Anasayfa / Motive Olmak / Bir de bunlar var!

Bir de bunlar var!

Ne İsterseniz Onu değil Neyseniz Onu Çekersiniz!

Evrende her şey enerji. Enerji titreşerek salınır ve var olan her varlığın bir frekansı var.
Aynı şekilde bedenimizdeki her organın her hücrenin de kendine göre bir frekansı var.

Fiziksel çevremizden gelen tüm olumsuz frekanslar hücresel parçalanmaya ve düşüşe neden olduğu için hücreyi kendi doğal frekansına yükseltecek şeyleri öğrenip uygularsak daha kaliteli ve sağlıklı bir yaşama sahip olabiliriz.

Yaşayan her varlığı sağlıklı tutan var olan yaşam gücümüz.

Sahip olduğunuz enerjiyi temizler dengeler ve arınırsanız yaşam enerjiniz de yükselir. Devamını Oku »

Doğru İş İmkanları Nasıl Bulunur?

Doğru iş imkanları nasıl bulunur çok basit bir soru olsa da, ne yazık ki cevabı karışık. Bu yazıda size alıştığınız, bildiğiniz ve klişeleşmiş doğrulardan bahsetmek istemiyorum. Bunun yerine doğru iş imkanları bulmak için nasıl bir yaklaşım ve düşünce yapısı belirlemek gerekli, buna bakalım.

1. İşbirliğinin ne kadar büyük bir güç olduğunu anlayın.

Yaşadığımız dünya her türlü kaynak için rekabet etmemiz gerektiğini söylüyor. Bunun doğru olduğu alanlar var da. Ancak iş hayatını tamamen rekabetten oluşur şekilde görüyorsanız, konuya dar bakıyorsunuz. Gördüğünüz, bildiğiniz, adını duyduğunuz bütün şirketleri işleyişlerini rekabet kadar işbirliği içinde çalışmaya da borçlular. Devamını Oku »

Yürüme şekliniz kişiliğinizi anlatıyor

Yürüme şekillerinden kişilik tarzı belli olabilir mi? Çoğu zaman bu tip inanışları yanlış olarak nitelendiriyor olsak da yürüyüşümüz saklamaya çalıştığımız şeyi ele veriyor olabilir?

Birinin kovboy filmlerinin ünlü aktörü John Wayne gibi yürüdüğünü görsek onun sert bir adam olduğu sanısına kapılabiliriz. Yani o insanı tanımasak da yürüyüşüne bakarak kişiliği hakkında sonuçlara varırız ister istemez.

Psikologların uzun yıllar incelediği veriler, gerçekten de yürüyüş tarzından ortak yargılara vardığımızı gösteriyor. Peki bu yargılar gerçeği ne kadar yansıtıyor? Devamını Oku »

Kariyer Siteleri devrini tamamlıyor mu?

Bu yazıya vesile olan olay 26 Nisan’da “The Boss” etkinliğinde yapılan “Şirketler Öğrencilerden Ne Bekliyor? Öğrenciler Şirketlerden Ne İstiyor?” paneli oldu.

Panele İK tarafında Denizbank İK ve Deniz Akademi’den sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yavuz Elkin, Deloitte İnsan Kaynakları Direktörü Bülent Berktaş ve NOKIA – Alcatel-Lucent Türkiye ve Azerbaycan İ.K Direktörü Deniz Unat  yer aldılar. Öğrencileri ise, Cem Mildon, Gizem Sıla Baysa ve Berat Öcal temsil ettiler.

Fotoğrafta da görüleceği üzere, panel oldukça keyifliydi. İlk kez öğrenciler ve İK yetkililerinin karşı karşıya geldiği paneli iki taraf arasında bir maç havasına sokmak fikri, hem izleyicilerin ilgisini artırdı,  hem de her iki taraftan  çok samimi açıklamalar geldi. Devamını Oku »

Nasıl mı hissediyorum?

Baharın ilk günleri… Ben de hafta içi çalışıp hafta sonu tatil yapanlardanım. Her ne kadar inatla “Bu hafta sonu kesin geç kalkacağım.” desem de, yine gözlerim 08.30’da açıldı. Evi topla, kahvaltı yap derken bir ara telefonumu aldım elime. Bu sırada da ağzıma bal çalacak olan cumartesi ve pazarımı nasıl geçireceğimi düşünüyordum.

Dünyada neler olduğunu öğrenmek için dokunmatik ekranlarımızı başparmağımızla yukarı doğru itmemiz yeterli. Ben de gezme planlarıma geçmeden hemen önce başladım ekranımı itmeye.

İlk haber, kız kardeşe tecavüz. Lanet okudum. Tiksindim. Devamını Oku »

Bildiğimiz ama Hayata Geçiremediğimiz 13 şey

Bir şeyi hayata geçirmek ile o şeyi bilmek arasında o kadar fark var ki.. Çünkü bazen durumun farkına varmamıza rağmen, hayatımızın içine sokmayı maalesef beceremeyiz.

İşte öğrendiğimiz ancak uygulamadığımız yaşam bilgilerinden birkaçı.

