Anasayfa / Motive Olmak

Motive Olmak

Gemi Batarken İlk Kim Atlar?

Gemi batarken en önce kim atlar? Bu yazımızda klişeleşmiş olan bu sözü işlemek istedik. Bu soruyu halk arasında sorduğunuzda verilen ortak cevap “farelerin” olduğu son atlayanların da “kaptan” olduğu söylenir. Peki gerçekte böyle midir?

Aslında işin özü biraz farklıdır. Metaforsa, metafor. Gerçeklikse, gerçeklik. Gemi batarken ilk yüzme bilenler atlar. Bu sözü geçtiğimiz yıl Peryön kongrede bir konuşmacıdan duymuştum. (affına sığınarak konuşmacıyı hatırlayamadım) Söz o kadar güzel ki. İçinde derin bir anlam yatıyor. Devam »

Yaşamı Fark Etmenize Yarayacak 12 Yöntem

Yaşamı dikkatli bir şekilde yaşamak, bir uykudan uyanmak gibi. Bir süredir bulunduğunuz derinliklerden çıkmak, gelecekte ne yapacağınıza kilitlenmiş olan düşüncelerinizden kurtulmak, başkalarının söylediklerini bir kenara bırakmak, sizi kızdıran veya sizde stres yaratan şeyleri arkada bırakmak ve yaşadığınız zamana odaklanmak demek. Akıllı telefonlar ve sosyal medyanın içinde kaybettiğiniz zihninizi yeniden bulmak demek.

Hayatı dikkatli yaşamak için çaba harcamaya değiyor çünkü bu sayede hayatı ıskalamamış, yaşadığınızın farkına varmış oluyorsunuz. Uyanık olmak demek, içinizde neler olduğunun bilincine varmak ve daha bilinçli tercihler yapmak anlamına geliyor.

Peki yaşamı daha dikkatli yaşamanın yöntemi nedir? İşte hayatın farkına varmanızı sağlayacak 12 yöntem: Devam »

Heves Kırıcılara Dikkat

Yok mu çevrende?

Vardır var…

Hani senin ruhun kabarınca gelip pat diye iğne batıranlardan bahsediyorum.

İçi geçmiş laflarıyla yüreğini daraltanlar…

Yok mu bahçende?

Vardır var…

Hani ellerinle ektiğin çiçeklere burun kıvıranları diyorum. Hayatında hiç papatyası olmamış olanlar…

Ağacından meyve çalıp, tek ısırıkta toprağına tükürenler…

Yok mu sabahında?

Vardır var… Devam »

Yaşamın olağanüstü olması için mükemmel olması gerekmiyor!

Geçtiğimiz gün bir sohbet sırasında konu açıldı; spor yaparken vücut performansımı ölçecek profesyonel bir saat almak istediğimden bahsettim çünkü gerçekten çok istiyordum kendimi takip edebilmek için ama bi’şeyler bahane oldu almadım, alamadım. O anda karşımdaki güzel ruhlu insan dedi ki; “alma alma bende var zamanında aldım ama hiç kullanmadım sana getireyim, kısmeti senmişsin.” O an nasıl mutlu oldum ama yine insanım ya içimden şeytan geçti “acaba markası ne” diye :) Çünkü aklımda ve gönlümde 2 marka ve model vardı, biri Polar diğeri Garmin. Bugün saatim geldi, görünce yüzümde oluşan gülümsemeyi görmenizi isterdim. Almaya gitsem muhtemelen onu alırdım. Tabi sonrasında çocuk gibi herkese anlattım, sevinci paylaşmak gerek bulaştırmak gerek herkese. Devam »

Seçim sana aitti, şimdi ne oldu?

Yine gece geç saate kadar uyuyamadın değil mi?

Kim bilir neler düşündün… Üzüldün, pişman oldun, ah dedin ah…

Neden bunu seçtim?

Sana bir sır vereyim mi?

Hayatında her saniye seçim yapmak durumdasın, kabul ediyorum ki bazı tercihlerin sonunda hayatın değişiyor.

Bazen fırsatlar sıralanıyor ayaklarına ve sen…

Evet, kararımı verdim diyorsun ve balıklama pozisyonuna geçiveriyorsun. Çok mutlusun. Devam »

Ölüm çok yakın değil mi?

