Anasayfa / Kadınlar

Kadınlar

“Önce Kadın” eğitimleri ve yazıları ile gelin, kendimizden başlayarak değişim yaratalım. Gelin, bu erkek egemen dünyada, kadın olmanın, dişil enerjinin ne olduğunu hatırlayalım, unutanlara da biz hatırlatalım.

30 yaşında bekar kadın

Aslında yazmayacaktım. Ancak birçok kişiye de fikir vermesi gerektiğini düşündüğüm için yazmak zorunda hissettim kendimi. 20 gün sonra 36 yaşına girecek bir ablanız olarak kabul edin sözlerimi.

Ben hayatı tersinden yaşadım. 18 yaşıma basana kadar barlara girmeye çalışıp, reşit olduğum gün duruldum. 19 yaşımda beraber yaşamaya başladığım adamla 21 yaşımda evlendim. 22 yaşımda anne oldum, 24 yaşımda ikinci çocuğum oldu. İkinci çocuğumu emzirirken üniversiteye döndüm. Okudum, çalıştım, çocuklarımla ilgilendim. 30 yaşıma gelip yurtdışında burs kazandığımda, 1 yıllığına çocukları anneme emanet edip gittim. Döndükten bir süre sonra da boşandım.

En çok bana veriyorlardı bu mesajı: “boşandın, hayatın bitti, orta yaşlısın artık, iki çocuğun var diye…Devamını Oku »

Kadın olmak demek..

Nasıl bir şey kadın olmak diye sorsalar, olması gereken ve olan diye ikiye ayırırım herhalde… Hayallerinde olan ve hayatta yaşadıkların…

Olması gereken

Kadın narindir aslında. Narin olması hemen yenilmesi demek değildir ama. Güçlüdür de aynı zamanda, kolayca pes etmez. Dünyanın yaratıcı, doğurgan, yenilenen, temizleyen, sakin yanıdır kadın. Savaş kadına göre değildir. Yalnızca sevgi için savaşır kadın veya sevdiklerini korumak için… Devamını Oku »

Her kadın anne olmak zorunda değil mi?

Kadın için anne olmak çok önemli.

Toplumumuz için kadınların anne olması çok önemli.

Bunun için kesinlikle evlenmesi gerekli.

Belli bir yaştan sonra evlenmemişse, dedikodu malzemesi.

Yazıklar, vahh vahh’lar, evde kaldı’lar…

İşte bu yüzden, evlenip çocuğu olmayan kadının çilesi. Çocuk yapmak istemeyen kadının maruz kaldığı sorular silsilesi. Suçluluk duygusu. Doğal yolla hamile kalamayan evli çiftlerin çocuk yapmak için çektiği çileler, manevi baskılar, altına girdiği maddi yükler dahası.. Devamını Oku »

Sen, sen ol, bugününü yaşa! Doyasıya…

Bugün için yaşa.
Ne kadar çiğ bir cümle.
Ne kadar içi boşaltılmış değil mi?

Ağzımızda pelesenk de, ne kadar hayatlarımıza uygulayabiliyoruz mesela? Ya da ne kadar gerçekten anlamını kavrayabiliyoruz? Bugün için yaşa demek, “her şeyi boş ver, umursama, plan yapma, geleceği düşünme” demek değil asla. Bugün için yaşa demek, yarın olmayabilir, bunu hatırla ve bugün, gerçekten yaşamak istediğin gibi yaşıyor musun bir ona bak sen demek.

Hedefler belirle, planlar yap, ama çok da kasma. Olmuyorsa çıldırma, bunun için çevrendekileri kırma, en önemlisi de kendine bu kadar baskı yapma demek. Her şey olacağına varır, bugünün güzel mi sen ona bak demek. Gerçekten bugün, severek isteyerek mi yapıyorsun yaptığın şeyleri? Devamını Oku »

Ayrılık sonrası ego ne konuşuyor?

Ayrılık sonrası ego ne çok konuşuyor.
En çok da onun sensiz ne yaptığını düşünüyorsun…
Acıdı mı?
Üzülüyor mu hiç?
Düşünüyor mu seni?
Özlemiş midir diye?

Galiba bunun altında kendine değer biçmeme durumu var, onunla birlikteyken sana değer vermediğini düşünen tarafın, ayrılığın onun için çok da önemli olmadığını söylüyor…

Sonra o son gece o adamla yaşayan kadın diyor ki imkansız, o da çok üzüldü… Özlüyordur, aklındasındır diyor..

Ne önemi var ki diyor sonra içindeki diğer ses.

Farklı şeyler istiyordunuz. Farklı yollara ayrıldınız. Devamını Oku »

Aslında hepimizin kullandığı bir uyuşturucu var!

Esrar, kokain, sigara, alkol, kumar bağımlılarından haberdarız. Belki uzaktan uzağa yazık diye iç geçiriyoruz o kişilerle ilgili olarak. “Aman, Allah düşmanımın başına vermesin diyoruz.” Çok üzülüyoruz, “nasıl kurtulacak” diyoruz, “bu illet çok fena” diyoruz. “Yuva yıkar, ölüme götürür, hastanelere düşürür, aile ocağını söndürür” diyoruz. Devamını Oku »

Belki ağlamak güçsüzlük değil, aslında güçlü olmanın ta kendisidir

İçimde bir duygu var. Ağlamak istiyorum. Ama neden ağlamak istediğimi bilmiyorum. Aslında üzgün değilim ki. Bilmiyorum. Belki de gözyaşları bize yanlış anlatılmıştır yıllarca… Belki gülmekten ağlayabildiğimiz gibi, duygularımızla barışıp, başımıza ne gelirse gelsin, yaşadıklarımızla barıştığımızda da, belki gülmek için veya ağlamak için değil de, sadece hissedebileceğimiz için ağlayabiliyoruzdur… Belki ağlamak bize yanlış öğretilmiştir. Devamını Oku »

Niye’sinin ne önemi var?

Olmuyorsa olmuyor
Bittiyse, bitti…
İstemiyorsa, istemiyor…
Aldattıysa, aldattı…
Sevmiyorsa, sevmiyor…
Önemli olan, senin bununla ne yapacağın…
Bazen, kadınlar olarak, hep nedenini sorguluyoruz…
Neden o kadına gitti?
Neden beni aldattı?
Neden beni istemiyor artık?
Neden beni sevmiyor?
İşte.
Sevmiyor…
Aldattı…

İstemiyor…Bana sanki, kadınlar olarak illa kendimizde bir kusur bulmak istiyormuşuz da, nedenini merak ediyormuşuz gibi geliyor.. Devamını Oku »

Çekim Yasası

Şimdilerde çok moda şeyler bunlar: Kuantum, çekim yasası, secret filan.

Yıllar önce ilk duyduğumda bana da bir pazarlama tekniği, boş laflar, hadi canım saçmalıyorlar filan gibi gelmişti. Daha kitabı okumadan eleştirmiştim. Tabii sonrasında cevabı bireysel gelişimde buldum ben de.

Çekim Yasası gerçekten bilimsel bir yasa. Nasıl Newton yer çekimini bulmuşsa, Çekim Yasası da kuantum fiziğine dayanıyor. Devamını Oku »

Varılacak yer yok, yolculuk var

Hep bir yerlere yetişme telaşı içindeydim.

Önce okulları bitirmekti derdim. Başarılı olmak, sınavlara deli gibi çalışıp ezberlemek, iyi notlar almak, ama 2 hafta sonra konu ile ilgili sorulan hiçbir soruyu cevaplayamamak. Yani öğrenmemek.. Devamını Oku »