Gönderen Konu: Sinem'in Dünyası...  (Okunma sayısı 7270 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı crt

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 8.438
  • Cinsiyet: Bayan
    • http://www.enpama.com/
Sinem'in Dünyası...
« : 26 Mart 2011, 00:04:41 Cts »

sponsorlu reklamlar







*****************
sinos rumuzlu üyemizin isteği doğrultusunda özel sayfa açılmıştır...

Sevgili Sinem:)
Güzel paylaşımların için şimdiden teşekkür ediyoruz...



Çevrimdışı sinos

  • Sinem
  • Yeni Gelişimci
  • ***
  • İleti: 251
  • Cinsiyet: Bayan
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #1 : 26 Mart 2011, 10:27:10 Cts »
  Türkiyedeki Kitap Okumama Alışkanlığı
Bu yazıyı yazmamın amacı toplumumuzun çok televizyon izleyip az kitap okumasındandır.Kitap insanın kelime haznesini geliştirir.Her zaman okuyacak vakit bulamayabiliriz. Genelde bahenemiz olur sanki kitap okumak zor yorucu birşeymiş gibi. Ama bir anket yapıldığında insanlar en az ayda 3 kitap okumuşlardır :)
Şöyle yüksek makamlı kişilere (vali,cumhurbaşkanı başbakan) bakıyorum da konuşma yaparken ne kadar çok yanlış kelime kullanıyorlar hatta telafuzda bile zorlanıyorlar.Bu da onların az kitap okuduklarını gösteriyor.Oysa en iyi konuşması gereken insanlar onlar. Tabi alışıyorlar zamanla bilgisizliğe. Kitap okumak aslında insanı mutlu etmesi gerekirken bundan hoşnut olmayan tipler var.Örneğin kitap okuyup özet çıkarma ödevi olan bir çocuk o kitabı okumak istemediğinden gidip ya tanıdığına yaptırıyor ya da internetteki kitap özet sitelerinden buluyor.
Diğer ülkelerle biri Türkiyemizi kıyaslayacak olsa kitap okumada sonuncu oluruz.Her zaman merak etmişimdir Neden bizim ülkemizde kitap okunmuyor neden kitap okumayı bir hobi olarak değil de zorunluluk olarak okuyoruz? Konu ülkemizde kitap okumamaya gelince aklıma geldi şöyle bir kitap ismi vardı.TÜRKÇE-TRKÇE-T-R-ÇE gün geçtikçe harfler bozuluyor dilimizi kaybediyoruz sanki.İnternet sitelerinde dolaşıyorum da ' v' yerine 'w' 'k' yerine 'q' vb şeyler kullanılıyor.Acaba netteki sitelerde bu harfleri kullanmak moda mı diye düşünmeden edemiyorum ;)
Kitap okumamanın birçok nedeni birçok da sonucu var ama kaç kişi bu duyarsızlığın farkındadır acaba kaç kişi dört günde kitap bitirebiliyordur?
Bu soruları anlamak da anlatmak kadar zor.
Başımız sıkıştığında,canımız sıkıldığında hep kitaplara başvururuz acaba onların dili olsa bizi kabul ederler miydi?

                           SELMA SİNEM YILDIZ
Beğenirseniz ne mutlu bana ~

Çevrimdışı crt

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 8.438
  • Cinsiyet: Bayan
    • http://www.enpama.com/
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #2 : 26 Mart 2011, 11:18:59 Cts »
Sevgili Sinem:)
Nekadar önemli bir konuya değinmişsin gerçekten kutluyorum seni...
Biliyormusun benim için her kitabımın ayrı özel değeri ayrı bir anısı vardır..
Maddi -manevi çok sıkıntılar çektim..
Ben nereye kitaplaım oraya..Hani koyacak yer bulamadığım da oldu kolilerde sakladım..
Bir aralar darbenin etkisi memleketin dört biryanına korku salmıştıda hiç unutmam bi'kaç kitabımı ateşe vermiştim...!
Zaten kitaplara -okumaya gereken değer verilse ,yasaklar olmasaydı ne biz ne de ülkem bu kadar zorluklar yaşamazdı..
Kitaplarımı  zamanında paylaşmak istedim çevremde yararlansın diye düşündüm...
'Sakıncalı' buldular aman sende dediler..Ne kadar çok üzüldüğümü belli etmedim onlara hep gizledim duygularımı... 
Artık kitaplarımı ne kimse görsün nede okusun istemiyorum..!
Bundan sonra ister bencil, ister cimri desinler umrumda değil..
 Sosyal sorunlardan siyasi dalaşmalardan ,çıkarcı yaklaşımlardan sıkıldım ve sansürledim düşüncelerimi artık kitap okumayıda bıraktım..
 Son zamanlarda kişisel gelişim yazılarına marak saldımki..
Okumaya Mümin Sakman kitaplarıyla başlayacak gibiyim(:
Hoş okumak cehaleti alır eşeklik baki kalır(mış) siz  bakmayın bana  kitap okumak için yine de geçerli nedenleriniz olsun ki aydınlansın dünya ...
 
