Sesim geliyor mu?
Dinleyiciler söylediklerinizi sizin konuştuğunuzdan daha hızı işlemden geçirirler. Araştırmalar gösteriyor ki çoğu insan konuşurken 1 dakikada 135 ila 150 kelime kullanırken, 400 ya da daha fazla kelime dinleyip bilgiyi işlemden geçirebilirler. Bazı uzmanlar bu rakamın 1000 kelimeye kadar varabileceğini savunuyor. 
Zihin tuzaklarına karşı kendinizle olumlu konuşmayı tercih etmek kolay değildir. Ancak yine de, olumlu bir bakış açısı elde etmek işyerindeki stresi önlemek açısından önemli. Kendinizle yaptığınız konuşmaları yeniden düzenlemek için, sakin bir şekilde harekete geçin. Olayları algılama şeklinizi nasıl yeniden çerçevelendirebileceğinizi gözden geçirin.
Hem aday hem de mülakatı yapan kişi için oldukça stresli bir konu olan mülakatlarda, giriş konuşmalarının oldukça samimi ve beliren soğuk havayı ortadan kaldırıcı nitelikte olması gereklidir. Mülakatın başında yapılacak olan kısa, samimi bir sohbet iki tarafın da bilgi alışverişini daha verimli hale getirmesini sağlayacaktır.
Herkesten farklı düşündüğümüzde birçoğumuz sessiz kalmayı tercih ediyoruz. Bazen bir ilişkiyi olduğu gibi korumak veya bir işi gerçekleştirebilmek için yapılacak en doğru, hatta tek şey olduğunu düşündüğümüzden, susuyoruz. Ancak bu eğilim, korumaya çalıştığımız o ilişkiye zarar veriyor ve yapmak istediğimiz şeyi yavaşlatıyor.
Size yazı yazarken bazen arşivimden faydalanıyorum. Anektotlar, fıkralar, kitaplar alıntılar ve atasözlerini kullanıyorum. Bazen de çevremden besleniyorum. Bunu neden yapıyorum? Çünkü hayat sadece okuyarak öğrenilmez. Yaşamak daha önemlidir. Ama o da tek başına yeterli değildir. Düşünün ki küçük bir çevrede yaşıyorsunuz. Ne göreceksiniz de öğreneceksiniz. Okumak yaşamayı destekleyen bir unsurdur…
İnsanlarla güzel iletişim içinde olan; anne-babasından ve diğer insanlardan iyi niyet, hoşgörü ve fedakârlık gören insanlar güven içinde olurlar. İnsanları sevmekte ve yeni ilişkiler başlatıp sürdürmekte zorlanmazlar. Çeşitli sebeplerle güven duygusu zedelenen kişiler ise olumsuz bir durumla karşılaşmamak için insanlarla aralarında aşırı mesafe koyarlar. Bu da kişinin
Yöneticiniz, arkadaşlarınızdan farklı olarak sizin seçebileceğiniz bir kişi değildir ve genelllikle rapor vereceğiniz bu kişiye, ondan hoşlansanız da hoşlanmasanız da uymanız gerekmektedir. İyi bir yönetici- çalışan dialoğu sizin için bir avantaj olmakla beraber hem iş yerindeki rahatlığınız için hem de işinizde ilerleyebilmeniz için faydalı olacaktır. Bunun tam tersine yöneticinizle kurduğunuz kötü ilişkiler, iş yerinizde
ÖZGEÇMİŞ NEDİR, NE SAĞLAR?
Kapak yazısı okuyana şu sorunun cevabını sunuyor: “Neden özgeçmişini okuyup seni görüşmeye çağırayım?” Günümüzün hızlı iş dünyasında, özgeçmişinizi gönderdiğiniz İK uzmanının dikkatini çekmek her zamankinden daha zor. Kapak yazısı okunan ilk metin olduğu için en kısa zamanda en büyük etkiyi yaratmanız gerekiyor. Bu etkiyi yaratmanızda yardımcı olacak bazı öneriler.
Her zaman yaptığımı yaptım yine. Geçen haftadan bu haftaki yazımı hazırlamıştım. Henüz yazmamıştım ama aklımda yazılmıştı bile. Ama yeni bir yazı ile karşınızdayım. Bu akşam bir film seyrettim ve size başka bir konu yazmaya karar verdim: Cinsellik 
