Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 4)

Başarı Yazıları

Başarı Yazıları

Başarısız Yönetici Olmak İçin Ne Yapmalıyım?

Genelde ne yaparsak başarılı yönetici oluruz, lider mi olmak yoksa yönetici mi vb. gibi yazılarla sıklıkla karşılaşıyoruz günlük hayatımızda. Şöyle yaparsanız başarılı olursunuz böyle yaparsanız daha da başarılı olursunuz gibi sürekli bir şeyler olmamız istenir ya da beklenir bizlerden. Nasıl daha başarılı bir yönetici olurum diye uzun bir liste paylaşmayacağım sizinle merak etmeyin, bu sefer konuya tersten yaklaşalım istedim ?

Nasıl başarısız yönetici olurum derseniz işte ilk yapmanız gerekenler Devamını Oku »

Mülakatta En Zor Aşama : Yetkinliklerin Tespit Edilmesi

Yetkinlikleri sorgulamak mülakatın en zor aşamalarından birisidir. Kişinin pozisyona uygunluğunu anlamak için çoğu insan kaynakları profesyonellerinin 2 saatten fazla mesai harcaması gerekiyor.

Yetkinlik bazlı mülakat adayın işe uygunluğu için kanıtlanmış yöntemlerden biridir. Geçmiş davranışlarına bakarak, adayın gelecekteki davranışlarını tahmin edebilir ve işe uygunluğunu kolayca tespit edebilirsiniz.

Linkedin “En iyi davranışsal (yetkinlik bazlı) görüşme soruları nelerdir?” sorusunun cevabını öğrenmek için yaklaşık 1.300 işe alım yöneticisi ile bir araştırma gerçekleştirdi. Devamını Oku »

Zamanı Yavaşlatmanın Bir Yolu VAR!

… ve hemen bugün kullanmaya başlayabilirsiniz.

Her şey zaman kavramının soyut ve öznel olduğunu kabul etmekle başlıyor. Yani diğer değişle, zaman bir gerçek değil, bir algıdır.

Zaman paradoksaldır. Yani siz onu kovaladıkça daha hızlı kaçar, siz yavaşladıkça o da yavaşlar.

Ancak bunlara dönmeden önce bir kaç adım geriye gidip, genel bir durum gözlemiyle başlayalım. Bizim gibi 7 milyar canlı var buralarda. O kadar özel değiliz. Bugünün dünyası yüzümüze her birimizin biricik, özel, karşılaştırılamaz derecede değerli olduğunu, kendi kararlarımızı kendimizin aldığını söylerken, sahne arkasından bizi manipule ediyor.

Sahip olduğumuzu düşündüğümüz isteklerimiz bizim değil. Korkularımız bize özgü değil. Hayatımızı şekillendiren endişeleri milyonlarla paylaşıyoruz. Devamını Oku »

Dikkat Toparlamak için önce nedenini belirle!

Hepimiz aynı şeyi zaman zaman yaşıyoruz. Bir işe odaklanmaya çalışırken birden kendimizi pencerenin önünde akşam yemeğini, son yaptığımız maçı veya sevdiğimiz kişileri düşünürken buluyoruz. Peki önünüzde bitmeyi bekleyen işler dururken zihniniz nasıl oluyor da bu kadar alakasız şeylere odaklanabiliyor? Konsantrasyon veya dikkat kesilmek aslında bir ayindir ancak bunu yapısal özellikleri farklı bir ayin gibi düşünün. Dikkat kesilmek için öncelikle dikkat dağıtıcı unsurların yapısını çözmeniz gerekiyor.

Konsantrasyonunuz nasıl oluyor da birden başıboş kalıyor?

Klinik psikolog Michael Lipson, Harvard Business Review’da çıkan makalesinde 20 yıldır dikkat dağıtıcı unsurlar üzerine atölyeler ve meditasyon çalışmaları yaptırdığını anlatıyor. Lipson, hayatının sonuna gelmiş kişilerle çalışan klinik uzmanlarıyla yaptığı uygulamalarda Devamını Oku »

Eskiyi Terk Etmek, İnovasyon Yolunu Açar

Ağaçların büyüyüp güçlenmesinin, uzun yıllar yaşamasının yolu, zamanı gelince onları budamaktır. Budama sayesinde, güneş ışığı ağacın iç kısımlarına girer ve daha verimli sürgünler oluşmasını, meyvelerin daha büyük ve daha lezzetli olmasını sağlar. Budanan ağaç, daha güçlü büyür. Eğer ağaç zamanında budanmazsa, dalları gelişigüzel büyür; yaşlanan dallar, ağacın besininden, enerjisinden çalar.

Ağaçlar gibi şirketler de sistemli bir şekilde budanıp işlevini yitirmiş ürün ve yöntemlerden kurtulmaya ihtiyaç duyar. Her şirkette, miadını doldurmuş ürünler, işlevini yitirmiş süreçler, geçerliliğini kaybetmiş uygulamalar ve artık yararlı olmayan çalışanlar vardır. Bunlar tıpkı bir ağacın verimsiz dalları gibi şirketin gelişmesine engel olur. Eğer şirket zamanını doldurmuş bu unsurları temizlemezse, sağlıklı büyüyemez. Devamını Oku »

Rekabet Stratejisi : Öngörülmezlik Neden Kötüdür?

