Anasayfa / Başarı Yazıları / Ekibinizi nasıl birleştirir ve mucize yaratırsınız?

Ekibinizi nasıl birleştirir ve mucize yaratırsınız?

“Öncelikle size meydan okuyarak başlayayım: Olduğunuzdan daha iyi olun. Erişilmez görünen bir hedef belirleyin. Bu hedefe ulaştığınızda, daha da yükseğini belirleyin.”

Spor, iş dünyasında yaygın kullanılan bir analoji. Ekipler, kaptanlar, kazananlar ve kaybedenler var. İlginç olan şu ki iş liderliğiyle ilgili en etkili derslerden birini adını hiç duymadığım bir adamdan, hiç izlemediğim bir spordan öğrendim.

Herb Brooks, 1980 yılında Amerikan buz hokeyi takımına koçluk yaptı. Bu takım Soğuk Savaş sonrası Sovyetler takımını yenerek, “buzda mucize” yarattı ve altın madalya kazandı. Sovyet takımı, geçmiş dört Olimpik altın madalyayı kazanmış ve bu sporu yapan tartışmasız en muhteşem takımdı. Amerikan takımının özellikle kondisyonu çok iyi olmayan, başlarda birbirinden nefret eden ve daha önceleri hiç okul seviyesinin üstünde oynamamış ortalama 21 yaşlarında bir grup üniversiteli çocuk olduğu düşünülürse, bu başarı pek çok sebepten dolayı bir “mucizeydi”. Takımın zayıf olduğunu söylemek bile bir iltifat olurdu.

Takım seçmesi

Yetenek sayesinde değil, insanlar sayesinde kazanırsınız. Dolayısıyla ekibinizi oluştururken seçtiğiniz kişilerin kalitesi önemli. Ben her daim güçlü bir değer sistemi olan kişiler aradım. Ardından farklı kişilikleri, yetenekleri ve oyun stilleri olan çocukları seçtim.”

“Temel seçim kriterim, önce İNSAN, sonra atlet ararım… Şunu çabuk öğrendim: Siz insanları muhteşem yapamazsınız; fakat bir şekilde onların içindeki muhteşemliği ortaya çıkarabilirsiniz.”

İdeal bir dünyada yaşasaydık, ekiplerimize zeka, iş etiği, iletişim becerileri, işbirliği gibi her kriterde mükemmel olan kişileri seçerdik. Fakat en önemli kriteri seçecek olursak, bu dürüstlük olabilir. Değerler, güvenirlik yani dürüstlük olmaksızın, en müthiş mühendisi, en parlak finansal modelciyi de seçseniz, bu ekibinize değer kazandırmaz.

Amerikan hokey ekibinin durumunda, takım kaptanı olan Mike Eruzione en becerikli oyuncu değildi. Fakat hem buz pistinin üzerinde hem de pist dışında en fazla liderlik becerisi gösteren kişiydi. Bu özelliklerden bazılarını belirleyecek olursak, Brooks her oyuncunun kişilik testi yapmasını şart koştu. Böylece her oyuncunun sınırlarını nasıl ve ne kadar zorlaması gerektiğini en iyi şekilde belirleyebildi.

İlgili Yazı :   VIDEO : Kaptan dalgalı denizde belli olur!

Ek olarak, aktif olarak çeşitlilik arz eden bir ekip, inovasyon, çalışan etkileşimi ve hatta finansal performansın kilit tetikleyicisi. Son zamanlarda yayınlanan bir Forbes makalesinde kültürel etkinin yanı sıra kâr-zarar hanesine etkinin en fazla çeşitlilik arz eden organizasyonlardan geldiğini gösteren verilere dikkat çekiliyor. Makalede “Neden?” sorusu soruluyor. “Çünkü çeşitlilik inovasyon doğurur.” Örneğin, yönetim kurulu çeşitliliğinde en üst dörtte birlik dilimde yer alan şirketlerin özsermaye getirisi, en alt dörtte birlik kesimdeki şirketlerden yüzde 53 daha yüksek. Faiz ve vergi öncesi kârları ise yüzde 14 daha yüksek.

etkili liderlik

Dinamik bir ekip yaratmak

“Üniformanın önündeki ismi arkadaki isimden daha önemli oyuncular arıyorsunuz.”

Elbette çeşitlilik arz eden ekipler oluşturmanın başarıyı artırdığını söylemek kolay. Fakat gerçek şu ki farklı geçmişi, farklı eğitim seviyeleri, bakış açıları olan kişileri yönetmek çok zor bir iş. Bu kişileri bir takımda birleştirmek ise çok daha göz korkutucu. Starbucks gibi şirketler ekip çalışmasını operasyonlarının birincil yönü olarak belirledi. Asgari düzeyde organizasyonel hiyerarşi, küçük grup vardiyaları ve geribildirim fırsatlarıyla şirket binlerce çalışan arasında etkileşimi teşvik ediyor.

Örneğin Herb’in seçtiği oyuncuların büyük bir bölümü en iyi hokey okullarının ikisinden geliyordu: University of Minnesota ve Boston University. Bu okullar arasında kıyasıya rekabet vardı ve oyun ortalarında genellikle arbedeler baş gösteriyordu. Brooks bu takımı birleştirmek için onlara ortak bir düşman verdi: Kendisini. Oyuncuları uzun saatler boyunca tüm alet edevatla buz üzerinde 1000 adımda ileri geri koşturdu. Ekip bitkinlik ve öfkeyle birleşti. Yavaş yavaş kendilerini belirli okullardan gelen bireyler olarak görmeyi bırakıp, ülkelerine atıfta bulunmaya başladılar. Böylece ekip beraberlik içerisinde daha yaratıcı bir oyun sergilemeye başladı. Bu Sovyetlere karşı onlara kritik bir avantaj kazandırdı.

