Anasayfa / İnsan İlişkileri

İnsan İlişkileri

İnsan ilişkilerinde “kendini geliştir!”

“HAYIR” sever misiniz?

Başlığa baktığınızda hemen aklınıza bağış yapan, insanları yardım eli uzatan, iyi kalplı, “pamuk gibi” tabirli insanlar gelebilir. Bu anladığınız tamamen algı konusunu kapsar ki bugünkü konu tamamen “Hayırseverlik”. Anlatacaklarım tam da buna uygun olsa da, başkaları için değil, kendiniz için neler yaptığınızla ilgili.

En sevdiğim egzersizlerden biridir. “Hayır” diyememe bazıları için “tabu” halindedir. İlk başlarda zorlanılır. “Nasıl derim?” “Utanırım!” “Benim için çok zor!” “Diyenlere imreniyorum!” gibi ifadeler sıralanır. Devam »

Akıl vermek mi? Müdahale etmek mi?

Yaşamımızda bize yapmamız gereken şeyler olduğunu dolaylı olarak ya da yekten anlatan, davranışlarımıza hatta düşüncelerimize dahi müdahale etmek isteyen birileri vardır. Kimimiz kaç yaşında olursa olsun bu müdahalelere sessiz kalırken, kimimiz ise orada bir dur diyebilmekte. Devam »

Kişisel Eleştiri ile Kendimizi Geliştirmek

Saldırı havasında olsa da, haksız gibi görünse de aldığımız eleştirilerde büyük bir olasılıkla gerçeklik payı vardır. Birçoğumuz davranışlarımızın tamamını olmasa bile bir kısmını inkâr etme eğilimindeyiz. Ancak kuruluşlar gibi kişiler de güçsüz yanlarını fark ederek büyüyebilir ve gelişebilirler. Devam »

Yeni neslin görgü kuralları

En büyük imparatorluklardan, en ilkel kabilelere kadar her toplumun kendine has nezaket ve görgü kuralları vardır. İnsan ilişkilerini düzenleyen bu kuralları her toplum bir nesilden diğerine usulca aktararak gelenekler oluşturmuştur.

Japonlar, kartvizitlerini verirlerken karşılarındaki kişiye önem verdiklerini ifade etmek için törensel bir davranış içine girerler. Japonya’da kartviziti tek elle uzatmak büyük görgüsüzlüktür. Devam »

Zor karakterlerle iyi geçinmenin yolları

İş yerimizde veya evimizde.. Gerçekten her yerde var. Etrafımızda gerek doğası gereği gerekse farkında olmadıkları rahatsızlıklarından dolayı “geçimsiz” diye adlandırabileceğimiz türden kişiliklere sahip insan vardır. Bu bazen aile üyelerimizden biri, bazen iş arkadaşımız olabilir. Peki bu zor karakterlerle iyi geçinmenin yolları nelerdir? Devam »

Güven varsa, şüphe yoktur!

Senden gizlenen şeyleri öğrenmeye çalışarak, mutlu olma fırsatını elinden kaçırma. Acele etme… Bazı şeyler vardır ki onları bilmek, bilmemekten daha fenadır… Siz siz olun aşkınızın büyüsünü şüphe, merak, acelecilik, güvensizlik, kıskançlık yüzünden bozmayın. Aşk bazen kör olmaktır bazende sağır, karanlıkta sevgilinin yüzünü ancak dokunarak görebilmektir, hissetmeyi öğrenmektir Devam »

Patrondan zam nasıl istenir?

Patrondan doğrudan zam istenmesinin yerine belirli bir aralık verilerek, bu aralıktaki zammı patrondan düşünmesini istemek tavsiye ediliyor.

Kanalda yayınlanan bir programdaki ankette çalışanların yüzde 71’inin nasıl zam alacakları konusunda bilgi edinmek istemeleri üzerine yapılan ankette zam isteme metotlarına dair önemli ipuçları verildi. Konu hakkında açıklama yapan uzmanlar hazırlık yapılmaması durumunda görüşmenin Devam »

Çocukla doğru iletişim nasıl kurulur?

“Hamilelik sürecinde başlayan anne-bebek ilişkisi, doğumdan sonra fiziksel temas ve beslenme yoluyla daha da gelişerek ömür boyu sürecek bir iletişim haline gelir.”diyen Dr.Mehmet Yavuz “Çocukla doğru iletişimin kurallarını” anlattı. “Bir çocuğun ilk seveceği ve iletişim kuracağı kişi annesidir” diyen Dr. Yavuz, annenin çocuğunu beslemesinin, ilgilenmesinin ve onu hayata hazırlamasının çocukta sevgi ve güven duygusunu oluşturduğunu belirtiyor. Çocuğun yetişkin olduğunda bu iki temel duygu aracılığıyla Devam »

Çatışmaları çözüme kavuşturun

Ekiplerle birlikte çalışmak hayal kırıklığı veren bir deneyim olabilir, özellikle de görünürde açık olan çatışmalar kişisel ve uzatmalı çekişmelere dönerse. Çünkü zaten başarı başlı başına çözümlenmesi gereken bir işken, ekibin kendi kendiyle uğraşması durumu daha işin içinden çıkılmaz hale getirebilir. Bir daha ekip üyeleriniz sözlü yumruklar sallamaya başladıkları zaman, kavga etmeyi bırakıp işe başlamalarını sağlamak için şu üç adımı atın Devam »