Gönderen Konu: Yaşamdanmı Bunaldın... Oku O halde...  (Okunma sayısı 1978 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı nil_92

  • İşi Kavrayan Gelişimci
  • *****
  • İleti: 1.880
  • Cinsiyet: Bayan
Yaşamdanmı Bunaldın... Oku O halde...
« : 22 Ağustos 2010, 22:35:32 Paz »

sponsorlu reklamlar

Yaşamdanmı Bunaldın... Oku O halde...

Bir zamanlar bir psikoloji kitabında okuduğum bir bölüm vardı...

Hayatın ve getirilerinin kıymetini anlamak için tavsiye edilen bir metod

vardı içinde..

Deniyordu ki; "arada bir, çok bunaldığınızda, hayatın sizin için çekilmez

hale geldiğini düşündüğünüzde kendinize 10 dakika ayırın ve kendi cenaze

töreninizi düşünün"...

Cümleyi ilk okuduğumda çarpılmıştım...

Ben girişin akabinde pozitif bir gelişme ve tavsiye bekliyordum...

Ama " kendi ölümümüzü ve cenazemizi " düşünmemiz tavsiye ediliyordu...

Tüylerim diken diken oldu ve yazarın saçmaladığını düşündüm o an...

Ama önyargı düşmanı biri olarak okumaya devam ettim...

Diyordu ki; "bunları düşündüğünüzde dünyadaki yerinizi, dünyayı

terkettiğinizde oluşacak boşluğu, sevdikleriniz ve sizi sevenler için

öneminizi anlayacaksınız... özellikle insanların sizin için neler

söyleyeceklerini, onlar için ne ifade ettiğinizi hissetmeye çalışın...

O andan geriye dönme şansınız olmadığını, hayat denen kredinizin bittiğini

ve onlara yanıt verme şansınız olmadığını düşünün...

Tekrar sarılma, bir kez daha öpme ihtimalinizin bittiğini hissedin...

Dünyadaki küslüklerin, ayrılıkların, kavgaların yanında bu acının ve geri

dönülmezliğin korkunç çaresizliğini yaşayın...

Bırakın canınız yansın, bırakın alevler içinde kavrulsun tüm ruhunuz...

Orada, o musalla taşında düşünün kendinizi...

Seyredin şu an çevrenizde olanların yüz ifadelerini...

Akıllarından ve yüreklerinden geçen cümleleri hayal edin...

**************

Kitaba devam etmeden bıraktım kenara ve gözlerimi kapatıp aynen düşünmeye

başladım... Eşimi, oğlumu, annemi, babamı, kardeşlerimi ve diğer tüm

çevremi oturttum tek tek kendi cenaze törenimdeki yerlerine... birer birer

yerleştirdim tabutumun çevresine hepsini...

hayatımda çok nadir bu kadar canım yanmıştı... görüyordum işte "babaaaa..." diye

ağlayan biricik oğlumu...

Eşim kucağında "ağlayan emanetimle" ayakta durmaya çalışıyordu

perperişan... Koca çınar babacığım, belli belirsiz dualar okuyordu, o gözümden hala

gitmeyen vakur duruşuyla... Annem, ciğerinden bir parça canlı canlı

koparılmış gibi hem içine hem dışına akıtıyordu gözyaşlarını...

Kardeşlerim, akrabalarım "çok erken gitti, doyamadı oğluna.."diyordu

acıyan ses tonlarıyla... Ve dostlarım... Onlar da şaşkındı... Bazısı "daha

dün birlikteydik, nasıl olur.." diyordu... Bunları seyredip onlara "hayır

ölmedim, burdayım.." demek istedim hayal olduğunu unutup... Sonra anladım

yazarın ne demek istediğini daha devamını okumadan kitabın...

*************

Farkındalık önemli bir kavramdır psikolojide...

Belki de hiç aklımıza gelmeyen ve gelmeyecek bir farkındalığı göstermek istemişti yazar...

Kitabı okumaya ne gücüm kalmıştı, ne de isteğim...

