Kendine güven - 2
Geçen haftaki yazımı bitirirken bu hafta ne yazacağımı son satırlarda belirtmiştim. Size hatırlatma yapmak için geçen haftaki yazımın son paragraflarından başlamak istiyorum.
“Yeni gençlere bakıyorum daha yirmili yaşlarda çalıştığı büyük bir holdingden istifa edebiliyor. Kendilerine öylesine güvenleri var ki ben master yapmaya gidiyorum ya da yurt dışına gidiyorum diyebiliyor. 

25 yıl Hürriyet Gazetesi’nde çalıştım. Sonuçta mutlu bir çalışma hayatım oldu. O yıllarda çevremdeki herkes çok mutluydu. Çok kişiyle hala görüşüyoruz. Hep eski yılları konuşuyoruz. O zamanlar istifa edip gidene pek rastlamazdık. Ya evlenir ya da emekli olurdu. Yani başka işe geçmek istiyorum ben bu işi beğenmiyorum diye istifa edeni hiç görmedim. Aman iyi bir işim var diye dört elle sarılırdık. Kapıdaki güvenlikçisinden tut, müdürüne kadar herkes zevkle çalışırdı. Gözü başka şirketlerde olmazdı.
Özgüven eksikliği, iş hayatında genellikle çekingenlik, risk alamama, büyük düşünememe, yetki verememe, sorumluluk alamama, kaygı, stres, kendini ifade edememe, gerginlik, topluluk karşısında konuşamama, ikna kabiliyetinin azlığı gibi sıkıntılara yol açar.
Narsisizm pskiyatride kendini aşırı sevme ile eş anlamlı kullanılmıştır. Narsistler kendilerini, zekalarını, güzelliklerini diğer insanlardan üstün tutarlar. Bir psikiyatrın karşısına oturmaya yanaşmayan narsistler, bunun bedelini sadece kendileri değil, kendilerini sevenlere de ödetirler.
Ben sizin tipik girişimcilerinizden değilim. Bir Fortune 50 şirketinden geliyorum. Düzenli olarak 100 milyon Dolar’lık harcamanın kaynağını tahsis ve takip ediyordum. 42 yaşımdayken şirketin bir iştirakini büyük başarıyla yönetiyordum. Kendime “Bu kadar büyük olduğunu düşünüyorsan, kendi başına yapıp yapamayacağına bakalım” dedim. Bir şirket satın almaya karar verdim.
Her insanın kendisine güven ve güvensizlik duyduğu genel bir tutumu, yaşama bakışı vardır. Kendine güven, insanın kendisi hakkında olumlu ama gerçekçi tutumda olmasıdır. İnsanlar yaşamlarının bazı alanlarında (akademik çalışma, atletizm, vb.) kendilerine fazla güvenirken, diğer bazı alanlarda (bedensel görünüm, sosyal ilişkiler, vb.) fazla güven duymayabilirler. Kendine güven kişiye “yaşamım denetimimde” duygusu verir. Bu duygu yine de insanın her şeyi yapabileceği değil, “beklentilerin gerçekçi” tutulduğu
İnovasyon, yeni ve değişik birşey yapmak, faydalı bir yeniliği yaratmak demektir. “İnovasyon” adlı yeni kitabında Prof. Dr. İbrahim Kavrakoğlu, inovasyonun her alanda gerektiğini, bunun için de iş dünyasının özgüvene ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Kavrakoğlu, “Küresel rekabetin hakim olduğu iş dünyasında “alelade olanı herkes yapıyor, yeni bir şey eklemek gerek” diyor.
Eğer özgüveninizi yitirdiğinizi düşünüyor ve nedenini sorguluyorsanız, ya da kendinize güveninizi nasıl pekiştireceğinizi merak ediyorsanız bu tavsiyeleri uygulayın.
İş yaşamında veya gündelik yaşamda kendinize güveniniz çok sık mı sarsılıyor? “Sanki yere düştüm” hissini sıklıkla mı yaşıyorsunuz? Belki de diğerlerinin tepkilerine gereğinden fazla önem veriyorsunuzdur. önemli başarımız, ötekilerin bize vereceği onaya ve kabule ihtiyaç duyduğumuz ve bunların karşılanmadığı durumlarda da geçmişteki ve şimdiki başarılarımızı düşünerek hayal kırıklıkları karşısında parçalanmadan kendimizi destekleyebilmeye devam edebilmemizdir.
Özgüven nedir? Bireyin kendisinden memnun olması, kendi çevresiyle barışık yaşaması demektir. Başka bir tarif de Melody Beattıe’nin “Bağımdaşlığa Son” kitabındaki gibi;
