Gönderen Konu: İşte Teoman'ın hayatı  (Okunma sayısı 10045 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Özlem

  • Kendini Aşan Gelişimci
  • ******
  • İleti: 2.259
  • Cinsiyet: Bayan
İşte Teoman'ın hayatı
« : 15 Kasım 2009, 15:30:05 Paz »
sponsorlu bağlantılar

İşte Teoman'ın hayat felsefesi!
   
Mümin Sekman'ın danışmanlığında, Kişisel Gelişim Merkezi ekibi tarafından hazırlanan 'İnsan İsterse/Azmin Zaferi Öyküleri - 4' Alfa Yayınları'ndan çıktı. Kitapta 'kafasının dikine giderek' başaran, 'asi ama azimli' insanların öyküleri anlatılıyor...


Kitapla ilgili olarak 'Bu öyküler insanı başarıya azmettiriyor' diyen Mümin Sekman, çalışmanın ekonomik krizin psikolojik etkilerine karşı bağışıklık sistemini güçlendirdiğini söylüyor. 'Bizim şartlarımızdan yola çıkıp, bizim karşılaştığımız engelleri aşıp, bizim olmak istediğimiz yere gelmiş insanların yaşadıklarını okumak kadar insanı güçlendiren çok az şey vardır. Bu öykülerden güçlü bir moral kadar, zekice fikirler de çıkarabiliriz' sözleriyle kitabın amacı özetleyen Sekman, bir kez daha ünlülerin başarı hikayelerini derlemiş.  Muhammed Ali, Aziz Nesin, Zeki Başeskioğlu, İskender Pala, Duygu Asena, Ali Ağaoğlu, Soljenitsin ve Beşiktaş Çarşı grubunun lideri Alen, kitapta başarı öyküleri mercek altına alınan isimlerden birkaçı.
Çocuk yaşta babasını kaybeden, önce casus, sonra şarkıcı olma hayalleri kuran, dershaneye gitmeden Boğaziçi Üniversitesi'ni kazanan, müzik hayali için bulaşıkçılık bile yapan Teoman da kitapta geniş yer bulan başarılı ve azimli isimlerden.

'O bir meydan okuyucu. Kendi olmaktan başkası olamayan, kendi kafasının dikine gidenlerden. Bu kitaptaki pek çok insan gibi' sözleriyle takdim edilen Teoman'ın hayat hikayesinin bir bölümünü ve felsefesine yön veren 'Teoizm'in kurallarını sizin için derledik...

ŞARKICI OLMAYA   11 YAŞINDA KARAR VERDİ
'Ailenin tek çocuğu olarak İstanbul'da dünyaya geldim. Henüz 2,5 yaşındayken babamı kaybettim. Annem, anneannem, teyzemle büyüdüm. Ailemin hep memnun olduğu bir çocuktum. Okul başarımla da onların gurur kaynağı oldum. Okul dönemine ait ilk başarımı henüz 7 yaşındayken yaşadım. İlkokul birinci sınıfta karne günü isimleri okunan üç-beş kişi bahçedeki kürsüye çıktık. Elime övünç belgesi tutuşturdular. Baktım annemler, teyzemler ağlıyor.  Beni kutladıklarında bunun başarı olduğunu anladım. Bu duygu hoşuma gitti! Çünkü otorite konumundaki annem, anneannem, akrabalar hepsi çok memnunlardı. Sonuçta övgü almak insanın hoşuna gidiyor.

Okuyup yazmayı öğrendikten sonra en büyük aşkım kitap okumak oldu. Sadece edebi kitaplar değil, çizgi romanları da severdim. O yıllarda hikayeler de yazıyordum.
Aslında gelecekle ilgili çok net hedeflerim yoktu. Çocukken bir pazar sabahı kovboy filmi seyredince kovboy olmak istiyorsunuz, bir hafta sonra casusluk filmi varsa ondan etkileniyorsunuz. Uzun zaman casus olmayı çok istedim. Ama 11 yaşından itibaren tek hayalim ve hedefim şarkıcı olmaktı...
Her zaman otoriteye karşı tepkim vardı ama hocalarıma hep saygı duydum. Onlar otoriteyi tanımlayan figür olsalar da onları farklı gördüm. Otorite sistemin kendisiydi, okuldu. Bu nedenle okulu sevmiyordum ama hocalarımı seviyordum. Evde de annemi seviyordum ama annelik otoritesinden hoşlanmıyordum.
Hikayeler yazardım, yazdıklarıma bayılırdım ama birileri bulur diye yırtardım! Kendi övgüm için çalışıyordum o yıllarda.

