Anasayfa / Kişisel İmaj / İç güzellik: Derin bir mevzu!

İç güzellik: Derin bir mevzu!

Güzellik kuşkusuz biçimsel güzelliği de içerir. Ama o iç, o derin güzellik duygusu olmadıkça biçimsel güzellik, güzelliğin yalnızca biçimsel olarak değerlendirilmesi, güzelliği bütünlüğünden eder. Bu iç güzellik, siz ancak insanlara, bu dünyada var olan her şeye gerçek bir sevgi duyduğunuz zaman vardır. Ve bu sevgiyle insan her şeye önem vermeyi, dikkatle ve sabırla her şeyi izlemeyi öğrenir. Bir şarkıcı ya da şair olarak mükemmel bir tekniğiniz olabilir, nasıl resim yapılacağını ya da sözcüklerin nasıl yan yana getirileceğini çok iyi bilebilirsiniz, ama içinizde bu yaratıcı güzellik duygusu olmadıkça bütün bu yeteneklerinizin pek büyük bir anlamı yoktur.

Yazık ki pek çoğumuz yalnızca teknik bilgiler edinmekten, teknik yeteneklerimizi geliştirmekten daha fazlasını yapamıyoruz. Sınavlardan geçiyor, kendimize bir geçim sağlayabilmek için şu ya da bu tekniği öğreniyoruz. Ama bu iç, derin güzellik duygusuna kulak vermeden, gönlümüzü açmadan öğreneceğimiz ya da geliştireceğimiz teknikler dünyaya ancak çirkinlikler ve kargaşa getirebilir. Eğer biz bu yaratıcı güzelliğe içten içe uyanırsak, güzellik kuşkusuz kendini dışa da vuracak, dışta da kendini açıklayacaktır. O zaman düzen vardır.

İlgili Yazı :   İşyerinde Koçluk : Altı Aşamalı Rehber

pozitif-olmak

Ama bu bir teknik öğrenmek, bir teknik bilgi kazanmaktan çok daha güçtür. Çünkü bunun için insanın bütünüyle kendini bırakması gereklidir, korkusuz olmak, dirençsizlik, savunmayı bırakmak gereklidir. Ancak biz bunu azla yetinmeyi içimize sindirdiğimiz, içten içe sadeliği, yalınlığı benimseyebildiğimiz zaman başarabiliriz. Dış görünümde yalın, azla yetinen, pek az giysisi olan, günde ancak bir öğün yemekle yetinen bir kimse olabilirsiniz, ama azla yetinmek bu değildir. Yetingenlik, zihin sonsuz iç yaşantılara açıksa ve gene de yalın kalabiliyorsa vardır. Zihin “daha çok, daha fazla” diye düşünmeyi bırakabilmişse vardır, gelecekte bir şey olmak ya da bir şeye sahip olmak tutkusunu bırakabilmişse vardır.

Ancak kendinizi bıraktığınız zaman yaratıcı olabilirsiniz. Kendinizi bırakmak da hiçbir zorlama, hiçbir korku, bir yere varamama, bir şeyi kazanamama ya da olamama kaygısı olmadığı zaman gerçekleşebilir. O zaman da yetingenlik, yalınlık ve sevgi ortaya çıkar. Bütün bunlar da güzelliği oluşturur, bundan yaratıcılık ruh durumu gelişir.

Yazan : Hülya Konar – Üstat Krishnamurti’nin bir konuşmasından derlenmiştir.

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye’nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede “beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi” gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

liderlik ve iş yerindeki farklılıklar

Liderlik ve İş Yerinde Farklılıklar

İyi bir lider nasıl olmalı bu sorusunu duyar duymaz aklınıza gelen belli ...