MOTIVASYON MESAJINIZ:
Kişisel başarı için televizyonunuzu öldürün. - Steve Chandler

Güzel Konuşma ve Diksiyon

21 Mayıs 2007 | Özgür ŞAHİN | Kategori: İnsan İlişkileri |

DiksiyonGüzel ve etkili konuşmada diksiyon (söyleniş-telaffuz-pronounciation) yani seslerin doğru çıkarılması son derece önemlidir. Fonetik bilgisi seslerin çıkarılışını inceler. Diksiyon ise buna ek olarak daha geniş bir kapsamda, ses organlarının doğru sesleri çıkarabilecek şekilde eğitilmeleri üzerinde odaklanır. Bu yönüyle diksiyon önemli ölçüde fonetiğe dayanır. Ancak biz bu bölümde konunun fonetik yönü üzerinde ayrıntılı durmayacağız.

Türkiye?de seslerin çıkarılmasında yörelere göre farklılık vardır. Ancak güzel seslendirmede daha çok İstanbul ağzı esas alınır. Seslerin gerektiği gibi çıkarılabilmesi için ses aletlerinin- gırtlaktan başlayarak dil, dudaklar, çene ve buruna kadar tüm ses aletlerinin eğitilmesi gerekir. Bu çerçevede aşağıda çeşitli alıştırmalar yer alacak.

Alıştırmaları yaparken ses çıkışlarını netleştireceğiz. İyi boğumlanma yani heceleri netleştirerek seslendirebilmek için dudak tembelliğini ortadan kaldırmamız gerekir. Sesleri ses organlarını abartılı kullanarak çıkaralım. Aşağıdaki doküman dört bölümden oluşmuştur: Birinci bölüm ses organlarının eğitimine ilişkin alıştırmalar; ikinci bölüm, sesli harflerin çıkarılışı; üçüncü bölüm sessiz harflerin çıkarılışı ve kullanımını anlatmaktadır. Dördüncü bölüm ise sesli ve sessiz harflerin cümle içinde karışık şekilde kullanımına ilişkin alıştırmalardan oluşmaktadır.

Bu alıştırmalarda verilen örnek cümle veya hecelerin bıkmadan ısrarla tekrar tekrar seslendirilmesi gerekir. Bu çalışma sürdürüldükçe seslerin ağızdan akarcasına çıkmaya başladığını, başlangıçtaki zorlanma veya tutukluğun ortadan kalktığını göreceksiniz.
Diksiyon sesin güzel çıkmasını ve sözlerin doğru seslendirilmesini amaçlayan sanatın adıdır. Diksiyon bu yönüyle ses ve söz üzerinde odaklanmıştır. Sözün içeriğinin kodlanması yani etkili iletişim diksiyon sanatının dışında kalan bir konudur. Ancak konu üzerinde oluşturulan eserlerde bir karmaşanın mevcut olduğunu da itiraf edelim.
Kitabınızın diksiyon bölümünde diksiyonun temel öğeleri üzerinde durulmuştur. Bu öğeler söyleniş-fonetik, boğumlanma, vurgu, durak ve ulamadan oluşmaktadır. Fonetik seslerin doğru çıkarılmasıyla ilgilenen bir alandır. Boğumlanma, seslerin birbiri ardına tam ve tok şekilde kaybolmadan çıkarılması alanıyla ilgilenir. Vurgu, söylemedeki monotonluğun kırılmasını sağlayan, her dilde kendine özgü gelişen bir telaffuz konusudur. Yazı noktalaması ve duraklarıyla konuşma noktalaması veya durakları birbirinden farklı olabilmektedir. Durak bölümü, bu sorunun çözümünü amaçlamaktadır. Ulama çalışmalarına gelince, bu çalışmalar kelimeler arasında uyumlu geçişler sağlamayı amaçlamakta ve dilin doğal kurallarından yararlanmaktadır.

Söyleniş-Fonetik
Söyleniş bölümünde sesli ve sessiz harfleri ayrı ayrı inceleyeceğiz. Türkçe?de 8 adet sesli ve 21 adet sessiz harf vardır. Sesli harfleri ?ünlü?, sessiz harfleri de ?ünsüz? kelimesiyle tanımlayacağız. Türkçe?mizdeki ünlüler ?a, e, ,ı, i, o, ö, u, ü?den oluşur. Ünsüzler ise ?b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z? den oluşur. Söyleniş bölümünde ünlü ve ünsüz harflerin fonetiğini öğreneceğiz. Aşağıda konular hem anlatılmış hem de gerekli alıştırmalar birlikte verilmiştir.

DİKSİYON (2)
ALIŞTIRMA: FONETİK

Ünlüler
A
Konuşma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (a) vardır. Bunlardan biri (kalın a) diğeri de (ince a) dır. Her iki (a) bazen uzun, bazen kısa okunabilir. Bu iki (a) yı söylerken birbirinden ayırt etmek için (ince a) nın üzerine şu ( ^ ) işareti koyarak gösterelim.

Kalın A
Şu şekilde söylenir: Dil doğal duruşunu değiştirerek ortaya doğru biraz yükselir, dudaklar hareketsiz, yanaklar gevşek ve çeneler açık. aaa aaaa aaaa
Elâlem ala dana aldı ala danalandı da biz bir ala dana alıp aladanalanamadık. Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğini. Ağlarsa anam ağlar, kalanı yalan ağlar.

İnce A
(Kalın a) ya oranla daha ileriden söylenen bir ünlüdür. Dilimize geçen yabancı kelimelerden gelmiştir. Bu kelimelerin başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: lâla, lâstik, hâl. hâlbuki, lâf, lâkırdı, lâle, lâl, kâse, lâle, lânet, lâzım, kâzım, kâtip gibi.
Lâla lâtif lâleli lâmbasını lâcivert lâke lâvabodan nâzik, nâdide şefkâte verdi.

Uzun A
Bunu da (â) şeklinde gösterelim :
Önek: Nâne, nâdir, nâme, câhil, câhit, seyahât, sâdık, sâbit, kâtil, nâzik târih, mâvi, hâttâ, hârf, dikkât, şefkât, kabahât, sıhhât, nâmus, nâne, nâsihat,

E
Konuşma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (e) vardır. Bunlardan biri (açık e) diğeri de (kapalı e) dir. Bu iki (e) yi söylerken birbirinden ayırt etmek için (kapalı e) nin üzerine şu (´) işareti koyarak (açık e) den ayıralım. eee eeee eeee

Açık E
(Açık e) şu şekilde söylenir: Çeneler (a) ünlüsünde olduğu gibi, dil ileri doğru yükselir. Kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Eş, sen, sene- Edebi edepsizden öğren: Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver: Evlinin bir evi, evsizin bin evi var. - Bir elin nesi var, iki elin sesi var. - Sen dede ben dede bu atı kim tımar ede.

Kapalı E
(Kapalı e) şu şekilde söylenir: dudak kenarları kulaklara doğru biraz yaklaşıp çeneler hafifçe sıkılır.
Gece penceredeki benekli tekir kedi tenceresindeki eti yedi.

I
Şu şekilde söylenir: Çıkış noktası damağın arka kısmındadır. Dudakların köşesi kulaklara doğru açılır. Dil damağın arkasına doğru toplanarak dar bir geçitten havayı bırakır. Dilimizde (ı) ünlüsü kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Isı, ıslık, ılıcalı ıııı ııı ııııı
- Ihlamuru ısıt: Tıkır tıkır: Mırıl mırıl: Şıkır şıkır. Yığın yığın, kıpır kıpır, gıcır gıcır, ıslak ıslak, pırıl pırıl, fırıl fırıl, zırıl zırıl.

İ
Şu şekilde söylenir: Çıkış noktası damağın ön kısmındadır. Dudakların köşesi kulaklara doğru açılır, dil damağın iki yanına dayanarak dar bir geçitten havayı bırakır. Kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: İz, dil, izci iii iiiii iiiii
İki dinle bir söyle- iki el bir baş içindir.
Dilimizde süresi uzun olan (i) lere rastlanır:
İcat, biçare, bitap, bitaraf, veli, fenni, fiziki, cani, hayati, nihai, fuzuli, deruni

O
Konuşma dilimizde kalın ve ince olmak üzere iki ayrı O vardır.

Kalın O
Çeneler açık, dudaklar birbirine yakındır ve ağız içi yuvarlaktır. Kelime başlarında sık rastlanır. Örnek: Ot, ova, ocak, olmak, ordu, oda, orman, ortak, bando, banyo, biblo, bono, fiyasko, tango, solo, fono, foto, radyo, stüdyo, şato, tempo, vazo, Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz. oooo oooo ooo

İnce O
Biraz daha ileriden daha az yuvarlak yapılarak söylenir.
Lobutları loş locasında notalıyan normâl lort losyoncusunun lokantasında nohutları lokumlarla karıştırdı.

Ö
Çeneler ve dil (açık e) ünlüsünde olduğu gibidir. dudakların alt ve üst köşeleri birbirine yaklaşıp ağız küçük bir yuvarlak gibi olur. (ö) ünlüsü çoğunlukla kelime başında bulunur. ööö ööö öööö
Örnek: öbek, öc, ödenek, ödünç, ödeşmek, ödev, öfke, öğrenmek, öğrenim, öğretim, öğünmek, öğüt, ökçe, öksürük, örs
- Ölenle ölünmez. - Ölüm kalım bizim için. - Önce düşün. sonra söyle. - Öfkeyle kalkan zararla oturur.

U
Konuşma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (u) vardır. Bunlardan biri (kalın u) diğeri de (ince u) dur.

Kalın U
Çeneler açık, dudaklar birbirine iyice yaklaşık ve ağız tam bir küçük yuvarlak olur. Örnek: Uç, ucuz, uçak, uçurum, uykucu, ulu uuu uuu uuu
Unkapanı uğradığı uğursuzluktan upuzun uzandı.

İnce U
(Kalın u) ya oranla daha ileriden söylenir. Ünlüsü çoğunlukla yazıda (ü) ünlüsü ile gösterilir. Örnek: Rûya, rûzgâr, hûlya, gûya, lûzûm, lûtfen, lûgat, nûr, nûmara, Nûri,
Gûya Hûlya rûyasında Lûtfi´ye nûmaralı nûtuk söyliyerek lûtfetmiş.

Ü
Çeneler ve dil (açık e) ünlüsünde olduğu gibidir. Dudakların alt ve üst köşeleri birbirine iyice yaklaşır ve büzülür. (ü) ünlüsüne dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda sık rastlanır. Örnek: Üç, üçgen, üçlü, üçüz, üflemek, ülker, ülkü, ün, ünlem, ünlü, üreme, ürkek ,ürpermek, üzüm, üstün, üşenmek, ütü üüü üüü
- Üzüm üzüme baka baka kararır. -Ülker üzüntüden üzüm üzüm üzüldü. -Ürümesini bilmeyen köpek, sürüye kurt getirir.
Ünsüzler

B
Dudakların birleşip açılmasıyla meydana gelir. Kelimenin başında veya ortasında bulunur. Kelime başında örnek: Baş, boş, bıçak, biber Kelime sonunda (p)ye dönüşür. Örnek: Kitap, kap, hesap, çorap. Ancak kelime sonunda ünlü bulunursa eski konumuna döner: Örnek: Kitabı, dolabı, kabı, hesabı
Gerçekte (p) ile biten kelimeler ise değişmezler. Örnek: sap-sapı, çöp-çöpü, top-topu, tüp-tüpü, küp-küpü, kulp-kulpu, hap-hapı,
Bi Be Ba Bo Bu Bö Bü Bı Bip Bep Bap Bop Bup Böp Büp Bıp
Bil Bel Bal Bol Bul Böl Bül Bıl Bir Ber Bar Bor Bur Bör Bür Bır
Bit Bet Bat Bot But Böt Büt Bıt Bis Bes Bas Bos Bus Bös Büs Bıs
Babasının benekli bıldırcını bitişik bostanda böceklerden bunalarak büzüldü.

C
Dişler birbirine yaklaşık, dil ucu dizlerin ön kenarına yayılmış, alt çene aşağı düşerek çıkar. Örnek: Cam. caba, cacık, coşkun, cömert, cüce, cümle. Kelime sonunda (ç) olur.
Ci Ce Ca Co Cu Cö Cü Cı Cip Cep Cap Cop Cup Cöp Cüp Cıp
Cik Cek Cak Cok Cuk Cök Cük Cık Cit Cet Cat Cot Cut Cöt Cüt Cıt
Cambaz Cevat cılız cimri coşkunla cömertliğe cumbada cüret ettiler.

Ç
C harfinden biraz daha sert olarak çıkar. Çıkış biçimi aynıdır.
Çi Çe Ça Ço Çu Çö Çü Çı İç Eç Aç Oç Uç Öç Üç Iç
Çip çep Çap Çop Çup Çöp Çüp Çıp  Tiç Teç Taç Toç Tuç Töç Tüç Tıç
Piç Peç Paç Poç Puç Pöç Puç Püç Pıç Şiç Şeç Şaç Şoç Şuç Şöç Şuç Şüç Şıç
Çardaklı çeşmedeki çırak, çiçekleri, çorbanın çöreğini ve çuvalları çürüttü.

D
Dilin damağın ön kısmına üst diş köklerine dokunmasıyla çıkarılır.
Örnek: Dam, dal, dar, dış, diş, dadı, dede, deney,-demir,
Kelime sonunda (t) olur. Yalnız anlamlan ayrı olup söylenişleri benzeyen bir kaç kelimeyi birbirinden ayırmak için (d) olarak yazılır. Örnek: Ad (isim), at (hayvan), od (ateş), ot (bitki), had (derece), hat (çizgi)
Di De Da Do Du Dö Dü Dı Dip Dep Dap Dop Dup Döp Düp Dıp
Dik Dek Dak Dok Duk Dök Dük Dık Dit Det Dat Dot Dut Döt Düt Dıt
Dir Der Dar Dor Dur Dör Dür Dır  Diz Dez Daz Doz Duz Döz Düz Dız
Davulcu dede dışarlıklı dikişçiyi dolandırırken dönemecin duvarından düştü.

