Anasayfa / İnsan İlişkileri (sayfa 2)

İnsan İlişkileri

iletişim, iletişim teknikleri, iletişim becerileri, güçlü iletişim ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Birini İkna Edememenin 10 Nedeni

Medyada 20 yıla yakın reklam satış ve pazarlama alanlarında çalıştım. “Ne işle meşgulsün?” diye sorduklarında “özünde satışçıyım” derdim. Karşımdaki kişinin yüzü hafifçe asılır, gizliden gizliye bir küçümseme ifadesi suratına yayılır ve ardından şunu söylerdi: “Ay ben asla satışçı olamam.” Neden? “Benim ağzım hiç iyi laf yapmaz!” Sanırım bu cümle satış mesleğine karşı önyargıyı da net bir şekilde açıklıyor. Peki neden bu önyargı? Veya satışçı olmak gerçekten birisini bir ürün ya da hizmet almak için zorlamak mı demektir? İkna aslında nedir, ne değildir? İkna bir süreç, satış ise bir sonuçtur. Süreci etkin bir şekilde yönetemeyenlerin bir kişiyi gerçek anlamda ikna etmeleri de mümkün olmuyor. İkna, başkalarında düşünce ve davranış değişikliği yaratma süreci olduğundan yüksek ölçüde iletişim, duygusal ve sosyal zeka becerileri gerektirir. Ve ikna bir manipülasyon ya da dil cambazlığı da değildir.

Sizlere iknada sık rastlanan 10 kritik hatadan bahsetmek istiyorum Devamını Oku »

Sözünde Mükemmel Olmaya Yatırım Yap

Freud, “Sözcüklerin sihirli güçleri vardır. Sözcüklerle bir insanı çok mutlu edeceğiniz gibi onu derinden üzebilirsiniz. Sözcükler, insanda en güçlü duyguları uyandıracak, onları eyleme sürükleyecek güce sahiptir.” der.

İnsana küçükken söylenen sözler onun kaderini belirler. Küçükken olumlu sözler duyan çocukların kendilerine güveni yüksek, olumsuz sözler duyanlarınsa düşük olur. Birisi bir çocuğa sen çirkinsin derse, çocuk prenses olsa çirkin olduğuna inanır ve bu inançla büyür. Olumsuz nitelemeler bir insanı lanetlemekten farksızdır. Ben bu anlamda “Lafın canı vardır.” deyişine çok inanırım. Sözlerin genç bir zihinde yarattığı inançları yıkmak kolay olmaz. Devamını Oku »

Dedikodu Fırsata Nasıl Çevrilir

Dedikodu!

Günlük hayatın gerçeği olduğu kadar iş hayatının da kaynayan kazanlarının en popüler malzemesi.

Kahve molalarının vazgeçilmezi.

TDK sözlüğüne göre, “Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılan konuşma, kov, gıybet, kılükal”, Cambridge Dictionary’ye göre ise “Başkalarının özel hayatlarıyla ilgili kaba, kayıtsız veya gerçek olmayan konuşmalar veya raporlar” olarak ifade ediliyor. Yani çok da makbul bir davranış değil.

Hiç kimse dedikodu yaptığını kabullenmez. Dedikodu yapmayı sadece altın günlerinde, ev gezmelerinde ev hanımlarına özgü bir davranışmış gibi anlatırlar.

Kimileri buna “masum paylaşımlar” dese de çok da masum bir şey olmadığını hepimiz biliyoruz Devamını Oku »

Sıkıntı Yok’tan Aynen’e kadar Kullanmamanız Gereken 10 Kelime!

Etkili iletişim için bir numaralı aracı kullandığımız dildir. Ancak konuşurken bazen kolaya kaçar ve ağzımıza gelen bazı sözcükleri akıl filtresinden geçirmeden dışa vururuz. Bunun iki zararı vardır. Birincisi insanlar sizi dinlerken güvenleri kaybolur ikincisi ise dikkatleri kaybolur. Her durumda onları etkileyemezsiniz, konuşmanın hedefine varamazsınız.

1. Atıyorum (Sallıyorum ve Benzerleri)

Lütfen “ atmayın”! Eğer bir örnek vermek istiyorsanız mutlaka somut ve net bir ifade, sayı belirtin. Vereceğiniz örneğin tarafınızdan önceden düşünülmüş olması bunun için yeterlidir. Yok o sırada bir örnek gelmiyorsa aklınıza niye dinleyenlerinize sormuyorsunuz? Yaklaşık bir sayı vermek durumunda iseniz ve tam olarak konuşamıyorsanız bir aralık belirtin. (100 ila 200 gibi Devamını Oku »

İletişim Kurmak Satranç Oynamaya Benzer!

İnsan, hayatı boyunca etrafındaki diğer insanlara muhtaçtır. En başından alırsak, doğması için bile iki kişiye ihtiyacı vardır. Sonra yaşayabilmesi, doyması, varlığını sürdürmesi, hayatta kalabilmesi için mutlaka bir bakıcıya ihtiyaç duyar. Bu anlamda da doğadaki diğer tüm canlılardan ayrışır.

İnsan, doğası itibari ile öğrenmek ve gelişmek için güdümlüdür. Öğrenmek, sorularına yanıt bulmak, dünyayı, kendini ve tabiatı anlamak için de başkalarına ihtiyaç duyar.

