Anasayfa / Sizden Gelenler

Sizden Gelenler

Bir yolu var!

Bitsin istedik bir an önce; yeni yıl yeni umutlar yeşertsin… Ama öyle olmadı! Bizi yıldırmaya çalışanlardan bir dayak daha yemiş olduk. Yine bir pazar hayat durdu ve biz ekran karşısında donduk kaldık haberler akarken… Kaç hafta sonu oldu böyle üst üste evde çaresiz ve ürkek? Bir yandan neyin ne olduğunu anlamaya çabalarken, bir yandan da hayatın karşısında emin durmaya çalıştık çocukların şaşkın bakışlarına cevaben… İşte bu son pazar buldu beni Viktor Frankl. Bir kaç aydır yatağımın başucunda duruyordu aslında. Avusturyalı psikiyatr. İkinci Dünya Savaşı sırasında, aralarında Auschwitz’in de yer aldığı 4 toplama kampındaki korkunç deneyimlerini paylaşıyor “İnsanın Anlam Arayışı” kitabında. Devamını Oku »

Tutunduğunuz her neyse..

Hayat zaten stres dolu. Zamansızlık her yanımızı sarmış. Yetişememe duygusu burnumuza kadar gelmiş. Tüm bunlara her gün ve her gün ayak uydurmaya çalışırken bir de üstüne terör olayları, kayıplarımız, devamlı değişen gündem, bilgi kirlilikleri; bunların getirmiş olduğu umutsuzluk, vazgeçme, ölüm korkusu, sevdiklerini kaybetme korkusu, gelecek kaygısı, yarına inanmama gibi iç karartıcı ruh halleri.

Yukarıda yazdıklarımı bir göz yeniden okuyunca yeniden kalbim sıkışıyor gibi oldu ancak silmeyeceğim. Çünkü olan bu.

Yazılarım çoğunu yazarken “yalnız” olmadığımı, aynı duyguları yaşayan birilerinin olduğunu bilerek/varsayarak yazıyorum. Haklıyım da. Bu korkuları yaşarken de yalnız değilim. Devamını Oku »

Abartma, Küçümseme!

Sözkonusu “başarmak” olduğunda, yeni çağda da yeni bir haber yok. Başarı tüm zamanlarda iştah açıcı ve “benchmark sever” profesyonel dünya, başarı hikayelerinden besleniyor. Aslında başarının tanımı -bir İngiliz atasözünde söylendiği gibi- dibe vurduğunda ne kadar yükseğe sıçrayabildiğin.. Bu yüzden bence asıl ilham verici olan hem kişisel tarihlerimizin hem de şirketler tarihinin başarı hikayelerinden çok kaçan fırsatlarla dolu oluşu…

Geriye dönüp bakıldığında alınmamış emlak, gerçekleştirilememiş girişimlerden tutun da her biri kendi piyasasının en büyükleri arasında yer alıp, trendi doğru okuyamadığı için yitip giden firma hikayeleri her yerde.. En güncellerinden biri ise, çok yeni Amerika’dan geldi.

1990’ların internet devi Yahoo yeni kurulmuş Google için 1 Milyon $’ı çok görüyor. Sadece 5 yıl sonra Google’ın piyasa değeri 5 Milyar $ olarak hesaplanırken Devamını Oku »

Değiştirsem ama Neyi?

Toplumsal ya da bireysel yaşanan tüm olumlu/olumsuz olaylar ruh halimizi direkt ya da dolaylı olarak etkiliyor. Sabah uyandığımızda mutlu bir insanken, kahvemizi içerken okuduğumuz bir haber ya da karşıdan karşıya geçerken şahit olduğumuz bir olay, duygu durumumuzu çoğu zaman geçici bazen de kalıcı olarak değiştirebiliyor. Ve biz günlerimizi negatif ve pozitif çalkantılar içerisinde geçiriyoruz.

Peki ne oluyor da bizler hayatımızda bir şeyleri değiştirme kararı alıyoruz?  Hatta bazen bu değişim o kadar hızlı oluyor ki, karar alma fırsatımız bile olmayabiliyor.

Bu bazen bir eksiklik bazen bir fazlalık bazen de bıkkınlık halinde cereyan ediyor. Yani negatiflik, ağırlığını o kadar derinden hissettiriyor ki acımızı hafifletmekten başka çaremiz kalmıyor. Devamını Oku »

Hangi Roldesin?

Çirkin kurbağanın yakışıklı bir prense dönüştüğü Kurbağa Prens masalını mutlaka duymuşsunuzdur.
Peki, kurbağaya dönüşen prens ve prenseslerin hikâyesini duydunuz mu?

