Anasayfa / İnsan İlişkileri

İnsan İlişkileri

İnsan ilişkilerinde “kendini geliştir!”

Nedir bu “bizi ve iyiliğimizi düşünme” maskesi?

Bu yazımda “bizi ve iyiliğimizi düşünme” maskesi altında hayatımıza burnunu sokanlar ve hatta bazı zamanlar gidişatı engelleyenler konusunu yorumlamaya çalışacağım.

Bir düşünelim, şimdiye kadar duygu ve düşüncelerinizi güvenerek paylaştığınız ve sizi ısrarla kendi fikrine yönlendirmeye çalışan kaç dostunuz oldu? Çok şükür ki benim çevremde pek fazlası yok. Olanlar da ya bu huylarından vazgeçti ya da ben onlardan vazgeçtim. Hala devam etmeye çalışanlar yok mu? Devam »

İyimser bir lider misin?

Bardağın yarısı dolu mu yoksa boş mu? Gerçekten bir önemi var mı? Aslına bakarsanız bardağı açıklama şekliniz çevrenizdeki dünyayı nasıl gördüğünüzü yansıtmaktadır. Bardağın yarısını dolu görenler karşıt guruba göre daha iyi satışçılardır, daha az depresif olurlar ve daha motive çalışmaktadırlar. İyi haber ise eğer kendi düşüncenizi keşfederseniz bunun üzerine çalışabilir ve olaylara nasıl yanıt verdiğinizi değiştirebilirsiniz. Devam »

En az çabayla maksimum verim için: Yalınlaştırmak!

Yalın bir yönetim anlayışı geliştirildiğinde iş hayatındaki başarı kaçınılmaz olabilir. Yönetimde yalınlığı en basit olarak şu şekilde açıklayabiliriz. “Daha az çaba, daha fazla olanı yapmak..” Peki bu açıklamayı geliştirdiğimizde karşımıza tam olarak neler çıkıyor. İşte yönetimi yalınlaştırmanın 7 altın kuralı… Devam »

Evli biriyle birlikte olmak

Bu yazıma katılanlar olacak, karşı çıkanlar olacak. Normal, ancak bu yazıyı yazmamdaki neden gençlere tecrübelerimi aktarmak. Çünkü hem tecrübelerim var, hem de yıllarca teke tek insanlara ders verdim. Verdiğim dersler, sadece bu konuyla ilgili değil ama birçok kişinin hayatının odak noktasında bu konu vardı. Devam »

Bağlılık mı? Bağımlılık mı?

Bağlılık ve bağımlılık birbirine çok yakın iki sözcük gibi görünse de ilişkilerde farklı ve hatta zıt (olumlu ve olumsuz) iki durumu anlatırlar. Bağlanabilmeyi duygusal bağlar kurmaya izin verecek kadar yakın olabilmeye, bağımlı olmayı ise yapışık olmaya benzetebiliriz. Bağımlılık ilişkisi erken çocukluk döneminde doğal olarak vardır.

Bebek/küçük çocuk yaşamak için annesinin (ya da bakım verenin) bakımına muhtaçtır yani bağımlıdır. Bu dönemde duygusal ve fiziksel yönden sağlıklı bir bakım verilirse Devam »

“HAYIR” sever misiniz?

Başlığa baktığınızda hemen aklınıza bağış yapan, insanları yardım eli uzatan, iyi kalplı, “pamuk gibi” tabirli insanlar gelebilir. Bu anladığınız tamamen algı konusunu kapsar ki bugünkü konu tamamen “Hayırseverlik”. Anlatacaklarım tam da buna uygun olsa da, başkaları için değil, kendiniz için neler yaptığınızla ilgili.

En sevdiğim egzersizlerden biridir. “Hayır” diyememe bazıları için “tabu” halindedir. İlk başlarda zorlanılır. “Nasıl derim?” “Utanırım!” “Benim için çok zor!” “Diyenlere imreniyorum!” gibi ifadeler sıralanır. Devam »

Akıl vermek mi? Müdahale etmek mi?

Yaşamımızda bize yapmamız gereken şeyler olduğunu dolaylı olarak ya da yekten anlatan, davranışlarımıza hatta düşüncelerimize dahi müdahale etmek isteyen birileri vardır. Kimimiz kaç yaşında olursa olsun bu müdahalelere sessiz kalırken, kimimiz ise orada bir dur diyebilmekte. Devam »

Kişisel Eleştiri ile Kendimizi Geliştirmek

Saldırı havasında olsa da, haksız gibi görünse de aldığımız eleştirilerde büyük bir olasılıkla gerçeklik payı vardır. Birçoğumuz davranışlarımızın tamamını olmasa bile bir kısmını inkâr etme eğilimindeyiz. Ancak kuruluşlar gibi kişiler de güçsüz yanlarını fark ederek büyüyebilir ve gelişebilirler. Devam »

Yeni neslin görgü kuralları

En büyük imparatorluklardan, en ilkel kabilelere kadar her toplumun kendine has nezaket ve görgü kuralları vardır. İnsan ilişkilerini düzenleyen bu kuralları her toplum bir nesilden diğerine usulca aktararak gelenekler oluşturmuştur.

Japonlar, kartvizitlerini verirlerken karşılarındaki kişiye önem verdiklerini ifade etmek için törensel bir davranış içine girerler. Japonya’da kartviziti tek elle uzatmak büyük görgüsüzlüktür. Devam »