Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 5)

Başarı Yazıları

Başarı yazıları ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Güven kazanmak yıllar alır, güveni yıkmak dakikalar!

Yaptığınız işin sağlayacağı yarara inanırsınız, liderinizin ve ekibin başarısına inanırsınız, içten içe bilirsiniz hayal ettiğiniz yere geleceğinizi. Güven liderin mucizesidir başarının da başarısızlığın da sırrı güvende gizlidir.

 

Güven, yönetim guruları, yazarlar, bilim adamları tarafından sıklıkla farklı farklı tanımlanmıştır. Güven insanın karşısındakine duyabileceği en samimi duygulardan biridir. Beraber yola çıktığımız kişiye duyduğumuz güven sayesinde, çoğunluğun imkansız gördüğü bir işe inançla gireriz. Yaptığınız işin sağlayacağı yarara inanırsınız, liderinizin ve ekibin başarısına inanırsınız, içten içe bilirsiniz hayal ettiğiniz yere geleceğinizi. Güven liderin mucizesidir – başarının da başarısızlığın da sırrı güvende gizlidir. Güvendiğinde dağları yıkma gücüne sahip bir ekip, güvenmediğinde bir ufacık adım bile Devamını Oku »

Başarmak için antrenmana var mısınız?

Bilim bu üç şeyin bizi başarıya götürdüğünü savunuyor. Aidiyet duymak, gelişim özteorisine inanmak ve kişisel hedefleri olmak.

Henry Ford bir keresinde şöyle demiş: “Yapabileceğini veya yapamayacağını düşünüyorsan, muhtemelen haklısın.” Kısa ancak mesajı net bu sözü Ford’un ölümünün üzerinden 70 sene geçmiş de olsa, geçerliliğini koruyor hatta bilimsel çalışmalarla destekleniyor.

Bill Murphy Jr.’ın inc.com’da yayınlanan yazısında gözler yeni bir araştırma projesine çevriliyor. National Science Foundation’ın yeni bir araştırma projesi Ford’un sözlerinin sağlaması niteliğinde. Araştırma üniversite öğrencilerinin çalışma faktörlerini ele almış, hangi faktörler onları iyi not almaya, okulda kalmaya ve mezun olmaya itmekte araştırmış. Murphy’nin Henry Ford kuralları adını verdiği üç etken ön plana çıkmış Devamını Oku »

Sihirli Anahtar : Anlamlı Mutluluk

Önce, mutluluğu ve anlamı doğru tanımlamak

Mutluluğu sadece anlık hazlarla eş değer tutup, peşinden koşulan bir kavrama dönüştürmeye başladığımızı fark edenler kimler? Acaba neden reklamları en çok işgal eden kelimelerden biri haline geldi mutluluk? Sizce mutluluk satılık bir duygu mu? Satılık mutluluk algısı çoğaldıkça toplumda mutluyum demekten çekinen bir kesimin var olmaya başladığını ne kadar fark ediyorsunuz? Yoksa siz de mutluyum kelimesini yüksek sesle söylemeye çekinenlerden biri haline gelmek üzere misiniz?

Mutluluk, insanın özünde yer alan ve içinde yaşama yüklenen anlamı barındıran bir kavramken, satın alınan mutluluk algısının giderek daha fazla yaygınlaşması, mutluluk tanımlarının içindeki anlamı kaybettirmeye ve mutluluk tanımlarını bozmaya başladı Devamını Oku »

Dikkat Etmemeniz Gerek “iş kurmak” ile ilgili 7 Öğüt

Herkesten sürekli dinlediğiniz bir şey, mutlaka doğru demek değildir.

Bir iş kurup yönetmek – örneğin kardiyo- torasik cerrahi vs. gibi uğraşların aksine – herkesin kendisini uzman sandığı alanlardan biridir. Hiç kimse sırf babası 2004 yılında bıçak altına yatmış olduğu için size hangi açık kalp ameliyatı tekniğini tercih etmek gerektiğini anlatmaya kalkışmaz. Ama konu kendi işinizi kurup yönetmek olduğunda, annenizden tutun – hiçbir deneyimi olmayıp sadece bir blog yazarı olmayı hayal eden yeni mezun bir gence kadar herkes kendini size akıl verecek kadar yetkin görür.

Pekiyi, hiç istemediğiniz halde size yöneltilen bu öneri ve öğüt bombardımanına karşı ne yapacaksınız? Umarım çoğunu göz ardı edersiniz. Ama hangilerini? Aşağıda bu konuda bazı örnekler yer alıyor Devamını Oku »

Yapanlar ve İzleyenler

Yapılmasını bekleme. Yapılması gereklidir diye akıl verme, gerekliliği senin görüşün.

İnsan olma şartı budur deme, ancak yarattığın bir şeye malzeme koyabilirsin. İnsan olmanın ya da var olan herhangi bir şey olmanın şartını sen belirleyemezsin, sana göre olandan bahsedebilirsin.

İnsanlık tarihi boyunca nereden bakarsan bak, insanlar temel olarak ikiye ayrıldı: Yapanlar ve izleyenler.

