Gönderen Konu: Ruhsal gelişim ile ilgili bir röportaj.  (Okunma sayısı 2590 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Harun

  • Kendini Aşan Gelişimci
  • ******
  • İleti: 3.015
  • Cinsiyet: Bay
    • My blog
Ruhsal gelişim ile ilgili bir röportaj.
« : 02 Kasım 2009, 09:03:51 Pzt »

sponsorlu reklamlar

Poyraz Bey, öncelikle sizi ve bu konulardaki tecrübelerinizi tanıyabilirmiyiz?

Göçmen bir işçi ailesinin ikinci çocuğu olarak on iki yasımda Hollanda`ya geldim. Okumaya ve özellikle yazmaya olan merakım nedeniyle gazeteciliğe yöneldim.  Çeşitli gazetelerde yazan, araştırmalar yapan biri olarak her şeye son derece bilimsel açıdan yaklaşan biri oldum hep. İki bin yılının başlarında düşünce ve bilinçaltı gücümü kullanmayı bir şekilde keşfederek enini boyunu bizzat belirlediğim; yazılı hale getirdiğim amaçlarımı peş peşe gerçekleştirdiğim rüya gibi bir deneyim yaşadım. Kendi senaryomu yazmış, içinde oynuyordum. Evlilikten maddi durumuma kadar her şey istediğim gibi gelişmişti.. Bu harika bir deneyimdi. Bu deneyimin ardından yaratımın ve realitenin ne olduğu ve nasıl yaratıldığı konusuna yoğunlaştım.

NLP, Hipnoterapi, Reiki gibi yaygın olarak bilinen yöntemleri öğrendim. Amsterdam`da zihin üzerine bir grup insanla araştırma ve uygulamaların yapıldığı bir çalışmaya katildim. Çok daha sonra bir ölüm deneyimi yaşadım... Bu deneyimle birlikte ruhsal bilgiler alanında derinleşme başladı. Araştırdıkça sürekli genişleyen bir sonsuzluğa açılıyordum.  Bütün bu süreci ve deneyimlerimi yazarak başkalarıyla da paylaştım. Her deneyimin önemli ve özgün olduğu,  benim deneyimlerimle başkalarının bu sureci daha çabuk, belki de daha rahat geçebileceği düşüncesiyle seminerler düzenledim, eğitimler verdim. Ancak benim eğitimlerim daima kendi yarattığım yöntemler oldu. Yurt dışını ve Türkiye’yi birlikte deneyimlemek bu alanda olup bitenleri daha net görmemi sağlıyordu. Araştırma sürdü, ortamı daha yakından tanıdıkça aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığına tanık oluyordum.

Gerek eğitimler ile gerek de basın yayın organları olsun giderek artan bir “pazar” görmekteyiz. Öncelikle bu sistem, ne tür insanları çemberine alıyor?

Tanık olduğum şey işte buydu.. Kişisel-ruhsal gelişim yöntemlerinden bir Pazar oluşturulmuş, bu alanda olanlar birer şirket usulü acımasızca bir rekabet içindeydiler. Bireylerden tutun da eğitim merkezlerine kadar hemen herkes kendi Reiki`sinin (uyguladığı yöntem her neyse) en iyi olduğunu savunuyor, acımasızca birbirlerini karalıyor, müşteri çekmek adına her yola başvuruyorlardı. Eğitimlerime gelen insanlardan Türkiye'de eğitimci olarak isim yapmış bazı şahsiyetlerin beni saf dışı bırakmak adına akla gelmedik yollara başvurduklarına tanık oldum. Ancak bu beni asla etkilemedi. Bunu yapanların kendi çıkarları doğrultusunda insanları kendilerine bağımlı hale getirerek onlardan beslenen parazitler olduklarını anlamak zor değildi... Aslında bunların ruhsal gelişimle de uzaktan yakından alakaları yoktu; amaçları tamamen müşteri elde etmekti. İşin ilginç yani ise başkalarını kendi yaptıklarıyla suçluyorlardı... Yurdumda bu işlerin böylesine işportaya düşmüş olmasına üzülerek tanık oldum. `Bu sistem ne tur insanları çemberine alıyor` diye soruyorsunuz.

