Ben de kartal olmak istiyorum!
Özgüven doğuştan sahip olduğumuz bir duygu değildir. Sonradan edinilen bir kavramdır. Çocukluğumuzda büyüklerimizin davranış biçimleri bu duygumuzu iyi veya kötü yönlendirir. Özgüven nedir? Bireyin kendisinden memnun olması, kendi çevresiyle barışık yaşaması demektir. Başka bir tarif de Melody Beattıe’nin “Bağımdaşlığa Son” kitabındaki gibi 

Anne-babaların çocuklarına kazandıracakları en önemli değer özgüven. Bir çocuğa güven aşılamanın yolu ebeveyn olarak ona koşulsuz sevgi göstermek ve ihtiyaç duyduğu her an yanında olacağınızı göstermekten geçer. İşte özgüven aşısı yaparken dikkat edilmesi gerekenler… Bebeğinizi ilk kucağınıza alışınızla başlar “Ona nasıl davranmalıyım?” kaygısı… Anne baba olarak yapmanız gereken şeylerin başında, onu koşulsuz sevmek ve ona güven aşılamak geliyor. Güven… Hepimizin hayata tutunabilmek için ihtiyacı olan en önemli şey.
Son yıllarda sıklıkla karşılaştığımız bir kavram olan özgüven, günümüzde ve hayatın her alanında, kişilerden beklenen en önemli özellikler arasında yer alıyor. Çağımızın modern toplumlarında özgüveni yüksek bireyler, karşılaştığı zorluklar karşısında baş etme becerileriyle ve başarılarıyla toplumun takdirini alırken, özgüvensizlik ise hem bireyin yaşamında ona engeller oluşturuyor hem de güvensiz davranışlar günümüzün talepkar toplumunca onaylanmıyor.
Internetle 1990’ların başında tanışmış, ilk emailini 1991 yılında almış biri olarak, teknolojiyle dostluğum, ona olan sevdam derindir. Gelişmeleri genelde herkesten önce takip etme ve uygulama gibi bir huyum da var. Bu özelliğin tek sıkıntısı, heyecanı paylaşmak için bilginin yayılmasını beklemek. Yenilikler yaygınlaştığı zamansa değişimi izlemek çok ilginçtir.
Ocak ayı gerçekten ilginç bir aydı. Özgüvenim hakkında ciddi bir tespitte bulunma şansını yakaladım. Bakın nasıl oldu? Bir danışanım, sürekli olarak kendini beğenen insanları eleştiriyor, kendini “mütevazı” olarak tanımlıyor ve kendisini takdir etmekten sürekli kaçınıyordu. Enerjisi az, yaşama karşı isteksizdi. Hedefleri çoktu, ama zamanını boşa harcıyordu. Biraz TAT yaparak sorunun kaynağını belirledik: Özgüvenli davranışlar ile böbürlenmeyi karıştırıyordu. Başarısı ile
Spot: Benjamin Franklin’in bir sözü çok anlamlıdır: “Allah kendisine yardım edene, yardım eder.” Yaptığımız her küçük hamle, bizi amacımıza yaklaştırırken önümüze vesileler çıkar. Kum Küçüktü, küçücüktü. Tüm çocuklar gibi hiçbir şeyi tam yapamıyordu. Çorbayı içerken üstüne döküyor, su bardağını deviriyor, elbisesini bile kendi giyemiyordu. Üstelik annesi babası, sürekli olarak ona onu dökeceksin, bunu kıracaksın diyordu. Çocuk kalbiyle kendinin işe yaramaz ve yetersiz biri olduğuna inanmaya başlamıştı.
Bir hafta sonra bayram; kimileri bayramı evinde kutlarken bazıları da bu süreyi tatil yapmak ya da uzak şehirlerdeki akraba ziyaretleri için kullanacak. Hem sürenin kısalığı hem de böyle günlerde yolların tehlikeli olması uçak seyahatini bir kez daha ön plana çıkaracak. Buna karşılık uçuş korkusu yaşayanlar için havayolu seçeneğini akla getirmek bile huzursuzluk hissetmeleri için yeterli. Bu korkuyu yaşayanlar bedenlerinin en uç noktalarında hissettikleri panik duygusu nedeniyle çoğunlukla yardımsız uçağa binemiyor. Bazıları ise uçmayı tamamen
Öz güven eksikliği, iş hayatında genellikle çekingenlik, risk alamama, büyük düşünememe, yetki verememe, sorumluluk alamama, kaygı, stres, kendini ifade edememe, gerginlik, topluluk karşısında konuşamama, ikna kabiliyetinin azlığı gibi sıkıntılara yol açar.
Merhaba Tülay Abla, yaklaşık bir kaç haftadır
Hayallere giden yol nereden başlar? Kendine güvenden…