F
Üst kesici dişler alt dudağın üstüne dokunup açılmasıyla çıkarılır. Dilimizde çoğunlukla kelime başında, pek seyrek olarak da ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Fal, fil, fakat, falaka, falanca, faraş, felek, ferman, fasafiso, federasyon, felâket, felç, fevkalâde, frak, fitre, film?, fayans, fötr, fonojenik, futbol, füze
Fil Fel Fal Fol Ful Föl Fül Fıl Fit Fet Fat Fot Fut Föt Füt Fıt
Fip Fep Fap Fop Fup Föp Füp Fıp Fif Fef Faf Fof Fuf Föf Füf Fıf

G
Dil sırtının damağın gerisini, bir de damağın daha ön kısmını kapatmasıyla meydana gelir. Örnek: Gaga, gagalamak, gam, galiba, gar, garaj, gargara, gazete, gelincik, göçmen, gölge, gönye, görev, güzellik.
(G) ünsüzünün iki çıkış noktası vardır. İnce ünlülerle damağın ön kısmından çıkar. Örnek: Gâh, gel, gör, git, gûya, güç. Kalın ünlülerle damağın gerisinden çıkar. Örnek: Gar, gıcık, gocuk, guguk, gibi.
Gi Ge Ga Go Gu Gö Gü Gı Gik Gek Gak Gok Guk Gök Gük Gık
Gip Gep Gap Gop Gup Göp Güp Gıp Gif Gef Gaf Gof Guf Göf Güf Gıf
Gil Gel Gal Gol Gul Göl Gül Gıl Gir Ger Gar Gor Gur Gör Gür Gır
Galip Geyvede gır gır giden gocuklu göçmen gururluya güldü.

Ğ
Dilimizde varlığını ancak kendinden evvel gelen ünlünün süresini uzatmakla hissettirir. Kelime başında bulunmaz, iki ünlü arasında ise ikili ünlü meydana getirir. Örnek: Boğaz-boaz, doğal -doal, yoğurt - yourt
Konuşma dilimizde bazan y ve v seslerine döner. Örnek: Eğer-eyer, diğer-diyer, soğuk-sovuk
Ği Ğe Ğa Ğo Ğu Ğö Ğü Ğı Ğir Ğer Ğar Ğor Ğur Ğör Ğür Ğır
Ğip Ğep Ğap Ğop Ğup Ğöp Ğüp Ğıp Ğil Ğel Ğal Ğol Ğul Ğöl Ğül Ğıl

H
Bir soluk harfi olup ağzın (kalın a) ünlüsünü çıkardığı durumla meydana gelir. Örnek: Habbe, haberci, haber, hacamat, hacı, hacıyatmaz, hadde, hademe, hafız, hafif, hafta, hakiki, hakir, hâlbuki, hallac, hassâs, hece, hımhım, hipnotizma, hokkabaz, hulâsa, hulyalı, hüner, hücum, hücre, hüviyet,
Hi He Ha Ho Hu Hö Hü Hı Hih Heh Hah Hoh Huh Höh Hüh Hıh
Hip Hep Hap Hop Hup Höp Hüp Hıp Hit Het Hat Hot Hut Höt Hüt Hıt
Hil Hel Hal Hol Hul Höl Hül Hıl  Hir Her Har Hor Hur Hör Hür Hır
Habeş hemşire hırkalı hizmetçi hoppa hödüğe hurmaları hürmetle sundu.

J
Dişler birbirine, dil sırtı da katı damağa yaklaşır, havanın dil ortasından sızmasından meydana gelir. Örnek: Jale, Japon, jandarma, jambon, jelâtin, jeoloji, jeolog, j jest, jilet, jübile, jüri.Halk arasında (j) ünsüzünün (c) olduğu görülür. Örnek:Japon- Capon, jandarma - candarma, panjur = pancur, jurnalcı = curnalcı,
Ji Je Ja Jo Ju Jö Jü Ji  Jij Jej Jaj Joj Juj Jöj Jüj Jıj
Jir Jer Jar Jor Jur Jör Jür Jır Jil Jel Jal Jol Jul Jöl Jül Jıl
Jip Jep Jap Jop Jup Jöp Jüp Jıp Jis Jes Jas Jos Jus Jös Jüs Jıs
Japon jeolog jiletini jurnalıyle jüriye verdi.

K
Dil sırtının damağın gerisini, bir de damağın daha ön kısmını kapatmasıyla meydana gelir. İnce ünlülerle damağın ön kısmından kalın ünsüzlerle ise arka kısmından çıkar. Örnek1: Kel, kir, kör, kâtip kâhya, Örnek2: Kaba, kaya, kaçak, kadastro, kadın kadife, kalp, kal
Ki Ke Ka Ko Ku Kö Kü Kı Kik Kek Kak Kok Kuk Kök Kük kık
Kil Kel Kal Kol Kul Köl Kül Kıl  Kir Ker Kar Kor Kur Kör Kür Kır
Kip Kep Kap Kop Kup Köp Küp Kıp Kit Ket Kat Kot Kut Köt Küt Kıt
Kara ketenlik külahlı kuş kara kediyi yedi

L
Dil ucu damağın ön kısmına(lale), bir de daha gerisine(olay) dayanır, hava dilin yanlarını titreterek sızar. Örnek: lâbirent, lâboratuvar; lâcivert; lâçka, lâdes, lâf, lâkap, lâhana, leylâk, leziz, limon, lise, litografya, liyakat, löca, lödos, lökanta, lokma, lökomotif, lösyon, löş,
Li Le La Lo Lu Lö Lü Lı  Lil Lel Lal Lol Lul Löl Lül Lıl
Lir Ler Lar Lor Lur Lör Lür Lır Lip Lep Lap Lop Lup Löp Lüp Lıp
Lit Let Lat Lot Lut Löt Lüt Lıt  Lin Len Lan Lon Lun Lön Lün Lın
(L) ünsüzü bazı kelime ortalarında ve sonlarında kaybolur, Örnek: Nası şey = nasıl şey, kak ordan = kalk ordan, Adi konuşmada (r) ünsüzünün (l) olduğuna sık rastlanır. Buna (Leleşme) denir.Önek: Birader-bilâder, Berber-belber, servi - selvi, serbest = selbes, bâri = bâli, diye= diyelek, kerli ferli = kelli felli, zemberek -zembelek, merhem - melhem, terlik = tellik, amerikan = amelikan

M
Dudakların birleşip açılması ve damağın hafif alçalmasıyla meydana gelir. Dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Maalesef, macera, maç, madalya, maalmemnuniye, maarif, modern, mücevher, madenî, manzume, müzakere, mütemmim
Mi Me Ma Mo Mu Mö Mü Mı Mip Mep Map Mop Mup Möp Müp Mıp
Mir Mer Mar Mor Mur Mör Mür Mır Mil Mel Mal Mol Mul Möl Mül Mıl
Min Men Man Mon Mun Mön Mün Mın Mim Mem Mam Mom Mum Möm Müm Mım
Muhallebici melankolik Mısırlı Mirza modern mösyöyle Muradiyede müzik dinledi

N
Dilin damağın ön kısmına, diş köklerine dayanıp açılmasıyla meydana gelir: Dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Nasır, nadan, nadide, nafaka, nafile, naftalin, nakil, nakit , nal nalbant, namaz, namus, nankör, narin, narkoz, nâsihat, nâzım, nazik, nesir, nezaket, nilüfer, nisan
Ni Ne Na No Nu Nö Nü Nı Nip Nep Nap Nop Nup Nöp Nüp Nıp
Nil Nel Nal Nol Nul Nöl Nül Nıl  Nir Ner Nar Nor Nur Nör Nür Nır
Nim Nem Nam Nom Num Nöm Nüm Nım Nin Nen Nan Non Nun Nön Nün Nın
Namlı nane nini nini naneleri numaraladı

P
Dudakların birleşip açılmasıyla ve açılma sırasında dışarıya hava fırlamasıyla meydana gelir. Dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Paça, paçavra, paket, pala, palamut, panorama, pansiyon, pantolon, papatya, paragraf, paramparça, paraşüt, paratoner, parazit, patinaj, pedagoji, plak, plaka, plan, planör, politika, porselen, porsiyon, program, projeksiyon, protesto, psikoloji,
Pi Pe Pa Po Pu Pö Pü Pı Pip Pep Pap Pop Pup Pöp Püp Pıp
Pil Pel Pal Pol Pul Pöl Pül Pıl Pir Per Par Por Pur Pör Pür Pır
Pit Pet Pat Pot Put Pöt Püt Pıt Pis Pas Pos Pus Pös Püs Pıs
Palavracı peltek pısırık pişkin poturlu porsuk pulcu püskürdü.

R
Dil ucunun yukarıdaki kesici dişlere yakın noktayla meydana getirdiği kapağın bir çok defa açılıp kapanmasıyla meydana gelir. Kelime başında bulunan (R) kolay söylenir. Fakat kelime sonlarındaki (R) ünsüzlerine önem verilmezse anlaşılması güç olur. Örnek: Rabıta, radyatör, radyografi, rahat, roket, raket, ramazan, randevu raptiye, rol, reçete, rehber, rehin, rejisör, rakip, reklâm, rekor, repertuvar, reverans, rezonans, riyakâr, romatizma, rota, rozet, röportaj, rûya, rûzgâr,
Ri Re Ra Ro Ru Rö Rü Rı İr Er Ar Or Ur Ör Ür Ir
Rir Rer Rar Ror Rur Rör Rür Rır Tir Ter Tar Tor Tur Tör Tür Tır
Fri Fre Fra Fro Fru Frö Frü Frı Gri Gre Gra Gro Gru Grö Grü Grı
Radyolu ressam Ramis Rasimin romanıyla röportaj yaptı

S
Dudaklar açıktır, dilin ucu alt diş köklerine yaklaşır ve hava dilin arasından tonsuz olarak sızar. Dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Sap, saat, sabah, sabotaj, saman, servis sıska, seksek senaryo, stüdyo, spiker, smokin, hassas, kasa gibi…
Si Se Sa So Su Sö Sü Sı Sil Sel Sal Sol Sul Söl Sül sıl
Sir Ser Sar Sor Sur Sör Sür Sır Sis Ses Sas Sos Sus Sös Süs Sıs
Siş Seş Saş Soş Suş Söş Suş Sış İsi Ese Asa Oso Usu Ösö Üsü Isı
Sandıklıda sepetleri sıralı simitçi sofrada sökülen sucukları süpürdü

Ş
Dişler birbirine, dil sırtı da katı damağa yaklaşır, hava dilin ortasından çıkar. Örnek: şantaj, şantiye, şafak, şahin, şakşakçı, şimendifer, şimşek, şarapnel, şarjör, Şifre, şövale, şüphe, şölen,
Şi Şe Şa Şo Şu Şö Şü Şı  Şil Şel Şal Şol Şul Şöl Şül Şıl
Şir Şer Şar Şor Şur Şör Şür Şır Şis Şes Şas Şos Şus Şös Şüs Şıs
Şiş Şeş Şaş Şoş Şuş Şöş Şüş Şış Şiz Şez Şaz Şoz Şuz Şöz Şüz Şız
Şamlı şemsek şimşir şafak şakşaklandı

T
Dilin damağın ön kısmına diş köklerine dayanıp açılmasıyla meydana gelir:. Dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Tabak, taban, tabela, tablet, tablo, talih, tarih, tapu, tatil, teklif, tekzip, telefon, teleskop, televizyon, telgraf, temenni, tempo, temsil, tentene, tepki, terlik, termos, testere, transatlantik, transformatör, trapez, titiz, tiyatro, tren, tribün, turp, turnike, tünel,
Ti Te Ta To Tu Tö Tü Tı Tik Tek Tak Tok Tuk Tök Tük Tık
Tir Ter Tar Tor Tur Tör Tür Tır Tit Tet Tat Tot Tut Töt Tüt Tıt
Tis Tes Tas Tos Tus Tös Tüs Tıs Tiş Teş Taş Toş Tuş Töş Tüş Tış
Tatar tepsici tıknaz titiz Tosun tömbekici tulumbacıyla tütün tüttürdü.

V
Üst kesici dişler alt dudağın üstüne dokunur. Dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Vade, vadi, vagon, vahşi, vakit, vantilâtör, vapur, varil, varis, vasiyet, velvele, vergi, vestiyer, vesvese,
Vi Ve Va Vo Vu Vö Vü Vı Viv Vev Vav Vov Vuv Vöv Vüv Vıv
Vil Vel Val Vol Vul Völ Vül Vıl Vir Ver Var Vor Vur Vör Vür Vır
Vis Ves Vas Vos Vus Vös Vüs Vıs Viş Veş Vaş Voş Vuş Vöş Vüş Vış
Velveleli vasi vesvese vadide vagon verdi

Y
Dil ortasıyla ön damak arasından çıkar. Dilimizde kelime başında ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Yaba, yaban, yağmur, yalan, yamyam, yankı, yan, yarış, yaz, yaş, yangın, yayan, toy, çay
Yi Ye Ya Yo Yu Yö Yü Yı  Yiy Yey Yay Yoy Yuy Yöy Yüy Yıy
Yil Yel Yal Yol Yul Yöl Yül Yıl Yir Yer Yar Yor Yur Yör Yür Yır
Yis Yes Yas Yos Yus Yös Yüs Yıs Yiz Yez Yaz Yoz Yuz Yöz Yüz Yız
Yalvaçlı yelpazeli yıldız yirmi yoksul yörükle yumurtalarını yükledi.

Z
Dilin ucu alt diş köklerine yaklaşır, hava dilin arasından tonlu olarak çıkar. Kelimelerin başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek; Zafer, zahire, zahmet, zakkum, zalim, zaman, zambak, zamk, zar, zarar, zarf, zemzem, zenci, zerdali,
Zi Ze Za Zo Zu Zö Zü Zı Zip Zep Zap Zop Zup Zöp Züp Zıp
Zil Zel Zal Zol Zul Zöl Zül Zıl  Zir Zer Zar Zor Zur Zör Zür Zır
İzi Eze Aza Ozo Uzu Özö Üzü Izı Ziş Zeş zaş Zoş Zuş Zöş Züş Zış


BOĞUMLANMA

Ünlü ve ünsüz sesleri tam bir belirginlikte seslendirebilenler sağlam boğumlanma yaparlar. Boğumlanma yeteneğimizin gelişmesi için ses organlarımızın zorlandığı tekerlemeleri bol bol seslendirmemiz sorumuzu çözmemize yeterli olacaktır. Aşağıda önce ünlaler ve ardından ünsüzlerin esas alındığı tekerleme örnekleri verilmiştir. Bu tekerlemeleri hatasız ve çok rahat okuyabilecek şekilde tekrar etmelisiniz. Boğumlanma yeteneğinin gelişimi için her türlü metnin bol bol okunmasını tavsiye ediyoruz.

