MOTIVASYON MESAJINIZ:
En sıradan iş bile büyük başarılar getirme potansiyeline sahiptir. - H.Jackson Brown

Güzel Konuşma ve Diksiyon

21 Mayıs 2007 | Özgür ŞAHİN | Kategori: İnsan İlişkileri | 281 Yorum » Yazdır Yazdır

DiksiyonGüzel ve etkili konuşmada diksiyon (söyleniş-telaffuz-pronounciation) yani seslerin doğru çıkarılması son derece önemlidir. Fonetik bilgisi seslerin çıkarılışını inceler. Diksiyon ise buna ek olarak daha geniş bir kapsamda, ses organlarının doğru sesleri çıkarabilecek şekilde eğitilmeleri üzerinde odaklanır. Bu yönüyle diksiyon önemli ölçüde fonetiğe dayanır. Ancak biz bu bölümde konunun fonetik yönü üzerinde ayrıntılı durmayacağız.

Türkiye?de seslerin çıkarılmasında yörelere göre farklılık vardır. Ancak güzel seslendirmede daha çok İstanbul ağzı esas alınır. Seslerin gerektiği gibi çıkarılabilmesi için ses aletlerinin- gırtlaktan başlayarak dil, dudaklar, çene ve buruna kadar tüm ses aletlerinin eğitilmesi gerekir. Bu çerçevede aşağıda çeşitli alıştırmalar yer alacak.

Alıştırmaları yaparken ses çıkışlarını netleştireceğiz. İyi boğumlanma yani heceleri netleştirerek seslendirebilmek için dudak tembelliğini ortadan kaldırmamız gerekir. Sesleri ses organlarını abartılı kullanarak çıkaralım. Aşağıdaki doküman dört bölümden oluşmuştur: Birinci bölüm ses organlarının eğitimine ilişkin alıştırmalar; ikinci bölüm, sesli harflerin çıkarılışı; üçüncü bölüm sessiz harflerin çıkarılışı ve kullanımını anlatmaktadır. Dördüncü bölüm ise sesli ve sessiz harflerin cümle içinde karışık şekilde kullanımına ilişkin alıştırmalardan oluşmaktadır.

Bu alıştırmalarda verilen örnek cümle veya hecelerin bıkmadan ısrarla tekrar tekrar seslendirilmesi gerekir. Bu çalışma sürdürüldükçe seslerin ağızdan akarcasına çıkmaya başladığını, başlangıçtaki zorlanma veya tutukluğun ortadan kalktığını göreceksiniz.
Diksiyon sesin güzel çıkmasını ve sözlerin doğru seslendirilmesini amaçlayan sanatın adıdır. Diksiyon bu yönüyle ses ve söz üzerinde odaklanmıştır. Sözün içeriğinin kodlanması yani etkili iletişim diksiyon sanatının dışında kalan bir konudur. Ancak konu üzerinde oluşturulan eserlerde bir karmaşanın mevcut olduğunu da itiraf edelim.
Kitabınızın diksiyon bölümünde diksiyonun temel öğeleri üzerinde durulmuştur. Bu öğeler söyleniş-fonetik, boğumlanma, vurgu, durak ve ulamadan oluşmaktadır. Fonetik seslerin doğru çıkarılmasıyla ilgilenen bir alandır. Boğumlanma, seslerin birbiri ardına tam ve tok şekilde kaybolmadan çıkarılması alanıyla ilgilenir. Vurgu, söylemedeki monotonluğun kırılmasını sağlayan, her dilde kendine özgü gelişen bir telaffuz konusudur. Yazı noktalaması ve duraklarıyla konuşma noktalaması veya durakları birbirinden farklı olabilmektedir. Durak bölümü, bu sorunun çözümünü amaçlamaktadır. Ulama çalışmalarına gelince, bu çalışmalar kelimeler arasında uyumlu geçişler sağlamayı amaçlamakta ve dilin doğal kurallarından yararlanmaktadır.

Söyleniş-Fonetik
Söyleniş bölümünde sesli ve sessiz harfleri ayrı ayrı inceleyeceğiz. Türkçe?de 8 adet sesli ve 21 adet sessiz harf vardır. Sesli harfleri ?ünlü?, sessiz harfleri de ?ünsüz? kelimesiyle tanımlayacağız. Türkçe?mizdeki ünlüler ?a, e, ,ı, i, o, ö, u, ü?den oluşur. Ünsüzler ise ?b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z? den oluşur. Söyleniş bölümünde ünlü ve ünsüz harflerin fonetiğini öğreneceğiz. Aşağıda konular hem anlatılmış hem de gerekli alıştırmalar birlikte verilmiştir.

DİKSİYON (2)
ALIŞTIRMA: FONETİK

Ünlüler
A
Konuşma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (a) vardır. Bunlardan biri (kalın a) diğeri de (ince a) dır. Her iki (a) bazen uzun, bazen kısa okunabilir. Bu iki (a) yı söylerken birbirinden ayırt etmek için (ince a) nın üzerine şu ( ^ ) işareti koyarak gösterelim.

Kalın A
Şu şekilde söylenir: Dil doğal duruşunu değiştirerek ortaya doğru biraz yükselir, dudaklar hareketsiz, yanaklar gevşek ve çeneler açık. aaa aaaa aaaa
Elâlem ala dana aldı ala danalandı da biz bir ala dana alıp aladanalanamadık. Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğini. Ağlarsa anam ağlar, kalanı yalan ağlar.

İnce A
(Kalın a) ya oranla daha ileriden söylenen bir ünlüdür. Dilimize geçen yabancı kelimelerden gelmiştir. Bu kelimelerin başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: lâla, lâstik, hâl. hâlbuki, lâf, lâkırdı, lâle, lâl, kâse, lâle, lânet, lâzım, kâzım, kâtip gibi.
Lâla lâtif lâleli lâmbasını lâcivert lâke lâvabodan nâzik, nâdide şefkâte verdi.

Uzun A
Bunu da (â) şeklinde gösterelim :
Önek: Nâne, nâdir, nâme, câhil, câhit, seyahât, sâdık, sâbit, kâtil, nâzik târih, mâvi, hâttâ, hârf, dikkât, şefkât, kabahât, sıhhât, nâmus, nâne, nâsihat,

E
Konuşma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (e) vardır. Bunlardan biri (açık e) diğeri de (kapalı e) dir. Bu iki (e) yi söylerken birbirinden ayırt etmek için (kapalı e) nin üzerine şu (´) işareti koyarak (açık e) den ayıralım. eee eeee eeee

Açık E
(Açık e) şu şekilde söylenir: Çeneler (a) ünlüsünde olduğu gibi, dil ileri doğru yükselir. Kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Eş, sen, sene- Edebi edepsizden öğren: Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver: Evlinin bir evi, evsizin bin evi var. – Bir elin nesi var, iki elin sesi var. – Sen dede ben dede bu atı kim tımar ede.

Kapalı E
(Kapalı e) şu şekilde söylenir: dudak kenarları kulaklara doğru biraz yaklaşıp çeneler hafifçe sıkılır.
Gece penceredeki benekli tekir kedi tenceresindeki eti yedi.

I
Şu şekilde söylenir: Çıkış noktası damağın arka kısmındadır. Dudakların köşesi kulaklara doğru açılır. Dil damağın arkasına doğru toplanarak dar bir geçitten havayı bırakır. Dilimizde (ı) ünlüsü kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Isı, ıslık, ılıcalı ıııı ııı ııııı
- Ihlamuru ısıt: Tıkır tıkır: Mırıl mırıl: Şıkır şıkır. Yığın yığın, kıpır kıpır, gıcır gıcır, ıslak ıslak, pırıl pırıl, fırıl fırıl, zırıl zırıl.

İ
Şu şekilde söylenir: Çıkış noktası damağın ön kısmındadır. Dudakların köşesi kulaklara doğru açılır, dil damağın iki yanına dayanarak dar bir geçitten havayı bırakır. Kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: İz, dil, izci iii iiiii iiiii
İki dinle bir söyle- iki el bir baş içindir.
Dilimizde süresi uzun olan (i) lere rastlanır:
İcat, biçare, bitap, bitaraf, veli, fenni, fiziki, cani, hayati, nihai, fuzuli, deruni

O
Konuşma dilimizde kalın ve ince olmak üzere iki ayrı O vardır.

Kalın O
Çeneler açık, dudaklar birbirine yakındır ve ağız içi yuvarlaktır. Kelime başlarında sık rastlanır. Örnek: Ot, ova, ocak, olmak, ordu, oda, orman, ortak, bando, banyo, biblo, bono, fiyasko, tango, solo, fono, foto, radyo, stüdyo, şato, tempo, vazo, Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz. oooo oooo ooo

İnce O
Biraz daha ileriden daha az yuvarlak yapılarak söylenir.
Lobutları loş locasında notalıyan normâl lort losyoncusunun lokantasında nohutları lokumlarla karıştırdı.

Ö
Çeneler ve dil (açık e) ünlüsünde olduğu gibidir. dudakların alt ve üst köşeleri birbirine yaklaşıp ağız küçük bir yuvarlak gibi olur. (ö) ünlüsü çoğunlukla kelime başında bulunur. ööö ööö öööö
Örnek: öbek, öc, ödenek, ödünç, ödeşmek, ödev, öfke, öğrenmek, öğrenim, öğretim, öğünmek, öğüt, ökçe, öksürük, örs
- Ölenle ölünmez. – Ölüm kalım bizim için. – Önce düşün. sonra söyle. – Öfkeyle kalkan zararla oturur.

U
Konuşma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (u) vardır. Bunlardan biri (kalın u) diğeri de (ince u) dur.

Kalın U
Çeneler açık, dudaklar birbirine iyice yaklaşık ve ağız tam bir küçük yuvarlak olur. Örnek: Uç, ucuz, uçak, uçurum, uykucu, ulu uuu uuu uuu
Unkapanı uğradığı uğursuzluktan upuzun uzandı.

İnce U
(Kalın u) ya oranla daha ileriden söylenir. Ünlüsü çoğunlukla yazıda (ü) ünlüsü ile gösterilir. Örnek: Rûya, rûzgâr, hûlya, gûya, lûzûm, lûtfen, lûgat, nûr, nûmara, Nûri,
Gûya Hûlya rûyasında Lûtfi´ye nûmaralı nûtuk söyliyerek lûtfetmiş.

Ü
Çeneler ve dil (açık e) ünlüsünde olduğu gibidir. Dudakların alt ve üst köşeleri birbirine iyice yaklaşır ve büzülür. (ü) ünlüsüne dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda sık rastlanır. Örnek: Üç, üçgen, üçlü, üçüz, üflemek, ülker, ülkü, ün, ünlem, ünlü, üreme, ürkek ,ürpermek, üzüm, üstün, üşenmek, ütü üüü üüü
- Üzüm üzüme baka baka kararır. -Ülker üzüntüden üzüm üzüm üzüldü. -Ürümesini bilmeyen köpek, sürüye kurt getirir.
Ünsüzler

B
Dudakların birleşip açılmasıyla meydana gelir. Kelimenin başında veya ortasında bulunur. Kelime başında örnek: Baş, boş, bıçak, biber Kelime sonunda (p)ye dönüşür. Örnek: Kitap, kap, hesap, çorap. Ancak kelime sonunda ünlü bulunursa eski konumuna döner: Örnek: Kitabı, dolabı, kabı, hesabı
Gerçekte (p) ile biten kelimeler ise değişmezler. Örnek: sap-sapı, çöp-çöpü, top-topu, tüp-tüpü, küp-küpü, kulp-kulpu, hap-hapı,
Bi Be Ba Bo Bu Bö Bü Bı Bip Bep Bap Bop Bup Böp Büp Bıp
Bil Bel Bal Bol Bul Böl Bül Bıl Bir Ber Bar Bor Bur Bör Bür Bır
Bit Bet Bat Bot But Böt Büt Bıt Bis Bes Bas Bos Bus Bös Büs Bıs
Babasının benekli bıldırcını bitişik bostanda böceklerden bunalarak büzüldü.

C
Dişler birbirine yaklaşık, dil ucu dizlerin ön kenarına yayılmış, alt çene aşağı düşerek çıkar. Örnek: Cam. caba, cacık, coşkun, cömert, cüce, cümle. Kelime sonunda (ç) olur.
Ci Ce Ca Co Cu Cö Cü Cı Cip Cep Cap Cop Cup Cöp Cüp Cıp
Cik Cek Cak Cok Cuk Cök Cük Cık Cit Cet Cat Cot Cut Cöt Cüt Cıt
Cambaz Cevat cılız cimri coşkunla cömertliğe cumbada cüret ettiler.

Ç
C harfinden biraz daha sert olarak çıkar. Çıkış biçimi aynıdır.
Çi Çe Ça Ço Çu Çö Çü Çı İç Eç Aç Oç Uç Öç Üç Iç
Çip çep Çap Çop Çup Çöp Çüp Çıp  Tiç Teç Taç Toç Tuç Töç Tüç Tıç
Piç Peç Paç Poç Puç Pöç Puç Püç Pıç Şiç Şeç Şaç Şoç Şuç Şöç Şuç Şüç Şıç
Çardaklı çeşmedeki çırak, çiçekleri, çorbanın çöreğini ve çuvalları çürüttü.

D
Dilin damağın ön kısmına üst diş köklerine dokunmasıyla çıkarılır.
Örnek: Dam, dal, dar, dış, diş, dadı, dede, deney,-demir,
Kelime sonunda (t) olur. Yalnız anlamlan ayrı olup söylenişleri benzeyen bir kaç kelimeyi birbirinden ayırmak için (d) olarak yazılır. Örnek: Ad (isim), at (hayvan), od (ateş), ot (bitki), had (derece), hat (çizgi)
Di De Da Do Du Dö Dü Dı Dip Dep Dap Dop Dup Döp Düp Dıp
Dik Dek Dak Dok Duk Dök Dük Dık Dit Det Dat Dot Dut Döt Düt Dıt
Dir Der Dar Dor Dur Dör Dür Dır  Diz Dez Daz Doz Duz Döz Düz Dız
Davulcu dede dışarlıklı dikişçiyi dolandırırken dönemecin duvarından düştü.

F
Üst kesici dişler alt dudağın üstüne dokunup açılmasıyla çıkarılır. Dilimizde çoğunlukla kelime başında, pek seyrek olarak da ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Fal, fil, fakat, falaka, falanca, faraş, felek, ferman, fasafiso, federasyon, felâket, felç, fevkalâde, frak, fitre, film?, fayans, fötr, fonojenik, futbol, füze
Fil Fel Fal Fol Ful Föl Fül Fıl Fit Fet Fat Fot Fut Föt Füt Fıt
Fip Fep Fap Fop Fup Föp Füp Fıp Fif Fef Faf Fof Fuf Föf Füf Fıf

G
Dil sırtının damağın gerisini, bir de damağın daha ön kısmını kapatmasıyla meydana gelir. Örnek: Gaga, gagalamak, gam, galiba, gar, garaj, gargara, gazete, gelincik, göçmen, gölge, gönye, görev, güzellik.
(G) ünsüzünün iki çıkış noktası vardır. İnce ünlülerle damağın ön kısmından çıkar. Örnek: Gâh, gel, gör, git, gûya, güç. Kalın ünlülerle damağın gerisinden çıkar. Örnek: Gar, gıcık, gocuk, guguk, gibi.
Gi Ge Ga Go Gu Gö Gü Gı Gik Gek Gak Gok Guk Gök Gük Gık
Gip Gep Gap Gop Gup Göp Güp Gıp Gif Gef Gaf Gof Guf Göf Güf Gıf
Gil Gel Gal Gol Gul Göl Gül Gıl Gir Ger Gar Gor Gur Gör Gür Gır
Galip Geyvede gır gır giden gocuklu göçmen gururluya güldü.

Ğ
Dilimizde varlığını ancak kendinden evvel gelen ünlünün süresini uzatmakla hissettirir. Kelime başında bulunmaz, iki ünlü arasında ise ikili ünlü meydana getirir. Örnek: Boğaz-boaz, doğal -doal, yoğurt – yourt
Konuşma dilimizde bazan y ve v seslerine döner. Örnek: Eğer-eyer, diğer-diyer, soğuk-sovuk
Ği Ğe Ğa Ğo Ğu Ğö Ğü Ğı Ğir Ğer Ğar Ğor Ğur Ğör Ğür Ğır
Ğip Ğep Ğap Ğop Ğup Ğöp Ğüp Ğıp Ğil Ğel Ğal Ğol Ğul Ğöl Ğül Ğıl

H
Bir soluk harfi olup ağzın (kalın a) ünlüsünü çıkardığı durumla meydana gelir. Örnek: Habbe, haberci, haber, hacamat, hacı, hacıyatmaz, hadde, hademe, hafız, hafif, hafta, hakiki, hakir, hâlbuki, hallac, hassâs, hece, hımhım, hipnotizma, hokkabaz, hulâsa, hulyalı, hüner, hücum, hücre, hüviyet,
Hi He Ha Ho Hu Hö Hü Hı Hih Heh Hah Hoh Huh Höh Hüh Hıh
Hip Hep Hap Hop Hup Höp Hüp Hıp Hit Het Hat Hot Hut Höt Hüt Hıt
Hil Hel Hal Hol Hul Höl Hül Hıl  Hir Her Har Hor Hur Hör Hür Hır
Habeş hemşire hırkalı hizmetçi hoppa hödüğe hurmaları hürmetle sundu.

J
Dişler birbirine, dil sırtı da katı damağa yaklaşır, havanın dil ortasından sızmasından meydana gelir. Örnek: Jale, Japon, jandarma, jambon, jelâtin, jeoloji, jeolog, j jest, jilet, jübile, jüri.Halk arasında (j) ünsüzünün (c) olduğu görülür. Örnek:Japon- Capon, jandarma – candarma, panjur = pancur, jurnalcı = curnalcı,
Ji Je Ja Jo Ju Jö Jü Ji  Jij Jej Jaj Joj Juj Jöj Jüj Jıj
Jir Jer Jar Jor Jur Jör Jür Jır Jil Jel Jal Jol Jul Jöl Jül Jıl
Jip Jep Jap Jop Jup Jöp Jüp Jıp Jis Jes Jas Jos Jus Jös Jüs Jıs
Japon jeolog jiletini jurnalıyle jüriye verdi.

K
Dil sırtının damağın gerisini, bir de damağın daha ön kısmını kapatmasıyla meydana gelir. İnce ünlülerle damağın ön kısmından kalın ünsüzlerle ise arka kısmından çıkar. Örnek1: Kel, kir, kör, kâtip kâhya, Örnek2: Kaba, kaya, kaçak, kadastro, kadın kadife, kalp, kal
Ki Ke Ka Ko Ku Kö Kü Kı Kik Kek Kak Kok Kuk Kök Kük kık
Kil Kel Kal Kol Kul Köl Kül Kıl  Kir Ker Kar Kor Kur Kör Kür Kır
Kip Kep Kap Kop Kup Köp Küp Kıp Kit Ket Kat Kot Kut Köt Küt Kıt
Kara ketenlik külahlı kuş kara kediyi yedi

L
Dil ucu damağın ön kısmına(lale), bir de daha gerisine(olay) dayanır, hava dilin yanlarını titreterek sızar. Örnek: lâbirent, lâboratuvar; lâcivert; lâçka, lâdes, lâf, lâkap, lâhana, leylâk, leziz, limon, lise, litografya, liyakat, löca, lödos, lökanta, lokma, lökomotif, lösyon, löş,
Li Le La Lo Lu Lö Lü Lı  Lil Lel Lal Lol Lul Löl Lül Lıl
Lir Ler Lar Lor Lur Lör Lür Lır Lip Lep Lap Lop Lup Löp Lüp Lıp
Lit Let Lat Lot Lut Löt Lüt Lıt  Lin Len Lan Lon Lun Lön Lün Lın
(L) ünsüzü bazı kelime ortalarında ve sonlarında kaybolur, Örnek: Nası şey = nasıl şey, kak ordan = kalk ordan, Adi konuşmada (r) ünsüzünün (l) olduğuna sık rastlanır. Buna (Leleşme) denir.Önek: Birader-bilâder, Berber-belber, servi – selvi, serbest = selbes, bâri = bâli, diye= diyelek, kerli ferli = kelli felli, zemberek -zembelek, merhem – melhem, terlik = tellik, amerikan = amelikan

M
Dudakların birleşip açılması ve damağın hafif alçalmasıyla meydana gelir. Dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Maalesef, macera, maç, madalya, maalmemnuniye, maarif, modern, mücevher, madenî, manzume, müzakere, mütemmim
Mi Me Ma Mo Mu Mö Mü Mı Mip Mep Map Mop Mup Möp Müp Mıp
Mir Mer Mar Mor Mur Mör Mür Mır Mil Mel Mal Mol Mul Möl Mül Mıl
Min Men Man Mon Mun Mön Mün Mın Mim Mem Mam Mom Mum Möm Müm Mım
Muhallebici melankolik Mısırlı Mirza modern mösyöyle Muradiyede müzik dinledi

N
Dilin damağın ön kısmına, diş köklerine dayanıp açılmasıyla meydana gelir: Dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Nasır, nadan, nadide, nafaka, nafile, naftalin, nakil, nakit , nal nalbant, namaz, namus, nankör, narin, narkoz, nâsihat, nâzım, nazik, nesir, nezaket, nilüfer, nisan
Ni Ne Na No Nu Nö Nü Nı Nip Nep Nap Nop Nup Nöp Nüp Nıp
Nil Nel Nal Nol Nul Nöl Nül Nıl  Nir Ner Nar Nor Nur Nör Nür Nır
Nim Nem Nam Nom Num Nöm Nüm Nım Nin Nen Nan Non Nun Nön Nün Nın
Namlı nane nini nini naneleri numaraladı

P
Dudakların birleşip açılmasıyla ve açılma sırasında dışarıya hava fırlamasıyla meydana gelir. Dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Paça, paçavra, paket, pala, palamut, panorama, pansiyon, pantolon, papatya, paragraf, paramparça, paraşüt, paratoner, parazit, patinaj, pedagoji, plak, plaka, plan, planör, politika, porselen, porsiyon, program, projeksiyon, protesto, psikoloji,
Pi Pe Pa Po Pu Pö Pü Pı Pip Pep Pap Pop Pup Pöp Püp Pıp
Pil Pel Pal Pol Pul Pöl Pül Pıl Pir Per Par Por Pur Pör Pür Pır
Pit Pet Pat Pot Put Pöt Püt Pıt Pis Pas Pos Pus Pös Püs Pıs
Palavracı peltek pısırık pişkin poturlu porsuk pulcu püskürdü.

R
Dil ucunun yukarıdaki kesici dişlere yakın noktayla meydana getirdiği kapağın bir çok defa açılıp kapanmasıyla meydana gelir. Kelime başında bulunan (R) kolay söylenir. Fakat kelime sonlarındaki (R) ünsüzlerine önem verilmezse anlaşılması güç olur. Örnek: Rabıta, radyatör, radyografi, rahat, roket, raket, ramazan, randevu raptiye, rol, reçete, rehber, rehin, rejisör, rakip, reklâm, rekor, repertuvar, reverans, rezonans, riyakâr, romatizma, rota, rozet, röportaj, rûya, rûzgâr,
Ri Re Ra Ro Ru Rö Rü Rı İr Er Ar Or Ur Ör Ür Ir
Rir Rer Rar Ror Rur Rör Rür Rır Tir Ter Tar Tor Tur Tör Tür Tır
Fri Fre Fra Fro Fru Frö Frü Frı Gri Gre Gra Gro Gru Grö Grü Grı
Radyolu ressam Ramis Rasimin romanıyla röportaj yaptı

S
Dudaklar açıktır, dilin ucu alt diş köklerine yaklaşır ve hava dilin arasından tonsuz olarak sızar. Dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Sap, saat, sabah, sabotaj, saman, servis sıska, seksek senaryo, stüdyo, spiker, smokin, hassas, kasa gibi…
Si Se Sa So Su Sö Sü Sı Sil Sel Sal Sol Sul Söl Sül sıl
Sir Ser Sar Sor Sur Sör Sür Sır Sis Ses Sas Sos Sus Sös Süs Sıs
Siş Seş Saş Soş Suş Söş Suş Sış İsi Ese Asa Oso Usu Ösö Üsü Isı
Sandıklıda sepetleri sıralı simitçi sofrada sökülen sucukları süpürdü

Ş
Dişler birbirine, dil sırtı da katı damağa yaklaşır, hava dilin ortasından çıkar. Örnek: şantaj, şantiye, şafak, şahin, şakşakçı, şimendifer, şimşek, şarapnel, şarjör, Şifre, şövale, şüphe, şölen,
Şi Şe Şa Şo Şu Şö Şü Şı  Şil Şel Şal Şol Şul Şöl Şül Şıl
Şir Şer Şar Şor Şur Şör Şür Şır Şis Şes Şas Şos Şus Şös Şüs Şıs
Şiş Şeş Şaş Şoş Şuş Şöş Şüş Şış Şiz Şez Şaz Şoz Şuz Şöz Şüz Şız
Şamlı şemsek şimşir şafak şakşaklandı

T
Dilin damağın ön kısmına diş köklerine dayanıp açılmasıyla meydana gelir:. Dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Tabak, taban, tabela, tablet, tablo, talih, tarih, tapu, tatil, teklif, tekzip, telefon, teleskop, televizyon, telgraf, temenni, tempo, temsil, tentene, tepki, terlik, termos, testere, transatlantik, transformatör, trapez, titiz, tiyatro, tren, tribün, turp, turnike, tünel,
Ti Te Ta To Tu Tö Tü Tı Tik Tek Tak Tok Tuk Tök Tük Tık
Tir Ter Tar Tor Tur Tör Tür Tır Tit Tet Tat Tot Tut Töt Tüt Tıt
Tis Tes Tas Tos Tus Tös Tüs Tıs Tiş Teş Taş Toş Tuş Töş Tüş Tış
Tatar tepsici tıknaz titiz Tosun tömbekici tulumbacıyla tütün tüttürdü.

