Gönderen Konu: Vuslat Aşkın Miladı Değil Celladı imiş...  (Okunma sayısı 3954 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı altinoran

  • Girişimci
  • **
  • İleti: 5
  • Cinsiyet: Bay
Vuslat Aşkın Miladı Değil Celladı imiş...
« : 02 Ağustos 2007, 15:07:17 Prş »

sponsorlu reklamlar

Pia'nın peşinde...     
"Pia"yı tanır mısınız? Pia, Attila İlhan'ın şiirinde bir meçhulün adıdır.
Şair bir şehre geldiği vakit, Pia başka bir şehre gider hep...
O yüzden "Ne olur, kim olduğunu bilsem Pia'nın/ellerini bir tutsam, ölsem" der İlhan...
Üstada "içindeki kadınlar" soruyorlar; şöyle diyor:
"Belki de o kadın aslında Pia... O hiç olmayan kadın... Aklımda kalanlar, imkansız aşkların kadınları... Yaşanmış aşklar kalmıyor. Bitiriyorsunuz karşılıklı... Hatırlanan, askıda kalmış aşklar..."
Gülay Göktürk de Hürriyet'te Ayşe Arman'a "aşk"ı, "karşındakini tanımamaktan, bilinmezlikten kaynaklanan bir duygu" diye tanımlıyordu:
"Aynı evde yaşayınca bilmeye, tanımaya başlıyorsun. Aşk da uçup gidiyor".
Ne garip değil mi?
Kadın ve erkek, Adem ile Havva'dan beridir hep o "yasak meyve"nin peşinde koşup durdular. Kim bilir kaç kuşaktır sabırla, özlemle, ümitle, ölesiye, birbirlerine kavuşacakları, bir yastığa baş koyacakları günü beklediler.
"Aşk-ı Memnu", gözünü vuslata dikti asırlarca...
Bu marazi tutku, şiirlerden, masallardan koca bir külliyat doğurdu.

Sonra...

Gün geldi; devir değişti. "Sevenleri ayıran zalimler" devrildi.
Eros, tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi.
Sevenler nihayet kavuştular.
Ve buluştukları anda aşk, uçarken bahar kokuları saçarak rengarenk parıldayan narin bir sabun köpüğü gibi sönüp dağıldı avuçlarında...
Anlaşıldı ki vuslat, aşkın miladı değil, celladıymış.
Yüzünü bile görmediği sevdalısı için dağlar delen Ferhat, asrımızda nihayet vuslata erince Şirin'e dönüp bakmaz, internet başından kalkmaz oldu.
Sevdalısını bir kez görebilmek uğruna yıllarca pencerede bekleyen Leyla, evleneli beri, Mecnun'u kafaya takmaz, merak edip cama çıkmaz oldu.
O zaman anlaşıldı ki, aşk gücünü kıstırılmışlığından alıyor, karşılıksızlığından, naçarlığından besleniyor.
Aşıklar yakınlaştıkça, aşk uzaklaşıyor.
Nazım "Sende ben uzaklığı, sende ben imkansızlığı seviyorum" diye yazmıştı sevdalısına... Çünkü Veysel'in değindiği gibi, deryaya akan bir nehir, aslında deryaya değil, mütemadiyen ve hararetle ona doğru çağlamaya tutkundu.
Cazip olan, maksut mahalden ziyade; bizatihi seyahatti.
Aşk bir tahayyüldür.
Ebediyen müptelası olacağınız bir serap...
Dokununca dağılan bir kumdan kale...
Ben bu sırra ilk kez Metin Erksan'ın "Sevmek Zamanı"nda ermiştim. Duvarda fotoğrafını görüp vurulduğu kızın gerçeğiyle karşılaşınca dünyası yıkılan Boyacı Halil, sonunda kendi tahayyülünün hakikatin sıradanlığıyla aşınmasına izin vermemiş, kızı bırakıp sevdiği fotoğrafla göle açılmıştı.
Zor olan da budur zaten:
Aşkı her daim kendinde yaşatabilmek...
Bu anlamda aşk tek kişiliktir.
Bizim icadımızdır. Meçhule adanmışlığımız... gönüllü esaretimiz... bir muammanın peşinde tarumar olmayı göze alışımız...
İnsanoğlu birbirine varıp birbirini tükettiğinden beridir, ancak kafasındaki hayale tutunarak mutlu olabiliyor; her gördüğünde o hayali arıyor, her sevdiğini o hayal sanıyor, her hayal kırıklığının kahredici keyfinden melankolik bir haz alıyor.
Ve yeniden Mecnun'a dönüyor.
Bugün "aşk devri"nden kalma bir sihirli lambayı umarsızca ovalayıp duruyorsak o yüzdendir...
Belki Pia ansızın çıkıp gelir diye...
 
