İnsan vazgeçebildiği şeylerin karşısında güçlü durur!
“Madrid’de bir otelin duvarında bir levhada şöyle yazıyor: Şarkı söylemek yasaktır. Rio De Janerio havaalanının duvarında bir levhada şöyle diyor: Bagaj arabalarıyla oynamak yasaktır. Yani bu devirde hala şarkı söyleyen insanlar var, hala çocuk ruhunu kaybetmeyip oyun oynayan insanlar da!” Bu cümleler Eduardo Galeono’nun “Yürüyen kelimeler” adlı kitabından. ‘Her şey ve hiçbir şey olmanın’ arasında gidip gelen, yazarın kıvrak zekasıyla işlenmiş baş döndürücü, düşündürücü 

İşte İnsan’a Aydın Demirer yazdı. İş hayatındaki tipleri teker teker kaleme aldı. Sizin hayatınızda hangileri var? Yapılan tespitler o kadar doğru ki, “ben bununla çalışıyorum” diyebiliyorsunuz… 30 yıldır iş hayatında olan biri Aydın Demirer. “İnsan sarrafı olmak için yeter mi bilmiyorum. Ama çok değişik yerlerde çalıştım. Çok farklı insanlarla karşı karşıya geldim. İşte 30 yılda tanıdığım “çalışması en zor” insan tipolojileri…” diyor ve kaleme alıyor…
Etrafınıza biraz dikkatli bakarsanız onları görebilirsiniz… Coşku ile konuşan, coşku ile çalışan, hatta coşku ile nefes alan coşku bağımlıları, coşku duygusunu koruyabilmek için kendilerini sabote bile edebiliyor… Bazı insanlar büyük coşku yakalayabilmek için suçluluk duygusunu kullanarak morallerini düşürür. Dikkatli olmak gerekir çünkü çok yüksek coşku duygusu, uyuşturucu gibi bağımlılık yaratabilir. Ve arkasından gelen düşüş, çok daha acı verir.
Hayatta bazı durumlar kazanan ve kaybeden ikilemi üzerinden ilerler. Bazı olaylarda kazanan taraf yoktur, bazen de kaybeden. Peki herkesin kazanacağı ilişkiler kurmak kişinin elinde mi? Spor karşılaşmalarında kazanan bir takım olması için mutlaka kaybedenin de olması gerekir. Şans oyunlarında da kazananlar ve kaybedenler var. Bazı ilişkilerde ise her iki taraf da kaybediyor, savaşlarda olduğu gibi. Savaş o kadar şiddet dolu ki kazananın bile kayıpları neredeyse kaybeden kadar
İşyeri stresi sadece kariyer başarısını değil insan ilişkilerini de baltalıyor. Araştırmalara göre işyerinde yaşanan stres çiftlerin arasını bozuyor ve hatta boşanmaya bile neden olabiliyor… İşyerinde yaşanan stres çiftlerin arasını bozuyor ve hatta boşanmaya bile neden olabiliyor. Florida Üniversite tarafından yapılan bir araştırma çerçevesinde, işyerinde stresli olan kişilerin aile yaşantıları ve problemleri incelendi.
Mutluluk ve olumlu bakış açısının performansa etkileri üzerine yapılan araştırmalardan çıkan sonuç hiç de şaşırtıcı değil! Çünkü beklendiği gibi olumlu yaklaşıma sahip çalışanların performansı, olumsuzların en az yüzde 30 üzerinde seyrediyor. Bununla da bitmiyor… İş dünyasında iki temel karakter vardır: Birincisi önlerine gelen her konuda bardağın boş tarafını görüp, bir işin neden olmayacağına konsantre olanlar… Yani zorlukları, engelleri, tehlikeleri, olumsuzlukları görenler…
Mutlaka başınıza gelmiştir. Çok iyi bildiğiniz bir konuda bir arkadaşınıza fikrinizi anlatıyorsunuz, söyledikleriniz onun aklına yatacak çünkü anlattığınızın doğruluğundan eminsiniz. Fakat şaşırarak görüyorsunuz ki beklediğiniz olmuyor. Arkadaşınız fikrinizi kabul etmiyor. Bu sefer siz görüşünüzü farklı açılardan, farklı örnekler vererek bir daha bir daha anlatıyorsunuz ama nafile siz ikna etmeye çalıştıkça arkadaşınız sizden uzaklaşıyor ve kendi fikrine daha fazla tutunuyor. Sizin için aşikâr olan bu konuyu bir türlü anlamıyor. Hayal kırıklığı yaşıyor
Son zamanlarda medyada fazlaca duyduk “tahammül” sözcüğünü. Konu hakkında profesörlerden, TV yorumcularına, köşe yazarlarına dek pek çok kişi kalem oynattı, söz söyledi. Biz ne anlamalıydık, tahammül sözcüğünün ortaya çıkışından, dillendirilişinden, hatta altının dikkatle okunması gereken bir kavram olarak servis edilmesinden? Sözcüğün etimolojik olarak kökenine baktığımızda Arapça “nesnenin zorlayıcı dış etkenlere karşı kendini koruyabilmesi, dayanabilmesi” anlamıyla karşılaşıyor, yani bir duruma ‘tahammül etmekten’ bahsediyoruz. İnsanın hayatında doğduğu andan öleceği
Reddedileceğinizden korktuğunuz için yeni ilişkilere başlamaktan çekiniyor musunuz? Sizi yeni ilişkiler ya da arkadaşlık kurmaktan alıkoyan şey reddedilme korkunuz ise, bunun çözümü var. Reddedilme korkunuzun üstesinden gelmeyi öğrenebilirsiniz. Reddedilmenin bizim için bu kadar zor olmasının nedenlerinden biri de aklımızda onun pek çok kötü çağrışımı olmasıdır. Çoğumuz için reddedilme; aşağılanmış, yeteri kadar iyi olmayan, işe yaramaz, yetersiz ve zavallı gibi kelimelerle özdeşleşmiştir. Bu kelimelerin bize düşündürdükleri reddedilmekten daha çok acı verebilir.
İnsanlar dış görünüşleriyle karşılanır, şahsiyetleriyle uğurlanırlar. Hayatımızdaki ilk izlenim hemen her konuda çok önemlidir. Karşımızdaki kişi hakkında yargılara varmaya başladığımız ilk an karşılaşma anımızdır. İşte doğru ilk izlenim oluşturmanın püf noktaları… Fransızların bu sözü günümüz dünyasında bize ayna tutar. Hayatımızdaki ilk izlenim hemen her konuda çok önemlidir. Karşımızdaki kişi hakkında yargılara varmaya başladığımız ilk an karşılaşma anımızdır. Dört çeşit izlenim 

Kibritli Bulmaca
Küpleri Yerleştir
Kareleri Doğru Yerleştir
Kedi Yakalama