V
Üst kesici dişler alt dudağın üstüne dokunur. Dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Vade, vadi, vagon, vahşi, vakit, vantilâtör, vapur, varil, varis, vasiyet, velvele, vergi, vestiyer, vesvese,
Vi Ve Va Vo Vu Vö Vü Vı Viv Vev Vav Vov Vuv Vöv Vüv Vıv
Vil Vel Val Vol Vul Völ Vül Vıl Vir Ver Var Vor Vur Vör Vür Vır
Vis Ves Vas Vos Vus Vös Vüs Vıs Viş Veş Vaş Voş Vuş Vöş Vüş Vış
Velveleli vasi vesvese vadide vagon verdi

Y
Dil ortasıyla ön damak arasından çıkar. Dilimizde kelime başında ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Yaba, yaban, yağmur, yalan, yamyam, yankı, yan, yarış, yaz, yaş, yangın, yayan, toy, çay
Yi Ye Ya Yo Yu Yö Yü Yı  Yiy Yey Yay Yoy Yuy Yöy Yüy Yıy
Yil Yel Yal Yol Yul Yöl Yül Yıl Yir Yer Yar Yor Yur Yör Yür Yır
Yis Yes Yas Yos Yus Yös Yüs Yıs Yiz Yez Yaz Yoz Yuz Yöz Yüz Yız
Yalvaçlı yelpazeli yıldız yirmi yoksul yörükle yumurtalarını yükledi.

Z
Dilin ucu alt diş köklerine yaklaşır, hava dilin arasından tonlu olarak çıkar. Kelimelerin başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek; Zafer, zahire, zahmet, zakkum, zalim, zaman, zambak, zamk, zar, zarar, zarf, zemzem, zenci, zerdali,
Zi Ze Za Zo Zu Zö Zü Zı Zip Zep Zap Zop Zup Zöp Züp Zıp
Zil Zel Zal Zol Zul Zöl Zül Zıl  Zir Zer Zar Zor Zur Zör Zür Zır
İzi Eze Aza Ozo Uzu Özö Üzü Izı Ziş Zeş zaş Zoş Zuş Zöş Züş Zış


BOĞUMLANMA

Ünlü ve ünsüz sesleri tam bir belirginlikte seslendirebilenler sağlam boğumlanma yaparlar. Boğumlanma yeteneğimizin gelişmesi için ses organlarımızın zorlandığı tekerlemeleri bol bol seslendirmemiz sorumuzu çözmemize yeterli olacaktır. Aşağıda önce ünlaler ve ardından ünsüzlerin esas alındığı tekerleme örnekleri verilmiştir. Bu tekerlemeleri hatasız ve çok rahat okuyabilecek şekilde tekrar etmelisiniz. Boğumlanma yeteneğinin gelişimi için her türlü metnin bol bol okunmasını tavsiye ediyoruz.

ALIŞTIRMA: BOĞUMLANMA
ÜNLÜLER:
(A) Abana´dan Adana´ya abarta abarta apar topar ahlatla ağdalı avuntucu ahmak Ahmet´in avandanlıklarını aparanlardan Acar Abdullah ile akıllı Abdi akşam akşam bize geldi. Al bu takatukaları, takatukacıya takatukalatmaya götür. Takatukacı takatukaları takatukalamam derse takatukacıdan takatukaları takatukalatmadan al getir.
(ı) Iğdır´ın ığıl ığıl akan ılıman ırmağının kıyıları ıklım tıklım ılgın kaplıdır.
(o) Okmeydanı´ndan Oğuzeli´ne otostop yap; Oltu´da volta at, olta al; Orhangazi´de Orhanelili Orhan´a otostopluk öğret; sonra da Osmancıklı Osman´a otoydu, totoydu, fotoydu, dök!
(u) Uluborlulu utangaç Ulviye ile Urlalı uğursuz Ulvi uğraşa uğraşa Urfa´daki urgancılara uzun uzun, ulam ulam urgan sattılar.
(i) Ibibiklerin ibiklerini iyice iyileştirmek için Istinyeli istifçi Ibiş´in istif istiridyeleri mi, yoksa, Iskilipli Ispinoz işportacı Ishak´ın işliğindeki ibrişimleri mi daha iyi, bilemiyorum. İbişle Memiş, mahkemeye gitmiş, mahkemeleşmiş mi, mahkemeleşmemiş mi?
(e) Eğer Eleşkirtli eleştirmen Eşref ile Edremitli Bedri´yi Eğe´nin en iyi eğercisi biliyorlarsa, ben de Ermenekli Erdem Ergene´nin en iyi elektrikcisidir derim.
(ö) Özbezön´ün özbeöz Ödemişli öngörülü öğretmeni Özgüraslan ile Özgüluslan özellikle özerk ön öğretimde öylesine özverili, övünç verici ve övgüye değer kişiler ki, hani tüm öğretim örgütleri içinde en özgün örnek onlardır diyebilirim.
(ü) Ürdünlü ûnlü üfürûkçü Üryani, Ünye, Üsküdar, Ürgüp üzerinden ûlküdeşlerine üstüpü, üstübeç, üvez, üzûm, üzengitaşı ve üzünç götürürken, Üveyik´ten ürûyerek, ûvendirelerini sürüyerek yürüyen ûçkağıtçı ütücülerin ürkûntü ûreten ünü batasıca ünlemleriyle ürküverdi.

ÜNSÜZLER:
(f) Farfaracı Fikriye ile favorili fasa fiso Fahri Fatsalı Fatma´yı görünce, fesleğenci feylesoy Feyyaz´ı, fındıkçı Ferhunde´yi anımsayarak feveran ettiler. Felemenkte Felemenklerin Felemenkçe mi konuştuklarını düşûne düşüne fertliği çektiler.
(p) Pohpohçu pinti Profesör pofur pofur pofurdayarak hınçla tunç çanak içinde punç içip pûlverizatör prospektüsünû papazbalığı biblosunun berisindeki papatpa buketinin bu yanına bıraktıktan sonra pâlas pandıras Pülümürle Pötürgeden getirdiği pörsük pötikare pöstekiyi Paluluların Pıtırcık pazarında partenogenes pasaparolası ile pertavsız pervasız pervaz peysajını ve peronospora pestenkerani pestilini posbıyıklı pisboğaz pedegoga Pınarbaşında beş etti.
(m) Marmara´daki Karmarisli mermerciler mermerciliği meslek edinmişler, ama Mamak´taki mamacılar manyetizmacılıkla marmelâtçılığı meslek edinememişler.
(v) Vırvırcı Vedia ile vıdı vıdıcı Veli velinimeti vatman Vahit e vilâyette veda edip Vefâ ya doğru vaveylâsız, velevasız velespitle volta vururlarken voleybolcu Vatran virtüöz Vicdanî ve Viranşehirli vatansever viyolonselist Vecibe ile karşılaştılar.
(b) Babaeskili babacan Bahri Beberuhi Bedri ile bıyıksız bıçkıcı bıngıldak Bahir´in Bigadiç´teki bonbon bonmarşesine varmışlar, o adadakilerin yüzlerine bön bön bakarak, büyülü büyük buhurdanlığı buğulu buğulu boşaltıp bomboş bırakmışlar, sonra da Bodrumda gözden kaybolmuşlar.
(s) Sazende Şazi ile zifoz Zihni zaman zaman sizin sokağın sağ köşesinde sinsi sinsi fiskoslaşarak sizî zibidi Suzi´ye sonsuz ve sorumsuz sorgun ederler. Sason´un susuz sazlıklarında badece soğanla sarmısak yetişebileceğini söyleyen Samsunlu sebzecilerin sözüne sizler de sessizce ve sezgilerinize sığınarak inanabilirsiniz.
(ş) Şavşatlı Şaban, Şarkışlalı şipşakçı Şekip, Şişhaneş´den şeytankuşunu, şiş şiyeyi şişlemiş, şiye keşişe şiş demiş.
(ç) Çatalağzı´nda çatalsız Çatalcalı çatalcının çarpık çurpuk çalçene Çoruhluya çarptırmasına ne dersin? Çatalca´da topal çoban çatal yapıp çatal satar, nesi için Çatalca´da topal çoban çatal yapıp çatal satar? Karı için Çatalca´da topal çoban çatal yapıp çatal satar. Çarık çorap dolak, ben sana çarık çorap dolak mı dedim.
(l) Leyla ile Lalelili Lale´ye leblebi ile likör ikram etmiş. Lüpçüler,1ütfen lüzumlu lüzumsuz lakırdıları bırakın da lüzferle rızk, rot, rop, rint, ring, ray, radyoaktivite nedir diye konuşun.
(z) Zonguldaklı Zaloğlu Zöhre´nin kızı Zühal zibidi Zeki´ye ziyafet zerketti.
(s, t, z) Sedat Tınaz´ın tasası suratsız teyzesine rastlama sezen sıska sülük tazısını tuz tortusu tütsüsüııe tutmasıydı.
(ş, s) Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, 0rtadaki soğuk su su şişesi.
(c) Cemil, Cemile, Cemal cumaları cilacı cüce Canip´in cicili bicili cumbalı ciltevinde cümbür cemaat cacıklı civcivle cücüklü cacık yerler sonra da Cebecili cingöz coğrafyacının cinci ciciannesinin cırcırböceğini dinlerler. Ocak kıvılcımlandırıcılarından mısın, kapı gıcırdatıcılarından mısın? Ne ocak kıvılcımlandırıcılarındanım, ne kapı gıcırdatıcılarındanım.
(d) Dadaylı dadımın Dodurgalı düdük delisi dedesi diline doladığı dedbebeli dedim dedisiyle dırdırını dilinden düşürüp de bir kez olsun doya doya düden diyemeden, düdenin dallara doldurduğu doyumlu yemişlerden doyasıya yiyemeden darıdünyadan göçüp gitti.
(k -i-u) Kilisli kikirik kilimci Kilizmanda´ki kilitli kilisede kimliğini kimseye sezdirmeden kucak kucak kuskuslu kuşkonmazı kukumav kuşuna, kişiliksiz kulağakaçan kirliğ kirloz kirpiye de Kuşadası´nın kuşhanesindeki kuşbaşlı kuşbazla birlikte önce kişnişli kuşüzümünû, sonra da Kumla´nın kumlu kumlu kuşkirazını yutturmuş.
(k-ı-i) Kınıklı kılıbık kırpıntı Kıyasettin, Kırımlı kılkuyruk kıtmiri kıkır kıkır kıkırdatarak küskütük küçümen küfeci külhaniyle külüstür Kürşat´ı külünklü küngür üstüne küttedek devirdi.
Kırıkhandaki kırıkçı kırçıl kargın kırgın kırıkçısı kırmızı kırda kıkır kıkır kıkırdayarak Kırımlı kıkırdakçının kızıl kırlangıçlarını kışın kırlarda Kırgızlı kırpıntıcı kırışık Kırımtov´un kırıkkıraklarıyla besliyormuş.
(k-o-ö) Koca kokoz kokainman kokorozlana kokorozlana Kazablankalı kozmonota kök, kok, köken, kokot, kök sökmek, kokoreç, kökmantar, köknar, köçekçe, körkandil, krematoryum, kösnüklük ne demek diye sormuş.
(y) Yalancıoğlu yalıncık yayladığının yahnisini yağsız yiyebilirse de yayladığının yağlı yoğurdundan, Yüksekova´nın yusyumru yumurta yumurtlayan tavuklarından, bir de yörük ayranıyla yufkasından asla vazgeçemez.
(g) Güneyli girgin gammaz Galip Gavurdağı´nda güpegündüz galeyana gelmiş de Gülgiloğlu Gaziantepli gazup gazinocuyu Gölköylü gitaristle birlikte Gümüşhane´ye göndermiş. Geçen gece Gemerek´ten Gediz´e gelen Gebzeli gezginci gizemcilerden gitarist general Genzel, gençlere, gerçekdışılıkla gerçeklik dışı ilişkiler arasında ne gibi bir geçerlilik gerçekliği olduğunu sordu.
(k, g) Galata kulesi kapısı karşısındaki kuru kahvecinin gıgısı çıkık, dişi kırık, kurbağa kafalı, karakoncolos kalfası Hakkı karışıklığa getirip kahveye kavruk kakule kırığı kattı.
(h) Hahamhanede hahambaşı hahamı homur homur homurdanır görûnce, hemencecik heyecanlandı, hızlandı, hoşnutsuz hırçın halhallarla halkaları, halatları hallaçlara verdi.
(b- p- d-y) Batı tepede tahta depo dibinde beytutet eden pullu dede tekkesinden matrut bitli Vedat, dar derede tatlı duttan dürülü pide yutup pösteki dide dide dört ayda dört türlü derde tutuldu.
(b-p)Bir pirinci birinci buluşta bir inci gibi birbirlerine bağlayıp Perlepe berberi bastıbacak Bedri ile beraber Bursa bağrına parasız giden bu paytak budala, basası topal Badi´den biberli bir papara yedi.
(b-d) Baldıran dalları ballandırmalı mı, ballandırılmamalı mı? Sonra o bala daldırılan baldıran dalları dallandırılmalı mı, ballı dalla dallandırılmamalımı?
(t-d) Titiz, temiz, tendürüst dadım; tadını tattığı tere demetini dide dide dağıttı da hiddetinden hem dut dalında takılı duran dırıltı düdüğünü öttürdü, hem de didine didine dedim dedi, dedim dedi dedi durdu.
(t-ç-s) : Ûstü üç taşlı taç saplı üç tunç tası çaldıran mı çabuk çıldırır, yoksa iç içe yüz ton saç kaplı çanı kaldıran mı çabuk çıldırır? Üç tunç tas has kayısı hoşafı.
(t-k) AI bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür. Takatukacı takatukaları takatukalamam derse, takatukacıdan takatukaları takatukalatmadan al gel.
(l-d-n) Elalem bir aladana aldı aladanalandı da biz bir aladana alıp aladanalanamadık.
(k-r) : Kırk kırık küp, kırkının da kulpu kırık kara küp.
(k-r-d) A be kuru dayı, ne kuru sarı darı bu darı a be kuru dayı?
(b-m-ş) : Ibiş´le memiş mahkemeye gitmiş, mahkemeleşmiş mi, mahkemeleşmemiş mi?
(d-l-t-r-k) Şu karşıda bir dal, dalda bir kartal; dal sarkar, kartal kalkar; kartal kalkar, dal sarkar. Dal kalkar, kartal sarkar, kantar tartar. Şu karşıdaki kara kuru kavak, karardın mı ey kara kuru kavak, sarardın mı ey kara kuru kavak!
(s-k) Bu yoğurdu sarmısaklasak da mı saklasak, sarmısaklamasak da mı saklasak.
(m-y-l) Bu yoğurdu mayalamalı da mı saklamalı, mayalamamalı da mı saklamalı?
(b-ş-z) Sizin damda var beş boz başlı beş boz ördek, bizim damda var beş boz başlı beş boz ördek. Sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek, bizim damdaki beş boz başlı beş boz ördeğe : siz de bizcileyin beş boz başlı beş boz ördek misiniz demiş.
(d-p-k) Değirmene girdi köpek, değirmenci çaldı kötek; hem kepek yedi köpek, hem kötek yedi köpek.
VURGU

Konuşma sırasında kelimelerin tüm heceleri aynı tonda ve aynı vurgu ile okunmaz. Tüm dillerde kelimelerin farklı hecelerine vurgu yapılır ve bu vurgular konuşmanın doğallığını oluştururlar. Tek düze ve tek tonda çıkan bir konuşma akışını düşünün. Bilgisayar makinelerine okutulan konuşma metinlerini dinlemişseniz bu vurgu monotonluğunu açık bir şekilde gözlemlemişsinizdir. Her dilde kelimelere yapılan vurgu yerleri değişebilir. Burada Türkçe?de vurguların yerleri konusunda bize yardımcı olacak bazı kuralları aktarıyoruz:

1. Her kelimenin bir hecesi üzerinde mutlaka ses baskısı (vurgu) vardır. Örneğin ?heyecan? kelimesinde vurgu son hecededir.

2. Türkçe?de kural olarak vurgular son hece üzerindedir. İstisnalar hariç kelimeye ekleme yapıldıkça vurgu son heceye doğru kayar.
hece– heceler– hecelerde — hecelerdeki

3.  Bazen vurgu sondan önceki hecelerden birine yapılır. Bu tür istisna durumları aşağıda gösterelim:
–İlk heceye: İl, bölge, semt adları
İl: Ankara, Samsun, Erzurum, İzmir, Konya, Rize, Urfa, Paris, Sofya, Moskova
Bölge: Akdeniz, Marmara, Ege, Karadeniz
Semt: Dikmen, Çankaya, Etlik, Bahçecik, Topkapı
–Ortadaki hecelerden birine: İl, bölge, semt adları
Erzincan, Edirne, Trabzon, Sakarya, Denizli, Anadolu, Keçiören, Duşambe,
–Zarf ve bağlaçlarda ilk heceye:
Niçin, ancak, önce, sonra, ayrıca, yalnız, belki, henüz, ansızın, nasıl, hangi
–Türkçe kelimelerin aldığı bazı ekler vurguyu bir önceki heceye kaydırır. Bu ekler: ? ce, le, me/ma, se/sa, im/sin?
?Sence, benimle, okuma, yazdırma, giderse, bilirsin?

4. Dilimizde bulunan Arapça- Farsça kökenli bazı kelimelerde uzun heceler vardır. Uzun seslerde istisna bir durum, vurgu uzatılan hece üzerinde görünür. Bu kelimeleri öğrenmek gerekiyor. Bu uzatmalar kelimelerin başında, ortasında veya sonunda olabilir. Bu kelimeler için genel bir kural yoktur. her birinin kendine özel bir vurgusu bulunur. Bu kelimelerin uzatılan hecelerinin yerine göre vurgu başta, ortada veya sonda bulunur.
Vurgu başta: kâtil, câhil, sâmi
Vurgu ortada: teâmül, mukâbil, hazîne, mücâdele,
Vurgu sonda: Ziyâ, kat?î, denî, zekî, hafî,

5. Türkçe?de ?ğ? her zaman, ?y? ise bazı durumlarda vurguya benzer bir değişim oluşturur. ?Ğ? ünsüzü bulunduğu hecede kendinden önce gelen ünlünün uzatılmasına yol açar. Aynı uzatma durumu ?y? için de geçerlidir. Söz konusu uzatma seslendirmede vurgu gibi yansımaktadır.(yan yana iki ünlü uzatmayı belirtmek için kullanılmıştır.)
?Ğ? ünsüzü ile: yağmur= yaamur, öğretmen=ööretmen, öğle=ööle, ağabey=aabey, koğmak=koomak
?Y? ünsüzü ile: böyle=bööle, söylemek=Söölemek, öyle=ööle

6. Sert ve gürültülü çıkan bazı ünsüzler vurguyu bulundukları heceye taşırlar. Bunun için söz konusu ünsüzün hecenin son harfi olması gerekir. Bu ünsüzler ?ç, k, p, r, ş, z?
kaçtım, yokmuş, saptı, ordu, şaştı, ezdi

7. Abartı amacıyla kullanılan bazı heceler vurguyu kendi üzerlerine alırlar.
sımsıkı, koskoca, büsbüyük, büsbütün, bambaşka, binbir
ALIŞTIRMA: VURGU
1. Aşağıdaki şiirde kelimeler üzerindeki vurgulu heceler altı çizili -veya koyu olarak- olarak gösterilmiştir. Bu vurguların özellikleri üzerinde çalışın ve ardından doğru vurguları yaparak metni okuyun.

HAYALİYLE CENNET OLDU BU BATAK

1)
Bir ızdırap verdin bana
İç dedin
Gözlerimden yudum yudum içmişim
Daracık dünyaya saçılmış kalbim
Saçlarımdan püfür püfür dumanlar
Tutam tutam, avuç avuç saçlarım

2)
Bir dağ yaptın yollarımda
Geç dedin
Tepe taklak, baş üstünde geçmişim
Zulüm kustu zalim mahluklar bana
Yüreğim kan, ciğerim alev alev
Parça parça, bölük pörçük yüreğim

3)
Duyguları tek tek dizdin yoluma
Seç dedin
İçlerinde sevgi vardı, kin vardı
Kan doldu gözlerim, kin doldu
Sevsem ateş, sevmesem bin bir ateş
Ezdi beni, yıktı beni aşklarım

4)
Ümitleri kapattın sımsıkıya
Suç dedin
Dağlar ördün aramıza, diken diktin
Delinmez dağ parçaları, aşılmaz bu yol
Ayaklarım delik deşik, kucağımda dağlarım
Yapayalnız, hüngür hüngür ağlarım

5)
Lanet ettim bu karanlık döngüye
Çık dedim
İç döngüler batak gibi, çıkılmaz
Al ellerim…Al kan olmuş yüreğim
Bana beni bilen tek Rabbim yeter
Hayaliyle cennet oldu bu batak
Rahmetinde sımsıcacık ellerim
 
DURAK
Söz söylemenin doğallığı çerçevesinde soluk alma ve duraklama yapılır. Soluksuz ve duraklamasız bir konuşma monoton olduğu kadar anlaşılabilme eksikliği de doğurur. Metinlerin her bölümü, her ibare kendi içinde bir anlam bütünlüğü taşır. bu anlam bütünlüklerinin açıkça birbirinden ayrılmaları ve birbirleriyle ilişkilendirilmeleri gerekir.
Okuduğumuz metinlerde durak yerleri çeşitli noktalama işaretleriyle gösterilir. Anlam blokları ?.?, ?,?, ?;?, ?:?, ?-?, ?( )?, gibi işaretlerle gösterilirler. Bazı metinlerde noktalama işaretleri soluk alma ve duraklama için yeterli olabilir. ancak genellikle konuşma dili ile yazı dili arasında belirgin farklar vardır. Yazı dilindeki durakların konuşma dilinde aynen kullanılması anlaşılabilirliği zedeleyebileceği gibi pratik olarak da bu mümkün olamayabilir. Şu halde konuşma sırasında metin akışına göre duraklar oluşturmak zorundayız. Bu duraklar
a)  Çok kısa olabilir. Yapılan sadece duraklamadır. Soluk almıyorsunuz, çok kısa duraklıyorsunuz. ?Sorun var, ama çözüm de var.? cümlesinde virgül işaretinden sonra duraklama yapılması gerekir. Ama bu duraklama o kadar kısadır ki nefes almaya imkan tanımaz.
b) Biraz uzunca olabilir. Bu duraklamalarda soluma yapılmaktadır. Örneğin: ?Biz kendimizi başarılı olmaya, engellerimizi aşmaya adadık. Tüm gücümüzle büyük geleceğimiz için çalışmaya devam edeceğiz.? Burada iki cümle arasındaki durak biraz uzunca olan ve soluk alınan duraktır.
c) Soluma mümkün olduğu kadar gürültüsüz olmalıdır. Eğer nefesinizi tüketirseniz ani ve gürültülü solumak zorunda kalırsınız. Özellikle mikrofon karşısında konuştuğunuzda solumanızın tüm gürültüsü dinleyiciler tarafından algılanır. Soluma gürültüsü dinleyicilerinizi rahatsız eder, konuşmanızı sevimsizleştirir. Solumanın gürültüsüz olmasını sağlamak için gerekli her imkanı kullanarak mümkün olduğu kadar sık ve küçük hacimli solumalar yapmamız gerekir.
İki önemli terimi iyi anlamalıyız:
Durak: Sadece durduğumuz, soluma yapmadığımız kısa aralardır.
Durak ve Soluk: Hem durduğumuz hem de soluduğumuz biraz daha uzunca olan bir aradır.

Aşağıda konuşma esnasında yapacağımız soluk noktalamalarına ilişkin kuralları veriyoruz:

1.  Durak ve soluğun mutlaka gerekli olduğu durumlar:
a)Her paragraf arasında, bölüm başlarında sonlarında, bölümler arasında.
b)Tırnak içinde yazılan başkasına ait olan sözlerden önce ve sonra
Örnek: ?Bana geldi, —- ?kendimi çalışmaya adadım.?—- dedi.
c)Herhangi bir sorudan sonra veya cevaptan sonra
Örnek: Niçin daha çok çalışmayalım?—- İstersek bunu başarabileceğimizi biliyoruz.
Örnek: Çocuk zeki miydi dersiniz?—- Evet çocuk zekiydi.—-Bunu biliyoruz.