 

 

Çevrimdışı sinos

  • Sinem
  • Yeni Gelişimci
  • ***
  • İleti: 251
  • Cinsiyet: Bayan
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #3 : 31 Mart 2011, 18:38:08 Prş »
ARKA-DAŞLIK
Bugün yazacağım konu arkadaşlıkla ilgili. Arkadaşlık emek ve güven ister.Kimilerimiz 'kardeş' diyebileceğimiz arkadaşlıklara sahip,kimilerimiz ise arkadaş olsun diye arkadaşlara.İnsan arkadaş diyebileceği kişiye güvenip doğru seçmelidir.Tabi burada arkadaşınızı neye göre seçtiğiniz de önemlidir.Mesala bir arkadaşınızla sadece siyaset paylaşırsınız diğeriyle iş konularınızı  paylaşırsınız.Ama bunların hepsini bir kişide bulanlar da var :)
Arkadaşlığın emek istediğini belirtmiştim.Arkadaşınıza kırgın olsanız bile sıkıntısı olsa  üzülmez misiniz? Ona sadece acıyorsanız  bu arkadaşlığa verdiğiniz emek yazık olmuştur. Bide şöyle arkadaşlıklar var bu da yeni çıktı.Biri yoluyla tanışma yani o konuşuyor o seviyor diye arkadaş olma biz buna arkadaş olmak için olma deriz.Sevmediğiniz biriyle konuşmak sadece silah zoruyla olur diye düşünürken sırf onu üzmemek için katlananlar var.Onlara sesleniyorum sizin bir lafınız varya biz kardeş dediğimiz insanlar için gömmeye değil ölmeye gideriz diyordunuz acaba ne değişti? Herkesin dilinden düşürmediği bir diğer  yeni söz beni sattı! Artık bu söz de moda.Yok gitti Zeyneple dolaştı yok artık onla oturuyor bu duygulardan uzaklaşın o kararını vermişse buna saygı duyun sanki size arkadaş mı yok canım ;)  Şöyle bir baktığımızda anasınıfı arkadaşlarıyla bile günümüzde görüşen bireyler  var.Bana sorarsınız tabikide bu dostluğun yıllarca sürmesi çok güzel  birşey ama ben eski arkadaşlıkların tekrar canlanmasından pek hoşnut değilim.Çünkü bugünün hikayesi geçmişte yazılmaz.Geçmiş geçmişte kalmıştır.O arkadaşınızla tekrar konuşarak sadece eski yaralarınızı sarmaya çalışırsınız ya da düşsel avuntulara kapınırsınız.Geçmişe bir çizgi çekmek sizin elinizde.Umutsuz sizi daima üzen kalbinizde yara açan  yeni başlangıç kabul etmeyen bir dostluk   mı  yoksa umutlu ve her ne olursa olsun arkanızda olan sizi siz olduğunuz için seven  ve kabul eden  bir dostluk mu? Tercih sizin...

Çevrimdışı crt

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 8.438
  • Cinsiyet: Bayan
    • http://www.enpama.com/
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #4 : 01 Nisan 2011, 10:16:42 Cum »
 
 Arkadaşım -dostum demişsem eğer, iyi günümde sadece  güzel olanla değerlendirip sevmesin beni...
Günün birinde yanılmışsam eğer  boş sözlerle destek olmasın doğruyu öğretsin bana ..
Karanlıktan çekip çıkartsın umudum,ışığım olsun isterim.
Sinem:) Arkadaşlığa dostluğa dair güzel bir paylaşımdı..
Teşekkürler

Çevrimdışı sinos

  • Sinem
  • Yeni Gelişimci
  • ***
  • İleti: 251
  • Cinsiyet: Bayan
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #5 : 01 Nisan 2011, 20:01:52 Cum »

