Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 20)

Başarı Yazıları

Başarı yazıları ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

İkna etmek için sihirli ifade : “Tercih Sizin”

Beynimiz üç farklı bölümden oluşur: Rasyonel beynimiz, duygusal beynimiz ve ilkel beynimiz. Rasyonel beynimiz bilinçli düşüncelerimizden sorumluyken, duygusal beynimiz bilinçaltı duygulardan ve ilkel beynimiz de bilinçdışımızdan sorumludur. Yeme-içme gibi temel yaşamsal fonksiyonlarımızdan ve bilinçdışı davranışlarımızdan sorumlu olan ilkel beyin, doğası gereği çıkarına uygun olmayan hiçbir şeyi yapmıyor. Çıkarına uymayan, güvenli olmayan şeyden kaçma eğilimi gösteriyor. Biz bunun davranışa dönüşmüş şeklini genelde refleks olarak görüyoruz.

Her ne kadar rasyonel beyin bilinçli düşünüyor olsa da, kararlarımızın ardında ilkel beyin yatıyor. Dolayısıyla tüketicileri ikna etmenin yolu ilkel beyini etkilemekten geçiyor. Aslında, ilkel beyni etkilemenin birçok yolu var. Ancak bu yazıda olukça güçlü bir yöntem üzerinde durmak istiyorum. O da insanlara kâr-zarar gösterip seçimi onlara bırakmak. Devamını Oku »

Kurum içi bürokrasi nasıl azalır? CEO taktikleri..

Aslında bütün firmaların ortada buluştuğu bir hedef var. O da “kurum içi bürokrasiyi azaltmak!” Bunun için CEO’ların aldığı birçok karar ve neticesinde uyguladıkları birçok yöntem var. İşte onlardan bazıları..

Bürokrasinin önüne geçmek için önlem alan CEO’lar, açık ve şeffaf iletişime odaklanıyor.

Bunlardan biri de Yemeksepeti’nin kurucusu ve CEO’su Nevzat Aydın. Aydın, bürokrasiyi aşma konusunda kurum kültürlerini yansıtan yeni ofislerinin payının büyük olduğunu söylüyor. Yemeksepeti’ni 3 yıl önce Balmumcu’daki yeni kampüsüne taşıyan Aydın, “Yeni binanın iç tasarımını bürokrasiden uzak, kurum kültürüne ve çalışanların karakterine uygun olacak şekilde baştan ayağa yeniden kurguladık” diyor. Devamını Oku »

“Yaş” meslek değiştirmek için engel mi?

Değişim hızla devam ediyor. Bunu etrafımıza baktığımızda bile anlayabiliyoruz. Artık “evladiyelik” kelimesi tarihi eser oldu. Evimizdeki mobilyalar, beyaz eşyalar, kullandığımız arabalar bırakın çocuğumuza kalsın garanti süreleri dolmadan bile değişiyor artık. Değişim bu kadar hayatımızın içindeyken en zor değişen şeylerden biri ise “mesleğimiz”.

Ülkemizde meslek seçimi lise yıllarında yaptırılmaya çalışılıyor ve eğitim hayatı boyunca bu tercihlerin değişmemesi için her türlü zorluk çıkartılıyor. Hatta üniversite girişte bölüm değil hayatınızı geçindireceğiniz mesleği seçeceksiniz diyerek gençler yanlış yönlendiriliyor. Devamını Oku »

Başarı “zorlukla mücadele etme” becerisidir

Başarı nedir?

Lüks bir villada mı oturmak? Yoksa süper lüks bir arabaya mı sahip olmak ? Yoksa hiçbir çaba sarfetmeden baba parası ile bir yerlere gelip herkes tarafından tanınmak mı? Yoksa kendi emeğinle tırnaklarınla kazıyarak mı?

Hepsi mi? Hiçbiri mi?

Başarı bence insanın “zorlukla mücadele etme” becerisidir. O herkesin düşündüğü gibi yukarıda yazdığım şeylere sahip olmak değildir. Başarı sonradan kazanılacak yada doğuştan var olacak bir şey de değildir. İnsanoğlu istediği Devamını Oku »

4 küçük ama “büyük” şey!

Bülent Ortaçgil’in harika bir şarkısı vardır, “Küçük şeyler” diye. Hep küçük şeyler bizi usandıran/Küçük şeyler bizi utandıran / Küçük şeyler bizi yarıştıran / Küçük şeyler bizi uzlaştıran. Üstün Dökmen daha sonra bu şarkının adını programına isim, şarkıyı da jenerik müziği yapmıştı. Açıkçası yaşamlarımız tam bu şarkının anlattığı geçiyor ve bu sarmalın dışına çıkabilenler kazanıyorlar.

Küçük şeyler bizi usandırıyor, küçük şeyler için kavga ediyoruz, küsüyoruz. Devamını Oku »

Yaşam kalitesi nasıl arttırılır?

