Özür dileme becerisi, müfredata konulmalı
Ankara Koleji’nde okuduÄŸum yılların bir kısmını, okulun voleybol takımının yedek kulübesinde geçirdim. Lise birinci sınıfta olduÄŸum için asıl kadroda bulunan son sınıftaki ablaların oyunlarına alkış tutmak, maçlarda heyecandan karın aÄŸrılarına uÄŸramak gibi görevleri üstelenen bölümündeydim takımın. Voleybol hayatım kısa sürdü, ama takım ruhunu yaÅŸayacak, birkaç turnuva görecek, Türkiye ikincisi bir takımla kupa kaldırma sevinci yaÅŸayacak kadar takıldım 

Özgeçmiş hazırlama, iş arama sürecinin en önemli aşamalarından biridir. İş görüşmesine çağrılmak, büyük ölçüde etkili bir özgeçmiş yazmaya bağlıdır. Ancak ne yazık ki özgeçmiş yazmanın standart, tüm bireyler ve firmalar için geçerli ve değişmez bir formatı yoktur.
Stres mülakat yönteminin adı çok sık olarak geçmesine karşın ülkemizde birçok yönetici, bu yöntemi bilinçsiz olarak kullanmakta, bu yöntemle adaydan, karşılaşabileceği stresli durumlarda nasıl bir tepki göstereceği konusunda maksimum bilgiyi almak yerine, adayı gereksiz yere sıkıştırmakta ve yormaktadır. Maalesef, bu tür mülakat yöntemini kullanan birçok profesyonel, kültürümüzle doğrudan ilgisi olmayan birtakım tercüme sorularla negatif sonuçlara ulaşmaktadır. Buna karşın birçok yönetici de
Eleman seçme ve iÅŸe alma görüşmeleri yapan insan kaynakları yöneticilerinin çok yaygın karşılaÅŸtıkları bir durum vardır. Adaya “kendinizden bahseder misiniz? Siz nasıl bir insansınız?” tarzında bir soru sorduklarında genellikle aldıkları cevap, “vallahi ne desem bilmem ki…, yani nasıl söylesem…, arkadaÅŸlarım benim çok (sevecen, çalışkan, dürüst, özverili, ekip çalışmasına yatkın vs. ) olduÄŸumu söylerler” ÅŸeklinde bir cevap alırlar.
”Hayatınız, duygularınız ve sevgilerinizin sırrı, önceliklerinizi planlama ve uygulamanızda gizlidir… Hem kendinizi, hem onları, sizin ve onların “Öncelik” Planlamaları ile en ÅŸaÅŸmaz ÅŸekilde çözebilirsiniz…” Hıncal Uluç yazdı, biz okuduk sevdik, sizin için seçtik…
Düsünmek dedigimiz sey aslında bir dizi soru sorup cevaplamak… Bizim aslında her an yaptıgımız sey sorular sorup, o soruların cevabını beklemek yada aramak. O halde, yasamımızın kalitesini arttırmak istiyorsak kendi kendimize sormayı adet edindigimiz soruları degistirmek zorundayız.
Karşınızkine düşüncelerinizi anlatırken ya da onu ikna etmeye çalışırken zorlanıyorsanız doğru yöntemleri kullanmıyorsunuz demektir. Aslında ihtiyacınız olan tek şey: Doğru kelimeyi kullanmak. Peki bu kelimeyi nasıl seçeceksiniz?
Birçok kez baÅŸarılı olmamızın önünü ”bilgisizliÄŸimiz” ya da ”beceriksizliÄŸimiz” deÄŸil, insanlarla iliÅŸki kurarken yaÅŸadığımız korkular tıkar. Sosyal fobiye kapılır, aşırı korkular duyarız. Elimiz ayağımıza dolaşır, böylece bildiÄŸimizi bile unuturuz…
Etkili iletişim becerilerinin insan yaşamındaki yeri ve önemi, sağlıklı ve uzun süreli ilişkiler söz konusu olduğunda tartışılamaz. İletişimin etkinliğini sağlayan en önemli unsur ise beden dilidir. Beden dili sayesinde karşınızdakinin davranışlarından düşüncelerini anlayabileceğinizi biliyor muydunuz?