ALIŞTIRMA: BOĞUMLANMA
ÜNLÜLER:
(A) Abana´dan Adana´ya abarta abarta apar topar ahlatla ağdalı avuntucu ahmak Ahmet´in avandanlıklarını aparanlardan Acar Abdullah ile akıllı Abdi akşam akşam bize geldi. Al bu takatukaları, takatukacıya takatukalatmaya götür. Takatukacı takatukaları takatukalamam derse takatukacıdan takatukaları takatukalatmadan al getir.
(ı) Iğdır´ın ığıl ığıl akan ılıman ırmağının kıyıları ıklım tıklım ılgın kaplıdır.
(o) Okmeydanı´ndan Oğuzeli´ne otostop yap; Oltu´da volta at, olta al; Orhangazi´de Orhanelili Orhan´a otostopluk öğret; sonra da Osmancıklı Osman´a otoydu, totoydu, fotoydu, dök!
(u) Uluborlulu utangaç Ulviye ile Urlalı uğursuz Ulvi uğraşa uğraşa Urfa´daki urgancılara uzun uzun, ulam ulam urgan sattılar.
(i) Ibibiklerin ibiklerini iyice iyileştirmek için Istinyeli istifçi Ibiş´in istif istiridyeleri mi, yoksa, Iskilipli Ispinoz işportacı Ishak´ın işliğindeki ibrişimleri mi daha iyi, bilemiyorum. İbişle Memiş, mahkemeye gitmiş, mahkemeleşmiş mi, mahkemeleşmemiş mi?
(e) Eğer Eleşkirtli eleştirmen Eşref ile Edremitli Bedri´yi Eğe´nin en iyi eğercisi biliyorlarsa, ben de Ermenekli Erdem Ergene´nin en iyi elektrikcisidir derim.
(ö) Özbezön´ün özbeöz Ödemişli öngörülü öğretmeni Özgüraslan ile Özgüluslan özellikle özerk ön öğretimde öylesine özverili, övünç verici ve övgüye değer kişiler ki, hani tüm öğretim örgütleri içinde en özgün örnek onlardır diyebilirim.
(ü) Ürdünlü ûnlü üfürûkçü Üryani, Ünye, Üsküdar, Ürgüp üzerinden ûlküdeşlerine üstüpü, üstübeç, üvez, üzûm, üzengitaşı ve üzünç götürürken, Üveyik´ten ürûyerek, ûvendirelerini sürüyerek yürüyen ûçkağıtçı ütücülerin ürkûntü ûreten ünü batasıca ünlemleriyle ürküverdi.

ÜNSÜZLER:
(f) Farfaracı Fikriye ile favorili fasa fiso Fahri Fatsalı Fatma´yı görünce, fesleğenci feylesoy Feyyaz´ı, fındıkçı Ferhunde´yi anımsayarak feveran ettiler. Felemenkte Felemenklerin Felemenkçe mi konuştuklarını düşûne düşüne fertliği çektiler.
(p) Pohpohçu pinti Profesör pofur pofur pofurdayarak hınçla tunç çanak içinde punç içip pûlverizatör prospektüsünû papazbalığı biblosunun berisindeki papatpa buketinin bu yanına bıraktıktan sonra pâlas pandıras Pülümürle Pötürgeden getirdiği pörsük pötikare pöstekiyi Paluluların Pıtırcık pazarında partenogenes pasaparolası ile pertavsız pervasız pervaz peysajını ve peronospora pestenkerani pestilini posbıyıklı pisboğaz pedegoga Pınarbaşında beş etti.
(m) Marmara´daki Karmarisli mermerciler mermerciliği meslek edinmişler, ama Mamak´taki mamacılar manyetizmacılıkla marmelâtçılığı meslek edinememişler.
(v) Vırvırcı Vedia ile vıdı vıdıcı Veli velinimeti vatman Vahit e vilâyette veda edip Vefâ ya doğru vaveylâsız, velevasız velespitle volta vururlarken voleybolcu Vatran virtüöz Vicdanî ve Viranşehirli vatansever viyolonselist Vecibe ile karşılaştılar.
(b) Babaeskili babacan Bahri Beberuhi Bedri ile bıyıksız bıçkıcı bıngıldak Bahir´in Bigadiç´teki bonbon bonmarşesine varmışlar, o adadakilerin yüzlerine bön bön bakarak, büyülü büyük buhurdanlığı buğulu buğulu boşaltıp bomboş bırakmışlar, sonra da Bodrumda gözden kaybolmuşlar.
(s) Sazende Şazi ile zifoz Zihni zaman zaman sizin sokağın sağ köşesinde sinsi sinsi fiskoslaşarak sizî zibidi Suzi´ye sonsuz ve sorumsuz sorgun ederler. Sason´un susuz sazlıklarında badece soğanla sarmısak yetişebileceğini söyleyen Samsunlu sebzecilerin sözüne sizler de sessizce ve sezgilerinize sığınarak inanabilirsiniz.
(ş) Şavşatlı Şaban, Şarkışlalı şipşakçı Şekip, Şişhaneş´den şeytankuşunu, şiş şiyeyi şişlemiş, şiye keşişe şiş demiş.
(ç) Çatalağzı´nda çatalsız Çatalcalı çatalcının çarpık çurpuk çalçene Çoruhluya çarptırmasına ne dersin? Çatalca´da topal çoban çatal yapıp çatal satar, nesi için Çatalca´da topal çoban çatal yapıp çatal satar? Karı için Çatalca´da topal çoban çatal yapıp çatal satar. Çarık çorap dolak, ben sana çarık çorap dolak mı dedim.
(l) Leyla ile Lalelili Lale´ye leblebi ile likör ikram etmiş. Lüpçüler,1ütfen lüzumlu lüzumsuz lakırdıları bırakın da lüzferle rızk, rot, rop, rint, ring, ray, radyoaktivite nedir diye konuşun.
(z) Zonguldaklı Zaloğlu Zöhre´nin kızı Zühal zibidi Zeki´ye ziyafet zerketti.
(s, t, z) Sedat Tınaz´ın tasası suratsız teyzesine rastlama sezen sıska sülük tazısını tuz tortusu tütsüsüııe tutmasıydı.
(ş, s) Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, 0rtadaki soğuk su su şişesi.
(c) Cemil, Cemile, Cemal cumaları cilacı cüce Canip´in cicili bicili cumbalı ciltevinde cümbür cemaat cacıklı civcivle cücüklü cacık yerler sonra da Cebecili cingöz coğrafyacının cinci ciciannesinin cırcırböceğini dinlerler. Ocak kıvılcımlandırıcılarından mısın, kapı gıcırdatıcılarından mısın? Ne ocak kıvılcımlandırıcılarındanım, ne kapı gıcırdatıcılarındanım.
(d) Dadaylı dadımın Dodurgalı düdük delisi dedesi diline doladığı dedbebeli dedim dedisiyle dırdırını dilinden düşürüp de bir kez olsun doya doya düden diyemeden, düdenin dallara doldurduğu doyumlu yemişlerden doyasıya yiyemeden darıdünyadan göçüp gitti.
(k -i-u) Kilisli kikirik kilimci Kilizmanda´ki kilitli kilisede kimliğini kimseye sezdirmeden kucak kucak kuskuslu kuşkonmazı kukumav kuşuna, kişiliksiz kulağakaçan kirliğ kirloz kirpiye de Kuşadası´nın kuşhanesindeki kuşbaşlı kuşbazla birlikte önce kişnişli kuşüzümünû, sonra da Kumla´nın kumlu kumlu kuşkirazını yutturmuş.
(k-ı-i) Kınıklı kılıbık kırpıntı Kıyasettin, Kırımlı kılkuyruk kıtmiri kıkır kıkır kıkırdatarak küskütük küçümen küfeci külhaniyle külüstür Kürşat´ı külünklü küngür üstüne küttedek devirdi.
Kırıkhandaki kırıkçı kırçıl kargın kırgın kırıkçısı kırmızı kırda kıkır kıkır kıkırdayarak Kırımlı kıkırdakçının kızıl kırlangıçlarını kışın kırlarda Kırgızlı kırpıntıcı kırışık Kırımtov´un kırıkkıraklarıyla besliyormuş.
(k-o-ö) Koca kokoz kokainman kokorozlana kokorozlana Kazablankalı kozmonota kök, kok, köken, kokot, kök sökmek, kokoreç, kökmantar, köknar, köçekçe, körkandil, krematoryum, kösnüklük ne demek diye sormuş.
(y) Yalancıoğlu yalıncık yayladığının yahnisini yağsız yiyebilirse de yayladığının yağlı yoğurdundan, Yüksekova´nın yusyumru yumurta yumurtlayan tavuklarından, bir de yörük ayranıyla yufkasından asla vazgeçemez.
(g) Güneyli girgin gammaz Galip Gavurdağı´nda güpegündüz galeyana gelmiş de Gülgiloğlu Gaziantepli gazup gazinocuyu Gölköylü gitaristle birlikte Gümüşhane´ye göndermiş. Geçen gece Gemerek´ten Gediz´e gelen Gebzeli gezginci gizemcilerden gitarist general Genzel, gençlere, gerçekdışılıkla gerçeklik dışı ilişkiler arasında ne gibi bir geçerlilik gerçekliği olduğunu sordu.
(k, g) Galata kulesi kapısı karşısındaki kuru kahvecinin gıgısı çıkık, dişi kırık, kurbağa kafalı, karakoncolos kalfası Hakkı karışıklığa getirip kahveye kavruk kakule kırığı kattı.
(h) Hahamhanede hahambaşı hahamı homur homur homurdanır görûnce, hemencecik heyecanlandı, hızlandı, hoşnutsuz hırçın halhallarla halkaları, halatları hallaçlara verdi.
(b- p- d-y) Batı tepede tahta depo dibinde beytutet eden pullu dede tekkesinden matrut bitli Vedat, dar derede tatlı duttan dürülü pide yutup pösteki dide dide dört ayda dört türlü derde tutuldu.
(b-p)Bir pirinci birinci buluşta bir inci gibi birbirlerine bağlayıp Perlepe berberi bastıbacak Bedri ile beraber Bursa bağrına parasız giden bu paytak budala, basası topal Badi´den biberli bir papara yedi.
(b-d) Baldıran dalları ballandırmalı mı, ballandırılmamalı mı? Sonra o bala daldırılan baldıran dalları dallandırılmalı mı, ballı dalla dallandırılmamalımı?
(t-d) Titiz, temiz, tendürüst dadım; tadını tattığı tere demetini dide dide dağıttı da hiddetinden hem dut dalında takılı duran dırıltı düdüğünü öttürdü, hem de didine didine dedim dedi, dedim dedi dedi durdu.
(t-ç-s) : Ûstü üç taşlı taç saplı üç tunç tası çaldıran mı çabuk çıldırır, yoksa iç içe yüz ton saç kaplı çanı kaldıran mı çabuk çıldırır? Üç tunç tas has kayısı hoşafı.
(t-k) AI bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür. Takatukacı takatukaları takatukalamam derse, takatukacıdan takatukaları takatukalatmadan al gel.
(l-d-n) Elalem bir aladana aldı aladanalandı da biz bir aladana alıp aladanalanamadık.
(k-r) : Kırk kırık küp, kırkının da kulpu kırık kara küp.
(k-r-d) A be kuru dayı, ne kuru sarı darı bu darı a be kuru dayı?
(b-m-ş) : Ibiş´le memiş mahkemeye gitmiş, mahkemeleşmiş mi, mahkemeleşmemiş mi?
(d-l-t-r-k) Şu karşıda bir dal, dalda bir kartal; dal sarkar, kartal kalkar; kartal kalkar, dal sarkar. Dal kalkar, kartal sarkar, kantar tartar. Şu karşıdaki kara kuru kavak, karardın mı ey kara kuru kavak, sarardın mı ey kara kuru kavak!
(s-k) Bu yoğurdu sarmısaklasak da mı saklasak, sarmısaklamasak da mı saklasak.
(m-y-l) Bu yoğurdu mayalamalı da mı saklamalı, mayalamamalı da mı saklamalı?
(b-ş-z) Sizin damda var beş boz başlı beş boz ördek, bizim damda var beş boz başlı beş boz ördek. Sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek, bizim damdaki beş boz başlı beş boz ördeğe : siz de bizcileyin beş boz başlı beş boz ördek misiniz demiş.
(d-p-k) Değirmene girdi köpek, değirmenci çaldı kötek; hem kepek yedi köpek, hem kötek yedi köpek.
VURGU

Konuşma sırasında kelimelerin tüm heceleri aynı tonda ve aynı vurgu ile okunmaz. Tüm dillerde kelimelerin farklı hecelerine vurgu yapılır ve bu vurgular konuşmanın doğallığını oluştururlar. Tek düze ve tek tonda çıkan bir konuşma akışını düşünün. Bilgisayar makinelerine okutulan konuşma metinlerini dinlemişseniz bu vurgu monotonluğunu açık bir şekilde gözlemlemişsinizdir. Her dilde kelimelere yapılan vurgu yerleri değişebilir. Burada Türkçe?de vurguların yerleri konusunda bize yardımcı olacak bazı kuralları aktarıyoruz:

1. Her kelimenin bir hecesi üzerinde mutlaka ses baskısı (vurgu) vardır. Örneğin ?heyecan? kelimesinde vurgu son hecededir.

2. Türkçe?de kural olarak vurgular son hece üzerindedir. İstisnalar hariç kelimeye ekleme yapıldıkça vurgu son heceye doğru kayar.
hece– heceler– hecelerde — hecelerdeki

3.  Bazen vurgu sondan önceki hecelerden birine yapılır. Bu tür istisna durumları aşağıda gösterelim:
–İlk heceye: İl, bölge, semt adları
İl: Ankara, Samsun, Erzurum, İzmir, Konya, Rize, Urfa, Paris, Sofya, Moskova
Bölge: Akdeniz, Marmara, Ege, Karadeniz
Semt: Dikmen, Çankaya, Etlik, Bahçecik, Topkapı
–Ortadaki hecelerden birine: İl, bölge, semt adları
Erzincan, Edirne, Trabzon, Sakarya, Denizli, Anadolu, Keçiören, Duşambe,
–Zarf ve bağlaçlarda ilk heceye:
Niçin, ancak, önce, sonra, ayrıca, yalnız, belki, henüz, ansızın, nasıl, hangi
–Türkçe kelimelerin aldığı bazı ekler vurguyu bir önceki heceye kaydırır. Bu ekler: ? ce, le, me/ma, se/sa, im/sin?
?Sence, benimle, okuma, yazdırma, giderse, bilirsin?

