Anasayfa / Beyin Gücü

Beyin Gücü

İyi eğitimli kişilerdeki “unutkanlık” ciddi bir tehlike olabilir

Üniversite mezunu olan kişilerde unutkanlıkların, felç habercisi olabileceği belirtildi. Hollanda’daki Stroke dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, eğitimi yüksek olan insanların felç geçirmesi olasılığı, daha düşük eğitimlilere kıyasla % 39 daha fazla. Rotterdam’da 20 yıl süresince, sağlıklı ve 55 ile daha yukarı yaşlardaki 9.000 dolayında insan incelemeye alındı. Katılımcılara unutkanlık sorunu çekip çekmedikleri soruldu. 2012 yılına gelindiğinde incelemeye alınanlar arasından 1.134 kişi felç geçirmişti.

Rotterdam’daki Erasmus Üniversitesi’nden araştırmacılar elde ettikleri sonuçları inceledi ve daha önce hafıza kaybından şikayetçi olanlar arasında felç tehlikesinin daha yüksek olduğunu gördü.

Felç tehlikesi, daha ileri düzeyde eğitim görmüş bireylerde, daha da yüksek oranda görüldü.

Erasmus Üniversitesi’nde Nöroepidemiyoloji Doçenti olan Arfan Ikram, eğitimin, beynin, bunama gibi bilişsel hasarlara karşı mücadele edebilmesini gösteren iyi bir işaret olduğunu kaydetti. Devam »

Spor Motivasyonu : Depresyon tedavisi ve fiziksel aktivite

Vücudun hareket yetisinin ve spor motivasyonunun beyinle alakalı olduğunu biliyoruz. Bu alanda son günlerde farelerle yapılan bir çalışma, farenin koşma ve ödüllü aktivitelerde yer alma isteğinin beynin küçük bir bölgesi tarafından yönetildiğini ortaya koyuyor. Dorsal medial habenula olarak adlandırılan bu bölge, insanda ve farede çok benzer bir yapıda; bu nedenle bilim insanları faredeki mod ve motivasyon değişimlerinin insanda da aynı şekilde olabileceği görüşünü savunuyorlar.

Seattle Children’s Research Institute’te araştımacı olan Eric Turner, fiziksel aktivitedeki değişimlerin ve kişiye zevk veren, sonunda ödül kazanılan aktivitelerin azalmasının depresyon belirtisi olduğunu söylüyor. Devam »

Neden, Nasıl, Niçin unutuyoruz?

Belli dönemlerde hepimiz unutkanlık problemleri yaşarız. Küçük unutkanlıklar bazen normal gelebilir fakat bu unutkanlıklar ciddi rahatsızlıkların ilk belirtileri olabilir. İşte “bizim büyük unutkanlıklarımız” ve bu sorunla başa çıkmak için yapılması gerekenler… Devam »

İnsan hafızası nasıl çalışır?

Hafızanın tanımını birçoğumuz beynimizin içinde bilgilerin saklandığı bir depo zannederiz. Oysa bilim adamları hafızanın bu tanımın çok daha dışında olduğu görüşündeler. Hafıza bir depodan ziyade işlemler zinciri. Zihnimizde gerçekleşen fark etme-kaydetme-hatırlama ve unutmayla ilgili bölümlerden oluşan bir zincir. Devam »

Düşünce gücü kanıtlandı!

Düşünce ve dokunmanın gücü İngiltere’de yapılan bir araştırma sonucunda kanıtlandı. Durum şöyle ki ; “insan, düşüncesiyle hastalanır, ağrılarını dindirir, yanmayan parmaklarının bile su toplamasını sağlayabilir. Peki insan bu düşünce gücü nü nasıl kullanır? Devam »

IQ Artırmanın 10 Yöntemi

Öncelikle bilmeliyiz ki beyin en iyi öğrenmeyi rahat, dingin, bilinçli ve dikkatli olduğu zamanlarda gerçekleştiriyor. Bu zaman zarfı içinde beyin ortala saniyede 8 ile 12 devir yapıyor. Bu durumada alfa durumu deniliyor. Daha iyi öğrenmek beyninizi bu duruma getirmek için klasik müzik tercih edebilirsiniz. Devam »

Aslında beynimiz nasıl çalışır?

Son teknolojik gelişmeler, biyolojinin en büyük bilinmezine, beynin gerçekten nasıl çalıştığı sualine ışık tutuyor. Bilim insanları beyin ile ilgili gittikçe o kadar çok şey öğreniyor ki, geçmişimizin büyük bölümünde beynin nasıl çalıştığı, hem de ne olduğu ile ilgili hemen hiçbir şey bilmediğimizi anımsamıyoruz bile. Daha önceki çağlarda, hekimler beynin balgamdan oluştuğuna inanıyordu. Aristo beyni, ateşli kalbi soğutan bir buzdolabı gibi görüyordu. Aristo’nun döneminden Rönesans’a, anatomi uzmanları –büyük bir otoriteyle– tüm algı, duygu, mantık ve davranışlarımızın, başımızın Devam »

Zihinsel Tedavi nasıl yapılır?

Çevreden gelen etkilerin, yiyecek ve içeceklerin, kokuların sıcak ya da soğuğun bedenimizi ne ölçüde etkilediğini biliriz. Bu amaçla ya bunlardan korunur ya da kaçınırız. Fazla yenilen bir besinin midemizi, hatta kalbimizi yorduğunun; tuzun tansiyonumuzu tavana çıkardığının artık, çocuklarımız bile farkında. Ama “bilinçaltı”mızın beden işlevlerimizi etkileyip etkilemediğinin pek farkında değiliz. Bilinçaltımızın bazen dipsiz kuyularında bazen de labirentlerinin ilk köşesinde bekleyen “endişe, korku, tasa, depresyon…” gibi duyguların bedenimizi ne kadar çok etkilediğini öğrendiğimizde ise önümüze bilimle, yaşamla ilgili yepyeni ufuklar açılır. Devam »