KendiniGelistir.Com » Emekli bir bankacıydı, kendi iÅŸini kurup hızla büyüdü!
MOTIVASYON MESAJINIZ:
Bütün büyük işler, küçük başlangıçlarla olur. - Cıcero

Emekli bir bankacıydı, kendi işini kurup hızla büyüdü!

14 Şubat 2008 | Özgür ŞAHİN | Kategori: Başarı Öyküleri |

ParaKimi zaman tüketmemiz gerekir, olamayacağını bildiÄŸimiz aÅŸkları bile… BeraberliÄŸin bir yanı mutluluksa bir yanı da hep hüzün deÄŸil midir? ’Her ÅŸeye raÄŸmen ikimiz’ olabilmek için sanki ortak bir gaye ÅŸart gibi. Bu ortak bir deÄŸer de olabilir, ortak hedef için verilen bir hayat mücadelesi de…

O zaman edilen kavgalar da bir deÄŸer taşıyor, tüketilen aÅŸk da, birlikte devam etmeye karar verdiÄŸiniz hayatınız da! Bir yoldaÅŸla aynı gemide olmayı hissetmek gibi bir ÅŸey bu. Sizi bekleyen tehlikelere karşı korkusuzca kenetlenmek… Orta Anadolu’nun kendi halinde, yol kavÅŸağında kurulu bir kasabası olan Çerkeş’ten çıktı yola.

Dört kardeÅŸten biriydi. Sanat okulu mezunu babası ona şöyle demiÅŸti: “Kızım, bozkırda kaderini deÄŸiÅŸtirmek için tek yolun var: Okumak.” Çerkeş’ten Çankırı’ya, oradan da Ankara’ya gitti. BaÅŸarıya mecburdu. Üniversiteyi okurken çoktan bir bankada çalışmaya baÅŸlamıştı bile. 27 yaşında banka müdürü oldu. Genç yaÅŸta evlendi ve boÅŸandı. Kendisinden bir alt pozisyonda görevli olan Süreyya Bey’e âşık oldu.

Evlendiler. 12 yıl aynı bankada çalıştıktan sonra İstabul’a birlikte geldiler. 38 yaşında emekli oldu, Aynur BektaÅŸ. BaÅŸarıya alışmıştı bir kere. Evde oturmak istemedi. Tekstil iÅŸine girdi, hevesle… Åžirketi karı-koca birlikte kurdular. Büyük oÄŸlu Hakan’ın ilk harfiyle baÅŸlasın, ikinci oÄŸulun ikinci harfiyle devam etsin, Süreyya’nın da Y’sini ekleyelim derken ÅŸirketin adı bulundu: HEY. Üç kiÅŸiyle kurulan HEY’de bugün tam 3 bin 200 kiÅŸi çalışıyor. İstanbul ve Anadolu’da toplam yedi fabrikası bulunuyor.

Aynur BektaÅŸ 2005 yılında Türkiye Giyim Sanayicileri DerneÄŸi baÅŸkanlığına seçildi. Bu yıl TOBB Kadın Kurulu baÅŸkanı oldu. GeçtiÄŸimiz hafta ise Ekonomist dergisinin ’Yılın GiriÅŸimcisi’ ödülünü aldı. “BaÅŸarısızlığa tahammül edemem,” diye konuÅŸan Aynur BektaÅŸ, aileyi iyi yönetenin iÅŸi de iyi yöneteceÄŸini söylüyor: “Ve tabii fiziksel uyum çok önemli. EÄŸer kokunuz, dokunuÅŸunuz, birbirinizi hissetmeniz, duygusalsa, evliliÄŸi tutan asıl ÅŸey bu! Yoksa kavgaların sonu gelmiyor.

Bir bakıyorsunuz hiç halledilemeyecek sandığınız konular bir dokunuÅŸla çözümleniyor. Biz bunu baÅŸarmış bir çiftiz. Ama çok kavga da ederiz! Süreyya’ya âşık olup evlendim. Bu aÅŸk hâlâ devam ediyor… Ama hiçbir zaman kocamın karısı olmadım,” diyor..

SÜREYYA BEKTAŞ
Aynur’a müdahaleciyim. Saçını sarıya boyattırdım, frapan olmasını istiyorum. Hayatında içki içmezdi, onu biraz ben bozdum..

Alev Alatlı’nın kitabının etkisinde kaldı Aynur. Bazı şeyleri çok büyütüyor. Alışverişe gitmişim, aramamışım, trafikteyim, geç kalmışım, bunu izah edemiyorsunuz.

Hayatta önce kendime, sonra eşime güvenirim.

Aynur kararları tek başına alır, hiç kimseyi dinlemez. Mesela en riskli bölge olan Batman’da, bana danışmadan fabrika kurma kararı aldı.

AYNUR BEKTAÅž
Aramızdaki yaÅŸ farkı yüzünden komplekse girmedim ama Süreyya andropoza girdi gerçekten! BeÅŸ sene önce…

Alev Alatlı’nın Kadere Karşı Koy A.Åž kitabında Füsun Erbulak’ın bahsettiÄŸi seks ve para eÄŸrisi vardır. Parayı bulan erkekler, dünyada ne varmış diye dışarı dönüyorlar. O dönemi geçirdim. Ayrılık olur muydu, kesin olurdu, bir kadına âşık olmuÅŸ olsaydı…

Bir terapistten destek aldım. “Her ÅŸeye raÄŸmen hayatınızın ne kadarı mutlu?” diye sordu… Her ÅŸeye raÄŸmen Süreyya ile yüzde 60’ın üzerinde mutluydum. Dedektif tutmadım, takip etmedim, görmedim. Ama hissettim. Allah’tan bu devre kısa sürdü.

