Anasayfa / Motive Olmak / Geliştiren Hikayeler

Geliştiren Hikayeler

Başkalarını ne kadar dinlemeli?

Kurbağalar bir yarışma düzenlemiş.

Hedefleri çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış. Gerçekte seyirciler arasında hiç biri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş: ”Zavallılar! Hiç bir zaman başaramayacaklar!”

Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırmaya devam ediyorlarmış:”Zavallılar! hiç bir zaman başaramayacaklar!” Devamını Oku »

Liderlikte değişen bir şey var mı?

Harvard Üniversitesi’ndeki master dersleri kapsamında ilginç bir ders alıyorum. Edebiyat Eserleri ve Filmler Üzerinden Liderlik Vakaları dersinde dünya edebiyatından ve klasiklerden metinler okuyor ve liderlik konularını tartışıyoruz. Antik Yunan trajedyalarını hep okumak istemiştim. Bu ders fırsatıyla Sofokles’in Antigone’sini okuduğumda günümüz liderliğiyle karşılaşacağımı hiç tahmin etmezdim. Sofokles üç neslin hikayesini Kral Oidipus, Oidipus Kolonos’ta ve Antigone isimli üç oyunda anlatmış. Birinci oyunda kahin, Kral’a doğacak oğlunun Kral’ı öldüreceğini ve annesiyle evleneceği kehanetini söyler. Doğan çocuğu uzaklara gönderen Kral’ın çocuğu büyür ve Argos Kralı’nın kızıyla evlenir. Gerçek babasını tanımayan çocuk bir savaşta babasını öldürür ve öz annesiyle evlenir. İki kız, iki erkek çocuğu olur. Devamını Oku »

Affetmek En Başta Kendinize Yaptığınız İyiliktir

Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur : “Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?” Öğrenciler tereddütsüz kabul ederler. “O zaman bundan sonra ne dersem yapacağınıza söz verin. Şimdi yarın ki, ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz.”

***

Öğrenciler bu işten pek bir şey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarında patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilere şöyle der öğretmen:

“Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın. O kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun.” Devamını Oku »

Doğru zaman, doğru insan ve en gerekli şey?

Güzel bir Tolstoy hikayesi var. Doğru zaman, doğru insan ve en gerekli şeyi anlatır. Güzel de bir yere bağlar. Şöyle ki…

Bir zamanlar kralın biri şayet bir işe doğru zamanda başlamayı bilirse, kimin sözüne kulak verip kimden uzak duracağını bilirse ve de hepsinden önemlisi, her zaman yapması gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilirse, giriştiği hiçbir işte başarısızlığa uğramayacağını düşünmüş.

Bu düşünceden hareketle bütün krallığına kendisine bir iş için en doğru zamanın ne zaman olduğunu, kendisi için en gerekli insanların kimler olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretecek kişiye büyük bir ödül vereceğini duyurmuş. Devamını Oku »

Akıl niçin paraşüte benzer?

Yıldız Hanım, hastaneden taburcu olacağı gün eşiyle hayatının bir muhasebesini yapıyordu. Eşine içini dökmeye başladı: “Ağabeyim, babamın ölümünden sonra anneme hiç destek olmamıştı. Anneme arkadaş olmak, onun hastalıklarıyla ilgilenmek hep benim görevim olmuştu. Elbette annemi çok seviyordum; yaptıklarım bana ağır gelmiyordu. Ama neden ağabeyim anneme ve bana destek olmuyordu ki, bu durum içimi çok acıtmıştı. Ölene kadar anneme ilgim ve içimde ağabeyime duyduğum rahatsızlık devam etti. Ancak ağabeyime hiçbir şey söylememiştim. Annemin ölümünden sonra bir gün bu yükten kurtulmaya karar verdim ve ağabeyime söyledim. Onu kırmak ya da üzmek için değil ya da hesap sormak için de değil. Sadece onun yardım etmemesinin beni çok üzdüğünü söyledim. O olay benim hayatımda önemli bir dönüm noktası oldu. Devamını Oku »

Kendini hafife alma!

