Anasayfa / manşet

manşet

Ağızdan Nefes Almak ile Bilinen Yanlışlar

Hayat nefesle başlar, nefesle biter. İlk aldığımız nefesi düşünelim. Aldığımız nefes ağızdan alınan nefes değil, diyafram nefesiydi. Ancak yaşadığımız olaylar, kolaya kaçmamız her şeyimizi etkilediği gibi nefes almamızı da değiştiriyor. Ağızdan nefes alma alışkanlığı hepimizin yaşadığı durum. Ağızdan nefes almanın faydaları bir tarafa bu nefes hakkında bilinen yanlışlara değinelim. Bu konunun kolaylıkla anlaşılabilmesi için öncelikle fizyolojimizde her an çalışan Bohr Efekti nedir, ne işe yarar, onu kısaca anlatmak istiyorum.

Oksijen ve karbondioksit moleküllerinin bir kısmını taşıma görevi kanda bulunan alyuvarlara aittir. Alyuvarlar, oksijen-karbondioksit değiş tokuş sürecini içlerindeki hemoglobin molekülü vasıtası ile yapar. Devamını Oku »

Düzgün İngilizce Öğrenmek Niçin Kolay Değil?

Yabancı dil öğrenmek üzerine yazdığımız birçok yazıdan sonra gelen yorumlar ve internet araştırmaları bizlere gösteriyor ki niçin düzgün yabancı dil öğrenemiyoruz sorusu cevaplanması gereken ilk soru(n)laran birisi. Özellikle düzgün ingilizce öğrenmek ve ingilizce öğrenmenin pratik yolları konusunu birkaç başlık altında toplayabiliriz.

Türkiye’de İngilizce eğitimi zor bir süreç. İnsanlar yıllarını harcasa da yine de düzgün İngilizce konuşmaları mümkün olmayabiliyor ve İngilizce konuşma konusunda kendilerine güvenemiyorlar. Peki İngilizce öğrenirken yaptığımız yanlışlar nedir, neden düzgün İngilizce öğrenemiyoruz Devamını Oku »

Şirketlerin Sosyal Medya Karneleri

Artık bütün şirketlerin bir Facebook ve Twitter hesabı var. YouTube yüzde 96, Instagram ise yüzde 86 kullanım oranıyla şirketlerin büyük ölçüde var olduğu platformlar. Gençlerin aktif olarak kullandığı sosyal medya kanalları ise şirketler tarafından yakından izleniyor. Özellikle Snapchat ve Priscope, yeni dönemde şirketlerin gündemine aldığı sosyal medya kanallarının başında geliyor.

Peki hangi şirket kaç sosyal medya kanalından müşterilerine ulaşıyor? Şirketleri sosyal medyada kaç kişi takip ediyor? İşte cevaplar Devamını Oku »

Markanın Belirgin Olması, Bilinirliğinden Daha Önemlidir

Markalar, bilinirliklerini artırmak için reklam yaparlar. Ama bir markanın genel olarak bilinir olmasından daha önemli bir boyut vardır. İnsanların o markayı; neden, nerede, hangi durumlarda, ne zaman, kiminle beraber, neyin yanında, nasıl kullanacaklarını bilmeleri gerekir.

Nasıl, “marka insan ihtiyaçlarını tatmin eder” demek pazarlamacılar için fazla genel bir yaklaşımsa, marka bilinirliği de aynı şekilde fazla genel bir yaklaşımdır. Chirstensen’in dediği gibi marka, insanların belirli durumlarda halletmek istedikleri “işin” çözüm adresidir. Dolayısıyla bilinirlik de, bu anlayışa uygun olarak tanımlanmalıdır. Devamını Oku »

Alışkanlıklarımızın Gücü Adına!

Her an bir karar alırız ama çoğundan vazgeçeriz. Hayal ederiz, kafamızda canlandırırız ancak gerçekleştirmek için harekete geçmez, erteleriz..

Peki neden?

Buna vereceğim en iyi cevap: Harekete geçmemizi engelleyen alışkanlıklarımız…

Bu konuyu biraz açarsak; Aslında farkına bile varmadan uyguladığımız davranışlarımız. Tüm bu alışkanlıklarımız hayatımızı farklı açılardan da önemli oranda etkiliyor. Bu nedenle hayatımızdaki olayları olumlu bir şekilde yönetebilmek, sahip olduğumuz alışkanlıkları da düzenlemekten geçmektedir.

Alışkanlıklar bizi iki yönde de etkiliyor. Alışkanlıklarımız bizi karmaşık, sıkışık dar yollara sokabildiği gibi bizi harika tepelere, muhteşem manzaralara da ulaştırabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, onların farkına varmak ve kötü alışkanlıkları iyi alışkanlıklarla değiştirebilmektir Devamını Oku »

Başarılı insan sadece yetenekli değildir! Aynı zamanda nasıl hareket edeceğini bilir..

Her ne kadar birçok insan zeka testi bir insanın başarılı olup olmadığını gösteren bir kriter olduğunu düşünse de araştırmalar farklı bir yere dikkat çekiyor.