-Türk toplumu erkek egemendir. Genelde kadınlarımızın boyunlarını büküp, kendileri için seçilmiÅŸ hayata katlandıklarını görürüz. Oysa sizin hikâyeniz tam tersi…
- A.B: Nasıl boş kalınır bunu bilmem. Başarı takıntım var. Süreyya fikirlerime değer verir ama günlük hayatta sürekli tembih eder.
- S.B: Aynur her şeyini anlatır. Biraz ketum olmasını istiyorum
- A.B: Bana göre gizlilik, bir başkasına ait sırrı taşımaktır. Kendimle ilgili şeyleri çok rahat konuşurum. Hayatımda gizli hiçbir şey yok. Hangi partiye oy veririm, dindar mıyım değil miyim, neleri severim, bunu herkes bilir. O zaman da hakkımda dedikodu olmuyor.

NE ONLA NE DE ONSUZ
- Keşke aynı işi yapmasaydık dediğiniz oldu mu?
- S.B: Turizm işimiz çok büyüdü, bir ayrılık yapacağız inşallah.
- A.B: Ben Süreyya’sız yapamam. Süreyya da bensiz çok hata yapıyor. O nedenle mümkün değil. Ne ona bunun için müsaade ederim, ne de onsuz yapabilirim. İş hayatında çelişkilerle birbirimizi çok iyi tamamlıyoruz.

- En çok kime güvenirsiniz hayatta?
- A.B: Herkese belli bir ölçüde güveniyorum. Şuna inanıyorum: İlişkiler o kadar enteresan ki bir saniyede kopabilir. Çünkü bir kan bağı yok. Bir akrabalık yok. Gelinime çok güveniyorum. Aile de bir nevi şirket. Anlaşmalar var aramızda sonuçta. Fiziksellik bitebilir, uyum bitebilir, farklılıklar olabilir. Ama gelinimle aramda ne maddi ne manevi, hiçbir duygusal bağ yok. Ona çok güveniyorum. Çocuklarıma da çok güveniyorum, gelinim de benim çocuğum gibi.

- “Aile de bir ÅŸirket gibidir,” dediniz…
- A.B: Birbirinizi seveceğinize, sayacağınıza söz veriyorsunuz. Bir evlilik akti yapıyorsunuz. Baştan bir anlaşma yapıyorsunuz. Bunun kurallarını herkes ayrı koyuyor. Bu kuralları müşterek hale getirmek çok zor. Aileyi iyi yöneten, şirketi de iyi yönetir. Aile büyürken kurumsallaşıyor da.

- Şirketle aile yönetimini karşılaştırdığınız vakit hangisi daha zor?
- A.B: Aileyi iyi yöneten, ÅŸirketi de iyi yönetir. Burada kadına iÅŸ düşüyor. Kadın isterse aile yürür, kadın isterse aile biter! Bizim evliliÄŸimizde aileyi koruyan daha çok eÅŸim oldu. Çocukların okuluyla hep o ilgilendi. Sınıf babası derlerdi, Süreyya’ya… Süreyya bana destek olmasaydı, iÅŸ hayatında bu kadar baÅŸarılı olamazdım. Hiçbir zaman bir sınıf annesi olamadım.
- S.B: Baba zaten çocuklarını seviyorsa, o aileyi dağıtmaz, her şeye katlanır. Aynur’un ilk eşinden olan oğlunu da çok seviyordum, ikinci oğlumu da. Torunum oldu şimdi, en çok onu seviyorum, oysa arada hiçbir kan bağımız yok.
- A.B: Çocukları hep Süreyya parka götürdü, veli toplantılarına, özel derslere.. Çok öne çıkmayı sevmiyor. Biraz daha fikir adamı olarak, arkada durarak akıl vermeyi seviyor. Ben de biraz başarıyı seviyorum. Ama bunu hırsla yapmam, her konuda iyi öğrenciyim. Hiçbir zaman kocamın karısı olmadım.

 

Kaynak : SABAH 
Yazan : Tüluhan Tekelioğlu
 

KendiniGelistir.Com tavsiyesi
Uyurken dinlenebilen, ücretsiz kişisel gelişim, kilo verme, sigara bırakma, hipnoz mp3leri. Deneyenlerin yorumları oldukça ilginç! hayatimdegisti.com'da...
Bu yazı en son 16 May 2008 tarihinde; bugün "1", toplamda ise "914." defa okunmuştur.
OOOOO
3 oy - Sonucları görmek icin oylayin!

Bu yazıyı okuyanlar, bunları da okumalı :
  • YetmiÅŸ yaşından sonra fransızca öğrenilir mi? Öğrenilir-miÅŸ…
  • Susmak Üzerine
  • Kendine güven!
  • Deneylerden YaÅŸam Becerileri - 2
  • Yeni iÅŸte ilk hafta…
  • “Emekli bir bankacıydı, kendi iÅŸini kurup hızla büyüdü!” için 1 yorum
    • 1 Hülya
      17 Åžubat 2008, 18:17

      Çok güzel bir paylaşım.

      Teşekkürler.

      Ben kişisel gelişim konusunda ilgisi hat safhada olan biri olmama rağmen, bu sayfayı gözden kaçırmışım..ama bundan sonra takipteyim.

      Başarılar.

    Yorum Yapın