Almam gereken dersi ve mesajı almıştım... Şimdi ne kitabın adını ne de

yazarı hatırlamıyorum...

Şu an bunları yazarken bile çok kötü oldum... Bu olayda tek farkındalık da

yok üstelik... Biraz kendime geldikten sonra devam ettim hayatımın en zor

hayaline... Sırada çevremdekilerin ölümümün akabinde neler söyleyecekleri vardı...

Usulen ve nezaketen söylenenlerin dışında... Onlarda bıraktığım izleri, yaşananları ve

yaşanamayanları elden geçirerek ben konuşturacaktım hayalimde...

İçlerini okuyacaktım, senaryo bana ait olarak... Yaşarken neler yazmıştım, ölümümle neler okuyacaktım...

Gerçek duygularıydı ulaşmaya çalıştığım, ölüm acısının etkisiyle girilen

duygusal mod değildi, deşifre etmem gereken metin...

Diğerlerine geçmiyorum... Bu yazıyı şu an yazıp sizlerle paylaştığıma göre

"diğerlerine" artık sizler de dahilsiniz...

Düşünün, birgün bir mail ulaşıyor mail-boxınıza "ölmüş" diye...

Sizler kimbilir neler düşünür ve yazardınız...

Eşim şu an yanımda ağlıyor, sanki gerçekmiş gibi...

Oysa ki yazarın amacı "Yaşamanın ve hala nefes alıyor almanın kıymetini"

göstermekti...Benim de öyle...Lafı çok uzattım farkındayım...Ama hayat

dediğimiz çözümü zor süreç 2 satırla özetlenemeyecek kadar girintili çıkıntılı...

ben o gün kurduğum o hayalle, canımın tüm yanmasına rağmen YENİDEN DOĞDUM...

Bilgisayar diliyle "format attım hayatıma"... Sahip olduklarımın farkına vardım ve hala nefes

alıyor olduğum için şükrettim...

Gözlerimi açtığım anda o kötü ve acı sahne bitmiş, oyun perde demişti...

Peki ya hayal değil de, gerçek olsaydı ve perde bir daha açılmamak

üzere kapansaydı...

İşte bu final bu yazıyı buraya kadar okumanıza değmiş olmalı...

Belki gerildiniz, kötü oldunuz ama devamını getirirseniz buna değer

bence...

Ben bu akşam melankoliğim ve biraz abartmış olabilirim...

Hani sanatçı ve şairiz ya ondandır belki... Bence bu yazıyı sadece okuyarak bırakmayın...

LÜTFEN ARADA BİR, BURADAN ALDIKLARINIZI TARTIN,

DÜŞÜNÜN VE HAYATINIZI GÖZDEN GEÇİRİN...

Ölümün kime ve ne zaman geleceğini Yüce Allah' tan başka bilen yok...

İşte bu yüzden hazır yaşıyorken ve nefes alıyorken yapabileceklerinizi

yapın, ertelemeyin...

Bilerek - bilmeyerek kırdığınız kalpleri tamir edin...

Sizi sevenlere ve sevdiklerinize daha fazla zaman ayırın...

Biraz Hıncal abi tarzı olacak ama, sevginizi ve verdiğiniz değeri haykırın onlara iş işten geçmeden...

Ve en önemlisi; VERDİĞİ -VERMEDİĞİ, ALDIĞI - ALMADIĞI HERŞEY İÇİN,

TEKRAR TEKRAR ŞÜKREDİN ...[/
b]




sponsorlu baglantilar
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
2 Yanıt
3364 Gösterim
Son İleti 25 Aralık 2006, 01:45:51 Pzt
Gönderen: nobleman
5 Yanıt
3465 Gösterim
Son İleti 26 Haziran 2009, 15:17:35 Cum
Gönderen: Korsan
14 Yanıt
5389 Gösterim
Son İleti 06 Mayıs 2010, 02:18:27 Prş
Gönderen: ibrahimgemlik
103 Yanıt
31724 Gösterim
Son İleti 11 Şubat 2013, 22:20:07 Pzt
Gönderen: Derya

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31