davranışlarla adı koyulan gösterge, yöneticilerin genelde soyut bulduğu ve ölçümlemekte zorlandığı bir konu.

Yetkinlik, kişinin işi yaparken ihtiyacı olan bilgi, beceri ve motivasyon bileşkesini ifade ediyor ve şu soruların cevaplanmasını sağlıyor: Bireyler hedeflerini tutturmak için hangi bilgi ve becerileri kullanıyor? Bu konuda yeterince motiveler mi?

Bu meselenin motivasyon kısmında değerler devreye giriyor, yani ilerlediğimiz yolda bizi kararlılıkla tutan inançlar bütünü. Dolayısıyla inanç sistemlerimiz, değerlerimizin temelini oluşturuyor. Devamını Oku »

Patinaj Çeken Hayatlar

Bireysel sorunlarla gelen danışanlarımızla yaptığımız birkaç seansın sonunda onlara ve sorunlarına karşı düşüncelerimiz şekillenir ve önce kendimize daha sonra da danışanlarımıza şu soruyu yöneltiriz; İnsanı (sizi) böyle davranmaya iten şey (sebep) nedir? Ya da çift terapisi için geldiklerinde; bunca sorunun içinde onları (sizi) bir arada tutan şey nedir?

Bu makaleyi yazma amacım bir psikoterapist olarak insanların işe yaramasa bile bazı davranışları neden sürekli tekrar ettiğini anlamak ve okuyuculara bu konuda bir nebze de olsa farkındalık kazandırmaya çalışmaktır. Anlatmaya çalışacağım konu bizim kültürümüzde çokça bulunan; ‘’Can çıkar, huy çıkmaz.’’ gibi atasözlerimizle de anlatılmaya Devamını Oku »

10+1

Etrafınızdaki herkese “hayatta en zor şey nedir?” sorusunu sorduğunuzda birbirinden apayrı birçok cevap alabilirsiniz. Bir çoğunun da tahmin edilemiyor olması mümkündür. Bir numaraya iftirayı yerleştiririm. İftiraya kurban gitmek işlemediği bir suç yüzünden hem itibarını kaybetmek hem de cezaya tabi tutulmak ve derdini anlatamamak… Sanırım en büyük zorluk budur. Devamını Oku »

“Pozitif Düşünmek” size ne kazandırır?

Çevremde o kadar çok negatif insan görüyorum ki bazen adeta sihirli bir kumanda ile o asık ve somurtkan yüzlerini bir gülümseyişe çevirmek istiyorum. İstiyorum çünkü bir gülümseme ile aşılamayacak gibi görünen engeller aşılabilirken, asık bir suratla, bozuk bir moral ile yapabileceğiniz basit bir işi bile beceremediğiniz oluyor. Devamını Oku »

Öğrenmenin gücü adına!

“Okuyorum okuyorum ama bir türlü öğrendiklerimi hayatıma geçiremiyorum.” “Öğrendiklerimi kısa sürede unutuyorum.” “Öğrenemiyorum.” Bu cümleleri sık sık kuruyorsanız bu yazı tam size göre. Öğrenmeyi öğrenmek ve hayatımıza geçirmek için takip eden satırları okumanız yeterli olacaktır.

Millet olarak öğrendiklerimizi hayata geçirme noktasındaki eksikliğimiz aşikâr. Böyle olunca da kapasitemizi geliştiremiyor ve bir adım öteye gidemiyoruz. Uygulanmayan, hayata ve davranışa geçmeyen bir bilgi bize yalnızca bilme hazzını veriyor. Gelişmiş ülkelere baktığımızda insanların öğrendiklerini hızlıca hayatlarına geçirdiklerini görebiliyoruz. Tabii bunun olmasında o ülkelerin eğitim sistemlerinin de önemli ölçüde katkısı var. Devamını Oku »

Risk alma ve inovasyon

Başarılı inovatörler tutucudurlar.

Bir zamanlar birkaç psikoloğun konuşma yaptığı girişimcilikle ilgili bir üniversite sempozyumuna katılmıştım. Diğer her konuda ayrı fikirleri olmasına karşın hepsi “risk alma arzusu”nun şekillendirdiği bir “girişimci kişilik”ten söz ettiler. Yirmi beş yıllık bir sürede süreç temelli bir inovasyonu uluslararası bir şirkete uygulamış ünlü ve başarılı bir inovatör ve girişimciden yorum yapmasını istediler. Devamını Oku »

Gerçek bir bütün yaratmak

Parçaları kullanarak daha büyük ve gerçek bir bütün yaratın.

Bir yöneticinin gerçek yükümlülüğü parçalarından daha büyük bir bütün yaratmaktadır. Bununla ilgili analojilerden biri, bir senfoni orkestrası şefinin görevine dairdir. Şefin gayreti, liderliği ve vizyonu sayesinde farklı enstrümanlar müzikal performans sırasında yaşayan bir bütün haline gelirler. Fakat orkestra şefi bestecinin notalarını kullanır; o yalnızca bir yorumcudur. Yönetici ise hem besteci hem de orkestra şefidir. Devamını Oku »