Temel içgüdü’nüz kariyerinize yön veriyor!
İş yaşamı zor kararların alındığı, gerginlik yaratan çekişmelerin yaşandığı, zorlu savaşların verildiği bir dünya… Bütün bunlarla mücadele etmek için hem zekamızı hem de duygularımızı kullanmak, bütün alıcılarımızı açık tutmak zorundayız.
EQ duygusal anlamda ne kadar yetkin olduğumuzu, IQ ise beynimizin ne kadar çalıştığını ifade ediyor. 
Her hareket bir mesaj taşır. Yüz, eller, gözler, bakış, kollar, oturuş, mimik, jest, kıyafet ve makyaj hepsinin bir mesajı vardır. Duygular bedene yansıl yansır? İnsanın psikolojik korunma sınırı beden dilinde kendini nasıl ifade eder? Sözel iletişim beden dili olmadığında neden etkisiz kalır? Beden dili kullanımında kişiliğin, kültürün, cinsiyetin önemi var mıdır? Bu ve benzeri pek çok sorunun cevabını NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi’nden Uzman Psikolog İhsan Öztekin’den aldık.
Etrafınıza şöyle bir bakarsanız herşeyin bir pazarı olduğunu göreceksiniz. 30 yıl önce insanlara 2005 yılında içme suyunu parayla alacaklarını ya da oksijen cafelerden oksijen satın alabileceklerini söyleseydiniz büyük bir ihtimalle sizinle dalga geçerlerdi.
Bir konferans veriyorsunuz ve dinleyiciler gözlerini fal taşı gibi açmış, kafalarını iki yana doğru sallıyor. Oldukça korkutucu bir durum değil mi? Oysa ki dinleyicileriniz Hintli ise bu kabusu andıran tablo birdenbire toz pembeye boyanabilir. Çünkü Hint kültüründe kafayı iki yana sallama hareketi
Yaşamımızın içinde iş hayatı önemli bir yeri tutuyor elbette. Ancak siz de biliyorsunuz ki iş hayatında genellikle duygulara yer yok. En küçük bir tehlikede gidip sığınacağınız yer ya aileniz yada sevdikleriniz… Ayrıca iş hayatınızda başarıyı yakalamanızda da en önemli belirleyici unsur yine aileniz ya da sevdikleriniz. O kadar büyük bir desteğe sahipsiniz ki… Doğumunuzdan bu yana yıllardır sizin her türlü ihtiyacınızı karşılayan
Kariyerinize profesyonel anlamda en fazla katkıda bulunacak olan özelliğiniz nedir sizce? Bilgisayar becerileriniz, iki dil bilmeniz veya bölümü birincilikle bitirmeniz mi? Sanırım hiçbiri değil. Mülakata girdiğiniz andan itibaren, tüm iş hayatınız iletişim üzerine kurulu.
Yıllar önce bu yazıyı okuduğumda çok hoşuma gitmişti. Sonra milattan önceki dönemde, bir bilge tarafından söylendiğini öğrendiğimde beynimde şimşekler çaktı. Çünkü “insanlığın tüm birikimlerine rağmen aslolanın asla değişmeyeceğini” çok iyi açıklayan bir yazıydı. Evet, kendi içinde ve hayatında mutluluğu ve huzuru arayanları mutlu edebilecek tek şey; onların neye yada nelere sahip oldukları değil,
Bir pozisyon için aşırı kalifiye olma (over-qualified) durumunun Türkçe’de tam bir karşılığı yok ancak en yakın tanımlama “fazla yetkin” olabilir. Şirketlerin deneyimli ve bilgili insanları işe almaya can attıklarını düşünüyor olabilirsiniz ancak bir pozisyon için fazla yetkin olmanız işi almanıza engel olabilir.
Uzmanlara göre; biten bir aşkın ardından yeni bir ilişkiye başlamadan önce; gelişmek gerekiyor. Ancak bu sayede ilk hataları tekrarlamamak mümkün oluyor. Mükemmel ilişkinin varlığına inananlar ise yanılıyor; o sadece filmlerde yaşanıyor. Biten bir ilişkinin ardından yeni bir ilişkiyi risk olarak görenlerin sayısı bir hayli fazla. Ama bu endişe 