 Arkadaşım -dostum demişsem eğer, iyi günümde sadece  güzel olanla değerlendirip sevmesin beni...
Günün birinde yanılmışsam eğer  boş sözlerle destek olmasın doğruyu öğretsin bana ..
Karanlıktan çekip çıkartsın umudum,ışığım olsun isterim.
Sinem:) Arkadaşlığa dostluğa dair güzel bir paylaşımdı..
Teşekkürler

Teşekkür ederim beğendiysen ne mutlu bana:)

Çevrimdışı suheda:)

  • ALL İS WELL :D
  • Etkin Gelişimci
  • ****
  • İleti: 645
  • Cinsiyet: Bayan
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #6 : 15 Nisan 2011, 15:49:14 Cum »
Alıntı
Başımız sıkıştığında,canımız sıkıldığında hep kitaplara başvururuz acaba onların dili olsa bizi kabul ederler miydi?

Bu cümle güzeldi.
Şayet,bu yazı bir denemeyse benzetmelerle süslemelisin diye düşünüyorum ;)

Çevrimdışı sinos

  • Sinem
  • Yeni Gelişimci
  • ***
  • İleti: 251
  • Cinsiyet: Bayan
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #7 : 18 Nisan 2011, 10:15:11 Pzt »
Alıntı
Başımız sıkıştığında,canımız sıkıldığında hep kitaplara başvururuz acaba onların dili olsa bizi kabul ederler miydi?

Bu cümle güzeldi.
Şayet,bu yazı bir denemeyse benzetmelerle süslemelisin diye düşünüyorum ;)
Teşekkür ederim:)
Diğer yazılarımda söylediğinizi öne çıkartacağım..

Çevrimdışı asukaki

  • AsukAki
  • İşi Kavrayan Gelişimci
  • *****
  • İleti: 1.794
  • Cinsiyet: Bay
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #8 : 18 Nisan 2011, 10:43:29 Pzt »
Teşekkürler sinem çok güzel yazmışsın. Hele ki ilk yazın kitaplar ve düzgün konuşmak adına çok güzeldi. Nedense büyüklerimiz pek kitap okumayı sevmiyorlar kesin ayıracak zamanları yok ondandır. En iyi konuşmacı ve Türkçe'yi en güzel şekilde konuşması gereken insanlar konuşmaktan aciz.
Söylediğin gibi arkadaşlıklar bir ömür sürmeli ama şuda bir gerçek benim görüşüm insan her evrede başka bir arkadaş çevresi oluyor ilkokulda lisede üniversitede çalışma hayatında yaşadığı şehirlerde. Arkadaşlar sürekli değişiyor. Çok sık görüştüğün ufaklıktan beri kalma arkadaşında olsa bir zaman sonra araya giren mesafeye yenik düşüyorsunuz. Görüşseniz bile ne senin düşüncelerin aynı ne onunkiler artık daha da bir yaşlanmışsınız dünyaya bakışınız değişiyor nitekim arkadaşlıklarda değişiyor. Tekrardan teşekkürler sinem yazıların için devamını bekliyoruz. ;)

Çevrimdışı sinos

  • Sinem
  • Yeni Gelişimci
  • ***
  • İleti: 251
  • Cinsiyet: Bayan
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #9 : 18 Nisan 2011, 10:44:51 Pzt »
Hayat
Hayat kimi zaman acımasız,kimi zaman umutlu.Hayatımızda pekçok ikileme  düştüğümüz anlar olmuştur.Bu anlarda yapmamız gerekenleri araştırmak bence fayda etmez.Hayatı görerek,yaşayarak,öğrenerek karar vermeliyiz.Şimdi soracaksınız 'öğrenerek' derken neyden bahsettiğimi.Burada öğrenerek dediğim durum hayatın tüm yüzlerini acıyı,tatlıyı,sevinci,kederi,umutlu,umutsuzu ne olursa olsun fark edebilmek.Çoğumuz bu anların hepsini yaşadığımızı zannederiz.Oysa yaşadığımız duygular bunlar alt seviyesinde.Gerçekten mutlu musunuz veya mutlu olduğunuz anlarda neden daha mutlu olamayasınız?İşte bu sorulara cevap ararken hayatı tam anlamıyla öğrenip yaşamadığımızı anlarız.
Hayatımızı paylaşacağımız insanlar da bizim duygu ve düşüncelerimizi yönlendirir aslında.Örneğin arkadaşınızın düşüncesi yanlış olsa bile fikrini almak istemez misiniz?Ben isterim ama uygulacağım diye net bir düşünce ortaya atamam
Belki de çoğumuz alaycı bir tavırla 'hayat işte' deriz.Hayatımızı küçümseriz şayet dünümüzün bugünüdür hayat.Kendime baktığımda gerçekten hayatın tadını çıkarmadığımı seziyorum.Neden bilmiyorum hayatımı ben monotonlaştırıyorum.Ne kadar güzel etkinlikler var hayatta istesek bunların hepsini yapabiliriz.Geçen gün internette hayatınızı güzelleştirme yolları diye bir başlık gördüm.Ve o sayfadan hemen çıktım çünkü hayatımız bizim elimizde.''Ne yaparsan yap nasıl yaşarsan yaşa ama gülebilmek için birini ağlatma demiş'' Ballac.Mükemmel diyebileceğim sözler arasında.Size önerim her anınızı dolu dolu yaşayın ve asla sevdiğiniz insanları çıkarlarınız için kullanmayın.Hayatı hayat olsun diye yaşamayın.Eğer böyle yaşarsanız zamanınızı boşa harcamış olup geleceğinizi kaybedersiniz.
                        SELMA SİNEM YILDIZ