Ölüm çok yakın değil mi? Bir gün eve o çok uğraşıp da girdiğin işin müjdesini vermek için geldiğinde, avucun kadar bir organının, kalbinin istifa ettiğini, o güne kadar yaşadığın ama artık bir son’un geldiğini düşünsene. Sanki hiç bir zaman ölmeyecekmişiz gibi, sanki gençler ölmezmiş gibi. “Daha dur, 25 yaşındayım” kaç mezar var dünyada sadece 40 cm boyunda? Kaç ölüm var daha hayatın ne olduğunu anlayamamış çocuklarda?

Bugüne kadar hep başkasına göre yaşamadık mı aslında? Filancanın oğlu şu okulda okuyor diye, filancanın altında şöyle araba var diye imrenmedik mi hep ? Ve farketmedik ki onlara imrenirken bizdeki güzellikleri. Devam »

Daha ne kadar bekleyeceksin?

Bir şey istiyordum, sonra o şeyi yapmak için bekledim, bekledim, sonra biraz daha bekledim ve tam 1 yıl önce kafamın içinde, gözlerimin önünde bu soru belirdi:

“Daha ne kadar bekleyeceksin?”

Mevcut yaptığım işimde gayet iyi gidiyordum, 09.00-18.00 bir çalışma temposunun üstüne bir de hafta sonu tatili sürdün mü tadından yenmez bir işim varken içimden bir ses devamlı olarak “eksik” diyordu.

Bir şeyler eksik…

Neyin eksik olduğunu bulmam çok fazla zamanımı almadı, beni neyin sarmalayabileceğini biliyordum.

Haydi Tuğçe, dedim. Başlıyoruz! Devam »

Neden şimdi olmadı? Neyi yanlış yaptım?

Bazen bir şeyler isteriz. En umutsuz anımızda, en derinden…O an olsun isteriz ve sanki o an olmazsa asla olmayacak gibi gelir. Bekleriz. Ve olmamıştır. Hayal kırıklığı yaşarız. “Neden? Neden şimdi olmadı? Neyi yanlış yaptım? Neyi eksik veya fazla yaptım?” diyerek kendimizi hüzün ve acıya boğarız…Ve bir süre sonra geçer acımız. Dileğimizi de unuturuz, acımızı da…

Günler, haftalar, aylar ve belki yıllar kovalar birbirini. Dileğimizden bambaşka yerlere sürülenmiş, bambaşka hedefler peşinde koşmuşuzdur. Hayal ettiğimiz, dilediğimiz noktadan çok uzaktayızdır. Ama evrende bir şeyler olmaktadır. O en derinden dilediğimiz Devam »

Motivasyon nedir? İnsanı ne(ler) motive eder?

Gündelik yaşamımızda sürekli olarak karşımıza çıkan motivasyon kelimesi en basit şekliyle şöyle tanımlanabilir. “Bir işi yapmak için içimizde duyduğumuz güçlü istek”. Motivasyon kelimesi latince movere “harekete geçmek” sözcüğünden ortaya çıkmış bir kelime olup bizlerin harekete geçmesine yardımcı olan en önemli unsurlardandır diyebiliriz.

Halk arasında motivasyon, daha çok moral terimiyle birlikte anılsa da moral ve motivasyon birbirinden farklı kelimelerdir. Motivasyon bizi harekete geçiren bir güç ise, moral ise bizim ruhsal durumumuzun daha çok nasıl olduğu ile ilgilidir. Yani o anki duygu durumumuzu gösteren bir göstergedir. Genellikle her iki kelime de birbirleriyle kullanılmakta olup birbirlerinin anlamlarını tamamlayıcı nitelik Devam »

Hayatınıza kim ya da ne yön veriyor?

Hayatınıza kim ya da ne yön veriyor? Diğer insanların sizden beklentileri mi? Başka birine kendinizi ispat ediyor olmanız mı? Ailenizi mutlu etmek mi? Başkaları tarafından  onaylanmak mı? Yoksa kendinizi kendinize kanıtlamak mı?

Bu bölüm yaşamımızı bizzat yönlendirmemiz için yapmamız gereken daha derin bir çalışmayı ele alıyor. Burada iş ortamı, ilişkiler, aile, sosyal çevre, hatta tüm toplum açısından yaşamımızın bütün alanlarını yönlendirmekten söz ediyoruz aslında. Warren Bennis iç dünyasını irdelediği An Invented Life kitabının ilk sayfalarında bu fikri işliyor. Devam »