Anasayfa / Motive Olmak (sayfa 20)

Motive Olmak

Motivasyon ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Düşündüm de sevmek…

Düşündüm de, ya sevmek diye bir şey olmasaydı… Her sabah güneşi karşılayabilmek için kilometrelerce yolu yürüyüp o tepeye çıkabilir miydik(?) ve bazı akşamlar gidişine üzülüp arkasından ağlamak… El açıp yalvarabilir miydik, bizi onsuz bırakmasın diye… Düşündüm de, sevmek olmasaydı varoluşta, nasıl yaşardı yaşamları yok edenler… Onların da seveni var, hem çok uzakta hem de yakın… Öylece izliyor sevdiğini, bir gün kendisini hatırlar mı diye. Kaçıyorsa sevilen, seven “yolun açık olsun” diyor, hoşgörü ile. Devamını Oku »

Hayatta “tuz” ve “su”

Hintli bir yaşlı usta, çırağının herşeyden sürekli şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Yaşamındaki herşeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı. “Tadı nasıl?” diye soran yaşlı adama öfkeyle “Acı” diye yanıt verdi. Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerideki gölün Devamını Oku »

Sırtınızdaki ağrı mı? Hayatın yükünün dayanılmaz ağırlığı mı?

“Haftada iki gün step/ aerobik karışımı ağır bir egzersiz yapıyorum, bir gün tenis oynuyorum, hafta sonları da koşuyorum ama feci sırt ağrılarım var” dediğinde karşımdaki, şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım. Yılda birkaç kez yarı maraton (şaka değil 21 km) koşacak kadar formda, genç, atletik birinden bahsediyorum. Bunları anlatan arkadaşım, yoğun iş temposuna ve ağır antrenman programına, mecburen rahatlatıcı masajlar ekleyerek derdine derman arıyordu. Kalp başta olmak üzere vücudunun tüm kaslarını 20 yıldır ve haftada en az 3-4 gün çalıştıran birinin, sırt/bel/boyun/omuzu ağrımazmış Devamını Oku »

Mevcutluk sendromu sizde de mevcut mu?

İş yaşamının stresi çeşitli şekillerde kendini gösteriyor. Özellikle yöneticiler arasında yaygın olan “mevcutluk sendromu” çalışanların yapacak işleri olmasa bile uzun saatler fazla mesai yapmalarına neden oluyor… İngiltere’de müdür ve yöneticiler arasında yapılan bir anket oldukça ilginç sonuçlar ortaya koydu. Çok sayıda çalışan, yöneticilerinin fazla çalıştığını düşünür. İngiltere’de Chartered Managment Enstitüsü’nün 1,334 orta derecede yönetici ve müdür arasında yaptığı anketin sonuçları bu kanıyı doğrular nitelikte. Devamını Oku »

Her mucizenin arkasında sevgi vardır!

Geçtiğimiz hafta Sakarya’da Engelliler ve Yardımlaşma Derneği’nin gerçekleştirdiği bir programda beni bu dünyadan alıp ötelere götüren genç bir adamla tanıştım. Yüreği geniş, kullandığı kelimeler duygu yüklü, samimi, menfaatsiz, teşekkür etmeyi bilen, yüzü gülen, kendini ispatlama telaşında olmayan, izleyen, anlatmayı seven, an’da kalabilecek kadar farkında, aşka inanan, cesur, hatta hayata mektup yazıp “Merhaba hayat. Sana ‘nasılsın’ diye sormuyorum tıpkı sen bana istediğin her şeyi yaşatırken nasıl olduğumu sormadığın gibi. Sana, bana yaşattığın her mucize ve her güzellik için çok teşekkür ediyorum. Yaşatmadığın ve yaşattığın tüm acılar için ise kızmıyorum artık. Ama bazen bazen tıpkı bir çocuk gibi küsmelerim olabilir. Ancak yine bir çocuk gibi neden küstüğümü unutup devam ederim seni yaşamaya…” diyerek Devamını Oku »

Karar sürecini etkileyen en önemli şey : Vurucu bir önyazı!

