Gönderen Konu: Zihinsel Dengelerin Korunması  (Okunma sayısı 2094 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı özgüя şαнιη

  • Site Sahibi
  • *
  • İleti: 3.863
  • Cinsiyet: Bay
    • KendiniGelistir.COM
Zihinsel Dengelerin Korunması
« : 24 Kasım 2008, 23:05:46 Pzt »

sponsorlu reklamlar

Çocukların zihin gelişim dengesi incelendiğinde, bazılarında belli periyotlarla, birtakım akli işlevlerde duraksama, durgunluk gibi vakalara rastlamak mümkündür. Şartların açığa çıkarttığı huysuzluk, yaramazlık gibi haller, zamanla yerini yeni fonksiyonlara bırakır.

Koşulların devamı ile hayata bakış tarzı, çocukluktaki o kalıba göre biçim alacaktır.

Küçük yaşlarda yaşanılan sıkıntı ve değişimler, olgun düşünce yapısının göstergesi olabilmekle birlikte, beyinde hücre hasarı dolayısıyla belli fonksiyonları yerine getirememeye yol açabilir. Uzmanlar, beyin dokusunun gereksiz hücre faaliyetlerinden arınacak şekilde gelişme gösterdiğini ve bu gereksinimi otomasyonla yerine getirdiğini ifade ediyorlar.

 Genler, bir sonraki neslin konumunu oluştururken, çevre ve astroloji faktörlerini yanına almaktadır.
Çocukluk ve yetişme çağında ortaya çıkan böyle aksaklıklar, beynin şuuru tekrar forme etmemesi ve yapılanmayı sağlayamaması yüzünden meydana gelmektedir.

Zihinde yer eden kalıplaşmış düşünceler ve şartlanmalar yüzünden, başkalarının etkilenmediği olaylar karşısında, müthiş bir hasar ve yıkım gerçekleşmekte, hayaller yerle bir olmaktadır... Aradan zaman geçince,tutarsız ruh halinin yansıttığı "unutma" ve sallama" tavırları bir beceri sayılabilmekte,"duyarsız","umursamaz" bazen de "hırçın" davranışlar içine girilebilmektedir. İstatistikler, her on- on beş kişiden birinin melankolik ruh haline girebildiğini göstermektedir. Paranoya da, tedavisi en güç ruhsal hastalıklardanbiridir. Birey, sorunları, ters bulduğu olayları, kendiliğinden değil, muhatap olduğu kimselerden, dışarıdan kaynaklanıyor gibi algılamaktadır. Bu bazı düşünsel gerçeklere beynin yapısında yer bulunamamasının uzantısı olan bir duyumsayış biçimidir.

Kuşku ve Hezeyan yaratan olumsuzluğun temeli, yine hücre bozukluğuna dayanır. Bu olay kişinin değerlendirişine göre bazen rahatsızlık bazen de değişik bakış açısı ile olayları yorumlamayı beraberinde getirir.,

Tıp, kendini beden sanan düşünce biçiminin sonucu olan bu tip rahatsızlıklar  için çok çeşitli çözüm ve tedavi olanaklarını araştırmaya, yeni yeni bulgular elde etmeye devam ediyor.

İnsanı dış ve iç yapısıyla tanımaya teşvik eden mistisizm de, böyle durumlarda, kişisel uyarı getirip çeşitli önlemler alarak, en azından akıl istikametinde davranmayı, konuşmayı öngörüyor ve uymayanın da neticesi ile karşı karşıya kalacağını vurguluyor.

Dengeli, sağlıklı, şuurlu yaşamanın geniş plandaki rolü dikkate alınırsa, herhangi bir düşünsel sorunu olan kişinin öncelikle bunu tesbit edip yeni bir yapılanmaya girmeye, farklılaşmaya, düşünsel kalıplarını, modellerini değiştirmeye kendini zorlaması son derece önem kazanmaktadır. Beyinde deforme olan hücrelerin yerine yenileri gelmediği için bunun başarılması, deformasyon oranına ve geride kalan fonksiyon gören hücrelerin aktivitesine bağlı gibi gözükmektedir.

İnsani ilişkileri değerlendirirken de zihinsel fonksiyonları göz önünde tutmak, algılamalardaki çeşitliliği dikkate alıp ona göre davranmak gerekiyor.

Alıntı
Ahmet F. Yüksel & Dr.Mehmet Özdemir



Çevrimdışı Zynep

  • Kendini Aşan Gelişimci
  • ******
  • İleti: 6.919
  • Cinsiyet: Bayan
Zihinsel Dengelerin Korunması
« Yanıtla #1 : 24 Kasım 2008, 23:16:47 Pzt »
Çocukluk çağlarında önemi kavranamayan,  anlam verilmeyen olayların bilinçaltına yerleşip, ileri yaşlarda bir çok davranış ve düşüncenin oluş biçiminin açıklanmasında veri olarak alındığı pek çok kişinin tedavisi sırasında otraya çıktığı gerçeğine dayanarak, doğru bir yazı diyebilirim.
Hatta bazı uzmanlar, ki ben bu görüşe katılıyorum, çocuğun anne karnındayken bile dış etmenlerden fazlasıyla etkilendiğini dile getirmekteler.
Zaten çocuklukta yaşanılan deneyimler ileride yaşam standartını seçmekte büyük rol oynamakta, bunu sitemizde ki pek çok paylaşımda da okuduk.

Kendimden örnek vermek isterim yine;
Panik atak tedavisi için gittiğim doktorum beni inanılmaz bir gerçekle yüzyüze getirdi;
Canım kadar sevdiğim annemin, küçüklüğümde bana karşı bazı davranışlarını, beni nasıl olumsuz etkilediğini ve bu hastalığa yakalanma nedenlerimden en önemlisi olarak saptadı.
Düşünüyorum; haklıydı.
Aile eğitimcisi olmasaydım, belki bu gerçekle yüzleşince, tedaviyi bırakabilirdim.

Teşekkürler Özgür, bu konular gerçekten çok önemli.

Çevrimdışı Korsan

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 8.627
  • Cinsiyet: Bay
Zihinsel Dengelerin Korunması
« Yanıtla #2 : 08 Şubat 2009, 11:42:35 Paz »

İnsani ilişkileri değerlendirirken de zihinsel fonksiyonları göz önünde tutmak, algılamalardaki çeşitliliği dikkate alıp ona göre davranmak gerekiyor.

Aynen katılmamak elde değil ya.
Ona göre davranmayanlara denk geliyorum ya,deli ediyorlar beni vesselam.
Zaten yarım akıllı biriyim o yarım aklımıda yok etme çabası var insanlarda yav  vallahi kafayı yiyeceğim.

sponsorlu baglantilar
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
1991 Gösterim
Son İleti 24 Haziran 2008, 15:55:35 Sal
Gönderen: Gülşah
2 Yanıt
2052 Gösterim
Son İleti 08 Mart 2009, 17:00:29 Paz
Gönderen: Özlem
0 Yanıt
1490 Gösterim
Son İleti 14 Haziran 2009, 22:27:26 Paz
Gönderen: Özlem
0 Yanıt
1841 Gösterim
Son İleti 18 Şubat 2017, 15:12:54 Cts
Gönderen: özgüя şαнιη

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31