Anasayfa / Başarı Yazıları / Her Pazarlamacının Bilmesi Gereken 5 Bilimkurgu

Her Pazarlamacının Bilmesi Gereken 5 Bilimkurgu

İcatların toplumsal etkilerini yaşam döngülerinde ilerledikçe keşfediyoruz. Elektriğin kandili ortadan kaldıracak bir aydınlatma yönteminden ibaret kalacağı düşüncesine bugün gülümseyerek yaklaşıyoruz. Seri üretim hatlarının sosyoekonomik sınıflar yaratacağını ve yönetim şekillerini belirleyeceğini tahmin edemediği için kimseyi suçlayamıyoruz. Yakın geçmişe kadar sıklıkla ifade edilen, Facebook’un ‘’gençlerin severek kullandığı yeni bir mecra’’dan ibaret kalacağı düşüncesini artık gerçekçi bulmuyoruz.

Bugün Facebook’un iki insanın birbirine kaç node’la bağlantılı olduğunu ilan edebildiğini, eş aramak için yeni içerik, bağlam ve platformlar yaratabildiğini, romantik ilişkilerin nasıl sonlandığını anlamlandırabildiğini biliyoruz. 140 karakter formatı ve mikro-blogging tanımıyla yetineceği düşünülen Twitter’ın sansürden muzdarip, gelişmekte olan ülkelerde sosyal devinimler tetiklediğine, alt kültürlerin ana akımda varlık gösterebilmesini sağladığına, gündem tüketim hızını değiştirdiğine şahit oluyoruz. Arama motoru diye isimlendirdiğimiz Google’ın hafızamıza güvenilir bir alternatif oluşturmasını, insanlığın entelektüel birikimini sürekli erişilebilir kılmasını ve zamanın ruhunu somutlaştırmasını deneyimliyoruz. Taksi çağırma uygulaması sandığımız Uber ise bugünlerde sürücüsüz araçların kitlesel adaptasyonuyla araç sahipliğini ve otoparkları ortadan kaldırarak şehir hayatını yeniden tanımlamayı planlıyor.

Gelecek yarın değil, bugün gerçekleşiyor. Jeff Bezos’un usta işi ifadesiyle internet henüz genç. Peter Thiel’in iddialı üslubuyla uçan arabalar istedik ancak 140 karaktere mahkum olduk. Alain de Botton, sermaye düzeninin Bilgi Çağı Sonrası’nda Maslow Hiyerarşisi’nde yükselerek mevcut darboğazdan sıyrılabileceğine inanıyor. Michio Kaku, kusursuz sermaye düzenine ve ideal arz – talep buluşmalarına Artırılmış ve Zenginleştirilmiş Gerçeklik’le erişebileceğimizi savunuyor.

Yarın ve bugün arasındaki çizgi belirsizleşirken, bilimkurgular yeni bağlamlar kazanıyor. Günümüz toplumunu 1984 mü yoksa Cesur Yeni Dünya mı daha iyi betimliyor, artık tartışabiliyoruz. Artırılmış Gerçeklik konseptini anlaşılabilir hale getirmek istediğimizde Matrix’i referanslıyoruz. Uzay yolculuğu üstüne çalışan SpaceX CEO’su Elon Musk’ı Iron Man’e benzetebiliyoruz. Yarın ve bugün arasındaki bu yakınlaşma, hem bilimkurguların gelecek vizyonunun mevcut izdüşümlerle onaylanması, hem de bu öykülerin yol haritası niteliği kazanması anlamına geliyor.

Bireyin ve toplumun, yarın ve bugünü birbirine yaklaştıran teknolojik adaptasyonla nereye doğru yol aldığını anlamamıza yardımcı olacak bilimkurguları bir araya topladım – mevcut örneklerin yeni bağlamlar kazanabileceği ve yeni örneklerin mevcut ve yeni bağlamları daha iyi adresleyebileceği farkındalığıyla.

İlgili Yazı :   Ya içindesindir çemberin ya da dışında!

pazarlamacının bilmesi gereken 5 bilim kurgu

Cesur Yeni Dünya

Refah ve ekonomik istikrarın toplumsal fetiş haline getirildiği Cesur Yeni Dünya evreninde aile kavramı yok, nihilizm toplumsal ölçekte cesaretlendiriliyor ve devlet eliyle bilinçaltına işlenen sloganlar gündelik hayatta tekrarlanıyor. Henüz laboratuvarda insan üreterek anne ve baba rollerinin saf dışı kalmasını deneyimlemedik ancak dünyanın dört bir yanında Millennial’ların aile kurmaya oldukça mesafeli yaklaştığı bir dönemde yaşıyoruz. Instagram’da kabul gören ve beğenilen içeriğin yemek, seyahat, moda, sanat, spor ve kişisel gelişim etrafına toplanmasını küresel bir iyi hissetme çabasından ayırmak güç. ‘’Work Hard, Play Hard’’, ‘’You Only Live Once’’, ‘’Find Your Passion’’ gibi sloganları bireyselleşme ve deneyim yoluyla tüketimin kutsanması başlıklarında Cesur Yeni Dünya evrenine kolayca entegre edebiliriz. Üretim ölçeklenmesini ve ekonomik istikrarı sağladığı için Henry Ford’un kurguda kutsallaştırılmasını günümüz kültürüne hakim Steve Jobs efsanesinden ayırmak zor.

