Anasayfa / Motive Olmak / Geliştiren Hikayeler (sayfa 5)

Geliştiren Hikayeler

kişisel gelişim hikayeleri, kişisel gelişim öyküleri ve başarı hikayeleri ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

İşte direk, işte ip!

Sabahları 05.30 gibi kalkar, biraz evrenin sessizliğini dinler, sonrasında kahvemi içerken Mevlana’yı yazdıklarıyla içime çekerek ruhumu ve yüreğimi şarj ederim. Bu yılın başına kadar genelde Divan-ı Kebir’i okurdum, şimdilerde ise Mesnevi’yi ve Fihi ma-fih’i daha fazla karıştırırken buluyorum kendimi. Yazılarını sevdiğim Faik Özdengül seneler önce bana “Divan-ı Kebir Mevlana’nın Şems Tebriz-i ile karşılaşma sonrasındaki coşkulu döneme aittir. Duyguların seninde çok coşkulu anlaşılan ki daha fazla onu okuyorsun demişti.” Bu değerli tespitten yola çıkarsak demek oluyor ki içimin tek mevsiminin çiçekli bahar olması gerçeğiyle birlikte, ben ruhen çok daha dingin bir dönemdeyim şu sıralar… Devamını Oku »

Önce kendi çizgini uzat!

Öğretmen sınıftaki zeki fakat kıskanç öğrenciye “Niçin arkadaşlarını çekemiyor, onların yaptıklarını bozup kavga ediyorsun?” diye sordu. Öğrenci, bir süre düşündükten sonra, “Çünkü onların beni geçmelerini istemiyorum” dedi. “En iyi ben olmalıyım.” Öğretmen, masasından kalktı, eline bir parça tebeşir aldı ve yere 15 cm. uzunluğunda bir çizgi çekti, kıskanç öğrenciye bakarak, “Bu çizgiyi nasıl Devamını Oku »

Bir gün “susmayı” öğrendim…

Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı. Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır, onun gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik babamla. Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir, ‘Bütün gün insanlara Devamını Oku »

Dürüstlük : Evlada miras olarak ne bırakmalı?

Toplantıya gideceğim. Baktım geç kalma ihtimalim var, bindim bir taksiye, muhabbetçi bir arkadaş. O anlatıyor ben dinliyorum. Tam işyerinin önüne geldik. Ankara’da Bakanlıklar… Diyelim ki taksi parası 9.75 TL tuttu, ben 10 TL uzattım. Hani hepimizin yaşadığı sahne vardır ya, taksici üstünü arıyormuş gibi yapar, siz de para üstünü alabilmek için bir ayak dışarıda, inmemek için debelenirsiniz. Tam o sahne olacak. Şoför, para üstü varmı diye aranmaya başladı. Devamını Oku »

Hazır olabilmektir özgürlük, her an her an’a ve büyük bir umutla yeniye!

Osho’dan öğrendiğim şu eski hikâyeyi çok seviyorum;

Bir adam, büyük bir adam, bir özgürlük savaşçısı dağlarda seyahat ediyordu. Gece için bir kervansarayda kaldı. Altın bir kafeste sürekli “Özgürlük! Özgürlük!” diye tekrar eden güzel bir papağan görünce şaşırdı. Ve orası, papağan “Özgürlük!” diye tekrar ettiğinde sesinin dağlarda, vadilerde yankılandığı bir yerdi. Devamını Oku »

Sokrates’ın uyguladığı “Üçlü Filtre” testi ツ

Bir gün bir tanıdığı büyük filozof Sokrates’e rastladı ve dedi ki “Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?” “Bir dakika bekle” diye cevap verdi Sokrates. Bana bir şey söylemeden önce seni küçük bir test ten geçmeni istiyorum. Buna “Üçlü filtre testi” deniyor. Üçlü Filtre?… “Doğru” diye devam etti Sokrates. Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce bir süre durup söyleyeceklerini filtre etmek, iyi bir Devamını Oku »

Kelebekler hep benimle…

Şimdi sana bir öykü anlatacağım. Öykü, biraz benimle biraz da seninle ilgili. Bir sabah uyandığında kelebeğe dönüşen bir adamın gerçek öyküsü bu. Uykusundan uyandığında çığlık çığlığa bağırdı genç adam. Kolları yerine kanatları vardı, bacakları da çoğalmış gibiydi. Kafasında düşünceler uçuşurken iki tane de anten bulunduğunu fark etti. Ne oluyordu, bu nasıl olabilirdi ki? Hala uykuda olduğunu düşündü ama değildi! Belki biraz beklese geçecekti. Bir iki saat sürer miydi? Polisi arasa… Hayır, kimse inanmazdı ona. Devamını Oku »

Holistik Kariyer

Tünelin ucunda ışık görünmezse bile, ışık varmış gibi yürümek ve ışığın görüneceğine inanmak gerekir! İki bilge, nehrin kenarında oturmuş derin derin sohbet ediyorlardı. O sırada bir köpeğin garip hareketleri dikkatlerini çekti. Çok susamış olduğu belli olan köpek, suyun kenarına kadar geliyor tam su içecekken kaçıp gidiyordu. Köpeği dikkatlice izlemeye başladılar. Sonunda onun suyun yüzeyinde gördüğü kendi gölgesinden korkup kaçtığın ve bu yüzden susuzluğunu bir türlü dindiremediğini anladılar. Köpek sonunda susuzluğa dayanamayıp nehre atladı ve kana kana su çiti. Bilgelerden biri gülümseyerek Devamını Oku »

Engelsiz Farkındalık

Onu ilk gördüğümde mesafeli ve soğuk bulmuştum. Kısa bir hoşgeldiniz kelimesinden sonra, elimi sıkmak için elini uzatmamıştı. Masasına oturmuş, benim de oturmam için önündeki sandalyeyi işaret etmişti. Sonra hiç yüzüme bakmadan işine devam etmiş, çalan telefonlarını cevaplamıştı. Nasılsınız iyi misiniz gibi sohbeti başlatacak bir cümle beklerken, bu kısa donuk karşılama alıştığım bir hareket değildi. Masada sabit oturmaması, hareketli olması, diğer masalarda oturanlarla kısa konuşmaları dikkatimi çekmişti. Sağ omzundan attığı şal, sağ kolunu gizliyor, bütün işini sol kolu ile yapıyordu. Devamını Oku »

Tavuklar ve Kartallar

Hepimizde, hayallerimizi gerçekleştirecek o potansiyel ve ışık var aslında. Önemli olan, kendimizin ve sahip olduğumuz değerlerin farkında olabilmek. Farkında olup, ‘olmaz’ dediğimiz kalıpları kırarsak, herşey bambaşka olacak… Yağmurlu bir gündü. Vapurda pencere kenarına oturmuş, elimde çayım, denize baktığımı sanıyorum ama, öyle derin düşüncelere dalmışım ki, aslında bakar kör durumundayım. Yaşam denilen yumağın içinden yol bulmaya çalışıyorum. O anda, bir martının çığlığı beni düşüncelerimden kopardı. Baktım martıya o an… Fütursuzca gökyüzünde bembeyaz kanatlarını çırpmasını gıpta ettim. Ne şanslısın! Devamını Oku »