2. Durak ve soluğun şart olmadığı ancak mümkün olduğu durumlar:
a) Çok kısa olmayan cümlelerin noktalarında:
İnsanlar heyecanla koşuşturuyorlardı.– Bir yardımcı arıyorlardı.
b) : ve ; işaretlerinden sonra
Örnek: İki tür tembellik vardır:– Bedensel tembellik ve zihinsel tembellik.
Örnek: Orada hayvanları görüyordum;– kuşlar uçuyordu, tavşanlar zıplıyordu, çekirgeler ötüyordu.
c)İki kısa cümle ?ve? ile bağlanırsa, ?ve? den önce.
Örnek: Bütün gücüyle direnerek ayağa kalkmaya çalıştı –ve sonunda ayağa kalkıp yürümeyi başardı.
d)Cümle başında geçen bütün yön kelimelerinden sonra
?esasen, evvela, bana göre, o halde, çünkü, dolaysıyla, birinci olarak…?
Aslında, –ben de böyle güzel tablolar çizebilirdim.
O halde,– neden üzerinize düşeni yapmıyorsunuz?

3. Aşağıdaki durumlarda sadece durak noktalaması yapılmalıdır. Soluk alınmaz.
a) Cümle uzunsa özneden sonra
Örnek:Okulumuz–güneşli günlerde üzerinde yürümekten zevk duyacağınız geniş bir yolun öteki ucunda bulunuyor.
b)Tekrarlanan şeylerin ilkinden önce
Örnek:Yıldızların– Ay´ın, Güneş´in hep aynı mesajı verdiğini görüyorum.
c)Zıtlıkları ayırmak için
Örnek:Okuduğu roman değil– hikaye kitabı.
d)Parantez veya iki virgül arasından önce ve sonra
Örnek: Bana gelip, –güya üzüldüğünü hissettirerek,– özür diledi.
Elleriyle tanımaya çalışırken– (gözleri görmüyor)– bunun bir vazo olduğunu anladı.

4. Aşağıdaki durumlarda sadece durak noktalaması yapılması mümkündür.
a)aynı anlamı taşıyan art arda kelimeleri birbirinden ayırmak için
b)Bir kelimeyi diğerinden ayırmakta yarar varsa

ALIŞTIRMA: DURAK

1. Aşağıdaki metinde durak noktaları  işaretiyle, durak ve soluma noktaları da    işaretiyle gösterilmiştir. Bu işaretleri dikkate almak suretiyle metni okuyun.

DÜNYA-İNSAN KOVALAMACASI
Dünya,  bazen insanları hayattan bıktırır,  derin ıstıraplara boğar.    Yaşamaya küsmüş bir yığın insan vardır çevremizde.   
Yüzleri soluktur onların.  Gülemezler.    Kötü görünmemek için  çevrelerine yansıttıkları ?gülümseyişlerinin? altında (nefesiniz yetmezse   ) gözlerinden acı ıstıraplar dökülür.    Ve dertleri kendi içlerindedir.    Dış yüzlerinin durağanlığının aksine iç dünyaları kar ve çamur yığıntıları arasında eziktir;   bitmek bilmez fırtınalarla savrulurlar,  anaforlarla döner dururlar.   
Dünyaya uzattıkları elleri koparılmıştır.    Ruhlarının dağlar altında ezilmişliğini görmeye dayanamazsınız .   
Suphanallah…  İnsan kendi elleriyle yüklendiği bu kadar ağırlıkları çekebilecek kadar dayanıklı mı yaratılmış?..   
Geçenlerde İnebolu?nun fedakar insanlarından muhterem Rasim Sürav?ın huzur verici öğütlerini dinledim.    Büyük bir insandan  güzel bir söz nakletti:    ?Dünyanın peşinden gitmedim.  Dünya benim peşimden geldi.?   
Dünya,  peşinden koşmayanların peşinden koşarmış;  (nefesiniz yetmezse   ) peşinden koşanları da süründürürmüş ardından.    Şu dünyaya ve hayata küsen insanlar farkında olmadan ?dünya? ve ?dünyalıklar? peşinde koşan insanlar olmasın…   
Dünyayı elde edemeyenler ellerinden gelse dünyayı bir kaşık suda boğmak isterler.    Halbuki  ancak başkalarına değil  Yaratıcına kul olana esir olur dünya.  Dünyaya kul olanı da esir gibi kullanır,  ezer. 
Ne güzel söylemiş peygamber(asm):    ?Sen dünyada sanki garip imişsin veya yolcu imişsin gibi bir halde bulun.?    Şu dünyanın çirkin yüzü kalplerden sökülüp atılabilseydi.    Mecnun,  kapalı gözlerle  Leyla?nın peşinden koşmayı bırakabilseydi.    Gerçekte sevilmeye layık olanlar kalplerinin bir yarısını önce  yaratıcılarına feda edenlerdir.    Sevilmeye layık olabilenin sevgisini kazanmak için çırpınır dünya.    Dünyayı terk eden böyle bir sevgilinin ardından da  gözyaşı döker,  suskunlaşır,  garipleşir.
Garip olduğunu bilen yolcunun kalbi  ebedi mekanına doğru ilerler.    O zaman  Jordan?ın dediği gibi   ?Nereye gittiğini bilen kişiye yol vermek için dünya bir yana çekilir.?   
Ya yaşamaya küsmüş,  gülemeyen soluk yüzlü insanlar…    İnleyişleri acı verici.    Gönülleriyle garip bir yolcu olmayı kabullenmeyişlerine karşılık zorla,  işkenceyle garipleştiriliyorlar.   
Bu zamanda dünyanın peşinden gitmemek zor.    ?İnsan ruhundan dünyaya açılan menfezler?  çok büyük.    Akıntısına kapınılan sel,  topyekün ?dünyeviliğe? taşıyor insanları.   
Çare yine insanlarda gizli.    ?Dünyanın peşinde gitmedim.    Dünya benim peşimden geldi.?  Sözünde gizli.    Dünyanın peşinden gitmek kalbin önce dünyaya ve içindekilere çevrilmesidir.    Dünyanın peşinden gitmemek ya da dünyadan kaçmak sözüyle (nefesiniz yetmezse   ) ?dağdaki bir mağaraya sığınıp yaşamayı?  kastetmiyoruz.    Mağara da dünyadandır.   
Dünyanın çirkinliklerinden kaçan,  tüm ruhuyla Yaratıcısına açılan ve O?na sığınan kimsedir.    Allah?ı seven elbette dünya ve içindekileri de sever.    Çünkü  Allah?ın sevgisine kavuşan  dünyanın da sevgilisi olur.   
Böylesi zor mu geliyor?    Gülemeyen,  hayata küsmüş,  soluk yüzlü bir insan olmak,  (nefesiniz yetmezse    ) ruhları dağlar altında ezmek,  kalpleri ihanetlere açmak daha mı kolay?    Biz nedense yas tutmasını seven bir milletiz.    Çoğu zaman ikincisini seçiyoruz.    Muhammed Bozdağ (eski bir denemeden alıntı)

2. Benzeri okumaları bulabildiğiniz herhangi bir metinde sık sık uygulayınız. Önce durak ve soluk noktalarını tespit çalışması yapınız. Bu noktaları fark ettikçe uygulama yaparak yeteneğinizi geliştiriniz.

ULAMA
Diksiyonun özelliklerinden biri de ?ulama?dır. Genel olarak tanımlarsak bir kelimenin sonundaki sessiz harfin ardından gelen kelimenin sesli harfle birleştirilerek seslendirilmesine ulama diyoruz. Ulama söz akışına pürüzsüzlük ve tatlılık verir. Uygun ulama ile yapılan konuşmalarda veya seslendirmelerde ses bir nehrin akışı gibi sakin ve düzenli olarak ilerler. Türkçe?de yer alan ulama özelliklerini aşağıda anlatalım:

1. Sessiz harfle biten bir kelimenin son harfi sesli harfle başlayan yanındaki kelimenin ilk harfiyle birleşir.
Yazıda Konuşmada
Ak–şam– ol–du. Ak–şa–mol–du.
E–lim–den– al–dı. E–lim-de–nal–dı.
 
2. Orijinal yapılarında ?b,c,d,g? harfleriyle biten kelimeler vardır. Bunlar yalın kaldıklarında ?p, ç, t, k?ya dönüşürler. Yazı dilinde sonlarına ek aldıklarında yumuşak konumlarına dönerler. Örneğin Arapça orijiniyle ?kitab? Türkçe?de ?kitap? şeklinde yazılır. Ancak yayına ek aldığında ?kitabım? örneğinde olduğu gibi ?p?, ?b?ye dönüşür. Konuşma dilinde ise ulama bu kurala paralel olarak aynı kelimeyi bir sonraki kelime ile ilişkilendirir. Yazı dilinde sert olan harf ulama ile yumuşar.
(Orijinali) Yazı Dilinde İfadesi  Konuşma Dilinde İfadesi
(Mahmud) Mah–mut ev–len–di. Mah-mu–dev–len–di.
(Mes?ud) Mes–ut ol–du. Me–su-dol-du.
(Kitab) Ki–tap al–dı. Ki–ta–bal–dı.

3. Türkçe?de kelime sonundaki ?k? ünsüzünü, ?h? ünsüzü ile başlayan bir kelimenin izlemesi durumunda ?h? ünsüzü düşer. İki kelime birbirine bağlanır.
Yazı Dilinde Konuşma dilinde
Ye–mek ha–ne Ye–me–ka–ne
E–rik ho–şa–fı E–ri–ko–şa–fı

4. Eğer kelimeler arasında durak olursa, kurala uygun olsa da ulama yapılmaz.
Yazı Dilinde Konuşma dilinde
İstiyorum, onu göreceğim İstiyorum, onu göreceğim
Koşuştururken, okulu unuttu Koşuştururken, okulu unuttu.

5. Bazı durumlarda İki ayrı kelimenin tek heceli olan ilkinde bir ünlü düşer ve iki kelime birleşir.

Yazı Dilinde Konuşma dilinde
Ne i–çin Ni-çin
Ne a–sıl Na-sıl
Ne ol–du Nol-du

ALIŞTIRMA: ULAMA

1. Aşağıdaki şiirde ulama noktaları altları çizilmek suretiyle gösterilmiştir. Önce bu işaretlerin hangi ulama kuralından kaynaklandığı üzerinde çalışınız. Ardından bu işaretlere dikkat ederek metni gerekli ulamaları yaparak okuyunuz.

DARACIK MENZİLİMDE BİR AĞACIM VARDI

1)
Daracık bir menzil burası,
Bir avuç kadar dar
Ağaç ol, konuşurum, duy beni yeter
Ayrı dünyamızda olsun, duyarım seni
Yürek olsun sende, sevgi olsun
Olsun, yeşillik yeşersin yerinde
Sen şen ol ağacım, tüm dünya kadar

2)
El pençeyim, mahzunum bugün
Bekleşen ruhlarımızda dolaşan asırların Rüzgarında
Dans ederken engin eğlencelerinde sen
Mahsunum, dostsuzum, yalnızım
Evladım bile unuttu beni, dağlarım unuttu
Kokularını paylaştığım çiçekler şimdi
Ve varlığımı paylaştığım fani ?sevdiğim?
Şimdi senin göğsünde şenliği hayatın
Bağrındaki kuşlardan biri de ben değilim

3)
Benim selvimi özlüyorum şimdi
Başımı okşayan bir şefkat eli vardı
Dünyayı görürken gözlerim
Göğsünün sıcaklığında kaybettiğim
Şimdi başım senin kollarında selvim
Senin dallarında ellerim 

4)
Saçlar yemyeşil de olurmuş
Çiçeğe dönermiş dudaklar
Emanet bedenimi özlüyorum şimdi
Bahçendeki çiçeklerde kendimi arıyorum
Yaprak yaprak inleyişlerini duyuyorum
Bir zikir günü ki bugün gecemi kaplar
Fani ağacım başucumda, sevdiğim ağacım
Bugünkü günüm bir gün senin de gecene dolar
Sendeki emaneti de teslim alır toprağın

5)
Bir gün seninle de kavuşacağız
Kana yaprak kemiğe odun
Bedenimiz eriyip gitmiş olacak
İkimizin ağacı doğacak yeniden
Çürümezse benim bir mezar başlığım
Senden bir kaç odun parçası
Ve benden bir kaç kemik kalacak
Ve eğer senin de bir ruhun olursa
Bahçemiz ikimizin olacak 6)
Şimdi Baki?yi özlüyoruz birlikte
Fenadan bekaya seyahatin hayalleri
Bu bir avuç, bu daracık menzilde
Tek tesellimiz bizim şimdi
Muhammed Bozdağ
2. Aşağıdaki metinde ulama noktalarını tespit ederek çiziniz. Ardından ulamalara dikkat ederek okuyunuz:

KALIPLAR
İnsanlar kendilerine kişilikleri için çizdikleri zihinsel kalıpların dışına çıkamazlar. Bizler çözümü defalarca duyduğumuz halde kendimizi oturttuğumuz dar çerçeveden çıkış için gayret göstermeyen garip insanlarız.
Hayatın bazı insanlara ?tesadüfen başarma, yükselme, zengin olma vs.? Şansı tanıdığını zannedenimiz çoktur. Bir çoğumuz müzisyenlerin, yazarların, şairlerin, para babalarının bu işi anne karnında kendilerine verilen kabiliyetlerle gerçekleştirdiklerini sanırız. Bu inanca göre bazılarının ne maharetli anneleri varmış. Bu yanlış zanları kabul etmeyen bir çok insan bile farkında olmadan aynı kalıplarla kendisini kilitlemiştir.
En meşhur zenginlerin bir zamanlar simit sattıklarını, ayakkabı boyacılığı bile yaptıklarını öğrenince şaşırırız. Bir çok yazarın vaktiyle kalemi bile tutamamalarına inanamayız. Neden bazı insanlar bazıları arasında sıyrılıverir veya ?sivriliverirler.?
Adaletli ve şefkatli Yaratıcı, Normal şartlar altında doğan her insanı her türlü başarıya ulaşabilmelerine imkan tanıyan bir potansiyelle dünyaya göndermiştir. Ancak dünyaya geldikten sonra sınırlılıklar başlatılır. Anne-babası veya çevresi tarafından aşağılanan bir çocuk etrafında kalıplar başlamıştır. Daha sonra insan ?var olduğunu? hissettirmek amacıyla çırpınmaya başlar. Bakkaldan getirilen bir ekmek, ilk karne notları, takdim edilen bir çiçek, içinde bu amacı gizli tutar.
Oysa bazı insanlar ?bu olmamış?, ?sen bunu başaramazsın? demekten çekinmezler. Bizler de çoğu zaman sözleriyle cinayet işleyen, kabiliyetleri körelten; başarısızlık, çekingenlik, korkaklık imajı oluşturan insanlardanız ne yazık ki… Yas tutmayı sevdiğimiz kadar, eleştirmeyi, olumsuzlukları ileri sürerek karanlık bir zihinsel tablo oluşturmayı seviyoruz.
Merhum Z. Gündüzalp?in ?İnsan ne düşünüyorsa odur.? Dediğini çok duyduk. Anthony Robbins Sınırsız Güç kitabında insanların hayal kurarken ve düşünürken kullandıkları ?olumsuzluk? imajlarını en kötü engel olarak görür.
Her büyük başarı bazen yüzlerce başarısızlığın arkasında parıldar. Oysa eski bir Rus imparatoru ?Yenile yenile yenmeyi öğrendiğini ? söyler. İnsan her teşebbüsünde hedefine ulaşamadığında bunu başarısızlık olarak görürse bulunduğu noktada çakılır. Oysa durumu yeniden inceleyen insan için her başarısızlık başarıya bir adım daha yaklaşmanın işaretidir. Ani yükselişlerin ise gerçek başarıyla ilişkisi yoktur. Bir balon gibi patlar ve söner.
Hayalimizde yaşadığımız iç konuşmaların fiillerimizde oluşturduğu sınırlara bakınız: ?Zengin olmak mı? Bu iş için büyük sermaye lazım. Yazar olmak mı? Konuşmasını bile bilmiyorum; annemin karnında böyle bir şey öğrenmedim. Meydanlara çıkıp ?benim işçim,benim köylüm? diye konuşmak mı? Ben Süleyman değilim.?
Sevgili kardeşim… Ya siz ne siniz? Erkek ve kadın arasındaki küçük bir farktan başka kimin beyni kimin beyninden küçük veya büyük. Kaderin sahibi kimseyi başarısızlığa zorla mahkum etmemiştir. Ortamın sürükleyişine kendimizi kaptırdığımızda ?Ortam sürükleniyorsa sürünmekten başka yapacağımız hiç bir şey yoktur.? Ne yazık ki en çok ihmal ettiğimiz görevlerimizden biri dinimizin ilk emridir. Az okuyoruz veya hiç okumuyoruz.
Başarılı bir insanlar topluluğuna takılıp başarıya uçmuyorsak başarının dinamiklerini incelemeliyiz. Başaranların hayatı ve yaptıkları bu konuda bize yol gösterecek en açık ışıktır. Başka türlü bizi pasifize eden kendi kalıplarımızdan kurtulamayacağız. Fıtrat kanunlarının işleyişini bilmek zorundayız. Muhammed Bozdağ
3.Durak, ulama ve vurgu bölümlerinde geçen tüm yazı ve şiirleri her üç diksiyon kuralına dikkat ederek okuyunuz. Önce vurguya, ardından, duraklamaya, ardından ulamaya ve son olarak da her üç temel kurala dikkat ederek okuyun. Okumada devam ettikçe nasıl da en güzel seslendirmeyi yapabildiğinizi heyecanla göreceksiniz. Sizin seveceğiniz sesinizi, başkalarının da seveceğinden emin olunuz.

Yazar: Muhammet Bozdağ (yetenek.com)

Kategori: İnsan İlişkileri
Yazı bugün 12 defa, toplamda ise 251.660 defa okundu.
Etiket(ler) :

Güzel Konuşma ve Diksiyon Yazısını Paylaş
OOOOO
210 oy - Sonucları görmek icin oylayin!
Bu yazıyı okuyanlar, bunları da okumalı :
  • Kişiliğiniz sesinizde gizlenmiştir!
  • Kararlılığın Gücü
  • Etkileyici konuşma sanatı
  • “İngilizce anlıyorum ama konuşamıyorum” diyenlere
  • Kişisel Gelişim Reçetesi
  • Etkili Konuşmak İçin
  • Hiç kendine sordun mu?
  • “Güzel Konuşma ve Diksiyon” için 281 yorum
    • 1 çiğdem
      08 Haziran 2007, 19:39

      merhaba bana eski osmanlıca türkçe konuşmalar ve anlamlar gerek yardımcı olurmusunuz

    • 2 burçin
      10 Haziran 2007, 22:22

      Bende diksiyon kursuna gidiyorum ama daha farklı seyler görüyoruz.Kesinlikle çok eğlenceli herkeze tavsiye ederim.

    • 3 yusuf
      17 Haziran 2007, 0:21

      ya ben guzel konusamıorum sohbet ederken konusurken cumlelerı toparlayamıyorum ..guzel cumleler kuramıyorum onun için sohbet etmekte gucluk cekıyorum bana yardımcı olursanız sevınırım ….

    • 4 refia
      19 Temmuz 2007, 14:13

      mali portre doğrumudur.eğer yanlış ise doğru söylenişi ne olmalıdır.bu benim hocamın verdiği ödev.cevaplarsanız.sevınırım

    • 5 MACİDE HEKİMOĞLU
      08 Ağustos 2007, 14:38

      ses açmak için ne yapmam gerekiyor.sesim 17 li yaşlarda çok gür iken 28 yaşımda gayet kısık.c leri rahat söyleyemiyorum j gibi çıkıyor ağzımdam.ayrıca s ve ş ler karışıyor.yutuyorum hızlı konuşuyorum.ege li olmamın da etkisi olabilir sanıyorum.saygımla…MACİDE HEKİMOĞLU

    • 6 meltem
      09 Ağustos 2007, 13:17

      bende diksiyon kursuna gittim ve gittiklerimin özeti burda var güzel olmuş…

    • 7 ecem
      15 Ağustos 2007, 18:48

      ünlülerle konuşmak istiyom

    • 8 sıtkı
      20 Ağustos 2007, 16:30

      çok güzel bir site olmuş gerçek ten de ben kendim de diksiyon kursuna gidiyorumama tabiikide bunlarıda okumak bana bir çok şryi öğretmenin yanın da hayatımada bir çok şeyler kattı bu sayfayı düzenleyip hazırlayanlara sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz elleriniz dert görmesin inşaallah-u teala

    • 9 NESOLİFE
      26 Ağustos 2007, 12:28

      güzel olmuş ama biraz daha detay fena olmazdı

    • 10 pırıl
      27 Ağustos 2007, 23:53

      ben dıksıyon kursuna gıtmeıdm ama bırazda olsa bunlarla yetınebılırım
      ilginize çok teşşekkür ederim

    • 11 mehmet
      01 Eylül 2007, 13:14

      bende diksiyon kursuna gitmek istiyorum ama nerelerde var bilmiyorum . bana yardımcı olurmusunuz

    • 12 Halil
      01 Eylül 2007, 16:13

      Ben de diksiyon kursuna gittim. Hem çok eğlenceliydi hem de benim için iyi oldu.

    • 13 ali
      04 Eylül 2007, 23:28

      ben akıcı ve etkileyici konuşmak istiyorum tonlamalarda vurgulamalarda etkin olmak istiyorum cokta kitap okuorum bu yönümün eksik olduğunu düşünüorum tam olarak bana nelerin fayda sağlayacağınıda bilmiyorum.kitap okumamın yararlı olcağını düşünürum başka alternatif ne yapabilirim..

    • 14 burcuu
      06 Eylül 2007, 15:00

      ben arkadaşlarımın yanındayken düzgün konuşuyorum ama topluluk karşısındayken veya iş ortamındayken yani heycanlanınca kekeleme geliyo konuşamıyorum bunu nasıl atlatabilirim

    • 15 can
      07 Eylül 2007, 10:58

      Nedense konusurken asırı heyacandan dolayı nefesimi toplayıp konusamıyorum.. Yardımlarınız icin simdiden tesekkürler…

    • 16 HÜLYA
      07 Eylül 2007, 13:06

      eskişehirde diksiyon kursu yok diye biliyorum.güzel ve doğru konuşmak istiyorum.bana yardımcı olurmusunuz.şimdiden teşekkürler

    • 17 ela
      09 Eylül 2007, 20:23

      kitap okuyarak derigi okuyarak atlatabilirsin vede çok dışarı çık arkadaşlarınla hayal kur:zihnin gelişsin böylelikle doğru konuşursun

    • 18 Betül
      10 Eylül 2007, 16:43

      ben sevgili hülyaya cvp vermek ıstıorum.. eskısehırde dıksıyon kursu acılıcak.. odunpazarı beledıyesıne muracaat etmenı tavsıye ederım.. cunku bende gıdıcem :)

    • 19 alex
      17 Eylül 2007, 18:31

      muhammed bozdağ tebrik ediyorum
      ben çalışmlarla diksiyonum daha da düzeldi
      şimdi dah iyi konuşuyorum anlatabiliyorum teşekkürler

    • 20 KEMAL
      19 Eylül 2007, 16:43

      ARKADAŞLAR BENCE BEŞERİ İLİŞKİLERDE GÜZEL KONUŞMA KADAR GÜZEL KONUŞMAYA ZEMİN HAZIRLAYAN DİĞER FAKTÖR VE ENAZ ONUN KADAR ÖNEMLİ OLAN FAKTÖR GÜZEL DİNLEMEKTİR.MERAK EDİYORUM, İNSANLAR KONUŞMA KABİLİYETLERİNİ GELİŞTİRMEK İÇİN ÇEŞİTLİ YÖNTEMLER DENİYORLAR, BU SAYFADA GÜZEL KONUŞMAK İÇİN (FAYDALI VE GEREKLİ) BİRÇOK ÖNERİLER VERİLİYOR AMA BİZE DİNLEMEYİ ÖĞRENMEYİ KİM NASIL ÖĞRETECEK , BUNUN YOLU YÖNTEMİ VARMI MERAK EDİYORUM.

    • 21 oya
      20 Eylül 2007, 1:08

      Diksiyon kursuna gitmedim ama çevredeki arkadaşlarım diksiyonumun çok düzgün olduğunu söylerler.Bence türkçeyi doğru yazmak ve okumaktan kaynaklanıyor.Naber yerine nasılsın, yanlız yerine yalnız,gelmiyo yerine gelmiyor…uzayıp gidiyor.Gönderilen yazıları okudum çoğu güzel konuşamıyorum diyor.Önce doğru yazmayı öğrenmeliyiz ki konuşabilelim.İmla hatalarıyla dolu;ne büyük harf ne virgül ne nokta.çok üzülüyorum türkçeyi ne doğru yazıyoruz nede konuşabiliyoruz.Yazılanlar mükemmel teşekkür ediyorum Muhammet Bozdağ’a

    • 22 ilyas
      20 Eylül 2007, 9:19

      diksiyon gönderisi

    • 23 İbrahim
      29 Eylül 2007, 11:05

      Merhaba arkadaşlar.

      Ne yazıık ki benim diksiyonumun da pek düzgün olduğu söylenemez. Herkes bazen yalnız kaldığı zamanlarda kendi kendine konuşma isteği hisseder ve konuşur da. işte bende arada kendi kendime konuşurum ve konuşmam çok mükemmel oluyor diksiyon problemi kalkıyor ama bir başkasıyla konuşurken ne diyeceğimi bilmiyorum kelimeleri yutuyorum.kelime hazinem zengin ancak bunu yerinde ve zamanında kullanamıyorum sanki o kelimeler biryerde hapis olmuş gibi oluyor.

