Gönderen Konu: AŞKIN MOR HALİ  (Okunma sayısı 3175 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı LATOYE

  • Girişimci
  • **
  • İleti: 2
  • Cinsiyet: Bayan
AŞKIN MOR HALİ
« : 24 Kasım 2007, 10:12:05 Cts »

sponsorlu reklamlar

Uzak ülkelerin birinde elleri tutmaz gözleri az görür bir adam yaşarmış. Bu adamcağızın hayattan artık tek isteği ebedi aleme göçmekmiş. Günlerden bir gün bahçesinde diğerlerinden farklı bir çiçek görmüş. O kadar mor ve parlak görünüyormuş ki adam onu yemek istemiş. Yemiş. Derin bir uykuya dalmış. Sonra gözlerini açtığında annesi ona, “Yemek hazır” diye sesleniyormuş. Kalkmış yatağından ve bakmış aynaya. Orda gördüklerine inanamamış. Çimdiklemiş kendini. Canı yanmış. Sonra mutfağa geçip annesine bakmış. Üzerindeki elbiseye ve elinden henüz düşen çay fincanına! Ve aklında çalmış çanlar. O gün deyim sözleri dökülmüş ağzından ve fırlamış mutfaktan. Koşar adım arka sokağa sapmış. Ve evinin önünde durmuş, genç kadının. Kadın, elinde çantası iniyormuş, basamakları. Yüzünde yıllar sonra bile unutmadığı o eşsiz gülümsemeyle. Adam önünde durmuş kadının ve “Affet!” demiş, “Hatalıyım!” Kadın gülümsemiş, ona ve demiş ki “Yalnız geçen onca seneden sonra ben senin haklı olduğunu her gün kendime hatırlattıktan sonra benden af dilemen ne hoş. Ama ikimizde biliyoruz gerçeği! Sen affet beni.” LATOYE
« Son Düzenleme: 27 Kasım 2007, 22:24:46 Sal Gönderen: LATOYE »



Çevrimdışı Safari

  • Aloha.!
  • Kendini Aşan Gelişimci
  • ******
  • İleti: 4.863
  • Cinsiyet: Bay
AFFET BENİ!
« Yanıtla #1 : 26 Kasım 2007, 05:52:07 Pzt »
Teşekkürler.

Çevrimdışı Kristal

  • Kendini Aşan Gelişimci
  • ******
  • İleti: 3.055
  • Cinsiyet: Bayan
AFFET BENİ!
« Yanıtla #2 : 26 Kasım 2007, 09:18:30 Pzt »
Eğer bu öyküyü sen yazdınsa biraz daha açıklayıcı yazmalısın.teşekkürler...

Çevrimdışı LATOYE

  • Girişimci
  • **
  • İleti: 2
  • Cinsiyet: Bayan
AŞKIN MOR HALİ (Tam Metin)
« Yanıtla #3 : 27 Kasım 2007, 23:08:39 Sal »
Uzak ülkelerin birinde elleri tutmaz gözleri az görür bir adam yaşarmış. Bu adamcağızın hayattan artık tek isteği ebedi aleme göçmekmiş. Günlerden bir gün bahçesinde diğerlerinden farklı bir çiçek görmüş. O kadar mor ve parlak görünüyormuş ki adam onu yemek istemiş. Yemiş. Derin bir uykuya dalmış, sonra.

Kafedeki masaya oturduklarında dört kişiydiler. Şimdiyse iki. Birbirlerinin gözlerine bakıyorlar, gülümseyişlerine ara vermiyorlardı, hiç. Vakit ikindiyi vurduğunda ayrılık vaktinin geldiğini anlayan kalbleri, yüzlerine hüznü salıverdi. Vedalaşıp ayrıldılar.

Adam takip etti, kızı. Evi çok uzakta değildi. Evinin hemen iki sokak ötesindeydi. Bir süre bekledi, sokak lambasının altında. Penceresi hangisi? Perdeleri aralıksa odasının rengini görebilirdi. Belki dinlediği müzik inerdi sokağa da bütün bir gece çalardı kulaklarında.

Aşk... Hani anlatılmadan yaşanır. Bir rüzgar gibi sarar adamı, üşütür, hasta eder, kimine göre. Kimine göre de yaz yağmuru gibi anadan doğma ıslatır, afallatır, aptallık hissi uyandırır. Ya da mide kırampları girer karnına kiminin, adını bile duyduğunda sevdiğinin!

Tesadüf karşılaşdılar bir müddet. Sohbetleri devam etti hayata dair, sosyal ve siyasete dair...

Sonra bir gün kız, “Gidiyorum” dedi. Adamın kalbinden birşeyler sökülüp alındı, sanki. Acıyla haykırmak geldi içinden ama sustu. “Gitme” demedi. “Kal” demedi, sevdiğine.

Kız ertesi hafta yağmurlu bir günde ayrıldı, ülkeden...

