Anasayfa / Motive Olmak

Motive Olmak

Liderlikte değişen bir şey var mı?

Harvard Üniversitesi’ndeki master dersleri kapsamında ilginç bir ders alıyorum. Edebiyat Eserleri ve Filmler Üzerinden Liderlik Vakaları dersinde dünya edebiyatından ve klasiklerden metinler okuyor ve liderlik konularını tartışıyoruz. Antik Yunan trajedyalarını hep okumak istemiştim. Bu ders fırsatıyla Sofokles’in Antigone’sini okuduğumda günümüz liderliğiyle karşılaşacağımı hiç tahmin etmezdim. Sofokles üç neslin hikayesini Kral Oidipus, Oidipus Kolonos’ta ve Antigone isimli üç oyunda anlatmış. Birinci oyunda kahin, Kral’a doğacak oğlunun Kral’ı öldüreceğini ve annesiyle evleneceği kehanetini söyler. Doğan çocuğu uzaklara gönderen Kral’ın çocuğu büyür ve Argos Kralı’nın kızıyla evlenir. Gerçek babasını tanımayan çocuk bir savaşta babasını öldürür ve öz annesiyle evlenir. İki kız, iki erkek çocuğu olur. Devam »

Nasıl mı hissediyorum?

Baharın ilk günleri… Ben de hafta içi çalışıp hafta sonu tatil yapanlardanım. Her ne kadar inatla “Bu hafta sonu kesin geç kalkacağım.” desem de, yine gözlerim 08.30’da açıldı. Evi topla, kahvaltı yap derken bir ara telefonumu aldım elime. Bu sırada da ağzıma bal çalacak olan cumartesi ve pazarımı nasıl geçireceğimi düşünüyordum.

Dünyada neler olduğunu öğrenmek için dokunmatik ekranlarımızı başparmağımızla yukarı doğru itmemiz yeterli. Ben de gezme planlarıma geçmeden hemen önce başladım ekranımı itmeye.

İlk haber, kız kardeşe tecavüz. Lanet okudum. Tiksindim. Devam »

Motivasyon Satın Alınamaz Ancak Kazanılabilir

“Bu gün motivasyonum çok düşük.” Bundan 10-15 sene önce karşımızdakine bu şekilde bir cümle kursaydık anlaşılamama ihtimali son derece yüksek olurdu sanırım. Ancak bu gün hayatımızın hemen hemen her dalında motivasyon kelimesi ile karşılaşıyoruz. Peki nedir bu motivasyon, nasıl çıkar nasıl yükselir? Tansiyon gibi bir şey midir, yoksa parayla da satın alabilir miyiz? Motivasyonun kelimesiyle ilgili bir çok kaynakta farklı tanımlar olsa da güdü ve harekete geçme ortak tanımlar olarak karşımıza çıkıyor. Yani motivasyon bir insanı belirli bir amaç için harekete geçirme gücüdür diyebiliriz. İnsanlığın ilk gününden bu yana var olan motivasyon kelime olarak son yıllarda popülerliğinin arttırmış ve sebepleri bazında dönemler içinde farklılık göstermiştir. Geçmişte barınma, güvenlik ve beslenme gibi temel ihtiyaçlar ilk motivasyon sebepleriyken bu gün yüksek yaşam standartları, statü sahibi olmak, taktir edilmek gibi unsurlar önde gelen motivasyon kaynakları olmuşlardır. Devam »

Başarı Formülünde Güven Faktörü Nerede

Etrafımıza güvenmenin sonucu, en iyimizi ortaya koymak faktörü ile çok paraleldir. Bugünlerde internette dolaşan bir videoda bir spor salonunda uzak doğulu bir grup küçük çocuk birer birer 10 adet tuğlanın üstünden sıçramaya çalışmaktadır. Çocuklardan biri, sıçramayı dener ve başaramaz. Tuğla setinin yanı başında mükemmeliyetçi bir anne bulunmaktadır. Oğluna bir daha denemesini söyler, çocuk bir daha dener ve yine başaramaz. Anne çocuğa birkaç kez daha denemesini söyler ve çocuk her seferinde başarısız olur. Sonunda çocuğun sınıf arkadaşları çok şaşırtıcı bir şekilde yarışma sahasına inerler, arkadaşların çevresinde hilal şeklinde yüzleri tuğla setine bakacak şekilde dururlar ve ‘yaparsın’ diye bağırıp geri yine yerlerine otururlar. Çocuk tekrar koşarak tuğla setine yaklaşır ve şiir gibi bir sıçrayışla daha önce dört kez geçemediği tuğla setinin üstünden deyim yerindeyse uçar. Çocuğu burada başarılı yapan nedir? Annenin sözleri videoda anlaşılmamaktadır. Ama Devam »

Çocukken Yapıp, Büyüdükçe Yapamadıklarımız

Hayata karşı bakış açımız çocukken daha farklıdır. Etrafımızda dönen her şeyin ne olduğunu anlayabilmek için sürekli sorup, sorgularız. Teknolojik aletleri, oyuncakları parçalarız.. Didik didik ederiz. Aklımızda en ufacık bit yeniği olmadan yer, mekan ve zaman sorgulamadan arkadaşlıklar kurarız. Ayakkabılarımızı çıkartır, eteklerimizle oynarız; kim ne diyecek endişesi yaşamayız. İçimizden geldiği gibi güler ya da ağlarız. Herkese o kadar çok güveniriz ki, ailelerimiz, akrabalarımız ve öğretmenlerimiz bizleri uyarır hale gelir. Hayal gücümüz sınır tanımaz, hayali kahramanlar yaratır, sihirlere inanırız. Durmadan zıplamaya çalışır, yerimizde duramayız… Aslında yalnızca anın tadını çıkartırız.