1. Bugünün işini yarına bırakma. İşinizi erken bitirdiğinizde, hayatınızı bu bilginin rahatlığıyla geçirebilirsiniz. Ancak birçoğumuz bunun yerine zor olan yolu, yani sürekli ertelemeyi tercih edebilir.

2. Kötü antreman, hiç antremandan iyidir. Buna rağmen, kaç kere kendinizi bugün spor yapamayacağınıza ikna etmeye çalıştınız? Çünkü ya çok yorgundunuz ya da işten geç gelmiştiniz, zaten yapsanız bile verimli bir antreman olamayacaktı değil mi? Devamını Oku »

Yaşam ve İş Dengesini Nasıl Sağlarsınız?

Geçmişte birisinden “iş” diye duyduğumuzda hafta içi çalıştığımız 8 saatlik zaman dilimi gelirdi. Arta kalan zamanlarda -ki buna hafta sonu da dahil- bireylerin sosyalleşmesi ve kaliteli zaman geçirmesi için yeterliydi. Ancak günümüzde artık bu böyle değil. Teknoloji ve mobil ağların gelişimi dolayısıyla artık her an kişiye ulaşabilme beklentisi ve özgürlüğü, sapma nedeninin en temel faktörü olarak gösteriliyor.

İş ve yaşam dengesi arasında ince bir çizgi var ve bu dengeyi kurmakta zorluk çeken Çin Halk Cumhuriyeti, Güney Kore gibi sanayi üretiminin liderleri diyebileceğimiz ülkeler ile diğer gelişmekte olan D-8 ülkeleri (Türkiye, Mısır, Endonezya, Iran, Malezya, Nijerya, Pakistan ve Bangladeş) maalesef sınıfta kalan ülkeler arasında başı çekiyor. Devamını Oku »

Ruhunu yüzüne giyecek kadar cesur musun?

İnsan, her istediğini yapamayandır. Yaparsanız, insanlıktan çıkmış olursunuz.” Evet eğer gerçekten ‘insansan’, layıkıyla ‘insansan’ her istediğini yapamazsın, herkesi ve her davranışı işine geldiği gibi yorumlayamazsın, öfkenin gerçek muhattabı dururken aklından geçen her insana sataşamazsın, sen öyle zannediyorsun diye kendi zan’larını veya hüsnü kuruntularını gerçek kabul edemezsin, kalp kırma veya can yakma telaşında olamazsın, kendi ayıbın dururken başkalarını ayıplayamazsın, eleştiri ile düşmanlığı, kendini savunma ile küstahlığı birbirine karıştıramazsın… Devamını Oku »

Dünyayı başkalarıyla paylaşmasını bilmek

Çoğulluğun ve farklılığın bastırılması, aslında kamusal alanın yok edilmesi ve bütün ötekilerin boyunduruk altına alınması sonucunu getirir. Ya da gerçek dünyanın yerine, ötekilerin var olmadığı muhayyel bir dünyanın geçirilmesine yol açar. Bu tehlikeye, politik alanın donmuş kimliklerden arındırılması, çeşitliliğin ve yenilenebilirliğin korunmasıyla ve kimlik dediğimiz şeyin kutuplaştırılmış, kalıplaştırılmış tanımlara hapsedilmesini reddederek karşı koyabiliriz. Bunu, şu anda var olan ‘çoğul kimliğimizi’ oluşturan farklı kimlik boyutlarımızı bastırarak, inkar ederek değil, tersine hem kendimiz onları tanıyarak, hem de başkaları tarafından tanınmaları için politik alanda mücadele ederek yapabiliriz; yani, bir yandan kimliğimizin reddedilen, ezilen yönüne sahip çıkarken onun içine hapsolmayarak!

Kendilik dediğimiz şey aslında bir çoğulluktur, kimlik de yapıp ettiklerimizin, söz ve eylemlerimizin ürünü… Devamını Oku »

Eski yılda “ne haltlar yedim?” listesi

Yılın son günlerinde bir gelenekmiş gibi eski yılın muhasebesi yapılır. En azından buna niyet edilir. Mutlu muydun? Mutsuz muydun? Neleri doğru, neleri yanlış yaptın? (gibi bir çok soru…) Aslında çoğumuz bunu çok ciddi yapmayız. Daha çok yeni yılda neler istediğimize odaklanırız. Eksinin hesabını kapatmadan yeni yıldan taleplerde bulunuruz. Ve sonunda hesaplar karışır. Neden mi? Konuyu biraz açalım.

Hayal kurmak ve dileklerde bulunmak elbette çok güzel ve olması gereken bir davranış. Ama geriye bakıp, dersler almadan yola devam etmek aslında pek de sağlıklı değil. Kırılmış hayallerin üzerine yeni hayaller kurmaya çalışmak ne kadar başarılı olur? Geçmişte hatalar yapmışız ki işler yolunda gitmemiş. O zaman kendimizi değiştirelim ki gidişat değişsin. Tabii tüm bu söylediklerim 2014’ten pek memnun olmayanlar için… Devamını Oku »