4. Dilimizde bulunan Arapça- Farsça kökenli bazı kelimelerde uzun heceler vardır. Uzun seslerde istisna bir durum, vurgu uzatılan hece üzerinde görünür. Bu kelimeleri öğrenmek gerekiyor. Bu uzatmalar kelimelerin başında, ortasında veya sonunda olabilir. Bu kelimeler için genel bir kural yoktur. her birinin kendine özel bir vurgusu bulunur. Bu kelimelerin uzatılan hecelerinin yerine göre vurgu başta, ortada veya sonda bulunur.
Vurgu başta: kâtil, câhil, sâmi
Vurgu ortada: teâmül, mukâbil, hazîne, mücâdele,
Vurgu sonda: Ziyâ, kat?î, denî, zekî, hafî,

5. Türkçe?de ?ğ? her zaman, ?y? ise bazı durumlarda vurguya benzer bir değişim oluşturur. ?Ğ? ünsüzü bulunduğu hecede kendinden önce gelen ünlünün uzatılmasına yol açar. Aynı uzatma durumu ?y? için de geçerlidir. Söz konusu uzatma seslendirmede vurgu gibi yansımaktadır.(yan yana iki ünlü uzatmayı belirtmek için kullanılmıştır.)
?Ğ? ünsüzü ile: yağmur= yaamur, öğretmen=ööretmen, öğle=ööle, ağabey=aabey, koğmak=koomak
?Y? ünsüzü ile: böyle=bööle, söylemek=Söölemek, öyle=ööle

6. Sert ve gürültülü çıkan bazı ünsüzler vurguyu bulundukları heceye taşırlar. Bunun için söz konusu ünsüzün hecenin son harfi olması gerekir. Bu ünsüzler ?ç, k, p, r, ş, z?
kaçtım, yokmuş, saptı, ordu, şaştı, ezdi

7. Abartı amacıyla kullanılan bazı heceler vurguyu kendi üzerlerine alırlar.
sımsıkı, koskoca, büsbüyük, büsbütün, bambaşka, binbir
ALIŞTIRMA: VURGU
1. Aşağıdaki şiirde kelimeler üzerindeki vurgulu heceler altı çizili -veya koyu olarak- olarak gösterilmiştir. Bu vurguların özellikleri üzerinde çalışın ve ardından doğru vurguları yaparak metni okuyun.

HAYALİYLE CENNET OLDU BU BATAK

1)
Bir ızdırap verdin bana
İç dedin
Gözlerimden yudum yudum içmişim
Daracık dünyaya saçılmış kalbim
Saçlarımdan püfür püfür dumanlar
Tutam tutam, avuç avuç saçlarım

2)
Bir dağ yaptın yollarımda
Geç dedin
Tepe taklak, baş üstünde geçmişim
Zulüm kustu zalim mahluklar bana
Yüreğim kan, ciğerim alev alev
Parça parça, bölük pörçük yüreğim

3)
Duyguları tek tek dizdin yoluma
Seç dedin
İçlerinde sevgi vardı, kin vardı
Kan doldu gözlerim, kin doldu
Sevsem ateş, sevmesem bin bir ateş
Ezdi beni, yıktı beni aşklarım

4)
Ümitleri kapattın sımsıkıya
Suç dedin
Dağlar ördün aramıza, diken diktin
Delinmez dağ parçaları, aşılmaz bu yol
Ayaklarım delik deşik, kucağımda dağlarım
Yapayalnız, hüngür hüngür ağlarım

5)
Lanet ettim bu karanlık döngüye
Çık dedim
İç döngüler batak gibi, çıkılmaz
Al ellerim…Al kan olmuş yüreğim
Bana beni bilen tek Rabbim yeter
Hayaliyle cennet oldu bu batak
Rahmetinde sımsıcacık ellerim
 
DURAK
Söz söylemenin doğallığı çerçevesinde soluk alma ve duraklama yapılır. Soluksuz ve duraklamasız bir konuşma monoton olduğu kadar anlaşılabilme eksikliği de doğurur. Metinlerin her bölümü, her ibare kendi içinde bir anlam bütünlüğü taşır. bu anlam bütünlüklerinin açıkça birbirinden ayrılmaları ve birbirleriyle ilişkilendirilmeleri gerekir.
Okuduğumuz metinlerde durak yerleri çeşitli noktalama işaretleriyle gösterilir. Anlam blokları ?.?, ?,?, ?;?, ?:?, ?-?, ?( )?, gibi işaretlerle gösterilirler. Bazı metinlerde noktalama işaretleri soluk alma ve duraklama için yeterli olabilir. ancak genellikle konuşma dili ile yazı dili arasında belirgin farklar vardır. Yazı dilindeki durakların konuşma dilinde aynen kullanılması anlaşılabilirliği zedeleyebileceği gibi pratik olarak da bu mümkün olamayabilir. Şu halde konuşma sırasında metin akışına göre duraklar oluşturmak zorundayız. Bu duraklar
a)  Çok kısa olabilir. Yapılan sadece duraklamadır. Soluk almıyorsunuz, çok kısa duraklıyorsunuz. ?Sorun var, ama çözüm de var.? cümlesinde virgül işaretinden sonra duraklama yapılması gerekir. Ama bu duraklama o kadar kısadır ki nefes almaya imkan tanımaz.
b) Biraz uzunca olabilir. Bu duraklamalarda soluma yapılmaktadır. Örneğin: ?Biz kendimizi başarılı olmaya, engellerimizi aşmaya adadık. Tüm gücümüzle büyük geleceğimiz için çalışmaya devam edeceğiz.? Burada iki cümle arasındaki durak biraz uzunca olan ve soluk alınan duraktır.
c) Soluma mümkün olduğu kadar gürültüsüz olmalıdır. Eğer nefesinizi tüketirseniz ani ve gürültülü solumak zorunda kalırsınız. Özellikle mikrofon karşısında konuştuğunuzda solumanızın tüm gürültüsü dinleyiciler tarafından algılanır. Soluma gürültüsü dinleyicilerinizi rahatsız eder, konuşmanızı sevimsizleştirir. Solumanın gürültüsüz olmasını sağlamak için gerekli her imkanı kullanarak mümkün olduğu kadar sık ve küçük hacimli solumalar yapmamız gerekir.
İki önemli terimi iyi anlamalıyız:
Durak: Sadece durduğumuz, soluma yapmadığımız kısa aralardır.
Durak ve Soluk: Hem durduğumuz hem de soluduğumuz biraz daha uzunca olan bir aradır.

Aşağıda konuşma esnasında yapacağımız soluk noktalamalarına ilişkin kuralları veriyoruz:

1.  Durak ve soluğun mutlaka gerekli olduğu durumlar:
a)Her paragraf arasında, bölüm başlarında sonlarında, bölümler arasında.
b)Tırnak içinde yazılan başkasına ait olan sözlerden önce ve sonra
Örnek: ?Bana geldi, —- ?kendimi çalışmaya adadım.?—- dedi.
c)Herhangi bir sorudan sonra veya cevaptan sonra
Örnek: Niçin daha çok çalışmayalım?—- İstersek bunu başarabileceğimizi biliyoruz.
Örnek: Çocuk zeki miydi dersiniz?—- Evet çocuk zekiydi.—-Bunu biliyoruz.

2. Durak ve soluğun şart olmadığı ancak mümkün olduğu durumlar:
a) Çok kısa olmayan cümlelerin noktalarında:
İnsanlar heyecanla koşuşturuyorlardı.– Bir yardımcı arıyorlardı.
b) : ve ; işaretlerinden sonra
Örnek: İki tür tembellik vardır:– Bedensel tembellik ve zihinsel tembellik.
Örnek: Orada hayvanları görüyordum;– kuşlar uçuyordu, tavşanlar zıplıyordu, çekirgeler ötüyordu.
c)İki kısa cümle ?ve? ile bağlanırsa, ?ve? den önce.
Örnek: Bütün gücüyle direnerek ayağa kalkmaya çalıştı –ve sonunda ayağa kalkıp yürümeyi başardı.
d)Cümle başında geçen bütün yön kelimelerinden sonra
?esasen, evvela, bana göre, o halde, çünkü, dolaysıyla, birinci olarak…?
Aslında, –ben de böyle güzel tablolar çizebilirdim.
O halde,– neden üzerinize düşeni yapmıyorsunuz?

3. Aşağıdaki durumlarda sadece durak noktalaması yapılmalıdır. Soluk alınmaz.
a) Cümle uzunsa özneden sonra
Örnek:Okulumuz–güneşli günlerde üzerinde yürümekten zevk duyacağınız geniş bir yolun öteki ucunda bulunuyor.
b)Tekrarlanan şeylerin ilkinden önce
Örnek:Yıldızların– Ay´ın, Güneş´in hep aynı mesajı verdiğini görüyorum.
c)Zıtlıkları ayırmak için
Örnek:Okuduğu roman değil– hikaye kitabı.
d)Parantez veya iki virgül arasından önce ve sonra
Örnek: Bana gelip, –güya üzüldüğünü hissettirerek,– özür diledi.
Elleriyle tanımaya çalışırken– (gözleri görmüyor)– bunun bir vazo olduğunu anladı.

4. Aşağıdaki durumlarda sadece durak noktalaması yapılması mümkündür.
a)aynı anlamı taşıyan art arda kelimeleri birbirinden ayırmak için
b)Bir kelimeyi diğerinden ayırmakta yarar varsa

ALIŞTIRMA: DURAK

1. Aşağıdaki metinde durak noktaları  işaretiyle, durak ve soluma noktaları da    işaretiyle gösterilmiştir. Bu işaretleri dikkate almak suretiyle metni okuyun.

DÜNYA-İNSAN KOVALAMACASI
Dünya,  bazen insanları hayattan bıktırır,  derin ıstıraplara boğar.    Yaşamaya küsmüş bir yığın insan vardır çevremizde.   
Yüzleri soluktur onların.  Gülemezler.    Kötü görünmemek için  çevrelerine yansıttıkları ?gülümseyişlerinin? altında (nefesiniz yetmezse   ) gözlerinden acı ıstıraplar dökülür.    Ve dertleri kendi içlerindedir.    Dış yüzlerinin durağanlığının aksine iç dünyaları kar ve çamur yığıntıları arasında eziktir;   bitmek bilmez fırtınalarla savrulurlar,  anaforlarla döner dururlar.   
Dünyaya uzattıkları elleri koparılmıştır.    Ruhlarının dağlar altında ezilmişliğini görmeye dayanamazsınız .   
Suphanallah…  İnsan kendi elleriyle yüklendiği bu kadar ağırlıkları çekebilecek kadar dayanıklı mı yaratılmış?..   
Geçenlerde İnebolu?nun fedakar insanlarından muhterem Rasim Sürav?ın huzur verici öğütlerini dinledim.    Büyük bir insandan  güzel bir söz nakletti:    ?Dünyanın peşinden gitmedim.  Dünya benim peşimden geldi.?   
Dünya,  peşinden koşmayanların peşinden koşarmış;  (nefesiniz yetmezse   ) peşinden koşanları da süründürürmüş ardından.    Şu dünyaya ve hayata küsen insanlar farkında olmadan ?dünya? ve ?dünyalıklar? peşinde koşan insanlar olmasın…   
Dünyayı elde edemeyenler ellerinden gelse dünyayı bir kaşık suda boğmak isterler.    Halbuki  ancak başkalarına değil  Yaratıcına kul olana esir olur dünya.  Dünyaya kul olanı da esir gibi kullanır,  ezer. 
Ne güzel söylemiş peygamber(asm):    ?Sen dünyada sanki garip imişsin veya yolcu imişsin gibi bir halde bulun.?    Şu dünyanın çirkin yüzü kalplerden sökülüp atılabilseydi.    Mecnun,  kapalı gözlerle  Leyla?nın peşinden koşmayı bırakabilseydi.    Gerçekte sevilmeye layık olanlar kalplerinin bir yarısını önce  yaratıcılarına feda edenlerdir.    Sevilmeye layık olabilenin sevgisini kazanmak için çırpınır dünya.    Dünyayı terk eden böyle bir sevgilinin ardından da  gözyaşı döker,  suskunlaşır,  garipleşir.
Garip olduğunu bilen yolcunun kalbi  ebedi mekanına doğru ilerler.    O zaman  Jordan?ın dediği gibi   ?Nereye gittiğini bilen kişiye yol vermek için dünya bir yana çekilir.?   
Ya yaşamaya küsmüş,  gülemeyen soluk yüzlü insanlar…    İnleyişleri acı verici.    Gönülleriyle garip bir yolcu olmayı kabullenmeyişlerine karşılık zorla,  işkenceyle garipleştiriliyorlar.   
Bu zamanda dünyanın peşinden gitmemek zor.    ?İnsan ruhundan dünyaya açılan menfezler?  çok büyük.    Akıntısına kapınılan sel,  topyekün ?dünyeviliğe? taşıyor insanları.   
Çare yine insanlarda gizli.    ?Dünyanın peşinde gitmedim.    Dünya benim peşimden geldi.?  Sözünde gizli.    Dünyanın peşinden gitmek kalbin önce dünyaya ve içindekilere çevrilmesidir.    Dünyanın peşinden gitmemek ya da dünyadan kaçmak sözüyle (nefesiniz yetmezse   ) ?dağdaki bir mağaraya sığınıp yaşamayı?  kastetmiyoruz.    Mağara da dünyadandır.   
Dünyanın çirkinliklerinden kaçan,  tüm ruhuyla Yaratıcısına açılan ve O?na sığınan kimsedir.    Allah?ı seven elbette dünya ve içindekileri de sever.    Çünkü  Allah?ın sevgisine kavuşan  dünyanın da sevgilisi olur.   
Böylesi zor mu geliyor?    Gülemeyen,  hayata küsmüş,  soluk yüzlü bir insan olmak,  (nefesiniz yetmezse    ) ruhları dağlar altında ezmek,  kalpleri ihanetlere açmak daha mı kolay?    Biz nedense yas tutmasını seven bir milletiz.    Çoğu zaman ikincisini seçiyoruz.    Muhammed Bozdağ (eski bir denemeden alıntı)

2. Benzeri okumaları bulabildiğiniz herhangi bir metinde sık sık uygulayınız. Önce durak ve soluk noktalarını tespit çalışması yapınız. Bu noktaları fark ettikçe uygulama yaparak yeteneğinizi geliştiriniz.