Şu aralar dönen bir reklam var. “Cafe Breno 3’ü 1 arada çalışan kadın reklamı”. İzleme fırsatı buldunuz mu? Gördüğüm andan itibaren ilgimi çekti. Hatta hatta algıda seçiciliği o kadar abartmışım ki hangi marka olduğunu dahi fark etmedim. Reklamda iki çalışan kadının diyaloguna şahit oluyoruz. Çalışanlardan birisi diğerine “N’oldu ya canın mı sıkkın?” diyor, diğeri ise başlıyor anlatmaya “Kendime zaman olsa, ev ve iş olmuyor. Ev ve iş olsa, kendime zaman olmuyor. Kendime zaman ve iş olsa, ev olmuyor.” Yani yaşam dengesine önemli bir vurgu yapılıyor.

Kadın veya erkek, birçoğumuzun benzer baskıları hissettiği zamanlar oluyor. Yoğun iş yaşamının içindeyken vaktim olsa da tatil yapsam, spor yapsam, kendime daha fazla zaman ayırsam, bakım yapsam, kitap okusam, çocuklarımla Devamını Oku »

Daha güzel bir sonuç için “ince ayar” neden yapılmalı?

Uzun süredir kullandığım bir ifade var : “İnce Ayar”.

Bu kavram ile aslında şunu anlatmaya çalışıyorum : Bir şey yapabiliriz, ama yaptığımız şeyin sonuca ulaşıp ulaşmaması, onu ince ayar yapmamızla ilgilidir. Örneğin, yemek yapanların iyi bildiği bir şey vardır. Bir yemeğin lezzeti, yemekte kullanılan malzemelerin doğru ölçüde olmasıyla ilgilidir. Tuzu fazla kaçan yemeğin, şekeri fazla gelen tatlının, fırında fazla kalan kekin lezzeti iyi olmaz. Pizza yaparken 200 derece ısıyı bulmuş bir fırına börek atmakla, oda sıcaklığından 200 dereceye ulaşmaya çalışan bir fırına börek atmak arasında fark vardır.

İnce ayar yöntem, amaca ulaşmak için yaptığımız eylem ya da eylemlerin doğru kurgu ve doğru formül uygulamasıyla hedefi 12’den vurdurur. Birkaç örnek üstünde düşünelim:

Bir çalışma arkadaşımızı, insan olarak beğeniyoruz. O kişiyle dost olmayı arzu ediyoruz. Devamını Oku »

İçgüdülerimiz ve korkularımız bize doğru yolu gösterir mi?

Kendimi güvende hissettiğim alanın içinden çıkar çıkmaz içimdeki korkular gün yüzüne çıkmaya başladı. Peki hissettiklerim korkularım mı? Yoksa bir şeyi “yapma” diyen iç güdülerim mi? Aradaki farkı nasıl bileceğim?

Bu aslında düşündüğünden çok daha önemli bir soru; korku normaldir ve biriktirilmeden kaynağının çözümlenmesi gerekir. Genellikle korku varsa; içinde bulunduğun durum, gelişimin için bir fırsat olduğunun göstergesidir.

Öte yandan içgüdülerin de kuvvetliyse, sana boşuna alarm vermeyecektir ve başına gelebilecek olası tehlikelerden seni korumak için oradadır. Bazen korku ile koruyucu içgüdü, kelebek kanatlarının çırpıntılarını midende hissettirebilir. Devamını Oku »

Kim gitsin?

-Özgür müsün?
-Tabi ki özgürüm!
-İstediğin zaman istifa edebilir misin?
-Hayır…
-Canın istediğinde alıp başını gidebiliyor musun?
-Hayır
-Sırf hayallerin uğruna elindekini geride bırakabilir misin?
-Sanmıyorum.
-Peki bir bak etrafına ve söyle, özgürlük tam olarak nerede duruyor?
-…

Dostlarım, özgürlük denen şey nerede? Devamını Oku »

Yetkinin ötesinde liderin olmazsa olmazları nedir?

Her liderin genel itibariyle bir takım yetkileri vardır. Ancak bugün yetkinin ötesindeki liderlik için olmazsa olmaz konular nedir onlara değineceğiz.

Her şeyden önce tutku gelir. Hangi konuyla ilgili olursa olsun, her lider tutkusunu bulmalıdır. O tutkuyu arayıp bulmadan değişime liderlik yapmaya kalkışanlar hayal kırıklığı yaşar ve yaşatır. İşbirliği zor ve uzun soluklu bir iştir; işbirliği yapılan konuya tutkuyla bağlı olmayanlar yarı yolda havlu atabilir.

Bu tutkunun dillendirilmesi, etrafa yansıtılması konusunda yetkinlik önemlidir. Ancak bu sayede başkalarını harekete geçirmek mümkün olabilir. Devamını Oku »