İlgili Yazı :   Kahkaha Yogası : Gülmeden geçen bir gün harcanmış demektir!

Hazırlık ve uygulama

“Başarı kazanmaya inanan ve bu an’a hazırlananlarındır. Pek çok kişi kazanmak ister, ama kaçı buna hazırlık yapar?”

“Bizim oyun tarzımız muhtemelen Kuzey Amerika’daki herkesinkinden farklıydı. Melez bir oyun stili benimsedik. Biraz Kanada ekolu, biraz Avrupa ekolu… Top olmaksızın müthiş disiplinli oynayan, hızlı ve yaratıcı bir takımdık. Olimpiyatlar boyuncu ekip müthiş bir direnç gösterdi. Altı yedi defa kazanmanın eşiğinden döndüler. Hareket etmeyi, çalışmayı, uğraşmayı sürdürdüler. Kondisyonu olan dünyadaki herhangi bir takım kadar iyi olduklarını düşünüyorum. Belki Sovyetler birliği takımı bunun dışındadır.”

Amerikan hokey takımı teknik açıdan en yetenekli takımla karşı karşıya geldi. Brooks, Sovyet takımı ifşa edecek iki alan belirledi: Birincisi top güdümlü oynama şekilleri; ikincisi kondisyon. Brooks, birincisiyle ilgili olarak yaratıcı oynamayı teşvik etti. Sovyet takımın akışını bozmak için ekibin toptan uzaktaki hareketleri bunun büyük bir bölümünü oluşturuyordu. İkincisiyle ilgili olarak, Brooks (yoğun antrenmanlarla) kondisyonu sürekli artırdı ve takımın sınırlarını Avrupalı takımların hızına ulaşması için zorladı. Oyuncular sık ve kısa mesafeli değişikliklerle Sovyet takımına karşı hızlı bir tempo tutturabildi. Bunun arkasında yatan fikir şuydu: Diğer takımlar son noktada bitkin düştüğünde, Amerikan takımı halen enerjisini muhafaza edebilecekti.

Brooks’un değerlendirmesi iş liderliği açısından kilit bir uygulama: Zayıflıklardan ve kör noktalardan faydalanmak için rakiplerin taktiklerini ve oyun biçimlerini belirlemek. Ek olarak, en iyi uygulamaları belirlemek ve bunları kendi takımına göre uyarlamak için Kanada ve Avrupa’daki oyun stilleri gibi normal çözümlerin dışarısına baktı. Brooks, bu girdiler ışığında net bir hedef belirledi ve ekibi de ikna ederek bu hedefe ulaşmak için bir strateji oluşturdu.

İlgili Yazı :   Ezber Bozmak Güzeldir!

Mucize için Motivasyon

“Cesaret nedir? Size ne olduğunu söyleyeyim. Yapabileceğiniz hiçbir şey yokmuş gibi görünse de kişinin ekstra çaba göstermesini sağlayan tarifi imkansız bir özellik. Olduğunuzdan daha iyi olmanız için sizi cesarete çağırıyorum. Safkan bir yarışçı olmanız için sizi cesarete çağırıyorum.”

Brooks’un orantısız beceri setleri, ekip içerisindeki aykırılık, yenilmez görünen bir rakip gibi dezavantajları alıp, bunları bir şampiyonluk kombinasyonuna dönüştürmesi hakiki liderlik becerisini kanıtlıyor. Fakat bunu başarmak, bir tahtaya ok çizmek veya takımı koşturmaktan ibaret değil; bir takımı gerçek anlamda bir araya getirmek ve olduklarından çok daha üst bir seviyeye taşımak için karizmaya ihtiyacınız var. Brooks da bunu şu şekilde başardı: “Mükemmeli hedeflemek” gibi kısa fakat hedefli cümlelerle başlayarak, ekibi SSCB takımını yenmenin olabilir bir şey olduğuna inandırmaya ve galibiyetin kendilerine ait olduğuna dair daha geniş kapsamlı, ilham verici tartışmalara ilerledi. İlham verme gücü belki de yönetimin en önemli ve en zor öğretilen yönünü oluşturuyor.

Geri kalanı tarihten ibaret. ABD, SSCB takımını 4-3 yendi ve altın madalya kazandı. Fakat buradan çıkarılması gereken asıl ders, bunun şans eseri bir başarı değil; takımındaki her kişinin en iyi yönünü ortaya çıkaracak bir strateji yaratmak ve uygulamak için sınırlı kaynaklarını nasıl kullanacağını belirleyen bir liderin kılı kırk yaran planlamasıyla gerçekleştiğiydi. Buz hokeyi pek çoğumuza tanıdık olmayabilir; fakat yönetimin bu ayakları tüm sporlarda, sektörlerde, nesillerde ve coğrafyalarda uygulanabilir.

Yazan : Peri Kadaster | HBR Türkiye

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye’nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede “beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi” gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Bir yorum

  1. Lider her şartta liderliğini göstermeli. Mükemmel bir örnekle mucize bir başarı nasıl yaratılır? Nasıl yakalanır? çok güzel anlatılmış. Liderlik nedir sorusunun cevabı var bu metinde..

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

her seyi bilen insanlar

Her Şeyi Bilen Kişilerin Ortak Özellikleri

“Her şeyi bilen insan” ifadesi size çok tanıdık gelmiyor mu? Türkiye’de en ...