Araştırmacılar, 1000 çocukla birlikte 30 yıllık bir çalışmanın sonucunda, bilişsel kontrolün, başarılı olma konusunda IQ’dan daha güvenilir bir dayanak olduğunu belirttiler. Bilişsel kontrol, amaçlarını gerçekleştirmek için haz ve isteklerini bir kenara atmak ve yapacağın işe odaklanmak anlamına geliyor.

Peki bunun anlamı nedir? Başarılı insanlar aslında çoğu insandan akıllı değildir. Onlar sadece başarıya ulaşmak için hedefler belirleyip bunlara odaklanarak işlerini daha iyi yaparlar, yani bilişsel kontrollerini kullanırlar. Devamını Oku »

Bir balık vücudunun ıslak olduğunu nereden bilir?

Bir balık vücudunun ıslak olduğunu nereden bilir? Tüm yaşamını suyun içinde geçirir ve başka bir durumdan haberi yoktur; başka bir seçenek olabileceğini de bilmez.

Denenmiş ve doğruluğu kanıtlanmış durumlara meydan okuyan bir yaşam tarzınız ya da amacınız var mı? Eğer varsa sizi kutlarım! Eğer yoksa, sizi geçmişe sıkı sıkı bağlayan tavırlarınızı sorgulayıp bunları değiştirmek zamanıdır.

Balıklar gibi bizler de hep bildiğimiz durumlara doğru yöneliriz. Bu durumlar bizim “rahatlık alanımızı” oluşturur. Tuzağına bir kez düştünüz mü, bu alan sizi yaşamı daha doyurucu, daha hoş yaşamak için gerekli girişimleri yapmaktan alıkoyan, geçmişin sınırları içine hapseden, özgürlüğünüzü kullanmanıza engel olan bir hapishaneye dönüşür. Devamını Oku »

Geçmişini Değiştiremezsin ama Geleceğini Şekillendirebilirsin

Hayat acılarla, sevinçlerle ve sürprizlerle doludur hep. Bazen çok mutlu olursun, için içine sığmaz, bazense mutsuz ve karamsar. Kimi zaman çaresiz kalırsın ve ne yöne gideceğini bilemezsin. Hep bir dal ararsın kendine düşmemek için. Bir el ararsın tutunmak için hayata. Sımsıkı…

Hatırlıyor musun üniversite sınavlarına hazırlanırken dershaneden hep kaçardın. Mert hep seni ayartırdı, sen de hayır diyemezdin. Doğrusu kordonda gezmek, sinemaya gitmek daha keyifliydi. Şu matematiği de bir türlü beceremezdin. Zaten ne geldiyse başına bu matematikten geldi ya, sırf bu yüzden son tercihin üniversiteye girmek zorunda kaldın. Devamını Oku »

Okul Müdürünün Gözünden Koçluk ve Koçluğun Gücü

Yükselen değerlerden ve yükselen meslek gruplarından birisinin koçluk olduğu aşikâr. Ancak öğretmenlerin koçluk eğitimi alması ve koçluk eğitimi bir öğretmen tarafından değerlendiriliyor olması bu mesleğe farklı bir akış açısı kazandırıyor.

Ortadaki koltukta sorulara cevap verirken biraz kıvrandım. Etrafımda halka olmuş eğitimciler, birbiri ardına eylemlerim hakkında düşünmemi sağlayan irdeleyici sorular sordular. Beni anladıklarını biliyordum, çünkü sıklıkla dediklerimi başka bir ifadeyle tekrarlıyorlardı. Düşüncelerimin seslendirilmesi, gerçek sorunlarımın ne olduğunu görmemi sağladı. Buna rağmen endişelerimi açığa vurmakta tereddütlüydüm, ama aynı zamanda işin nereye varacağını da merak ediyordum; bu sefer, bana koçluk yapılıyordu. Devamını Oku »

Nereye Ait Olup Olmadığına Karar Vermelisin

Çok az sayıda kişi nereye ait olduğunu önceden bulur. Müzisyenler, aşçılar veya matematikçiler dört veya beş yaşlarına gelene kadar mesleği hakkında aidiyet kavramını hisseder. Doktorlar meslek yaşamlarına, bazen daha erken olmakla birlikte, genelde ergenlik çağında karar verirler. Ancak çoğu insan, özellikle çok becerikli olanlar, 20’li yaşlarının ortalarına kadar nereye ait olduklarını tam olarak bilemezler. Bununla birlikte, o zamana kadar üç sorunun cevabını öğrenmiş olmaları gerekmektedir: “Güçlerim nelerdir?”, “Bir işi nasıl yerine getiririm?”, “Değerlerim nelerdir?” Bundan sonra, nereye ait olduklarına karar verebilirler ve vermelidirler de.

Ya da bunun yerine, nereye ait olmadıklarına arar verebilmelidirler. Büyük bir örgütte başarılı olamadığını öğrenmiş bir insan, kendisi için böyle bir örgütteki bir konuma hayır demeyi de öğrenmiş olmalıdır. Devamını Oku »