      NEDENİNİ BİLİYORSANIZ YARDIM LÜTFEN!

    • 24 erdal
      29 Eylül 2007, 14:24

      güzel bir çalışma teşekkür ediyorum yakında haber sunumuna başlıycak bir spiker adayı olarak gerçekten işime yarıyabilir ancak metinleri kopyalayabilseydik ya da çıktısını alabilsek daha yararlı olabilirdi yine de teşekkürler. Bu çalışmayı mail olarak atabilirseniz çok sevinirim

    • 25 neslihan
      30 Eylül 2007, 12:42

      diksiyon kursuna gitmedim ama tiyatro’dayken diksiyon görüyorduk belki bunun bana faydası vardır yaşım 17 ama herkez yaşıma göre hada düzgün konuştuğumu ve ses tonumu düzgün ve yerinde kullanığımı söylüyorlar bu beni mutlu ediyor açıkcası kursa gitmek en güzel yolu tabikide ben diksiyon kursuna gideceğim inşallah daha fazla bilgi daha fazla avantaj ve acayip zevkli herkeze tavsiye ederim eğlenerek ögrenecegimiz çok şey var diksiyonda site harika ;)

    • 26 sefa
      03 Ekim 2007, 15:25

      Salam, ben Azerbaycandanam ve azeri turkcesi kullanirim. Sormak isterdim sizin bu bilgileriniz basqa diller icin kecerlimi?

    • 27 Ali Toltar
      05 Ekim 2007, 16:57

      kendimi hitabet konusunda geliştirmek için desteğinize ihtiyaç duyuyrum. Saygılarımla

    • 28 gülşen kocabaş
      09 Ekim 2007, 11:47

      çok aydınlatıcı olmuş

    • 29 selen
      09 Ekim 2007, 21:42

      slm
      ben diksiyon dersi görüyorum
      bu bilgiler çok yardımcı olcak sağolun

    • 30 alper
      10 Ekim 2007, 13:18

      Gerçekten çok teşekkür ederim.Alıştırmalarınızın işe yarayacağını şimdiden kestirebiliyorum.

    • 31 orhan
      11 Ekim 2007, 23:10

      çok faydalı bi bölüm olmuş karınca kararınca istifade etmeye çalışıyorum hazırlayanlara teşekkürler

    • 32 burcu
      12 Ekim 2007, 1:53

      yaw valla ben bunları ezbeleyene kadar ölürüm diksiyonun dikini görürüm testen ama güzel konuşmak iyidir=/

    • 33 gülçin
      12 Ekim 2007, 23:26

      MERHABA BEN ESKİŞEHİRLİYİM.ODUNPAZARININ VERDİĞİ DİKSİYON KURSUNA KAYIT YAPTIRAMADIM ONUN DIŞINDA KURS VEREN BİR YER VAR MI?BU SAYFADA YAZAN ALIŞTIRMALARINDA İŞE YARADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM. NORMALDE OKUMAYI PEK SEVMEM AMA BU ALIŞTIRMALARI OKUMAK GERÇEKTEN ÇOK ZEVKLİ BU YÜZDEN YAZIYI HAZIRLAYANLARA TEŞEKKÜR EDİYORUM.

    • 34 mehmet yilmaz:
      13 Ekim 2007, 16:32

      ya süper bişey inamadım ya size hediye gönderecem buna girenlere ve yapana harikasınız

    • 35 abdullah
      14 Ekim 2007, 22:32

      yaa harika bişiy diksiyon mantığını çok ii anladım akıcı konuşabilmenin şartını tonlama ve vurguyu.kursa gitmeden çoğu diksiyon eğitimi alan insanlara yakın konuşmaya başladım her gün yaptığım egzersizler sayesinde

    • 36 mustafa kaya
      16 Ekim 2007, 14:39

      diksiyon kursuna gitmeden bu site ve sık sık kitap okumak faydalı olmaz mı.

    • 37 serhat
      17 Ekim 2007, 4:57

      slm, ben hep diksiyon dersi almak istemişimdir ama bi türlü olmadı mardinde oturuyorum burdada öle bi kurs yok, umarım bu işime yarar. kendimde baya bi eksiklik his ediyorum çok kitap okuyorum ama sadece kitapla oluyo demekki destek almak gerekiyo. şimdiden çok tşk ediyorum.

    • 38 asuela
      17 Ekim 2007, 10:15

      Eskişehirde diksiyon kursları veren yerler var büyükşehir belediyesi ve tepebaşı belediyesi bu kursları düzenliyor
      ben tepebaşı belediyesini tercih edıcem ayrıca ücretsiz ,kayıt tarihlerini ekim aynının sonuna kadar uzatmışlar bilginiz olsun. :)

    • 39 serhat
      18 Ekim 2007, 3:00

      ya ben bunları okumaya başladım da hepsini zaten düzgün söylüyorum! ama güzel, tekerlemeleri ezberlicez mi? tşk ederim.

    • 40 YUSUF
      19 Ekim 2007, 17:58

      size diyebileceğim tek şey! Türkçe konuşmak herkese nasip olmaz. Oyüzden dilimize sahip çıkalım. Dilimizi öğrenelim.
      yusuf yıldırım

    • 41 ilayda
      20 Ekim 2007, 16:59

      aslında diksiiyonu o kadar önemsemiyodum ama şu sıralar önemsemek zorundayım işimde bu gerekli çünkü.zevkli birşeymiş herkeze teşekkürler…

    • 42 Tan-Hu
      22 Ekim 2007, 19:49

      Oya isimli çok bilmiş arkadaşa… Arkadaşlarımızı yanlış yazdıkları ve imla kurallarına uymadıkları için eleştirmiş. Önce kendi yazdıklarına bak! Yaptığın yanlışlardan bazıları:
      1. türkçe bir lisan adıdır kelime başı büyük yazılır.
      2. Nede diye yazılmaz ne de diye yazılır.
      3. Noktadan sonra cümle büyük harfle başlar.
      4. türkçeyi yanlış bir kullanımdır. Doğrusunu öğrenmek istersen Oya imla kılavuzuna bak. Tdk’nın İmla kılavuzuna bakmanı tavsiye ederim. Tdk’nın İmla Kılavuzu yoksa Tdk başkanı hocam olur senin içib bir tane isteyebilirim.
      5. Üç noktadan sonra cümle küçük harfle başlamaz. Doğrusunu öğrenmek istersen bir bilene sor.
      6. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.

    • 43 gökhan
      24 Ekim 2007, 1:10

      nasıl ders alırım anlamam için

    • 44 serhat
      25 Ekim 2007, 1:45

      Keşke sesli ve görüntülü olsaydı, daha zevkli olurdu heralde. Tekrar tşk.

    • 45 fatih
      25 Ekim 2007, 17:16

      mrb lar ben türkçeyi etliki kullanmak istiyorum ve bunun için gerekli bilgileri almak istiyorum.

    • 46 sevda
      25 Ekim 2007, 18:34

      ben her şeyi biliyorum ama ifade edemiyorum.konuşamıyorum.ben de sanırım hem diksiyon eksikliği hem de özgüven eksikliği var.bu eğitimin çok önemli olduğuna inanıyorum.bana bu konu da yardımcı olursanız çok sevinirim.teşekkürler.başarılar

    • 47 HACER
      26 Ekim 2007, 14:42

      site muhteşem tesadüf eseri buldum… süperrrrrr

    • 48 ismail
      29 Ekim 2007, 13:24

      merhaba ben artvin’den ismail. bu siteyi hazırlayanlara çok teşekkürler. üniversiteye ilk başladığımda özgüvenimin de düşük olması sebebiyle kalabalık ortamlarda sıkılıyor kekeliyordum. 2. sınıfta diksiyon kursuna gittim. fakat özgüvenimi tam kazanamamıştım.3.sınıfta kendi kendime çalıştım. 4. sınıfta tiyatro etkinliğinde bulunarak özgüvenimi kazandım … burcucum önce özgüvenini kazanmalısın.herkese saygılar ve sevgiler…

    • 49 ŞEFİK
      29 Ekim 2007, 17:29

      SLM BENDE GÜZEL KONUŞMAKTAN YANA ZORLUK ÇEKİYORUM VE İNSANLARLA DOĞRU DÜZGÜN BİR SOHBET YAPAMIYORUMONUN İÇİN BENDE KARAR VERDİM KONUŞMAMI DÜZELTECEM DİYE VE BURDAN KENDİ ADIMA BU SİTEYİ KURANLARA ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM NORŞİNLİ

    • 50 selin
      31 Ekim 2007, 11:31

      slm ben Bakuden.Bu hafta anlatacak oldugum seminer konum olan guzel konusmaya bakmak icin girmistim siteye.Cok begendim.tesekkurler………

    • 51 şeyda
      03 Kasım 2007, 14:47

      hocam süper bu yaa bağımlılık yaptı sürekli bişeyler okuyorum ses tonuma yoğunlaşarak..
      bilmiyorum ne kadar doğru okuyorum(!?)
      yalnız bana sesim çok hoş geliyor :P
      teşekkürler yararlı bir site gerçekten..

    • 52 ahmet
      03 Kasım 2007, 21:57

      begendim ama pratik yapmak için bna yardım edbilecek birileri lazım antakyada okuyorm ve yardım istiyorum lütfen şimdiden teşekkürler

    • 53 leyla
      04 Kasım 2007, 13:52

      selam arkadaşlar ben 42 numaradaki tan_hu adlı arkadaşımı tebrik ediyorum beni geçip 21 numaradaki çok bilmiş oya hanıma agzının payını vardigi için agzına saglık ben karadenizliyim hemde merkezden ofluyum ama çevremdekiler türkçeyi düzgün kullandıgımı söyler buda kusursuzum anlamına gelmez egitim heryerde herzaman şart site harika olmuş hazırlayana teşekkürler sevgiler saygılar

    • 54 yasemin
      05 Kasım 2007, 23:05

      Benim diksiyona gidecek zamanım olmuyor çocuklarım var evimin rahatlında böyle bir imkanı bizlere sundunuz için teşekkürlerimi sunuyorum.hazırlayan herkezden Allah razı olsun.

    • 55 mert
      06 Kasım 2007, 23:10

      benim acilen konuşmamı düzeltmem gerekiyor düzgün konuşmak istiyorum yardımcı olun lütfen şimdiden tşk siteniz bir harikaaa

    • 56 muhammed
      08 Kasım 2007, 19:03

      çok işe yarar bir yapım tebrikler

    • 57 mc-selc-uk
      09 Kasım 2007, 20:49

      site guzel olmuss bende dıksıyona baslıyacam :D heycanlıyım

    • 58 ırmak
      09 Kasım 2007, 22:35

      site çok güzel olmuşş ellerinize sağlık…

    • 59 ırmak
      09 Kasım 2007, 22:44

      Ben çok hızlı ve ağzımın içinden konuşuyorum… Tabi kimse bişi anlamıyor bu site sayesinde biraz düzelme olduğunu hissediyorum.Konuşmamla herkesi etkilemek istiyorum.Kitap okumak yada bu site haricinde başka bi öneriniz var mı? yada özellikle okunması gereken bi kitap şuan ingilizce öğreniyorum onun içinde diksiyon gerekiyor bikaç insan kalemle okumamı söledi denedim ama daha beter oldu bana yardımcı olursanız sevinirim site harika olmuşş bu arada tebrikler…. :) VE TEŞEKKÜRLER… :))

    • 60 ırmak
      09 Kasım 2007, 23:58

      yha ben bişi daha sorcam herkes burda bi şekilde yardım istiyorda bu sorulara kim cevap vercek…

    • 61 cihan
      11 Kasım 2007, 22:13

      kitap okuyarak ve toplumda 3 kez dinliyip 1 kez konusursak diksiyon kurslarına ihtiyacımız kalmazzz ;)

    • 62 mustafa
      12 Kasım 2007, 22:31

      Ben Diksiyon Nedir BiLmeyen Bir İnsandım.ÖnceLeri Hiç Konuşmayı BiLmeyen Ve Her Konuştugumda da SaçmaLadıgımı Zannederdim.İnsanLar Bana YabancıLaşıyorLardı San ki… Ya da Ben Konuştugum KeLimeLerLe Yabancı Görünüyordum İnsanLara…Sonra Kendimi Kendim Yapmaya Karar Verdim. Her İnsan Gibi Sıradan Bir İnsan oLmamaya Karar Verdim Ve Sabır Ve Azmimin Gücü iLe Bunu BaşabiLdim.Şimdi İse Kendimce ŞiirLer Yazıyorum YazıLar Yazıyorum.Artık ArkadaşLar Arasında En ÖnemLi Kişi oLdum Adeta.. Bunu HissedebiLiyorum..Yani GüzeL Konuşmanın Diksiyonu DÜzgün oLmanın YararLarından Biri de Sabır Ve Azimdir.Tşk Ederim YazdıkLarınız İçin.. ŞöyLe Bir Göz Attım GüzeL oLmuş.Unutmayın SABIR Ve AZİM.. Bu İki Anahtar..

    • 63 MARAL
      15 Kasım 2007, 0:53

      Ben Radyo tv Yayımcılığı okuyrum ve bizimde ikinci sınıfta diksiyon dersi var derste uygulamalı olarak yaptığımızda tüm sınıf çok komik bir hale giriyoruz hatta çoğumuz dersten ççıktıktan sonra daha bi garip konuşuyoruz ama yine de ii bi ders gayette gerekli güzel konuşma insanı çevresinde ortaya çıkarır lakşalaşmış dizi üslübunu bırakıp düzügn konuşmamıza dikkat edelim … hoşçakalın

    • 64 zahide
      15 Kasım 2007, 21:13

      Slm ben çok kötükonuşuyorum bunu düzeltmek istiyorum
      bana bu konuda yardım ederseniz sevinirim

    • 65 Bilgehan
      16 Kasım 2007, 10:08

      Merhaba bende Diksiyon kursuna gidiyorum.Çok eğlenceli geçiyor.Herkese tavsiye ederim.Kısaca hocanın bize verdiği,ödevlerden bahsedeceğim.Hergün beş dakika sesli kitap okuma,ve yine hergün beş dakika aynanın karşısına geçip bir arkadaşına günün nasıl geçtiğini anlatır gibi konuşmak.Bunların faydası çok,ve bu sitede olan çalışmaları hergün beş dakika hece hece okumak. Site sahibine,ve emeği geçen herkese çok tşk ederim.

    • 66 berk
      16 Kasım 2007, 11:38

      teşekkürler diyorum .çünkü güzel konuşmak sanattır

    • 67 kemal
      23 Kasım 2007, 16:04

      merhabalar site cok güzel olmus konusmamda sohbet ortamlarında bana cok yardımcı oldu . siteye emegi gecen herkeze cok tesekkür ederim saygılar..

    • 68 ceyda deniz
      24 Kasım 2007, 15:39

      bence görüntülü olursa tam süper olacak

    • 69 NIHAL
      24 Kasım 2007, 16:24

      SITE COK HARIKA OLMUS EMEKLERINIZE SAGLIK.BENIM,DE COK ÖNEMLI BIR SIKAYETIM VAR BU BENI SON DERECE RAHATSIZ EDIYORBU KONUDA YARDIMLARINIZI BEKLIYORUM SIMDIDEN TESEKKÜR EDERIM.SIKAYETIM KONUSURKEN SESIMI KONTROL EDEMIYORUM BELLI SÜRE SONRA SANKI KAVGA EDIYORMUSUM GIBI CIKIYOR BUNU BILIYORUM AMA ELIMDEN BIRSEY GELMIYOR NE YAPMAM GERKLI BANA YARDIMCI OLURSANIZ SEVINIRIM.BU KONU PSIKOLOJIMI COK ETKILIYOR.SAYGILARIMLA

    • 70 kadriye 55 yaşında ama
      26 Kasım 2007, 0:32

      çok çok istiyorum güzel konuşmayı ama beceremiyorum acil ihtiyacım var.niye kafam almıyor kızıyorum kendime dua ları nasıl ezberlemişim bilmiyorum . çok teşekkür ederim devam edicem pes etmek yok .

    • 71 fesih
      26 Kasım 2007, 14:12

      sesli vegörüntülü yani video şeklinde yayınlar sanız

    • 72 Ömer
      27 Kasım 2007, 1:38

      Öncelikle böyle bir site yapmış olduğunuz için çok teşekkür ederim.Benim de en büyük derdim konuşma sorunum bir sohbet ortamında özellikle uzun cümleler kurduğumda kelimeleri yutuyorum,hızlı konuşuyorum dolayısıyla dediklerim anlaşılmıyor buda canımı çok sıkıyor.Sizce konuşmamı dülzetmemde bu site yeterli olurmu.Şimdiden teşekkürler…

    • 73 Ulus Akarca
      27 Kasım 2007, 4:01

      İnce a veya kalın a yoktur. Verdiğiniz örneklerde ince L veya kalın L vardır. Alfabemizde 2 L olmadığı için kendinden sonra gelen a üzerine şapka konarak belirtilmeye çalışılır. Yazının başında bu önemli hatayı gördüğüm için gerisini okumadım.

    • 74 emre
      27 Kasım 2007, 17:07

      çok güzel ama insan istedikten sonra eğitime gerek yok bu diksiyon için o kişi akıllı terbiyeli ve okumayı çokseven biriyse zaten kendiliğinden diksiyonu iyi olur nede olsa biz türküz demi ama saygılar

    • 75 ismail
      29 Kasım 2007, 19:38

      Merhaba arkadaşlar. Siteyi hazırlayanlara tekrar teşekkür ediyorum. Yardım isteyen ararkadaşlara çağrım şudur: Bu işte kararlı iseler diksiyon kursuna gitsinler, imkanları yoksa kendileri evde çalışsınlar. Bu arada arkadaş çevresini genişleterek, toplum içinde konuşarak özgüven kazansınlar. Herkese saygılar ve sevgiler…İsmail

    • 76 öznur
      29 Kasım 2007, 22:18

      Yeter ki insan kendini gekiştirmek istesin.Defalarca takrarlıyorum çok iyi geliyo.Bizler devamınıda istiyoruz teşekkür ederiz.

    • 77 hanife
      06 Aralık 2007, 16:44

      Siteniz gerçekten muhteşem.Arada boş olduğum vakitlerde sitenizi ziyaret ederek konuşma çalışmaları yapıyorum.Gerçekten çok yararı oluyor.Diksiyonumu daha da geliştirebiliyorum sayenizde.

    • 78 emrah
      09 Aralık 2007, 17:21

      emeğei geçen herkezlere teşekkürlerimi gönderiyorum.

    • 79 özgen
      09 Aralık 2007, 21:07

      merhaba! ben de diksiyon kursuna gitmek istiyorum istanbul çapa’da oturuyorum. beşiktaş taksim civarında diksiyon kursu biliyorsanız çok memnun olurum. spiker olmayı düşünmüyorum normal düzeyde bir kurs olması yeterli. yardımlarınız için şimdiden teşekkürler!

    • 80 ABDULMUHİT YILMAZ
      10 Aralık 2007, 0:32

      MERHABALAR,
      BEN KONUŞMAMDA HARFLERİ YUTUYORUM VE BAZEN HİÇ KONUŞMA İSTEĞİM OLMUYOR VE KELİMELERİ ÇIKARTAMIYORUM.

    • 81 Banur güngör
      11 Aralık 2007, 20:58

      diksiyon insanlarla yüzyüze ve sesli iletişimizde kendimizi etkili anlatmada güzel bir yol.bu yazıda en genel hatlarıyla bize diksiyon hakkında bize bilgi veriyor.teşekkür ederim

    • 82 İbrahim GENÇ (Sivas Kuzören Köyü)
      12 Aralık 2007, 2:25

      SAYGI VE SEVGİLİ VE AZİZ KARDEŞLERİM AYNI ZAMANDA ABİLERİM ÖZELLİKLE ZAMANINIZI AYIRIP BU SAYFAYA DERTLERİMİZİ VE SÖZLERİMİZİ NE GÜZEL OLSADA BİRŞEYLER ANLATIYORUZ TABİKİ BUDA ANLIYANA ANLAMIYAN ANLAMAZ SATEN NEYSE SİZİN FAZLA ZAMANINIZI ALMADAN BİRAZDA BEN YAZIYIM GÜZEL KONUŞMAK İÇİN LAFI GEVELEMİYE GEREK YOK YA DÜŞÜNEREK SÖYLEYECEKSİN VE DOĞRUYU SÖYLEYECEKSİN SATEN DOĞRUYU SÖYLERSEN GÜZEL KONUŞURSUN DERİM BU BİR İKİN CİSİNE GELİNCE BİRİ SİYLE KONUŞTUMMU KARŞINDAKİ KİŞİ VEYA BİR BAYAN VEYA BİR ARKADAŞ HER NEYİSE BU NLAR KONUŞUYORLAR HIRSLI OLABİLİR MORELİ BOZUK OLABİLİR HER KİM OLURSA OLSUN BÜYÜK OLSUN KÜÇÜK OLSUN LAFI BİTENE KADEM HİÇ BİRŞEY SÖYLEMEDEN DİNLERSEN VE KONUŞAN KİŞİYİ UYARACAKSIN DİYECEKSİNKİ LAFIN BİTİNCE BANA SÖYLE DİYECEKSİN ADAMIN LAFI BİTTİMİ ABİCİM BİTTİ HA ŞİMDİ GELDİ SENİN GÜZEL KONUŞMANA KARŞINDAKİ KİŞİYE SORACAKSIN BAK KARDEŞİM YARIM SAATTEN BERİ KONUŞUYORSUN BEN SENİN LAFINI HİÇ KESMEDİN ŞİMDİDE SENBENİ DİNLE DEYİP KELİMELERİNE DİKKAT EDEREK KARŞINDAKİ KİŞİNİN HATALARINI VEYANLIŞLARINI SÖYLEYEREK TATLI DİLLE KONUŞACAKSIN AMA BAĞIRMADAN ONU ÜZMEDEN GÜZEL GİNELİ BU GÜZEL KONUŞMA BİTTİMİ BAZILARI YUKARI YAZMIŞ KURSA GİTMEKGİBİ KURSA GEREK YOK KARDEŞİM BÜYÜĞÜNÜ VE KÜÇÜKLERİNİ TANIRSAN İŞTE EN GÜZEL KONUŞMA ODUR BAKIN GÜZEL KARDEŞLERİM ADAMIN BİRİ KUTU KOLAYI İÇTİKDEN SONRA ARABANIN CAMINDAN YOLUN KENARINA ATTI TIRAFİKTE TIKALI OLDUĞU İÇİN BEN GÖRDÜM VE O ATTIĞI KUTU KOLASINI ALDIM YERDEN KİBAR GİNELİ ARABANIN CAMINDA ADAMA BU SİZDEN DÜŞTÜ DEDİM ADAM GÜLDÜ VE ALDI HA BEN DESEYDİMKİ TERBİYESİZ NİYE YERE ATIYORSUN DESEYDİM ADAM BENLE KAVGA YAPARDI EYLE DEĞİLMİ NEYSE BENİM SÖZLERİM BİTMEZ BİRAZDA BAŞKA ZAMAN YAZIYIM BU SİTEDE EMEĞİ GECEN VE KURAN VE BİZLEREDE BU İMKANI SAĞLAYAN ABİLERİME TEŞEKKÜR EDERİM HERZAMAN DAHA İYİ YE DOĞRU GİTMEYE VE BİR BİRİMİZE GÜZEL SÖZLERLE DERTLERİMİZİ YAZMAYA DEVAM EDELİM DERİM SAYGI BİR YANA SEVGİLERİMLE

    • 83 Fatih K
      22 Aralık 2007, 15:46

      selam arkadaslar,

      ben bu siteyi ve özellikle bu konusma/ diksiyon yazisini cok begendim.
      Günde en an 20 defa efendim kelimesini duymaktan biktim.
      Kendimi gelistirmem lazim. Bu diksiyon yüzünden özgüvenimi de kaybettim zaten.
      Insallah kurtulurum bu illetten.
      Tekrar tskler……………

    • 84 Ahmet37
      25 Aralık 2007, 21:44

      Merhabalar,

      Konuşunca bazen kelimeleri tam çıkartamıyorum, ağzımdan başka sesler çıkıyor, bazen de cümle kurmakta zorlanıyorum. Bu yüzden sohbet ederken çok güçlük çekiyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.

    • 85 erkan
      25 Aralık 2007, 22:08

      ben karşılıklı konuşmada başarılı olamıyorum bana yardımcı olurmusunuz

    • 86 melih
      26 Aralık 2007, 12:53

      bnm sorunum p ç t k g b d c gbi sesiz harflerin çıkkışında sorun yaşıyorumm belasını versin böle dilinn bazen çokk güzell çıkıyoo ama bazan ihç çıkmıyoo yane takıkılıyomm kekeliyom yanee o kadar kızyom kii a.g böle dilin diyom bazenn ne ise umarım düzelir yaşımda 21

    • 87 ÖZLEM
      04 Ocak 2008, 13:53

      BÖYLE BİR SİTEYİ YAPTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.TÜM ARKADAŞLARIMA DİKSİYON KURSU HARİCİNDE KONUŞMALARINI DÜZELTMELERİ İÇİN BOL BOL KİTAP OKUMALARINI TAVSİYE EDERİM .BÖYLELİKLE HEM KONUŞMALARI DÜZELİR HEM DE AKICI BİR KONUŞMAYA SAHİP OLURLAR. SÜRÇ-İ LİSAN ETTİYSEM AF OLA .

