Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 20)

Başarı Yazıları

Başarı yazıları ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

İş yerinizde “güven” kaybettiğinizde, bir daha geri kazanmak çok zor!

Dave Ulrich ile 2008’de tanıştım. 15 yıllık ağırlıklı satış & pazarlama geçmişi üzerine İK alanına geçince bizim çocukların her gün defalarca yaptığı gibi İK’ya önce Google gözlüğüyle baktım. Tüm aramalar ona çıkıyordu. Uluslararası firmaların başlattığı rüzgarla büyük şirketlerin çoğu İK organizasyonlarını O’na yani Ulrich Modeline göre değiştiriyordu. Organizasyonunuz çağdaş mı değil mi sorusunun diğer bir versiyonu “İş Ortaklığı” pozisyonu sizde var mı? olmuştu.

Bizde yoktu ve olmadı. Olanlarla konuşuyordum; farkı ve katma değeri anlamaya çalışıyordum. Öyle ya İK işini bildiğim için değil, geçmiş deneyimden dolayı bu roldeydim.. Devamını Oku »

Jediler ve Öğrenciler

Dünyada yüz milyonlarca hayranı olan Star Wars filmleri, birçoğumuz için oldukça ilginç dersler içeriyor. Öncelikle insan yetiştirme konusunda filmin öyküsündeki uygulamalar, bizim dünyadaki uygulamalarımızdan bir hayli farklı. Tipik bir öğrenci, okula gider gelir ve hayatta kendi yolunu bulması beklenir. İş hayatı da bundan çok farklı değildir. İşyerinde sınıf eğitimleri ve kurslar olsa da çalışan sonunda iş macerasının içinde yalnızdır. Star Wars’taki Jedi-Padawan ilişkisi ise oldukça farklı. Dünya karşılığı olarak usta-çırak ilişkisi olarak tanımlayabileceğimiz Jedi-Padawan ilişkisi, Padawan açısından bakıldığında oldukça yol gösterici.

Bir üniversite öğrencisi, kendisine yol gösterecek bir Jedi-bir usta bulmalıdır. Bu usta, iş dünyasından profesyonel bir yönetici veya bir girişimci olabilir. Ustalık bilgelikten çok, tecrübeyle ilgilidir. Bir işi yapmayı öğrenmiş olmak, bilgelik değildir, ama bir başkasına yol göstermek için yeterlidir. Devamını Oku »

Başarılı Girişimciler İşe Nasıl Başlamıştı?

Yaklaşık 20 yıl önce, California – Pebble Beach’deki bir konferansta yaptığım konuşmanın ardından, Japonya’da pek tanınmamış bir girişimci olan Masayoshi Son’un konuşmasını da dinlemiş ve Son’un yeni kurmuş olduğu Softbank adlı yazılım dağıtım firması hakkındaki cesur vizyonundan çok etkilenmiştim.

Geçtiğimiz günlerde kişisel bilgisayar endüstrisinin en büyük ticaret fuarını (Comdex) ve bir yayıncılık firmasını (Ziff-Davis) bünyesine katan Softbank, o sıralar sektörün radarında henüz ufacık bir nokta olarak görünmesine rağmen, Son’un hızla büyümekte olan teknoloji piyasasının en büyük oyuncuları arasına girmek gibi bir hayali vardı. Devamını Oku »

İki Kardeş : Duygusal Zeka ve İş Zekası

Yirminci yüzyılın son çeyreğinde ürünlerin yerini markaların alması ile birlikte iktisat literatüründe yer alan sistematik homoekonomikus yani Türkçeleştirilmiş haliyle iktisadi insan kavramı da yeniden tartışmaya açıldı. Özellikle gelişen teknolojinin tüketimindeki tüketici alışkanlıkları iktisadi bireyin kâr-zarar ilişkisi içinde kârı seçerek rasyonel davranacağı ve en fazla kârı elde edeceği ürünü seçeceği savını tamamen boş çıkardı. Bir çok firma rakiplerine oranla aynı kaliteye ve teknolojiye sahip ürünleri çok daha ucuza piyasaya sürmesine rağmen tüketicinin ilgisini çekemedi ve piyasadan silindi. İş zekasını kullanarak doğru tedarikçilerle çok daha ucuza ürün sunan ve doğru yatırımlarla üretim teknolojilerini yenileyen firmalar, karşılarındaki firmaların tüketiciyle aralarında kurduğu bağı koparamadı. Bu durum da yatırımcılara gerçeklik mi, duygular mı sorusunda duyguların hiç de küçümsenemeyecek bir ağırlığı olduğunu gösterdi.

Dan Hill’in 2007 yılında kaleme aldığı Emotinomics (Duygusal Ekonomi) adlı kitapta yazdığı gibi “Tüketici duygularını tam olarak anlamamak, markada sorun yaşanmasına neden oluyor. Duygular ölçülmezse markalar yönetilemez” cümlelerini anlayamayan dev şirketlerin bir bir piyasadan silindiğini aradan geçen sekiz senede izledik. Müşterileriyle duygusal bağ oluşturmaya özen göstermeden, en iyi bildikleri işi, yani pazara Devamını Oku »

İşe Alım için 10 önemli öneri

Danışmanlık hizmetlerimize son günlerde en çok gelen taleplerden birisi de “işe alım” konusu. Özellikle gelişmekte olan şirketlerin, gelişime açık yatırımların kendi imkânlarıyla istihdam yaratabilmek konusunda önemli bir çaba sergiliyorlar. Bu yazımda uygun işe alım süreçleri hakkında bazı önerilerde bulunmak istiyorum.

