Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 5)

Başarı Yazıları

Başarı Yazıları

Hangi Roldesin?

Çirkin kurbağanın yakışıklı bir prense dönüştüğü Kurbağa Prens masalını mutlaka duymuşsunuzdur.
Peki, kurbağaya dönüşen prens ve prenseslerin hikâyesini duydunuz mu?

Bu hikâyenin kahramanı biziz.

Psikanalist Eric Berne’in ifadesiyle hepimiz dünyaya prens/prenses olarak geliyor, ancak daha sonra kurbağaya dönüşüyoruz.

Berne’e göre tüm insanlar dünyaya “OK yaşam rolü”yle “Merhaba” derler. Diğer bir ifadeyle her insan doğuştan iyidir, düşünme kapasitesine sahiptir ve yaşamında ne olacağına kendisi karar verebilir.
Madem dünyaya prens/prenses olarak geliyoruz, ne oluyor da kurbağaya dönüşüyoruz? Devamını Oku »

Bu bahaneler sizi engelliyor

Hayatınızın umutsuzca rutine bağlandığını düşündünüz mü? Hani sanki hayatınızda yapmak istediğiniz şeyleri değilde size sunulanla, kolaylıkla elde ettiklerinizle yaşadığınızı hissettiğiniz anlar.

Belki de siz alışkanlıkların insanısınız ve hep alıştığınız düzende kalmak istiyorsunuz.

Bu ilk başta rahatlatıcı gelse de, aslında hayatınızdaki pişmanlıkların birçoğu genellikle cesaret isteyen değil, korkunuzun galip gelmesiyle alınmış kararlar nedeniyle yaşanıyor. Ve eğer bir kere konfor alanınıza takılı kalırsanız, düzenli olarak böyle kararlar almak durumunda kalabilirsiniz.

Korkunuzun yapmak istedikleriniz önünde engel oluşturduğunu hiç düşündünüz mü? Üzülmeyin, yalnız değilsiniz. Devamını Oku »

An’da Anlam

Google’a Maslow yazdığınız anda ihtiyaçlar hiyerarşisi diyerek tamamlıyor aramanızı; hani en altta fizyolojik ihtiyaçlar en üstte ise kendini gerçekleştirme olan.. İşveren markasının babası (The Godfather) diye anons edilerek sahneye davet edilen Richard Mosley de sunumunda bu piramide yer vermişti.

Universum’un yılda bir kez ve Stockholm’de ilk kez düzenlediği “Future Talent Summit” etkinliğine katılmak üzere iki gündür buradaydık ve tam da assolist gibi en sonda ve tüm bu unvanların boş yere alınmadığı bir tonda sunumunu yapıyordu. Piramidin en altına daha sonra iki katman daha ekledi; WiFi ve pil şeklinde.. Devamını Oku »

Çözüm tek yerde değildir, tek bir yere odaklanmayın

Bulunduğunuz bir durumdan memnun değilsiniz; mesela işinizden ya da yaşadığınız şehirden veya evinizden. Hatta o kadar memnun değilsiniz ki; orada kaldığınız her gün bir kader mahkumu gibi hissediyorsunuz. Bu yüzden çıkış yollarına gözünüzün ucuyla bakıyorsunuz. Çok iyi bir şirkette bir iş fırsatı görüyorsunuz. Hem şimdiki maaşınızdan daha fazla maaş vaat ediyor ve hem de senede beş hafta tatil. Hemen yüzünüzde bir tebessümle yeni işinizin hayatınızı değiştireceğine dair hayaller kurmaya başlıyorsunuz. Başvurunuzu yolluyorsunuz ve beklerken hem çok stres oluyorsunuz hem de şimdiki işinize, hayatınıza gereken dikkati vermiyorsunuz. Bu iş olursa süper, ama olmazsa hayalleriniz çöpe gidecek. Mutsuz masanızda oturmaya devam edip her şeyi daha da az seveceksiniz Devamını Oku »

Başarılı İnsanlarda “Kurum Sadakati” Nasıl Gelişiyor?

Google’ın “People Operations” yani İnsan Kaynakları’ndan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Laszlo Bock, geçtiğimiz sene bu aylarda bir kitap çıkardı.Kitabın adı Work Rules!

Adını iş kuralları koyduğu bu kitabın içerisinde Google’ın herkesin diline destan olan başarısına ilişkin değerli bulgular var. (Kitabın adında gizli bir mesaj var mı diye düşünmüyor değilim, Laszlo Bock, şirketin kurallarını koyan ve yöneten ekibin içerisinde belli ki İnsan Kaynaklarına önemli bir rol biçiyor.)

İK’nın artan veya azalan önemine ilişkin bir çok farklı görüşe rastlıyorum. Bir kısmı, artık şirketlerde İK gibi departmanlara olan ihtiyacın otomasyon sistemleri, dijital yan haklar ve personel bilgisi yönetim sistemleri ile azalacağını hatta yok olacağını söylüyor. Buna zıt bazı görüşler ise İK’nın öneminin daha da artacağını, doğru insan kaynağı seçmek ve yönetmenin daha kritik olduğunu anlatıyor. Devamını Oku »

Görmezden Gelmeniz Gereken 8 Yanlış Kariyer Tavsiyesi

Zeitgeist. Popüler bir belgesel. İçinde bulunduğumuz dönemin değerlerine eleştirel bir gözle bakıyor, henüz duymamış olanlara öneririm.