ULAMA
Diksiyonun özelliklerinden biri de ?ulama?dır. Genel olarak tanımlarsak bir kelimenin sonundaki sessiz harfin ardından gelen kelimenin sesli harfle birleştirilerek seslendirilmesine ulama diyoruz. Ulama söz akışına pürüzsüzlük ve tatlılık verir. Uygun ulama ile yapılan konuşmalarda veya seslendirmelerde ses bir nehrin akışı gibi sakin ve düzenli olarak ilerler. Türkçe?de yer alan ulama özelliklerini aşağıda anlatalım:

1. Sessiz harfle biten bir kelimenin son harfi sesli harfle başlayan yanındaki kelimenin ilk harfiyle birleşir.
Yazıda Konuşmada
Ak–şam– ol–du. Ak–şa–mol–du.
E–lim–den– al–dı. E–lim-de–nal–dı.
 
2. Orijinal yapılarında ?b,c,d,g? harfleriyle biten kelimeler vardır. Bunlar yalın kaldıklarında ?p, ç, t, k?ya dönüşürler. Yazı dilinde sonlarına ek aldıklarında yumuşak konumlarına dönerler. Örneğin Arapça orijiniyle ?kitab? Türkçe?de ?kitap? şeklinde yazılır. Ancak yayına ek aldığında ?kitabım? örneğinde olduğu gibi ?p?, ?b?ye dönüşür. Konuşma dilinde ise ulama bu kurala paralel olarak aynı kelimeyi bir sonraki kelime ile ilişkilendirir. Yazı dilinde sert olan harf ulama ile yumuşar.
(Orijinali) Yazı Dilinde İfadesi  Konuşma Dilinde İfadesi
(Mahmud) Mah–mut ev–len–di. Mah-mu–dev–len–di.
(Mes?ud) Mes–ut ol–du. Me–su-dol-du.
(Kitab) Ki–tap al–dı. Ki–ta–bal–dı.

3. Türkçe?de kelime sonundaki ?k? ünsüzünü, ?h? ünsüzü ile başlayan bir kelimenin izlemesi durumunda ?h? ünsüzü düşer. İki kelime birbirine bağlanır.
Yazı Dilinde Konuşma dilinde
Ye–mek ha–ne Ye–me–ka–ne
E–rik ho–şa–fı E–ri–ko–şa–fı

4. Eğer kelimeler arasında durak olursa, kurala uygun olsa da ulama yapılmaz.
Yazı Dilinde Konuşma dilinde
İstiyorum, onu göreceğim İstiyorum, onu göreceğim
Koşuştururken, okulu unuttu Koşuştururken, okulu unuttu.

5. Bazı durumlarda İki ayrı kelimenin tek heceli olan ilkinde bir ünlü düşer ve iki kelime birleşir.

Yazı Dilinde Konuşma dilinde
Ne i–çin Ni-çin
Ne a–sıl Na-sıl
Ne ol–du Nol-du

ALIŞTIRMA: ULAMA

1. Aşağıdaki şiirde ulama noktaları altları çizilmek suretiyle gösterilmiştir. Önce bu işaretlerin hangi ulama kuralından kaynaklandığı üzerinde çalışınız. Ardından bu işaretlere dikkat ederek metni gerekli ulamaları yaparak okuyunuz.

DARACIK MENZİLİMDE BİR AĞACIM VARDI

1)
Daracık bir menzil burası,
Bir avuç kadar dar
Ağaç ol, konuşurum, duy beni yeter
Ayrı dünyamızda olsun, duyarım seni
Yürek olsun sende, sevgi olsun
Olsun, yeşillik yeşersin yerinde
Sen şen ol ağacım, tüm dünya kadar

2)
El pençeyim, mahzunum bugün
Bekleşen ruhlarımızda dolaşan asırların Rüzgarında
Dans ederken engin eğlencelerinde sen
Mahsunum, dostsuzum, yalnızım
Evladım bile unuttu beni, dağlarım unuttu
Kokularını paylaştığım çiçekler şimdi
Ve varlığımı paylaştığım fani ?sevdiğim?
Şimdi senin göğsünde şenliği hayatın
Bağrındaki kuşlardan biri de ben değilim

3)
Benim selvimi özlüyorum şimdi
Başımı okşayan bir şefkat eli vardı
Dünyayı görürken gözlerim
Göğsünün sıcaklığında kaybettiğim
Şimdi başım senin kollarında selvim
Senin dallarında ellerim 

4)
Saçlar yemyeşil de olurmuş
Çiçeğe dönermiş dudaklar
Emanet bedenimi özlüyorum şimdi
Bahçendeki çiçeklerde kendimi arıyorum
Yaprak yaprak inleyişlerini duyuyorum
Bir zikir günü ki bugün gecemi kaplar
Fani ağacım başucumda, sevdiğim ağacım
Bugünkü günüm bir gün senin de gecene dolar
Sendeki emaneti de teslim alır toprağın

5)
Bir gün seninle de kavuşacağız
Kana yaprak kemiğe odun
Bedenimiz eriyip gitmiş olacak
İkimizin ağacı doğacak yeniden
Çürümezse benim bir mezar başlığım
Senden bir kaç odun parçası
Ve benden bir kaç kemik kalacak
Ve eğer senin de bir ruhun olursa
Bahçemiz ikimizin olacak 6)
Şimdi Baki?yi özlüyoruz birlikte
Fenadan bekaya seyahatin hayalleri
Bu bir avuç, bu daracık menzilde
Tek tesellimiz bizim şimdi
Muhammed Bozdağ
2. Aşağıdaki metinde ulama noktalarını tespit ederek çiziniz. Ardından ulamalara dikkat ederek okuyunuz:

KALIPLAR
İnsanlar kendilerine kişilikleri için çizdikleri zihinsel kalıpların dışına çıkamazlar. Bizler çözümü defalarca duyduğumuz halde kendimizi oturttuğumuz dar çerçeveden çıkış için gayret göstermeyen garip insanlarız.
Hayatın bazı insanlara ?tesadüfen başarma, yükselme, zengin olma vs.? Şansı tanıdığını zannedenimiz çoktur. Bir çoğumuz müzisyenlerin, yazarların, şairlerin, para babalarının bu işi anne karnında kendilerine verilen kabiliyetlerle gerçekleştirdiklerini sanırız. Bu inanca göre bazılarının ne maharetli anneleri varmış. Bu yanlış zanları kabul etmeyen bir çok insan bile farkında olmadan aynı kalıplarla kendisini kilitlemiştir.
En meşhur zenginlerin bir zamanlar simit sattıklarını, ayakkabı boyacılığı bile yaptıklarını öğrenince şaşırırız. Bir çok yazarın vaktiyle kalemi bile tutamamalarına inanamayız. Neden bazı insanlar bazıları arasında sıyrılıverir veya ?sivriliverirler.?
Adaletli ve şefkatli Yaratıcı, Normal şartlar altında doğan her insanı her türlü başarıya ulaşabilmelerine imkan tanıyan bir potansiyelle dünyaya göndermiştir. Ancak dünyaya geldikten sonra sınırlılıklar başlatılır. Anne-babası veya çevresi tarafından aşağılanan bir çocuk etrafında kalıplar başlamıştır. Daha sonra insan ?var olduğunu? hissettirmek amacıyla çırpınmaya başlar. Bakkaldan getirilen bir ekmek, ilk karne notları, takdim edilen bir çiçek, içinde bu amacı gizli tutar.
Oysa bazı insanlar ?bu olmamış?, ?sen bunu başaramazsın? demekten çekinmezler. Bizler de çoğu zaman sözleriyle cinayet işleyen, kabiliyetleri körelten; başarısızlık, çekingenlik, korkaklık imajı oluşturan insanlardanız ne yazık ki… Yas tutmayı sevdiğimiz kadar, eleştirmeyi, olumsuzlukları ileri sürerek karanlık bir zihinsel tablo oluşturmayı seviyoruz.
Merhum Z. Gündüzalp?in ?İnsan ne düşünüyorsa odur.? Dediğini çok duyduk. Anthony Robbins Sınırsız Güç kitabında insanların hayal kurarken ve düşünürken kullandıkları ?olumsuzluk? imajlarını en kötü engel olarak görür.
Her büyük başarı bazen yüzlerce başarısızlığın arkasında parıldar. Oysa eski bir Rus imparatoru ?Yenile yenile yenmeyi öğrendiğini ? söyler. İnsan her teşebbüsünde hedefine ulaşamadığında bunu başarısızlık olarak görürse bulunduğu noktada çakılır. Oysa durumu yeniden inceleyen insan için her başarısızlık başarıya bir adım daha yaklaşmanın işaretidir. Ani yükselişlerin ise gerçek başarıyla ilişkisi yoktur. Bir balon gibi patlar ve söner.
Hayalimizde yaşadığımız iç konuşmaların fiillerimizde oluşturduğu sınırlara bakınız: ?Zengin olmak mı? Bu iş için büyük sermaye lazım. Yazar olmak mı? Konuşmasını bile bilmiyorum; annemin karnında böyle bir şey öğrenmedim. Meydanlara çıkıp ?benim işçim,benim köylüm? diye konuşmak mı? Ben Süleyman değilim.?
Sevgili kardeşim… Ya siz ne siniz? Erkek ve kadın arasındaki küçük bir farktan başka kimin beyni kimin beyninden küçük veya büyük. Kaderin sahibi kimseyi başarısızlığa zorla mahkum etmemiştir. Ortamın sürükleyişine kendimizi kaptırdığımızda ?Ortam sürükleniyorsa sürünmekten başka yapacağımız hiç bir şey yoktur.? Ne yazık ki en çok ihmal ettiğimiz görevlerimizden biri dinimizin ilk emridir. Az okuyoruz veya hiç okumuyoruz.
Başarılı bir insanlar topluluğuna takılıp başarıya uçmuyorsak başarının dinamiklerini incelemeliyiz. Başaranların hayatı ve yaptıkları bu konuda bize yol gösterecek en açık ışıktır. Başka türlü bizi pasifize eden kendi kalıplarımızdan kurtulamayacağız. Fıtrat kanunlarının işleyişini bilmek zorundayız. Muhammed Bozdağ
3.Durak, ulama ve vurgu bölümlerinde geçen tüm yazı ve şiirleri her üç diksiyon kuralına dikkat ederek okuyunuz. Önce vurguya, ardından, duraklamaya, ardından ulamaya ve son olarak da her üç temel kurala dikkat ederek okuyun. Okumada devam ettikçe nasıl da en güzel seslendirmeyi yapabildiğinizi heyecanla göreceksiniz. Sizin seveceğiniz sesinizi, başkalarının da seveceğinden emin olunuz.

Yazar: Muhammet Bozdağ (yetenek.com)

Bu yazı en son 14 May 2008 tarihinde; bugün "74", toplamda ise "116,166." defa okunmuştur.
OOOOO
150 oy - Sonucları görmek icin oylayin!

Bu yazıyı okuyanlar, bunları da okumalı :
  • Kararlılığın Gücü
  • Etkileyici konuşma sanatı
  • Kişisel Gelişim Reçetesi
  • Etkili Konuşmak İçin
  • 4800$’lık Seminer Notları!
  • “Güzel Konuşma ve Diksiyon” için 138 yorum
    • 1 çiğdem
      08 Haziran 2007, 19:39

      merhaba bana eski osmanlıca türkçe konuşmalar ve anlamlar gerek yardımcı olurmusunuz

    • 2 burçin
      10 Haziran 2007, 22:22

      Bende diksiyon kursuna gidiyorum ama daha farklı seyler görüyoruz.Kesinlikle çok eğlenceli herkeze tavsiye ederim.

    • 3 yusuf
      17 Haziran 2007, 0:21

      ya ben guzel konusamıorum sohbet ederken konusurken cumlelerı toparlayamıyorum ..guzel cumleler kuramıyorum onun için sohbet etmekte gucluk cekıyorum bana yardımcı olursanız sevınırım ….

    • 4 refia
      19 Temmuz 2007, 14:13

      mali portre doğrumudur.eğer yanlış ise doğru söylenişi ne olmalıdır.bu benim hocamın verdiği ödev.cevaplarsanız.sevınırım

    • 5 MACİDE HEKİMOĞLU
      08 Ağustos 2007, 14:38

      ses açmak için ne yapmam gerekiyor.sesim 17 li yaşlarda çok gür iken 28 yaşımda gayet kısık.c leri rahat söyleyemiyorum j gibi çıkıyor ağzımdam.ayrıca s ve ş ler karışıyor.yutuyorum hızlı konuşuyorum.ege li olmamın da etkisi olabilir sanıyorum.saygımla…MACİDE HEKİMOĞLU

    • 6 meltem
      09 Ağustos 2007, 13:17

      bende diksiyon kursuna gittim ve gittiklerimin özeti burda var güzel olmuş…

    • 7 ecem
      15 Ağustos 2007, 18:48

      ünlülerle konuşmak istiyom

    • 8 sıtkı
      20 Ağustos 2007, 16:30

      çok güzel bir site olmuş gerçek ten de ben kendim de diksiyon kursuna gidiyorumama tabiikide bunlarıda okumak bana bir çok şryi öğretmenin yanın da hayatımada bir çok şeyler kattı bu sayfayı düzenleyip hazırlayanlara sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz elleriniz dert görmesin inşaallah-u teala

    • 9 NESOLİFE
      26 Ağustos 2007, 12:28

      güzel olmuş ama biraz daha detay fena olmazdı

    • 10 pırıl
      27 Ağustos 2007, 23:53

      ben dıksıyon kursuna gıtmeıdm ama bırazda olsa bunlarla yetınebılırım
      ilginize çok teşşekkür ederim

    • 11 mehmet
      01 Eylül 2007, 13:14

      bende diksiyon kursuna gitmek istiyorum ama nerelerde var bilmiyorum . bana yardımcı olurmusunuz

    • 12 Halil
      01 Eylül 2007, 16:13

      Ben de diksiyon kursuna gittim. Hem çok eğlenceliydi hem de benim için iyi oldu.

