Gönderen Konu: Sevgiyle Başlar Herşey  (Okunma sayısı 4755 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı crt

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 8.438
  • Cinsiyet: Bayan
    • http://www.enpama.com/
Sevgiyle Başlar Herşey
« : 05 Kasım 2010, 12:47:14 Cum »

sponsorlu reklamlar








********************


Sevgiyle Başlar Herşey  

Siz hiç sesiniz çıktığı kadar haykırdınız mı: “Seviyorum!, Seviyorum!” diye.
Sevmediyseniz, sevemediyseniz diyemezsiniz.
Çünkü sevgi demek coşku demektir, sınır tanımamaktır, gittiği yere kadardır yani. Ya hiç içine girmeyeceksiniz ya da girdiğiniz..


Siz hiç sesiniz çıktığı kadar haykırdınız mı: “Seviyorum!, Seviyorum!” diye. Sevmediyseniz, sevemediyseniz diyemezsiniz. Çünkü sevgi demek coşku demektir, sınır tanımamaktır, gittiği yere kadardır yani. Ya hiç içine girmeyeceksiniz ya da girdiğiniz zaman geriye dönüp bakmayacaksınız, geriye dönmeyi aklınızdan bile geçirmeyeceksiniz. Sevgiye sınır koyduğunuzda bitmiş, yok olmuş, hiçlik deryasına gömülmüş demektir.

Sevgiye bir çağrıdır her varlık ve her güzellik...  “Gel beni sev” der kendi halince. Sevgi kâinatın mayasında vardır.  
Sonsuzluk içinde sadece sevgi hayata bir mâna verir.
Sevgi olmasaydı insan yaşayamazdı bu dünyada öleceğini bile bile…
Ne olursa olsun, bir şeyi sevmeden ona inanamazsınız. İnanmadığınız şeyi ise asla yapamazsınız. İnsanın sevmediği, inanmadığı bir şeyi isteyerek cân-ı gönülden yaptığı görülmemiştir.
Her şey sevgiyle başlar. Şu anda bizim dünyada oluşumuz, yaşıyor oluşumuz, mücadelemiz, hatta hırs ve gururumuz bile... Sevmeyen çaba göstermez, bir şeyler yapmak, koşuşturmak, mücadele etmek istemez çünkü.