BİR – İşe alımın ilk aşaması hangi niteliklerde bir personel aradığınıza karar vermektir. Bunu belirledikten sonra hedef kitleniz üç kategoriye ayrılır. Halen şirketinizde çalışanlar, başka yerde çalışanlar ve daha önce hiç çalışmamış olanlar. Bu listenin birinci kısmı yani şirketinizde farklı bir görevde olanlar çoğunlukla ihmal edilir. Diğer taraftan görev değişikliği arzulayan ve tanımladığınız işi çok iyi yapabilecek mevcut çalışanlarınız olduğu unutmamanız gerekir. Mevcut çalışanlarından birini başka bir pozisyona atamanın pek çok avantajı olabilir. Devamını Oku »

Değişim Liderliğinin Altın Kuralları

Yapılan birçok araştırmaya göre değişim projelerinin yüzde 50’si başarısız oluyor. Değişimin amacı çoğunlukla bir problemi çözmek ya da daha iyi bir durum veya düzeye geçmektir. ABD’deki bir araştırmada, bir sinemada konuklara bedava içecek ve özellikle bayat ve farklı porsiyonlarda patlamış mısır sunulmuştur. Daha büyük porsiyonları alanlar ortalama yüzde 53 daha fazla yemişler. Fazla yiyen denekler durum açıklandığında dahi “fazla yediklerini” kabullenmemişlerdir. Bu araştırma göstermektedir ki çoğu zaman sorunlar “KİŞİ(ler)” kaynaklı değil “DURUM/ORTAM” (ne kadar miktarda mısır verdiğiniz) kaynaklıdır! Daha az yemeleri için “KİŞİ”leri değiştirmeye çalışmak yerine “DURUMU” (porsiyonu) değiştirmek yeterlidir.

Ancak gerçek hayatta her değişim çabasında sadece ORTAMI/SİSTEMİ değiştirmek de başarı için yetmeyebilir. KİŞİ(ler)’in kalplerini ve akıllarını da değişime ikna ederek ORTAM/SİSTEM ile birlikte yönlendirmek gerekir. Devamını Oku »

Hedeflerinize Ulaşmak İçin 5 Tavsiye

Psikoloji dünyasında “hedeflerle” ilgili yapılan bir çalışmanın sonuçları da bize yardımcı olabilecek bilgiler içeriyor. Prof.Dr. Richard Wiseman’ın yaptığı geniş kapsamlı bir araştırmada farklı ülkelerden 5.000’e yakın farklı hedeflere erişmeye çalışan katılımcılar bir yıla yakın bir süre takip edilmiş. Proje sonunda katılımcıların bu süreçte hedefleriyle ilgili yaptıkları ve tutumları değerlendirilmiş.

Bu çalışmanın sonuçlarını paylaşmadan önce S.M.A.R.T Hedef kavramından biraz bahsetmek istiyorum.

Koçluk çalışmalarında hedeflerin mutlaka olumlu ifade edilmesi ve S.M.A.R.T olması istenir. Bu iş dünyasının çok sevdiği kelime oyunlarıyla belirli kavramların akılda kalmasını sağlama örneklerinden biridir. (akrostij). Smart bildiğiniz gibi ingilizcede zeki, akıllı demektir. Devamını Oku »

Şimdiki Aklımla Gençliğime Sevgilerimle

Zaman makinesi olsaydı ve kendi gençliğime, mesela 17 yaşıma, dönseydim, kendime şunları söylerdim:
En önemli şey aşk. Onu doya doya yaşa bu bir. Ne yapmayı sevdiğini bul ve sonra o sevdiğin şeyi yapabiliyor musun ona bak. Yapamıyorsan, boşuna enerjini tüketme, yapabilenler yapsın. Yapıyorsan, dünyanın en şanslı insanlarından birisin, dilini ısır, kimseye söyleme.

Sevdiğin insanlar bul. İşlerini onlarla yapmanın yollarına bak. Hayat “yap, et, çalış, başar” ile geçiyor ve bu maraton çok sevdiklerinle geçerse, iş yapmamış, sürekli aşk yapmış olursun. Devamını Oku »

Kendini Hayal Etmek

Kendini hayal etmek bir nevi bir iç mimarlık. Dış kabuğun içini yeniden tasarlamak. Gerçekten de kişi ancak kendini bir sanat eseri gibi yeniden şekillendirdiğinde varoluyor. Varoluşçular bu durumu kendinde varolandan ( sadece maddesel özelliklerle tanımlanan) çıkıp kendi için varolan insan diye nitelemekteler. Yani sadece bir beden olarak yaşayan bir organizma olmaktan çıkmak ve kendini yeniden şekillendiren birey olmak.

Yine varoluşçulara göre bu sadece bir gelişim aracı değil kişinin, insanın asli görevi. Beşer ancak kendini keşfedip, yaşamının sorumluluğunu kabul edince birey olabiliyor. Aslında belki bu farklı bir yazının konusu. Devamını Oku »

Yaşam Sürücüsünün 7 Dersi

Yaşamda ne yapacağımızı bulma konusundaki muhteşem örneklerden biri otomobil metaforudur.

Bir otomobil şoförü olduğunuzu düşünün. Otomobilin nereye gideceği, sizin vizyonunuza ve hedefinize bağlıdır. Dolayısıyla hedefi olmayan birinin otomobili ya bir yere gidemez ya da serseri mayın gibi dolaşır.

Otomobilin bir yere gidebilmesi için en önemli koşul yakıtının olmasıdır. Otomobil bir Mercedes ya da Ferrari de olsa yakıtı olmazsa bir yere gidemez. Yakıt insan yaşamında motivasyon ve umuttur. Otomobilin de zamanla yakıtı bittiği gibi, insanın da umudu ve motivasyonu zamanla azalır. Otomobili benzinliğe sokup yakıt aldığımız gibi, umudumuzu ve motivasyonumuzu yenilemek için vizyon tazelemeliyiz. Devamını Oku »