Bu hikâyenin kahramanı biziz.

Psikanalist Eric Berne’in ifadesiyle hepimiz dünyaya prens/prenses olarak geliyor, ancak daha sonra kurbağaya dönüşüyoruz.

Berne’e göre tüm insanlar dünyaya “OK yaşam rolü”yle “Merhaba” derler. Diğer bir ifadeyle her insan doğuştan iyidir, düşünme kapasitesine sahiptir ve yaşamında ne olacağına kendisi karar verebilir.
Madem dünyaya prens/prenses olarak geliyoruz, ne oluyor da kurbağaya dönüşüyoruz? Devamını Oku »

Kazanmak da var kaybetmek de..

Koç bizi çağırdığında takdir eder etmez ama en azından endişeli bir halimiz yoktu. Hiç beklemediğimiz bir giriş yaptı: Siz ne yediriyorsunuz bu kıza? 12 yaşındaki kızımız Nehir ve takım arkadaşlarının geçen 3 ayda basketbol antrenman ve hazırlık maçlarında yediği fırçalara tanık olmuştuk ama eşimle buradan sayı yemeyi hesaba katmamıştık.

Fırçanın hemen ardından sporcu çocuk beslenmesi üzerine bir ders, öneriler, kaynaklar derken, Nehir’in basketbol sevgisi evde yeni değişimleri tetikleyerek bizi de içine almaya başladı. Hepimiz açısından dersler bununla sınırlı değildi. Devamını Oku »

İlk olarak ne alırdınız?

Dünyada her şeyden bolca var. Sofra; öğrenecek, bekleyecek, üzülecek, aldanacak, ağlayacak, gülecek, şikayet edecek, şükredecek, aşık olacak, küsecek, nefret edecek, sevecek, hediye edecek, bağlanılacak ve buna benzer bir sürü şeyle dolu.

Herkes ihtiyacı kadarını, hatta çoğu zaman fazlasını, mideye indirmeye çalışıyor. Bazen kepçeler çarpışıyor. Sesler yükseliyor. Dişlerimizin arasına giren nefreti bir türlü çıkaramıyoruz. Kürdan yok. Ya da inancımız… Devamını Oku »

Sizin Hikayenizi Kim Yazıyor?

Bundan yaklaşık 2,5 yıl önce dinlediğim bir sunum beni çok etkilemişti. O sunumdan sonra kendime aldığım 3 not var 2014 yılından itibaren uygulamak üzere kendime hedef koyduğum.

• Sosyal sorumluluk faaliyetlerinin içinde yer almak
Blog yazmak
• Daha fazla sosyal medyada olmak

Sosyal sorumluluk için ilk adımım TEGV gönüllü eğitmenlik oldu. Sonra farklı süreçler gelişti, yeni bir dernek kurduk-BUÇAD. Halen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığını yaptığım dernekte çeşitliliği destekleyerek herkese fırsat eşitliğini savunuyoruz. Bunu destekleyen projelerle yapıyı güçlendiriyoruz. Bu da benim başkalarına yardım edebilme, bilgi ya da sahip olduğum farklı konuları paylaşabilme isteklerimi karşılıyor. Devamını Oku »

Onun Adı Malala

Malala kim?” diye sordu silahlı adam.

Malala benim, bu da benim hikâyem.

Haksızlığa maruz kalan ve sonra da susturulan bütün kızlar.

“Sesimizi birlikte duyuracağız!”

Bu sözler, Pakistan’da doğmuş,  2011’de “Ulusal Barış Ödülü”, 2014’te de “Nobel Barış Ödülü” almış -Nobel Ödülü alan en genç kişi-  Malala Yusufzay’a ait. Devamını Oku »

Bugün Yarım Kalanlara Rağmen

Bugün yarım kalanlara rağmen yarın tam olacaklar için savaşmaya devam etmelisin. Yaşamaya devam etmelisin demiyorum ; demiyorum çünkü o savaşa girmeden yaşamaya başlayamazsın. Kazanmalısın da demiyorum çünkü yine biliyorum ki kazandım dediğin her şeyde bir kaybettiğin var. En iyi sen bilirsin; her şeye sahibim dediğin anda hiçliğe düşen de sendin bu ‘O’ diye hissettiğin anda en yarım kalanda.

Kim ne anlatırsa anlatsın o acıyı çeken de sen oldun aynı acıdan geberip kendi omzunda ağlayan da sen olacaksın. Acı çekmek çoğunun işine gelip nefes dahi almanın hayatın cezası olduğunu düşünenler olsa da bende eminim ki hayatta güzel anlar da var. Devamını Oku »