Çevrimdışı asukaki

  • AsukAki
  • İşi Kavrayan Gelişimci
  • *****
  • İleti: 1.794
  • Cinsiyet: Bay
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #10 : 18 Nisan 2011, 10:49:36 Pzt »
Çok güzel bir yere değindin. Ne olursa olsun hayat senin hayatın herkes farklı şeylerden zevk alır sende kendi yaptıklarından zevk almalısın. Teşekkürler.

Çevrimdışı sinos

  • Sinem
  • Yeni Gelişimci
  • ***
  • İleti: 251
  • Cinsiyet: Bayan
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #11 : 18 Nisan 2011, 10:52:06 Pzt »
Çok güzel bir yere değindin. Ne olursa olsun hayat senin hayatın herkes farklı şeylerden zevk alır sende kendi yaptıklarından zevk almalısın. Teşekkürler.
Rica ederim:)
Hayatın tüm yönlerini anlayıp anlatmak istedim|

Çevrimdışı sinos

  • Sinem
  • Yeni Gelişimci
  • ***
  • İleti: 251
  • Cinsiyet: Bayan
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #12 : 14 Mayıs 2011, 18:09:03 Cts »
Öğret-enler
Herkesin bir zamanlar hayatının vazgeçilmezi olan öğretmenler.Öğretmenlerimiz kim bilir onlardan neler neler öğrendik?İlkokulda dört işlemi ortaokulda problem çözmeyi lisede bunların hepsini kullandık aslında.’İlkokulda öğretmenin iyiyse ona karşı terbiyen varsa bunu devam ettirirsin.Yani inşaatın temeli sağlam olursa bina kolaylıkla yapılabilir.Ben bu sözün arkasındayım beyler bayanlar.İlkedinimlerimiz bir bakıma göre aynalarımız.İlkokul öğretmeninin ismini bile hatırlamayanlar var oysa.Nasıl unutulur ki onların emekleri,öğrettikleri. Türkiye’nin tabiki  de ilk öğretmeni Mustafa Kemal Atatürk’tür.Bence bu büyük önder her dakika teşekkür etmeliyiz.Kimimiz yazmayı,okumayı,öğretmeyi onunla sevdi bu konuda gerçekten bir alkışı hak ediyor Atamız.Atatürk’ten bahsetmişken onun bir sözünü  da alıntı yapalım.Ne demiş ulu önder ‘Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.’Çok mükemmel bir söz.Zamanında yapacağını yapmış ulu önderimiz.Son olarak öğretmenlerle ilgili bir şey demek istiyorum.Öğretmenler zamanında siz de bu yoldan geçtiniz siz öğrencilerinizle olumlu etkileşimde bulunun ki öğrenciler sizi örnek alsın onların AYNASI olunuz.
Unutmayın ki onların başarıları da başarısızlıkları da size de aittir.