Belli bir yaşa kadar insanın ihtiyaçları daha çok fiziksel ve duygusal boyuttadır. Güvenlik, ısınma, beslenme, bir ailenin parçası olma, ilgi görme gibi. Devamını Oku »

Her baba oğluna mutlaka bu 8 şeyi öğretmeli

Bir çocuğun gelişiminde annenin rolü büyük” diyen kişiler lütfen bir daha düşünün. Çünkü araştırmalar gösteriyor ki ne annenin rolü ne de babanın rolü tek başına yeterli. Anne ve Babanın çocuğun gelişimindeki rolleri ayrı ancak her birisi birbirinden önemli. Özellikle erkek çocukların babalarından öğrenecekleri çok şey var. Bunları 8 maddede derlemeye çalıştık :

1. Nasıl kaybedileceğini ve nasıl kazanılacağını bilmenin önemini anlatın.

Arkadaşları dışında bir çocuğun içinde bulunduğu tüm rekabetlerde en büyük destekçisi babasıdır.

Örneğin herhangi bir yarışa katılan bir çocuk, kazanmanın verdiği hissiyatı bildiği gibi zafere ulaşmanın ne kadar çaba gerektirdiğini de bilir. Devamını Oku »

Performans Yönetim Sistemleri’ni Çöpe Atma Zamanı Gelmedi mi?

CEB tarafından 1358 kurumda yapılan araştırma sonuçlarına göre yöneticilerin yüzde 95’i Performans Sistemlerinden memnun değil. Sistemleri üretmede başrol oynayan İnsan Kaynaklarının yüzde 90’ı da değerlendirmelerin doğru bilgiyi vermediklerini söylüyor. Sizce haksızlar mı?

1980’li yıllarda General Electric’in Ceo’su Jack Welch tarafından ortaya koyulan sistemde performanslar 1 ila 5 arasında kademelendiriliyor ve ücret artışları, prim ve benzeri bonuslar buna göre veriliyordu -ki bu bile tartışılabilirdi- zira rakamlarla ifade edemeyeceğiz birçok rol ve görevle baş etmeye çalıştığımız bir iş dünyasında yaşıyoruz. Değerlendirmelerin ne denli bilinçli, özenli ve adil olduğu da birçok kurumda hâlâ tartışma konusu… Sistemlerin birçoğu uygulanabilirliği açısından yöneticiler tarafından karmaşık, zahmetli de bulunabiliyor. Ve çoğunlukla bir karne havası yaratmaktan öteye de geçmiyor. Üstelik bu karnede notları veren hocaların bazıları bol notlu, bazıları kıt notlu ise… Ya da neye göre notları verdiklerine ya da vereceklerine dair yeterli donanıma Devamını Oku »

Sorumluluk Atmak mı? Sorumluluk Almak mı?

Sorumluluk “kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi, sorum, mesuliyet” olarak tanımlanıyor.

Peki, genel kabul görür tanıma göre; ben gerçekten sorumluluk alıyor muyum, yoksa “çok paylaşımcıyım” deyip sorumluluğu üzerimden “atıyor” muyum?

Bir işi delege etmek ile sorumluluğu üzerinden atmak aynı şey değildir. İşi delege ettiğinizde, onu aynı zamanda takip de edersiniz. Ya da olası durum budur. Takip etmeyip işi bıraktığınızda, o işin olması gerektiği gibi mi, yoksa kişinin anladığı gibi mi, sonuçlanacağını bilemezsiniz. Bu yüzden bir işi delege etmek sorumluluk gerektirir. Delege ettiğiniz işin sorumluluğunu Devamını Oku »

İş Görüşmesi Teknikleri : Korkma, Uygula ve İşi Al!

Üniversite mezunu iş arama ve iş bulma derdinden daha çok bu sürecin akabinde yaşadığı korku ve endişeler göz ardı edilemeyecek kadar fazla. Birçok uzman sistemin bu safhalarındaki yanlışlarını dillendiriyor. Herkes kendine göre haklı, pek çok yanlış var ama şu anda sahip olduklarımız; kimi isteyerek, kimi hiç istemeden, çoğu birileri tarafından yönlendirilerek seçtiği okullarda 4-5 senedir okumuş ve artık son sınıfta hayata başlama adımının heyecanı içinde olan genç bireyler.

İş arayacaklar, özgeçmişler hazırlayacaklar ve o özgeçmişleri onlarca, yüzlerce bazen binlercesi arasından seçilerek, görüşmeye çağırılacaklar. [Fark yaratan özgeçmiş nasıl yazılır?]

Ne yapacaklar, sorulara istenilen yanıtları verebilecekler mi, iş deneyimleri yok ki, iş deneyiminiz yok ne düşünüyorsunuz sorusuna nasıl cevap verecekler Devamını Oku »

Dinlemenin 7 Yolu : Hangi Dinleme Tercihi Fark Yaratır?

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki insan 2 şey için dinleme yeteneğini canlı tutuyor. İlki ihtiyaçlarımızı karşılamak ikincisi ise önemsediğimizi göstermek. Bir sonraki konuşmayı bitirdiğinizde kendinize şu soruyu sorun lütfen. “İstediğim sonucu alabildim mi?” Çünkü bu yazıyı okuduktan sonra aslında daha fazlasını da alabileceğinizi öğreneceksiniz..

O halde, birini aramadan veya buluşmadan önce durun ve kendinize şunları sorun:

  • Neden dinliyorum?
  • Ne olmasını istiyorum?
  • En iyi sonucu elde etmek için ne gibi bir değişiklik yapmam gerekiyor?

Bilinçli bir seçim yapmaya yönelik olarak, aşağıdaki dinleme amaçları ile zihniyet ve duygularınıza göre elde edebileceğiniz sonuçlar üzerinde biraz düşünün Devamını Oku »