    • 88 hilal
      04 Ocak 2008, 22:28

      Ş ZOR DENİLİYO

    • 89 aydoğan
      07 Ocak 2008, 17:09

      k.i.b

    • 90 colin
      10 Ocak 2008, 19:52

      bende ilerde bir spiker olcağım için diksiyon çok önemli illede diksiyonu spiker olmak için öğrenilmez herkese tavsiye ederim

    • 91 seda
      10 Ocak 2008, 20:08

      çok güzel bir sayfa beyendimmmmmmmmmmmm yaniiiiiiiiiiiiiiiiiiiii i

    • 92 kadir
      11 Ocak 2008, 0:26

      diksiyon kursu çok yararlı oluyor ama kursda ögrendiklerimizi hayatta uyğulamalıyız yada eksik görülen yerlerimizin ısrarla üzerinde durmalıyız diger türlü kursun faydasını göremezsiniz.

    • 93 kadir
      11 Ocak 2008, 0:29

      bir başka nokta da çok kitap okumak lazım çünkü okuma alışkanlığıda alışılagelmiş eksik yanlarımızı düzeltmemizde büyük fayda saglamaktadır yoksa salt kurs görmüş olmak yetmemektedir

    • 94 medine
      11 Ocak 2008, 18:47

      Sitenizi çok begendim.
      Teşekkür ederim.Herkese başarılar.

    • 95 serdar
      14 Ocak 2008, 21:54

      süper bir site cok begendim bazen konuşurken takılıyordum şimdi biraz daha iyiyim birdaha baştan sona kadar okursam daha iyi olucagım cok teşekkür ederim busiteyi yapan dan allah razı olsun

    • 96 yusuf zorlu
      18 Ocak 2008, 14:24

      özel yetenek sınavına gircem bunları görmem iyi oldu süper

    • 97 eylül nisa
      20 Ocak 2008, 15:09

      emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür edrim saygılar.

    • 98 barış
      29 Ocak 2008, 12:36

      ben kendi içimde konuşurken mükkemel konuşuyoum amaarkdaşlar veya topluluk önünde dilim yutuluyor

    • 99 MEHMET
      03 Şubat 2008, 19:25

      Güzel ve akıcı konuşabilmek için kitap okumanında faydası olduğunu biliyorum, acaba kitabı içimizden mi okumalıyız, yoksa sesli bir şekilde mi okursak diksiyonumuza faydası olur. Siteyi çok beğendim. Başarılarınızın devamını dilerim

    • 100 mehmet
      04 Şubat 2008, 16:13

      selam ben dogu anadolulu oldugum ıcın yore turkcesıylen konusuyorum benım konusmada herkes anlıyor benım dogulu oldugum ben guzel bır doksıyona sahıp olmak ıstıyoprum akıcı ve etkılı bor konusmacı olmak ıstıyorum buna nasıl sahıp olabılırım cewabınız acılen beklıyorum lutfen bırde sıznle ıletsıme gecmem ıcın telefon numaranızı yarzsanız sewınırım

    • 101 meryet
      05 Şubat 2008, 0:09

      Diksiyonla ilgili yazınız çok güzel olmuş..
      Teşekkürler

    • 102 zeynep
      05 Şubat 2008, 17:25

      Kalemi ağzımızda tutarak tekerlemeleri tekrar etsek nasıl olur. Veya ingilizce ve türkçe sözlükleride aynı şekilde (sözlükten) uygularsak, kalem hem yazı da hem de işlevsellikte iyi oluyor da.

    • 103 yasemin
      05 Şubat 2008, 18:24

      Ben son anda bile olsa Diksiyon kursuna katılmayı başardım(onlar okullarla aynı anda başlıyorlarmış)Herkes bana neden gidiorsun Türkçe konuşmayı bilmiyor musun diye soruyorlar.Kurs bizim Türkçeyi doğru ve anlaşılır kullanmamıza yardımcı olacağını söylüyorum.Çünki giderek konuşmalarımızın bozulduğunu görüyorum.Ki ben buna fazlasıyla dikkat eden birisiyimdir.Elbette benimde hatalarım vardır ve kursa da mevcut hatalarımı düzeltmek amacıyla gitmeye karar verdim.Dersler muhteşem geçiyor.Eğitmenimiz Asiye Hanım gerçekten elinden gelen herşeyi yapıyor.Ve dörtdörtlük bir eğitmen bana göre.
      Eğerki zamanınız varsa muhakkak bu kurslara katılın.Benim çok hoşuma gidiyor ve okuma -yazma- dinleme konusunda kendimi yetiştirebildiğimi düşünüyorum.
      Herkese tavsiye ederim.
      Ayrıca bu siteyi hazırlayan ,emeği geçen herkese gönülden teşekkürler.Türkçemiz için birşeyler yapan kişilerin olduğunu bilmek çok hoş birşey.

    • 104 karamel
      12 Şubat 2008, 14:26

      Çok güzel ve faydalı bir site. Özellikle bu konunun da günlük, sosyal ve iş hayatımızda oldukça faydalı olacağını düşünüyorum. Tabiki uygulama yaparsak… Ben şimdiden uygulamalara başladım bile. Teşekkürler…

    • 105 Lazgin
      20 Şubat 2008, 21:19

      ÖNCELİKLE SİZE BUNDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİM.YA BENCE BENDE BİR SORUN YOK AMA GALİBA ŞİİR OKURKEN BİRAZ DİKSİYON EKSİKLİĞİM VAR.ÖĞRETMEN BANA BİR ŞEYLER ÖNERDİ AMA PEK YARARI OLMADI.YANİ BEN OKURKEN SORUN YOK AMA BAŞKALRININ ÖNÜNDE ÖYLE OLMUYOR.YARDIMCI OLABİLECEK VARSA ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM.BEN DE DİKSİYON EKSİKLİĞİMİ TAMAMLAMAK İSTİYORUM. SAYGILARIMLA…

    • 106 RUKİYE
      21 Şubat 2008, 14:45

      çok güzel

    • 107 raziye
      23 Şubat 2008, 23:25

      öncelikle çok faydalı bir site olduğunu belirtmek istiyorum.benimde konuşma sorunum var.p,ç,t,k,g,b gibi sessiz harflerle konuşmama başladığımda zorlanıyorum.yüksek sesle okuma egzersizleri yapıyorum.az da olsa faydasını görüyorum ama daha etkili ve kalıcı olması açısından neler yapmam gerekiyor bana yardımcı olursanız sevinirim teşekkür ederim

    • 108 tekin
      26 Şubat 2008, 5:09

      Gerçekten çok güzel olmuş, hayatımızda kendimizi anlatmak için ve daha etkili olması için diksiyon gerekli..

    • 109 martı
      26 Şubat 2008, 14:44

      iletileri okuyorumda benimde ihtiyacım var diksiyon kursuna ve hamgisi daha iyi olu bilemiyorum .kursa gidenlerin tavsiyelerine ihtiyacım var yardımcı olurmusunuz.

    • 110 MURAT ATIL
      27 Şubat 2008, 1:17

      YAZINIZI İNCELEDİM.. FAYDALANDIĞIM ÖRNEKLERİN YANINDA İZNİNİZLE KATILMADIĞIM HUSUSLARI PAYLAŞMAK İSTEDİM.
      VURGULAR BÖLÜMÜNDA BAZI SIKINTILAR VAR..

      SERT VE GÜRÜLTÜLÜ ÇIKAN BAZI ÜNSÜZLERİN (Ç.K,P,R,Ş,Z) VURGUYU BULUNDUKLARI HECEYE TAŞIDIĞINI YAZIYORSUNUZ.. AMA VERDİĞİNİZ ÖRNEKLERİN BİRİ HARİÇ HEPSİNDE VURGU SONDAKİ HECELERDE
      KAÇTIM, SAPTI, ORDU (Yer ya da silahlı kuvvetler oluşuna göre değişir) ŞAŞTI, EZDİ

      YOKMUŞ “YOK İMİŞ”TEN GELDİĞİ İÇİN BİR ÖNCEKİ HECE VURGULU

      AYNI DURUM UZUN HECELİ SÖZCÜK ÖRNEKLERİNDE DE GEÇERLİ.
      UZUN HECELER VURGUYU ÜZERİNE ALMIYOR
      ARAPÇA VE FARSÇADAN GELEN KATİL, CAHİL, SAMİ, TEAMÜL, MUKABİL, HAZİNE, MÜCADELE (klavyemden dolayı şapka işareti koyamıyorum) SÖZCÜKLERİNİN HEPSİNDE VURGU SONDA.

      ÜÇ HECELİ YER İSİMLERİNDE DE VURGUNUN ORTADA YA DA BAŞTA OLMASI KURALLARA BAĞLI.. BELKİ YER DARLIĞINDAN YA DA UZATMAMAK İÇİN BELİRTMEDİNİZ AMA ERZİNCAN İLE ERZURUM VURGULARININ FARKI TESADÜFİ DEĞİL. HARF SAYISI VE KAPALI HECE ETKİLİ OLUYOR..

      ÇALIŞMALARINIZDA BAŞARILAR DİLERİM. SAYGIYLA.

      MURAT ATIL

    • 111 ilhan
      27 Şubat 2008, 18:29

      okumalısın

    • 112 SONGÜL
      28 Şubat 2008, 15:04

      BEN GAYET GÜZEL KONUŞTUĞUMA İNANANLARDANIM DİKSİYON DERSİNE İHTİYACIM YOK AMA İYİ BİLGİLER ELLERİNİZE SAĞLIK :):)::::::::))))))))))

    • 113 denız yamur
      07 Mart 2008, 16:53

      slm ark ben ark arasında kendımı ıyı ıfade edemedıgımı bılıyorum duzgun cumleler kuramıyorum neden bılmıyorum ama duzgun cumlek uramıyorum yardımcı olurmusunuz sankı yenı dogmus cocuklar gıbı kendımı ıfade edemıyorum

    • 114 Deniz Yağmur
      07 Mart 2008, 16:55

      Bence de çok güzel bir site olmuş.
      İnternette binlerce siteden çok farklı!

      Teşekkürler.

    • 115 onur
      12 Mart 2008, 16:27

      ben yazarak karşımdaki kişiyle çok iyi anlaşıyorum,
      fakat bu birebir karşılılı konuşmaya dönüştüğünde tam anlamıyla affalıyorum, ayrıca samimi olduğum insanlarla konuşmam çok iyi, fakat tanımadığım bir kişi ile konuşurken ne söyliyeyim diye düşünüyorum ve bazen cevap bile veremiyorum, birde bir kaç senedir konuşurken kekelemeye benzer bir durumla karşı karşıya kalıyorum, bu sebeplerden dolayı genelde muhabbet etmekten kaçınıyorum tanımadığım kişlerle, çünkü muhabbet ettikten sonra daha iyi konuşabilirdim diyekedi kendimi sorguluyorum, bu durumlarla ilgili yapabilinecek birçalışma varmıdır
      TEŞEKKÜRLER

    • 116 gazelle
      15 Mart 2008, 2:52

      selamlar siteyi okudum çok beğendim..gerçi ben işitme engelliyim çevrem çok geniş ama sürekli müşteriyle karşılaşıyorum onlarla konuşmada zorluk çekiyorum daha ziyan çevremle çok iyi anlaşıyorum ama yabancı biriyle konuşunca bazı harfler yutuyorum acayip hızlı konuşuyorum nedenini bilemicem sanki yabancı beni öldürecek de konuşalım da bu iş bitsin der gibi acele ediyorum..komik olacak ama ne olur bana yardımcı olun..burdayken elim varmışken gideyim diksiyona da kurtulayım..amacım müşteriyi etkilemek ve devamlı gelsin istiyorum..

    • 117 Neriman
      15 Mart 2008, 20:23

      Ankara-Çankaya Todam diksiyon kursuna gittim.Diksiyona gittikten sonra konuşmamda fazla yanlış yaptığımı anladım.Genelde “e”leri yayarak konuşuyordum,ama artık doğrusunu öğrendim artık “e”leri kapalı kullanıyorum.Diksiyon bana çok faydalı ve zevkli geldi,sizlerinde gitmesini tavsiye ederim.Diksiyon kursunda eğlenerek öğreniyoruz.Kursa gittikten sonra Anlayarak Hızlı Okuma ve Öğrenme kitabını aldım .Sizlere tavsiye ederim,YAZARI Murat TUNALI…..
      Sitenizi çok beğendim boş zamanlarımda yararlanmak istiyorum.
      Sizlere böyle faydalı bir site kurduğunuz için TEŞEKKÜRLER…

    • 118 ayhan
      16 Mart 2008, 2:07

      merhaba benim sorunun demeden önce benim işin yani müsterile birebir sıcak görüşme karşındaki kişiye birşeyler anlatırken cümleri bitişik yada cümleri yutuyorum kitap okudur olmadır tekelerme aldır sıkrdır dedi’lerki arapça ve farça kitap oku dedirler pek faydasını görmedir suan ne yapacağımı da bilmiyorum bu konuda yardımcı olurmuşunuz

    • 119 nurçin
      16 Mart 2008, 16:19

      Benım sorunum yoresel sıve doguluyum ve bır turlu sıvelı konusmadan kurtulamıyorum. ayrıca tanımadıgım kısılerle ne konusacagımı bılemıyorum cok afallıyorum konusurken. Ne yapmam konusunda yardım edersenız sevınırım…Super bı sıte tsk ederım emegı gecenlere

    • 120 ümran
      16 Mart 2008, 23:02

      selamün aleyküm benimde çok huşuma gitti bu site ismail arkadaşımızında dediği gibi özgüven çok önemli,hatalarımızı bildikten sonra öğrenmek daha kolay benm içinde çok faydalı teşekkürler

    • 121 Adem
      21 Mart 2008, 0:03

      Site gerçekten emek verilerek hazırlanmış. Emeği geçenlere teşekkür ederim. Bütün dostlara tavsiye edeceğim. Merak ettiğim konu, sizin sitenizdeki bilgileri kullanarak diksiyon konuşmasını başarabilirim? Tavsiyeniz ne olur? güzel ve diksiyonu düzgün konuşmak ve hitap etmem konusunda tavsiyeniz,önereceğiniz kaynak kitap ne olabilir? Çalışmlarınızda başarılar diliyorum.

    • 122 canan
      23 Mart 2008, 19:24

      Merhaba
      Bende diksiyon kursuna yeni başladım.Umarım yararını görebilirim.Benim sorunum aşırı heyecanlı olmak genelde toplum içinde ya da ilk kez karşılaştığım tanımadığım insanlarla konuşurken kalbim hızlanıyor başım dönyor ellerim terliyor dilerim bu kurs bana faydalı olabilir.Bu durum beni çok rahatsız ediyor ve kurtulmak istiyorum herşey için teşekkürederim.

    • 123 buse
      24 Mart 2008, 20:20

      MERHABA
      SİTENİZ ÇOK GÜZEL OLMUŞ BENDE DİKSİYON KURSUNA GİTMEK İSTİYORUM BENİM SORUNUM BEN KENDİ BAŞIMAYKEN ÇOK GÜZEL BİR ŞEKİLDE KİTAP OKUYORUM AMA BAŞKALARIN YANINDA AŞIRI HEYECAN YAPIYORUMM BANA YARDIM EDEBİLİRMİİSNİZ???

    • 124 bilge
      24 Mart 2008, 20:30

      merhaba
      sitenizi çok beyendimm diksiyon kursuna gitmek istiyorum çünkü okurken toplum arasında çok heyecan yapıyorumm lütfen bana yardım edinnn NE YAPMAM GEREKİYOO ????

    • 125 elif
      25 Mart 2008, 2:52

      aslında bnm fazla bir problemim yok bu sitede kendimi çok iyi geliştirdiğime inanıyorum bn daha lise 1 deyim ilerde sipiker lmak istiyorum ve şimdiden de kendimi geliştiriyorum bu yönde giden herkeze bu siteyi tavsiye ederim … iyi gnler okuuğunz içn tşşkr ederim

    • 126 Gürkan Alkan
      25 Mart 2008, 22:43

      Güzel bir çalışmaymış, emeklerinizden ötürü kutlarım. Şimdi bunları okuyup, iyi Türkçe çığlıkları atıp da tuhaf tuhaf konuşan ne çok kişi vardır. :) Bir de doğru yazmayı öğretirseniz çok sevinirim. HerkeS yazmasını bile bilmeyen o kadar çok zavallı insan var ki..

    • 127 bayram
      29 Mart 2008, 23:22

      çok güzeldi ama bana görede bıraz daha detaya inilse idi dahada iyi olabilirdi yinede teşekkürler

    • 128 hasan
      02 Nisan 2008, 14:07

      çok güzel

    • 129 mehmet ali
      02 Nisan 2008, 21:34

      selamlar… faydalı olan bir site biraz daha ayrıntı olursa çok iyi olur mesela sesli anlatım

    • 130 idris
      05 Nisan 2008, 18:56

      gerçekten çok güzel ve faydalı bir çalışma fakat biraz daha ayrıntılı olsaydı mükemmel olur kendini geliştir yönetimine ve muhammed bozdağa sevgiler…………

    • 131 merve
      10 Nisan 2008, 14:04

      çok hoş bir site tşk ederim bu kadar kalıcı ve faydalı bilgiler için..

    • 132 pessimist
      11 Nisan 2008, 13:57

      ben konuşacağım zaman aklıma bişey gelmio..lütfen yardım edinn…..ve de güzel ve esprili konuşan insanları gördükçe onlara imreniyorum..konuşamadığım için insanlardan kaçıyorum…

    • 133 ender
      16 Nisan 2008, 13:49

      çok güzel bir site olmuş hazırlayanlara tşekkür ediyorum. ben konuşurken yöresel konuşmamda bulunan türkçemize uygun olmayan kelimelerkullanıyorum bunlardan kurtulmam için ne yapmam lazım yardımcı oluranız sevinirim

    • 134 Canan65
      17 Nisan 2008, 12:09

      Çok güzel bir site olmuş tekerlemeleri okurken bile dilim zorlandı. O kadar ki yöresel konuşma aksanından lisanından bir türlü vaz geçemiyorum. Nasıl öztürkçe konuşmayı öğrenebilirim,aksanımı düzeltebilirim.
      Yazmamda hatam yok, söyleyiş tarzımda var. Yardımcı olursanız sevinirim, Teşekkürler.Bu siteyi hazırlayanlara başarılar diliyorum. Selam ve saygılarımla….

    • 135 murat
      26 Nisan 2008, 13:16

      slm ben almanyada kaliyorum kunusurken cok hizli birde bazen kelimeri karistiriyorum nasil yavas kunusmayi ögrenebilirim bu kurslar gercekten bana yardim edebilirlermi gercekten bazen cók utaniyorum kunustugum zaman yani baze düsünmedende kunusabiliyorum

    • 136 yasemin
      26 Nisan 2008, 23:07

      ben yasemin merhaba arkadaşlar diksiyonun gerçekten önemli olduğunu dersini aldıktan sonra öğrendim ben 35 yaşındayım ve diksiyon dersini herkese öneririm

    • 137 sercan
      09 Mayıs 2008, 23:43

      merhaba,Eskişehirde diksiyon kursu var marka kişisel gelişim bende eğitimimi ordan aldım gencer hoca veriyor eğitimi birde alev hoca var soranlar için yazıyorum çok eğleniyoruz ve çok farklı şeyle öğreniyoruz güzel türkçeler

    • 138 erol
      10 Mayıs 2008, 0:16

      Yeni okudum bakalım tekerlemeleride defalarca yaptım yapmayada devan edicem yaklaşık bir ay sonucu görücez….

    • 139 erdem
      18 Mayıs 2008, 21:55

      şu an sadece yorumlara baktım siteyi fazla incelemedim. güzel olduğu söylendiği için kaydedeceğim. topluluk karşısında konuşamayan arkadaşlara cevap: bu durum sosyal fobiden kaynaklanıyor. Diksiyonla alakası yok… sevgiler…

    • 140 MAVİDÜŞ
      19 Mayıs 2008, 23:12

      canım gürkan alkancım…..
      sen öylyi yaptın yoksa:)herkes senin gibi değil unutma…………….
      songül sende kendine çok güvenme eminim seninde ihtiyacın vardır.
      erdemcim sende bakmakla yetinme bence…….

    • 141 naz
      20 Mayıs 2008, 3:36

      Bende diksiyonundan memnun olmayanlardan biriyim.Kursa gitmek için vaktim yok bildiğiniz güzel ve etkili bir kitap varsa ismini yazabilir misiniz? site güzel olmuş hazırlayanların ellerine sağlık.

    • 142 serdar
      27 Mayıs 2008, 10:18

      ben bu siteden bişeler kaptığıma inanıyorum ve bu sitede emeği geçen herkese yürekten selam…

    • 143 sementa
      27 Mayıs 2008, 21:51

      merhaba ne güzel bir site olmuş bu çok beyendim bana bir güzel kitap önerebilirmisiniz

    • 144 yesil_yol
      29 Mayıs 2008, 10:24

      Abi koptum ya

      bu tekerlemelere özellikle bayıldım :)

      dilimin artık daha kıvrak olduğunu düşünüyorum:)

    • 145 nisa
      29 Mayıs 2008, 17:34

      harika bir site ve harika bir yazı kelimeleri konuşurken yutan bir insanım birkaç gündür bu yazıyı okuyorum ve çalışıyorum gerçekten değişti konuşmam ellerinize sağlık

    • 146 Sedaty
      30 Mayıs 2008, 20:36

      Teşekkürler,R harfini 13 yaşına kadar zorlamama rağmen ancak hep L diye çıkarabilirdim.Zamanla biraz düzelme oldu anncak bazı kelimelerde çok zorlayarak çıkabiliyor ama net r harfi çıkamıyor.ne söylemek istediğimi anladıkları için sorun olmuyor ama çok dikkat edilirse r yi söyleyemediğim belli oluyor.diksiyonumu bile bozan r harfini rahat bi şekilde nasıl çıkarabalirim.yardımcı olursanız cok sevinirim.tşk.

    • 147 mesude
      31 Mayıs 2008, 23:53

      diksiyon kurslarında ne öğretiyorlar diye merak ederdim site çok hoşuma gitti burdan faydalana bilirim herkese teşekkürler

    • 148 fatih
      04 Haziran 2008, 20:41

      bende diksiyon kursuna gidiyorum…tavsiye edilir bugüne kadar cok şey farkettim yani gercekten diksiyon kurslarına ihtiyac var bişeyler farkettiriyor…

    • 149 seda ereyli
      08 Haziran 2008, 18:27

      burada verilen bilgilerden müthiş bir şekilde yaralanıyorum .emeğinize sağlık.hayatta saçma bulduğum ve cevabını verirken zorlandığm cevabını verince ukalalıkla suşlandığım tek soru cümlesi napıyosun dur.zaten bu soroyu sorarken özellikle karşı karşıyaken kişinin işlevini görüyorsunuz dur.birgün arkadaşımla konuşurken sinirliydim ve parmağıma buluzumun ipini doluyordum.bana ne yapıyorsun die sordu bende sinirli bi şekilde patates soyuyorum gerizekalı ne yaptığımı görmüyomusun die bağırdım.birde bu muameleyi gösteremeyeceğin insanlar vardır.bu sorulara cevap verirken daha rahat bi şekilde cevaplamak isterim.mesela patronum naber dediğinde ona iyidir demem saçma olur.lütfen yardım edin

    • 150 zeki
      10 Haziran 2008, 13:23

      slm zeki

    • 151 adem
      12 Haziran 2008, 11:01

      teşekkür ederim, istifâde ettim. görüntülü ve sesli yapamaz mısınız

    • 152 semra
      19 Haziran 2008, 21:34

      ben güzel konuşamıyorum toplum içinde çok utanarak konuşuyorum yardımcı olurmusunuz

    • 153 zeynep
      20 Haziran 2008, 15:20

      denedim.herhalde yararını görürüm.İNŞALLAH

    • 154 fırat
      24 Haziran 2008, 18:03

      gerçekten sabrederek tekrar edince:değişimi de o oranda görmeniz içten bile değil.

