Anasayfa / Motive Olmak / Geliştiren Hikayeler

Geliştiren Hikayeler

kişisel gelişim hikayeleri, kişisel gelişim öyküleri ve başarı hikayeleri ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Einstein Okuldayken Matematiği Kötü müydü?

Matematik ile arası hoş olmayan birçok kişi için bir avuntudur bu aslında. Einstein’ın bile matematiği kötüymüş, benim ki nasıl iyi olsun. Peki gerçek bu mudur acaba?

Yanıt gayet basittir. Hayır, kötü değildi. Bu bir şehir efsanesidir. Einstein küçük yaşlardan itibaren dahi seviyesinde IQ puanına sahipti ve özellikle de matematik ve fizik derslerinde sıra dışı bir öğrenciydi.

Lisedeyken matematik ve fizikten alınabilecek en yüksek notları almaktaydı. Mezun olduğunda bu derslerden notu 12 üzerinden 12’ydi. Alman eğitim sisteminde bu notlar mükemmel seviye anlamına geliyordu. Devamını Oku »

Mutlu insan “hayat cambazı” olarak dengeyi bulandır!

Hayatı boyunca mutlu olmadığını fark eden bir adam, artık mutlu olmak istiyorum demiş ve aramaya koyulmuş. Ne yaptıysa da mutluluğu yakalayamamış. Kimden yardım istesem diye düşünürken, uzak bir diyarda, zengin bir bilgeyi önermişler. Bu bilge aklı, bilgisi ve malı ile ün salmış zengin birisiymiş. Kim yardımına gelse sorularına cevap verip derdine derman bulmadan geri göndermezmiş.

Bu bilgeden yardım istemeye, mutluluğu nasıl yakalarım diye sormaya karar vermiş. Uzun bir yolculuktan sonra bilgeyi bulmuş, ancak kapısında derdine derman arayanlardan oluşan çok uzun bir kuyruk varmış. Bilgenin gerçekten sorusuna doğru cevap vereceğine inanmış, beklemeye başlamış Devamını Oku »

2018 İçin Geriye Sayarken, İleri Bakmak…

İlk ne zaman okudum ve bugüne kadar kaç kez anlattım bimiyorum ama benim için en anlamlı hikayelerden biridir. Ne zaman ters bir şey olsa, “dur; kederlenme şimdi” veya işler rast giderken de “aman, fazla da gaza gelmeye gerek yok” dedirten bir hikaye…

Bir çoğunuz için de tanıdık olması muhtemel olan ve ünlü Çin düşünürü Lao Tzu’nun 2,500 yıllık hikayesiyle yeni yıla girmek ister misiniz?

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara büyük bir servet teklif etmiş Devamını Oku »

İş hayatında “hikayeler” güven sağlar!

İnandırıcılık kelimesinin detaylarına baktığımızda “güvenilir, kişide hoşa giden davranışların oluşması, güvenilir ve kişilerde olması gereken şey” olduğunu anlarız. İyi seçilmiş ve iyi anlatılmış hikayeler, konuşmacının neden bahsettiğini katılımcıya konu hakkında ne bildiği konusunda ikna eder.

Hikayeler tüm unsurları anında yaratacak sihirli bir iksir değildir. Güvenirliği arttırma ve etki yarata gücüne sahiptirler. Devamını Oku »

Bir Kurtulma Hikayesi : Hayatımızı Esir Alan Tuzaklar

Hikayeyi okuduğum anda; “kendimizi neredeyse uyuşturarak yaşadığımız hayatta uyanmamız için gönderilen ve anlaşılması zor gibi görünen anlamlı bir tesadüf daha” demiştim kendi kendime…

Güney Asya’da kullanılan bir maymun tuzağını anlatıyordu hikaye :

“Asya’da maymun yakalamak için kullanılan bir tuzak vardır. Bir Hindistan cevizinin içi oyulur ve bir ucundan iple ağaca bağlanır. Hindistan cevizinin diğer ucuna ince bir delik açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur.

