Anasayfa / İnsan İlişkileri

İnsan İlişkileri

İnsan ilişkilerinde “kendini geliştir!”

Güven varsa, şüphe yoktur!

Senden gizlenen şeyleri öğrenmeye çalışarak, mutlu olma fırsatını elinden kaçırma. Acele etme… Bazı şeyler vardır ki onları bilmek, bilmemekten daha fenadır… Siz siz olun aşkınızın büyüsünü şüphe, merak, acelecilik, güvensizlik, kıskançlık yüzünden bozmayın. Aşk bazen kör olmaktır bazende sağır, karanlıkta sevgilinin yüzünü ancak dokunarak görebilmektir, hissetmeyi öğrenmektir Devam »

Lafım hem hemcinslerime, hem de beylere..

Anlayamıyorum, anlayamayacağım da..

5 yıl birliktelikten sonra bir insanın her şeyi tek kalemde silip, arkasına dahi bakmamasını anlayamayacağım. E neydi bu o zaman? İnsanların yılları bu kadar mı değersiz? Peki ya vefa? Kadını, erkeği yok bu işin. Devam »

Patrondan zam nasıl istenir?

Patrondan doğrudan zam istenmesinin yerine belirli bir aralık verilerek, bu aralıktaki zammı patrondan düşünmesini istemek tavsiye ediliyor.

Kanalda yayınlanan bir programdaki ankette çalışanların yüzde 71’inin nasıl zam alacakları konusunda bilgi edinmek istemeleri üzerine yapılan ankette zam isteme metotlarına dair önemli ipuçları verildi. Konu hakkında açıklama yapan uzmanlar hazırlık yapılmaması durumunda görüşmenin Devam »

Çocukla doğru iletişim nasıl kurulur?

“Hamilelik sürecinde başlayan anne-bebek ilişkisi, doğumdan sonra fiziksel temas ve beslenme yoluyla daha da gelişerek ömür boyu sürecek bir iletişim haline gelir.”diyen Dr.Mehmet Yavuz “Çocukla doğru iletişimin kurallarını” anlattı. “Bir çocuğun ilk seveceği ve iletişim kuracağı kişi annesidir” diyen Dr. Yavuz, annenin çocuğunu beslemesinin, ilgilenmesinin ve onu hayata hazırlamasının çocukta sevgi ve güven duygusunu oluşturduğunu belirtiyor. Çocuğun yetişkin olduğunda bu iki temel duygu aracılığıyla Devam »

Çatışmaları çözüme kavuşturun

Ekiplerle birlikte çalışmak hayal kırıklığı veren bir deneyim olabilir, özellikle de görünürde açık olan çatışmalar kişisel ve uzatmalı çekişmelere dönerse. Çünkü zaten başarı başlı başına çözümlenmesi gereken bir işken, ekibin kendi kendiyle uğraşması durumu daha işin içinden çıkılmaz hale getirebilir. Bir daha ekip üyeleriniz sözlü yumruklar sallamaya başladıkları zaman, kavga etmeyi bırakıp işe başlamalarını sağlamak için şu üç adımı atın Devam »

Sorun Ahlak ve Kültür’de

İlişkiler vıcık vıcık, bayağı. Cinsellik sadece tatmin adına yaşanır oldu. Ruhsuz, sevgisiz sevişmelerle skor gösterisine döndü. Hasta yakınları doktor dövüyor. Koca koca adamlar küçücük bir çocuğa cinsel bir gözle bakıp tecavüz edebiliyor. Adam, kız arkadaşına baktı diye yanında taşıdığı bıçağı çekip öldürüyor. Fikir ayrılıklarından sebep hakaretlerin, küfürlerin bini bin para. Engellilere ayrılan yerler saygı engellileri tarafından işgalde.  “Ben yaptım oldu” mantığı kontrolsüzce hüküm sürüyor. Devam »

Sinirliyken ihtiyacınız olan şeyi karşınızdakine nasıl anlatırsınız?

Çoğumuz sinirlendiğimizde ne yapacağımızı şaşırırız. Hatta ağzımızdan çıkan kelimeler aslında sonu ne olduğu belli olmayan acaip yerlere de götürebilir. İletişim, sağlıklı ve verimli bir ilişki sürdürmenin temel şartıdır. İlişkiye yönelik yaygın ve tehlikeli tuzaklardan biri de onu yavaş yavaş yok eden “işitilmeyen sorunlar”dır. Maalesef, karşımızdakiyle kavga etmeden hislerimizi duyurmanın ve ihtiyaçlarımızı gidermenin yolunu bilmiyoruz. Söylemesi yapmasından kolay olsa da sinirden köpürdüğünüzde bir köşeye oturup size neler olup bittiğini düşünmeniz gerekiyor. Devam »

Kıskançlık “hastalığa” ne zaman dönüşür?

Kıskançlık, rahatsız edici boyutlarda olmadığı ve ilişkiyi yıpratmadığı sürece kabul edilebilir bir duygu yoğunluğu olsa da, bazen çiftler bu durumlarda ipin ucunu kaçırabiliyor. Kıskançlığın temelinde yaşanan deneyimler, aldatmalar, partnerinizin yalan söylemesi gibi durumlar oldukça etkili. Aşırı kıskançlığın Othello Sendromu’na dönüşmemesi için zamanında önlem almak gerekiyor. Zararsız bazı kıskançlıklar ilişkide aşkı ateşlerken, sendrom haline gelen duygular sadece olasılıklar ve şüpheler üzerine kurulu, rahatsız edici bir cehennemin de Devam »

Peki, sizin yöneticiniz en çok kimi beğeniyor? Yoksa kendisini mi?

Kimsenin mükemmel olmadığını, hata yapmanın da zayıflıkların da insana özgü olduğunu herkesin kabul ettiği çok şeffaf bir dönemde yaşıyoruz. İnsanlar artık kusursuz değil “olduğu gibi” görünen alçakgönüllü ama iddialı liderler istiyorlar. Peki, sizin yöneticiniz en çok kimi beğeniyor? Yoksa kendisini mi? Facebook, Instagram, Twitter gibi mecralar, insanların egolarını tatmin etmeleri için biçilmiş kaftan. İsteyen istediği konuyu istediği biçimde abartabiliyor. İnsan, ne giydiğini, ne yediğini, nereye gittiğini, kimlerle beraber olduğunu, ne okuduğunu, hangi etkinliğe katıldığını allayıp pullayarak anlatma imkanına sahip. Devam »

Bazıları zor, bazıları neden kolaydır?

Bizi zorlayan deneyimler olduğu gibi zorlamayanları da var. Acaba zorlamayanların arkasında yatan sır ne olabilir? Aslında bu sorunun yanıtı çok basit. “Bizi zorlamayan her ne ise, nedense her zaman en çok sevdiğimiz çıkar” Örneğin, bazısı spor yapmaya bayılır, bazısı ise” işin mi yok abi, 2 saat spor yap sonunda x kadar kalori kaybet, hababam terle, duş al, saçını kurut, giyin, bir sürü angarya” şeklinde fikir yürütür. Aslında sporu zor yapan spor değildir. Sporun çevresinde geliştirilen düşünceler onu çekilmez hale getirir. Aksine spor yapmayı seven biri, öğlen tatili ya da sabah uykusundan fedakarlık ederek Devam »