    • 155 tayyar
      24 Haziran 2008, 19:06

      çok fazla detay var okumaktan sıkıldım

    • 156 omer
      27 Haziran 2008, 10:26

      mantıklı konular etkıleme uzerıne

    • 157 mustafa haktan
      30 Haziran 2008, 18:38

      meraba gençler sık sık kitap okuyun diksiyonunuz düzelir….aslım grgr I love you

    • 158 cemerkan
      06 Temmuz 2008, 17:23

      SİZE ÇOK AMA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM SAYIN HOCAM.UMARIM BİR GÜN BENDE İYİ BİR DİKSİYONA SAHİP OLURUM ..SAYGILARIMLA ESEN KALIN

    • 159 ayhan
      07 Temmuz 2008, 23:03

      arkadaşlar diksiyon falan bilmem amaa şunu size net ve kesin bi sdilde sölemek istiyorum sadece düşünerek rahat olursanız istedğiniz konuşmayı yaparsınız yanlızca siz kendinize güvenin gerisi gelir

    • 160 irem
      08 Temmuz 2008, 18:56

      ben çok güzel konuşmak istiyorum arkadaşlarım mimiklerimi çok beğeniyor ama ben begenmiiyorum

    • 161 murat
      08 Temmuz 2008, 21:25

      cevrem icinde konüşmam yuzunden cok itelendıgım gunler oldu bu yüzden kendımı geliştırip cevreme bılgılı ve güzel konuşan bırısı olacam kendımden ümitlıyım başaracam bu sıteyi acan arkadaslara tesekkurler deslerınızı takıp edecem tesekkurler

    • 162 Okan
      09 Temmuz 2008, 13:45

      Bütün herkesi selamlarayak yazmaya başladığım bu yazıda, okuduğum yorumlarda yazılanlar hakkında, bazı şeyleri sizlerle paşlaşmak istedim. Genelde sorun olarak bazı harfleri söyleyememek, akıcı konuşamamak, özgüvensiz olmak, konuşurken ses tonunu kontrol edememek gibi şikayetlerden dolayı fazlaca yardım istekleri gördüm. Birde yazılan yorumlarda şu konuya takıldım “inşallah zamanla düzelir”, gibi yazılar okudum. Bakın arkadaşlar insan yapmak istediği bir işi veya gerçekleştirmek isteği bir düşüncesini yaparken illa ki başkalarından yardım alarak yapar, ama sorun burda değildir. Bunları yaparken gerçekten istekli olmanız ve çok gayret etmeniz gerekmekte ve ayrıca bunları yaparken kendinize bir rota belirleyip, gideceğiniz yolu sizin belirlemenizde fayda vardır. Eğer bu işin uygulamasına start verdiğiniz zaman nerden başlayıp nerde bitireceğinizi bilemezseniz, çok hata yapar ve olmasını çok isteğiniz düşünceniz hayal olur gider. Ve sonrasında sizde bıkarsınız artık olmuyor gibi sebeplerle kendinizi kandırıp, ben yapamıyorum diye yakınır durursunuz. Bakınız Farabi “Önce doğruyu bilmek gerekir, doğru bilinirse yanlış da bilinir. Ama önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz.” demiştir. Düşünüldüğü zaman bu sözden bu konuyla ilgili çıkarılacak anlam ise; kendi düşüncelerinizle ilerlediğiniz bir yolda yanlışlarınızı görmekte çok zorlanırsınız. Yanlış yapıyorsunuzdur ama yaptıklarınızın yanlış olduğunun farkında değilsinizdir. Karşınızdaki kişinin yaptıklarınınızın yanlış olduğunu söylemesine rağmen, o kişiye güvenmezsiniz yine kendizce doğru olan yanlışa yönelip, bu gibi bir çok hatalar yaparak, sonunda doğru yaptım derken, geriye dönüp birde bakarsınız ki yaptıklarınızın bir çoğu yanlış, az önce yazdığım gibi bir rota belirleyip ilerlerken yardım alırsanız hata yapma ihtimaliniz o kadar az olur. İşte bu sitenin kurulma amacı size yol göstermesinidir. Diksiyon kursları da aynıdır, sizin öğrenme isteğiniz ne kadar çoksa size o derecede yardımcı olabilir. Arkadaşlar daha yazmak isterdim ama vaktim olmadığı için yazamıyorum. Herşeyin Gönlünüzce olması dileğiyle hoşçakalın.

    • 163 seda sevar
      09 Temmuz 2008, 18:55

      ben çok ama çok bos konusurum.tutukluk yaparım berbat biriyim

    • 164 surhan umut
      15 Temmuz 2008, 1:43

      diksiyonum güzel. kursa’da gitmedim. ama olan bir şey üstüne varolanı eklemek çook güzel… kim böyle bir şey düşünmüşse teşekkür ederim.

    • 165 mesut
      17 Temmuz 2008, 12:47

      Tek kelimeyle harika emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkürler…

    • 166 yasin
      24 Temmuz 2008, 23:05

      mrb arkadaslar
      benim kendimi anlatma konusunda biraz sorunum var.neden?ben kapanıp biriyim içine konusurken argo kelimeler kuruyorum!!işim geregi güzel konuşmak geregi zaten kendimi kendi arkadaşlarım arasında sanıp gelişi güzel konuşuyor kaybediyorum kendimi bana bir arkadasım yol gösterirse memnun kalırım…hz.ömeri düşününüz o misal bende.

    • 167 şeyma
      02 Ağustos 2008, 1:08

      bence çok güzel bir site herkezin okumasını tavsiye ediyorum en azından güzel konuşmasını ögrenirler….

    • 168 cigdem0689
      19 Ağustos 2008, 14:33

      gercekten güzel bi site.kendini geliştirmek isteyen herkesin okuması gerekir bu yazıları.

    • 169 Nagihan
      20 Ağustos 2008, 18:53

      Evet bende. Çok beğendim bir dönem bende gittim ve gerçekten çok faydalı oldu benim için ve burdaki anlatılanlarla aynı çok güzel olmuş. Cidden verilen örnekler özellikle alıntılar benim hoşuma giden yerler oldu ve çok etkileyiciydi…

    • 170 beyza
      21 Ağustos 2008, 18:51

      slmlar, güzel bir ste. diksiyon kursuna gitmiştim orda yaptığımız bazı çalışmaları burda yazıyorum, umarım faydalı olur. önce diyafram çalışmasıyla başladık derse, doğru nefes alabilme, diyaframı geliştirme, nefesi tutabilme, uzun konuşmalarda kesilmeden rahat konuşabilme gibi. sonra gırtlak, dil çene, çalışmaları yaptık. dilimizi ağzımızda çiğnedik, dönderdik, dil kaslarını kuvvetlendirme çalışmalarıydı. çenemizi kuvvetlice tutarak konuşmaya çalıştık tekerlemeler okundu sesli olarek bu gibi çalışmalardı. önemli olan devam etmek azimle çünkü ben devam etmediğim ve ciddiye almadığım için bir faydasını görmedm. geçenlerde bir telefon görüşmesi gerçekleştirdim ve telf.. daki kişi dedi ki siz doğulumusunuz hayır dedim konuşmanız çok tuhaf dedi ozaman anladım ki acilen bişeyler yapmalıydım. kendi sesimi telefonla kaydettim ve gerçektende çok tutuk konuştuğumu gördüm sonrada bu steye rastladım sizlerde kayıt cihazına konuşarak nerelerde hata yaptığınızı görüp oralar üzerinde durursanız yarar görürsünüz diye düşünüyorum herkese başarılar ve kolay iletişimler diliyorum. (ben hala berbatım ) :(

    • 171 eray
      02 Eylül 2008, 17:09

      İnanki anlatamam ne kadar mutlu oldum bu siteye girince daha önce konuşabildiğimi sanmıyormuşum gibi geldi
      özellikle bu siteye emek verenlere binlerce TEŞEKKÜR EDERİM SEVGİLERİMLE

    • 172 yasin
      02 Eylül 2008, 17:22

      güzel konusmak istiyorum ama yeterince güzel konustuğum soylenemez…bazen kekeliyorum kimi harfleri cümle kurarken telaffuz etmekte zorlanıyorum sonra birkaç sefer tekrarlıorum ama yine aynı sey tekrarlanıyor…acaba ağız tembelliği falanmı var yardımcı olursanız sevinirim.

    • 173 ismet
      05 Eylül 2008, 12:11

      slm.ben otel işletiyorum.bizim kökenimiz yörük bundanda gurur duyuyorum.gelen müşterilerle konuşurken hemen diyorlar sen yörükmüsün diye.bende bu konuda kendimi daha fazla geliştirmek için kelimeleri daha doğru kullanmak için araştırma yapıyorum.bu site denk geldi.sanırsam bana baya faydalı olacak hazırlayanlardan allah razı olsun

    • 174 buğra
      08 Eylül 2008, 0:53

      TEVAFUKEN RASTLADIM BU SİTEYE DİKSİYONDAN ZİYADE M.BOZDAĞIN YAZILARI BENİ CELB EYLEDİ.EMEĞİNE UĞRASINA TER YOZAN HERKESİ KUTLARIM… SAYGI VE SEVGİLERİMLE

    • 175 eylül beren
      14 Eylül 2008, 12:56

      siteye merak edip girdim bende güzel konuşmaya cok önem veren biriyim güzel konuştugumu düşünüyorum ama jest ve mimiklerim yetersiz konuşurken insanları daha çok etkilemek istiyorum burdan çalışacam bakalım sonuç nasıl olacak

    • 176 Kaan
      17 Eylül 2008, 0:48

      Arkadaslar diksiyon kursu almak istiyorum. Muğla’da oturuyorum. Araştırdım, bulamadım.
      Bileniniz var mı?

    • 177 İrfan
      25 Eylül 2008, 19:52

      Teşekkürler…Çok İşime Yaradı…Sağolun…

    • 178 emresedat
      28 Eylül 2008, 19:23

      Bu siteye ilk defa giriyorum ve ilk okuduğum yazıda bu yazı.
      Yorumları okudum ve bende bikaç satır yorum paylaşmak istedim.
      Bazı arkadaşların yorumları o kadar olumsuz ve umutsuz ki yazmadan edemedim.
      Herşeyden önce şunu söylemek istiyorum ki arkadaşlar hiçkimse dört dörtlük değildir. Bizler yokluğun ne olduğunu yaşayan, gören ve bilen bir toplumuz. (ilgisizlik ayrı bir konu tabiki.) Demek istediğim bunca imkansızlığın içinde diksiyonunuzun bozuk olması çokta abartılacak bir durum değil. lütfen kimse umutsuzluğa kapılmasın. Eğer fiziksel bir rahatsızlık yoksa bunu düzeltmek o kadarda zor değil. Sadece biraz azim ve kendinize güvenle bu sorunu ortadan kaldırabilirsizin. Bu güne kadar kaç kişi diksiyonunuz bozuk diye sizi terk etti yada sizden kaçtı ? :) Bence yapılacak ilk şey KENDİNİZE GÜVEN konusunu halletmenizdir. Çünkü bu tür eksiklikler genellikle kendine güven konusunda sorunlar yaşayan insanlarda ortaya çıkar. Önce kendimize güvenimiz ne kadar onu gözlemlemek ve geliştirmek gerekli. Diye düşünüyorum ben.
      Çok fazla boş vaktim yok. Olduğu zamanlarda da psikoloji ve kişisel gelişim konularında okumayı çok seviyorum. Bilimkurgu gibi, insan kendisini defalarca kez keşfediyor.
      Emeği geçen herkese teşekkürler…
      Mersin’den
      -EmreSedat-

    • 179 ayşe
      03 Ekim 2008, 23:11

      slm benimde konuşma diksiyonum pek düzgün değil kendimi daha fazla geliştirmek istiyorum etfafımdaki herkez bana hayran kalmalı birde mağazada çalışıyorum bazen harfler dilime dolanıyor ve müşterilere karşı çok mahçup oluyorum bu kendini geliştir com girdim burdan çok iyi sonuçlar alıcağıma inanıyorum.şimdiden teşekkürler herkeze iyi çalışmalar

    • 180 Arzu
      04 Ekim 2008, 15:00

      Herkese merhabalar,siteye ilk defa girdim .Çok güzel çok faydalı buldum.

      Emeği geçen herkese TEŞEKKÜRLER..

    • 181 Serdar
      18 Ekim 2008, 3:42

      Merhabalar.. burada yazılan herşeyi okudum ve çok gariptir diksiyonum düzeldi :) çok okumak lazım arkadaşlar.. bilgili olunmadan, kelimeleri telafuz edemeden, cümle kuramadan güzel konuşamayız değilmi? bu yüzden doğru cümle kurumu, doğru telafuz, cümle içerisinde doğru kelimeler seçmek için bol bol okumak lazım. ses tonunu ayarlayabilmek içinde bol bol dıştan okuyun. bende bunun çok sıkıntısını çektim ama inanın kitap okumaya başlayalı yürüyüşüm bile değişti :) TEŞEKKÜRLER

    • 182 fatma
      21 Ekim 2008, 14:28

      slm…siteniz çok güzel teşekkürler. Ben bazı harfleri yutuyorum konuşurken.Daha düzgün konuşmak istiyorum.Diksiyon kursuna katılmak istiyorum bana yardım edermisiniz.

    • 183 ayşegül
      23 Ekim 2008, 11:05

      merbaba ben çok hızlı konuşuyorum.daha yavaş anlaşılır konuşabilmek için ne yappmalıyım.teşekkür ederim

    • 184 İpek
      24 Ekim 2008, 2:57

      Bazı arkadaşlarımın bazı kelimleri düzgün telaffuz edemediğini ve güzel konuşamadığını gördüm… Arkadaşlar bakın -bence- herkesin konuşması düzgündür, güzeldir… Tek yapmanız gereken;insanlarla konuşkan olun, kitap okuyun, girişken olun…

      Bir arkadaşımız mağazada çalıştığını yazmış…. İşte bu onun için aslında bir fırsat (!) insanlarla konuşurken bir şeyi tanıtırken içinde ve aklında hiç bir zaaman acaba yapabilirmiyim acaba! Bunlar olmasın… Yapabilceğine inan yaparım de… Bu da benden size bir tavisiye arkadaşlar ayrıca SİTE ÇOK GÜZEL çok beğendim… Ben de lise öğrencisiyim okulumdaki arakadaşlarım ve öğretmenlerim diksiyonumu beğeniyorlar… EN ÖNEMLİSİDE ANLAMA VE ANLATMA… Anladığını anlatabilmek… Bunu da bol bol kitap okuyarak yapabilirsiniz. Hepimizde bu fırsatlar var. Değerlendirmeyi bilmektir önemli olan…

    • 185 Şeyda
      25 Ekim 2008, 9:00

      Güzel konuşmak için bol bol kitap ve sık sık dergi kitap okunması gerekir.

    • 186 elif
      02 Kasım 2008, 21:37

      cok guzel ve faydalı bır sıte. her şeyi ayrıntılarıyla anlattığınız için teşekkürler..

    • 187 Gülay
      03 Kasım 2008, 12:24

      İyi bir diksiyona sahip olmanın en büyük dezavantajı kitap okumaktır. Arkadaşlar ama her kitap okunmaz kitap seçimine cok dikat edin yorumlarınız gerçekten çok mükemel beni en cok s evindiren nokta acık acık itiraf ediyorsunuz konuşamıyorum diyorsunuz

    • 188 Sevilay
      05 Kasım 2008, 3:14

      Bence ınsanların en buyuk problemı kendını bı baskasına ıfade edememesıdır. Bu noktada kısının gercekten ıfade sorunu varsa destek alması cok onemlıdır. Dıksıyon kursları bu bakımdan ınsana yardımcı olabılecek en etkılı yoldur ne varkı bızler sorunlarımızı cozmek yerıne onlarla yasamayı tercıh edıyoruz burdan butun ınsanlara dıyorumkı bızler varolduk ve varoldugumuzdan buyana kendımızı gelıstırme zornlulugu ıcındeyız yoksa sadace varolur ve oluruz kısı nekadar gelısır ve gelıstırse okadar yasar oyuzden bı sorunun olması sart degıl kendeını ıfadae edebılmek hayattakı en avantajlı seydır bu avantaja bı de karsıdakını etkıleyerek konusma eklenırse ortaya basarı ozguven mutluluk ve doya doya bı yasam cıkar hepnıze ozguvenlı bı yasam dılıyorum

    • 189 Serdar
      10 Kasım 2008, 12:12

      Diksiyon normal yasamdada etkili oluyor.Etkili anlatım için teşkkürler…

    • 190 nurhayat
      11 Kasım 2008, 15:05

      Bu site gerçekten hoşuma gitti umarım bende istifade etmeye çalışacagım Allah hepimizin yardımcısı olsun…

    • 191 SERDAR
      19 Kasım 2008, 21:47

      Merhabalar, kıymetli yorumcular. Konuşma sanatı elbette okumakla olur. Önce okumalı sonra bunları geri dönüşüm olarak karşımızdakine aktarmalıyız. Ben 7. sınıftan terkim. Kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Şuan bir siviltoplum kuruluşunun başkanıyım; çok sayıda konferanslar verdim. Benile aynı konumda olan bir başkan arkadaşım yard. Doç. Dr. Olarak ünv. Tede görevli, bana şunu hep derdi sen benden çok dahagüzel ve etkileyici konferans veriyorsun. İnsan kendini yetiştirmeli ve bilgilerini başkalarıyla paylaşmalıdır. Herkese selamlar, sevgiler..

    • 192 ebru
      27 Kasım 2008, 19:37

      idare eder….

    • 193 Yağmur
      05 Aralık 2008, 15:37

      Gerçekten çok başarılı ve çok yararalı bir site.internet ortamında yer alan diğer birçok siteden daha başarılı bir ortam olduğunu zaten paylaşımlarda ve verilen örneklerin açıklanan konuların kullanımında ki uygun sözcük ve cümle tercihinden de anlayabiliyoruz.paylaşım için teşekkürler

    • 194 Can Hakan
      12 Aralık 2008, 15:13

      Çok güzel yapmışsınız.
      Bu siteyi yapan herkese teşekkürler.

    • 195 Ercan
      13 Aralık 2008, 13:56

      merhaba gerçekten çok güzel düşünmüşsünüz, ama keşke çıktısını alabilseydik. ama neyse yine herkesin eline sağlık…

    • 196 Gökhan CEYLAN
      22 Aralık 2008, 22:51

      merhaba, iyi akşamlar. ben çok hızlı konuşan birisiyim ve kelimeleri çok yuvarlıyorum. insanlara derdimi bir türlü anlatamıyorum. lütfen yardım. şimdiden çok teşekkür ederim.

    • 197 Merdo
      25 Aralık 2008, 14:51

      merhaba. öncelikle boyle bir hizmet verdiğiniz için emeği geçen herkesi saygıyla selamlarım. daha bugün sitenize girdim. gerçekten çok beğendim ve bir o kadar da etkilendim. benim güzel bir sohbetim var. tek sorunum kelimelerdeki bazı harfleri tam çıkaramıyor ve sondaki bazı harfleri soyleyemiyorum. sizin bu sitenize başvurdum. öyle umuyorum ki bunu sizlerin yardımıyla düzelteceğim. teşekkürler…

    • 198 Gamze
      26 Aralık 2008, 10:41

      siteyi çok beğendim. ama benim fonetikten ziyade ifade güçlüğüm var. konuşurken kalabalık konuşuyorum, konu uzuyor. ne söylediğimi ve söyleyeceğimi unutuyorum, dolayısıyla söylediklerimden kimse birşey anlamıyor. bu durumda diksiyon kursu kendimi açık ve anlaşılır ifade etmemde yeterli olur mu? yoksa diksiyon kursu yerine gidebileceğim başka bir kurs var mı? lütfen yardımcı olun tecrübelerinize ihtiyacım var teşekkürler…

    • 199 Mert
      05 Ocak 2009, 21:25

      Meraba efendim ben Ankara’da Azmi DOĞAN Anadolu Lisesinde okuyan Mert BOYLU adında 15 yaşında bir öğrenciyim :).Benim bir problemim var bu sorunu belki küçüklüğümden beridir yaşamaktayım sorunum şu: Arkadaşlarımın, öğretmenimin, veya aile içerisinde yani toplum karşısında kendimi güzel bir şekilde ifade edemiyorum:( ve de bu olay bana çok huzursuzluk ve mutsuzluk veriyor, sanki toplumun içinde ben yokmuşum gibi kendimi soyutluyorum:’( Annem ve babamla hatta öğretmenlerimle bu konuyu paylaştım fakat hiç biri bana yardımcı olamıyor:( Sizce benim ne yapmam gerekli?

    • 200 Deniz
      07 Ocak 2009, 0:45

      Hazırlayanların eline emeğine sağlık. göz gezdirdim ve hemen pratiklere başlıyorum. umarım ben de faydasını görebilirim. çalışmalarınızın devamını sabırsızlıkla bekliyorum. teşekkürler…

    • 201 Muttalip
      14 Ocak 2009, 8:46

      slm arkadaşlara ben “r” harfini söyleyemiyorum ne yapmam lazım? yardımcı olursanız çok sevinirim şimdiden allah razı olsun…

    • 202 Elif
      16 Ocak 2009, 2:18

      Merhaba, aradigim Muhammed Bozdag’in yazilariymis meger, tesekkur ederim….

    • 203 Şener
      20 Ocak 2009, 23:04

      gerçekten her yönüyle açık bir ders yapılmış, bilgi dağarcığım arttı. Allah razı olsun sebep olandan…

    • 204 Mete
      22 Ocak 2009, 16:34

      r .ç .j ş harflerini söyleyemiyorum ne yapmalıyım ? diksiyonun faydası olur mu ?

    • 205 Nursima
      28 Ocak 2009, 21:47

      çok zor ama çok ta güzel…

    • 206 Akif
      02 Şubat 2009, 18:57

      meraba benim konusmam çok yavas ne yapsam düzelmiyo rica etsem bunun için bişey yapabilir misiniz??????

    • 207 VuraL DORUDEMİR
      04 Şubat 2009, 6:47

      SeLamün Alüyküm Emeği Geçen Herkese Sonsuz Teşekkür ederim. Ben Diyarbakırlıyım diksiyonum iyi değil tesadüfen bu siteyi gördüm Gerçekten Çok Güzel Bir site . Tekrar teşekkür ederim. Özellikle Dikkatimi çeken yorumlar oldu ve okan arkadaşımın yaptığı yorum gerçekten dikkate alınması gereken sözler söyledi ve onun yorumu üstüne yorum yapmak olmaz ..

      Okan- 09 Temmuz 2008, 13:45

      Bütün herkesi selamlarayak yazmaya başladığım bu yazıda, okuduğum yorumlarda yazılanlar hakkında, bazı şeyleri sizlerle paşlaşmak istedim. Genelde sorun olarak bazı harfleri söyleyememek, akıcı konuşamamak, özgüvensiz olmak, konuşurken ses tonunu kontrol edememek gibi şikayetlerden dolayı fazlaca yardım istekleri gördüm. Birde yazılan yorumlarda şu konuya takıldım “inşallah zamanla düzelir”, gibi yazılar okudum. Bakın arkadaşlar insan yapmak istediği bir işi veya gerçekleştirmek isteği bir düşüncesini yaparken illa ki başkalarından yardım alarak yapar, ama sorun burda değildir. Bunları yaparken gerçekten istekli olmanız ve çok gayret etmeniz gerekmekte ve ayrıca bunları yaparken kendinize bir rota belirleyip, gideceğiniz yolu sizin belirlemenizde fayda vardır. Eğer bu işin uygulamasına start verdiğiniz zaman nerden başlayıp nerde bitireceğinizi bilemezseniz, çok hata yapar ve olmasını çok isteğiniz düşünceniz hayal olur gider. Ve sonrasında sizde bıkarsınız artık olmuyor gibi sebeplerle kendinizi kandırıp, ben yapamıyorum diye yakınır durursunuz. Bakınız Farabi “Önce doğruyu bilmek gerekir, doğru bilinirse yanlış da bilinir. Ama önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz.” demiştir. Düşünüldüğü zaman bu sözden bu konuyla ilgili çıkarılacak anlam ise; kendi düşüncelerinizle ilerlediğiniz bir yolda yanlışlarınızı görmekte çok zorlanırsınız. Yanlış yapıyorsunuzdur ama yaptıklarınızın yanlış olduğunun farkında değilsinizdir. Karşınızdaki kişinin yaptıklarınınızın yanlış olduğunu söylemesine rağmen, o kişiye güvenmezsiniz yine kendizce doğru olan yanlışa yönelip, bu gibi bir çok hatalar yaparak, sonunda doğru yaptım derken, geriye dönüp birde bakarsınız ki yaptıklarınızın bir çoğu yanlış, az önce yazdığım gibi bir rota belirleyip ilerlerken yardım alırsanız hata yapma ihtimaliniz o kadar az olur. İşte bu sitenin kurulma amacı size yol göstermesinidir. Diksiyon kursları da aynıdır, sizin öğrenme isteğiniz ne kadar çoksa size o derecede yardımcı olabilir. Arkadaşlar daha yazmak isterdim ama vaktim olmadığı için yazamıyorum. Herşeyin Gönlünüzce olması dileğiyle hoşçakalın..

    • 208 Hüseyin
      08 Şubat 2009, 16:07

      diksiyon adına çok faydalı ve eğitici site
      teşekkürler.

    • 209 Tuğba
      09 Şubat 2009, 0:29

      site çok güzel bu siteye girmemin nedeni heyecanlanınca konuşucağım şeyi unutuyorum:) belki faydası olur dedim ama nafile:D:D:D

    • 210 Hüseyin
      10 Şubat 2009, 20:05

      harika.

    • 211 Şenay
      10 Şubat 2009, 21:23

      marhabalar siteyi inceledim fena degil. arkadaşların yorumlarını okudum baya faydasını görmüşler bakalım ben de uyguluycam faydalarını görebilecekmiyim.