Ya siz, sevginin neresindesiniz? Hep başkasının sizi sevmesini bekleyemezsiniz, sevgiyi her zaman “başka”larında arayamazsınız, buna hakkınız da yok.
Hiç düşündünüz mü dünya neden bu kadar güzeldir, ya da öyle görünür? Niçin sevilir ve sevilmeye layıktır tüm güzeller? Niçin şu koca dünya küçücük bir kalbi dolduramayacak kadar küçük kalır? Çünkü sonsuz bir sevgi barınır kalpte. Sonsuzun yanında dünya da küçük kalır içindekiler de. İnsan bir sevdi mi ne dünya kalır ne de içindekiler.  
Öyleyse bu sonsuz sevgiye layık olan kimdir? Ya da sonsuz bir sevgi var mıdır gerçekten? Varsa kaynağı nereden geliyordur? Hayat, sevgisiz de hayat olmaz mıdır?
Sevgiyi anlatmak için bir değil binlerce dil yetmez, hatta kâinat bile yetmez. Çünkü her sevgi O’nun sevgisinden bir iz taşır. O’nun kullarına olan muhabbetini dile getirir. O’nun nasıl bir sevgiyle sevilmeye layık olduğunu anlatmak ister.
Fuzuli’ye: “Çekil önümden Leyla; ben “LEYLA”ma gidiyorum” detirten bu sevgidir. Fuzuli’ye bunu dedirten ise önce insanı sevmesidir, işe bireyle insanla başlamasıdır. İnsana, insan olduğu için değer vermesidir.
Hz. Muhammed (s.a.v)’e: “Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız” dedirten şey de farklı değildir. Bizler önce birbirimizi sevmeliyiz, daha sonra asıl sevgiliyi… Yaratılanı sevmeden, Yaratanı asla sevemeyiz.  Basit bir sevgi değil benim anlatmak istediğim; ne olursa olsun sonuna kadar giden, gidilmeye layık olan sevgi…
Siz hiç sesiniz çıktığı kadar haykırdınız mı: “Seviyorum!, Seviyorum!” diye. Sevmediyseniz, sevemediyseniz diyemezsiniz. Çünkü sevgi demek coşku demektir, sınır tanımamaktır, gittiği yere kadardır yani. Ya hiç içine girmeyeceksiniz ya da girdiğiniz zaman geriye dönüp bakmayacaksınız, geriye dönmeyi aklınızdan bile geçirmeyeceksiniz. Sevgiye sınır koyduğunuzda bitmiş, yok olmuş, hiçlik deryasına gömülmüş demektir.
Hani klişeleşmiş bir söz vardır: “Kalp sevmekten yorulmaz” diye. Kalp sevmekten yorulmaz yorulmasına; ama hangi sevgidir bu sevgi? Sahi sevgi deyince ne anlar hale geldik?
Sevgisiz insan her şeyini yok etmiş kadar yoksul ve zavallıdır. Çünkü onun kendine ve çevresine verecek hiçbir şeyi yoktur ve böyle bir insan, toplumdan uzak yaşamaya mahkûm olmuştur. Sevgi adına alışverişi olmaz insanlarla, bencil duygularıyla baş başadır her zaman.
Böyle insanlara acırım ben. Sevginin tarifini yapamayan, sevgisiz bir insan, zavallı değil midir? Bu tür insanlar merhamet ve şefkat duygularını da yaşayamaz, geliştiremezler. Önyargısal bir yaşama mahkûm olduğundan, sevgi konusunda insanlarla iletişimleri ya eksik ya bencil ya da riya halindedir.
Sevgisiz bir ortamda büyüyen bir çocuğu ele alalım: Bu çocuk anne ve babasından ilgi, sevgi, şefkat görmeyerek geçirmiş olduğu yaşantısında o kadar çok şey kaybeder ki… İlk başta ilgisizliğe ve sevgisizliğe öfke duyarak insanlardan uzaklaşmaya ve onlara değer vermemeye başlar. Bu hâl ile insanlardan nefret edecek, çoğu zaman onlara sebepsiz yere öfkeli olacaktır. En acı tarafı da içsel bir yalnızlıkla çevresindeki insanları bir bir kaybederek kimsesizleşecek veya var olanları silip atacaktır. Bu yaşananlar ise anne ve babanın çocuğuna zulmü, tabiri uygun bulursanız, “Sevgi katliamı” olacaktır.


Bir gazete sayfasındaki: “Almanya’da eski bir dişçi asistanı olan Sabine H. adlı kadın, yeni doğmuş 9 bebeğini öldürüp evinin balkonundaki saksılara gömüyor.” haberi karşısında insanlığından utanmayan, kendinde bir ürperti hissetmeyen kişi sayısındaki artış düşündürüyor beni.
Bu sadece aklıma gelen en çarpıcı örneklerden biri. İnsan merhametten bu kadar uzak olamaz! Rabbimin mucizevi olarak yaratma gücünün ortaya çıkışı dediğim bir insanın doğuşu, eşsiz bir güzellik mânasına gelirken, ne oluyor da insanlar bu güzelliğe mâna katmak yerine kirletiyor, yok ediyor, ya da yok sayıyorlar.
Bu kişilere anne demiyorum annelik ismi yakışmaz onlara…  9 ay gibi bir zaman karnında taşı ve sen annelik duygusunu hissetme! Bu kadar duygusuz, bu kadar ruhsuz mu bu insanlar? Bir kedi bile yavrusunu doğurunca saklar, gizler, korur. Hani tavuk, civcivleri ile birlikte gezinirken, bir insan yanlarından geçse, sanki civcivlerine zarar gelecekmişçesine, gagası ile insanları kovalar, telaşlanır, yavrularının çevresini sarar ya, bu insanlar tavuktan da mı aciz?
İşte bu nedenle sevmek, sevdirmek ve sevilmek ilk hedeflerimiz olmalıdır. Küçücük bir bebek bizim merhametimizin, şefkatimizin ve en önemlisi sevgimizin çemberinde kalmıyor mu? Elbette kalıyor!
 Hatta öyle bir sarıyoruz ki, kimi zaman bir başkasıyla paylaşmak bile zor geliyor. Sevginin tohumu ailede ekilir. Bir ailenin sevgi bağları ne kadar güçlü ise sevgi paylaşımı ve sevgiyi hayata geçirme başarısı da o kadar büyüktür. Anne ve baba arasındaki sevgi bağı ne kadar güçlü ise aile o kadar güçlüdür. Bunun aksini düşünürsek, anne ve baba arasında sevgi bağı ne kadar zayıf ve kopuksa aile içi sevgi paylaşımı da o kadar zayıf ve kopuk olur.