The Matrix

Kökü Descartes’a dayanan ve filmin popüler kültürde ilham verdiği sayısız felsefi tartışma arasında en bilineni ‘’Kırmızı – Mavi Hap’’ tercihi: Basitçe bireyin kendi gerçekliği ve hakikat arasında yapması beklenen seçim. Elon Musk, yakında Artırılmış Gerçeklik aracılığıyla ‘’gerçek’’ten ayıramayacağımız video oyunlar oynayabileceğimize ve bu yüzden bir bilgisayar simülasyonunda yaşamadığımızdan emin olamayacağımıza inanıyor. Bir diğer şüphe, bilgi edinme ve işleme süreçlerimizle ilgili. Karar ve yargılarımıza şekil veren haber, bilgi ve düşüncelere ulaştığımız kaynakları her zamankinden daha belirgin şekilde seçebildiğimiz bugünlerde kendi Bilgi Balonlarımızda kendi gerçekliğimizi yaratıyor olabileceğimiz şüphesi yaygın şekilde dile getiriliyor.

İlgili Yazı :   Ait olmak da isteriz farklı olmak da

Azınlık Raporu

Film, suçluların ve işleyecekleri suçların 3 vizyoner tarafından gerçekleşmeden tahmin edilebildiği bir evrenden söz ediyor. Büyük Veri Analitiği ve Machine Learning sayesinde tahminleme başlığında inanç ve güvenimizin giderek güçlendiği bir dönemde yaşıyoruz: ABD Başkanlık Seçimleri ve Dünya Kupası sonuçlarının yüksek isabetle tahminlenebildiğine şahit olduk. Perakende, finans, telekom, tüketici interneti sektörlerinde davranış bazlı tüketim tahminlemelerinin lehimize sonuç verdiğine ikna olduk. Bu yaklaşımın yakın gelecekte büyük toplumsal sorunların çözümü için kullanılmasını bekliyoruz. Film boyunca sıklıkla gördüğümüz taşınabilir, şeffaf ekranlar ve arayüzlerin gündelik hayatımızda her gün kullanmaya alıştığımız ekranlarla şaşırtıcı derecede benzerlik gösterdiğini de belirtmekte yarar var.

Her

Film, herhangi bir romantik ilişkinin fiziksel deneyim haricinde tüm boyutlarının yapay zeka aracılığıyla taklit edilebileceği ve yeniden yaratılabileceği düşüncesi üstüne kurulu. Ana karakterin tüm ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan, yapay zeka harikası yeni kız arkadaşıyla yaşadığı alışılmadık ilişki üstünden bu düşünceyi örnekliyor. Romantik fiziksel deneyimin yakın gelecekte artırılmış gerçeklikle canlandırılabileceği fikri bir süredir dolaşımda. Ek olarak, mevcut ilişkilerin içerisine sosyal ağlar, anlık mesajlaşma ve görüntülü konuşma servisleriyle dijitali gittikçe daha yoğun dahil ettiğimiz hesaba katılınca, yakın gelecekte yeni deneyimler etrafına değer teklifleri kurgulanabileceği fikri somutlaşıyor: Favori aktör / aktrisinizle akşam yemeği, tüm kitaplarını hatmettiğiniz filozofla güzel bir manzarada derin bir sohbet, eşinizle tanıştığınız günü tekrar yaşama fırsatı. Machine Learning, Artırılmış Gerçeklik ve Büyük Veri Analitiği’nin palazlanmasını beklememiz yeterli.

İlgili Yazı :   Bir hobi sahibi olmak ciddi bir iştir!

Black Mirror

Dizi, modern hayata entegre teknolojinin, bireysel ve toplumsal dinamikleri öngörülmesi zor ve tartışmalı noktalara getirebileceği fikrini karanlık ve hicivsel bir anlatımla birleştiriyor. Her bölümü ayrı bir senaryo ve oyuncu kadrosu içeriyor. Bireysel hayatın her anını işitsel ve görsel olarak kayıt altına almayı mümkün kılan bir cihazın ilişkileri nasıl etkileyebileceğini konu eden bölümü Google Glass izdüşümünden bağımsız düşünmek zor. Robotik ve yapay zeka başlığında beyin jimnastiğine ihtiyaç duyarsanız, kaybettiği eşini hayatına yeniden dahil eden kadın karakterin öyküsünü izlemelisiniz. Hafif, eğlenceli ve kolay yayılabilir içerik toplumsal algı üzerinde nasıl bir etki bırakabilir sorusunuysa, bir maskotun İngiltere politikasını yönlendirdiği bölüm eşliğinde düşünebilirsiniz.

Yazan : Cem Berk Aydın | HBR Türkiye

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye’nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede “beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi” gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

öfke kontrolü

Öfke Kontrolü için Bilinmesi Gereken Tek Şey

En çok duyduğumuz soruların başında geliyor : “Öfke Kontrolü Mümkün mü?” Öfke ...