Çevrimdışı asukaki

  • AsukAki
  • İşi Kavrayan Gelişimci
  • *****
  • İleti: 1.794
  • Cinsiyet: Bay
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #13 : 14 Mayıs 2011, 20:38:35 Cts »
İlk okul şimdiki deyimiyle ilköğretim veya daha öncesi anaokulu ve aile okulu çok çok önemlidir bireyin ilerdeki hayatına direk etki eden olaylar. Psikolojisinin şekillemeye başladığı dönemler.Teşekkürler sinos

Çevrimdışı crt

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 8.438
  • Cinsiyet: Bayan
    • http://www.enpama.com/
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #14 : 14 Mayıs 2011, 21:04:57 Cts »
Öğret-enler
  

Köy Enstitülü bir öğretmen çocuğu olmanın grurunu taşıdım hep.
Güzel bir konuyu kaleme almışsın.oldukça  samimi ve içinden geldiği gibi yazmışsın..
Teşekkürler canım

Çevrimdışı sinos

  • Sinem
  • Yeni Gelişimci
  • ***
  • İleti: 251
  • Cinsiyet: Bayan
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #15 : 19 Mayıs 2011, 16:01:29 Prş »
İlk okul şimdiki deyimiyle ilköğretim veya daha öncesi anaokulu ve aile okulu çok çok önemlidir bireyin ilerdeki hayatına direk etki eden olaylar. Psikolojisinin şekillemeye başladığı dönemler.Teşekkürler sinos

Rica ederim :)

Çevrimdışı sinos

  • Sinem
  • Yeni Gelişimci
  • ***
  • İleti: 251
  • Cinsiyet: Bayan
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #16 : 19 Mayıs 2011, 16:02:27 Prş »
Öğret-enler
 

Köy Enstitülü bir öğretmen çocuğu olmanın grurunu taşıdım hep.
Güzel bir konuyu kaleme almışsın.oldukça  samimi ve içinden geldiği gibi yazmışsın..
Teşekkürler canım


Sağolun beğendiyseniz sevinirim :)

Çevrimdışı sinos

  • Sinem
  • Yeni Gelişimci
  • ***
  • İleti: 251
  • Cinsiyet: Bayan
Sinem'in Dünyası...
« Yanıtla #17 : 04 Haziran 2011, 15:21:29 Cts »
Baş+Arı
Evet bugünkü konum başarı ilgili olacak..Her başarı emek ister.Başarı yalnızca sözlüklerde çalışmadan önce gelir.Daha açık anlatmak gerekirse,çalışmayı bir yemek başarıyı güce benzetebiliriz.Ne kadar fazla yemek yersen o kadar güçlü olursun yani ne kadar emek o kadar ekmek.
Okuduğum kitabın birinde başarısızlığın da bir başarı olduğundan bahsediyordu.Uzun zaman içerisinde başarısızlığı yakalamışsanız elbette bu da bir başarı örneğidir.Başarıyla samimi olabilmeniz için önce kendinizi tanımanız gerekir.Nerede hata yapıyorum,hayatta asla şunu yapmam dediğim işler nedir,başarılı olmayı gerçekten istiyor muyum?İşte bu sorulara cevap bulunmadığı sürece başarı da görülmez.Ben belki fazla başarısı olan biri değilim ama herkesin kendine örnek alabileceği mesleğinde önemli yerlere gelmiş,tecrübeli birilerinin olması gerekir diye düşünüyorum.Lideriniz size yol gösterir ama bir yere kadar.Ona ihtiyacınız olmadığını  hissettiğinizde başarıya emin adımlarla çıkabilirsiniz.Hiç kimse başarı elde etmek için eli cebinde zirveye çıkmamıştır.Küçük başarılar,büyük mutluluklar.
Başarının ana unsurları bana göre;hırs,emek,cesaretve heyecandır.Hırs bir teknenin,yelkenini şişiren rüzgara benzer.Fazlası tekneyi batırır azı da tekneyi olduğu yerde saydırır demiş –VOLTAİRE-Belki daha diyecek fazla söz var ama unutmayalım ki para parayı insan insanı nasıl çekerse başarı da başarıyı çeker.

sponsorlu baglantilar
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
30 Yanıt
7348 Gösterim
Son İleti 18 Temmuz 2009, 14:09:01 Cts
Gönderen: aylinyalnız
14 Yanıt
4464 Gösterim
Son İleti 03 Nisan 2009, 19:12:59 Cum
Gönderen: GÜLBANU38
20 Yanıt
4133 Gösterim
Son İleti 05 Ocak 2009, 23:29:34 Pzt
Gönderen: majeste1959
6 Yanıt
4749 Gösterim
Son İleti 21 Ocak 2009, 23:55:11 Çrş
Gönderen: Korsan
2 Yanıt
4965 Gösterim
Son İleti 30 Haziran 2014, 22:33:33 Pzt
Gönderen: prenses35

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31