Gönderen Konu: Çocuk sahibi olmak istemiyor musunuz?  (Okunma sayısı 2281 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı özgüя şαнιη

  • Site Sahibi
  • *
  • İleti: 3.857
  • Cinsiyet: Bay
    • KendiniGelistir.COM
Çocuk sahibi olmak istemiyor musunuz?
« : 10 Ekim 2019, 12:27:37 Prş »

sponsorlu reklamlar

Çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlar ne düşünüyor? Anneliğin kutsal sayıldığı toplumumuzda bu durum nasıl karşılanıyor? www.yakiniliskiler.com sitesinde yayınlanan ‘’gönüllü çocuksuzluk’’ adlı makale tüm bu sorulara yanıt olabilecek nitelikte…

Eğer 30’lu yaşlarınızda, üstelik de evli bir kadınsanız “Çocuğun var mı?” sorusuna verdiğiniz cevap olumsuz ise nasıl tepkilerle karşılaşacağınızı tahmin edebilirsiniz. Size üzülenler, sorunun sizde mi yoksa kocanızda mı olduğunu merak edenler, tüp bebek tedavisi önerenler… Diyelim ki defalarca aldığınız bu tepkiler karşısında sakinliğinizi korudunuz ve çocuk sahibi olmamayı tercih ettiğinizi söylediniz. Bu sefer de sorumsuzlukla, kariyeriniz yüzünden buna vakit ayır(a)mamakla, hatta çocukları sevmemekle suçlanabilirsiniz. En nihayetinde çocuk dediğin evin neşesi ve onsuz bir aile düşünülemez, öyle değil mi?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre ülkemizde doğurganlık oranı 2010 yılında 2.08 iken 2018’te bu oran 1.99’a düşüyor1. Amerika’da bir araştırma merkezinin yayınladığı rapora göre 1970’li yıllarda her on kadından biri çocuk sahibi olmuyorken, 2010 yılında her beş kadından biri çocuk sahibi olmuyor. 2006-2010 yılları arasını konu edinen bir rapora göre 15-44 yaşları arasındaki kadınların %6’sı gönüllü olarak çocuk sahibi olmuyor2.

Gönüllü çocuksuzluk adından da anlaşılacağı üzere koşullar dolayısıyla değil kişinin kendi tercihleri doğrultusunda çocuk sahibi olmaması anlamına geliyor. Bu nedenle çocuk sahibi olmayı tercih etmeyen kadınlar için yoksunluk eki ile türetilmiş “çocuksuz” ifadesi yerine İngilizce’de childfree olarak geçen gönüllü çocuksuzluk tabirini kullanmak daha makul görünüyor. Araştırmalara göre çocuk sahibi olmamayı tercih eden kadınlar bazı demografik özellikler açısından koşullar nedeniyle çocuk sahibi olamayan kadınlardan ayrılıyor2. Gönüllü çocuksuz kadınlar genellikle eğitimlerinde uzmanlaşıyor ve kendilerini kişisel ve kariyer hedeflerine ulaşmaya adayabiliyorlar. 

Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı tarafından yürütülen bir araştırmada kişilerin çocuk sahibi olma motivasyonlarını ve çocuğa atfettikleri değeri anlamak amacıyla geniş bir katılımcı kitlesiyle mülakatlar düzenleniyor. Araştırma sonucunda anne babanın çocuğa ekonomik (yaşlandığımda bana bakar vb.), psikolojik (çocuğun büyüdüğünü görmekten duyulan haz vb.) ve sosyal (soy isminin devam etmesini sağlamak vb.) olmak üzere üç ana değer atfettiği bulunuyor5. Görüldüğü üzere çocuğa yüklenen anlamlar tek bir boyutla açıklanmıyor. Üstelik, ülkemizde bir çift evlendiğinde “aile” olabilmenin gereği olarak onlara anne-baba rollerini de atıyoruz ve evli çiftleri yalnız yaşayan birine kıyasla daha fazla sorumluluk alacak olgunlukta görüyoruz3. Çocuğa atfedilen değerin ve evli çiftlerden beklentilerin yanı sıra bir de toplumsal cinsiyet rolleri kadınlara sürekli olarak anne olmaları gerektiğini, anne olmanın ulaşabilecekleri en yüksek mertebe olduğu algısını dayatmaya devam ediyor. Eğer devlet politikaları içerisinde nüfus artırma gayesi varsa politikacılar tarafından bile annelik propagandası yapılabiliyor. “Çalışıyorum’ diye annelikten imtina eden bir kadın, aslında kadınlığını inkar ediyor demektir.6” ifadelerinde görüldüğü üzere “erkek” politikacılar kadınlığın tanımı yapıyor, kadınlık ve anneliğin eşdeğer olduğunu vurguluyorlar. Tüm bu sebeplerle kendi tercihleri doğrultusunda çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlar toplum normlarından sapmış oluyor ve toplum tarafından daha az sorumluluk sahibi ve daha çok bencil olarak görülmeleri de muhtemel oluyor.

2016 yılında Amerika’da yürütülen bir çalışma, çocuk sahibi olup olmamalarına göre kadınlara yönelik algının, davranışların ve duyguların değişip değişmediğini araştırıyor. Araştırma sonucunda anneler ve koşullar nedeniyle anne olamamış kadınların daha sevgi dolu algılandığı bulunuyor3. Anneler insanlarda yardım etme isteği uyandırıyorken; çocuk sahibi olmak isteyip olamamış kadınlar acıma duygusu; gönüllü çocuksuz kadınlar ise kıskançlık, iğrenme gibi duygular uyandırıyor. Türkiye’den çeşitli şehirlerden 322 katılımcıyla düzenlenen bir araştırma sonucunda ise daha cinsiyetçi insanların gönüllü çocuksuz kadınlara karşı daha fazla negatif önyargılara sahip olduğu bulunuyor. Katılımcılar aile olabilmek için çocuk sahibi olmak gerektiği düşüncesini de daha çok destekliyorlar7. Daha yüksek öğrenim seviyesine sahip ve daha genç insanlar ise gönüllü çocuksuzluğa karşı daha olumlu bir yaklaşım sergiliyor.

Oldukça kişisel olan çocuk sahibi olup olmama kararı aslında birçok faktörden etkileniyor. Yukarıda bahsettiğimiz üzere anne olmayı tercih etmeyen kadınlar birçok soru, tepki ve önyargıya maruz kalabiliyorlar. Peki anne olmayı tercih eden kadınlar için süreç anlatıldığı kadar kusursuz mu ilerliyor? İlerleyen zamanda bu konuyla ilgili yazmaya devam edeceğiz. Bizi okumaya devam edin!

Alıntı
Yazan: Pelin Gömleksiz
Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök
Kaynak: www.yakiniliskiler.com



sponsorlu baglantilar
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
21 Yanıt
4907 Gösterim
Son İleti 25 Aralık 2008, 16:19:14 Prş
Gönderen: bişileryapmaklazım
3 Yanıt
2321 Gösterim
Son İleti 20 Kasım 2007, 10:27:49 Sal
Gönderen: derman86
Çocuk olmak zor...

Başlatan roze « 1 2 » Mizah

24 Yanıt
5587 Gösterim
Son İleti 19 Nisan 2010, 01:42:42 Pzt
Gönderen: beyazdilekce
17 Yanıt
7131 Gösterim
Son İleti 28 Aralık 2011, 11:21:10 Çrş
Gönderen: crt
11 Yanıt
5286 Gösterim
Son İleti 23 Eylül 2010, 11:43:43 Prş
Gönderen: ilknurtabak
0 Yanıt
2448 Gösterim
Son İleti 14 Mayıs 2014, 11:04:57 Çrş
Gönderen: Derya
0 Yanıt
1828 Gösterim
Son İleti 23 Temmuz 2014, 08:20:09 Çrş
Gönderen: ezfop2

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31