    • 13 ali
      04 Eylül 2007, 23:28

      ben akıcı ve etkileyici konuşmak istiyorum tonlamalarda vurgulamalarda etkin olmak istiyorum cokta kitap okuorum bu yönümün eksik olduğunu düşünüorum tam olarak bana nelerin fayda sağlayacağınıda bilmiyorum.kitap okumamın yararlı olcağını düşünürum başka alternatif ne yapabilirim..

    • 14 burcuu
      06 Eylül 2007, 15:00

      ben arkadaşlarımın yanındayken düzgün konuşuyorum ama topluluk karşısındayken veya iş ortamındayken yani heycanlanınca kekeleme geliyo konuşamıyorum bunu nasıl atlatabilirim

    • 15 can
      07 Eylül 2007, 10:58

      Nedense konusurken asırı heyacandan dolayı nefesimi toplayıp konusamıyorum.. Yardımlarınız icin simdiden tesekkürler…

    • 16 HÜLYA
      07 Eylül 2007, 13:06

      eskişehirde diksiyon kursu yok diye biliyorum.güzel ve doğru konuşmak istiyorum.bana yardımcı olurmusunuz.şimdiden teşekkürler

    • 17 ela
      09 Eylül 2007, 20:23

      kitap okuyarak derigi okuyarak atlatabilirsin vede çok dışarı çık arkadaşlarınla hayal kur:zihnin gelişsin böylelikle doğru konuşursun

    • 18 Betül
      10 Eylül 2007, 16:43

      ben sevgili hülyaya cvp vermek ıstıorum.. eskısehırde dıksıyon kursu acılıcak.. odunpazarı beledıyesıne muracaat etmenı tavsıye ederım.. cunku bende gıdıcem :)

    • 19 alex
      17 Eylül 2007, 18:31

      muhammed bozdağ tebrik ediyorum
      ben çalışmlarla diksiyonum daha da düzeldi
      şimdi dah iyi konuşuyorum anlatabiliyorum teşekkürler

    • 20 KEMAL
      19 Eylül 2007, 16:43

      ARKADAŞLAR BENCE BEŞERİ İLİŞKİLERDE GÜZEL KONUŞMA KADAR GÜZEL KONUŞMAYA ZEMİN HAZIRLAYAN DİĞER FAKTÖR VE ENAZ ONUN KADAR ÖNEMLİ OLAN FAKTÖR GÜZEL DİNLEMEKTİR.MERAK EDİYORUM, İNSANLAR KONUŞMA KABİLİYETLERİNİ GELİŞTİRMEK İÇİN ÇEŞİTLİ YÖNTEMLER DENİYORLAR, BU SAYFADA GÜZEL KONUŞMAK İÇİN (FAYDALI VE GEREKLİ) BİRÇOK ÖNERİLER VERİLİYOR AMA BİZE DİNLEMEYİ ÖĞRENMEYİ KİM NASIL ÖĞRETECEK , BUNUN YOLU YÖNTEMİ VARMI MERAK EDİYORUM.

    • 21 oya
      20 Eylül 2007, 1:08

      Diksiyon kursuna gitmedim ama çevredeki arkadaşlarım diksiyonumun çok düzgün olduğunu söylerler.Bence türkçeyi doğru yazmak ve okumaktan kaynaklanıyor.Naber yerine nasılsın, yanlız yerine yalnız,gelmiyo yerine gelmiyor…uzayıp gidiyor.Gönderilen yazıları okudum çoğu güzel konuşamıyorum diyor.Önce doğru yazmayı öğrenmeliyiz ki konuşabilelim.İmla hatalarıyla dolu;ne büyük harf ne virgül ne nokta.çok üzülüyorum türkçeyi ne doğru yazıyoruz nede konuşabiliyoruz.Yazılanlar mükemmel teşekkür ediyorum Muhammet Bozdağ’a

    • 22 ilyas
      20 Eylül 2007, 9:19

      diksiyon gönderisi

    • 23 İbrahim
      29 Eylül 2007, 11:05

      Merhaba arkadaşlar.

      Ne yazıık ki benim diksiyonumun da pek düzgün olduğu söylenemez. Herkes bazen yalnız kaldığı zamanlarda kendi kendine konuşma isteği hisseder ve konuşur da. işte bende arada kendi kendime konuşurum ve konuşmam çok mükemmel oluyor diksiyon problemi kalkıyor ama bir başkasıyla konuşurken ne diyeceğimi bilmiyorum kelimeleri yutuyorum.kelime hazinem zengin ancak bunu yerinde ve zamanında kullanamıyorum sanki o kelimeler biryerde hapis olmuş gibi oluyor.

      NEDENİNİ BİLİYORSANIZ YARDIM LÜTFEN!

    • 24 erdal
      29 Eylül 2007, 14:24

      güzel bir çalışma teşekkür ediyorum yakında haber sunumuna başlıycak bir spiker adayı olarak gerçekten işime yarıyabilir ancak metinleri kopyalayabilseydik ya da çıktısını alabilsek daha yararlı olabilirdi yine de teşekkürler. Bu çalışmayı mail olarak atabilirseniz çok sevinirim

    • 25 neslihan
      30 Eylül 2007, 12:42

      diksiyon kursuna gitmedim ama tiyatro’dayken diksiyon görüyorduk belki bunun bana faydası vardır yaşım 17 ama herkez yaşıma göre hada düzgün konuştuğumu ve ses tonumu düzgün ve yerinde kullanığımı söylüyorlar bu beni mutlu ediyor açıkcası kursa gitmek en güzel yolu tabikide ben diksiyon kursuna gideceğim inşallah daha fazla bilgi daha fazla avantaj ve acayip zevkli herkeze tavsiye ederim eğlenerek ögrenecegimiz çok şey var diksiyonda site harika ;)

    • 26 sefa
      03 Ekim 2007, 15:25

      Salam, ben Azerbaycandanam ve azeri turkcesi kullanirim. Sormak isterdim sizin bu bilgileriniz basqa diller icin kecerlimi?

    • 27 Ali Toltar
      05 Ekim 2007, 16:57

      kendimi hitabet konusunda geliştirmek için desteğinize ihtiyaç duyuyrum. Saygılarımla

    • 28 gülşen kocabaş
      09 Ekim 2007, 11:47

      çok aydınlatıcı olmuş

    • 29 selen
      09 Ekim 2007, 21:42

      slm
      ben diksiyon dersi görüyorum
      bu bilgiler çok yardımcı olcak sağolun

    • 30 alper
      10 Ekim 2007, 13:18

      Gerçekten çok teşekkür ederim.Alıştırmalarınızın işe yarayacağını şimdiden kestirebiliyorum.

    • 31 orhan
      11 Ekim 2007, 23:10

      çok faydalı bi bölüm olmuş karınca kararınca istifade etmeye çalışıyorum hazırlayanlara teşekkürler

    • 32 burcu
      12 Ekim 2007, 1:53

      yaw valla ben bunları ezbeleyene kadar ölürüm diksiyonun dikini görürüm testen ama güzel konuşmak iyidir=/

    • 33 gülçin
      12 Ekim 2007, 23:26

      MERHABA BEN ESKİŞEHİRLİYİM.ODUNPAZARININ VERDİĞİ DİKSİYON KURSUNA KAYIT YAPTIRAMADIM ONUN DIŞINDA KURS VEREN BİR YER VAR MI?BU SAYFADA YAZAN ALIŞTIRMALARINDA İŞE YARADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM. NORMALDE OKUMAYI PEK SEVMEM AMA BU ALIŞTIRMALARI OKUMAK GERÇEKTEN ÇOK ZEVKLİ BU YÜZDEN YAZIYI HAZIRLAYANLARA TEŞEKKÜR EDİYORUM.

    • 34 mehmet yilmaz:
      13 Ekim 2007, 16:32

      ya süper bişey inamadım ya size hediye gönderecem buna girenlere ve yapana harikasınız

    • 35 abdullah
      14 Ekim 2007, 22:32

      yaa harika bişiy diksiyon mantığını çok ii anladım akıcı konuşabilmenin şartını tonlama ve vurguyu.kursa gitmeden çoğu diksiyon eğitimi alan insanlara yakın konuşmaya başladım her gün yaptığım egzersizler sayesinde

    • 36 mustafa kaya
      16 Ekim 2007, 14:39

      diksiyon kursuna gitmeden bu site ve sık sık kitap okumak faydalı olmaz mı.

    • 37 serhat
      17 Ekim 2007, 4:57

      slm, ben hep diksiyon dersi almak istemişimdir ama bi türlü olmadı mardinde oturuyorum burdada öle bi kurs yok, umarım bu işime yarar. kendimde baya bi eksiklik his ediyorum çok kitap okuyorum ama sadece kitapla oluyo demekki destek almak gerekiyo. şimdiden çok tşk ediyorum.

    • 38 asuela
      17 Ekim 2007, 10:15

      Eskişehirde diksiyon kursları veren yerler var büyükşehir belediyesi ve tepebaşı belediyesi bu kursları düzenliyor
      ben tepebaşı belediyesini tercih edıcem ayrıca ücretsiz ,kayıt tarihlerini ekim aynının sonuna kadar uzatmışlar bilginiz olsun. :)

    • 39 serhat
      18 Ekim 2007, 3:00

      ya ben bunları okumaya başladım da hepsini zaten düzgün söylüyorum! ama güzel, tekerlemeleri ezberlicez mi? tşk ederim.

    • 40 YUSUF
      19 Ekim 2007, 17:58

      size diyebileceğim tek şey! Türkçe konuşmak herkese nasip olmaz. Oyüzden dilimize sahip çıkalım. Dilimizi öğrenelim.
      yusuf yıldırım

    • 41 ilayda
      20 Ekim 2007, 16:59

      aslında diksiiyonu o kadar önemsemiyodum ama şu sıralar önemsemek zorundayım işimde bu gerekli çünkü.zevkli birşeymiş herkeze teşekkürler…

    • 42 Tan-Hu
      22 Ekim 2007, 19:49

      Oya isimli çok bilmiş arkadaşa… Arkadaşlarımızı yanlış yazdıkları ve imla kurallarına uymadıkları için eleştirmiş. Önce kendi yazdıklarına bak! Yaptığın yanlışlardan bazıları:
      1. türkçe bir lisan adıdır kelime başı büyük yazılır.
      2. Nede diye yazılmaz ne de diye yazılır.
      3. Noktadan sonra cümle büyük harfle başlar.
      4. türkçeyi yanlış bir kullanımdır. Doğrusunu öğrenmek istersen Oya imla kılavuzuna bak. Tdk’nın İmla kılavuzuna bakmanı tavsiye ederim. Tdk’nın İmla Kılavuzu yoksa Tdk başkanı hocam olur senin içib bir tane isteyebilirim.
      5. Üç noktadan sonra cümle küçük harfle başlamaz. Doğrusunu öğrenmek istersen bir bilene sor.
      6. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.

    • 43 gökhan
      24 Ekim 2007, 1:10

      nasıl ders alırım anlamam için

    • 44 serhat
      25 Ekim 2007, 1:45

      Keşke sesli ve görüntülü olsaydı, daha zevkli olurdu heralde. Tekrar tşk.

    • 45 fatih
      25 Ekim 2007, 17:16

      mrb lar ben türkçeyi etliki kullanmak istiyorum ve bunun için gerekli bilgileri almak istiyorum.

    • 46 sevda
      25 Ekim 2007, 18:34

      ben her şeyi biliyorum ama ifade edemiyorum.konuşamıyorum.ben de sanırım hem diksiyon eksikliği hem de özgüven eksikliği var.bu eğitimin çok önemli olduğuna inanıyorum.bana bu konu da yardımcı olursanız çok sevinirim.teşekkürler.başarılar

    • 47 HACER
      26 Ekim 2007, 14:42

      site muhteşem tesadüf eseri buldum… süperrrrrr

    • 48 ismail
      29 Ekim 2007, 13:24

      merhaba ben artvin’den ismail. bu siteyi hazırlayanlara çok teşekkürler. üniversiteye ilk başladığımda özgüvenimin de düşük olması sebebiyle kalabalık ortamlarda sıkılıyor kekeliyordum. 2. sınıfta diksiyon kursuna gittim. fakat özgüvenimi tam kazanamamıştım.3.sınıfta kendi kendime çalıştım. 4. sınıfta tiyatro etkinliğinde bulunarak özgüvenimi kazandım … burcucum önce özgüvenini kazanmalısın.herkese saygılar ve sevgiler…

    • 49 ŞEFİK
      29 Ekim 2007, 17:29

      SLM BENDE GÜZEL KONUŞMAKTAN YANA ZORLUK ÇEKİYORUM VE İNSANLARLA DOĞRU DÜZGÜN BİR SOHBET YAPAMIYORUMONUN İÇİN BENDE KARAR VERDİM KONUŞMAMI DÜZELTECEM DİYE VE BURDAN KENDİ ADIMA BU SİTEYİ KURANLARA ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM NORŞİNLİ

    • 50 selin
      31 Ekim 2007, 11:31

      slm ben Bakuden.Bu hafta anlatacak oldugum seminer konum olan guzel konusmaya bakmak icin girmistim siteye.Cok begendim.tesekkurler………

    • 51 şeyda
      03 Kasım 2007, 14:47

      hocam süper bu yaa bağımlılık yaptı sürekli bişeyler okuyorum ses tonuma yoğunlaşarak..
      bilmiyorum ne kadar doğru okuyorum(!?)
      yalnız bana sesim çok hoş geliyor :P
      teşekkürler yararlı bir site gerçekten..

    • 52 ahmet
      03 Kasım 2007, 21:57

      begendim ama pratik yapmak için bna yardım edbilecek birileri lazım antakyada okuyorm ve yardım istiyorum lütfen şimdiden teşekkürler

    • 53 leyla
      04 Kasım 2007, 13:52

      selam arkadaşlar ben 42 numaradaki tan_hu adlı arkadaşımı tebrik ediyorum beni geçip 21 numaradaki çok bilmiş oya hanıma agzının payını vardigi için agzına saglık ben karadenizliyim hemde merkezden ofluyum ama çevremdekiler türkçeyi düzgün kullandıgımı söyler buda kusursuzum anlamına gelmez egitim heryerde herzaman şart site harika olmuş hazırlayana teşekkürler sevgiler saygılar

    • 54 yasemin
      05 Kasım 2007, 23:05

      Benim diksiyona gidecek zamanım olmuyor çocuklarım var evimin rahatlında böyle bir imkanı bizlere sundunuz için teşekkürlerimi sunuyorum.hazırlayan herkezden Allah razı olsun.