Özgüvenden yoksun, yasamda başarısız, içe donuk ve silik bireylerden besleniyor bu pazar. İlanlarına baktığınızda `öze ulaşmak`, `ilişkilerde ve maddi konularda başarı` gibi insanin en hassas düğmelerine dokunarak  müşteri çekme taktikleri uygulanırken, kendilerine ödenilen paraya rağmen bol vaat ve düşüncelerini değiştirmeleri konusunda bir kaç telkin almış olarak evlerine dönüyor bireyler, zamanla kendilerinin yetersiz oldukları yönünde bir inanca kapılarak olduklarından daha da zayıf ruhsal durumlara savruluyorlar... İşte bu pazar bol miktarda ellerindeki bilgi ile kendi yaşamında bir yenilik yaratamayan, bir yığın sertifika elde etmiş ama yasamda başarısız bireyler yaratmıştır.

İnsanlar bilerek ya da bilmeyerek, niçin bu çembere dâhil olma ihtiyacı duyuyorlar?

 Poyraz Vurgun: Dünya, inançlarından, ideallerinden vazgeçmiş,  her şeyin boş olduğuna inanan insan yığınlarına dönüştüğünde bu boşluğu doldurmak üzere NEW AGE, yani yeni enerji; daha açık bir dille söylemek gerekirse kişisel-ruhsal öğretiler pazarlanmaya başlandı…

Bu soruya cevap verebilmek için daha geniş bir pencereden bakmak gerekir. İnsanlar yalnızlaştırıldılar.. Globalleşme denilen yeni dünya düzeninin gerektirdiği yeni ekonomik politikalar ulusları, ülkeleri, etnik kültürleri bölüp parçalayarak onlardan küçük adacıklar yaratırken, bireyleri de kendi içine hapsetti.. Toplumlar kendi  içlerinde yalnızlaştırılmış birey yığınları haline getirildi.. İlişkilerde-maddi konularda-sağlıkta kısaca yaşamın her alanında yetersiz, kendine güvenmeyen bireyler oluştu.

Kişisel-ruhsal gelişim teknolojilerinin dünyaya pazarlanmaya başlandığı tarihlere bakarsanız bu daha iyi anlaşılır. Bu, Sovyetler birliğinin yıkılışı ve ABD’nin bir imparatorluğa dönüştüğü dönemlerdir.

Dünya, inançlarından, ideallerinden vazgeçmiş,  her şeyin boş olduğuna inanan insan yığınlarına dönüştüğünde bu boşluğu doldurmak üzere NEW AGE, yani yeni enerji; daha açık bir dille söylemek gerekirse kişisel-ruhsal öğretiler pazarlanmaya başlandı… Bu pazarlama uğraşının kaynağında Amerika'yı görüyoruz. İnsanlar bilerek ya da bilmeyerek niçin bu çembere dahil olma ihtiyacı duyuyor sorusunun cevabı da kendiliğinden açığa çıkıyor: kendi içlerinde yalnızlaştırılmış, ideallerini yitirmiş, basın-yayın araçları ile sözde bilgi bombardımana tutulan ve her anlamda kaos içinde olan, yasamla basa çıkma uğraşı her geçen gün zorlasan bireyler bir çıkış arayışı içinde bu çemberlere dahil olma isteği duyuyorlar.

Bu sistemleşmeyi iç içe geçmiş halkalar olarak tasvir edersek bize bir hiyerarşi çizebilir misiniz?

Sistem çok basit işliyor. Türkiye`de (ve dünyada) yayınlanan kitapların, yapılan workshopların, eğitimlerin ve seminerlerin neredeyse hepsinin kaynağı Amerika`dır. Ülkemizde bu alanda yayın yapan bir kaç yayınevine bakıp da aldanmayın.. Onlar sadece birer temsilci, çevirmeninden yayıncısına kadar primle çalışan birer işçidir.

