Anasayfa / Motive Olmak / Bir de bunlar var! (sayfa 5)

Bir de bunlar var!

“Kâr” odaklılık yerine “misyon” odaklılık

Kâr odaklı şirketler ile misyon odaklı toplum yararına çalışan kuruluşlar tıpkı ak ile kara gibi ayrı dünyalardan gelmiş izlenimi verebilir. Ancak firmalar toplum yararına çalışan kuruluşlardan hedef odaklılık konusunda çok şey öğrenebilir… İş hayatına başladığım yıllarda kâr amacı gütmeyen vakıf, dernek gibi kuruluşları devlet dairelerine benzetirdim. Bana göre hepsi verimsiz çalışan, zaman baskısı hissetmeyen, hedef bilincinden Devamını Oku »

Ahmet İnam: “Bilge dediğin hem fırlama olur, hem de puşt!”

Rakı balık sofrasında tanışıp, sabahlara kadar sohbetlemek istediğim ne kadar çok insan var… Prof. Dr. Ahmet İnam da eklendi şimdi o listeye! “Ben hep celep olmak istedim, ancak felsefe profesörü oldum. Şimdi bunu herkes yalan sanacak. Ama ben çok ciddiyim… Koyun çobanlığıyla başlayıp oradan da celep olmaktı hayalim” diyen Ahmet hocamıza, peki siz kimsiniz dendiğinde verdiği cevapsa şu: “Hıyarım. Türk’üm. Çaresizim.” Devamını Oku »

Hayatınızdaki “duygusal vampir” kim?

Doktor olarak hastalarımda ilişkilerin, hayattaki en büyük “enerji emiciler” olduğunu gözlemledim. Bazı ilişkiler olumludur ve ruh halinizi olumlu etkilerler. Bazıları ise sizdeki iyimserlik ve huzur duygusunu yok ederler. Ben böyle sizi kurutan insanlara “duygusal vampirler” diyorum. Bu insanlar sadece fiziksel enerjinizi emmekten çok daha fazlasını yapıyorlar. Kötü niyetli olanları size kendinizi değersiz ve sevilemez hissettirebilir. Diğerleri size kendinizi kötü hissettirmek için küçük zararlar verebilirler. Örneğin, “ Birkaç kilo aldığını fark ettim, şekerim” ya da “Çok hassassın!” onların en sevdiği Devamını Oku »

Neşenin üç kaynağı

Türk Dil Kurumu’nun sözlükleri, neşeyi üzüntüsü olmamaktan doğan dışa vuran sevinç hali olarak tanımlıyor. “Neşe” kavramı, “Mutluluk” kavramıyla kıyaslandığında biraz mahzundur; çünkü bütün araştırmacı spot ışıkları “Mutluluk” bakarken, pek çoğu “Neşe”yi pas geçer. Neşenin içinde pozitif bir enerji vardır ve kim neşeliyse çevresine de bu pozitif enerjiyi saçar… Neşeli bir insanı, bir anda kızdıramazsınız; neşenin kendine has bir kalkanı vardır. Hatta enerjisi öyle yüksek bir kalkandır ki, bu zorlayacak olursanız hızlı yayılan Devamını Oku »

Ne umursamazlar gördüm, gönlünü kaptırdığında köpek olan!

Evrenin, dünyanın ve doğanın bizi ciddi anlamda ‘umursadığından’ olsa gerek ki, mucizevi bir şekilde yaşama göz açıyor ve bugün hala nefes alabiliyoruz. Peki ‘biz’ bu hayatta neleri umursuyoruz? Veya bizi kimler umursuyor? Neden? Uzunca bir süredir var kafamda bu ‘umursamak‘ konusu. Hal böyle olunca da denk geldiğim herkeste “bu kişi hayatında gerçekten neleri önemsiyor, neden?” sorularına yanıt ararken Devamını Oku »

Aklını kullan, tam aksini yap!

Sizce çağımızın en büyük sermayesi nedir? Bir fikriniz yoksa en zenginler listesine şöyle bir göz atın. İlk beşe geldiğinizde sorunun cevabını da bulmuş olacaksınız: Yaratıcılık. Peki yaratıcılık nedir? Gidilmeyen yoldan gitmek mi, herkesin yaptığının aksini yapmak mı… 1968 Meksika Olimpiyat Oyunları’na kadar yüksek atlamacılar, yüzleri çıtaya dönük olarak çıtayı geçmeye çalışıyorlardı. Pek tanınmamış bir atlet 1968 yılında kimsenin yapmadığı bir şey yaptı. Stili çok farklıydı, havalandıktan sonra tüm atletlerin Devamını Oku »

Kutlamanın önemi!

Kutlama hakkında ne hissediyorsunuz? Eğer ben ve benim tanıdığım insanların çoğu gibiyseniz, bundan keyif alıyor olmalısınız. Hayatınızdaki önemli duraklara, keyifle baktığınız anlar için yaptığımız şeyler kutlamalar. Ancak her ne kadar kutlamaktan hoşlansam da bazen bunu zor bulduğumu da fark ettim. İşte kutlama yapmamak için öne sürdüğüm bazı bahaneler Devamını Oku »

Empatinin dozunu kaçırmayın!

Karşımızdaki kişilerin duygu ve düşüncelerini anlayabilmek elbette faydalı. Ancak son zamanların sihirli kelimesi olan empatinin dozu da çok önemli. Çünkü empati yapmak, ne vicdan azabını bastırmanın, ne de korkularımızdan kaçmanın aracı değildir. Toplum olarak başkalarına yardımcı olmak adına empati kurmayı, acıma ve gizli suçluluk duygularıyla karıştırabiliyoruz Çok tatlı bir kadındı. Devamını Oku »

Kadın olmak…

“Hiç kimse yapmadı benim bana yaptığım kötülüğü” diyerek ağlıyordu. Bir şeylerin yanlış olduğunu biliyordu ama ne olduğunu anlayamamıştı. Babasından tut da evde çalışan hizmetçiye kadar herkesi suçluyordu. “Zaten şansım olsa anamdan erkek doğardım” diyordu. Diyordu da kadın olmayı da başaramamıştı adam akıllı. Hem kadınlığını yaşamak istiyor, hem de bunun kötü olduğuna inanıyordu. “Aynada kendimi gördüğümde nefret ediyorum, parçalayasım geliyor” diyordu ağlarken. “Sanki içimde iki kişi var kavga eden” diyordu. “Biri mutlu olmaya kalksa öteki hep bozuyor!” Devamını Oku »

Düş güvenliktir!

Yaşamda gerçekleşen pek çok olayın mantıksal bir açıklaması yoktur. Bunlardan birisi de, kendi düşlerinin peşinden giden insanların sanki bir güvenlik alanıyla korunuyor olmalarıdır. Evrensel sistem sanki düşleyenlere torpil geçer ve sanki onları korur gözetir. Peki düşleyenlerin sahip olduğu bu güvenlik alanı nereden geliyor? Onları hastalıklardan ve tüm diğer tersliklerden koruyan güç nedir? Yanıt düş’lerdedir; düş’lerin peşinden gitmekte ve onu yaşamakta. Devamını Oku »