Rabbimiz kullarının birbirine sevgiyle bakmasını daha da çok sevecek ve böylece sevgi, bizlerin tüm kapılarını açan anahtar olacaktır. İnanın dünya ve ahiret kapılarını, her şeye sevgi gözüyle baktığımızda, sevgiyle yaklaştığımızda, açmak çok daha kolay olacaktır.
Yaratılanı yaratandan ötürü sevmek, temel ve ilk hedefimiz olmakla beraber, her şeye sevgi ile bakmamız gerekir. Çünkü her güzel olana sevmekle başlanır.
Sevgi gidebileceğimiz en son kapıların da anahtarıdır.
SEVGİYLE KALIN…

Sevgi, sevgi, sevgi ...
Sevgisiz yürek cehennem, sevgisiz hayat zindan oluyor.
 Mevlana'yı döndüren,
 Yunus'u peşinde koşturan sevgi değil de neydi? Büyük ve ünlü liderleri, lider yapan neydi?  İnsan sevebilmeli ve de sevilebilmelidir.

"Sevgi demek coşku demektir, sınır tanımamaktır, gittiği yere kadardır yani.
Ya hiç içine girmeyeceksiniz ya da girdiğiniz zaman geriye dönüp bakmayacaksınız, geriye dönmeyi aklınızdan bile geçirmeyeceksiniz."

(alıntı)



Çevrimdışı crt

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 8.438
  • Cinsiyet: Bayan
    • http://www.enpama.com/
Sevgiyle Başlar Herşey
« Yanıtla #1 : 05 Kasım 2010, 12:55:02 Cum »
 İnsan olmanın gerçek erdemine erişmek cennete olaşmaksa maksat 
Sınıflandırmadan..
Sınır tanımadan  sevebilmek  cehennnem ateşini söndürmek demektir..
 

Çevrimdışı prenses35

  • İşi Kavrayan Gelişimci
  • *****
  • İleti: 1.362
  • Cinsiyet: Bayan
Sevgiyle Başlar Herşey
« Yanıtla #2 : 06 Kasım 2010, 14:50:30 Cts »
 öyle güzel anlatılmışki 'seviyorum' diye haykırasım geldi.. :)


Sevgi olmasaydı insan yaşayamazdı bu dünyada öleceğini bile bile…
Ne olursa olsun, bir şeyi sevmeden ona inanamazsınız. İnanmadığınız şeyi ise asla yapamazsınız. İnsanın sevmediği, inanmadığı bir şeyi isteyerek cân-ı gönülden yaptığı görülmemiştir.
evet her güzel şey sevgiyle başlar..inanmadan,sevmeden yapılan işler gerçek hassasiyetle yapılmamıştır..
hani diyoruz ya 'insan sevdiği,yaparken zevk aldığı işte çalışmalı' diye işte öyle yaptığımız işi sevmezsek başarı merdivenlerini adımlayamayız..

bir annenin evladına duyduğu sevgi sınırsız,sonsuz sevgidir..merhamet denizinde doğan bir güneş gibidir sevgi...

birbirimizi sevdikçe güçleniriz,bu güç bizi sonsuzluğa taşıyabilir...
hem sevgiyle dolu gönüllere mutluluk dolacaktır..