HAYATIM BÜYÜMEYİ  BEKLEYEREK GEÇTİ
Çocukluğumda maddi durumumuz yeterli olmadığı için komşular vasıtası ile bir gitara sahip oldum. Onun üzerine hayaller kurdum. Çok hayalci bir çocuktum. Çoğu duyguyu kendi içimde yaşıyordum.
18 yaş benim için önemliydi. Kaşe pantolonla okula gitmek zorunda olmayacağım anı istiyordum. Lise bittiğinde bir hedefim yoktu. Zaten üniversite için hazırlık yapmamıştım, bölümlerin ne olduğunu bile bilmiyordum.
Bütün arkadaşlarım dershaneye devam etti. Kayıt için gecikince gidecek dershane bulamadım. Bir arkadaşımın yanında gittiğim dershanenin sınavında iki-üç kez sınıf birincisi olunca kendime güvendim. 'Sınıf birincisiyim, dershaneye niye gideceğim?' dedim, gitmedim. Sınavı kazanınca da arkadaşlarım ne yazıyorsa onu yazdım. 'İşletme iyi bir şeymiş' diyorlardı. İstanbul İşletme'yi kazandım. Hala işletmenin tam olarak ne olduğunu biliyor değilim. Okulun ilk günü İstanbul Üniversitesi yerine Boğaziçi Üniversitesi'ne gittim. Üniversitenin ortamı o kadar cezbediciydi ki, 'Daha fazla çalışayım da buraya gireyim' dedim.
Üniversiteye hazırlık için matematik kitabı aldım. Kendi kendime günde 7-8 saat çalışarak Boğaziçi Üniversitesi Matematik bölümünü kazandım. Hatta aldığım puan o kadar yüksekti ki TÜBİTAK burs verdi! Matematik bölümünde okurken artık matematik sorun değildi ama iki dönem üst üste fizikten kalınca bir kez daha üniversite sınavına girdim ve Boğaziçi Sosyoloji'ye geçiş yaptım.
Müzik grubundaki arkadaşlarla haftada 3-4 gün, 7-8 saat prova yapıyorduk. Beş kuruşumuz olmadığı için prova yaptığımız yerden kovuluyorduk. Genellikle okulun müzik odasında çalışıp orada uyurduk.
Zor günlerdi ama bunu zorluk gibi görmüyordum. Eğleniyorduk. Yapmak istediğimiz tarzlarda müzik yapıp da geçinebilen kimse yoktu. Tek örneğimiz o yıllarda Mazhar-Fuat-Özkan'dı. Bu arada kayıt dondurup 1 yıllığına Amerika'ya gittim.
İş hayatı veya insan ilişkilerinde herkes birbirinin gururunu kırmak üzere çalışıyordu. İş piyasasında herkes rol yapıyor. O tip ortamlara girince kendimi sudan çıkmış balık gibi hissediyordum. Oraya ait olmadığımı biliyordum. Müziği seçtim... İlk konserime çıktığımda her şey değişti. Utangaçlığımı yenip sahne hayatımda ilk kez gözlerimi açtım, hayallerimdeki gibi atladım zıpladım. Eğer o gün o konseri öyle vermeseydim ben başka birisi de olabilirdim...'

TEOİZM'İN 12 KURALI
1 Dışarıdan gelene değil, kendi kendime yaptığım taltife değer veririm. Yıllarca kendi övgüm için çalıştım.
2 Hayatımda hiç 'arabam, evim olsun' istemedim. Hep kendime yatırım yaptım.
3Her zaman B planım vardır. Hiç, 'Bunu başaracağım' demedim. Sadece 'Nasılsam öyle kalacağım. İnandığım bir şeyi yapacağım' dedim.
4 Dönem dönem insanlarla uzlaştığım yerler oldu. Karşı çıkmaya üşendiğim şeyler oldu ama genelde kafama ne estiyse onu yaptım.
5 Ölümleri yaşamış insanlar aynı zamanda küçük problemleri takmayacak insanlar olur. Hayat benim için uğruna bir sürü şey yapılacak kadar değerli değil.
6 İyi bir insan olmak benim için her şeyin üzerindedir. Dünya çapında 100 milyon tane albüm satmak benim için çok önemli bir şey değil. Yıllar geçtiğinde hayatlarına bir şekilde değdiğim insanların beni iyi hatırlamalarını daha çok istiyorum.
7 Bu sahte dünyada arada bir tereddüde düştüm, ama kendime inandığım zamanlarda hiç pazarlık yapmadım.
8 Kolay karar alırım. Karar verdiğimde gerçekten ona inanıyorumdur. Son birkaç yıldır birkaç kişinin fikrini alıyorum. Eskiden onu da yapmazdım. 40 yaşından sonra köşelerim biraz yuvarlaklaştı.
9 Bu ego denilen şey nedeniyle bir başkasının dediğini yapacağıma tam tersi zararlı olan şeyi yaptığım oldu. Egoyu dizginlemekte fayda var.
10  Zengin olmayı istemiyorum. O yüzden en karlısını yapmak değil, en istediğimi yapmak durumundayım.
11Evhamlı olduğum için tehlikeli bir şey yapmam. Hayatta kendi kırmızı çizgilerim vardır.
12 Ben etrafta mutsuz mutsuz insanlar dolaşırken mutlu olmanın imkanının olmadığına inanıyorum.