Ondan sonra gelenlerin tamamı (yayınevleri, eğitmenler, çevirmenler, yayıncılar) belirli oranlarda paralar alan elemanlardan ibaret... Suna açıkça tanık oldum ki, her kitap, her eğitim ya da bu alanda yapılan ne varsa bundan en fazla çıkarı olan yine Amerika`lı şirketler oluyorlar.. Bizimkiler hizmetleri karşılığında kırıntı topluyorlar. Bu dünyanın her yerinde biraz böyle işliyor.

---------
alıntı : indigo dergisi

Kırptım birazcık foruma uygun olsun diye.



Çevrimdışı Ebru

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 3.966
Ruhsal gelişim ile ilgili bir röportaj.
« Yanıtla #1 : 02 Kasım 2009, 09:37:21 Pzt »
Alıntı
Çok daha sonra bir ölüm deneyimi yaşadım
Açıklasaydı daha iyi olacaktı.


Alıntı
İnsanlar yalnızlaştırıldılar.. Globalleşme denilen yeni dünya düzeninin gerektirdiği yeni ekonomik politikalar ulusları, ülkeleri, etnik kültürleri bölüp parçalayarak onlardan küçük adacıklar yaratırken, bireyleri de kendi içine hapsetti.. Toplumlar kendi  içlerinde yalnızlaştırılmış birey yığınları haline getirildi.. İlişkilerde-maddi konularda-sağlıkta kısaca yaşamın her alanında yetersiz, kendine güvenmeyen bireyler oluştu.

Çok güzel ifade etmiş,insanlık alemi ruh krizi yaşamakta

Çevrimdışı Korsan

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 8.627
  • Cinsiyet: Bay
Ruhsal gelişim ile ilgili bir röportaj.
« Yanıtla #2 : 02 Kasım 2009, 10:09:51 Pzt »
Alıntı
İnsanlar yalnızlaştırıldılar.. Globalleşme denilen yeni dünya düzeninin gerektirdiği yeni ekonomik politikalar ulusları, ülkeleri, etnik kültürleri bölüp parçalayarak onlardan küçük adacıklar yaratırken, bireyleri de kendi içine hapsetti.. Toplumlar kendi  içlerinde yalnızlaştırılmış birey yığınları haline getirildi.. İlişkilerde-maddi konularda-sağlıkta kısaca yaşamın her alanında yetersiz, kendine güvenmeyen bireyler oluştu.

Tek suçlu Küreselleşme :d Yani kısmen haklı, zaten küresel ekonomiyi yok ettiğinizde dünya her anlamıyla daha yaşanılır bir gezegen olacaktır vesselam.
Yani birde bu ekonomik politikalar ulus ve ülkeler kavramına hiç girmeyeyim..

sponsorlu baglantilar
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
9 Yanıt
3438 Gösterim
Son İleti 16 Ağustos 2007, 19:28:31 Prş
Gönderen: niobe
39 Yanıt
7366 Gösterim
Son İleti 24 Mart 2010, 15:15:33 Çrş
Gönderen: salihahmed
38 Yanıt
9070 Gösterim
Son İleti 13 Ağustos 2009, 10:15:13 Prş
Gönderen: egeli_muh
2 Yanıt
2443 Gösterim
Son İleti 26 Ocak 2009, 16:09:11 Pzt
Gönderen: Thunder
3 Yanıt
2480 Gösterim
Son İleti 16 Nisan 2009, 14:12:01 Prş
Gönderen: vega
3 Yanıt
2154 Gösterim
Son İleti 24 Haziran 2009, 08:32:26 Çrş
Gönderen: dideM
0 Yanıt
1356 Gösterim
Son İleti 02 Kasım 2009, 09:14:08 Pzt
Gönderen: dideM

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31