önce Yaradanı sonra insanı sevmeli...

kalbimizden sevgi eksik olmasın..
teşekkürler crt,çok güzel bir yazıydı.. :)

Çevrimdışı crt

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 8.438
  • Cinsiyet: Bayan
    • http://www.enpama.com/
Sevgiyle Başlar Herşey
« Yanıtla #3 : 06 Kasım 2010, 15:19:07 Cts »
öyle güzel anlatılmışki 'seviyorum' diye haykırasım geldi.. :)

Prenses:)
Sakıncası yok ama burası Türkiye yine de dikkatli olmak gerek (:
Herşey gönlünce olsun diyor sevgilerimi gönderiyorum..  

Çevrimdışı prenses35

  • İşi Kavrayan Gelişimci
  • *****
  • İleti: 1.362
  • Cinsiyet: Bayan
Sevgiyle Başlar Herşey
« Yanıtla #4 : 07 Kasım 2010, 00:06:00 Paz »
öyle güzel anlatılmışki 'seviyorum' diye haykırasım geldi.. :)

Prenses:)
Sakıncası yok ama burası Türkiye yine de dikkatli olmak gerek (:
Herşey gönlünce olsun diyor sevgilerimi gönderiyorum.. 
yok ben zaten sevgiyi bağıra çağıra gösterme taraftarı değilim.. :)
sevgi belli eder kendini zaten,gizlenemez :)
teşekkür ediyorum,SEVGİlerimle..

Çevrimdışı prenses35

  • İşi Kavrayan Gelişimci
  • *****
  • İleti: 1.362
  • Cinsiyet: Bayan
Sevgiyle Başlar Herşey
« Yanıtla #5 : 15 Ocak 2011, 20:13:17 Cts »
Ne güzeldir birine “İyi ki Varsın” Diyebilmek...
Bu “biri” hayatınızdaki o boşlukta iyilerin derinliğini bırakmıştır Bıraktığı derinlik de, devamında iyi damlalarını ardından getirmek de gecikmeyecek ve ”İyi kiler” denizini oluşturacaktır.

Bu deniz berraktır...Ayaklara batacak çakıldan ıraktır.Ne kadar derine giderseniz gidin .........denizin dibi aynı mavilikte olacaktır...

Bu deniz suskundur.... Sizi fırtınalarında savurmaz,başka denizlerdeki fırtınaların önceden habercisidir..

Onu izlerken dalıp gidersiniz hayallere, ama şu anki gerçeklerle..

Bu deniz filizdir,yeşilinin taze kokusu, yeni doğuşların müjdesidir..

Emekle beslenir, meyveleri çeşit çeşit renk renkdir

Bu deniz paylaşımdır,lokman ağzındayken, kursağı boş olanları düşünmektir.
 “Ne fark eder ki” deyip geçmemektir.Binlerce deniz yıldızı sahile vurduğunda, ”hangi birini okyanusa geri göndereceğiz” dememektir.
Bir tanesi için bile çok şey fark ettiğini bilmektir.

Bu deniz “Sevgi” dir.Her harfinin hakkını vererek söylemek, değerini bilerek yaşamaktır.

Sözde değil Özde Sevmektir..



(alıntı)

sponsorlu baglantilar
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
61 Yanıt
17640 Gösterim
Son İleti 25 Aralık 2009, 20:32:22 Cum
Gönderen: Ebru
30 Yanıt
10793 Gösterim
Son İleti 07 Haziran 2010, 21:38:21 Pzt
Gönderen: ukalaman
24 Yanıt
7520 Gösterim
Son İleti 05 Mayıs 2008, 16:50:55 Pzt
Gönderen: tnctrkcell
1 Yanıt
1826 Gösterim
Son İleti 02 Aralık 2008, 11:49:38 Sal
Gönderen: Zynep
1 Yanıt
2327 Gösterim
Son İleti 01 Temmuz 2009, 20:44:56 Çrş
Gönderen: M e l i k e
1 Yanıt
1881 Gösterim
Son İleti 27 Şubat 2010, 23:54:45 Cts
Gönderen: crt
0 Yanıt
1267 Gösterim
Son İleti 08 Şubat 2012, 19:52:13 Çrş
Gönderen: yaralıyüz

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31