    • 212 Erdal ÇAVUŞOĞLU
      10 Şubat 2009, 23:17

      selam arkadaşlar dil tembeliği için dilinizi, agızdan cıkararak dişinizle tutun ve kitab 15 sayfa okuyunuz. sonra dilinizi serbest bırakarak normal olarak kitabı okuyun. bu işlemi istediğin kadar devam edin, ilk gün siz bile inanamıyacaksınız.başarılar

    • 213 Kerem İŞSEVER
      14 Şubat 2009, 13:48

      selam arkadaşlar.ben lanet olası R harfini söyleyemiyorum.bu konuyla ilgili bildiğiniz alıştırmalar tekerlemeler değişik taktikler biliyosanız lütfen cevap verin.içinde r harfi olan hiçbir şeyi anlatamıyorum.lütfen yardım…

    • 214 ertan
      16 Şubat 2009, 14:55

      erdal bey size katılıyorum dil terbiye edilebilir gerek kurşun kalem ağıza alınarak gerek dişle tutup konuşmayı deneyerek fakat bu kitab değilde sesli sessiz ünlü ünsüz harfleri söylemek daha yararlı olacağını düşünüyorum özelliklede tekerleme sonuçları herkezi güldürür bundan hiç kuşkum yok hatta ses tonunuz bile rayına oturur kim istemezki ince zarif konuşmayı:D

    • 215 Serseri
      17 Şubat 2009, 23:27

      slm millet ben konuşurken çok yavaş konuşuyormuşum ama ben güzel konuşuyomuşum gibi gelliyor ama millet beğenmiyor. çok yavaş konuşuyorsun diyorlar niye acaba? bilginiz warsa yardımcı olurmu sunuz? bir de sesim çok kalınmış sesim nasıl incelir:)

    • 216 kerziban
      01 Mart 2009, 20:33

      cooooook guzel bır sıte kendımı uzun zamandır konusma bılmeyen ınsanlar gıbı hıssedıyorum.

    • 217 ertan
      02 Mart 2009, 20:12

      İşte türkiyenin beklediği an!! sesimi nasıl inceltebilirim?? kağıdı kalemi alın (KOYUN OTU) bir yere not edin arayın bulabilirmisiniz bilmem ben bulamadım nadir bulunan bir bitki :D

    • 218 merve
      08 Mart 2009, 20:37

      ertan bey size katılıyorum ayrıca emeği geçen herkese teşekkürler

    • 219 merve
      08 Mart 2009, 20:37

      ertan bey size katılıyorum ayrıca emeği geçen herkese teşekkürler

    • 220 mikiyamo
      24 Mart 2009, 0:55

      Merhaba arkadaşlar öncelikle böylebir site yaptıkları için site yöneticilerine teşekkür ederim,arkadaşlar ,benim büyük ve önemli bir sorunum var konuşmakta zorluk çekiyorum ,sanki biri çenemi mengeneye sıkıştırıyor,ağzımdan çıkan mesela s harfi birden ş- oluyo ü harfi u oluyor yani sanki konuşurken kendi kontrölümü kaybediyorum buyüzdende toplumda bu hataları yapacağımdan suskun kalmayı tercih ediyorum biliyorum bu yanlış ama arkadaşlarımın önünde gülünç durumada düşmek istemiyorum ya ne olur bana davsiyelerde bulunun ne yapmam gerek ,diksiyon kursuna gitmeyi aklımdan geçirdim ama olmuyo çünkü vakit yok çalışan biriyim kendi kendimi geliştirebilirmiyim ,fikirlerinizi benimle paylaştığınız için şimden hepinize teşekkür ederim iyi akşamlar

    • 221 ertan
      02 Nisan 2009, 22:36

      mikiyamo konuşurken asla acele etme hızlı güzel konuşanlarda var ama sen bunlardan değilsin düşünerek ne söyleyeceğini bilerek hareket edersen bu sorun ortadan kalkar ş ye s ü ye u harfi demen sanırım pelteklik diksiyonla bu ortadan kalkar

    • 222 ertan
      02 Nisan 2009, 22:38

      ve konuşurken karşındaki kişinin gözlerinin içine bak kendine olan güvenini arttırır

    • 223 Erşan Kuneri
      08 Nisan 2009, 9:41

      Bütün yorumları baştan sona okudum. Herkesin bir şikayeti var. Farklı kelimeler ve farklı üsluplarla anlatılmışlar sadece. Herkesin sorunu aynı. Hal, hareket ve davranışları, konuşma tarzını, ses totunu kabul edemeyip beğenmemek ve kendini istediği gibi ifade edememek. Bunun sosyal hayatta kişiye ne ağır bir külfet olduğu ortada. Çok ağır manevi sonuçları var bunun, birgün düzeleceğini ümit edip yaşamı erteleme, kendini asla iyi göremeyip hayattan tat alamama, insanlarla konuşmama, onlardan kaçma. Bunun manevi boyutundan kurtuluş görünmez olur insanlar için, sadece kendilerini biraz daha iyi hissedebilmek için bir nedene bağlama gereği duyulur. C ve r harflerini doğru çıkartamadığı için ağzından, kullanamadığı için nefesini yerli yerinde. Sahi bu kadar basit midir bu iş? İki ünsüzü söyleyemediğimizden midir tüm bu olanlar. Hayatımızın en güzel yıllarını, bunlar için mi feda ediyoruz. Hayata, insanların arasına karışmak ve doyasıya yaşamak varken bu dünyayı, nedendir kendimize bu kadar düşkün oluşumuz.
      Arkadaşlar diksiyon size yalnız biryere kadar yardımcı olabilir. Herşey bir insanın kendine güvenidir, kendine inancıdır. Kendisini kabul etmesidir. Bu sorunu yaşayan herkesin çocuklukları aşağı yukarı benzerdir. Özgüvenli birer birey olarak yetişmemişizdir. Ailenin önemi inkar edilemez ama üstünüze biraz fazla düşülmüştür, küçükken sokağın karşısındaki bakkala gönderilmemişizdir güvenliğimiz için. Dinlenmemiştir sözümüz, hıhı denip geçilmiştir, çok sevilmişizdir ama gözlerinde hep çocuk kalmışızdır. Bu sorunun kökeni tahmin etmediğimiz kadar gerilere dayanıyor. Büyüdükçe herşeyin düzeleceği, iyi birer adam olacağımız fikri yerleşmiştir aklımıza. Ancak yaşınız ilerledikçe, küçükken atılan sağlam olmayan temelleriniz üzerine bir kişilik inşa ettiğinizi anlarsınız. Belirli kalıplarınız olur artık, yapılıp yapılmaması gereken davranışlar birer utangaçlık malzemesi oluverir. Sonra bir bakarsınız ki 20 üstü yaşlarda olmamıza rağmen hala çok yol katetmiş değilizdir.
      Kimi rahat konuşamıyor, kimi sınıfta birşeyler okurken kıpkırmızı kesiliyor, kimi takılıyor kimi söyleyecek söz bulamıyor, kendini sıradan konuşmasını bilmeyen biri olarak görmeye başlıyor. Hatta öyle bir illet ki bu, çevrenizdekiler en içten duygularıyla bile çok güzel bir insan olduğunuzu söyleseler, yakıştıramıyorsunuz kendinize bunu. Birilerinden onay bekliyorsunuz her zaman. Beğenilmek, sevilmek, değer verilen bir insan olmak. Bu duyguları gerçekten yaşasanız bile altında farklı şeyler arıyorsunuz sonra. Aslında sorunun karşınızdakilerle değil sizinle sizin benliğinizle olduğunu anlamak ne zor geliyor insana.
      Ne var ki bunların hiçbiri edinilmiş şeyler değil elbet. Kazanmış, kazandırılmışız. Şu da var ki bunların hepsinin suçlusu olarak başkalarını görmekte çok yanlış. Ama bundan kurtulmak mümkün. İlk olarak yeniden doğmuş hissi uyanmalı içimizde. Biliyorum ölü toğrağı atılmış gibidir üstümüze. Ama biryerlerden başlamak şart. İkinci olarak şunu farketmek çok önemli: Yalnız değiliz! Bizler gibi nice insanlar var bu durumda olan. Dolayısıyla bunun yalnızca size özgü bir sorun olduğu fikri uçup gitmeli kafanızdan.
      Okumalı insan, diksiyonla kişisel gelişimle ilgili şeyleri. Ama şuna inanın ki, özgüven kazanmak larla ilgili kitaplarla tek başına bitecek bir iş değildir bu.
      İlk şey CESARETTİR. Rezil olma pahasına, kıpkırmızı kesilip, soğuk terler atmayı göze alırcasına cesaret etmek. Daha önce hiç oynamamış birinin, kalabalık bir düğün salonunda cesaretini toplayıp kalkması gibi oynamaya. Bunu başarabilmek çok önemli.
      Sonra HEYECANDIR. Unutmayın heyecan kontrol altına mutlaka alınabilir. Kekemelik, konuşurken takılmak hep heyecandan değil midir zaten. Neden heyecanlanır insan, bir konuşma yaparken yüzlerce insanın önünde gülünç duruma düşme korkusundan. İşte az önce dediğim gibi rezil olma korkusunu göze alıp sakin olup konuşabilmektir içinizde.
      SABIRDIR özgüven. Siz konuşurken, gülen yada güldüğünüz insanlara sabır göstermek. Sizin hakkınızda birkaç kişinin ne düşündüğü çok mu önemli. Dünyanız yalnızca o insanlardan mı ibaret ki..
      SONRASI ÖZGÜVEN’in ta kendisidir, size gülene alınmak, somurtup gözyaşları dökmek yerine gülebilmek, onu en okkalısından bir lafla bozmak yerine, sadece gülüp hiç konuşmamak. Hiç deneniz mi sizle alay eden birine gülüp geçmeyi ve hiç konuşmamayı. En büyük bozmadır bu insanı. Kaileye almamadır.
      Boşuna mı denmiştir Söz gümüşse sükut altın diye.

      Kendinizi sevin arkadaşlar ancak gereğinden fazla önemsemeyin kendinizi. Dengeli olmak için bu şart.

      Hepinize güzel günler.

    • 224 konuşmasan kaybedersin
      09 Nisan 2009, 13:09

      Konuşmalar da hakimiyetlik çok önemlidir anlatacağın konuyu veya kişi üzerinde hakimiyet kurmak lazım ,öyle olduğunda kelimeler kendiliğinden oluşur yani beyin devre girer.Beyin devreye girmesiyle konuşmaların düşünerek gerçekleşir ve kendine olan güvenin artar…

    • 225 janus
      20 Nisan 2009, 2:09

      Diksiyon kendin fade edeblmenin en önemli araçlarındandır lakn diksiyon eğitimi almak bir yöntemdir duyguları ifade edebilmek derin bir gözlem gücünün vermiş olduğu deneyimler sonucu ortaya çkar bu bakımdan ilk etpta hayatı ve kendmz anlamlandırmamız gerekmektedir taklit yeteneğni göz ardı etmek mümkün değldir insanı doğayı ve duyguları taklit edebildiğini sürece etkili bir sunum gerçekleştireblrz bunları anlatırken bir uzman diil bir gözlemci olarak aktarmak istedim ben 18 yaşma kadar da türkçe konuşamazdm ama bu konuda irademin öneminifarkettim ve şu an iyi olmamakla birlikte gelişimi ve çabalarımı sürekl kılıyorum bir gun ana dilim gibi türkçey konuşabileceğime nanmaktayım herkese başarılar…

    • 226 hülya
      26 Nisan 2009, 16:06

      yaa bende insanlarla konuşurken kızarırrım keklerim bu çok utanç bir durum bazıları wardır okadar güzel konuşurlar ki bütün insanlar onu dört gözle dinlerle bende bunlar gibi olmak istiyorum bana yardımcı olurmusunuzç=)

    • 227 Tetikçi
      29 Nisan 2009, 1:18

      çok iyi bir konuşma tarzımın olduğunu söylerler çok kitap okurum laf sokan oldumu anında cevabı veririm ama her nedense kızlarla konuşurken konuşmam değişiyor ve nediyeceğimi bilemiyorum:) kahve ortamında büyüdüğüm için ağzım iyi laf yapar ama her nedense kızlara karşı böyle olamıyorum sanırım psikiyatriye görünmenin vakti gelmiş:)

    • 228 ertan540
      11 Mayıs 2009, 12:20

      SOSYAL FOBİ

      Sosyal fobik bireyler için en çok kaygı verici ortam ve aktiviteler şunlardır:
      . Kalabalık önünde konuşmak,
      . Başkalarıyla birlikte yemek yiyip bir şeyler içmek,
      . Başkalarının önünde yazı yazmak veya imza atmak,
      . Toplu taşıma araçlarıyla seyahat etmek,
      . Sırada beklemek,
      . Alış-veriş yapmak,
      . Kalabalık önünde telefon açmak
      . Genel tuvaletleri kullanmak

      KLİNİK ÖZELLİKLER
      Sosyal fobide temel patoloji, sosyal ortamlarda ya da performans gösterilmesi beklenen durumlarda, bireyin, aşağılanmasına veya utanç duymasına neden olabilecek biçimde bir davranış göstereceğine ilişkin belirgin ve inatçı bir korku duymasıdır. Bu korku ve sonucunda oluşan kaçınma davranışları, bireyin iş, sosyal ve özel yaşamını kısıtlamaktadır.

      Sosyal fobi belirgin yeti yitimine neden olan kronik bir hastalık olup, bazı bilişsel, davranışsal ve fizyolojik özellikler gösterir. Hastalığın fizyolojik belirtileri, diğer anksiyete bozukluklarının belirtilerine benzer.. 87 hasta ile yapılan bir çalışmada en sık görülen somatik belirtiler şöyle saptanmıştır: çarpıntı (% 79), titreme (% 75), terleme (% 74), gerginlik (% 64), midede rahatsızlık hissi (% 63), ağız kuruluğu (% 61).
      Belirtiler ve bulgular
      SOSYAL KORKU

      İnsanlar tarafından izlenebileceği veya denetlenebileceği yerlerde bulunmaktan korkma şeklinde ortaya çıkar. Korku yanlış bir şey söyleme,sesinin titremesi, ellerinin terlemesi veya titremesi veya insanlar tarafından tenkit edilebilecek her hangi bir davranışta bulunarak rezil olmaya yöneliktir.İnsanlar tarafından incelenme korkusu çevresinde gelişir. Bu korku bazı sosyal durumlara sınırlı olabildiği gibi ( örn. topluluk içinde yemek yeme, topluluk karşısında konuşma, karşı cinsle ilişkiler vb.) tüm sosyal ortamlara yaygın da olabilir.

      Anksiyete / panik atağı: Korkulan toplumsal durumla karşılaşıldığında ortaya çıkar yani duruma bağlıdır.Yüz kızarması, el titremesi,bunaltı veya ani idrar çıkarma hissi gibi bir kısım anksiyete belirtileri ile gidebildiği gibi tam bir panik atağının belirti kümesi ve şiddetinde de olabilir.
      KAÇINMA DAVRANIŞI

      Kişiler toplum içinde utanılıcak duruma düşmek ve tenkit edilmekten çekindikleri yada bu durumda ortaya çıkan anksiyete atağından kaygılandıkları için çözümü bu tür ortamlara girmemekte ararlar. Tüm kaçınma davranışları gibi bu kaçınma da başlangıçta bir miktar rahatlama sağlayabilir ancak sorun olan ortamlar yaygınsa kaçınmalar işlevselliği giderek tümüyle yok eder.
      Sosyal fobinin belirtileri değerlendirilirken, normal bir kişilik özelliği olan çekingenlik mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Bu iki durum arasında belirtilerin şiddeti, yükü, işlevselliği etkilenme düzeyi açısından belirgin farklılık vardır. Ayrıca SOSYAL FOBİ’de yaşanan korkunun aşırı ve mantıksız olduğu bilinir. Halbuki çekingen kişilik özelliği olanlar yaşadıklarını aşırı değil, tanıdıkları ve alışık oldukları özellikler olarak tanımlarlar. Bu tür özelliklerinden yakınsalar bile onları ‘beğenmedikleri karakter özellikleri’ olarak kabul etmeye meyillidirler. Sosyal Anksiyete Bozukluğu uzun bir süreç olduğu için kişi ve yakınları tarafından kişilik özelliği de sanılabilir ve bu yüzden tedavi yardımı aranmayabilir.
      Sosyal Fobi Tanı Kararı İçin
      1) İnsanların kendisini inceleyebileceği ve eleştirebileceği ortamlarda bulunmaktan belirgin derecede korku olmalıdır.
      2) Korkulan toplumsal durumla karşılaşma hemen her zaman duruma bağlı bir anksiyete / panik atağıyla sonuçlanmalıdır.
      3) Kaçınma davranışı ve işlev kaybı ortaya çıkmış olmalıdır.
      4) Belirtiler genel bir medikal hastalık, bir madde kullanımı yada başka bir psikiyatrik bozuklukla daha iyi açıklanamamalıdır.

      Tremofobi (titreme korkusu): Toplum içinde yeme ve içme ( çorba, çay, kahve) ya da bir kağığı imzalama sorun olabilir. Titreyen ellerinin dikkat çekmesinden korkarlar.
      Hidrosofobi (terleme korkusu): İlgi odağı olduğunda ya da telefon görüşmelerinde sorun olabilir.
      Eritrofobi: Yüz kızarması korkusudur. Günlük sosyal ilişkilerini etkiler.
      Kişi bu korkularını yatıştırmak için alkol alır ve zaman içinde alkolik olabilir.

      Sosyal fobik bireyler için en çok kaygı verici ortam ve aktiviteler şunlardır: kalabalık önünde konuşmak, başkalarıyla birlikte yemek yiyip bir şeyler içmek, başkalarının önünde yazı yazmak veya imza atmak, toplu taşıma araçlarıyla seyahat etmek, sırada beklemek, alış-veriş yapmak, kalabalık önünde telefon açmak ve genel tuvaletleri kullanmak.
      Çekingen kişilik bozukluğunun bilişsel ve davranışsal özellikleri sosyal fobiyi oldukça benzerlik göstermektedir. Çekingen kişilik bozukluğunun eşlik ettiği yaygın sosyal fobi ile eşlik etmediği yaygın sosyal fobi, kaçınma davranışları ve performans kaygısı ölçütleri yönünden önemli bir farklılık göstermemektedir..

      Sosyal fobiklerin tipik davranış biçimleri şöyle özetlenebilir:

      Kişinin ilgi ve dikkatinin kendisi üzerine odaklanması,
      Kişinin kendisi ile ilgili olumsuz değerlendirmeler yapması,
      Kaçma ve kaçınma davranışları,
      Normal işlevlerin kesintiye uğraması,
      Sosyal beceri eksikliği.

      SOSYAL FOBİNİN BİLİŞSEL MODELİ
      Arkowitz 1977’ de gözden geçirmede beş bilişsel mekanizma ve düşünce şeklini belirtmiştir:

      1. Sosyal fobikler sosyal ilişkilere daha olumsuz yüklemeler yaparlar. Örnek düşünce ‘’ Bakın, ben herşeyi nasıl berbat ediyorum.’’ ve ‘ Benden bir şey çıkmayacak, ben size söylüyorum…’’
      2. Sosyal fobiklerin kendi sosyal davranışlarını abartılı, olumsuz düzeyde aşagılama eğilimleri vardır.
      3. Sosyal fobikler kendi davranışlarına aşırı bağlanmalar yaparlar, genellikle ise diğer kişilerin davranışlarına çok daha bağlıdırlar ( İKİLİ STANDART UYGULAMA).
      4. Kendileri için çok seçicidirler. Kendileri ile ilgili hoş, olumlu, durum yada olaylar önemsiz kabul edilip bir kenara konur, bunun yanı sıra yetersiz, doyumsuz olaylar anımsanır ve uzun süre üzerinde durulur.
      5. Sosyal ilişkilerde hoş olan durumlarda kendileri dışında neden ararla
      (DIŞSAL YÜKLEME), ancak hayal kırıklığı yaratan olayların nedenlerini kendilerinde ararlar.
      Sosyal anksiyetenin güncel bilişsel kuramına göre bu rahatsızlıkta bilişsel olarak iki ana sorun söz konusudur:

      Başkalarıyla birlikte iken bir edimi (performance) başaramama ve buna bağlı olarak olumsuz değerlendirilme korkusu;
      Dikkatin bireyin kendi içsel uyaranlarına toplanması.
      Sosyal anksiyetede sosyal bir beceri eksikliğinden çok sosyal bir varlık olarak kendini işlemeyle ile ilgili bir sorun söz konusudur.

      Beck’in İncelenme Anksiyetesi Modeli
      Çağdaş bilişsel terapinin kurucusu olan Beck, sosyal anksiyeteyi açıklayan ilk bilişsel modeli de geliştiren kişidir. Beck’in sosyal anksiyete bozukluğunun da içinde yer aldığı ve kendisinin ‘‘ incelenme anksiyetesi’’ (evaluation anxiety) adını verdiği durumlara ilişkin ortaya attığı ilk modele göre sosyal anksiyete, diğer insanlardan gelen sosyal kabul ve onayla ilgili tepkilere karşı aşırı duyarlılık, başarısız edim korkusu ve buna bağlı otonomik aşırı uyarılma hali olarak açıklanmıştır
      Beck, sosyal anksiyete yaşantısını, bir ip cambazının yaşadıklarına benzetir.İp cambazının yere düşme korkusu gündelik hayattaki sosyal ortamlarda anksiyete duyan sosyal anksiyeteli bireyin yanlış şeyler yaparak ‘‘ itibardan düşme ’’ korkusuna benzetilebilir
      İp cambazı düşmemek adına yapılması uygun olan katı bir eylemler dizisini belli belli bir biçimde gerçekleştirmek zorundadır
      Benzer şekilde sosyal anksiyeteli birey için de sosyal ortamlardaki edimlerin çoğu (yemek yemek, konuşmak,yazı yazmak vb.) kişinin olgunluğunun ve yeterliliğin sınandığı bir sınav gibidir
      Her eylem bireyin iç dünyasındaki imgesel bir izleyiciler topluluğu tarafından değerlendirilir ve becerikli-beceriksiz olarak sınıflandırılır; kişi güvenine yeterlilğine göre yargılanır
      Beck, incelenme anksiyetesinin bütün sosyal ortamlarda, sınavlarda ve teke tek ilişkilerde ortaya çıkabileceğini belirtir.
      Geliştirilmiş Sosyal Anksiyete Modeli
      Beck’den sonra Clark ve Wells ve Rapee ve Heimberg, sosyal anksiyete bozukluğuna ilişkin yeni araştırma verilerini de kullanarak Beck’in ortaya attığı modeli geliştirmişlerdir
      Clark ve Wells’in modeline göre sosyal anksiyetenin en temel özelliği, kişinin çok güçlü bir biçimde çevresinde özel bir olumlu izlenim bırakma isteği duyması, ama diğer yandan da bunu gerçekleştirebilme yeteneğine olan belirgin güvensizliktir.
      Bu modele göre sosyal anksiyeteli bireylerin, diğerleri tarafından olumsuz olarak değerlendirileceklerine inandıkları sosyal ortamlarda dikkatlerini çevreye değil kendilerine yöneltmeleri,bu rahatsızlığın bilişsel açıdan en önemli bileşenidir.
      Beck’in modelinde sosyal fobiklerin çevreden gelen olumsuz işaretlere aşırı odaklandıkları ve bunları olumsuz yorumladıkları öne sürülürken, Clark ve Wells asıl sorunun aslında çevreye odaklanmanın tam tersine bireyin kendisine ve içsel işaretlere aşırı odaklanması olduğunu öne sürmüşlerdir
      . Sosyal anksiyeteli birey, diğerleri tarafından olumsuz değerlendirilme tehlikesi içinde olduğunu düşündüğünde, dikkatini kendisini gözleme ve değerlendirmeye odaklar.Bu dikkat kayması, bireyin o anda, anksiyetesine bağlı olarak ortaya çıkan ruhsal ve bedensel tepkilerinin ve kendisiyle ilgili farkındalığının artışına, çevre ve diğer insanların davranışlarını doğru değerlendirememesine yol açar. Yani, sosyal fobikler aslında diğer insanların olumsuz tepkilerini işlemekten çok, kendi olumsuz değerlendirmeleriyle meşgul olurlar.
      . Bu kendine aşırı odaklanma hali korkulan anksiyete tepkilerinin daha çok farkına varılmasına yol açar; yaşanılan durum ve diğer insanların tepkilerini işlemeye engel olur
      . Sosyal anksiyeteli birey kendisini değerlendirmede kullandığı içsel-öznel bilgiyi diğer insanların kendisiyle ilgili düşündüklerine özdeş sayar. Bu bilişsel çarpıtma süreci ‘‘ duygudan çıkarsama’’ (emotional reasoning) adı verilen bir tür bilişsel çapıtmaya tipik bir örnektir.
      . Yani, sosyal anksiyeteli hastalar aşağılanmış hissetmekle aşağılanmayı; kontrolsüz hissetmeyle gerçekten kontrolsüzlülüğü; anksiyeteli hissetmekle anksiyeteli görünmeyi birbirine eş tutarlar. Sosyal ortam bu şekilde korkutucu olarak algılandığında ‘‘otomatik anksiyete programı ’’ hemen devreye girer.
      . Rapee ve Heimberg’in sosyal fobi modeli, temelde Clark ve Wells’inkine benzemekle birlikte, bireyin zihinde oluşan,izleyiciler tarafından kendisinin nasıl görüldüğüne ilişkin içsel tasarımın, kendisinden beklendiğine inandığı standartları karşılamamasına vurgu yapılmaktadır
      . Bu tasarım oluşturulurken uzun dönemli bellekten gelen bilgiler (önceki bu tür deneyimler gibi), iç işaretler (bedensel belirtiler,kızarma hissi,kalp atımlarında artış vb.) ve dış işaretler (seyircilerden gelen geri bildirimler) kullanılır
      . Sosyal anksiyeteli bireyin, diğer insanların kendisinden yüksek ve acımasız standartlara uygun davranmasını beklediklerine inandığından, kendi edimlerinin bunu karşılayamadığı sonucuna ulaşması şaşırtıcı değildir
      . Bu sonuca ulaşırken anksiyeteli birey, hem kendi iç işaretlerini (sesinin veya elinin titremesi, kızarma,yüzünün görünümü gibi) değerlendirir, hem de ortamdaki olumsuz işaretlere (esneyen biri, eleştirel bir yüz ifadesi gibi) son derece büyük önem atfeder.
      . Ortamı yaşarken gerçekleşen bu bilişsel süreçlerin yanı sıra genel olarak sosyal anksiyete bozukluğu hastalarının sosyal ortamlardaki davranışları nedeniyle insanlar tarafından, ret edilecekleri, değersiz biri olarak görülecekleri biçiminde bilişsel yapıya yerleşik inançları vardır
      . Bilişsel modele göre kişinin zihinsel akışı içinde ortama, yere, duruma özgü olarak ortaya çıkan ve kişiyi rahatsız eden bilişlere (cognition) ‘‘olumsuz otomatik düşünce ’’ adı verilir.Sosyal fobiklerin sosyal ortamla karşılaştıklarında ortaya çıkan‘‘söylediklerim
      aptalca ’’, ‘‘sıkıcıyım’’, ‘‘beni sevmediler’’, ‘‘sıkıntılı olduğumu fark ettiler’’ gibi otomatik düşünceleri koşullu inançlarıyla bağlantılıdır
      . Koşullu inançlar, sayıltılar ve kurallar bireyin, o an için farkındalık alanında olmayan, ama arka planda hep var olan işlevsiz inançlarıdır. Bu işlevsiz inançlar, otomatik düşünceleri doğurur ve rahatsız edici etkiye yol açar
      . Sosyal fobiklerdeki işlevsiz kurallar kendisi, çevresi ve sosyal edimle ilgilidir:
      ‘‘ Konuşmam kusursuz biçimde akıcı olmalı’’; ‘‘ Daime zeki ve parlak görünmeliyim ’’ gibi
      . Bu hastaların sahip oldukları koşullu inançlara örnek olarak şunlar verilebilir:
      ‘‘Eğer biriyle farklı bir şeyler söylersem, bana aptal derler ve reddederler’’
      ‘‘Eğer saygılı görünürsem, insanlar hakkımda kötü düşünürler’’
      . Bilişsel modele göre ara inançlar olan sayıltılar, kurallar ve koşullu inançlar, temel inanç da denilen koşulsuz-mutlak bir takım inançlardan kaynaklanır
      . Sosyal fobiklerde sık görülen bazı temel inançlar ‘‘sıkıcıyım’’, ‘‘farklıyım’’, ‘‘eksiğim’’ ve ‘‘yetersizim’’dir