Açılan bu delik sadece maymun elini açıkken sokabileceği bir büyüklüktedir Devamını Oku »

O Kayık Her Zaman Boştur

Genç bir çiftçi kayığıyla nehirde akıntıya karşı kürek çekerken kan ter içinde kalmıştı. Yetiştirdiği meyveleri köye götürüyordu. Hava çok sıcaktı, bir an evvel teslimatını yapıp karanlık basmadan evine dönmek istiyordu. İleriye baktığında kendi teknesine doğru hızla yaklaşan bir kayık gördü. Yolundan çekilmek için deli gibi kürek çekti ama bir işe yaramadı.

“Yönünü değiştir! Bana çarpacaksın!” diye bağırdı. Ama kayıkta bir değişiklik olmadı ve sonunda ona gelip çarptı. “Gerizekalı!” diye bağırdı çiftçi. “Bu koca nehirde gelip benim kayığıma çarpmayı nasıl başardın?” Kayığa öfkeli bir şekilde bakarken içinde kimsenin olmadığını gördü. Halatından koparak akıntıya kapılan boş bir kayığa bağırıyordu Devamını Oku »

Başkalarını ne kadar dinlemeli?

Kurbağalar bir yarışma düzenlemiş.

Hedefleri çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış. Gerçekte seyirciler arasında hiç biri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş: ”Zavallılar! Hiç bir zaman başaramayacaklar!”

Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırmaya devam ediyorlarmış:”Zavallılar! hiç bir zaman başaramayacaklar!” Devamını Oku »

Liderlikte değişen bir şey var mı?

Harvard Üniversitesi’ndeki master dersleri kapsamında ilginç bir ders alıyorum. Edebiyat Eserleri ve Filmler Üzerinden Liderlik Vakaları dersinde dünya edebiyatından ve klasiklerden metinler okuyor ve liderlik konularını tartışıyoruz. Antik Yunan trajedyalarını hep okumak istemiştim. Bu ders fırsatıyla Sofokles’in Antigone’sini okuduğumda günümüz liderliğiyle karşılaşacağımı hiç tahmin etmezdim. Sofokles üç neslin hikayesini Kral Oidipus, Oidipus Kolonos’ta ve Antigone isimli üç oyunda anlatmış. Birinci oyunda kahin, Kral’a doğacak oğlunun Kral’ı öldüreceğini ve annesiyle evleneceği kehanetini söyler. Doğan çocuğu uzaklara gönderen Kral’ın çocuğu büyür ve Argos Kralı’nın kızıyla evlenir. Gerçek babasını tanımayan çocuk bir savaşta babasını öldürür ve öz annesiyle evlenir. İki kız, iki erkek çocuğu olur. Devamını Oku »

Affetmek En Başta Kendinize Yaptığınız İyiliktir

Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur : “Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?” Öğrenciler tereddütsüz kabul ederler. “O zaman bundan sonra ne dersem yapacağınıza söz verin. Şimdi yarın ki, ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz.”

***

Öğrenciler bu işten pek bir şey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarında patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilere şöyle der öğretmen:

“Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın. O kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun.” Devamını Oku »

Doğru zaman, doğru insan ve en gerekli şey?

Güzel bir Tolstoy hikayesi var. Doğru zaman, doğru insan ve en gerekli şeyi anlatır. Güzel de bir yere bağlar. Şöyle ki…

Bir zamanlar kralın biri şayet bir işe doğru zamanda başlamayı bilirse, kimin sözüne kulak verip kimden uzak duracağını bilirse ve de hepsinden önemlisi, her zaman yapması gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilirse, giriştiği hiçbir işte başarısızlığa uğramayacağını düşünmüş.

Bu düşünceden hareketle bütün krallığına kendisine bir iş için en doğru zamanın ne zaman olduğunu, kendisi için en gerekli insanların kimler olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretecek kişiye büyük bir ödül vereceğini duyurmuş. Devamını Oku »