her yazısını okudukça yeni şeyler öğrendiğim Can DÜNDAR'ın 19.09.2000 tarihli yazısı paylaşmak istedim...



Çevrimdışı sedef

  • Girişimci
  • **
  • İleti: 38
  • Cinsiyet: Bayan
Vuslat Aşkın Miladı Değil Celladı imiş...
« Yanıtla #1 : 02 Ağustos 2007, 17:49:24 Prş »
can dündarı çok severim
yazı için tşkkürler

Çevrimdışı Safari

  • Aloha.!
  • Kendini Aşan Gelişimci
  • ******
  • İleti: 4.863
  • Cinsiyet: Bay
Vuslat Aşkın Miladı Değil Celladı imiş...
« Yanıtla #2 : 02 Ağustos 2007, 19:46:01 Prş »
altınoran paylaşımın için teşekkürler.

Çevrimdışı fethiye

  • ölü deniz
  • Girişimci
  • **
  • İleti: 13
  • Cinsiyet: Bayan
Vuslat Aşkın Miladı Değil Celladı imiş...
« Yanıtla #3 : 16 Kasım 2007, 21:54:51 Cum »
Yazınızı çok beyendım bızle paylaştıgınız için teşekürler.

Çevrimdışı CaspeR

  • İşi Kavrayan Gelişimci
  • *****
  • İleti: 1.645
  • Cinsiyet: Bay
Vuslat Aşkın Miladı Değil Celladı imiş...
« Yanıtla #4 : 16 Kasım 2007, 22:45:06 Cum »
Baya bi güzelmiş teşekkürler..

Çevrimdışı Paradoks

  • İşi Kavrayan Gelişimci
  • *****
  • İleti: 1.609
Vuslat Aşkın Miladı Değil Celladı imiş...
« Yanıtla #5 : 17 Kasım 2007, 10:56:35 Cts »
COKK.. ETKİLEYİCİ BİR PAYLASIM İCİN TESEKKÜRLER..

Çevrimdışı ibrahimgemlik

  • İbrahim
  • Yeni Gelişimci
  • ***
  • İleti: 266
  • Cinsiyet: Bay
Vuslat Aşkın Miladı Değil Celladı imiş...
« Yanıtla #6 : 03 Nisan 2010, 20:32:33 Cts »
Paylasım içn teşekurler.

Çevrimdışı TatlRya

  • Yeni Gelişimci
  • ***
  • İleti: 100
  • Cinsiyet: Bayan
Vuslat Aşkın Miladı Değil Celladı imiş...
« Yanıtla #7 : 11 Nisan 2010, 14:01:56 Paz »
"Anlaşıldı ki vuslat, aşkın miladı değil, celladıymış. " Ne kadar da doğru
Paylaşım için teşekkürler...

sponsorlu baglantilar
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
88 Yanıt
14370 Gösterim
Son İleti 24 Mayıs 2009, 22:50:09 Paz
Gönderen: a.r.menekse
36 Yanıt
9212 Gösterim
Son İleti 29 Mart 2009, 16:33:55 Paz
Gönderen: gözlük
67 Yanıt
11631 Gösterim
Son İleti 21 Mart 2009, 12:20:52 Cts
Gönderen: agokalper
16 Yanıt
3868 Gösterim
Son İleti 30 Mayıs 2009, 14:00:00 Cts
Gönderen: mystique
27 Yanıt
7908 Gösterim
Son İleti 20 Mayıs 2010, 12:28:18 Prş
Gönderen: dusuncelerdekidus
11 Yanıt
2090 Gösterim
Son İleti 24 Eylül 2009, 15:14:11 Prş
Gönderen: mcelik
13 Yanıt
3816 Gösterim
Son İleti 07 Kasım 2009, 14:24:55 Cts
Gönderen: ŞeHZaDe

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31