Mutlu ve huzurlu bir yaşam sürdürmek istiyorsak ilk olarak, kendimizi nasıl ki güçlü yönlerimizle kabul ediyorsak mevcut eksikliklerimizle de kabul etmemiz gerektiğinin farkına varmalıyız… Kendimizi iyi, kötü, zayıf ve hata yapabilen bir insan olarak görmeli, varsa fiziksel bir engelimiz onu da kabul etmeyi seçmeliyiz… İnsan güçleriyle, zayıflıklarıyla, yetenekleriyle, eksiklikleriyle kısaca tüm özellikleriyle bir bütündür. Önemli olan kendimizi kabullenme düzeyimiz ve bu düzeyi artırma gücümüzdür… Devamını Oku »

Ne almak istiyorsan onu ver!

Bi’süredir uzmanlık alanım(-ız)la ilgili hizmet verdigim(-iz) Lübnan’lı bir ailenin akşam vakti getirdikleri hediyeler bunlar… Çalışma sırasında bi’ara konusu geçmişti ben de kahve içmeyi çok sevdiğimi söylemiştim, tutmuşlar akıllarında daha doğrusu yüreklerinde ve Lübnan kahvesi getirmişler. Sağolsunlar, varolsunlar… Buraya kadar olan gayet normal, hepimizin yaşayabileceği sıradan bi’şey dimi… Okey ;) Ancak Türk kahvesi şeklinde hazırlanan/içilen bu kahve paketinin yanında bir de kocaman kahve termosu vardı. Çok şaşırdım. Çünkü 3 gün önce metroya girerken rahatsızlanan hiç tanımadığım birisine verdim. Kendi termosumun içine su doldurup (her sabah evden çıkarken termosla kahvemi alırım Devamını Oku »

Siz dikenleri atarsınız, sessizliğime düşünce onlar çiçeğe dönüşür

Buda, bir köyden geçiyordu, dinlenmek için durduğunda insanlar onun alışılmışın dışındaki tarzından dolayı garipseyerek hakkında konuşmaya başladılar, bazıları dahada ileri gidip aşağılayarak en söylenmeyecek şeyleri söylediler. İçlerinden birisi ona gitti ve hakkında konuşulanları anlattı. Buda durdu, sessizce, dikkatle dinledi ve “Bana geldiğiniz için teşekkür ederim ama acelem var bir sonraki köye gitmem gerekiyor, bugün size zaman ayıramayacağım yarın daha fazla zamanım Devamını Oku »

Gittiğin yere kendini de götürüyor musun?

Eski zamanlardan birinde, bilge bir kişi ile arkadaşı limanda dolaşıyorlarmış. Ahşap kadırgalardan birinin üzerinde, başını ellerinin arasına almış kara kara düşünen birini görmüşler. “Bak” demiş bilgenin arkadaşı, “Bu adam dünyanın en zengin adamlarından biridir. Yapmadığı şey, gezip görmediği yer kalmamıştır. Gene de böyle mutsuzdur”. Bilge de şu cevabı vermiş: “Her gittiği yere kendini de götürüyordur da ondan…” Devamını Oku »

Gerçek devrim “iç’teki değişim” dir!

Adamın biri Budha’ya sorar: “Dünyaya yardım etmek için ne yapabilirim?

Budha’nın gülerek şunları söylediği anlatılır: “Hiçbir şey yapamazsın. Çünkü ortada henüz sen yoksun, egon var. Sen yokken nasıl bir şey yapabilirsin ki? Dünyayı bir kenara bırak. Dünyaya nasıl hizmet edebileceğini, başkalarına nasıl yardım edeceğini düşünme. Bu düşünceler seni senden uzaklaştırır, kendinden kaçmana yol açar. Devamını Oku »