    • 55 mert
      06 Kasım 2007, 23:10

      benim acilen konuşmamı düzeltmem gerekiyor düzgün konuşmak istiyorum yardımcı olun lütfen şimdiden tşk siteniz bir harikaaa

    • 56 muhammed
      08 Kasım 2007, 19:03

      çok işe yarar bir yapım tebrikler

    • 57 mc-selc-uk
      09 Kasım 2007, 20:49

      site guzel olmuss bende dıksıyona baslıyacam :D heycanlıyım

    • 58 ırmak
      09 Kasım 2007, 22:35

      site çok güzel olmuşş ellerinize sağlık…

    • 59 ırmak
      09 Kasım 2007, 22:44

      Ben çok hızlı ve ağzımın içinden konuşuyorum… Tabi kimse bişi anlamıyor bu site sayesinde biraz düzelme olduğunu hissediyorum.Konuşmamla herkesi etkilemek istiyorum.Kitap okumak yada bu site haricinde başka bi öneriniz var mı? yada özellikle okunması gereken bi kitap şuan ingilizce öğreniyorum onun içinde diksiyon gerekiyor bikaç insan kalemle okumamı söledi denedim ama daha beter oldu bana yardımcı olursanız sevinirim site harika olmuşş bu arada tebrikler…. :) VE TEŞEKKÜRLER… :))

    • 60 ırmak
      09 Kasım 2007, 23:58

      yha ben bişi daha sorcam herkes burda bi şekilde yardım istiyorda bu sorulara kim cevap vercek…

    • 61 cihan
      11 Kasım 2007, 22:13

      kitap okuyarak ve toplumda 3 kez dinliyip 1 kez konusursak diksiyon kurslarına ihtiyacımız kalmazzz ;)

    • 62 mustafa
      12 Kasım 2007, 22:31

      Ben Diksiyon Nedir BiLmeyen Bir İnsandım.ÖnceLeri Hiç Konuşmayı BiLmeyen Ve Her Konuştugumda da SaçmaLadıgımı Zannederdim.İnsanLar Bana YabancıLaşıyorLardı San ki… Ya da Ben Konuştugum KeLimeLerLe Yabancı Görünüyordum İnsanLara…Sonra Kendimi Kendim Yapmaya Karar Verdim. Her İnsan Gibi Sıradan Bir İnsan oLmamaya Karar Verdim Ve Sabır Ve Azmimin Gücü iLe Bunu BaşabiLdim.Şimdi İse Kendimce ŞiirLer Yazıyorum YazıLar Yazıyorum.Artık ArkadaşLar Arasında En ÖnemLi Kişi oLdum Adeta.. Bunu HissedebiLiyorum..Yani GüzeL Konuşmanın Diksiyonu DÜzgün oLmanın YararLarından Biri de Sabır Ve Azimdir.Tşk Ederim YazdıkLarınız İçin.. ŞöyLe Bir Göz Attım GüzeL oLmuş.Unutmayın SABIR Ve AZİM.. Bu İki Anahtar..

    • 63 MARAL
      15 Kasım 2007, 0:53

      Ben Radyo tv Yayımcılığı okuyrum ve bizimde ikinci sınıfta diksiyon dersi var derste uygulamalı olarak yaptığımızda tüm sınıf çok komik bir hale giriyoruz hatta çoğumuz dersten ççıktıktan sonra daha bi garip konuşuyoruz ama yine de ii bi ders gayette gerekli güzel konuşma insanı çevresinde ortaya çıkarır lakşalaşmış dizi üslübunu bırakıp düzügn konuşmamıza dikkat edelim … hoşçakalın

    • 64 zahide
      15 Kasım 2007, 21:13

      Slm ben çok kötükonuşuyorum bunu düzeltmek istiyorum
      bana bu konuda yardım ederseniz sevinirim

    • 65 Bilgehan
      16 Kasım 2007, 10:08

      Merhaba bende Diksiyon kursuna gidiyorum.Çok eğlenceli geçiyor.Herkese tavsiye ederim.Kısaca hocanın bize verdiği,ödevlerden bahsedeceğim.Hergün beş dakika sesli kitap okuma,ve yine hergün beş dakika aynanın karşısına geçip bir arkadaşına günün nasıl geçtiğini anlatır gibi konuşmak.Bunların faydası çok,ve bu sitede olan çalışmaları hergün beş dakika hece hece okumak. Site sahibine,ve emeği geçen herkese çok tşk ederim.

    • 66 berk
      16 Kasım 2007, 11:38

      teşekkürler diyorum .çünkü güzel konuşmak sanattır

    • 67 kemal
      23 Kasım 2007, 16:04

      merhabalar site cok güzel olmus konusmamda sohbet ortamlarında bana cok yardımcı oldu . siteye emegi gecen herkeze cok tesekkür ederim saygılar..

    • 68 ceyda deniz
      24 Kasım 2007, 15:39

      bence görüntülü olursa tam süper olacak

    • 69 NIHAL
      24 Kasım 2007, 16:24

      SITE COK HARIKA OLMUS EMEKLERINIZE SAGLIK.BENIM,DE COK ÖNEMLI BIR SIKAYETIM VAR BU BENI SON DERECE RAHATSIZ EDIYORBU KONUDA YARDIMLARINIZI BEKLIYORUM SIMDIDEN TESEKKÜR EDERIM.SIKAYETIM KONUSURKEN SESIMI KONTROL EDEMIYORUM BELLI SÜRE SONRA SANKI KAVGA EDIYORMUSUM GIBI CIKIYOR BUNU BILIYORUM AMA ELIMDEN BIRSEY GELMIYOR NE YAPMAM GERKLI BANA YARDIMCI OLURSANIZ SEVINIRIM.BU KONU PSIKOLOJIMI COK ETKILIYOR.SAYGILARIMLA

    • 70 kadriye 55 yaşında ama
      26 Kasım 2007, 0:32

      çok çok istiyorum güzel konuşmayı ama beceremiyorum acil ihtiyacım var.niye kafam almıyor kızıyorum kendime dua ları nasıl ezberlemişim bilmiyorum . çok teşekkür ederim devam edicem pes etmek yok .

    • 71 fesih
      26 Kasım 2007, 14:12

      sesli vegörüntülü yani video şeklinde yayınlar sanız

    • 72 Ömer
      27 Kasım 2007, 1:38

      Öncelikle böyle bir site yapmış olduğunuz için çok teşekkür ederim.Benim de en büyük derdim konuşma sorunum bir sohbet ortamında özellikle uzun cümleler kurduğumda kelimeleri yutuyorum,hızlı konuşuyorum dolayısıyla dediklerim anlaşılmıyor buda canımı çok sıkıyor.Sizce konuşmamı dülzetmemde bu site yeterli olurmu.Şimdiden teşekkürler…

    • 73 Ulus Akarca
      27 Kasım 2007, 4:01

      İnce a veya kalın a yoktur. Verdiğiniz örneklerde ince L veya kalın L vardır. Alfabemizde 2 L olmadığı için kendinden sonra gelen a üzerine şapka konarak belirtilmeye çalışılır. Yazının başında bu önemli hatayı gördüğüm için gerisini okumadım.

    • 74 emre
      27 Kasım 2007, 17:07

      çok güzel ama insan istedikten sonra eğitime gerek yok bu diksiyon için o kişi akıllı terbiyeli ve okumayı çokseven biriyse zaten kendiliğinden diksiyonu iyi olur nede olsa biz türküz demi ama saygılar

    • 75 ismail
      29 Kasım 2007, 19:38

      Merhaba arkadaşlar. Siteyi hazırlayanlara tekrar teşekkür ediyorum. Yardım isteyen ararkadaşlara çağrım şudur: Bu işte kararlı iseler diksiyon kursuna gitsinler, imkanları yoksa kendileri evde çalışsınlar. Bu arada arkadaş çevresini genişleterek, toplum içinde konuşarak özgüven kazansınlar. Herkese saygılar ve sevgiler…İsmail

    • 76 öznur
      29 Kasım 2007, 22:18

      Yeter ki insan kendini gekiştirmek istesin.Defalarca takrarlıyorum çok iyi geliyo.Bizler devamınıda istiyoruz teşekkür ederiz.

    • 77 hanife
      06 Aralık 2007, 16:44

      Siteniz gerçekten muhteşem.Arada boş olduğum vakitlerde sitenizi ziyaret ederek konuşma çalışmaları yapıyorum.Gerçekten çok yararı oluyor.Diksiyonumu daha da geliştirebiliyorum sayenizde.

    • 78 emrah
      09 Aralık 2007, 17:21

      emeğei geçen herkezlere teşekkürlerimi gönderiyorum.

    • 79 özgen
      09 Aralık 2007, 21:07

      merhaba! ben de diksiyon kursuna gitmek istiyorum istanbul çapa’da oturuyorum. beşiktaş taksim civarında diksiyon kursu biliyorsanız çok memnun olurum. spiker olmayı düşünmüyorum normal düzeyde bir kurs olması yeterli. yardımlarınız için şimdiden teşekkürler!

    • 80 ABDULMUHİT YILMAZ
      10 Aralık 2007, 0:32

      MERHABALAR,
      BEN KONUŞMAMDA HARFLERİ YUTUYORUM VE BAZEN HİÇ KONUŞMA İSTEĞİM OLMUYOR VE KELİMELERİ ÇIKARTAMIYORUM.

    • 81 Banur güngör
      11 Aralık 2007, 20:58

      diksiyon insanlarla yüzyüze ve sesli iletişimizde kendimizi etkili anlatmada güzel bir yol.bu yazıda en genel hatlarıyla bize diksiyon hakkında bize bilgi veriyor.teşekkür ederim

    • 82 İbrahim GENÇ (Sivas Kuzören Köyü)
      12 Aralık 2007, 2:25

      SAYGI VE SEVGİLİ VE AZİZ KARDEŞLERİM AYNI ZAMANDA ABİLERİM ÖZELLİKLE ZAMANINIZI AYIRIP BU SAYFAYA DERTLERİMİZİ VE SÖZLERİMİZİ NE GÜZEL OLSADA BİRŞEYLER ANLATIYORUZ TABİKİ BUDA ANLIYANA ANLAMIYAN ANLAMAZ SATEN NEYSE SİZİN FAZLA ZAMANINIZI ALMADAN BİRAZDA BEN YAZIYIM GÜZEL KONUŞMAK İÇİN LAFI GEVELEMİYE GEREK YOK YA DÜŞÜNEREK SÖYLEYECEKSİN VE DOĞRUYU SÖYLEYECEKSİN SATEN DOĞRUYU SÖYLERSEN GÜZEL KONUŞURSUN DERİM BU BİR İKİN CİSİNE GELİNCE BİRİ SİYLE KONUŞTUMMU KARŞINDAKİ KİŞİ VEYA BİR BAYAN VEYA BİR ARKADAŞ HER NEYİSE BU NLAR KONUŞUYORLAR HIRSLI OLABİLİR MORELİ BOZUK OLABİLİR HER KİM OLURSA OLSUN BÜYÜK OLSUN KÜÇÜK OLSUN LAFI BİTENE KADEM HİÇ BİRŞEY SÖYLEMEDEN DİNLERSEN VE KONUŞAN KİŞİYİ UYARACAKSIN DİYECEKSİNKİ LAFIN BİTİNCE BANA SÖYLE DİYECEKSİN ADAMIN LAFI BİTTİMİ ABİCİM BİTTİ HA ŞİMDİ GELDİ SENİN GÜZEL KONUŞMANA KARŞINDAKİ KİŞİYE SORACAKSIN BAK KARDEŞİM YARIM SAATTEN BERİ KONUŞUYORSUN BEN SENİN LAFINI HİÇ KESMEDİN ŞİMDİDE SENBENİ DİNLE DEYİP KELİMELERİNE DİKKAT EDEREK KARŞINDAKİ KİŞİNİN HATALARINI VEYANLIŞLARINI SÖYLEYEREK TATLI DİLLE KONUŞACAKSIN AMA BAĞIRMADAN ONU ÜZMEDEN GÜZEL GİNELİ BU GÜZEL KONUŞMA BİTTİMİ BAZILARI YUKARI YAZMIŞ KURSA GİTMEKGİBİ KURSA GEREK YOK KARDEŞİM BÜYÜĞÜNÜ VE KÜÇÜKLERİNİ TANIRSAN İŞTE EN GÜZEL KONUŞMA ODUR BAKIN GÜZEL KARDEŞLERİM ADAMIN BİRİ KUTU KOLAYI İÇTİKDEN SONRA ARABANIN CAMINDAN YOLUN KENARINA ATTI TIRAFİKTE TIKALI OLDUĞU İÇİN BEN GÖRDÜM VE O ATTIĞI KUTU KOLASINI ALDIM YERDEN KİBAR GİNELİ ARABANIN CAMINDA ADAMA BU SİZDEN DÜŞTÜ DEDİM ADAM GÜLDÜ VE ALDI HA BEN DESEYDİMKİ TERBİYESİZ NİYE YERE ATIYORSUN DESEYDİM ADAM BENLE KAVGA YAPARDI EYLE DEĞİLMİ NEYSE BENİM SÖZLERİM BİTMEZ BİRAZDA BAŞKA ZAMAN YAZIYIM BU SİTEDE EMEĞİ GECEN VE KURAN VE BİZLEREDE BU İMKANI SAĞLAYAN ABİLERİME TEŞEKKÜR EDERİM HERZAMAN DAHA İYİ YE DOĞRU GİTMEYE VE BİR BİRİMİZE GÜZEL SÖZLERLE DERTLERİMİZİ YAZMAYA DEVAM EDELİM DERİM SAYGI BİR YANA SEVGİLERİMLE

    • 83 Fatih K
      22 Aralık 2007, 15:46

      selam arkadaslar,

      ben bu siteyi ve özellikle bu konusma/ diksiyon yazisini cok begendim.
      Günde en an 20 defa efendim kelimesini duymaktan biktim.
      Kendimi gelistirmem lazim. Bu diksiyon yüzünden özgüvenimi de kaybettim zaten.
      Insallah kurtulurum bu illetten.
      Tekrar tskler……………

    • 84 Ahmet37
      25 Aralık 2007, 21:44

      Merhabalar,

      Konuşunca bazen kelimeleri tam çıkartamıyorum, ağzımdan başka sesler çıkıyor, bazen de cümle kurmakta zorlanıyorum. Bu yüzden sohbet ederken çok güçlük çekiyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.