Yıllar boyu penceresinden karşıdaki sokak lambasına baktı, durdu. O adamı beklediğini biliyordu. Hani kalbinde çarpıntılar yaratan, bir bakışıyla içinde ateşler yakan o adamı. Eğitim umuduyla gittiği ülke ona hiç de adil davranmamıştı. İlk yıl bursunu kaybetti. Ailesinin iflasıyla ikinci yılı tamamlayamadan geri döndü, ülkesine. Fakat kaybettiği çok daha önemli bir şey vardı: Aşk...

“Artık ölme zamanı yaklaştı” diyordu. Bir kere görebilse ve konuşabilseydi. “Gitmeyi istemedim. Kal demeni istedim” diye bilseydi. Derken kapısı çaldı. Açtığında komşu torunu elinde bir tepsi tuhaf şekilli kurabiyelerle karşısındaydı. İçeri girip kendi yapımı bu kurabiyeciklerden yemesi için ısrar etti. Kırabilirmiydi, onu? Hiç sahip olmadığı çocukları ve torunları yerine koymuştu bir kere onu. Buyur etti. Kurabiyelerin yanına taze sıkılmış portakal suyu koydu. Ne tuhaftı çocuklar, ne koymuştu bu kurabiyelere mor, yeşil, pembe... Morunu alıp ısırdı. Birden içi geçti ve uykuya daldı.

Gözlerini açtığında annesi ona, “Yemek hazır” diye sesleniyormuş. Kalkmış yatağından ve bakmış aynaya. Orda gördüklerine inanamamış. Çimdiklemiş kendini. Canı yanmış. Sonra mutfağa geçip annesine bakmış. Üzerindeki elbiseye ve elinden henüz düşen çay fincanına! Ve aklında çalmış çanlar. O gün deyim sözleri dökülmüş ağzından ve fırlamış mutfaktan. Koşar adım arka sokağa sapmış. Ve evinin önünde durmuş, genç kadının. Kadın, elinde çantası iniyormuş, basamakları. Yüzünde yıllar sonra bile unutmadığı o eşsiz gülümsemeyle. Adam önünde durmuş kadının ve “Affet!” demiş, “Hatalıyım!” Kadın gülümsemiş, ona ve demiş ki “Yalnız geçen onca seneden sonra ben senin haklı olduğunu her gün kendime hatırlattıktan sonra benden af dilemen ne hoş. Ama ikimizde biliyoruz gerçeği! Sen affet beni.”

Gözlerini açtığında annesi, “Yine mi kanepede uyudun!” diye avaz avaz haykırıyordu. Bugün bari yatağında uyusaydın! Yola gidiyorsun be kızım!..”

Bir an ellerine baktı, kız. Benekler buruş buruş, eller gitmişti. Yumuşacık elleri ojeli tırnakları ona yeniden “Gençsin” der gibiydi.

Annesine gitmeyi ertelediğini söyledi. Güzel bir kahvaltının ardından en güzel kıyafetini giyip çantasını aldı, eline.

Kapıyı açtığında karşısındaki adama bakıp gülümsedi ve kalbinin bunca yıl sonra nasıl böyle delice attığını sordu, kendine. LATOYE

Çevrimdışı passiflora

  • passiflora
  • Yeni Gelişimci
  • ***
  • İleti: 150
  • Cinsiyet: Bayan
AŞKIN MOR HALİ
« Yanıtla #4 : 27 Kasım 2007, 23:25:39 Sal »
Yazını sonuna kadar okudum Latoye. İçten ve samimi ve naif. Yüreğine sağlık. Denemeler yapman bile çok güzel. Devrik cümle kullanmayı seviyorsun. Bence  devrik cümlelerinde yüklemlere dikkat etmelisin. "Derin bir uykuya dalmış, sonra" "Sonra bir gün kız,"  İlk paragrafda ki "sonra" sözcüğü askıda kalmış.  Birde paragraflarda "sonra, belki" gibi devam içeren sözcüklerden kaçınmalısın. Umarım eleştiriler hevesini kırmaz  hırs verir.
Sevgilerle

sponsorlu baglantilar
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
9 Yanıt
2722 Gösterim
Son İleti 19 Eylül 2008, 14:55:29 Cum
Gönderen: efsane_18
64 Yanıt
16141 Gösterim
Son İleti 19 Eylül 2008, 18:44:05 Cum
Gönderen: hanedeyim
8 Yanıt
3515 Gösterim
Son İleti 24 Şubat 2008, 14:44:21 Paz
Gönderen: Safari
10 Yanıt
3442 Gösterim
Son İleti 01 Nisan 2009, 10:45:49 Çrş
Gönderen: Korsan
48 Yanıt
8473 Gösterim
Son İleti 29 Ağustos 2009, 22:37:52 Cts
Gönderen: vega
2 Yanıt
1592 Gösterim
Son İleti 10 Mart 2010, 22:16:13 Çrş
Gönderen: vega
0 Yanıt
4957 Gösterim
Son İleti 28 Mart 2011, 13:26:50 Pzt
Gönderen: cigdem82

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31