Anasayfa / İnsan İlişkileri

İnsan İlişkileri

İnsan ilişkilerinde “kendini geliştir!”

Kendi Kendinizin Savunucusu Olun

Deneyimli yöneticilerin birçoğu iş yerindeki resmi müzakereleri nasıl idare edeceklerini bilir. Müşteriler ile anlaşmaları, yöneticileri ile bütçeleri, çalışanlar ile ücretleri müzakere etmek gibi… Peki ya fırsat olarak ortaya çıkan gayri resmi müzakerelere ne demeli? Daha iyi bir pozisyona geçmeye yönelik fırsatları fark etmek ve değerlendirmek, zorlu bir durumu tersine çevirmek veya yaptığınız ekstra işler için takdir kazanmak konusunda ne kadar başarılısınız?

Müzakere ve koçluk alanında 35 yılı aşan çalışmalarım sonucunda birçok kişinin bu alanlarda başarılı olamadığını gördüm. Gelin şu örneklere bakalım: Devamını Oku »

İş Başka Arkadaşlık Başka mı?

İş hayatının en çok karşılaşılan cümlelerinden birisidir : “Profesyonel olmak lazım.” Çünkü arkadaşlık ilişkinizin çok iyi olduğu biri iş arkadaşınız veya yöneticiniz olabilir. Bunun tam dersi durum da söz konusu. Başlarda sadece iş arkadaşınız olan biri, daha sonra dostunuz haline gelebilir. İş hayatım boyunca bu konuda birçok örnek yaşadım ya da tanık oldum. Bir de son derece büyük bir coşkuyla başlayıp hüsranla sonuçlanan iş ortaklıkları var. Yıllarca çok iyi dost olan kişiler, birbirleriyle iş yapmaya başladıktan bir süre sonra, birbirlerine adeta düşman kesilirler. Hem dostluklara, hem de işlerine yazık olur.

İş hayatıyla dostluk ve arkadaşlık ilişkilerini bir arada götürmek zordur. Çünkü farklı değerler ve öncelikler ve her şeyden önemlisi menfaatler devreye girmeye Devamını Oku »

Güven Veren “ilk izlenim” Nasıl Yaratılır?

Her nerede olursanız olun ilk izlenim bir ilişkinin her yanını etkileyecek konuların başında gelir. Bazen bir satış görüşmesi, bazen bir iş mülakatı, bazen bir projenin sunum aşaması bazen de sosyal bir ortamda yaşayacağınız deneyim.

Aşağıda konuyu ağırlıklı olarak “satış” bağlamında ele alacak olsak da tüm ilişkilerimiz için benzer olgulardan söz edebiliriz. Devamını Oku »

İletişim Beceriksizliği : Çatışabiliyor musunuz?

Bir eğitmen ve danışman olarak bu yazıma ilham veren şey; kurumlarda sıklıkla fark ettiğim ve sonu bir yere varmayan çatışmaların varlığına dair gözlemlerim. Kısır döngü diye tabir ettiğimiz, negatif duyguların anlamsızca ve enerji yok edecek şekilde yükseldiği iletişim beceriksizliği. Çatışmayı kavga ile karıştıran, anlamlı bir sonuç üretme niyetinden ve amacından son derece uzak güç yarışları. Kurumunuzda bunu yaşamıyor musunuz? Hayır hiç yaşamıyoruz diyorsanız bu yazı, sizler için değil. Ancak içinizden hem de nasıl, olmaz mı dediyseniz bakın size neler anlatacağım.

Öncelikle çatışma kavramının altını çizmekte fayda var. Kurum içi iletişim açısından bakıldığında aslında çatışma; kavga ya da küsme filan değildir. Herhangi bir konuda insanların görüş ayrılığında olması ve bununla birlikte ortaya çıkan durumdur. Bu durumun, kurum açısından negatif veya pozitif anlam ifade etmesi konusundaki bilinç; ortalama bir şirketle, vizyoner bir şirketi ayıran en kritik faktörlerden de biridir bence. Devamını Oku »

Değişim Liderliğinin Altın Kuralları

Yapılan birçok araştırmaya göre değişim projelerinin yüzde 50’si başarısız oluyor. Değişimin amacı çoğunlukla bir problemi çözmek ya da daha iyi bir durum veya düzeye geçmektir. ABD’deki bir araştırmada, bir sinemada konuklara bedava içecek ve özellikle bayat ve farklı porsiyonlarda patlamış mısır sunulmuştur. Daha büyük porsiyonları alanlar ortalama yüzde 53 daha fazla yemişler. Fazla yiyen denekler durum açıklandığında dahi “fazla yediklerini” kabullenmemişlerdir. Bu araştırma göstermektedir ki çoğu zaman sorunlar “KİŞİ(ler)” kaynaklı değil “DURUM/ORTAM” (ne kadar miktarda mısır verdiğiniz) kaynaklıdır! Daha az yemeleri için “KİŞİ”leri değiştirmeye çalışmak yerine “DURUMU” (porsiyonu) değiştirmek yeterlidir.