Akşam gazetesi



Çevrimdışı Mor-Menekşe

  • İşi Kavrayan Gelişimci
  • *****
  • İleti: 1.350
  • Cinsiyet: Bayan
İşte Teoman'ın hayatı
« Yanıtla #1 : 15 Kasım 2009, 15:40:09 Paz »
12 Ben etrafta mutsuz mutsuz insanlar dolaşırken mutlu olmanın imkanının olmadığına inanıyorum

Güzeldi, teşekkürler Özlem.

Çevrimdışı spestnaz

  • Girişimci
  • **
  • İleti: 48
  • Cinsiyet: Bay
İşte Teoman'ın hayatı
« Yanıtla #2 : 16 Kasım 2009, 09:05:52 Pzt »
elinize sağlık güzel olmuş :) hazır fırsat bulmuşken bikaç şey sorayım isterim ben beni mutlu eden şeylerin ne olduğunu bilmiyorum. İnsanın kendini tanıması lazım dersiniz belki ama 18 yaşımdayım ve zevkle severek yaptığım hiçbişey yok. bu konuda yardımlarınızı bekliyorum. .

Çevrimdışı esragcl

  • Girişimci
  • **
  • İleti: 2
  • Cinsiyet: Bayan
İşte Teoman'ın hayatı
« Yanıtla #3 : 17 Kasım 2009, 10:09:09 Sal »
çok güzel bir paylaşım

Çevrimdışı Abaylıca

  • Girişimci
  • **
  • İleti: 4
  • Cinsiyet: Bay
İşte Teoman'ın hayatı
« Yanıtla #4 : 17 Kasım 2009, 10:18:07 Sal »
yinede herşey gibi mutlu olmakta bizim elimizde...

Çevrimdışı Özlem

  • Kendini Aşan Gelişimci
  • ******
  • İleti: 2.259
  • Cinsiyet: Bayan
İşte Teoman'ın hayatı
« Yanıtla #5 : 17 Kasım 2009, 23:14:14 Sal »
Okuduğunuz için teşekkürler size bişeyler katıysa ne güzel :)
Teomanın o etrafı çok takmayan, bildiğini okuyan, kendini efendi göstermek, halka yarandırmak adına kılıktan kılığa girmeye gerek duymayan duruşunu hep beğenmiştim. Bu yazıyı okuyuncada beğenim biraz daha arttı şahsına karşı.

sponsorlu baglantilar
kendinigelistir.com facebook
 

Bu yazilarimiza da mutlaka goz atmalisiniz :)

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
29 Yanıt
4004 Gösterim
Son İleti 15 Aralık 2008, 11:27:38 Pzt
Gönderen: Korsan
10 Yanıt
1611 Gösterim
Son İleti 14 Ağustos 2011, 04:54:30 Paz
Gönderen: SERDARÖZ
44 Yanıt
5462 Gösterim
Son İleti 27 Kasım 2009, 20:26:52 Cum
Gönderen: hırslı.28
12 Yanıt
1790 Gösterim
Son İleti 14 Ağustos 2011, 05:01:13 Paz
Gönderen: SERDARÖZ
5 Yanıt
1598 Gösterim
Son İleti 04 Eylül 2008, 23:44:06 Prş
Gönderen: Korsan
3 Yanıt
958 Gösterim
Son İleti 16 Kasım 2008, 09:45:04 Paz
Gönderen: Korsan
3 Yanıt
863 Gösterim
Son İleti 11 Şubat 2009, 17:43:16 Çrş
Gönderen: kevser gür

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31