“Kimse okumuyor zaten” diye CV’nize ekleyeceğiniz  bir önyazıyı kesinlikle yazmamazlık etmeyin! Önyazınızı okumayı tercih eden bir şirket yöneticisine rast gelirseniz, şansınızı iyi yönde kullanma imkanını elde ettiniz demektir. Vurucu bir önyazı, işverenin karar sürecini etkiler. Başarıyla kaleme alınmış bir önyazı, CV’nizi daha çekici hale getirebilir. Aynı şekilde kötü kaleme alınmış bir önyazı, özellikle yazı yaratımının önemli olduğu pazarlama, halkla ilişkiler veya reklam gibi alanlara başvurunuzda Devamını Oku »

Özgürlük için önce yumruğunu çöz!

Maymun yakalamak için Asya’da kullanılan bir çeşit tuzak vardır. En önce bir hindistan cevizi bulunur ve oyulur. Yerdeki bir kazıkla beraber oyulan hindistan cevizi ip ile ağaca bağlanır. Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık maymunun elini açıkken sokacağı kadar büyüklüktedir, yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun, tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar ve yiyeceği kavrar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz. Devamını Oku »

Şiddet karşısında beyin ‘kal’ derken kadın nasıl gitsin?

kadına şiddet sonAraştırmalar gösteriyor ki kocasından dayak yiyen bir kadının ilişkiyi terk etmesi için ortalama 35 kez şiddete maruz kalması gerekiyor. Aynı konuya zaman ekseninde baktığımızda daha da çarpıcı sonuçlar görüyoruz: Bir kadının dayakçı kocasını terk edebilmesi için geçen süre ortalama 7 ila 12 yıl! İngiltere’de üç günde bir, Fransa’da iki günde bir, biz de ise tahminimce her gün birden fazla kadın, kocası tarafından öldürülürken bunlar çok ama çok çarpıcı rakamlar. Bıçak ya da tabancayla yaralanma/ölüm risklerinin anormal yüksek olduğu, aile içi şiddetin dozunun her gün arttığı bir ortamda kadın, ‘kalmayı’ seçiyor. Eğer öldürülmez de terk Devamını Oku »

Willy’nin tekerleği

Her şeyin yolunda gitmediği çok anınız olacaktır. Hatta işler kötüye gitmeye görsün. Üstüne bir yenisi, bir yenisi daha gelir… Hepimizin başına gelmiştir. Hatta belki çoğumuz aynı tepkiyi veririz. “Yine mi beni buldu?” Ekonomideki dip noktası gibi, bir an önce dibi görmemiz gerektiğini düşünürüz. İşte bu anlarla ilgili güzel bir hikayecik… Ufkunuzu açacaktır. Hikayemiz şöyle  : Pençelerinin küçücük olması, gıcırtılı tekerlekleri ve muşambanın üzerindeki tıkırtısı, Willy’nin, Long Beach Engelliler Hastanesi’ndeki, Omurilik Tedavi Servisi’ne geldiğini müjdeliyordu. Tekerlekli sandalyelerinin ya da sedyelerin üzerindeki, belden aşağıları tutmayan ya da tümüyle felçli hastalar, sevinç içinde koridorlarda Devamını Oku »

Alma ve Verme simetrisinde istikrarı yakalamak

Bir bahçede iki tırtıl yaşarmış. Biri ince ve narin yapılı, diğeri de oldukça iri ve hantalmış. İnce yapılının adı “Verici”, hantal olanın ise alı “Alıcı” imiş. Verici, sürekli oradan oraya koşuşturur, sadece kendi için değil, Alıcı için de yiyecek toplarmış. Alıcı ise bu yiyeceklerle ağzını doldururken, Verici’ye teşekkür edermiş, ama ağzı dolu olduğu için sadece boğuk bir ses çıkarmış. Bir süre sonra mevsimlerin değişmesiyle birlikte, Verici Alıcı’ya “Artık koza örüp güzel bir kelebeğe dönüşmemizin vakti geldi. Çalışmaya başlasak Devamını Oku »