Müşterilerim ve öğrencilerim, rakiplerin stratejileriyle birbirlerini şaşırtması gerektiğini düşünüyor. Düşündüklerine göre, rakiplerinizin ne yapacağınız konusunda hiçbir fikri olmamalı.

Sanıyorum birçoğunuz buna şöyle cevap verecek: “Elbette. Öngörülemez olmak rekabet avantajı sağlar.

Burada durun bir dakika.

Sır saklamak rekabet avantajını koruyabilir. Örneğin, müttefiklerin zaman ve mekân bilgilerini paylaştığı bir Normandiya İstilası nasıl olurdu düşünün. Ya da Coca-Cola’nın gizli tarifini sorun da tüm kurumun size nasıl güldüğünü görün.

Fakat gizlilik ile öngörülemezlik aynı şeyler değildir. Gizlilik, değerli varlıklarımıza yatırım yapma konusunda teşvik sağlar; özellikle de entelektüel varlıklara. Öngörülemezlik ise içerdiği belirsizlik ve yanlış yönlendirme ile avantaj elde etmek için blöf yapmak, poz vermek ve kapris yapmaktır. Öngörülemezlik diğer tarafı dengesiz bir pozisyona sokabilir. Devamını Oku »

YARGI-sızlık : İçinizdeki Parmaklıklardan Nasıl Kurtulabilirsiniz?

Hemen savunmaya geçeriz değil mi, karşımızdaki kişi sorar beni nasıl bu kadar basit bir şekilde yargılayabiliyorsun der ve bizler şu cevabı veririz “ben seni yargılamıyorum”. Şimdi cevabı birlikte inceleyelim, seni yargılamıyorum”, demek bile yargılamanın bir biçimidir, çünkü karşımızdakinin bizi “suçladığını” düşünmüş, sıkışmışlık hissi ile “inkar” yönünde adımımızı atmışızdır bile…

İşte yargılarımız bu kadar içimize işlemiştir. Peki soracaksınız “bunun sorumlusu ben miyim”, ki bu da bir diğer yargılama cümlesidir… Tabi ki sorumlu olarak tek bir kişi veya etken gösterebilmek zordur, genel olarak yetiştiğimiz çevremiz, aldığımız kültürel ve sosyal eğitim ve hayat tecrübemiz aslında bu yargı sistemini oluşturmuşlardır. Fakat asıl sorun bu sistemin “iliklerimize işlemişlik derecesidir”. Devamını Oku »

Siz de “erteleyici” kişilerden misiniz?

Hayatınızın içinde “sonra yaparım” , “biraz ara vereyim” , “bir mola istiyorum” gibi davranışlarınız varsa siz de birçok insan gibi “erteleyici” olabilirsiniz.

Önemli olmayan işleri yaparak vakit geçirmek esas yapılacak işlerin birikmesine neden oluyor. Erteleme davranışı sürekli tekrarlandığında ise alışkanlık haline geliyor. Emsey Hospital’dan Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Orhan Karaca kişilerin hedefleri doğrultusunda adım atmak varken, neden ertelemeye ihtiyaç duyduklarının sebeplerini anlattı Devamını Oku »

Zamanın Değerini Bilmek, Hayatın Değerini Bilmektir

Yeni bir yıl başladı. 1 Ocak itibariyle herkesin hesabında 365 gün var. Herkesin hesabına her sabah, 86400 saniyeye zaman yatacak.

İnsanlar, yeterince zamanları olmadığından şikâyet ederler; yapmadıklarının mazereti olarak zamansızlığı öne sürerler. Ev kadınları da holding patronları da, kafalarını kaşıyacak vakit bulamadıklarından yakınırlar. Ama bazı insanlar da zamanlarını çok etkin kullanırlar. İşleri ne kadar yoğun olursa olsun, kendilerine ve sevdiklerine zaman ayırabilirler.

Her gün hesabına yatan zamanı nasıl kullandığı, insanın hayat kalitesi belirler. Çoğu insan zamanı heba ettiğinin farkında bile olmaz; çünkü hayat, zamanı boşa harcatan tuzaklarla doludur. Cep telefonu ve tabletlerle oynadığı oyunlar, sosyal mecralarda geçirdiği fazla zaman; bir konuşmayı zamanında bitirememe, gereksiz telefonlar, gündemsiz ve fazla uzun toplantılar; sistemsizlik, dikkatini toplayamama, kararsızlık, erteme huyu; aynı anda çok iş yapmaya çalışma, hayır diyememe gibi onlarca tuzak insanın zamanı çalar. Devamını Oku »

Büyük Karar başkadır, Zor Karar başka!

Karar vermenin hiç düşünmediğiniz boyutu üzerine yazıyorum. Zor karar nedir? Büyük karar nedir? Zor karar veya büyük karar farkları nedir? En basit eylemler bile uzun düşünce ve karar enerjisi tüketebilir.

O gün giyeceğiniz ayakkabı seçimi, hava durumuna göre alacağınız giyeceklerin kalınlığı, çantanızda olması gerekenler, toplantı takviminizi veya diğer insanlar olan görüşmelerinizi ayarlayacağınız zaman aralıkları ve yer seçimleri…

Ne yiyeceğiniz, ne içeceğiniz, ne okuyacağınız, ne izleyeceğiniz, kime mesaj atacağınız, hangi sosyal medya statüsünü takip edeceğiniz, hangi fotoğrafı veya bilgilendirmeyi paylaşacağınız-beğeneceğiniz ve diğerleri… Devamını Oku »