Ancak büyüdükçe bir şeyler değişmeye başlar. Aile ve yaşanılan çevreye göre değişiklik gösterse de çoğu zaman sorgulamayı ve araştırmayı bırakırız; kimselere güvenilmemesi gerektiğine inanır, olan biteni içimizde yaşarız. Devam »

Yeniden Başlamaya Ne Dersiniz?

Yeniden başlamaya ne Bu hafta her şeye yeniden başlamaya ne dersiniz? Ben neredeyse hemen her hafta yeniden başlamaya bayılıyorum. Hedeflerime, hayallerime tekrardan bakıp, neresindeyim diye kontrol etmeyi çok seviyorum. Çünkü acelem yok, ben zaten MUTLUYUM :)

Mutluluğum isteklerimi elde etmeye bağlı değil, aksine isteklerim oldukça daha da mutlu oluyorum.

Yaşamak istediklerinizle ilgili ne kadar aceleniz varsa o kadar sıkılmanız olası. Belkide enerjinizin düşüklüğü, canınızın sıkılması, hedefleriniz olabilir. ŞİMDİ HEMEN DURUN VE TÜM İSTEKLERİNİZİ, HEDEFLERİNİZİ YAZIN. Ve sonra karşılarına ne zaman olmasını Devam »

Bugün Yarım Kalanlara Rağmen

Bugün yarım kalanlara rağmen yarın tam olacaklar için savaşmaya devam etmelisin. Yaşamaya devam etmelisin demiyorum ; demiyorum çünkü o savaşa girmeden yaşamaya başlayamazsın. Kazanmalısın da demiyorum çünkü yine biliyorum ki kazandım dediğin her şeyde bir kaybettiğin var. En iyi sen bilirsin; her şeye sahibim dediğin anda hiçliğe düşen de sendin bu ‘O’ diye hissettiğin anda en yarım kalanda.

Kim ne anlatırsa anlatsın o acıyı çeken de sen oldun aynı acıdan geberip kendi omzunda ağlayan da sen olacaksın. Acı çekmek çoğunun işine gelip nefes dahi almanın hayatın cezası olduğunu düşünenler olsa da bende eminim ki hayatta güzel anlar da var. Devam »

Kapama Tuşunuz Nerede?

Kahvesinden bir yudum daha aldı. Havalar da iyice soğumuştu. Halbuki dün ne kadar güzeldi, bir de bugüne bak! Neyse, dedi. Dikkatimi toplasam iyi olacak. Karşısındaki geniş koltukta oturan kadına bakarak devam etti. İnsan anlattıkça daha mı eksik kalıyor ne dersiniz? Yaklaşık olarak 1 saattir anlatıyorum. Sanırım çok vaktimiz de kalmadı. Ne diyordum. Hah, hatırladım şimdi.

Bende bir şey var, ama ne var bir bulabilsem…  Belki sizde de vardır. Sokaktaki, iş yerindeki, ailemdeki, otobüsteki insanlarda da vardır, bilemiyorum. Devam »

Affetmek En Başta Kendinize Yaptığınız İyiliktir

Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur : “Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?” Öğrenciler tereddütsüz kabul ederler. “O zaman bundan sonra ne dersem yapacağınıza söz verin. Şimdi yarın ki, ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz.”

***

Öğrenciler bu işten pek bir şey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarında patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilere şöyle der öğretmen:

“Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın. O kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun.” Devam »

Yaşam Sürücüsünün 7 Dersi

Yaşamda ne yapacağımızı bulma konusundaki muhteşem örneklerden biri otomobil metaforudur.

Bir otomobil şoförü olduğunuzu düşünün. Otomobilin nereye gideceği, sizin vizyonunuza ve hedefinize bağlıdır. Dolayısıyla hedefi olmayan birinin otomobili ya bir yere gidemez ya da serseri mayın gibi dolaşır.

Otomobilin bir yere gidebilmesi için en önemli koşul yakıtının olmasıdır. Otomobil bir Mercedes ya da Ferrari de olsa yakıtı olmazsa bir yere gidemez. Yakıt insan yaşamında motivasyon ve umuttur. Otomobilin de zamanla yakıtı bittiği gibi, insanın da umudu ve motivasyonu zamanla azalır. Otomobili benzinliğe sokup yakıt aldığımız gibi, umudumuzu ve motivasyonumuzu yenilemek için vizyon tazelemeliyiz. Devam »