Anasayfa / Motive Olmak / Bir de bunlar var! (sayfa 10)

Bir de bunlar var!

Bir koça ihtiyacı olmak veya olmamak

İş yaşantısında yükselme arzusu çoktur. Bununla beraber yükselenlere sorarsınız, yükselmenin iyi ve doğal birşey olduğunu düşünmekle beraber “keşke” yönetici olmasaydım da şuna karar vermek, şunu yapmak zorunda kalmasaydım dedikleri anlar az değildir. İş yaşantısında yükselme arzusu çoktur. Bununla beraber yükselenlere sorarsınız, yükselmenin iyi ve doğal birşey olduğunu düşünmekle beraber “keşke” yönetici olmasaydım da şuna karar vermek, şunu yapmak Devamını Oku »

İçim ısınıyor yine…

Yıldız Kenter, konservatuarda tiyatro eğitimi almak için sınava girdiğim dönemde benim sınav hocamdı. Üst dönemdekilerin dediği gibi, gerçekten zor bir hocaydı giriş sınavları için. Sınavdan sonra, uzunca bir süre kabul edilmemin keyfini bile yaşayamamıştım, sınav anında içime işleyen gerginlikten dolayı. Kendisini o vesileyle tanımıştım, hayran olmuştum asil duruşuna. Bir de ses tonuna vurulmuştum. Konuşuyor mu şiir mi okuyor anlaşılmıyordu. Göz teması maksimumda nefis bir ses tonu ile sabaha kadar konuşsa, inanın bana insan dinler o’nu! Güzel sesli güzel gözlü kadındır o… Devamını Oku »

Çalışırken çaktırmadan iş arama rehberi

Bir işte çalışırken bir yandan başka bir iş aramak dikkat, ihtiyat ve beceri gerektirir. Haber duyulursa patronunuz, müdürünüz size eziyet edebilir, iş arkadaşlarınız uzaklaşabilir, ekibiniz motivasyonunu kaybedebilir. Yeni bir iş aradığınızı, başka bir işe başvurduğunuzu iş yerindeki en iyi arkadaşınızın bile bilmemesinde fayda var. Ama söylememek de yeterli değil, yakalanmamak için de dikkat etmek gerekiyor. Tabii herkesin içinde telefonla konuşmamak, referans olarak müdürünüzün Devamını Oku »

Bizler, zenginlere hizmet eden robotlarız

zenginlere hizmet eden robotlarKarel Capek ve Franz Kafka da benzer mesajlar vermiş zamanında. Hatta bakın Capek’in şu lafı, doğru olduğu kadar, ne kadar da acımasız:“Bilimi suçluyorum! Teknolojiyi suçluyorum! Kendimi suçluyorum! Hepimiz! Evet hepimiz suçluyuz! Büyüklük kompleksimiz uğruna, başkalarının kar etmesi uğruna, gelişme uğruna, bilmiyorum, büyük bir şeyler uğruna insanlığı öldürdük. Artık kendi büyüklüğünüz altında ezilebilirsiniz.” Hatırlarsınız, Patch ise bu “ezilmeyi” çok daha ileri götürmüştü. Para ve güce tapan bir toplumdan, şefkat Devamını Oku »

Kim kazanıyor?

KENDİNİZİ kazanmış saysanız da sizin kazanma şansınız yok… Çünkü hiç yanmadınız… Hiç sızlamadı canınız… Vurulmadınız… Asılmadınız… Bir sabah yuvanızdan çıkarken, sevgilinize sarılan kollarınız, çocuklarınızı okşayan elleriniz, paramparça etrafa saçılmadı… Bombalarla havaya uçurmadılar sizi… Zincirlere bağlanmadınız… Kurşunlanmadınız… Sizi otel odalarına doldurup yakmadılar… Elleri ayaklarına zincirle bağlı, idam kürsüsüne giderken dahi son sözleri “Yaşasın tam bağımsız Türkiye” olan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilişlerinin 38’inci yılıydı dün. Devamını Oku »

Herkesi memnun edebilmek mümkün müdür?

İnsanlar dış referanslı ve iç referanslı olarak iki gruba ayrılırlar. Dış referanslı insanlar başkalarının sözlerini aşırı önemserler. Hareketlerini çevrelerinin beklentisine göre bina ederler. Harekete geçmek için dışarıdan motive edilmeyi beklerler. Övgülerle aşırı memnun olurken eleştirilerle çabuk yıkılırlar. Seçil de dış referanslı danışanlarımdan bir tanesiydi. Çevresindeki insanların kendisi hakkındaki görüşlerini aşırı önemsiyordu. Yaşantısını başkalarının beklentisini karşılamaya Devamını Oku »

Aynı salkımda iki ayrı üzüm…

Sadece mutluluk değil paylaşmak istediğim, acılarına da ortak olmak… Hatta acılarına, hüznüne, gözyaşlarına daha da fazla sarılmak! ZAMAN kavramımı değiştiren şeysin SEN… Seninleyken yelkovanın bacağını kırmak geçiyor içimden! Dursun istiyorum her şey… Bir film karesi gibi olsak mesela(!) Her şey dursa, oynayan tek şey ikimiz olsak… BİR olsak. Sana ait bütün olmak, özümün seninle olması… Her an, her dakika aklımın ucunun Devamını Oku »

Çiçekli şiirler yazmak istiyorum bayım!

Gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver… Şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan, sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver… Koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını, gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna. Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında, bırak aksın yollarına. Yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın. Sen inan yüreğine, hem ona geçmezse kime geçer sözün? Devamını Oku »

İşyerinde yalnızlık

Kendisiyle bir eğitimde karşılaştık. “Kendimi o kadar yalnız hissediyorum ki” diye başladı söze. Ardından büyük bir umutsuzlukla devam etti: “…Masamda cayır cayır telefon çalıyor. Ben fotokopideyim. Allah’ın bir kulu, kılını kıpırdatıp da telefonu almıyor…” “…Yarına yetiştirmem gereken bir rapor var. Saat beş olmuş. Hâlâ veri girişi yapıyorum. Dahası verileri analiz edeceğim, sonra da sırada yorumlar var. Anlayacağınız üzere sabahlayacağa benziyorum. Yine bir Allah’ın kulu yardıma ihtiyacın var mı demiyor…” Devamını Oku »

Kariyerinden SEN suçlusun!

Tıpkı sarı saçlarından olduğun gibi…
Kariyer planları çoğu zaman tıkır tıkır işlemez. Kariyer hedeflerindeki sapmalardan sonra en yaygın görülen davranış biçimi kendi dışındaki herkesi sorumlu tutmaktır. Kimi zaman patron, kimi zaman yöneticiler, kimi zaman çalışma arkadaşları suçlanır kariyer kazalarında. Oysa herkes kendi kariyerinden sorumludur… Devamını Oku »