    • 229 ismail aydın
      02 Haziran 2009, 23:30

      ben artvinden ismail. bu site harika

    • 230 Karizma
      06 Haziran 2009, 3:00

      slm ark.deneyin ben sonuç elde ettim sıra sizde:)

      ALIŞTIRMA DİLİ GELİŞTİRME ÇALIŞMASI
      Aşağıdaki alıştırmaları dilinizi yöneten ağız içi kaslarınızı iyice yoracak kadar uzun süre ve abartılı olarak tekrar ediniz.
      -Dilinizi ağzınızda sakız çiğner gibi hızla çiğneyiniz.
      -Dilinizi ağzınızın içinde, çenelerinizin dışından, dudaklarınızın altından dairesel hareketlerle hızla dolaştırınız.
      -Dil ucunu ön alt dişlere dayandırarak ağız içinde köklerden ileri geri hareket ettiriniz.
      -Dilinizi iyice dışarı çıkarınız. İterek uzun süre dayanınız.
      -Dilinizi yuvarlatıp daralttığınız dudaklarınız ve çeneleriniz arasından içeri-dışarı hareket ettiriniz.
      -Dilinizin ucunu ön alt dişlerinize dayandırınız ve dilinizi kökünden içeri dışarı hızla hareket ettiriniz.

    • 231 beliz
      18 Haziran 2009, 9:55

      BENCE ÇOK GÜZEL BİR SİTE…

    • 232 Tuğba
      07 Temmuz 2009, 17:49

      Gerçekten çok güzel bir site!
      Aslında bizim çok muhteşem bir dilimiz var…

      Ancak biz bu Türkçemizi güzel konuşmayı bilmiyoruz canım.

      Teşekkürler.

    • 233 Özgür ŞAHİN
      08 Temmuz 2009, 9:09

      Sevgili @Tuğba,

      Site olarak inanılmaz üstünde durduğum(uz) bir şey.

      - TÜRKÇEMİZ!

      Üniversite yıllarımın başında Oktay Sinanoğlu’nun okuduğum kitaplarının ve yazılarının birisinde şu ifadeyi hep aklımın bir tarafına kazımışımdır. O günden bugüne felsefe edindim bunu. Oktay SİNANOĞLU der ki,

      “Bir ülkeyi yok edebilmek için, dilini yok etmelisiniz!”

      Düşünün, ne kadar yabancılaşıyoruz. VE SİNANOĞLU’na doğru nereye gidiyoruz.

      Onun için sürekli diyorum, “doğru konuşalım, doğru yazalım!”

      Saygılar.

    • 234 FATOŞ
      15 Temmuz 2009, 16:49

      Merhaba arkadaşlar,
      Siteye bugün girdim ve çok fazla gözatamadım.Gördüğüm kadarıyla güzel bir site ve faydasını göreceğimi düşünüyorum.Ben karadenizliyim.Tam karadeniz şivesiyle konuşmuyorum ama yinede konuşmam şiveli.bizim kendimize has bir dilimiz var.bilmem bu güzel türkçe konuşmamı etkiliyor mu?Gerçi ben öyle düşünmüyorum,sonuçta ikinci bir dil öğrenenlerin türkçesi bozulmuyor.Yeni tanıştığım insanlar konuşmamı beğeniyorlar (şiveden kaynaklı bu).Bazı insanlar da konuşmamdan ötürü beni yabancı bile zannediyorlar.Konuşmamdan çok şikayetçi değilim ama yine de beni zor durumda bırakıyor.Hele ki bir işe başvurduğumda daha çok etkili oluyor.Bu etken olmasa bile güzel türkçe konuşmak istiyorum.Aslında benim sorunum R harfi.Bu sorunum olmasa belki daha güzel türkçe konuşabilirim.R harfini çok vurgulu bir şekilde kullanıyorum.Bazen de R harfini kullanırken kelimedeki sözcükle birlikte yutuyorum ve konuşurken zorlanıyorum.Bu yüzden karşı taraftaki kişi ne konuştuğu anlamıyor.Bu çok sık olan bir durum,hemen hemen her konuştuğumda bu böyle.Heyecandan yada başka birşeyden kaynaklı olduğunu düşünmüyorum bunun.Toplum içinde de çok fazla konuşan bir insan değilimdir.Hatta hiç konuşmam sayılır. Hele ki,o topluma yeni girmişsem ve o insanları tanımıyor yada çok fazla diyalogum olan insanlar değilse konuşmam.Kısacası insanlarla diyalog kuramıyorum.Bu sorunlarımdan nasıl kurtulabilirim?Bu arada da kitap okumayı da ihmal etmiyorum tabiki. Hergün okumaya çalışıyorum.Şimdiden çok teşekkürederim.

    • 235 FATOŞ
      15 Temmuz 2009, 16:59

      Bu arada birşey daha yazmak istiyorum.Sanırım bu yazı şimdiye kadar yazdığım en uzun yazılardan biri diyebilirim.Çünkü aklımdan geçenleri çok fazla kağıda dökemiyorum.Bu şekilde yazmamın sebebinin siteden kaynaklı olduğunu düşünüyorum.Sabahtan beri siteyi inceliyorum ve yapılan yorumları okuyorum ve neden ben yapamıyacakmışım diye kendi kendime söylendim ve yazdım.

    • 236 Semra
      05 Ağustos 2009, 19:12

      20 yaşndayim. 1,5 yaşında kızım var. 6 aylık hamileyken sesim erkek sesi gibi çıkmaya başlad. Sezeryan doğum yaptım ama hala sesim düzelmedi. 2 ayrı özel doktora gittim. Bana genizden konuşuyosun dedi diksiyon dersine gitmen gerekiyo dedi.
      Siteye baktım ve okurken çenem yoruldu işallah iyi geliceğine inanıyorum.
      Bu konuda bildiğiniz birşey varsa lütfen yazın, bekliyorum.
      Teşekkür ederim…

    • 237 Mücahit ÇALIŞKAN
      05 Ağustos 2009, 20:54

      Saygıdeğer dostlarım böyle bir sitede yapmış olduğunuz paylaşımlar için herkese teşekkür ederim. Ben yerel basın kuruluşlarında yıllarca çalıştım. Ancak bu siteye girdikten sonra bilmediğim bazı kelimelerin kullanışını okuyunca kendimden utandım. Utanılacak bir türkçe ile dinleyenlerime hitap ettiğim için tüm dinleyenlerim ve izleyenlerimden huzurunuzda özür diliyorum. Diksiyon dersleri içinde Ankara’da özel bir kursa yazıldım. Tüm meslektaşlarıma bunu öneririm. Türkçemiz okadar güzel bir dilki mutlaka emin yerlerden ve kaynaklardan öğrenmenizi dilerim.

      Site emektarlarınada sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
      Saygılarımla…

    • 238 Hüseyin Kaya
      30 Ağustos 2009, 19:15

      Gerçekten güzel bilgilendirme yapılmış olup, emegi gecen herkese teşekkürler. saygılarımla

    • 239 Hüseyin Kaya
      30 Ağustos 2009, 19:18

      Söz uçar; yazı uçmaz yazma önemlidir.

    • 240 f.zehra
      31 Ağustos 2009, 22:14

      Süper bir çalışma olmuş.. emeği geçen herkesten allah razı olsun. ilmin ışığında sebat etmeniz temennisiyle

    • 241 hafız
      31 Ağustos 2009, 22:34

      Muhammed bozdağ`a teşekkür ederim. çalışmalarınız, eserleriniz süper… hele o kitaplarınız yok mu? tam bir hazine.. bende define avcısı gibi peşinde olanlardanım. allah emeklerinizi zayi etmesin. sizin gibi hayırlı insanlara kuvvet versin. selametle

    • 242 muhammed ali
      02 Eylül 2009, 16:15

      42 numarada yorum yapan tan-hu arkadaşıma teşekkür ediyorum. güzel bir kapak… her kitapevi’ne yapiştirmak lazim…

    • 243 serdar
      06 Eylül 2009, 1:41

      Merhaba arkadaşlar diksiyonla ilgili bilgi araken bu siteyle tanışma fırsatını buldum burda yazılan bilgilerden istifade edecegimi ve kendimi konuşma konusunda geliştirecegimi umuyorum bu siteyi hazırlayanlara teşürlerimi sunarım…

    • 244 Mahreç
      02 Ekim 2009, 22:18

      Isteyen her kişi kendi şiğve veya lehçesinin yanında diğer şiğve veya lehçeleri yeni bir dil öğrenme metodunun en basit konumunda gerçekleştirebilir.
      örneğin aslen trabzonlu olan temel eşi safinazla kendi lehçesiyle konuştuktan sonra robert koleji ve itü den arkadaşı istanbullu tanju bey ile istanbul lehçesiyle konuşabilir. bu aynı zamanda hem türkçeyi hem de ingiliyceyi anadili gibi konuşan temel için ingiliz john ve türk kemal ile bir masada sohbet etmesinden oldukça daha kolaydır.
      istek ve gayretle başarılamayacak bir şey yoktur!

    • 245 Mahreç
      02 Ekim 2009, 23:08

      Türkçe yazma kuralları hakkında şunu belirtmekte yarar var. türkçe bütün köklü dillerde olduğu gibi diğer dillerden kazanılan oldukça zengin kelime hazinesini haizdir
      dolayısıyla bunların telaffuzu diksiyonu ya da mahreçleri için osmanlıca harfler mükemmel derecede yeterli iken sadece 29 harften oluşan latin harfleri maalesef yetersizdir. basit bir kaç örnek; peltek s harfi, ‘ng’ harfinin latin harflerimizde olmaması, “ne diyorsun” deyimi iç anadoluda “ne diyong” gibi telaffuz edilir ki bu osmanlıcada nef گ harfiyle (kef ک harfinin üstüne üç nokta ya da steno tipi yazılımda inceltme işareti bulunarak) yazılabiliyordu. bunun haricinde osmanlıca harflerle bütün dünya dillerinin telaffuzu, diksiyonu, mahreci mümkündü. nitekim bu osmanlıca harfler sayesinde askeri okulda sonraların mustafa kemal ve ismet paşaları fransızca, ingilizce gibi lisanları telaffuzlarina uygun mükemmelce öğrenebilmişlerdir.

      not: benim kullandığım yazı karekterlerinden dolayı büyük harfler kayda küçük harfler olarak geçiyor.

    • 246 harun
      11 Kasım 2009, 22:18

      Slm ben kürt kökeniğim insanlarla konuştuğum da hemen doğulu olduğum anlaşılıyor. öğretmen olmak üzereğim kitap okuyorum ama düzelmedi ne yapmalığım ?

    • 247 kenan tok
      12 Kasım 2009, 12:00

      Konusmada sorun yasıyorum dusunduklerımı dıle dokemıyorum ve konusurken etkılı konusamıyorum yardımcı olursanız sevınırım

    • 248 iclal
      19 Kasım 2009, 16:37

      Arkadaslar.. ben almanyada dogup büyümüs bir kizim ve almanya nin gelsenkirchen sehrinde yani kuzey ren westfalya bölgesinde yasiyorum.. burada yakinlarda bir türkce diksiyon kursuna katilmayi cok cok istiyorum.. buralarda böyle kurslar var mi???
      yardiminiz icin tsk ler simdiden….

    • 249 fatmanur
      24 Kasım 2009, 1:14

      Siteye ilk defa giriyorum. güzel olmuş emeği geçenlerin eline sağlık. benim ödevim için i harfiyle ilgili tekerlemeye ihtiyacım var. yardımcı olursanz sevinirim. şimdiden teşekkür ederim.

    • 250 ufuk
      27 Kasım 2009, 13:47

      Sosyal fobi.: bu bölüm aynen beni anlatmıs.
      ama bu siteden faydalanıp kendimi gelişterceğime inanıyorum.
      emeği geçenlere teşekkürler.

      sosyal fobi:
      sosyal fobik bireyler için en çok kaygı verici ortam ve aktiviteler şunlardır:
      . kalabalık önünde konuşmak,
      . başkalarıyla birlikte yemek yiyip bir şeyler içmek,
      . başkalarının önünde yazı yazmak ,
      . toplu taşıma araçlarıyla seyahat etmek,
      . sırada beklemek,
      . alış-veriş yapmak,
      . kalabalık önünde telefon açmak
      . genel tuvaletleri kullanmak

    • 251 royokton
      06 Aralık 2009, 0:25

      Onemli bi soru lutfen cevap bekliyorum ; 1) bende o 250,400 sozcukle konusan biriyim ve fransadayim eger cok fransizca kitaplar okursam, kelime dagarcigimi gelistirirsem bu ayni sekilde turkceye yansir mi ? 2) veya tam tesine turkce kitaplar okuyup ayni zamanda ogrendigim kelimelerin fransizca anlamlarini ezberlersem olabilirmi 3)en cok hangisi daha faydali olur benim icin ?…

    • 252 büş
      06 Aralık 2009, 14:20

      Ben aradığımn sonucu bulamadım arkadaşlar bana yardımcı olurmusunuz?diksiyonun önemi konu bu

    • 253 diksiyonculara
      09 Aralık 2009, 16:34

      Merhaba diksiyon konusunda yazılmış en kaliteli kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. “söz söyleme ve konuşma sanatı – murat şahin” googleden taratarak kitaba ulaşabilirsiniz.

    • 254 Ebubekir GUNAY
      15 Aralık 2009, 11:32

      Uzun zamandir bu konuda sikinti cekiyordum ve arastirma yapmayi dusunuyordum cok yayarli oldu tesekkurler.

    • 255 Ebubekir GUNAY
      15 Aralık 2009, 11:41

      Cok faydali oldu tesekkurler

    • 256 murat çalışci
      22 Aralık 2009, 22:36

      Arkadaşlar herşey azim ve istek gerektirir benimde konuşma diksiyonum iyi sayılmaz ses tonumu iyi kullanamıyorum diyarbakırlıyım 20 yaşındayım bu yaşıma kadar hep kendi lehçemi kullandım ama bu yaşımda farkına vardım diksiyonu düzeltmek lazım yorumları hepsini okudum arkadaşların çoğu çok kitap okuyorum faydasını hiç görmedim diyor arkadaşlar kitap okursanız sesli okuyun böylece kitabın faydasını görürsünüz… verdiğiniz bilgiler için tşk ederim bunu bana çok faydalı olacağını düşünüyorum süper diyorum ve tekrardan tşk ediyorum eyvallah.

    • 257 gökhan
      26 Aralık 2009, 12:07

      Ben sadce heycanlıyım panik atagım hızlı konuşuyorumsinirlendigimde kendimi tanıyamıyorum.çünkü çok asabiyim.kendimi kontrol etmeliyim. kişisel kitaplarmı okumam gerekiyor. lütfen bana yardımcı olursanız sevinirim çünkü zorluk çekiyorum strese giridim. teşekkürler.

    • 258 EYYÜP
      30 Aralık 2009, 1:03

      Arkadaşlar size bir hikaye anlatayım çiççero yu bilirsiniz bu adam küçükken kekemeymiş ve konuşmada zorluk çekiyormuş bu da hergün deniz kenarina gidip ağzina çaakil taşi koyup konuşmaya çalişiyormuş sonunda adam bunu başarmiş ve yaşadiği devrin padişahlarina güzel konuşmayi öğretiyormuş yani azmin elinden hiç bişey kaçmıyor siz yeterki isteyin diyorumbaşarilar

    • 259 ormancı70
      02 Ocak 2010, 20:05

      Arkadaşlar bu siteyi hazırlayanlardan allah razı olsun ben içine kapanık birisi olarak büyüdüm halada etkisindeyim kendimi toplum içinde ifade edemiyorum ikili ilişkilerde de iyi degilim kendime güvenim tam her konu hakkında yorum yapabilirim ama belki hata yaparım konuşurken bana gülerler rezil olurum gibisinden çekinmişimdir artık konuşmak istiyorum kendimi tam olrak ifade etmek isitiyorum bana yardımcı olun lütfennn şimdiden tşk ederim

    • 260 tuba
      11 Ocak 2010, 18:57

      Cok güzel bir site hazırlayandan allah razı olsun

    • 261 Bal-kes w123
      05 Şubat 2010, 12:24

      Yazılanlar okuyucular için iyi hazırlanmış metinler var dikte eğitimleri ve telafuzlar için …. ama alfabedeki kelimelerden sadece birini veya birkaçını düzgün söyleyemeyenlenler için gerekli alıştırmalarınız çok eksik …. onlarında zamanla giderilmesini site yönetiminden bekliyorum ve çaklışmalarınızın devamını diliyorum..

    • 262 melike
      05 Şubat 2010, 20:36

      Bence çok faydalı bir site olmuş bende 17 yaşındayım ve diksiyona gidiyorm faydasınıda görüyorum herkese öneriyorm güzel konuşmayla ilgili kitap önerirseniz sevinirim teşekkürler

    • 263 EsiN.YaSeMiN
      17 Şubat 2010, 1:12

      Bizcede çok güzel olmuş herkese tavsiye ederiz ..

    • 264 faik
      22 Şubat 2010, 15:12

      Iyi konuşamıyorum ve kendimi rahatsız hisediyorum ve çok otangaçım ondanmı kaynaklanıyor kitap okumayı seviyorum ama hiçbirşey anlamıyorum sizden ne yapmam gerekiyor saygılarla

    • 265 seren
      06 Mart 2010, 19:21

      Ben 19 yaşındayım ve iletişim öğrencisiyim.sosyal hayatta ve birçok özel görüşmelerde dilin ve akıcı konuşmanın ne kadar etkili olduğunu biliyoruz.kursa gidemeyenler için bu site bişeylere başlamak için yardımcı olacaktır.gayet ayrıntılı anlatılmış.sesli anlatımıda olsa fena olmazdı.herkese öneriyorum.teşekkürler

    • 266 seren
      07 Mart 2010, 18:37

      Arkadaşlar yine bn.lazım olurmu bilmem ama bu siteye girdiğinize göre olacaktır.söylediklerinizin rahat anlaşılabilmesi ve üst dudağınızın çalışabilmesi için kalemi 2dişinizin arasına alın ve gazete haberlerini dışarıya anlaşılabilir çıkacak şekilde okumaya çalışın ve sık sık bunu yapın.bunu radyo programcısı ve spiker olan bir hocam önerdi.umarım işinize yarar.

    • 267 BERAT
      29 Mart 2010, 11:58

      Sitenizi gerçek den takdir ediyorum

    • 268 sait
      18 Nisan 2010, 15:25

      Ben konuşurken kelime seçimlerinde bazen zorlanıyorum ayrıca etkili konuşma nasıl yapılabilir. aslında açıkçakçası bol kelimelerle konuşmak istiyorum. yani özellikle konuşurken deyim kelimeleri kullanmak hiçbir sıkıntı ve stres yapmadan akıcı ve karşıdakinin net bir şekilde anlayabilmesini sağlamak işte bu çok önemli.

    • 269 gizem
      20 Nisan 2010, 15:12

      Mhb ben konuşurken kelimeleri yutuyorum ve düzgün konuşamıyorum her seyi açık ifade edemiyorum konuşma ma gülenler oluyor

    • 270 gözde
      25 Nisan 2010, 0:42

      Güzel ve etkileyici konuşmayı kim istemez ki… bizlerle bu konudaki aydınlatıcı bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkürler…

    • 271 Tuğba
      25 Nisan 2010, 20:17

      Merhaba 42 numaradan tan-hu gerçekten çok iyi açıklamaydı, senin yaptığın bu davranış çok güzeldii.bu arada siteye hayran kaldım çok güzel olmuş emeği geçen arkadaşlara teşekkür eder ve devamını dilerim.. :))

    • 272 nilufer
      29 Nisan 2010, 9:28

      Siteyi ben de cok begendim,ama bencede bunların uygulamasini gosteren goruntulu birseyler eklense cok iyi olur.bu sekilde dogru yapip yapmadigimizi kontrol edemiyoruz.

    • 273 tuba
      02 Mayıs 2010, 13:31

      Güzel bi site olmuş.fakat bunları uygularken sesimizi nasıl ayarlayacağız yani bu çalışmaları yüksek seslemi yoksa yavaşmı uygulamamız gerek,bilgisi olan arkadaşlar yardımcı olursa sevinirim

    • 274 emine
      13 Mayıs 2010, 19:45

      Bende çok beğendim bu siteyi

    • 275 rojan aydın
      29 Mayıs 2010, 15:18

      Gerçekten de sizin siteniz daha güzel öğretiyor.
      diksiyon dediğin her harfiyle öğrenmek demektir.
      ben sizin sitenizi çok ama çok beğendim.

    • 276 büşra
      17 Haziran 2010, 21:03

      Bende cok beğendim

    • 277 halım
      03 Temmuz 2010, 7:50

      Ya ınanın bunları uygulamaya basladıgımdan berı konusmanın degıstıgını farkettım tsk ederım stesenız harıka

    • 278 gülçin
      21 Temmuz 2010, 10:38

      Merhaba
      ben biraz utangaçım, cümleleri bir araya getiremiyorum konuşacak çok şeyim oluyor ama sorun cümle kurmam da.. bana yardım eder misiniz?? güzel konuşmak istiyorum

    • 279 Süeda Çil
      10 Ağustos 2010, 12:44

      Gülçin’cim
      öncelikle kısa cümleler kur öyle başla kendini eğitmeye. mesela bakkala gittiğinde “bir ekmek verir misiniz?” diye tam bir cümle kur. yakın çevrenle konuşurkende aynı şeyi yap. özne+tümleç+yüklem kurgusuyla başla. daha sonra biraz daha büyüt cümlelerini daha sonra biraz daha… ama unutma ki hiç acele etmemen gerekiyor… sakin, telaşsız ve emin ol kendinden. cümlelerin sonunu sakın yutma. ağzından çıkan her harf duyulsun. kelimelerini bir ipin üzerinde yürüyen cambazlar gibi hayal et.. hiçbirini ipten düşürme:) sevgiler..

    • 280 Doğan Kalyoncu
      16 Ağustos 2010, 9:48

      Ben heycanlanıyorum yoksa evde ve akadaslarımın arasıdna çok süper konusuyorum ama okula giderken ismimizi sorar ken kekelerim diye çok korkuyorum onu nasıl yenerim ba<zı şeylerden korkuyorum bmyle

    • 281 oğuzhan
      26 Ağustos 2010, 21:24

      Ben doğuştan şanssızlardanım çünkü kayseriliyim :) yetistirilme tarzı ve çevre faktörü etkili kesinlikle kayseride sokağa çıkan çevreyi tanıma şansını elde eden varsa az çok ne dediğimi anlayabilir.allahtan üniversite hayatı ve kitaplar sayesinde nispeten dili daha iyi kullanabiliyorum.çok kitap okuyup bol bol alıştırma yapılmalı.

    Yorum Yapın