Zeitgeist kelimesinin bizi ilgilendiren diğer anlamı ise şu; bir yer ve döneme ait genel kabul görmüş düşünceler, ya da “zamanın ruhu”.

Her ne kadar kendi düşüncelerimizin bütünüyle bize ait olduğunu düşünsek de aslında bu bir yanılsama. Sosyal canlılar olarak, etkileşimi girdiğimiz insanları etkiliyor ve onlardan etkileniyoruz. Daha da önemlisi, yaşadığımız koşulların ne kadar konforlu veya ne kadar acımasız olduğu, insanlığa ilişkin düşüncelerimizi şekillendiriyor ve en nihayetinde o dönemin doğrularını kendi prensiplerimiz olarak kabul etmeye başlıyoruz. Devamını Oku »

Değiştirdiği Şifrelerle Hayatı Değişen Adamın Başarı Öyküsü

Pozitif düşünmenin, ölümcül hastalıkları yenmekte ya da hiç geçmeyecek gibi görünen depresif dönemleri aşmakta etkili olduğunu hepimiz biliyoruz. Yatak odasını huzur ya da enerji verecek renklere boyamanın güne hevesle başlamayı sağladığını, diyet yaparken buzdolabının kapağına asılan zayıf ve fit bir fotoğrafın insanı o kapağı açıp yemeklere saldırmaktan alıkoyduğunu da… Peki, her gün onlarca farklı internet sitesine girerken kullandığımız şifrelerin hayatınıza ne denli etki edebileceği hiç aklınıza geldi mi?

Education First adlı uluslararası eğitim kurumunda görev alan ve Shangai’da yaşayan Mauricio Estrella’nın bir bilgisayar şifresi ile değişen hayatını sizlere kendi kaleminden aktarmak istedik. Devamını Oku »

Hayatımızda “mükemmel iş” diye bir şey olabilir mi?

Mükemmeliyetçilik hayatı çoğu zaman daha da zorlaştıran bir kavram. Hele bunu iş dünyasında istiyorsak işler daha da işin içinden çıkılmaz hale gelebiliyor. Çünkü yapılan araştırmalar gösteriyor ki mükemmelliyetçilik ve iş hayatı bir arada olsun istendiğinde uzun vadede hayal kırıklığı ve motivasyon düşüklüğü gözlemleniyor. Harvard Business Review editörleri, “Mükemmel iş gerçekten var mı? Kişinin başarılı olması sadece mükemmeliyetçi olmaktan mı geçiyor?” gibi soruları masaya yatırıyor.

Pek çok insan kariyerinde istediği yönde ilerleyemiyor. Kendini Geliştirme noktasında eksik kalıyor ve gün geçtikçe motivasyonunu kaybediyor. Harvard Business Review tarafından yapılan araştırmaya göre bunun en büyük nedeni genellikle adayların beklentilerinin çok yüksek olması, yani “mükemmel” bir işe sahip olmak istemeleri. Bu beklenti her seferinde kişiyi yanılgıya uğratıyor, performansı düşürüyor ve ilginin giderek azalmasına neden oluyor. Devamını Oku »

Ortalama insan üretir, başarılı insan sürekli öğrenir

İş dünyası üretmenin peşinde; üret ne olursa olsun üret. Peki ya öğrenmek? Bugünün ve yarının liderleri öğrenmeyi, üretmenin ötesinde görüyor…

Hepimiz üretkenliği seviyoruz. Üretmeyi kim sevmez ki? Üretkenlik üzerine kişisel gelişim kitapları ya da makaleleri okumaya bayılıyoruz. “5 Adımda Nasıl Daha Verimli Olunur?”, “Üretken İnsanların Ortak Alışkanlıkları Neler?”, “Daha Üretken Olmak için Ne Yapabilirsiniz?” gibi başlıklar gördüğümüzde, yazıyı bir solukta okumaktan kendimizi alamıyoruz. Ben neler yapabilirim, neleri farklı yapabilirim de daha verimli çalışabilirim diye aklımızdan geçiriyoruz. Devamını Oku »

Takdir Etmek Bu Kadar Zor mu?

Kendinizi bazen takdir edilme ihtiyacı içerisinde bulduğunuz oluyor mu? Siz elinizden gelenin en iyisini yaptığınız ve harika işler çıkardığınız halde? İç referansı yüksek biri olarak, yani kendi iç tatminimi bir işi iyi yapmakta öncelik almama rağmen, zaman zaman bunun yeterli olmadığını görüyor ve hissediyorum. Zira her insan gibi benim de, başkaları tarafından da motive edilmeye ihtiyacım var. İş yerime bağlılığımı kaybetmemde takdir etme alışkanlığı olmayan ve sürekli hatalara odaklanan yöneticilerle çalışmış olmanın etkisini de göz ardı edemem. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Oysa hiçbir maliyeti olmayan ve çalışan üzerinde son derece olumlu etki yaratan bu eylemi maalesef birçok yönetici ihmal ediyor. Sanırım buradaki en büyük etkenlerden biri çocukluk öğretilerimiz. Ben kırkbeş yaşındayım ve çocuğunu takdir etmenin onu şımartacağı anlayışıyla yetiştirilmiş biriyim. Hatta üniversiteyi kazandığımda rahmetli babam, çığlıklarım karşısında bir sakin ol, herhalde kazanacaksın demişti. Devamını Oku »