    • 85 erkan
      25 Aralık 2007, 22:08

      ben karşılıklı konuşmada başarılı olamıyorum bana yardımcı olurmusunuz

    • 86 melih
      26 Aralık 2007, 12:53

      bnm sorunum p ç t k g b d c gbi sesiz harflerin çıkkışında sorun yaşıyorumm belasını versin böle dilinn bazen çokk güzell çıkıyoo ama bazan ihç çıkmıyoo yane takıkılıyomm kekeliyom yanee o kadar kızyom kii a.g böle dilin diyom bazenn ne ise umarım düzelir yaşımda 21

    • 87 ÖZLEM
      04 Ocak 2008, 13:53

      BÖYLE BİR SİTEYİ YAPTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.TÜM ARKADAŞLARIMA DİKSİYON KURSU HARİCİNDE KONUŞMALARINI DÜZELTMELERİ İÇİN BOL BOL KİTAP OKUMALARINI TAVSİYE EDERİM .BÖYLELİKLE HEM KONUŞMALARI DÜZELİR HEM DE AKICI BİR KONUŞMAYA SAHİP OLURLAR. SÜRÇ-İ LİSAN ETTİYSEM AF OLA .

    • 88 hilal
      04 Ocak 2008, 22:28

      Ş ZOR DENİLİYO

    • 89 aydoğan
      07 Ocak 2008, 17:09

      k.i.b

    • 90 colin
      10 Ocak 2008, 19:52

      bende ilerde bir spiker olcağım için diksiyon çok önemli illede diksiyonu spiker olmak için öğrenilmez herkese tavsiye ederim

    • 91 seda
      10 Ocak 2008, 20:08

      çok güzel bir sayfa beyendimmmmmmmmmmmm yaniiiiiiiiiiiiiiiiiiiii i

    • 92 kadir
      11 Ocak 2008, 0:26

      diksiyon kursu çok yararlı oluyor ama kursda ögrendiklerimizi hayatta uyğulamalıyız yada eksik görülen yerlerimizin ısrarla üzerinde durmalıyız diger türlü kursun faydasını göremezsiniz.

    • 93 kadir
      11 Ocak 2008, 0:29

      bir başka nokta da çok kitap okumak lazım çünkü okuma alışkanlığıda alışılagelmiş eksik yanlarımızı düzeltmemizde büyük fayda saglamaktadır yoksa salt kurs görmüş olmak yetmemektedir

    • 94 medine
      11 Ocak 2008, 18:47

      Sitenizi çok begendim.
      Teşekkür ederim.Herkese başarılar.

    • 95 serdar
      14 Ocak 2008, 21:54

      süper bir site cok begendim bazen konuşurken takılıyordum şimdi biraz daha iyiyim birdaha baştan sona kadar okursam daha iyi olucagım cok teşekkür ederim busiteyi yapan dan allah razı olsun

    • 96 yusuf zorlu
      18 Ocak 2008, 14:24

      özel yetenek sınavına gircem bunları görmem iyi oldu süper

    • 97 eylül nisa
      20 Ocak 2008, 15:09

      emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür edrim saygılar.

    • 98 barış
      29 Ocak 2008, 12:36

      ben kendi içimde konuşurken mükkemel konuşuyoum amaarkdaşlar veya topluluk önünde dilim yutuluyor

    • 99 MEHMET
      03 Şubat 2008, 19:25

      Güzel ve akıcı konuşabilmek için kitap okumanında faydası olduğunu biliyorum, acaba kitabı içimizden mi okumalıyız, yoksa sesli bir şekilde mi okursak diksiyonumuza faydası olur. Siteyi çok beğendim. Başarılarınızın devamını dilerim

    • 100 mehmet
      04 Şubat 2008, 16:13

      selam ben dogu anadolulu oldugum ıcın yore turkcesıylen konusuyorum benım konusmada herkes anlıyor benım dogulu oldugum ben guzel bır doksıyona sahıp olmak ıstıyoprum akıcı ve etkılı bor konusmacı olmak ıstıyorum buna nasıl sahıp olabılırım cewabınız acılen beklıyorum lutfen bırde sıznle ıletsıme gecmem ıcın telefon numaranızı yarzsanız sewınırım

    • 101 meryet
      05 Şubat 2008, 0:09

      Diksiyonla ilgili yazınız çok güzel olmuş..
      Teşekkürler

    • 102 zeynep
      05 Şubat 2008, 17:25

      Kalemi ağzımızda tutarak tekerlemeleri tekrar etsek nasıl olur. Veya ingilizce ve türkçe sözlükleride aynı şekilde (sözlükten) uygularsak, kalem hem yazı da hem de işlevsellikte iyi oluyor da.

    • 103 yasemin
      05 Şubat 2008, 18:24

      Ben son anda bile olsa Diksiyon kursuna katılmayı başardım(onlar okullarla aynı anda başlıyorlarmış)Herkes bana neden gidiorsun Türkçe konuşmayı bilmiyor musun diye soruyorlar.Kurs bizim Türkçeyi doğru ve anlaşılır kullanmamıza yardımcı olacağını söylüyorum.Çünki giderek konuşmalarımızın bozulduğunu görüyorum.Ki ben buna fazlasıyla dikkat eden birisiyimdir.Elbette benimde hatalarım vardır ve kursa da mevcut hatalarımı düzeltmek amacıyla gitmeye karar verdim.Dersler muhteşem geçiyor.Eğitmenimiz Asiye Hanım gerçekten elinden gelen herşeyi yapıyor.Ve dörtdörtlük bir eğitmen bana göre.
      Eğerki zamanınız varsa muhakkak bu kurslara katılın.Benim çok hoşuma gidiyor ve okuma -yazma- dinleme konusunda kendimi yetiştirebildiğimi düşünüyorum.
      Herkese tavsiye ederim.
      Ayrıca bu siteyi hazırlayan ,emeği geçen herkese gönülden teşekkürler.Türkçemiz için birşeyler yapan kişilerin olduğunu bilmek çok hoş birşey.

    • 104 karamel
      12 Şubat 2008, 14:26

      Çok güzel ve faydalı bir site. Özellikle bu konunun da günlük, sosyal ve iş hayatımızda oldukça faydalı olacağını düşünüyorum. Tabiki uygulama yaparsak… Ben şimdiden uygulamalara başladım bile. Teşekkürler…

    • 105 Lazgin
      20 Şubat 2008, 21:19

      ÖNCELİKLE SİZE BUNDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİM.YA BENCE BENDE BİR SORUN YOK AMA GALİBA ŞİİR OKURKEN BİRAZ DİKSİYON EKSİKLİĞİM VAR.ÖĞRETMEN BANA BİR ŞEYLER ÖNERDİ AMA PEK YARARI OLMADI.YANİ BEN OKURKEN SORUN YOK AMA BAŞKALRININ ÖNÜNDE ÖYLE OLMUYOR.YARDIMCI OLABİLECEK VARSA ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM.BEN DE DİKSİYON EKSİKLİĞİMİ TAMAMLAMAK İSTİYORUM. SAYGILARIMLA…

    • 106 RUKİYE
      21 Şubat 2008, 14:45

      çok güzel

    • 107 raziye
      23 Şubat 2008, 23:25

      öncelikle çok faydalı bir site olduğunu belirtmek istiyorum.benimde konuşma sorunum var.p,ç,t,k,g,b gibi sessiz harflerle konuşmama başladığımda zorlanıyorum.yüksek sesle okuma egzersizleri yapıyorum.az da olsa faydasını görüyorum ama daha etkili ve kalıcı olması açısından neler yapmam gerekiyor bana yardımcı olursanız sevinirim teşekkür ederim

    • 108 tekin
      26 Şubat 2008, 5:09

      Gerçekten çok güzel olmuş, hayatımızda kendimizi anlatmak için ve daha etkili olması için diksiyon gerekli..

    • 109 martı
      26 Şubat 2008, 14:44

      iletileri okuyorumda benimde ihtiyacım var diksiyon kursuna ve hamgisi daha iyi olu bilemiyorum .kursa gidenlerin tavsiyelerine ihtiyacım var yardımcı olurmusunuz.

    • 110 MURAT ATIL
      27 Şubat 2008, 1:17

      YAZINIZI İNCELEDİM.. FAYDALANDIĞIM ÖRNEKLERİN YANINDA İZNİNİZLE KATILMADIĞIM HUSUSLARI PAYLAŞMAK İSTEDİM.
      VURGULAR BÖLÜMÜNDA BAZI SIKINTILAR VAR..

      SERT VE GÜRÜLTÜLÜ ÇIKAN BAZI ÜNSÜZLERİN (Ç.K,P,R,Ş,Z) VURGUYU BULUNDUKLARI HECEYE TAŞIDIĞINI YAZIYORSUNUZ.. AMA VERDİĞİNİZ ÖRNEKLERİN BİRİ HARİÇ HEPSİNDE VURGU SONDAKİ HECELERDE
      KAÇTIM, SAPTI, ORDU (Yer ya da silahlı kuvvetler oluşuna göre değişir) ŞAŞTI, EZDİ

      YOKMUŞ “YOK İMİŞ”TEN GELDİĞİ İÇİN BİR ÖNCEKİ HECE VURGULU

      AYNI DURUM UZUN HECELİ SÖZCÜK ÖRNEKLERİNDE DE GEÇERLİ.
      UZUN HECELER VURGUYU ÜZERİNE ALMIYOR
      ARAPÇA VE FARSÇADAN GELEN KATİL, CAHİL, SAMİ, TEAMÜL, MUKABİL, HAZİNE, MÜCADELE (klavyemden dolayı şapka işareti koyamıyorum) SÖZCÜKLERİNİN HEPSİNDE VURGU SONDA.

      ÜÇ HECELİ YER İSİMLERİNDE DE VURGUNUN ORTADA YA DA BAŞTA OLMASI KURALLARA BAĞLI.. BELKİ YER DARLIĞINDAN YA DA UZATMAMAK İÇİN BELİRTMEDİNİZ AMA ERZİNCAN İLE ERZURUM VURGULARININ FARKI TESADÜFİ DEĞİL. HARF SAYISI VE KAPALI HECE ETKİLİ OLUYOR..

      ÇALIŞMALARINIZDA BAŞARILAR DİLERİM. SAYGIYLA.

      MURAT ATIL

    • 111 ilhan
      27 Şubat 2008, 18:29

      okumalısın

    • 112 SONGÜL
      28 Şubat 2008, 15:04

      BEN GAYET GÜZEL KONUŞTUĞUMA İNANANLARDANIM DİKSİYON DERSİNE İHTİYACIM YOK AMA İYİ BİLGİLER ELLERİNİZE SAĞLIK :):)::::::::))))))))))

    • 113 denız yamur
      07 Mart 2008, 16:53

      slm ark ben ark arasında kendımı ıyı ıfade edemedıgımı bılıyorum duzgun cumleler kuramıyorum neden bılmıyorum ama duzgun cumlek uramıyorum yardımcı olurmusunuz sankı yenı dogmus cocuklar gıbı kendımı ıfade edemıyorum

    • 114 Deniz Yağmur
      07 Mart 2008, 16:55

      Bence de çok güzel bir site olmuş.
      İnternette binlerce siteden çok farklı!

      Teşekkürler.

    • 115 onur
      12 Mart 2008, 16:27

      ben yazarak karşımdaki kişiyle çok iyi anlaşıyorum,
      fakat bu birebir karşılılı konuşmaya dönüştüğünde tam anlamıyla affalıyorum, ayrıca samimi olduğum insanlarla konuşmam çok iyi, fakat tanımadığım bir kişi ile konuşurken ne söyliyeyim diye düşünüyorum ve bazen cevap bile veremiyorum, birde bir kaç senedir konuşurken kekelemeye benzer bir durumla karşı karşıya kalıyorum, bu sebeplerden dolayı genelde muhabbet etmekten kaçınıyorum tanımadığım kişlerle, çünkü muhabbet ettikten sonra daha iyi konuşabilirdim diyekedi kendimi sorguluyorum, bu durumlarla ilgili yapabilinecek birçalışma varmıdır
      TEŞEKKÜRLER

    • 116 gazelle
      15 Mart 2008, 2:52

      selamlar siteyi okudum çok beğendim..gerçi ben işitme engelliyim çevrem çok geniş ama sürekli müşteriyle karşılaşıyorum onlarla konuşmada zorluk çekiyorum daha ziyan çevremle çok iyi anlaşıyorum ama yabancı biriyle konuşunca bazı harfler yutuyorum acayip hızlı konuşuyorum nedenini bilemicem sanki yabancı beni öldürecek de konuşalım da bu iş bitsin der gibi acele ediyorum..komik olacak ama ne olur bana yardımcı olun..burdayken elim varmışken gideyim diksiyona da kurtulayım..amacım müşteriyi etkilemek ve devamlı gelsin istiyorum..

    • 117 Neriman
      15 Mart 2008, 20:23

      Ankara-Çankaya Todam diksiyon kursuna gittim.Diksiyona gittikten sonra konuşmamda fazla yanlış yaptığımı anladım.Genelde “e”leri yayarak konuşuyordum,ama artık doğrusunu öğrendim artık “e”leri kapalı kullanıyorum.Diksiyon bana çok faydalı ve zevkli geldi,sizlerinde gitmesini tavsiye ederim.Diksiyon kursunda eğlenerek öğreniyoruz.Kursa gittikten sonra Anlayarak Hızlı Okuma ve Öğrenme kitabını aldım .Sizlere tavsiye ederim,YAZARI Murat TUNALI…..
      Sitenizi çok beğendim boş zamanlarımda yararlanmak istiyorum.
      Sizlere böyle faydalı bir site kurduğunuz için TEŞEKKÜRLER…

    • 118 ayhan
      16 Mart 2008, 2:07

      merhaba benim sorunun demeden önce benim işin yani müsterile birebir sıcak görüşme karşındaki kişiye birşeyler anlatırken cümleri bitişik yada cümleri yutuyorum kitap okudur olmadır tekelerme aldır sıkrdır dedi’lerki arapça ve farça kitap oku dedirler pek faydasını görmedir suan ne yapacağımı d