Ancak gerçek hayatta her değişim çabasında sadece ORTAMI/SİSTEMİ değiştirmek de başarı için yetmeyebilir. KİŞİ(ler)’in kalplerini ve akıllarını da değişime ikna ederek ORTAM/SİSTEM ile birlikte yönlendirmek gerekir. Devamını Oku »

Bitse de Kurtulsak Dedirten Sunumların 7 Özelliği

Bu hafta izlediğim bir kaç sunumdan sonra “topluluk önünde sunum yapmak” ile ilgili en sık karşılaştığım hataları paylaşmak istiyorum. Sahneye çıkmak konusundaki korkumuz ilkokul yıllarında sözlüye kalkmakla başlar sanırım. Yapılan bir çok araştırma topluluk karşısında konuşma korkusunun, korkularımız arasında ilk sıralarda yer aldığını gösteriyor. Aşağıdaki hatalardan kaçınmak bu korkumuzu da hafifletecektir.

1- Hazırlık Aşamasında Yanlış Yere Odaklanmak

Sunumlarla ilgili en temel hata hazırlık sürecinin “dinleyicilerden” çok “kendimize” o havalı bilgilerimize odaklı olmasıdır. Hazırlık aşamasında daha çok neleri anlatacağımıza odaklanırız. Oysa odağımız dinleyicilerin neleri bilmeyi isteyeceği olmalıdır. Devamını Oku »

Sözcükler ya “penceredir” ya da “duvar”

İletişim, düşünce ve duygularımız her yolla aktarabilmektir. İletişim; ne söyleyeceğimizi bilmek, bunu ne zaman söylemenin daha uygun olacağına, nerede söylemenin doğru olduğuna karar vermek, en iyi nasıl söyleneceğini düşünmek, olayları basitçe anlatabilmek, akıcı bir dille ve karşımızdaki kişiyle göz ilişkisi kurarak konuşabilmek, dikkati yoğunlaştırmak ve verilen tepkiyi fark edebilmektir.

İletişim, anlaşılmak için mi, anlaşmak için mi?
İletişim, konuşmak mı, dinlemek mi?
İletişim, anlamak mı, anlatmak mı?

Seçimler bakış açımızı ve iletişim tarzımızı belirliyor. Değer yaratan iletişim için öncelikle iletişim amacımızı bilmeliyiz, karşımızdakini anlamalıyız, gözlemlemeli ve dinlemeliyiz. Devamını Oku »

“BENCE” yerine?

Bence” kelimesini, neden kullanabileceğinizi hiç düşündünüz mü? Ben hiç düşünmemiştim. Hangi zamanlarda kullanıyordum. Ne oluyordu da bu cümle dudaklarımdan hop diye çıkıveriyordu, bilemiyorum. Çünkü kullandığımız her cümle, gün içerisinde o kadar otomatik ağzımızdan çıkıveriyor ki, anlamıyorsunuz. Aslında anlaşılmayan; o kadar cümle yığınını bir anda konuşmak. Uygun olan sözcükleri bularak, anlamlı bir cümle yapısı kurmak, inanın aslında o kadar da kolay değil. İlkokula başladığınız daha ilk günlerde, manalı cümleleri bir araya getirmek için; parmağınız nasır tutuncaya ya da ruhunuz bunalıncaya kadar alıştırmalar yapardık. Şu andaki öğrenimde, parmaklar nasır tutmasa da, ruh bunaltılarının devam ettiğini herkes biliyor. Devamını Oku »

İletişim ve Sihirli Dokunuşlar

Hemen herkes iletişim kurarken sorun yaşamıştır ve yaşayabilir. Arkadaşlarınız, meslektaşlarınız, üstleriniz, aile üyeleriniz ve başka sevdiklerinizle bir konuyu gündeme getirdiğinizde kendinizi çetrefilli bir çatışma içinde bulabilirsiniz.

Özellikle karşınızdaki kişiye uygun olmayan bir istekte ya da itirazda bulunduğunuzda çatışma başlar. Milyonlarca farklı konu olabilir bu. Öğrenci olan bir çocuğun bir arkadaşında kalmak üzere ailesinden izin almak istemesi olabilir. Bir kadının kocasından yeni bir ayakkabı almak üzere para talebi de tartışma konusu olabilir. Devamını Oku »

Uygulamak Başka, Yönetim Bilimi Başka

Şimdi sıkı durun. Size ders kitaplarından alıntı, muhtemelen üniversitede çocukları hipnotize eden yönetim bilimi tanımları vereceğim.

“Para, makine, yöntem, insan ve araç-gerecin uyumlaştırılması”

“Belirli amaçların etkili ve verimli biçimde gerçekleştirilebilmesi amacıyla, insanların işbirliği ve koordinasyonunu sağlamaya yönelik faaliyetler”

“Ortak bir amaç için süreçler ve karar mekanizmaları geliştirilmesi”

Şimdi sokağa inelim.

Hashtag’lerimiz şunlar: Amaç, süreç, başkalarına yaptırma. En zoru, yaptırma. Orada, derslerde öğretilmeyen ciddi bir hayat bilgisi yatar. Size onu anlatacağım. Devamını Oku »