Yapanlar, merak ettiler, üzerinde düşündüler, belki bir ihtiyaç anında keşfettikleri fikirden yola çıktılar ama ortak noktaları durmamalarıydı. Olmadığı zaman, nasıl olur diye düşündüler, yine mi olmadı tekrar başa dönüp yılmadan yaptılar Devamını Oku »

Akvaryumun Dışına Çıkmak

Değer yaratmak için değişime ihtiyaç duyuyoruz ve değişimi projelerle yönetiyoruz. Bu projelere önemli kaynaklar aktarıyor, projelerin ortaya koyduğu ürünlerin, sonuçların beklentilerimizi karşılamasını bekliyoruz. Sonuçlar beklediğimiz değeri her zaman ortaya koyuyor mu? Kaç projemiz beklentilerimizi tam olarak karşıladı?

Her proje bir ekosistem içerisinde yönetiliyor. Şirketin organizasyonel yapısı, proje yönetimi olgunluk seviyesi, iletişim becerileri, paydaşlar arası etkileşimler, şirket kültürü bu ekosistemin önemli parçaları. Bu sistemin parçalarında zaafiyetler varsa zorluklar başlıyor ve proje yöneticisine yeni ev ödevleri çıkıyor, bu zaafiyetleri zamanında fark etmesi ve aksiyon alması bekleniyor. Peki ya proje yöneticisi büyük resmi kavramakta zorluk çekiyorsa Devamını Oku »

Verimli Çalışmak İçin 6 Altın Kural

İlk çalıştığım işyerindeki yöneticim bir toplantıda bizlere şöyle demişti: “Eğer bir kişi normal mesai saatlerinin dışında da çalışıyorsa benim aklıma iki şey gelir: Ya bu kişi herkes çıktıktan sonra işyerinin telefonundan uzak akrabalarını arama niyetindedir (cep telefonsuz yıllar) ya da verimsiz çalışmaktadır.”

Kuşkusuz iki durum da çalışanın hanesine kötü bir not olarak kaydedilecekti. Günümüzde ise farklı bir bakış açısının egemen olduğunu söyleyebilirim. Pek çok kişi, kendini başarılı göstermek için gece yarılarına kadar çalıştığını, nefes almadan, yemek yemeden iş yaptığını anlatıyor. Bugün böyle bir şey duyduğumda benim aklıma iki olasılık geliyor: Devamını Oku »

İnsan Neden İstediği İşi Yapamaz?

Ait olmak en temel ihtiyaçlardan biri olduğu için insan, içinde bulunduğu topluluğa uyum göstermek ister; kabul gördüğü yerde mutlu olur. Farklı ailelerden gelen, farklı karakterleri ve farklı eğitimleri olan insanlar, aynı kültürün içinde, birbirine benzer inanışlara ve davranışlara sahip olurlar.

İçinde yaşadığımız toplum, bizi birbirimize benzetir.

Ama insan, çevresine uyum gösterip ait olma ihtiyacını tatmin ettikten sonra kendi özgünlüğünü de keşfetmek, kendini ifade etmek ister; çünkü insanın kendini düşünmesi (bireysellik), ait olma kadar güçlü bir ihtiyaçtır.

Ama, özellikle bizim gibi “bağlılığın” yüceltildiği toplumlarda, kendi özgünlüğünü ortaya koymak isteyen her insan, çevrenin (mahallenin) tepkisini çeker. Devamını Oku »

Liderlik ve İş Yerinde Farklılıklar

İyi bir lider nasıl olmalı bu sorusunu duyar duymaz aklınıza gelen belli başlı cevaplar olduğunu düşünüyorum. Ancak bir cevap var ki diğerlerini arkasında bırakıyor. İyi bir lider olmanın ön koşulu çalışanlar için adaletolgusundan geçiyor. İş dünyası toplumsal hayattan farksız nasıl toplumsal hayatta insanlar  aidiyet duygusuyla yaşadıkları topluma bağlanıyorsa iş yerlerinde de bu aidiyet duygusunun oluşması gerekiyor.

Aidiyet duygusunu, bağlılık duygusunu oluşturabilecek en büyük etken iş yerinde sağlanan adalet.  Farklı görüşlere saygı duymayı gereken kişi de çalışanların gözünde lider koltuğuna oturuyor. Devamını Oku »

Sizin İçinizde de Hiç Durmadan Seslenen Biri Var mı?

“İçimde hiç susmayan biri var”
“İçimdeki ses böyle söylemiyor”
“Hayaller aleminde yaşıyorsun”
“Yapamazsın, ne kadar beceriksiz olduğunu çok iyi biliyorsun”
“Bir kere de eline yüzüne bulaştırmadan bir şey başarsan zaten”
“Boşuna uğraşma olmayacak”

Mırıl mırıl mırıl…

Bir yerden tanıdık geldiler mi? Evet, sizi sizden alan olumsuz iç sesiniz.

Herkesin kafasının içinde  böyle mırıl mırıl konuşan bir ses ve böyle dediği anlar vardır. Beklemediğiniz anda çıkagelen, nereden geldiğini bilemediğiniz, size müdahale etmesini istemediğiniz halde hiç susmayacakmış gibi konuşan, kafanızın içini kemiren, her seferinde susturmak için uğraştığınız hatta şikayet ettiğiniz işte o ses Devamını Oku »